HERAKLES Otomatik Avlı kalıcı sunucu. 19 Haziran'da açılıyor. Atius & Wizard güvencesiyle hemen kayıt ol, ön kayıt ödülleri aktif. HEMEN TIKLA!
Anlamları, zihinle ilgili şeyleri, ilişkileri, bağıntıları, başkasının ruhsal hayatını anlama, bunlara inebilme kavrayış olarak nitelenir. Bir nesnenin varlığı kavrayış yolu ile meydana gelir. Kavrayışın olabilmesi için, kavranan şeyle içsel bir yakınlık kurmak, onun yapısına inmek gereklidir. On dokuzuncu yüzyıldan bu yana kavrayış, manevi bilimlerin genel metodu kabul edilmiştir. W. Dilthey bunu manevi bilimlerin ana metodu durumuna sokmuş ve doğal bilimlerin açıklanması için de koşul olarak ileri sürmüştür. Kendisinin ortaya attığı kavrayış psikolojisini manevi bilimler alanındaki araştırmanın temeli olarak görmüştür. E. Spranger ile daha sonraki bazı bilim adamları bu psikolojiyi geliştirmişlerdir. Ondan bu yana kavrayış, karakter ve ruh bilgisinin başlıca yolu savılmaktadır.
Eğitimde yetişkinlerin ve eğiticilerin, yetişmekte olan insan karşısında kaçınılmaz bir tavır takınması kavrayış ile mümkündür. Etkili bir eğitsel kılavuzluk, çocuğun ruhsal hayatının kavranmasını şart koşar. Bu kavrayış iç ve dış durumlara uymayı, bunun yanında da genç insanın yaşantılarının, değerlerinin ve yoksunluklarının tamamlanmasını, ihtiyaçlarının ve isteklerinin anlaşılmasını gerektirir. Eğitimin bir ödevi de, çocukta ve gençte kavrayışın, yargının ve düşünmenin oluşturulmasıdır. Bunun için yaşantıların işlenmesi, düşünceye mal edilmesi, davranışların anlayarak ve bir amaca yönelmiş olarak yapılması gereklidir. Eğitim, özellikle öğretim, genç insanın istidatları çerçevesinde anlayış gücünü geliştirir ve alıştırır. Kavrayış gücünü en çok gerektiren ve geliştiren bazı dersler vardır. Matematik, doğal bilinişler ve dil öğretimi bunlardandır. Kavrayışın meydana gelmesi, hayatın gerçek görevleri ile sürekli bir bağıntı halinde bulunmayı gerektirir.
Eğitimde yetişkinlerin ve eğiticilerin, yetişmekte olan insan karşısında kaçınılmaz bir tavır takınması kavrayış ile mümkündür. Etkili bir eğitsel kılavuzluk, çocuğun ruhsal hayatının kavranmasını şart koşar. Bu kavrayış iç ve dış durumlara uymayı, bunun yanında da genç insanın yaşantılarının, değerlerinin ve yoksunluklarının tamamlanmasını, ihtiyaçlarının ve isteklerinin anlaşılmasını gerektirir. Eğitimin bir ödevi de, çocukta ve gençte kavrayışın, yargının ve düşünmenin oluşturulmasıdır. Bunun için yaşantıların işlenmesi, düşünceye mal edilmesi, davranışların anlayarak ve bir amaca yönelmiş olarak yapılması gereklidir. Eğitim, özellikle öğretim, genç insanın istidatları çerçevesinde anlayış gücünü geliştirir ve alıştırır. Kavrayış gücünü en çok gerektiren ve geliştiren bazı dersler vardır. Matematik, doğal bilinişler ve dil öğretimi bunlardandır. Kavrayışın meydana gelmesi, hayatın gerçek görevleri ile sürekli bir bağıntı halinde bulunmayı gerektirir.
