HERAKLES Otomatik Avlı kalıcı sunucu. 19 Haziran'da açılıyor. Atius & Wizard güvencesiyle hemen kayıt ol, ön kayıt ödülleri aktif. HEMEN TIKLA!
Eğitim alanında intibak bireyin topluma uyması demektir. Bu uyma, eğitilecek in sanın bireysel isteğini toplumun isteğine, objektif açıdan bakıldığı zaman kendisinin katılması gereken bütünün çıkarına yöneltmesi anlamına gelir.
Eğitimin görevi, bireyin töresel özgüllüğünü ve kişiliğin meydana getirilmesini ön plâna almak olsa bile, intibakın ihmal edilmesi hoş görülemez. Çünkü intibak, iyi bir toplumsal hayatın ancak insanın kişisel isteğinin başka insanların çıkarlarına sürekli olarak yöneltilmesi ile sağlanabileceğini çocuğa kavratmak demektir. Herkesten ayrı düşünen insanlar bile tek başına yaşayamazlar; başkalarının yardımına ve desteğine muhtaçtırlar. Böyleleri, topluma uyabilen insanlardan daha çok acı çekerler. Bundan dolayı intibaksız insanlar sürekli bir sıkıntı içindedirler. İntibaksızlığın sonuçları hoşnutsuzluk, dünyadan bıkkınlık, çevredeki her şeyi kötü görerek şikâyet etmektir. Böyle bir insan çevresini anlamaz ve anlamak istemez. İntibaksızlık, bütün gelişme basamaklarında disiplinsizliğe, düzeni ve işi reddetmeye, durmadan şikâyette bulunmaya, özellikle toplumsal düzen konusunda toplumla bütün ilişkileri yıkmaya kadar götürür. Toplumla olan bu anlaşmazlık sinirleri uyuşturma isteği, özellikle kendini içkiye verme alışkanlığı, toplumdan öç almak için asosyal bir tavır takınma hali doğurur. Cahiller ve zorbalar, intibak yolu ile elde edemediğini zorbalıkla elde etmeye kalkışan kişilerdir.Bireyin toplumun intibakında önemli olan, ahlâk alanındaki tutumu, benimsediği ahlâk değerleridir. Töresel anlamda, görünmeyen bir insanlık, bütün eğitimcilerin yaratmak istediği cinsten gerçek bir hümanizm vardır.Toplum, kolayca kurulacak yüzeysel arkadaşlık, gizli oyunların bir bütünü ve benzer toplumsal bozukluklarla karıştırılmamalıdır. Kültür bakımından gelişmemiş kitlelerin ve bir rastlantı dolayısıyla güç sahibi olmuş grupların isteğine uymak demek olan zayıflıklar ve kurnazlıklar da intibak sayılamaz. Bu kitleler ve gruplar, etkili durumda olmakla birlikte insanlığı temsil edemezler Bundan dolayı bazen intibak kabiliyeti gerçek anlamında kullanılmaz. Böyle üzücü durumlarda gereksiz kurnazlıkların intibakla karıştırıldığı olur. İntibakın asıl anlamı kaybolur. Bunun için dünya tarihi, sonradan anlaşılmış kahramanlarla ve ulu kişilerle doludur.İntibak konusunda çocuktan istenen şeylerin sayısı çoktur ve bunlar epeyce kesin şeylerdir. Önce çocuğun meme emmeyi ya da şişeden süt emmeyi bırakması, durmadan yeni yemeklere alışması istenir. Daha sonra çocuk, yetişkinlerin çok çeşitli temizlik kurallarına uymak zorundadır. Psikanalistler, en başta Freud, çocuğun temizlik kurallarına uymasına, daha sonraki karakter gelişmesi bakımından büyük önem verirler. İntibak, çok arzu edilen bazı yemeklerin (tatlıların v.b.) yenmesinden vazgeçilmesi, her türlü cinsel isteklerin gemlenmesi, öğretim disiplinine, toplumun kurallarına, devletin yasa gücüne v.b. uyma anlamına da gelir. Eğitici ile çocuk, intibakın gereklilikleri bakımından sürekli bir çaba karşısındadırlar. Aralarında bu konuda bir mücadele de vardır. Eğitici durmadan intibakın gereklerini öne sürer, çocuk da bunlara karşı direnmek ister. Ama sevgiye, iyi bir kılavuzluğa, her şeyde ölçüye, dengeye ve ahenge uyulduğu zaman, her konuda bir çıkar yol bulunur, güçlükler atlatılır ve hedefe varılır.
Eğitimin görevi, bireyin töresel özgüllüğünü ve kişiliğin meydana getirilmesini ön plâna almak olsa bile, intibakın ihmal edilmesi hoş görülemez. Çünkü intibak, iyi bir toplumsal hayatın ancak insanın kişisel isteğinin başka insanların çıkarlarına sürekli olarak yöneltilmesi ile sağlanabileceğini çocuğa kavratmak demektir. Herkesten ayrı düşünen insanlar bile tek başına yaşayamazlar; başkalarının yardımına ve desteğine muhtaçtırlar. Böyleleri, topluma uyabilen insanlardan daha çok acı çekerler. Bundan dolayı intibaksız insanlar sürekli bir sıkıntı içindedirler. İntibaksızlığın sonuçları hoşnutsuzluk, dünyadan bıkkınlık, çevredeki her şeyi kötü görerek şikâyet etmektir. Böyle bir insan çevresini anlamaz ve anlamak istemez. İntibaksızlık, bütün gelişme basamaklarında disiplinsizliğe, düzeni ve işi reddetmeye, durmadan şikâyette bulunmaya, özellikle toplumsal düzen konusunda toplumla bütün ilişkileri yıkmaya kadar götürür. Toplumla olan bu anlaşmazlık sinirleri uyuşturma isteği, özellikle kendini içkiye verme alışkanlığı, toplumdan öç almak için asosyal bir tavır takınma hali doğurur. Cahiller ve zorbalar, intibak yolu ile elde edemediğini zorbalıkla elde etmeye kalkışan kişilerdir.Bireyin toplumun intibakında önemli olan, ahlâk alanındaki tutumu, benimsediği ahlâk değerleridir. Töresel anlamda, görünmeyen bir insanlık, bütün eğitimcilerin yaratmak istediği cinsten gerçek bir hümanizm vardır.Toplum, kolayca kurulacak yüzeysel arkadaşlık, gizli oyunların bir bütünü ve benzer toplumsal bozukluklarla karıştırılmamalıdır. Kültür bakımından gelişmemiş kitlelerin ve bir rastlantı dolayısıyla güç sahibi olmuş grupların isteğine uymak demek olan zayıflıklar ve kurnazlıklar da intibak sayılamaz. Bu kitleler ve gruplar, etkili durumda olmakla birlikte insanlığı temsil edemezler Bundan dolayı bazen intibak kabiliyeti gerçek anlamında kullanılmaz. Böyle üzücü durumlarda gereksiz kurnazlıkların intibakla karıştırıldığı olur. İntibakın asıl anlamı kaybolur. Bunun için dünya tarihi, sonradan anlaşılmış kahramanlarla ve ulu kişilerle doludur.İntibak konusunda çocuktan istenen şeylerin sayısı çoktur ve bunlar epeyce kesin şeylerdir. Önce çocuğun meme emmeyi ya da şişeden süt emmeyi bırakması, durmadan yeni yemeklere alışması istenir. Daha sonra çocuk, yetişkinlerin çok çeşitli temizlik kurallarına uymak zorundadır. Psikanalistler, en başta Freud, çocuğun temizlik kurallarına uymasına, daha sonraki karakter gelişmesi bakımından büyük önem verirler. İntibak, çok arzu edilen bazı yemeklerin (tatlıların v.b.) yenmesinden vazgeçilmesi, her türlü cinsel isteklerin gemlenmesi, öğretim disiplinine, toplumun kurallarına, devletin yasa gücüne v.b. uyma anlamına da gelir. Eğitici ile çocuk, intibakın gereklilikleri bakımından sürekli bir çaba karşısındadırlar. Aralarında bu konuda bir mücadele de vardır. Eğitici durmadan intibakın gereklerini öne sürer, çocuk da bunlara karşı direnmek ister. Ama sevgiye, iyi bir kılavuzluğa, her şeyde ölçüye, dengeye ve ahenge uyulduğu zaman, her konuda bir çıkar yol bulunur, güçlükler atlatılır ve hedefe varılır.
