HERAKLES Otomatik Avlı kalıcı sunucu. 19 Haziran'da açılıyor. Atius & Wizard güvencesiyle hemen kayıt ol, ön kayıt ödülleri aktif. HEMEN TIKLA!
17. yüzyılda Isaac Newton'un
kalkülüs ve klasik mekaniğin
ilkelerini geliştirmesiyle bilimsel bir
devrim gerçekleşmişti. Bu tarihten
sonra biliminsanları doğaya daha
farklı bir açıdan bakmaya
başlamışlardı. Newton fiziği
sayesinde ilk kez cisimlerin
dinamikleri basit denklemlerle
belirlenebilmeye başlanmıştı. 18.
yüzyıl sonlarıyla 19. yüzyıl başlarında
Fransız bir fizikçi olan Pierre-Simon
Laplace Newton'un bu alandaki
çalışmalarının devamını getirdi.
Laplace daha sonraları Laplace
Şeytanı olarak anılacak fikrini şu
satırlarla dile getiriyordu:
"Evrenin halihazırdaki durumunu
geçmişin bir etkisi ve geleceğin
nedeni olarak görebiliriz. Dolayısıyla
her bir anda doğaya etkimekte olan
güçlerin tamamının bilgisine ulaşıp
doğayı oluşturan varlıkların
birbirleriyle olan etkileşimlerinden
haberdar olabilen, bununla da
kalmayıp bu uçsuz bucaksız bilgiyi
analiz edebilen bir akıl, evrendeki en
görkemli ve ağır cisimlerden en hafif
atoma kadar herşeyi tek bir formülde
toparlayıp geleceği de şimdinin
kesinliğiyle bilebilecektir."-Marquis
Pierre Simon de Laplace
Marquis Pierre Simon de Laplace
Laplace Şeytanı olarak anılan bu
düşünce geleceğin tamamiyle
geçmişteki etkilerden meydana
geldiğini savunan determinizmden
doğuyor. Öyle ki determinizm
özellikle de Laplace'dan sonra
yüzyıllar boyu biliminsanlarının
sadık kaldığı ilke oluyor. Zaten
bilimsel deneylerin doğasında da
belli etkileri kontrol altına alarak
madde ve canlıların tepkilerini
önceden tahmin edebilme düşüncesi
yatıyor.
Ancak doğa Laplace'ın beklediğinden
çok daha akıllıca deviniyor. Öyle ki
1800'lü yılların sonlarına doğru bilim
insanları bazı denklemleri çözmekte
başarısızlığa uğramaya başlıyorlar.
Bunların en göze çarpan örnekleriyse
matematikteki nonlineer (lineer
olmayan) denklemler oluyor.
Başlarda bu denklemler "istisna"
olarak damgalanıp göz ardı ediliyor.
Ancak daha sonralarda bu "istisna"
denklemler yeni bir düşünce
biçiminin doğuşuna neden oluyor.
Bu yeni düşünce biçimi bilimi
determinizmden uzaklaştırarak "kaos"
teoremine zemin hazırlıyor. Bu yeni
düşünce biçimini kısaca ifade eden
Danimarkalı ünlü fizikçi Niels Bohr
şöyle diyor:
"Özellikle de gelecek söz konusu
olduğunda tahmin zordur." - Niels
Bohr
kalkülüs ve klasik mekaniğin
ilkelerini geliştirmesiyle bilimsel bir
devrim gerçekleşmişti. Bu tarihten
sonra biliminsanları doğaya daha
farklı bir açıdan bakmaya
başlamışlardı. Newton fiziği
sayesinde ilk kez cisimlerin
dinamikleri basit denklemlerle
belirlenebilmeye başlanmıştı. 18.
yüzyıl sonlarıyla 19. yüzyıl başlarında
Fransız bir fizikçi olan Pierre-Simon
Laplace Newton'un bu alandaki
çalışmalarının devamını getirdi.
Laplace daha sonraları Laplace
Şeytanı olarak anılacak fikrini şu
satırlarla dile getiriyordu:
"Evrenin halihazırdaki durumunu
geçmişin bir etkisi ve geleceğin
nedeni olarak görebiliriz. Dolayısıyla
her bir anda doğaya etkimekte olan
güçlerin tamamının bilgisine ulaşıp
doğayı oluşturan varlıkların
birbirleriyle olan etkileşimlerinden
haberdar olabilen, bununla da
kalmayıp bu uçsuz bucaksız bilgiyi
analiz edebilen bir akıl, evrendeki en
görkemli ve ağır cisimlerden en hafif
atoma kadar herşeyi tek bir formülde
toparlayıp geleceği de şimdinin
kesinliğiyle bilebilecektir."-Marquis
Pierre Simon de Laplace
Marquis Pierre Simon de Laplace
Laplace Şeytanı olarak anılan bu
düşünce geleceğin tamamiyle
geçmişteki etkilerden meydana
geldiğini savunan determinizmden
doğuyor. Öyle ki determinizm
özellikle de Laplace'dan sonra
yüzyıllar boyu biliminsanlarının
sadık kaldığı ilke oluyor. Zaten
bilimsel deneylerin doğasında da
belli etkileri kontrol altına alarak
madde ve canlıların tepkilerini
önceden tahmin edebilme düşüncesi
yatıyor.
Ancak doğa Laplace'ın beklediğinden
çok daha akıllıca deviniyor. Öyle ki
1800'lü yılların sonlarına doğru bilim
insanları bazı denklemleri çözmekte
başarısızlığa uğramaya başlıyorlar.
Bunların en göze çarpan örnekleriyse
matematikteki nonlineer (lineer
olmayan) denklemler oluyor.
Başlarda bu denklemler "istisna"
olarak damgalanıp göz ardı ediliyor.
Ancak daha sonralarda bu "istisna"
denklemler yeni bir düşünce
biçiminin doğuşuna neden oluyor.
Bu yeni düşünce biçimi bilimi
determinizmden uzaklaştırarak "kaos"
teoremine zemin hazırlıyor. Bu yeni
düşünce biçimini kısaca ifade eden
Danimarkalı ünlü fizikçi Niels Bohr
şöyle diyor:
"Özellikle de gelecek söz konusu
olduğunda tahmin zordur." - Niels
Bohr
