BlackFullMoon 1
BlackFullMoon
noisiv 1
noisiv
Manwe Work 1
Manwe Work
Bvural41 1
Bvural41
kralhakan2009 1
kralhakan2009
Vahsi Uzman 1
Vahsi Uzman
mavzermete 1
mavzermete
xranzei 1
xranzei
Hikaye Ekle

III. Ahmed

  • Konuyu başlatan Konuyu başlatan Berkay Karsli
  • Başlangıç tarihi Başlangıç tarihi
  • Cevaplar Cevaplar 0
  • Görüntüleme Görüntüleme 255

HERAKLES Otomatik Avlı kalıcı sunucu. 19 Haziran'da açılıyor. Atius & Wizard güvencesiyle hemen kayıt ol, ön kayıt ödülleri aktif. HEMEN TIKLA!

III. Ahmet (30 Aralık 1673, – 1 Temmuz 1736, ), 23. 102. .
Babası Sultan , annesi 'dır. Annesi . Sultan 'nın öz kardeşi olan Sultan III. Ahmet, iyi bir tahsil ve terbiye görmüş, ünlü hocalardan dersler almıştı.
Sultan III. Ahmet, ağabeyi Sultan 'nın tahttan indirilmesi üzerine 22 Ağustos 1703 tarihinde 30 yaşında iken 'de tahta geçti. açısından önemli bir yere sahip olan boyunca padişahlık yapan Sultan III. Ahmet, ve . "Necib" mahlasıyla şiirler yazdı. Ayrıca ile de yakından ilgileniyordu. Efendi'nin hem kendisini hem de şiirlerini çok severdi.
Gençliği diğer şehzadelerine göre bir hayli serbest geçti. Şehzadelerin öldürülmesi geleneği kalktığından, rahat bir hayat sürdü. İstediği her şeyle ilgilendiği için bilgisi de, görgüsü de arttı. 'daki gelişmeleri inceleme fırsatı buldu ve matbaanın gelmesi için çok çaba sarfetti. 27 yıl gibi uzun bir süre tahtta kalan Sultan III. Ahmet, çıkan sonucunda, 1 Ekim 1730 tarihinde padişahlıktan çekildi.
Sultan III. Ahmet'in padişahlığının ilk günleri, tamamen disiplinden çıkmış yeniçerileri yatıştırma gayretleri ile geçti. Ancak kendisini padişah yapan yeniçerilere karşı etkili olamadı. Sultan III. Ahmet'in sadrazamlığa getirdiği Çorlulu Ali Paşa, ona idari konularda yardımcı olmaya çalıştı, hazine için yeni düzenlemelerde bulundu ve Sultan III. Ahmet'e rakipleriyle mücadelesinde destek oldu.
Sultan III. Ahmet zamanında ile olan ilişkilerde gerginlik yaşandı. Bunun sebebi 'nın üzerinde yayılma siyaseti izlemesi, balkanlardaki toplumları Slavlaştırmaya çalışması, açık ve sıcak denizlere inmek istemesiydi.
III. Ahmet ve I. Mahmut döneminde ilköğretim zorunlu hale getirilmiştir.

[h=3]Prut Savaşı[/h]Ana madde:
Sadrazam Baltacı Mehmet Paşa yönetimindeki ordu Kırım Hanlığı ordusunun desteğiyle Rusları Prut nehri kıyısında kıstırdılar ve yendiler. Prut Savaşı denilen bu savaşı Osmanlıların kazanması üzerine "21 Temmuz 1711" tarihinde Prut Antlaşması imzalandı. Antlaşmanın koşulları şunlardır: 1. Osmanlılara geri verilecek. (Karadeniz tekrar Osmanlı gölü haline geldi.) 2. Ruslar istanbul'da daimi elçi bulundurmayacaklar. 3. isveç Kralı Şarl'ın serbestçe ülkesine dönmesine izin vereceklerdi 4. Ruslar Lehistan'ın içişlerine karışmayacaklardı.
, ile mücadelesinde kendi lehine bir zemin yaratmak istiyordu. içinde yaşayan toplumları kışkırtarak 'ni zayıflatacak ve yapacağı savaşlarda daha önce kaybettiği toprakları geri alacaktı. ve Beylerini karşı kışkırtan Çarı , 'nda (28 Haziran 1709), Kralı 'ı (" ") yenince, sığınarak 1 şubat 1713'e kadar beş yıl süre ile 'de mülteci olarak kaldı. Kralını kovalayan birliklerinin topraklarına akınlar düzenlemesi üzerine, 'ya karşı savaş ilan etti (1711).

III. Ahmed Fransız elçisini kabul ediyor, , 17 Ekim 1724

Sadrazamlığa getirilen , 100.000 kişilik bir orduyla 'yı geçerek 'a girerken, donanması da 'e açıldı. kuvvetleri, Ordusunun da desteği ile birliklerini Prut Nehri kıyısında çember içine aldılar. O an için kurtuluş imkânı bulunmayan Çarı , 'ya bir mektup yazarak durumun zorluğunu ve ümitsizliğini anlattı. Çariçe Birinci Katarina araya girerek Osmanlı Devleti'ne barış teklifinde bulundu. Hem Hanı, hem de Kralı saldırıya geçilip Rus ordusunun yok edilmesini savunuyorlardı. Ancak , yeniçerilere güvenmiyordu.
Kuşatma sırasında yeni bir kutsal ittifakın oluşturulabileceği düşüncesine sahip olan ve Osmanlı ordusunun çok yıpranacağı endişesini taşıyan barış yapılmasını kabul etti (21 Temmuz 1711). İmzalanan ile Azak Kalesi geri verildi. , 'da devamlı bir elçi bulundurmayacak ve Kralı 'ın serbestçe ülkesine dönmesine izin vereceklerdi.
kazandığı bu başarıdan sonra, daha önce kaybedilen yarımadasını da geri almak istiyordu. korsanların ticaret gemilerine saldırmaları ve Mora halkının yönetimi altına girmeyi istemesi savaş açılmasına neden oldu (8 Aralık 1714). Silahtar Ali Paşa, Modon, Koron ve Navarin'i alarak 'yı fethetti (22 Ağustos 1715).
[h=3]1715-1718 Osmanlı-Avusturya-Venedik Savaşı ve Pasarofça Antlaşması[/h]Ana madde:
Ana madde:

III. Ahmet yeniçerilere altın para atarken​

'nın gereğince 'nın geri verilmesini istemesi üzerine, 'ya da savaş açıldı. ordusu ile birlikte 'a girdi. 'nde komutasındaki ordusu Osmanlı kuvvetlerini bozguna uğrattı (5 Ağustos 1716) ve şehit düştü. Bu bozgundan sonra 18 Ağustos 1717 tarihinde düşman eline geçti. Silahtar Ali Paşa'nın yerine sadrazamlığa getirilen barış teklif etti. Yapılan göre yukarı , ve yaylası 'ya, , ve kıyıları 'e verildi, Yarımadası Osmanlılarda kaldı (1 Temmuz 1718).
1724 yılında 'da taht kavgaları başlamıştı. Bu durumdan yararlanarak 'ı ele geçirmek isteyen harekete geçti. 'ın 'nın eline geçmesini istemeyen Osmanlı Devleti İran'a sefer düzenledi. yapılan göre 'da alınan yerler Osmanlılarda kalacak, , ve Ruslara bırakılacaktı.
[h=3]Lâle Devri[/h]Ana madde:
1718 yılında imzalanan sonra yeni bir dönem başlamıştı. 1730 yılındaki kadar, 12 yıl süren bu döneme denir. Sultan III. Ahmet ve barışçı bir siyasetten yanaydılar. de bu barışçı politikaların bir ürünü olarak ortaya çıkmıştı.

III. Ahmed'in oğullarının sünnetinin 14. gün şenliklerinde oynayan köçekler.(Surname-i Vehbi, 1720)​

'nde edebiyat, kültür ve sanat alanında gelişmeler olduğu gibi, teknik konularda da devletlerden etkilenilerek bazı yenilikler gerçekleştirildi. Bu dönemde 'ya ilk kez geçici elçiler gönderildi. 1727 yılı ortalarında de matbaa kurulması için düzenlenen padişah fermanı üzerine, Elçisi 28 Mehmet Çelebi'nin oğlu Sait Efendi ve ilk matbaayı kurdular (16 Aralık 1727).
'da bir kâğıt fabrikası kuruldu. 'da sık sık çıkan yangınları daha hızlı kontrol altına almak için, yeniçeriler içinden bir itfaiye örgütü oluşturuldu. Yine 'da bir kumaş fabrikası ve bir çini imalathanesi açıldı. Her tarafta birçok köşk, saray ve lale bahçeleri yapıldı. Ayrıca Doğu kültürünün klasik eserleri ilk kez 'ye çevrildi. 'da halk yıllar süren savaşlardan sonra böyle bir dönem yaşamanın mutluluğu içerisinde idi.
[h=3]1723-1727 Osmanlı-İran Savaşı[/h]Ana madde:
1723 yılında 'da çıkan karışıklıklar üzerine ile anlaşan Osmanlı Devleti'nin ve 'a üç cephede savaş açtığı; , ve 'dan sonra 'nın 1725 yılında 'e girdiği bilinmektedir. Ama ardından 'da asıllı kumandanı karşısından alınan yenilgi üzerine İran Şahı ile imzalanmıştır.

Patrona Halil​


Patrona Halil İsyanı sırasında yaşananlar, ressam 'un tablosu.​

[h=3]Patrona Halil İsyanı[/h]Ana madde:
'nın açtığı zevk ve sefahat devrinden memnun olmayan bu yapılanları israf olarak gören bir kitle oluşmuştu. Bu topluluk seferinden olumsuz haberler gelmesi üzerine, harekete geçmiş camilerde ve diğer yerlerde propaganda yaparak ayaklanmanın zeminini oluşturmaya başlamıştı. Yeniçerilerin içerisinde de huzursuzluk belirmişti. On yedinci Ağa Bölüğü Yeniçerisi Patrona Halil ve yandaşları 25 Eylül 1730'da ayaklanmayı başlatmışlar ancak halkın onlara katılmaması endişesiyle bu girişimlerinden vazgeçmişlerdi. İsyancılar üç gün sonra Bayezit caminin Kaşıkçılar kapısı tarafından yürüyüşe geçerek ayaklanmayı resmen başlattılar. Esnafı da dükkânlarını kapatarak kendilerine katılmaya ikna eden isyancılar, hapishaneleri boşalttılar ve yeniçerilerden de yardım gördüler. Yeniçeri ağalarından Hasan Paşa onlara karşı harekete geçtiyse de başarılı olamadı.
Bu gelişmeler üzerine Sultan III. Ahmet isyancıların ne istediklerinin sorulmasını istedi. İsyancılar, Sadrazam ile birlikte 37 kişinin kendilerine teslim edilmesini istediler. önemli kişilerinden olan ve bazı devlet adamları idam edilerek isyancılara teslim edildi. İsyan sırasında şehir tahrip edildi. İsyancılar 'nü yaktılar. Ayrıca dönemin ünlü Divan şairlerinden de isyan sırasında, isyancılardan kaçmak için damdan dama atlarken düşerek öldü.
Patrona Halil ve diğer isyancı başları, bu sefer de tüm isteklerini yerine getiren Sultan III. Ahmet'in tahtan indirilmesini istedi. Kendisine ve ailesine zarar verilmemesi durumunda tahttan çekileceğini bildiren Sultan III. Ahmet, 1 Ekim 1730'da Osmanlı tahtını 'a bıraktı. Yeni Cami Turhan Valde türbesine defnedilmiştir.
[h=2]Mimari çalışmalar[/h]İnce ve hassas bir ruha sahip olan Sultan III. Ahmet, ile uyum içerisinde çalışmış, bu sırada yaşanan 'nde sanata, edebiyata ve toplumsal hayata özgün bir anlayış getirilmişti. Sultan III. Ahmet, ile 'de birer Kütüphane, 'da Bab-ı Humayun'un karşısında sanat şaheserlerinden sayılan bir çeşme (Sultan ) ve 'un su ihtiyacını karşılamak amacıyla da Deryayi Sim adlı bir su bendi inşa ettirmiştir.
Bunlardan başka Üsküdar'da , Çorlulu Ali Paşa Medresesi, ve Külliyesi, 'da Yeni Postane arkasında Daarül Hadis ve Sebil, Ortaköy Camii önündeki çeşme, Üsküdar Şemsi Paşa'da Hüsrev Ağa Camii önündeki çeşme ve Çubuklu Camii yanındaki Mesire Çeşmesi gibi eserler yine bu dönemde yapılmıştır.
 

Şu an konuyu görüntüleyenler (Toplam : 0, Üye: 0, Misafir: 0)

Geri
Üst