- Katılım
- 24 May 2014
- Konular
- 1,102
- Mesajlar
- 2,714
- Online süresi
- 5h 34m
- Reaksiyon Skoru
- 186
- Altın Konu
- 0
- TM Yaşı
- 12 Yıl 25 Gün
- Başarım Puanı
- 222
- MmoLira
- 99
- DevLira
- 0
HERAKLES Otomatik Avlı kalıcı sunucu. 19 Haziran'da açılıyor. Atius & Wizard güvencesiyle hemen kayıt ol, ön kayıt ödülleri aktif. HEMEN TIKLA!
[h=1][/h][h=4]Yazarımız Hasan Tankaya, Galatasaray'ın gündemindeki gelişmeleri değerlendirdi.[/h]
Galatasarayda sular durulmuyor. Başkan Aysalın kulübü bırakıp gitmesi, ardından geçici bir yönetimin gelmesi ve üst üste alınan kötü saha sonuçları, Avrupada ve ligde alışık olmadık hezimet yenilgiler, Galatasaray sevdalılarını üzerken geleceğe yönelik soru işaretlerini arttırdı. Önünde Mayıs ayına kadar süresi kalan(!) yönetim;kredisi tükenmiş bir İtalyan teknik direktör, devre arasında boşaltılması gereken şişkin kadro ,düzeltilmesi gereken mali yapı,ödenmesi gereken futbolcu ve menajer alacakları gibi önemli satırbaşlarını bu oluşum nasıl geçecek?
'Prandelli'yi göndermek istiyorlar ama...'
Takımda en çok tartışılan konu teknik direktör Prandelli. Yeni yönetim aslında ilk iş hocayla yolları ayırma niyetinde idi. Hem camianın hem de takımın arzusu bu yönde. Prandelli belki iyi niyetli,güler yüzlü , dürüst bir İtalyan,ancak Galatasaraya iyi insan değil iyi bir teknik direktör gerek.Oyuncu tercihlerinde ki hataları,oyuna müdahale edememesi,antrenman ve oyun sisteminin oyuncuları tarafından benimsenmemesi hocanın onarılmayan eksileri. Galatasarayın Hakan Balta ile Dortmund karşısında gol bulup belki mantığa değil ama inanca aşı yaptığı dakikalarda; Dzemaili yerine Olcan ya da Brumayı, ya da Umutun yanına Burakı arayan gözlerin saha kenarında Yasini bir kurtarıcı gibi görünce hissettiklerine yönetimin futbol ustaları da katılıyordu elbette.
'Nasıl ki 6 aylık yönetim olmazsa 6 aylık teknik direktör de olmuyor'
Şampiyonlar ligi tarihinde ilk kez üst üste 3 maçta 12 gol yemiş bir takımdan söz ediyoruz. Bu takım Galatasaray ve Avrupada Türk futbolunun en önemli temsilcisi.İşler sahada iyi gitmiyor.Bir dönem öncesinden gelen idari yanlışlar,savurganlıkla harcanan paralar,yanlış transfer politikaları ve aşırı israf bu büyük aileyi sıkıntıya soktu.Bu görünüm ve içerde yaşananlar sonucunda Albayrak ve Dürüst AŞ.nin öncelikli olarak Prandelliyle yolları ayırmak istedikleri bir gerçek. Ancak onların da ellerini kollarını bağlayan engeller ve gerçekler var karşılarında. Birincisi İtalyan hoca ve ekibinin sözleşmesinden doğan alacaklarını ödeme konusu. İkincisi ve en önemlisi ise teknik direktör arayışında ellerinin kısıtlı olması.Yönetim geldiğinden beri aslında hoca bakıyor.Ve bulamadığı için de Prandelli ile devam ediyor.Kapısı çalınan hocalar sözleşme ömrünün kısalığı karşısında olumsuz yanıt veriyor.Tabii nasıl ki 6 aylık yönetim olmazsa, 6 aylık teknik direktör de olmuyor. Bu yüzdendir ki ağabey başkan Yarsuvat ve ekibi Roma 7 yedi hocası duruyor argumanıyla spor kamuoyu ve Galatasaray taraftarını oyalıyor.Hatta gitmek isteyen Prandelli bile hocasız kalmama adına ikna ediliyor.
Hoca adaylarına gelince Galatasaray için kulislerde öncelikli olarak yerli isimler dolaşıyor. Şu an Galatasaray için konumları gereği aday olarak seçilen isimler var. Mustafa Denizli,Hikmet Karaman ve Ersun Yanal. Hepsi teknik kariyerleri anlamında başarılara imza atmış kariyerli hocalar. Denizli bu isimler arasında Floryayı daha kısa sürede olumlu etkileyecek bir tecrübe. Yanalın avantajı daha önce birlikte çalıştığı öğrencileriyle bu yolda yürüyecek olması. Karaman ise yıllardır beklediği ve tüm birikimlerini dökmeyi arzuladığı bir yapıya gelecek olmanın iştahında. Ancak dediğim gibi gelecek hocanın çalışma süresi bu yönetimin ömrüyle sınırlı olduğu sürece hiçbiri bu göreve sıcak bakacak amatörlükte değil.Yanal ve Karamanın taraftar ve camia tabanında özel nedenlerden tepki görmesi de olası.
'Taraftarın artık sabrı yok'
Sonuç olarak 4. Yıldız yolculuğunda Mayısa kadar zirvede kalacak bir Galatasaray, Avrupada UEFA Liginde devam eden bir takım için yönetim akıl defterini bir an önce açmalı.Çünkü bu yönetimin hem nakte hem de vakte ihtiyacı çok! Yıllardır Galatasarayın Avrupa ve Lig başarılarına alışık camia ve taraftarın ise artık sabrı yok!
Galatasarayda sular durulmuyor. Başkan Aysalın kulübü bırakıp gitmesi, ardından geçici bir yönetimin gelmesi ve üst üste alınan kötü saha sonuçları, Avrupada ve ligde alışık olmadık hezimet yenilgiler, Galatasaray sevdalılarını üzerken geleceğe yönelik soru işaretlerini arttırdı. Önünde Mayıs ayına kadar süresi kalan(!) yönetim;kredisi tükenmiş bir İtalyan teknik direktör, devre arasında boşaltılması gereken şişkin kadro ,düzeltilmesi gereken mali yapı,ödenmesi gereken futbolcu ve menajer alacakları gibi önemli satırbaşlarını bu oluşum nasıl geçecek?
'Prandelli'yi göndermek istiyorlar ama...'
Takımda en çok tartışılan konu teknik direktör Prandelli. Yeni yönetim aslında ilk iş hocayla yolları ayırma niyetinde idi. Hem camianın hem de takımın arzusu bu yönde. Prandelli belki iyi niyetli,güler yüzlü , dürüst bir İtalyan,ancak Galatasaraya iyi insan değil iyi bir teknik direktör gerek.Oyuncu tercihlerinde ki hataları,oyuna müdahale edememesi,antrenman ve oyun sisteminin oyuncuları tarafından benimsenmemesi hocanın onarılmayan eksileri. Galatasarayın Hakan Balta ile Dortmund karşısında gol bulup belki mantığa değil ama inanca aşı yaptığı dakikalarda; Dzemaili yerine Olcan ya da Brumayı, ya da Umutun yanına Burakı arayan gözlerin saha kenarında Yasini bir kurtarıcı gibi görünce hissettiklerine yönetimin futbol ustaları da katılıyordu elbette.
'Nasıl ki 6 aylık yönetim olmazsa 6 aylık teknik direktör de olmuyor'
Şampiyonlar ligi tarihinde ilk kez üst üste 3 maçta 12 gol yemiş bir takımdan söz ediyoruz. Bu takım Galatasaray ve Avrupada Türk futbolunun en önemli temsilcisi.İşler sahada iyi gitmiyor.Bir dönem öncesinden gelen idari yanlışlar,savurganlıkla harcanan paralar,yanlış transfer politikaları ve aşırı israf bu büyük aileyi sıkıntıya soktu.Bu görünüm ve içerde yaşananlar sonucunda Albayrak ve Dürüst AŞ.nin öncelikli olarak Prandelliyle yolları ayırmak istedikleri bir gerçek. Ancak onların da ellerini kollarını bağlayan engeller ve gerçekler var karşılarında. Birincisi İtalyan hoca ve ekibinin sözleşmesinden doğan alacaklarını ödeme konusu. İkincisi ve en önemlisi ise teknik direktör arayışında ellerinin kısıtlı olması.Yönetim geldiğinden beri aslında hoca bakıyor.Ve bulamadığı için de Prandelli ile devam ediyor.Kapısı çalınan hocalar sözleşme ömrünün kısalığı karşısında olumsuz yanıt veriyor.Tabii nasıl ki 6 aylık yönetim olmazsa, 6 aylık teknik direktör de olmuyor. Bu yüzdendir ki ağabey başkan Yarsuvat ve ekibi Roma 7 yedi hocası duruyor argumanıyla spor kamuoyu ve Galatasaray taraftarını oyalıyor.Hatta gitmek isteyen Prandelli bile hocasız kalmama adına ikna ediliyor.
Hoca adaylarına gelince Galatasaray için kulislerde öncelikli olarak yerli isimler dolaşıyor. Şu an Galatasaray için konumları gereği aday olarak seçilen isimler var. Mustafa Denizli,Hikmet Karaman ve Ersun Yanal. Hepsi teknik kariyerleri anlamında başarılara imza atmış kariyerli hocalar. Denizli bu isimler arasında Floryayı daha kısa sürede olumlu etkileyecek bir tecrübe. Yanalın avantajı daha önce birlikte çalıştığı öğrencileriyle bu yolda yürüyecek olması. Karaman ise yıllardır beklediği ve tüm birikimlerini dökmeyi arzuladığı bir yapıya gelecek olmanın iştahında. Ancak dediğim gibi gelecek hocanın çalışma süresi bu yönetimin ömrüyle sınırlı olduğu sürece hiçbiri bu göreve sıcak bakacak amatörlükte değil.Yanal ve Karamanın taraftar ve camia tabanında özel nedenlerden tepki görmesi de olası.
'Taraftarın artık sabrı yok'
Sonuç olarak 4. Yıldız yolculuğunda Mayısa kadar zirvede kalacak bir Galatasaray, Avrupada UEFA Liginde devam eden bir takım için yönetim akıl defterini bir an önce açmalı.Çünkü bu yönetimin hem nakte hem de vakte ihtiyacı çok! Yıllardır Galatasarayın Avrupa ve Lig başarılarına alışık camia ve taraftarın ise artık sabrı yok!

