Fethi Polat 1
Fethi Polat
Bvural41 1
Bvural41
noisiv 1
noisiv
Manwe Work 1
Manwe Work
shrpnl 1
shrpnl
YusufŞimşek14 1
YusufŞimşek14
berzahx 2
berzahx
xranzei 1
xranzei
Hikaye Ekle
Reklam vermek için turkmmo@gmail.com

II. Murad

  • Konuyu başlatan Konuyu başlatan Berkay Karsli
  • Başlangıç tarihi Başlangıç tarihi
  • Cevaplar Cevaplar 0
  • Görüntüleme Görüntüleme 254

Berkay Karsli

Level 5
TM Üye
Katılım
24 Haz 2014
Konular
172
Mesajlar
704
Reaksiyon Skoru
24
Altın Konu
0
TM Yaşı
11 Yıl 11 Ay 26 Gün
Başarım Puanı
90
MmoLira
0
DevLira
0
Ticaret - 0%
0   0   0

HERAKLES Otomatik Avlı kalıcı sunucu. 19 Haziran'da açılıyor. Atius & Wizard güvencesiyle hemen kayıt ol, ön kayıt ödülleri aktif. HEMEN TIKLA!

II. Murat veya Koca Murad ( :مراد ثاني, Murād-ı sānī; 'ndaki adıyla Muradî; d. 1404, – ö. 3 Şubat 1451, ), altıncı .
Babası , annesi 'nden beyi 'in kizi 'dur. Bazı kaynaklar annesinin Divittar Ahmed Paşa'nın kızı Şehzade Hatun olabileceğini de belirtirler.[SUP] [/SUP][SUP] [/SUP] 'in babasıdır.
[h=2]Şehzadeliği[/h]II. Murad; bazı kaynaklara göre 1402'de,[SUP] [/SUP] [SUP][ ][/SUP] bazılarına göre ise 1404'te [SUP] [/SUP] 'da dünyaya geldi. İlk çocukluk yılları Amasya'da geçti. 1410'da babasıyla Bursa'ya gelerek orada saray eğitimi aldı. 1415'de Yörgüç Paşa gözetimi altında merkezi 'da bulunan devletin doğu sınırınada olması dolayısıyla büyük stratejik önemi olan Rum ve Danışmendiye eyaleti valisi olarak görevlendirildi. Tahta çıkıncaya kadar 6 yıl bu görevi yaptı. Amasya aynı zamanda çok önemli bir Anadolu kültür merkeziydi ve bu merkezde bilim ve din alimleri sairler ve mutasaffiflarla meclisler tertip edip şehrin kültür hayatına destek sağlayıp katıldı. 1416'da bölgesi askeri başında 'nın ve tarafında çıkardığı ayaklanmaların bastırılmasında görev aldı. 1418'de Sonraki lalası Hamza Bey ile 'u aldı.[SUP] [/SUP]
Babası I. Mehmet Edirne'de bir av kazası sonunda ağır yaralanınca ölüm yatağında devletin idaresinin biran evvel oğlu Murat'a devrini vasiyete etti ve Murat Amasya'dan tahta geçme töreni yapılacak Bursa'ya gelinceye kadar devlet adamları babasının ölümünü sakladılar. Murat 25 Haziran 1421'de 'da gelip culûs ve biat törenleri yapılıp devletin ileri gelenleri ve desteğiyle 17 yaşındayken tahta çıktı.[SUP] [/SUP]
Sultan II. Murad, soyunun mensubiyetini göstermek için, , Kayı boyuna ait iki ok ve bir yaydan müteşekkil damgayı koydurmuştur.Sonraki padişahların bastırdıkları sikkelerde görülmeyen Kayı damgası, ’ye kadar çeşitli eşya ve silâhlar üzerine konulmasına devam edilmiştir.[SUP] [/SUP]
[h=2]Saltanatı[/h][h=3]İlk yılları[ | ][/h]

Sultan II. Murad​

Murat'ın babası 'in ölümünden sonra saltanat davası güden şehzedeler dolayısıyla üç yıl süren büyük bir bunalım izlendi.
'in oğlu ve II. Murad'ın amcası olan Bizanslılarca 'de gözaltında tutulmaktaydı. Babası I. Mehmed çocuk yaşlarında olan küçük oğulları olan Mustafa, Yusuf ve Mahmud'un ağabeyleri olan yeni Sultan II. Murad tarafından "siyaset" icabı dolayısıyla öldürülmelerini önlemek için de onların Konstantinopolis'de yaşayıp Bizans İmparatoru 'in koruması için imparatorla anlaşma yapmıştı.[SUP] [/SUP]
Fakat I. Mehmed'in ölümünden hemen sonra bu anlaşmaya uymayan İmparatoru 'de gözaltında tutulan Murad'ın amcası 'yi, 'yu Bizans'a bırakması karşılığında, serbest bıraktı. İmparator II. Manuel Mustafa Çelebi'yi meşru padişah kabul edip, bir Bizans donanma filosu ile Limni'den 'ye geçmesini sağladı. Mustafa Çelebi, özellikle 'in yardımcılığı ile Rumeli beylerinin de desteğini aldı. II. Murat'ın veziriazamı olan Edirne'deki ordu ile Mustafa Çelebi'nin yeni topladığı orduya karşı gitti. Yapılan sonucunda sadrazamın ordusunun büyük bir kısmı taraf değiştirdi ve II. Murad'ın veziriazamı teslim olmak zorunda kaldı. İzmiroğlu Cüneyd Bey'in ısrarı üzerine Mustafa Çelebi esir aldığı Amasyalı Beyazıt Paşa'yı idam ettirdi. Mustafa Çelebi'yi ikinci başkent olan Edirne halkı tezahüratla karşıladı. Mustafa Çelebi Edirne'de hükümdarlığını ilan edip kendi adına hutbe okutup sikke bastırdı.[SUP] [/SUP]
Bir padişah gibi hareket eden Mustafa Çelebi siyasetinde bazı büyük hatalar yaptı. Bizans'a vaad ettiği Gelibolu'yu vermeyerek ilk ve baş destekçisini kaybetti. Sonra 12 bin sipahi ve 5 bin yaya ordusuyla Galata Cenevizlilerinin gemileri ile Gelibolu'dan Anadolu'ya geçti ve Bursa'yı kuşatmaya koyuldu. Fakat Anadolu'da savaşa girişmek istemeyen Rumeli asıllı ordu bu sefere pek gönüllü değildi.[SUP][ ][/SUP] Diğer taraftan II. Murad'ın Mustafa Çelebi'nin Beyazıt'ın oğlu olmayıp Düzmece olduğuna dair menfi propagandalarının inandırıcı olması Mustafa Çelebi'nin ordusunun dağılmasına neden oldu. Özellikle II. Murad tarafından kendisine İzmir ve Aydın beyliği teklif edilen İzmirlioğlu Cüneyd Bey bu teklifi kabul edip, yandaşları ile Mustafa Çelebi'nin ordusundan ayrıldı. Mustafa Çelebi ordusundan kalanlarla geri çekilirken civarında bir köprüde 'nın birliği ile tutuştuğu çarpışmada büyük zararlar verdi.[SUP] [/SUP]
Mustafa Çelebi Gelibolu'ya kaçmayı başardı. Oradan iken Boğaz trafiğini durdurup Bizanslıları kendine destek vermeye zorlamaya çalıştı. Fakat II. Murad Cenevizli Foça Podestası Adorno'dan kiraladığı gemi ve askerlerle birlikte Rumeli'ye geçmeyi başardı. Mustafa Çelebi Gelibolu'da duramayıp Edirne'ye kaçtı. II. Murat 2 bin zırhlı Foça Podestası askeriyle takviyeli orduyla Edirne üzerine yürüdü. Edirne'liler onu şehir dışında karşılayıp ona sadık olduklarını bildirdiler. Mustafa Çelebi devlet hazinesinde alarak Edirne'den kaçtı. Fakat Tunca Vadisindeki Kızılağaç Yenicesi'inde yakalanıp Edirne'ye gönderildi. Mustafa Çelebi gailesi Mustafa'nın Edirne kale burcundan asılması ile böylece 1422'de son buldu.[SUP] [/SUP]Fakat tarihçiler hala Mustafa Çelebi'nin düzmece mi yoksa gerçekten padişah oğlu olup olmadığı sorusunu tartışmaktadırlar. Elimizde bulunan Mustafa Çelebi adına basılan sıkkelerde 1422 tarihi ve "Mustafa bin Beyazid Han" ismi bulunmaktadır.[SUP] [/SUP]
Bu olayın ardından Mustafa Çelebi'yi destekleyen Bizanslılar yeni bir oyun sergileyerek bu desteğin o zaman güç kazanan bir saray kliği tarafından uygulandığını ve gerçekten imparator II. Manuel'in II. Murat'a karşı dost olduğunu beyan ettiler. Fakat yeni veziriazam , Vezir Hacı İvaz Paşa ve Lala Yorguç Paşa'nın görüşlerini alan Murat Bizans'a sert tepki gösterdi ve 2 Haziran 1422'dan Eylül başına kadar 'i karadan kuşatmaya aldı. Bu kuşatma Bizans için büyük asker ve bina hasarına yol açtı. Bu kuşatmadan kurtulmak için Bizans'lılara bu sefer kuşatma sürerken Ağustos ayında II. Murat'ın kardeşi 'yı ayaklandırmaya başardılar. .[SUP] [/SUP]
ve beyleri ile birlikte Hamid-İli'nden hareket eden Küçük Mustafa Bursa'ya gelip bu şehri kuşattı. Bursa Ahileri Şehzade Küçük Mustafa'nın lalası olan Şarapdar İlyas'a heyet göndererek şehrin kendini savunacak personel ve ikmal maddesi olduğunu ve Ahilerin bu savunmayı destekleyeceğini bildirdiler. Bunun üzerine Şehzade Küçük Mustafa üzerine yönelip 40 günlük kuşatmadan sonra bu şehri eline geçirdi. Şehzade Küçük Mustafa burada "İbrahim Paşa Sarayı"'na yerleşip padişahlığını ilan ettirdi.[SUP] [/SUP]
Bunun üzerine Murat 6 Eylül'de Konstantinopolis kuşatmasını kaldırıp Anadolu yakasına geçti. Mihaloğlu Mehmet Bey'i sipahilerle İznik üzerine gönderdi. Şehzadenin lalası Şarapdar İlyas ise beylerbeylik verme vaadleri ile elde edildi. Şubat 1423de Mihaloğlu İznik'i bastığı zaman Şehzade Küçük Mustafa hamamda idi; yandaşları onu savunup kaçırmaya çalışırken Mihaloğlu yaralandı. Fakat lala Şarapdar İlyas küçük Şehzadeyi kendi atına bindirip götürüp II. Murat'a teslim etti. Şehzade Küçük Mustafa boğulup idam edildi; ceseti İznik dışında bir incir ağacına asıldı ve sonra Bursa'ya götürülüp Yeşil Türbe'ye gömüldü.[SUP] [/SUP]
1423'de II. Murat Şehzade Küçük Mustafa olayını gizliden destekleyen beyi İsfendiyar Bey üzerine yürüyerek topraklarının büyük bölümünü ve özellikle Taraklıboru ( ) şehrini Osmanlı ülkesine kattı. Mehmet Bey'in Antakya'yı kuşatması sırasında ölmesi, yerine geçebilecekler arasında bir çatışmaya neden oldu. II. Murat, II. Mehmet Bey'in (1423-1426) hükümdar olmasına yardımcı oldu ve bunun sonucu bir anlaşma ile Karamanlıların ellerine geçirmiş oldukları Osmanlılar tarafından geri alındı.
Osmanlı topraklarına yaptığı saldırılar püskürtüldü ve akıncıların yıldırıcı hücumlarını durdurmak için Eflak Voyvodası yine bağımlılığı kabul etti.
[h=3]Venedik'le savaş ve Selanik'in fethi[/h]Konstantinopolis kuşatması sırasında ve 'yı kendi denetimleri altına almak için Bizans ile görüşmeler başlatmışlardı. 1423'te Osmanlı ordusu Selanik'i kuşatmakta iken Bizanslılarla Selanik'i Venedik Cumhuriyeti'ne teslim etmek üzere anlaştılar ve Venedik Selanik'e sahip oldu. 1424'de Venedikliler Çanakkale Boğazı'nı ablukaya aldılar.
Bunun üzerine Konstantinopolis'in de Venediklilere bırakılabileceği endişesiyle II. Murad 1424 yılında aracılığıyla Bizans ıle bir antlaşma yaptı. Bu antlaşmaya göre Bizans imparatoru her yıl vergi olarak 30.000 düka altın vermeyi ve 'nın ardından tekrar Bizanslıların eline geçmiş olan ve kıyılarındaki toprakları Osmanlılar'a iade etmeyi kabul etti.[SUP][ ][/SUP]
Aynı yıl idaresindeki akıncılar Arnavutluk'a ve yerel Arnavut beylere karşı bir sıra hücuma geçti. Gjion Kastrioti ve Atariti adlı Arnavut beyleri ancak II. Murat'ın üst egemenliğini kabul edip bu akınların önüne geçebildiler. Kastrioti 4 oğlunu Edirne'deki Osmanlı sarayina rehin ve eğitim almak için göndermek zorunda kaldı. Bu çocuklardan en küçüğü olan sonradan Osmanlı devleti başına büyük gaileler çıkartmıştır.[SUP] [/SUP]
1424'de Edirne sarayında, bir büyük düğün merasimi ile II. Murad, Candaroğulları beyi 'in torunu Tacunnisa Hatice Halime Hatun ile evlendi. Aynı merasimde II. Murad'ın kız kardeşleri de evlendirildi. Sultan Hatun, İsfendiyaroğlu Kasım Bey'le; Ayşe Hatun Osmanlı komutanlarından Karaca Bey'le ve Hafsa Hatun 'nın oğlu olan Mahmud Bey ile evlendiler.[SUP] [/SUP]
[h=3]Anadolu'da ve Rumeli'de tekrar savaş[/h]II. Murad 1425 'da birlik sağlama çalışmalarına girişti. Önce Düzmece Mustafa vakasında verilen İzmiroğlu Cüneyd Bey ile uğraşıldı. Cüneyd Bey ardı ardına gerçek ve sahte şehzade ayaklanmalarına destek vermişti. Önce Şehzade İsmail'e isyanında yardım etmiş ve 1425'de ise Selanik'te Venedik desteği ile isyan çıkaran kimliği bilinmeyen yeni bir Düzmece Mustafa'ya destek vermişti. II. Murat Cenevizlilere tekrar Karadeniz'de bulunan liman kolonilerini geri verip onlarla anlaşarak Midilli ve Sakız'dan getirilen Ceneviz filolarını kullanarak Cüneyt Bey'in denizden destek sağlamasına engel oldu. Sonra İzmiroğulları'nın kökünü kazımak hedefiyle, bir kara ordusuyla uzun süren bir uğraştan sonra 1426'da Cüneyd Bey, ailesi ve hanedanının diğer mensupları yakalanarak hepsi idam edildi.[SUP] [/SUP]
1426'da II. Murad Rumeli'de birkaç koldan ordular göndererek Rumeli ve Balkanlarda bir askeri harekata başladı. Bu harekatın bir hedefi Venedik desteği verilen ne olduğu belirsiz yeni bir "Düzmece Mustafa"'nun Selanik ve civarında çıkardığı isyan idi. Diğer hedef ise Macarların desteği ile Balkanlarda çıkan karışıklıklar idi. II. Murad şahsen bir ordu başında Sofya'dan 'e gitti. Osmanlı akıncıları Bosna'ya hücum edip talan ettiler ve 'a kadar ilerlediler.[SUP] [/SUP]
Sonra ve Teke beylikleri Osmanlı topraklarına katıldı. Fakat daha doğuda bulunan Karaman ve Çandarlı beyliklerin egemenliklerine son verilmedi. Buna bir neden bu siyasetin Timur'un yerine geçen 'un bir zamanlar Selçuklular ve İlhanlılar'ın hükümdarlığı altında bulunan bütün arazilerin üstünde hak ilan etmesi ve bir istila hareketine girişmesi tehdidinin ortaya çıkması idi.
1428-1429'da Osmanlı ülkesinde veba salgını başladı. Bu veba salgınında Bursa'da İslam ve tasavvuf dünyasında tanınmış düşünce adamı ; devlet adamı , asker, mimar ; Sadrazam ve II. Murad'ın gözlerine mil çektirdiği küçük kardeşleri Mahmud Çelebi ve Yusuf Çelebi hayatlarını kaybettiler.[SUP] [/SUP]
1429'da erkek çocuğu olmayan Germiyanoğlu 'in ölümünün ardından vasiyeti üzerine Osmanlı topraklarına katıldı.
II. Murad Anadolu'da barışı sağladıktan ve veba salgını atlatıldıktan sonra tüm gücünü Venediklilere yöneltti. Venedik Cumhuriyeti bu zamana kadar Selanik'i elinde tutarak Çanakkale Boğazı'nda abluka uygulamaktaydı. Osmanlılar 29 Mart 1430'da Selanik'i, ardından da "Yuvan-ili" ve sonra 'yı ele geçirdiler. Bir Osmanlı-Venedik Antlaşması imzalandı.[SUP] [/SUP]
1430'da Rumeli'de toprak tahriri başlamıştı. Bu sayımlardan sonra bu arazilere timar sistemi uygunlanmaya geçildi. Selanik Osmanlılara eline geçtikten sonra Üsküp valisi olan Evrenosoğlu İshak Bey yerel isyancı Arnavut beyi Gjon Kastrioti'nin elindeki arazilere hücumlar uygulayıp onun elindeki tahkimli mevkileri eline geçirdi ve iki tanesi hariç diğer hepsini yıktırdı. Zaten devamlı yerel isyancı olan Arnavutlar timar sisteminin uygulanması aleyhtarı olarak 1432-1434 döneminde de devam eden Arnavutluk isyanını çıkardılar. Edirne'de bulunan Arnavut beyi Gjergj Ariani buradan kaçarak bu isyanın idaresini üzerine aldı. Bu isyanın başlangıcı olan 1432-33 kışında, II. Murad kışı 'de geçirdi ve Arnavut isyancılar üzerine komutası altında bir akıncı ordusu gönderildi. Bu kış döneminde dar bir vadi olan Shkumbin'de Arnavutlar bu akıncı ordusunu pusuya düşürdüler ve akıncılar büyük zayiat verdiler.[SUP] [/SUP] 1433'de Arnavutlar yine Evrenosoğlu Ali Bey akınına başarı ile karşı koydular. 1434'de Arnavutlar çete ve pusu savaşları ile Osmanlı akıncılarına karşı bazı başarılar kazandılar. Fakat 1435 ve 1436 Evrenosoğlu Ali Bey ve diğer akıncı beyi Arnavutluk isyanını bastırmayı başardılar.
[h=3]Sırbistan'ın ilhakı[/h]

Sultan II. Murad'ın tarafından yapılmış resmi​

sırasında Balkanlarda Macar etkisi artmış ve 1427 yılında 'in ölümü üzerine ile Osmanlılar arasında Sırbistan tahtı üzerinde çekişme çıkmıştır.
1428'de Sırbistan’ın kuzeydoğu kesiminde Tuna Nehri üzerinde bulunan kalesi Osmanlılara eline geçti.
1428'de Macarlarla Osmanlılar arasında yapılan üç yıl süreli bir anlaşma sonucunda Sırp Despotu olarak tanındı. Bu üç yıllık anlaşma bir defa daha yenilendi.
Buna karşılık II. Murad Rumeli'de uğraşmakta iken Anadolu'da Karamanoğulları 'ndeki eski Hamidoğulları arazilerini tekrar eline geçirdi ve II. Murad buna seyirci olarak kalmak zorunda kaldı.
Yenilenen antlaşmanın süresi dolunca 1434'de Macar Kralı II. Murad'a bir elçi göndererek , Sırbistan ve üzerindeki Macaristan yüksek egemenliğini tanınmasını resmen istedi. Bu hareketle Macaristan savaş ilan etmiş oluyordu. Osmanlı devleti aleyhinde olanlar Macaristan Kralı çevresinde toplanmaya başladılar. Bunlar arasında Bosna Kralı II. Tvrtko, kızı Mara'nın II. Murad'la evlenmiş olan Sırp Despotu , Eflak prensliğini Sigismund desteği ile eline geçiren I. Vlad Drakul, 'in oğlu Şehzade Davut, taht hakkı arayan birçok Balkan soylusu ve pek çok asil senyör bulunmaktaydı. Fakat bu çok karmaşık ittifak arama süreci gayet yavaş gelişti ve atak bir birleşme gelişmesi ortaya çıkmadı. Buna karşılık Macarların artan etkisi karşısında II. Murad 1434'ten itibaren Balkanlar'da daha saldırgan bir tutum izlemeye başladı.
Fakat Anadolu'da ve Asya'da önemli gelişmeler yani Timur torunu Timurlu Gürkan hükümdarı Şahruh'un Anadolu'ya yönelmesi olasılığı ve Karamanoğulları'nın mütecaviz bir atakla eski Hamideli arazilerini geri almaları II. Murat'ın Balkan sorunlarına dikkatini çekmesini önledi. Timurlu Gürkan hükümdarı Şahruh hükümdarı İskender Bey'i desteklemekteydi. İskender Bey hükümdarı Karayülük Osman'ı yenerek Doğu Anadolu'nun tamamını eline geçirmişti. 1434'te Timurlu Gürkan hükümdarı Şahruh Karakoyunlu Devleti üzerine bir tedip harekatı düzenledi. 1435-36'da İskender Bey'in üzerine yürüyerek onu Karakoyunlular tahtından indirdi. Yerine kendine sadık olan Cihan Şah'ı Karakoyunlu tahtına getirerek onu Tebriz valisi tayin etti. İskender Han da Osmanlı Devleti'ne sığındı ve 1435-36 kışında Tokat'ta kaldı. İşte doğuda bu gelişmeler II. Murad ve Osmanlıları çok kuşkulandırmıştı. Fakat 1436'da Timurlu Gürkan hükümdarı Şahruh 'a geri döndü ve Anadolu'ya bir sefer yapması olasığı çok azaldı.
Bunu frsat bilen II. Murad 1437'de bir Anadolu seferine çıkarak Karamanoğulları'nın eline geçmiş olan Konya, Beyşehir ve Hamideli topraklarını tekrar Osmanlı devleti idaresine aldı.[SUP] [/SUP]
9 Aralık 1437'de Macar Kralı Sigismund'un bir erkek çocuk varis bırakmadan ölmesi üzerine Macaristan'da işbaşına gelecek hanedan sorunları Macaristan'da epey kargaşalık yarattı. Sigismund'un Osmanlılar aleyhine kurmaya çalıştığı cephe de dağıldı. Sonunda Macar asilleri 'nından 1434'den beri Lehistan Kralı olan III. Vladislav'ı Macaristan Kralı olarak seçtiler ve kendisine Macaristan Krallığı için I. Vladislav ismi verildi.
II. Murad bu fırsatı iyi değerlendirerek üç yıl Rumeli'de kalarak, özellikle Sırbistan ve Eflak sorunları üzerine eğildi. Sırbistan ve Eflak prensliklerinin koşulsuz olarak kendisine bağlanmalarını sağladı. Sonra 1438'de II. Murad ilk Macaristan Seferi'ne çıktı. 'yı geçerek Severin, , ve kalelerini topa tutup yıkarak 'in merkezi Zeybin (sonradan Hermannstadt ve şimdi ) kalesini kuşattı. Bu kaleyi eline geçirip geçitlerini aşıp Eflak topraklarına girdikten sonra üzerinden Edirne'ye geri döndü. Bu bir Osmanlı sultanının ilk büyük kapsamlı seferi oldu.[SUP] [/SUP]
1438'de ise II. Murat Sırbistan üzerine yöneldi. Brankoviç tarafından yaptırmasına izin verilen yeni önemli savunma kalesi ve başkenti 'yi fethederek Sırp Despotluğu'nu işgal etti. Bu bura devlete son vererek Sırbistan'ı bir ilan etti. Sancak Beyi Evrenosoğlu İshak Bey komutasındaki akıncılar Bosna Krallığı başkenti olan önlerine kadar ilerlediler. O sırada Bosna Kralı II. Tvrtko'nun ölmesi Bosna Krallığı'nın iki varis arasında paylaşılması ve güneyde bulunan Hersek'in de ayrı bağımsız bir idare kazanması sonucunu doğurdu. II. Murad bundan istifade edip her üç idareyi de haraca bağladı.
Macarlar yeni Macaristan Kralı olarak o zaman olan 'ı Macar Krali I. Vladislav adi ile seçtiler ve Polonya/Lehistan ve Macaristan krallıkları aynı kişinin idaresi altına geçti. I. Vladislav voyvodalığına adlı, ailesinın aslı pek gizemli olan, fakat Eflak soylusu olduğunu iddia eden, bir kişiyi atadı. Bu kişiyi Osmanlılar ve Osmanlı tarihçiler "Hunyadi Yanos" olarak da anarlar. Böylelikle 20 yıl Osmanlılarla devamlı olarak bir Haçlı ruhu ile mücadele eden, Macarlar tarafından bir milli kahraman sayılan ve sonunda oğlu olan Matyas'in Macaristan Krallığına gelen bir kişi olan János Hünyadi Balkanlar siyaset sahnesine girmiş oldu. 1441'de János Hunyadi Semendire'yi Osmanlılar elinden geri aldı ve Transilvanya'ya gönderilen Osmanlı birliklerine karşı birkaç galibiyet kazandı.
 

Şu an konuyu görüntüleyenler (Toplam : 0, Üye: 0, Misafir: 0)

Geri
Üst