Ayyıldız2 | 2008 TR Yapısı • 1-99 Orta Emek Destan • Oto Avsız • 10 Temmuz 21:00 HEMEN TIKLA!
[h=3][TABLE="width: 100%"]
[TR="bgcolor: #FFFFFF"]
[TD="width: 35%"][/TD]
[TD="width: 65%"][/TD]
[/TR]
[TR="bgcolor: #FFFFFF"]
[TD]Kitabın yazarı : Ayşe KULİN
Kitabın Türü: Yerli romanlar, fantastik
[/TD]
[TD][/TD]
[/TR]
[TR="bgcolor: #FFFFFF"]
[TD]Yayınlandığı yıl: 2015 (07-10-2015)[/TD]
[TD][/TD]
[/TR]
[TR="bgcolor: #FFFFFF"]
[TD][/TD]
[TD][/TD]
[/TR]
[/TABLE][/h][h=3]Tutsak Güneş Ayşe Kulin[/h]
"Düşünce saksıda büyüyen bitki gibidir, kökleri hiçbir zaman saksının elverdiğinden fazla gelişmez."
Yazarın son çıkan romanı Tutsak Güneş distopya tarzında yazılmış bir roman. Uzaydaki bir gök cisminin yaşadıkları ülkenin tam önünde bulunması ve bunun da güneşsiz bir yaşam anlamına geldiği bu ülke Uluhan tarafından yönetilen, polis devlet yapısının olduğu bir ülkedir. Yuna Otis de bu ülkede yaşayan üst düzey bir profesördür. Ülkemizden önemli izler bulacağımız bu romanın konusu ise şöyle;
Boyunlarındaki atkılardan toplum içindeki yerlerinin belli olduğu, erkeklerin her zaman kadınlardan daha üstün olduğu ve yaptıklarının genellikle sorgulanmadığı, kadınlar eğer doğuramıyorlarsa ve en az 3 çocuk yapmıyorlarsa kusurlu sayıldıkları hatta bunun bir boşanma sebebi olduğu bu ülkede her şey Merkez denilen yerden yönetilmekte. Yöneten kişi Uluhan ve onun ölümünden sonra yerine geçen Oğulhan yönetimi devralmış durumda. Görünüşte herkesin çok mutlu bir düzen içinde yaşadığı Merkez'de insanların hayatlarını kolaylaştırmak için her şey düşünülmüş. Robotlar, telefon yerine geçen ev bileklikleri, hava araçları, görüntülü iletişim ağı, toz haline gelmiş organik yiyecekler ve dahası. Bunların dışında bir de yasaklar var tabii. Merkez'in izin vermediği bilgilere ulaşmak yasak, belirtilen kitaplar dışında kitap okumak yasak, kılık kıyafette başlık ve kapalı giysiler giymek zorunlu, aile reisi sadece erkek olabiliyor, kız çocukları en iyi okullara alınamıyor çünkü öncelik erkeklerde.
Böyle bir ülkede yaşıyordu Profesör Yuna Otis. Uzun zamandır uyuyama problemi vardı ve uyku seanslarına gidiyordu. Hayatının bir bölümünü yani babasını ve babasının ölümünü hatırlayamıyordu. Bunun peşindeydi Yuna. Bir çocuk doğurduğu için kocasından boşanan Yuna'nın bir oğlu vardı Regan. Küçükken Merkez'in en önemli okuluna seçilmiş ve şuan İstihbarat Bölümü'nde çok yetkili bir kişiydi. Regan'ın bakımını anneannesi üstlenmiş böylece yaşlıların kaldıkları Mordam'a gitmesi gerekmemişti. Yuna bir bilgiye ulaşabilmek için başka bir Kanton'a gitmişti. Çünkü Merkez'de bu bilgiye ulaşmak yasaktı. Batı'da ki Kanton'a Arike'nin yanına gitmişti ve orada Tamur adında biriyle tanışmıştı. Tamur ona geri dönüş yolunda eşlik etmiş ve Yuna'nın neden kötü olan hiçbir şeyi sorgulamadığını merak etmiş ve ona bir sürü gizli gerçekten bahsetmişti. Yuna'nın içine şüphenin ilk tohumları düşmüş ve Merkez hakkında ilginç düşüncelere kapılmış ve ilk kez sorgulamaya başlamıştı. Ayrıca Tamur'la birbirlerine aşık olmuşlardı.
Regan annesine izlendiğini ve Tamur'dan uzak durması gerektiğini onun bir muhalif olduğunu söylemiş ve böylece Yuna da annesiyle konuşmaya karar vermişti. Annesi Tamur'u tanıyordu. Biraz konuştuklarında annesinin de muhalif olduğunu anlamış ve annesi de bunu itiraf etmişti. Tamur'dan bir süre uzak kalmaya karar vermiş ve Tamur'un görüşmesini istediği Kutkar ile görüşmeye karar vermişti. Kutkar bir süre önce kaybolmuş daha doğrusu kaçırılmıştı. Bu ve bunun gibi olaylarla Yuna da yaşadığı sistemi sorgulamaya başlamış ve ne kadar kötü bir ülkede yaşadıklarının farkına varmıştı.
İnsanlar protestolar yapmaya başlamışlar ve halk sokaklara dökülmüştü, Yuna annesinin istediklerini yapmış ve muhaliflere yardım etmeye başlamıştı. Halk yürüyüşleri artmıştı ve insanlar robotlar tarafında bu yürüyüşlerde öldürülüyordu. Yuna'nın annesi de bu yürüyüşlerin birinde en ön saflardaydı ve ağır yaralanmıştı. Sonrasında ise öldü.
Regan'ın istihbarat sayesinde edindiği bir bilgi onu da çalıştığı devletten uzak tutmuş ve kendi içinde muhalif olmuştu. Oğulhan diğer ülkelerle bir anlaşma yapmıştı. Anlaşmaya göre gökcismi kendi ülkelerinin üstünde kalacak ve bunun karşılığında diğer ülkelerden para alacaktı. Bu anlaşmayı muhaliflere veren Regan'ın sayesinde muhaliflerin sözcüleriyle bir toplantı yapıldı ve halkın önerileri dinlenerek yeni düzenin garantisi verildi.
Herkes çok mutluydu. Halkın istediği olmuş bunca protestolar sonuç vermişti. Yuna ve Tamur ise mutlu bir şekilde uçaktaydılar. Tatile gideceklerdi. Fakat pilot bir anons yaptı. Oğulhan savaş ilan etmişti. İsteyen uçaktan inebilirdi. Oğulhan anlaşma imzalasa da kendine uygun bir yol bularak yasaları değiştirmeyi askıya almıştı. Yuna ve Tamur zor bir kararın eşiğinde, kararlarını verdiler.
[TR="bgcolor: #FFFFFF"]
[TD="width: 35%"][/TD]
[TD="width: 65%"][/TD]
[/TR]
[TR="bgcolor: #FFFFFF"]
[TD]Kitabın yazarı : Ayşe KULİN
Kitabın Türü: Yerli romanlar, fantastik
[/TD]
[TD][/TD]
[/TR]
[TR="bgcolor: #FFFFFF"]
[TD]Yayınlandığı yıl: 2015 (07-10-2015)[/TD]
[TD][/TD]
[/TR]
[TR="bgcolor: #FFFFFF"]
[TD][/TD]
[TD][/TD]
[/TR]
[/TABLE][/h][h=3]Tutsak Güneş Ayşe Kulin[/h]
"Düşünce saksıda büyüyen bitki gibidir, kökleri hiçbir zaman saksının elverdiğinden fazla gelişmez."
Yazarın son çıkan romanı Tutsak Güneş distopya tarzında yazılmış bir roman. Uzaydaki bir gök cisminin yaşadıkları ülkenin tam önünde bulunması ve bunun da güneşsiz bir yaşam anlamına geldiği bu ülke Uluhan tarafından yönetilen, polis devlet yapısının olduğu bir ülkedir. Yuna Otis de bu ülkede yaşayan üst düzey bir profesördür. Ülkemizden önemli izler bulacağımız bu romanın konusu ise şöyle;
Boyunlarındaki atkılardan toplum içindeki yerlerinin belli olduğu, erkeklerin her zaman kadınlardan daha üstün olduğu ve yaptıklarının genellikle sorgulanmadığı, kadınlar eğer doğuramıyorlarsa ve en az 3 çocuk yapmıyorlarsa kusurlu sayıldıkları hatta bunun bir boşanma sebebi olduğu bu ülkede her şey Merkez denilen yerden yönetilmekte. Yöneten kişi Uluhan ve onun ölümünden sonra yerine geçen Oğulhan yönetimi devralmış durumda. Görünüşte herkesin çok mutlu bir düzen içinde yaşadığı Merkez'de insanların hayatlarını kolaylaştırmak için her şey düşünülmüş. Robotlar, telefon yerine geçen ev bileklikleri, hava araçları, görüntülü iletişim ağı, toz haline gelmiş organik yiyecekler ve dahası. Bunların dışında bir de yasaklar var tabii. Merkez'in izin vermediği bilgilere ulaşmak yasak, belirtilen kitaplar dışında kitap okumak yasak, kılık kıyafette başlık ve kapalı giysiler giymek zorunlu, aile reisi sadece erkek olabiliyor, kız çocukları en iyi okullara alınamıyor çünkü öncelik erkeklerde.
Böyle bir ülkede yaşıyordu Profesör Yuna Otis. Uzun zamandır uyuyama problemi vardı ve uyku seanslarına gidiyordu. Hayatının bir bölümünü yani babasını ve babasının ölümünü hatırlayamıyordu. Bunun peşindeydi Yuna. Bir çocuk doğurduğu için kocasından boşanan Yuna'nın bir oğlu vardı Regan. Küçükken Merkez'in en önemli okuluna seçilmiş ve şuan İstihbarat Bölümü'nde çok yetkili bir kişiydi. Regan'ın bakımını anneannesi üstlenmiş böylece yaşlıların kaldıkları Mordam'a gitmesi gerekmemişti. Yuna bir bilgiye ulaşabilmek için başka bir Kanton'a gitmişti. Çünkü Merkez'de bu bilgiye ulaşmak yasaktı. Batı'da ki Kanton'a Arike'nin yanına gitmişti ve orada Tamur adında biriyle tanışmıştı. Tamur ona geri dönüş yolunda eşlik etmiş ve Yuna'nın neden kötü olan hiçbir şeyi sorgulamadığını merak etmiş ve ona bir sürü gizli gerçekten bahsetmişti. Yuna'nın içine şüphenin ilk tohumları düşmüş ve Merkez hakkında ilginç düşüncelere kapılmış ve ilk kez sorgulamaya başlamıştı. Ayrıca Tamur'la birbirlerine aşık olmuşlardı.
Regan annesine izlendiğini ve Tamur'dan uzak durması gerektiğini onun bir muhalif olduğunu söylemiş ve böylece Yuna da annesiyle konuşmaya karar vermişti. Annesi Tamur'u tanıyordu. Biraz konuştuklarında annesinin de muhalif olduğunu anlamış ve annesi de bunu itiraf etmişti. Tamur'dan bir süre uzak kalmaya karar vermiş ve Tamur'un görüşmesini istediği Kutkar ile görüşmeye karar vermişti. Kutkar bir süre önce kaybolmuş daha doğrusu kaçırılmıştı. Bu ve bunun gibi olaylarla Yuna da yaşadığı sistemi sorgulamaya başlamış ve ne kadar kötü bir ülkede yaşadıklarının farkına varmıştı.
İnsanlar protestolar yapmaya başlamışlar ve halk sokaklara dökülmüştü, Yuna annesinin istediklerini yapmış ve muhaliflere yardım etmeye başlamıştı. Halk yürüyüşleri artmıştı ve insanlar robotlar tarafında bu yürüyüşlerde öldürülüyordu. Yuna'nın annesi de bu yürüyüşlerin birinde en ön saflardaydı ve ağır yaralanmıştı. Sonrasında ise öldü.
Regan'ın istihbarat sayesinde edindiği bir bilgi onu da çalıştığı devletten uzak tutmuş ve kendi içinde muhalif olmuştu. Oğulhan diğer ülkelerle bir anlaşma yapmıştı. Anlaşmaya göre gökcismi kendi ülkelerinin üstünde kalacak ve bunun karşılığında diğer ülkelerden para alacaktı. Bu anlaşmayı muhaliflere veren Regan'ın sayesinde muhaliflerin sözcüleriyle bir toplantı yapıldı ve halkın önerileri dinlenerek yeni düzenin garantisi verildi.
Herkes çok mutluydu. Halkın istediği olmuş bunca protestolar sonuç vermişti. Yuna ve Tamur ise mutlu bir şekilde uçaktaydılar. Tatile gideceklerdi. Fakat pilot bir anons yaptı. Oğulhan savaş ilan etmişti. İsteyen uçaktan inebilirdi. Oğulhan anlaşma imzalasa da kendine uygun bir yol bularak yasaları değiştirmeyi askıya almıştı. Yuna ve Tamur zor bir kararın eşiğinde, kararlarını verdiler.