- Katılım
- 30 Eyl 2010
- Konular
- 1,962
- Mesajlar
- 11,051
- Çözüm
- 1
- Online süresi
- 18d 14h
- Reaksiyon Skoru
- 1,616
- Altın Konu
- 0
- TM Yaşı
- 15 Yıl 8 Ay 23 Gün
- Başarım Puanı
- 359
- MmoLira
- 9,975
- DevLira
- 0
HERAKLES Otomatik Avlı kalıcı sunucu. 19 Haziran'da açılıyor. Atius & Wizard güvencesiyle hemen kayıt ol, ön kayıt ödülleri aktif. HEMEN TIKLA!
İskender kebap veya İskender döner, Bursa yöresinin meşhur kebap yemeklerinden biridir. 1867 yılında Kayhan Çarşısı'nda başlamıştır. Aslında temel malzemesi Döner olsa da, İskender'i İskender yapan, üstündeki tereyağ, domates sosu, yanındaki yoğurt ve altındaki yağlı pide parçalarıdır. Ayrıca, İskenderin eti herhangi bir dönerin etinden farklıdır.İskender kebabının yapıldığı et Uludağ kekiği ile beslenen koçlardan elde edilir. İskender etinin yağı daha az olur. Kullanılan domates sosu ve yoğurt da kaliteyi çok etkilemektedir.
Tarihçesi
1850'li yıllarda Mehmet Efendi Lokantası ile işe başlayan aile, o dönemlerde Bursada yaygın olan kuzu çevirme ve tandırcılık işi yapmaktadır. Pişirilen etin (tandır veya kuzu çevirme) sabit mekânda olduğu kadar, baş üstündeki tablalarda satıldığı böyle bir Osmanlı döneminde oğul İskender arayışlara girerek İşi nasıl farklılaştırabiliriz? ve Daha iyisini nasıl yapabiliriz? gibi düşünceleri Amcası Sabit Dededen aldığı destekle hayata geçirmeye çalışır. Babasının Başımıza icat çıkartma sözleri üzerine önce konuyu annesine anlatır, sonra da babasını ikna eder. Sonuçta Yüzyıllardır yerdeki ateşe paralel olarak pişirilen kuzuyu, dik mangalda ayağa kaldırma! teklifinde bulunur babasına. Böylece dikey kebap fikrini Bursada denerler ve babası Mehmet Efendiye desteğiyle iş gelişmeye devam eder.
Yöresi
Bu amaçla yola çıkan İskender Efendi zamanla kemikli eti; kemik ve sinirlerinden arındırır, bir şişe takar ve bunu ateş karşısında döndürerek pişirdikten sonra ince-ince keserek sunumunu yapar. Bu farklı sunum Bursada çok dikkat çeker ve İskender Efendinin dönen kebabı olarak anılmaya başlar. Çünkü et kemiksizdir, dikey bir ocakta pişmektedir, farklı bir şekilde kesilmektedir. Ancak bugünkü kebap şeklinde değil; daha basit, çatal ve bıçak kullanılmayan, o günkü adıyla alaturka denen pide üzerine konan etlerin kenarına konan yoğurt, salça ve tereyağı ile desteklenmiş, bir lezzet tabağı haline gelmiştir. Artık Bursada İskender denilince o tabak akla gelmektedir. Bu yıllarda Bursanın nüfusu çok azdır. Kayhan-Tahtakale-Reyhan üçgeni ve Maksem, Tophane gibi semtlerden ibarettir. İnsanlar birbirlerini tanımaktadır. O dönemde Mehmet oğlu İskender Efendi ile tanınmaya başlayan İskender Döner Kebapın sunulduğu mekân 2030 metrekarelik bir dükkândır. 1926 yılında Harf İnkılâbı ile levhası olan ilk dükkâna taşınılır.
Tarihçesi
1850'li yıllarda Mehmet Efendi Lokantası ile işe başlayan aile, o dönemlerde Bursada yaygın olan kuzu çevirme ve tandırcılık işi yapmaktadır. Pişirilen etin (tandır veya kuzu çevirme) sabit mekânda olduğu kadar, baş üstündeki tablalarda satıldığı böyle bir Osmanlı döneminde oğul İskender arayışlara girerek İşi nasıl farklılaştırabiliriz? ve Daha iyisini nasıl yapabiliriz? gibi düşünceleri Amcası Sabit Dededen aldığı destekle hayata geçirmeye çalışır. Babasının Başımıza icat çıkartma sözleri üzerine önce konuyu annesine anlatır, sonra da babasını ikna eder. Sonuçta Yüzyıllardır yerdeki ateşe paralel olarak pişirilen kuzuyu, dik mangalda ayağa kaldırma! teklifinde bulunur babasına. Böylece dikey kebap fikrini Bursada denerler ve babası Mehmet Efendiye desteğiyle iş gelişmeye devam eder.
Yöresi
Bu amaçla yola çıkan İskender Efendi zamanla kemikli eti; kemik ve sinirlerinden arındırır, bir şişe takar ve bunu ateş karşısında döndürerek pişirdikten sonra ince-ince keserek sunumunu yapar. Bu farklı sunum Bursada çok dikkat çeker ve İskender Efendinin dönen kebabı olarak anılmaya başlar. Çünkü et kemiksizdir, dikey bir ocakta pişmektedir, farklı bir şekilde kesilmektedir. Ancak bugünkü kebap şeklinde değil; daha basit, çatal ve bıçak kullanılmayan, o günkü adıyla alaturka denen pide üzerine konan etlerin kenarına konan yoğurt, salça ve tereyağı ile desteklenmiş, bir lezzet tabağı haline gelmiştir. Artık Bursada İskender denilince o tabak akla gelmektedir. Bu yıllarda Bursanın nüfusu çok azdır. Kayhan-Tahtakale-Reyhan üçgeni ve Maksem, Tophane gibi semtlerden ibarettir. İnsanlar birbirlerini tanımaktadır. O dönemde Mehmet oğlu İskender Efendi ile tanınmaya başlayan İskender Döner Kebapın sunulduğu mekân 2030 metrekarelik bir dükkândır. 1926 yılında Harf İnkılâbı ile levhası olan ilk dükkâna taşınılır.




