PrimeAC 1
PrimeAC
DEVLOPER 1
DEVLOPER
ShadowFon 1
ShadowFon
mavzermete 1
mavzermete
romegames 1
romegames
InfernoShade 1
InfernoShade
Fethi Polat 1
Fethi Polat
Bvural41 1
Bvural41
noisiv 1
noisiv
Manwe Work 1
Manwe Work
Hikaye Ekle
Reklam vermek için turkmmo@gmail.com

Mete Han

  • Konuyu başlatan Konuyu başlatan Supplement077
  • Başlangıç tarihi Başlangıç tarihi
  • Cevaplar Cevaplar 1
  • Görüntüleme Görüntüleme 201

Supplement077

Level 6
TM Üye
Katılım
10 Şub 2015
Konular
445
Mesajlar
1,319
Reaksiyon Skoru
124
Altın Konu
0
TM Yaşı
11 Yıl 4 Ay 5 Gün
Başarım Puanı
125
MmoLira
-31
DevLira
0
Ticaret - 0%
0   0   0

HERAKLES Otomatik Avlı kalıcı sunucu. 19 Haziran'da açılıyor. Atius & Wizard güvencesiyle hemen kayıt ol, ön kayıt ödülleri aktif. HEMEN TIKLA!

Mete veya Mao-tun ( : 冒頓單于 : Mòdú chānyú; MÖ 234 - MÖ 174), MÖ 209-MÖ 174 arasındaki Türk-Hun ( ) hükümdarıdır. 'ndaki ile aynı kişi olduğu düşünülmektedir.

Çeşitli araştırmacılar farklı görüşler ileri sürmüşlerdir. orta döneminde mòdùn (冒頓 is /mək-twən/ şeklinde söylenmekteydi . Kısaca, bu adın manası ve ile söylenen bagtur, Orta Asya Türkçelerindeki şekliyle bagatur (manası "bahadır, kahraman"). Ayrıca bazı araştırmalarda Motun olarak da bilinir. Ayrıca çağdaş Macar (Hun soyundan) dilinde de bátor, veya daha eski şekli olan batur, ayrıca "Batır" ve "Bahadır", şekliyle maadır (kahraman) kullanılmaktadır. Mesela Tuva Türklerinde bir Türkoloji araştırmacısının adı Maadır olarak bilinir. İran dillerinde de bag (manası "efendi" veya "lord"), belki de Orta Asya Türklerinden İran'a yayılmış bir kelime olabilir. Araştırmacı Clauson'un önerisine göre İran dillerinden olması mümkün görülmemektedir, Kendisi de Xiongnu adını ve unvanını incelemektedir.

[h=2]Hayatı[/h][h=3]Metehan'ın Tahta çıkışı[/h]Çin kaynaklarında anlatılan bir olaya göre, Asya Hun imparatorluğu'nun kurucusu olan Teoman, oğlu Metehan'ın kendisi yerine üvey annesi Yenşi'nin oğlunu tahta çıkarmak istedi.Törelerine göre Türk hatundan olan, has bir Türk'ün tahta geçmesi gerekiyordu. Metehan'ın Üvey Annesi Çinliydi. Yani Çinli kadından olan erkek çocuk tahta geçemezdi. Bu durumdan dolayı üvey annesi Metehan'ın babasını doldurdu ve Mete'yi komşu kavim olan 'e (Yuezhi) rehin olarak gönderdi. Babası, ardından Yuezhi'lere savaş ilan ederek Mete'yi öldürtmek istedi. Mete, babası Teoman Yuezhi'lerin topraklarına girmeden Yuezhi'lerin elinden kaçtı. Babası bu kadar zorlukları atlatmasının ardından hakkını vermek için emrine on bin çadırlık bir birlik verdi. Sonunda da Mete öz babasını, üvey annesi ve kardeşlerini öldürüp kağan oldu (MÖ 209)


[h=4]Ok hikâyesi[/h]Daha sonra pek çok göçebe kavimin kullandığı adı verilen ıslıklı okun mucidinin Mete olduğu kabul edilir. Çin kaynaklarına göre eğer okunu bir yöne yöneltirse emrindeki askerlerin hepsi o hedefe ok atarak hemen yok ederdi. Bir gün okunu en sevdiği atına çevirdi. Askerlerinden bazıları tereddüt etti. Bunun üzerine okunu sırayla tereddüt edenlerin üzerine çevirdi. Atına ok atmakta tereddüt eden askerlerinin hepsi atılan oklarla öldürüldü. Böylece küçüklükten beri oynadığı okunu hedefe çevirme oyunu emirlerinin tartışılmazlığını da perçinledi. Bir gün emrinde demir disiplini ile yetiştirdiği 10 bin askeri varken okunu ava çıkan babasının üzerine çevirdiğinde askerlerinden hiçbiri tereddüt etmemişti.
[h=3]Hun'un (Hiung-nu) yükselişi[/h]Ana madde:
Mete Önce Hunlardan toprak talebinde bulunan doğu komşuları üzerine yürüdü ve onları ağır bir yenilgiye uğrattı. Yapılan anlaşmada Donghular yıllık sığır, at ve deveden oluşan bir vergi ödemeyi kabul ettiler ve MÖ 208 yılında onları hakimiyetine aldı.
Donghu'yu yendikten sonra, Kuzey Moğolistan'da yaşayan gibi halkları da içine kattı. MÖ 177-165 yılları arasında Hunların güney batısında, ile arasında yaşayan Yüeçilerin üzerine seferler düzenledi. MÖ 203'te 'yi mağlup ederek kendi toprağına kattı.
'da hakim olmaya çalışan Tahin Türklerini[SUP][ ][/SUP] yendi. Çin üzerine sürekli seferler düzenleyerek 'ın güneyindeki kaleleri egemenliğine aldı. Bu zaferlerle, sonradan Hunlara büyük gelirler getirecek önemli ticari yollarının kontrolüne sahip oldu.[SUP] [/SUP]
Bölgede yaşayan Altay (Moğol, Tunguz ve Türk vb.) kavimlerini egemenliği altına alarak askeri ve stratejik olarak daha güçlü bir hale geldi.
MÖ 200'de imparatoru 'nun (Gao-Di) 320.000 kişilik ordusunu (bugünkü Datong, )'de Peteng Kalesinde kuşattı. Gaozu (Gao-Di) Mete'nin eşine hediyeler gönderdi ve Mete'nin kuzey eyaletlerini Hunlara bırakma ve yıllık vergi ödeme gibi bütün şartlarını kabul etti ve kuşatmadan çıkmasına müsade edildi. Gaozu payitahtı Çang'an(bugünkü )'a dönebildiyse de Mete arada bir Han'ın kuzey sınırını tehdit etmiş ve nihayet MÖ 198'de Gaozu barış istemiş ve Han'ın prensesini Tanhu'nun eşi olması ve yıllık haraç ödemesi şartlarıyla antlaşması imzalanmıştır.
[h=3]Han Hanedanıyla akrabalık[/h] ve ile yıllar süren mücadelenin ardından Han imparatoru olan Liu Bang (Gaozu), Baideng'da Mete karşısında zor duruma düşünce, yorgun ordusunun Hunlarla baş edemeyeceğini farketmişti. Akrabalık (和亲) ilişkisi kurmak amacıyla, bir prensesi yüklüce hediyeyle birlikte Hun sarayına gönderdi.
Liu Bang MÖ 195'te ölür, karısı Lü Hou imparatoriçe olur. MÖ 192'de Mete Lü Hou'ya mektup göndererek kaba bir üslupla evlenme teklif eder. Ülkesinin içinde bulunduğu koşullarda Hunlarla bir çatışmayı göze alamayan imparatoriçe, uğradığı saygısızlığa karşın bir mektup yazarak Mete'ye bir prenses gönderir. Çin kaynaklarına göre, Lü Hou'nun davranışı karşısında pişman olan Mete, imparatoriçeden bir mektupla özür dilemiştir.
Çin savaşından sonra, Mete,Yüzehi ve Wusun'u Hun'un köleleri olmaya zorladı.
Saltanatı boyunca çoğu halklar Hun idaresi altına girdi. Onların tümünü, steplerin bütün göçebe atlı okçularını bir imparatorluk altında birleştirdi. Göçebe tebaalarından başka Mete ayrıca 'nda kendisine bağlılık yemini eden vaha şehir devletleri kurdu. Onun hem askeri hem de idari yapılanması sonradan birçok merkezi Asya halklarında ve devletlerinde uygulandı.
Bölgesinde askeri gücü ile korku saldı. Savaş taktikleri ve askeri disiplini sayesinde Çin İmparatorluğu'nu ve çevre kavimlerle yaptığı savaşları kazandı. Ordusu savaş zamanında toplanan sivillerden oluşmuyordu. Onun yerine sürekli eğitimli ve savaşa hazır halde bulunan profesyonel askerlerden oluşmaktaydı. Hakim olduğu bölgelerdeki geniş tahıl ve yiyecek kaynakları ile ordusunu ayakta tutabiliyordu.
Mete, MÖ 174 yılında öldüğünde, birçok kavimleri çatısı altında birleştiren büyük bir imparatorluk geriye bıraktı. Bu imparatorluk yaklaşık 18 milyon km[SUP]2[/SUP] büyüklüğe sahipti. İmparatorluğunun sınırları doğudan batıya 'nden ve kuzeyden güneye Sibirya'dan ve Keşmir'e uzanıyordu. Hunların karşılarında bulunan tek düzenli ve güçlü kuvvet olan Çin ordusunun, iç karışıklıklar nedeniyle idari zaafiyet içinde olması Mete'nin devletini kolayca büyütmesine sebep gösterilir.

Kaynak: Vikipedi
 
Paylaşım için teşekkürler...
 

Şu an konuyu görüntüleyenler (Toplam : 0, Üye: 0, Misafir: 0)

Geri
Üst