Scarlet 1
Scarlet
noisiv 1
noisiv
Manwe Work 1
Manwe Work
bencemal 1
bencemal
mavzermete 1
mavzermete
farkmt2official 1
farkmt2official
Bvural41 1
Bvural41
Fethi Polat 1
Fethi Polat
Hikaye Ekle

Gone Home İnceleme

  • Konuyu başlatan Konuyu başlatan FaciaGC
  • Başlangıç tarihi Başlangıç tarihi
  • Cevaplar Cevaplar 2
  • Görüntüleme Görüntüleme 816

Ayyıldız2 | 2008 TR Yapısı • 1-99 Orta Emek Destan • Oto Avsız • 10 Temmuz 21:00 HEMEN TIKLA!

En küçük sosyal birim olan aile kavramı aslında içinde birçok karmaşıklığı barındırır. Anne, baba ve çocuk üçgeni her ne kadar dışarıdan sıradan görünse de içinde büyük sırlar barındırabiliyor. Kimi büyük, kimi küçük bu sırların oyun dünyasına arada sırada konu olduğunu görmüştük. Ama hiç biri aileyi sadece aile olarak inceleyip sadece aile içinde geçen bir oyun değildi. Bunu başaran oyun bu yıl içerisinde geldi.
Geçtiğimiz aylarda çıkışını gerçekleştiren Gone Home’dan bahsediyorum elbette. Sessiz sedasız çıkışını gerçekleştiren bu bağımsız yapım birçok kişi tarafından tarif edilemez bir oyun deneyimi olarak adlandırıldı. Ama bazı kesimler de oyunun oyun olmadığından şikayet ediyordu. Gelin bakalım oyun güzel mi, kötü mü birlikte karar verelim.
gonehome_1600x900_1.png

Aslında Gone Home’un türünü belirlemek bambaşka bir tartışma konusu ama basitçe duymaya alışık olmadığımız interaktif hikaye dersek yanılmış olmayız. Çünkü oyun adeta ana karakteri kontrol edebildiğimiz bir kitap tadında. Ama oyuna diğer klasik türlerden bir etiket yapıştırmamız gerekirse macera oyunu diyebiliriz.
"Bir Mutlu Aile Tablosu"
Gel gelelim Gone Home’u Gone Home yapan etmene, hikayeye. Burada oynanış zevkinizi baltalamak istemediğim için çok detaya girmeyeceğim ama hikaye sizlere büyük entrikalar ya da şoke edecek bir şey sunmasa da sizi çok etkiliyor. Biraz daha detaylandırmak gerekirse bir yıllık Avrupa seyahatinden gelen ailenin büyük kızı Katie’yi kontrol ediyoruz. Biz Avrupa seyahatinde gezerken annemiz, babamız ve küçük kız kardeşimiz Sam Amerika’da bir eyaletten başka bir eyalete taşınıyor. Şansa bakın ki biz de Katie olarak Avrupa’dan eve döndüğümüzde evde kimse olmuyor.
gone_home_2.png

Ailemizden ayrı geçen bir yıllık süreçte (Oyun 90’ların başında geçiyor haliyle şu anki iletişim teknikleri bulunmuyor.) ailemiz hakkında çok fazla şey kaçırmış olduğumuzu anlıyoruz. Evde de kimse olmadığı için kaçırdığımız her türlü olay ve detayı evi kurcalayarak çözmeye çalışıyoruz. Hikayemiz burada daha çok küçük kardeş Sam’e odaklanıyor. Ana hikaye Sam ile ilgili bulduğumuz eşya ve yazılar ile ilerliyor ve bu sırada Sam’in günlüğü kendi ağzından okunmaya başlıyor. Sam’in hikayesini anlatan bulduğumuz her eşya ile hikaye tamamlanıyor. Sam’in hikayesinin yanında anne ve babamızın hikayelerini de adeta bir yan hikayeymişcesine okuduğumuz mektuplardan ve diğer detaylardan öğreniyoruz.

Oyunun belki de diğer bir güzel kısmı hikayeye nereden başladığımız nasıl devam ettiğimiz. Eve ilk girdiğimizde girmeyi seçtiğimiz odalara göre şansımıza hikayeye en baştan da başlayabiliyoruz, ortasından da. Bu sizi korkutmasın iki deneyimde de ana hikayenin bütün detaylarını mutlaka öğreniyorsunuz. Ama birinde adeta geri dönüşlerle dolu bir film edasında, diğerinde ise sürükleyici bir roman havasında. Ama bütün hikayeyi öğrenebilmemiz için okumamız şart. Eğer oyun içi detayları okumayı sevmiyorsanız Gone Home size göre bir oyun olmayabilir. Ama okumayı seviyorsanız oyun adeta sizi içine hapsediyor.
gone_home_3.png

Oynanış olarak oyun bize çok fazla serbestlik veriyor. Her ne kadar karakterimiz FPS modunda sadece eğilme ve yürüme özellikleri barındırsa da çevresindeki hemen her türlü obje ile etkileşime geçebiliyor. Yani bir kupayı elimize alıp inceleyebiliyor, musluğu açabiliyor ya da ışıkları açıp kapatabiliyoruz. Oyunda bir objeyi bir yerden bir yere götürmemiz gereken durumlar az da olsa bulunuyor. Ama bu işlem bir bulmaca şeklinde değil. Neyin nerede kullanacağı gayet açık ve net. Örneğin; bir kaseti bir kaset çalara takmak ve dinlemek gibi.
"Ödümüzü Patlatan Bir Gök Gürültüsü"
Oyunun hikaye ve etkileşimi dışında gelelim grafiklerine. Unity adlı grafik motoru ile yapılan oyun gerçekten göz dolduruyor. Evin her türlü detayı gerçeklik hissini bize sunuyor. Bu gerçeklik hissi biz objeleri elimize aldığımızda ya da yakından baktığımızda da kaybolmuyor. Anlaşılan yapımcı Fullbright, Unity motorunun bütün nimetlerinden faydalanmış. Işıklandırmalarda grafikleri bir adım öteye taşıyan bir detay. Sonuç olarak oyun bir bağımsız oyuna göre gayet güzel bir grafik ve ışıklandırma yapısına sahip.
gone_home_1.png

Gelelim benim için çok önemli olan seslendirme ve müziklere. Oyunda tema müziği dışında çalan bir müzik bulunmuyor fakat oyun içinde bulduğumuz kasetlerdeki şarkılar gerçekten çok başarılı. Oyun içinde bir karakterin çaldığı gruba ait olan bu kayıtları ben şahsen gerçek hayatta olsa dinlerim dedim. Müzikler dışında seslendirmeler de tadında. Oyun içinde her ne kadar Katie ve Sam dahil üç karakterin sesini duysak da en önemli olan Sam’in seslendirmesi gayet başarılı. Bize o duygusal hikayeyi güzel bir şekidle hissettiriyor. Karakter seslendirmeleri dışında dışarıda yağan yağmurun sesinin de oyunun gerilim dozajını bir adım öteye taşıdığını belirtmek istiyorum. Tam zamanında gelen gök gürültüleri de cabası. Yani anlayacağınız, Gone Home seslendirmelerden gayet yüksek bir notu hak ediyor.
Son olarak Gone Home’un 3-4 saatlik bir oynanışa sahip olduğunu hatırlatmak isterim. Daha önce de bahsettiğim gibi oyun bir roman tadında. Bu yüzden de eğer bir romanı tekrar tekrar okumayı seviyorsanız oyunu tekrar tekrar oynayabilirsiniz. Ayrıca gözden kaçmış olan yan hikaye detaylarını da öğrenmek için oyunu tekrar oynayabilirsiniz.
Gone_Home_Logo.jpg

Anlayacağınız Gone Home bir oyundan daha çok interaktif bir öykü tadında. Daha önce hiç yapılmamış bir şeyi deneyen Fullbright ekibini bu hamlelerinden dolayı kutluyorum. Kim bilir belki oyun dünyasına yeni bir tür kazandırmış bile olabilirler çünkü ben bu tür oyunları daha çok görmek isterim. Gone Home bir eve dönüş hikayesi.
 

Şu an konuyu görüntüleyenler (Toplam : 0, Üye: 0, Misafir: 0)

Geri
Üst