HERAKLES Otomatik Avlı kalıcı sunucu. 19 Haziran'da açılıyor. Atius & Wizard güvencesiyle hemen kayıt ol, ön kayıt ödülleri aktif. HEMEN TIKLA!
Linkleri görebilmek için Turkmmo Forumuna ÜYE olmanız gerekmektedir.
'ın (Göktürk hükümdârı) 692de ölümü üzerine (692-716), Kardeşi 27 yaşındaki Kapağan Kağan oldu.kaynaklarında adı Moço (Türkçe aslı, Bekçor) diye geçen Kağan, Türk tarihinin büyük fatihlerinden biridir. Tonyukuk devlet müşavirliği vazifesini yapıyor, kardeşi, yeğenleri ve oğulları yavaş-yavaş Gök-Türk hakanlığının seçkin simaları olarak beliriyorlardı.Kapağan Kağanın devlet politikasının esasları üç ana başlık altında incelenebilir:1- Çini baskı altında tutmak. Bunda iki amacı vardı, Türk devletinin huzurunu korumak ve halka yetecek ölçüde tarım üretimi imkanları sağlamak. 2- Çinde dağınık halde yaşamakta olan Türkleri anavatana (Ötüken) çekmek. Bunda da iki amacı vardı. Türkleri yabancı hakimiyetinden kurtarmak ve Türk ülkesinde askerî ve ekonomik gelişmeyi hızlandırmak.
3- Asya kıtasında ne kadar Türk yaşamakta ise, hepsini Gök-Türk birliğine bağlamak.Kapağanın bu siyasî ve ekonomik görüşleri onu sayılı Türk büyükleri arasında çok yükseltmektedir. Özellikle bu üç. nokta çok dikkat çekici bir siyasî kavrayış ifade eder.Genç, haşin ve ihtiraslı Kapağan, seferler ve zaferler dizisini 693 yılındaki Çin baskını ile açtı. Ling-çu eyaletini şiddetle sarstı ve aynı yıl içinde bu bölgeye yedi sefer daha düzenledi. Sonra Ordosa akın yaptı. Askerî harekâtını yeniden Ling-çuya yoğunlaştırdığı 696 yılında, Şeng-çuya 1, Liang-çuya 3, Ling-çuya 8 sefer yapmıştı. Ki-tanlarla Çinin bozuşmasını kendi lehine değerlendirerek, Tang imparatoriçesi Wuyu destekledi.696 yılının Ekim ayında Ki-tanları Hopei bölgesinde ağır bir hezimete uğrattıktan sonra, imparatoriçeden isteklerini sıraladı: 100 binhu (hu= 12,5 kilo çeken ölçek) tohumluk darı, 3 bin adet tarım âleti, 10 bin (Tang-shuya göre 40 bin) fond demir, Çin topraklarında oturan (Çoğu Ordusda 6 eyalet arazisinde idi) Türklerin anavatana iadesi.Kapağan Kağan daha sonra Yenisey bölgesini işgal etmekte olan Kırgızlara yöneldi. Mevsim kış (697-698), yol uzun ve güçlüklerle dolu idi, fakat bu sefere zaruret vardı. (Kuvvetli Kırgız Kağanı) Çin ve On-ok kağanları ile anlaşıp, Altun ormanında (Altaylarda) toplanalım, ordularımızı birleştirelim Türk kağanına saldıralım, yoksa kağan cesur olduğundan o bizi mahveder demişler (Tonyukuk Kitabesi) Kapağan ile Tonyuyuk idaresindeki Gök-Türk ordusu kar sökerek ağaç dallarına tutunarak, bazen atları yedeğe alarak yolsuz vâdilerden Köğmen dağlarını aştı., Yenisey kaynaklarında belirtildiğine göre, Anı ırmağı kayısındaki Kırgızları bastırdı, hanı öldürülen Kırgız ülkesi tamamen teslim alındı.Kapağan Kağan 697 yılının yazında, mevcut duruma uygun olarak, orduyu ve idareyi yeniden teşkilâtlandırdı: Kardeşi To-si-fuyu hâkanlığın sol kanadı yadı,
Linkleri görebilmek için Turkmmo Forumuna ÜYE olmanız gerekmektedir.
in oğlu 14 yaşındaki
Linkleri görebilmek için Turkmmo Forumuna ÜYE olmanız gerekmektedir.
yi sağ kanada Tarduş üzerine şad tâyin etti ve kendi oğlu Bögü (Kitâbelerde İnal Kağan, Çin kaynaklarına Fu-kü)yü küçük kağan yaptı.Böylece Türk imparatorluğunda iki cephe oluşmuş, askerî kuvvetler de iki ordular grubu hâlinde tertiplenmişti.Kapağan Çin ile savaşa hazırlanırken, İnal Kağan ile Bilge Şad emrindeki fakat gerçek sevk ve idaresi Tonyukukun elinde bulunan batı ordular grubu da On-okları devlete bağlamak vazifesini almışlardı. Çin elçilerine karşı Kapağanın şiddetli ve kararlı tutumu geçici olarak doğuda bir silâhlı çatışmayı önledi. Mo-çonun kudretinden telâşlanan Çinden derhal üç bin tarım âleti, 40 bin şi (1şi =10 hu) tohumluk darı gönderildi ve Türkler anavatan topraklarına iâde edildi (698). Büyük kağanın plânlarından ikisi gerçekleşmişti.Ancak Kapağan, kızını bir Tang prensi ile evlendirmek arzusuna karşı, imparatoriçe Wunun, Tanglardan değil de, kendi âilesinden bir prensi damat olarak ortaya sürmesinden öfkelendi. Yanında bulunan Çin elçilik heyetinden general Çen-çi-wei(Tang sülâlesine mensup olmalı)yi Çin kağanı ilan ederek, olunla birlikte ansızın, Çin topraklarında göründü.Kuei-çu, Tan-çu, Ping-çu, Yü-çu, Ting-çu, Çoa-çu eyaletlerine, aynı sene içinde (698) otuz defa çıkış yaptı. 100 bin kişilik ordusu tarafından, karşı koyan bütün Çin kuvvetleri yok edildi, at sürüleri, başta olmak üzere bol ganimet ve esir alındı. Oradan kuzeye yönelen Kapağana, Çin orduları kumandanı Şa-Çacung-i, emrindeki birkaç yüz bin kişilik kuvvetine rağmen, hücuma cesaret edemeyerek, Gök-Türk süvari tümenlerinin geçişini uzaktan seyrederken, ümidini kaybeden Çin sarayı do orduya gönderdiği gizli bir günlük emirle, kağanı bulup öldüreninprens ilan edileceğini bildiriyordu.Bu sırada İnal ile Bilge tarafından sevk edilen batı orduları grubu da, Tonyukukun yüksek kumandasında, Altayları aşıp Yarış-ovası (Cungarya)na doğru ilerlemiş ve Bolçu (Urungu gölünün güney-batı kıyısında; bugün Tokoi kasabası)da ateş ve fırtına gibi saldıran Türgiş kağanın kumandasındaki10 tümenlik (100 bin kişilik) On-oklar ordusu üzerinde kesin zafer kazanmıştı (698).Böylece vaktiyle Tardunun, Türk birliğini gerçekleştirdiği tarihten tam 100 sene sonra Kapağan Kağanın Doğu-Batı hakanlıklarının topraklarını tek idarede toplaması yolu ile dehşet verici Türk birliği ihya edilmişti. Ancak Kapağanın planında 3. noktanın tamamlanması için Maveraünnehirinde zaptı gerekiyordu.Coğrafî yeri, iklimi, verimli toprakları ile zenginliği bütün kaynaklarda övülen Maveraünnehirde o sırada Gök-Türk ordularına karşı koyacak bir kuvvet yok idi. Türk soylu bazı ailelerin idare ettiği şehir krallıkları 675lerden beri, nispeten küçük kuvvetlerle ufak çapta teşebbüslere girişen Müslüman Arap- kumandanlara (Abdullah b. Ziyad, Said b. Osman, Musa, Mühelleb vb.) başarı ile karşı koymakta idiler.Aynı yıl içinde Tolga ırmağı civarındaki Bayırkular, Türgi-yargın Gölü savaşında bozguna uğratıldı. 711 yılında yine Bolçu civarında Türgiş kuvvetleri hırpalandı, hanı, yabgusu, şadı öldürüldü. Türgiş ülkesi ve Kara Türgiş halkı itaate alındı ve bir Maveraünnehir seferi daha yapıldı. Kapağan Kağanın gittikçe şiddetini arttıran, müsamaha tanımaz sertliği, huzursuzluğu arttırıyor, bilhassa Türk boylarının ayaklanmalarına yol açıyordu. 711 yılında Kara-Türgiş isyanı Kül-Tegin tarafından bastırılmış ise de, aynı yılda başlayıp 3 yıldan fazla süren ve Çinin tahriki neticesinde bütün On-okların katılmaları ile iyice alevlenen Karluk isyanı hayali güçlük çıkardı.İmparator Çung-tsungun Kan-su eyaletlerindeki ordularını Gök-Türklere karşı seferber hale getirdiği bu sıkıntılı günlerde; Türkistandaki yurtlarından kalkarak Ötükene kadar sokulmaya muvaffak oldukları anlaşılan Karluklar ve müttefikleri, ancak Kapağan, Bilge ve Kül Teginin ortak harekatı ile Tamıg Iduk-başındaki şiddetli savaşta mağlup edilerek dağıtılabildiler.Bir kısım Karluk kütlesi ve başkaları Çine sığındılar ve San-yuan bölgesine yerleştirildiler. Tamıg Iduk-başı muharebesi tam zamanında kazanılmıştı. Gök-Türkleri iki cephede savaşmaya mecbur etmeyi hedef alan Çin kuvvetlerinin Karluklar lehine müdahalesi önlenmişti. Şimdi de Çin hazırlığını saf dışı etmek gerekiyordu: Çin yığınak merkezi Beş-balık üzerine sefer yapıldı(714).Çin kaynaklarının belirttiğine göre, İnal Kağan ile Tung-iç Tegin ve hakanın eniştesinin kumandasındaki sevk edilen ordu, Beş-balıkı kuşattı. Kitabelerden, Bilgenin de katıldığı anlaşılan bu harekatta şehir ele geçirilemedi ise de karışıklıktan faydalanarak Tokmakdaki Türk kabileleri üzerinde bir zafer kazanmakla yetinen Çinlilerin Gök-Türklere karşı büyük ölçüde taarruzu ortadan kaldırılmış oldu.Ancak hakanlık bir kazan gibi kaynamakta idi. Kitabelerdeki: Amcam Kağanın idaresi karışıklık içinde düştüğü, halkta ikilik ortaya çıktığı zaman... gibi ifadeler de durumu açıklamağa yeter. Azlar ve arkasından İzgiler şiddetle ezildi (715). Fakat hakanlığın esas kütlesini meydana getirdiği için devleti temellerinden sarsarak, nihayet ihtilale sebep olan Oğuzların isyanları Gök-Türk içtimaî bünyesinde derin yaralar açtı.Bunun en önemli sonucu, batı bölgesindeki On-oklar ülkesi, yani Karluklar, Türgişler ve Maveraünnehirin hakanlıktan kopması oldu. 714 yılı sonbaharında başladığı anlaşılan Oğuz ayaklanmalarının Oğuzların devlete olan oranları dolayısıyla-, hayretle karşılandığı kitabelerden sezilmektedir: Dokuz Oğuz kavmi kendi kavmim idi, gök ve yer karıştığı için, düşman oldu.715 yılı baharında Kağanın açmak zorunda kaldığı Dokuz-oğuz seferinde mağlup edilen Oğuzların hayvanları öldürüldü. 716 senesinde Oğuz kabilelerinden Bayırkular şiddetle hırpalandı. Fakat, bu ömrü boyunca durup dinlenmeyen haşin tabiatlı Kapağan Kağanın seri halindeki zaferlerinin sonuncusu oldu.Kendinden emin, Ötükene dönerken yolda Bayırkuların pususuna düştü, üzerine atılan bir Bayırkulu tarafından 22 Temmuz 716 tarihinde öldürüldü Bayırkuların Çin ile temas halinde oldukları, bu sırada onlar nezdinde bir Çin elçisinin bulunmasından anlaşılıyor. Hatta rivayete göre Kapağanın kesilen başı bu elçi tarafından Çine götürülmüştür.Ölümü üzerine yerine geçen oğlu İnalı devirerek
Linkleri görebilmek için Turkmmo Forumuna ÜYE olmanız gerekmektedir.
amcasının yerine Göktürk Devletinin başına geçti.