- Katılım
- 6 Kas 2012
- Konular
- 2,235
- Mesajlar
- 4,824
- Online süresi
- 9d 14h
- Reaksiyon Skoru
- 343
- Altın Konu
- 0
- Başarım Puanı
- 289
- MmoLira
- 1,096
- DevLira
- 0
ROHAN2 WORLD 1-120 TR TİPİ OFFICIAL YOHARA, BALATHOR VE AMON! 80. GÜNÜNDE! +10.000 ONLİNE! HİLE VE BOT %100 ENGELLİ HEMEN TIKLA!
ABDÜLMELİK bin MERVAN, Emevi devletinin beşinci halifesi (?, 646- Şam 705), Halife oluncaya kadar önemli bir vazifede bulunmadı. Yalnız Muaviye tarafından Medine divanı reisliğine tayin edildi, uzun süre bu görevde kaldı. Babasının esrarlı bir şekilde ölümü üzerine nisan 685âte halife oldu. O yıllarda siyasi durum oldukça karışıktı. Mekkeâde rakip halife ilan edilen Abdullah bin Zübeyr, emevi saltanatını tehdit etmekteydi. Ayrıca devletin muhtelif eyaletlerinde isyanlar birbirini takip ediyordu. Yeni halifenin ilk mücadelesi Küfeâde, Ali taraftarlarını etrafına toplayarak isyan etmiş olan Muhtar el-Sakafi iledir. Muhtar, Kurâan-ı Kerimâi taklit ederek vaizler veriyordu. Arap olmayanlar Muhtarâın etrafından toplanarak Irakâı tehdit etmeye başladılar. İbrahim bin Malik el-Eşter bunların başına geçerek, 685âte, Abdullah bin Zübeyrâin birliklerini Kûfeâde yendi. Bir yıl sonra da Abdülmelikâin kendisine karşı gönderdiği orduyu ağır bir bozguna uğrattı. Muhtarâm bu başarıları Mekke halifesini harekete geçirdi. Abdullah bin Zübeyrâin kardeşi Musab, Hariciler meselesini hallettikten sonra, Muhelleb bin Ebu Sufra ile birleşerek, Muhtarâı Haruraâda mağlup etti (687). Muhtar, Küfe kalesine kapandı, dört aylık bir kuşatmadan sonra ele geçirilerek öldürüldü. Böylece Abdülmelik kendi kuvvetlerini hırpalatmadan büyük bir rakipten kurtulmuş oluyordu. Sıra Mekkeâdeki rakip halifenin Irakâtaki nüfuzunu kırmaya gelmişti. Abdülmelik bu maksatla 689âda Dımaşkâtan hareket etmişken, Amr bin Saidâin baş kaldırması üzerine geri dönmek zorunda kaldı. Merkezdeki isyanı bastırdıktan sonra, 690âda yine Musab üzerine hareket etti ise de kesin bir sonuç elde edemeden geri döndü. Ertesi yıl büyük bir ordu ile Irakâa hareket^ etti. Musabâın kuvvetlerinin bir kısmı Hariciler ile mücadele ettiği için, zayıf bir ordu ile onu karşıladı.
Dicle sahilindeki Maskinâde yapılan savaşta Musab öldürüldü, ordusu dağıldı. Böylece Irak tamamen Emevi devletinin hâkimiyeti altına girmiş oluyordu. Artık Abdülmelikâin Mekkeâde bulunan Abdullah bin Zübeyr ile uğraşmaktan başka işi kalmamıştı. Abdullahâa karşı, Musab ile yapılan muharebede sivrilmiş olan ve sonraları zalim lakabıyle anılan Haccac bin Yusufâu gönderdi. Haccac, doğduğu Taif şehrini hareket üssü yaparak, Mekke üzerine yürüdü; kutsallığına bakmaksızın, şehri mancınıklarla dövmeye başladı, buna rağmen Abdullah uzun süre dayandı; nihayet bir çıkış sırasında öldürüldü (ekim 692). Böylece bütün rakiplerini ortadan kaldıran Abdülmelik, İslam aleminin tek halifesi oldu. Abdülmelik zamanında diğer önemli bir isyan da, Sicistan valisi Abdurrahman bin Muhammed bin el-Eşâasâın 701 yılında Haccacâın tahakkümüne dayanamayarak ayaklanması ve kendisini halife ilan etmesidir. Abdülmelik onunla müzakereye girişti, ama olumlu bir sonuç elde edemedi. Bunun üzerine işi kuvvetle halletmeye karar veren Halife, asi üzerine büyük kuvvetler gönderdi. 702âde Deyr el Cemacimâde yapılan savaşta Abdurrahman yenildi, kaçtı ve taraftarları dağıldı. Abdülmelik halife olduğu ilk yıllarda, memleketinin iç güvenliğini sağlamak için, Bizans ile barış yaptı, isyanların bastırılmasından sonra ise, İslam orduları Anadolu ve Kuzey Afrikaâda Bizansâı tehdide başladı, özellikle Kuzey Afrikaâda, bu bölgenin valiliğine tayin edilen Haşan bin Numan, Bizans ve Berberilere karşı başarılı mücadeleler yaptı. Hasanâdan sonra Musa bin Nusayr, bu fetihleri başarılı şekilde sürdürdü. Abdülmelik bir yandan siyasi sahada devletin iç ve dış güvenliğini sağlamak için uğraşırken, öte yandan da mali ve İdari meselelerde ıslahat hareketlerini başarı ile devam ettirdi. İslam imparatorluğunda daha çok Bizans ve Iran paralan kullanılıyor, bu hal devletin dış siyasetine tesir ediyordu. Abdülmelik, Abdullah bin Zübeyr meselesini ortadan kaldırdıktan sonra, Şamâda, üzeri Arapça yazılı altın ve gümüş paralar bastırdı, önemli bir ıslahatı da, memleketin çeşitli eyaletlerinde, devlet dairelerinde kullanılan değişik dilleri kaldırarak bunların yerine Arapçayı koydurmasıdır. Abdülmelik sarayına değişik bir hava verdi; kendinden öncekiler gibi tebaasına, eski Arap kabile reisi gibi değil, mutlak bir hükümdar gibi davrandı. Din alimlerine büyük yetkiler tanıdı, kendisi de dini görevlerini tam bir dikkatle yerine getirdi. Parlak bir saltanattan sonra Şamâda ölünce, yerine oğlu Velid geçti.
Son düzenleme:



