Fethi Polat 1
Fethi Polat
InfernoShade 1
InfernoShade
Psych0SoociaL 1
Psych0SoociaL
onur akbaş 1
onur akbaş
noisiv 1
noisiv
xranzei 1
xranzei
Bvural41 1
Bvural41
D 1
delimuratt
ShadowFon 1
ShadowFon
shrpnl 1
shrpnl
DEVLOPER 1
DEVLOPER
Manwe Work 1
Manwe Work
Hikaye Ekle

Hogeacvank Manastırı

  • Konuyu başlatan Konuyu başlatan azrailkadir27
  • Başlangıç tarihi Başlangıç tarihi
  • Cevaplar Cevaplar 0
  • Görüntüleme Görüntüleme 287

azrailkadir27

Moderatör
TM Üye
Katılım
17 Nis 2011
Konular
2,171
Mesajlar
6,362
Çözüm
45
Reaksiyon Skoru
1,041
Altın Konu
0
TM Yaşı
15 Yıl 2 Ay 5 Gün
Başarım Puanı
340
MmoLira
1,054
DevLira
0
Ticaret - 0%
0   0   0

HERAKLES Otomatik Avlı kalıcı sunucu. 19 Haziran'da açılıyor. Atius & Wizard güvencesiyle hemen kayıt ol, ön kayıt ödülleri aktif. HEMEN TIKLA!

Van`ın Çatak ilçesi kırsalında 700′lü
yıllarda inşa edilen 22 odalı
Hogeacvank Manastırı, AA ekibi
tarafından 4 saat süren zorlu
yolculuğun ardından görüntülendi.
Tarih öncesi devirlerden günümüze
kadar onlarca farklı inanç ve millete
kucak açan Anadolu, her karış
toprağında bu zenginliğinin mirasını
barındırıyor. Urartu Krallığı`ndan
bugüne kadar bölgede hüküm süren
onlarca medeniyete evsahipliği
yapan Van`da da özellikle dini
yapılar dikkati çekiyor.
Yaşanan terör olayları nedeniyle
uzun yıllar güvenlik gerekçesiyle
gidilmesi yasaklanan bölgelerde
bulunan dini yapılar, çözüm
sürecinin başlaması ve güvenlik
tehdidinin ortadan kalkmasıyla
ziyarete açıldı.
DER MERYEM KİLİSESİ OLARAK DA
BİLİNİYOR
Van`a 130 kilometre uzaklıktaki Çatak
ilçesine bağlı Bilgi köyünden 4 saat
süren yürüyüşün ardından ulaşılan
ve halk arasında “Der Meryem
Kilisesi“ olarak bilinen Hodeacvank
Manastırı, şimdilerde Van`ın en
önemli turizm merkezleri arasındaki
yerini bulmaya çalışıyor.
Hz. İsa`nın havarilerinden
Bartholomeus tarafından şapel
olarak kurulduğu tahmin edilen,
geçmiş dönemlerde definecilerin
hedefi haline gelen ve bakımsızlık
nedeniyle büyük bölümü tahrip olan
manastır, mimarisi ve ihtişamıyla
adeta bir kaleyi andırıyor.
Yapılış tarihiyle ilgili kesin bir bilgi
olmamasına rağmen bazı kaynaklarda
8. yüzyılda inşa edildiği varsayılan ve
yaklaşık 2 bin metrekarelik alanı
kaplayan manastıra, güney
tarafındaki bir kapıdan giriş
yapılıyor.
Yüzüncü Yıl Üniversitesi (YYÜ)
Edebiyat Fakültesi Sanat Tarihi
Bölümü Öğretim Üyesi Yrd. Doç. Dr.
Yalçın Karaca, içinde Vierge Marie
(Kutsal Bakire Meryem) Kilisesi,
şapel, kilise evi ve 22 oda bulunan
manastırın kuruluş tarihiyle ilgili net
bir bilgiye sahip olmadıklarını
söyledi.
AKDAMAR KİLİSESİNDEN ÖNCE İNŞA
EDİLMİŞTİ
Karaca, Ermeniler arasında, Hz.
İsa`nın havarilerinden
Bartholomeus`un, havari Andrea`dan
aldığı Vierge Marie resmiyle
manastırda şapel inşa ettirdiği, bu
ikonu korumak amacıyla da rahibeler
topluluğu oluşturduğuna inanıldığını
bildirerek, şöyle konuştu:
“9. yüzyılda bölgede kurulan
Vaspurakan Krallığı`nın resmi
tarihçisi olan Thomas Ardzruni bu
manastırın bir başrahibinden söz
eder. Bu verilere dayanarak
Hogeacvank Manastırı`nın
kuruluşunu 9. yüzyıl öncesine
tarihlemek mümkün. Bu açıdan
baktığımız zaman Akdamar Kilisesi
915-921 tarihlidir ve bu manastırın
Akdamar Kilisesi`nden önce
yapıldığını söylememiz mümkündür.
Ancak gözönünde bir yere inşa
edilmemiştir. Bu nedenle de gerek
Ermeni halkı gerekse yöre insanı
tarafından pek bilinmemektedir.“
Manastırın, Havari Bartholomeus
tarafından getirilen Vierge Marie
resminin 19. yüzyıla kadar burada
muhafaza edildiğine inanılmasından
dolayı uzun yıllar faal olarak
kullanıldığını anlatan Karaca,
manastırdaki ikonu görmek için
birçok dünya ülkesinden çok sayıda
kişinin manastırı ziyaret ettiğini dile
getirdi.
Karaca, 14-16. yüzyıllar arasında
manastırda kitaplar yazıldığına
değinerek, Ermeni tarihçilerin verdiği
bilgilere göre, Hristiyanlar açısından
önemli olan 4 el yazması kitabın bu
manastırda yazıldığı bilgisine sahip
olduklarını kaydetti.
Yüzyıllarca önemli bir merkez olarak
hizmet veren manastırın uğradığı
tahribata rağmen halen ayakta
kalmayı başardığını vurgulayan
Karaca, “Manastır şu anda metruk
bir halde. Bu tür yerleri turizme
kazandırmanın önemli olduğunu
bilmemiz gerekiyor. Van Gölü havzası
gerek İslam gerekse Hristiyan inancı
ve mimarisi açısından çok zengin.
Der Meryem Kilisesi de 1651′den
itibaren Akdamar Kilisesi`ne bağlı
piskoposluk merkezi görevini
yapmıştır“ diye konuştu.
-Müslüman yöre halkı tarafından
kutsal sayılan manastır
Karaca, yöre halkı tarafından belirli
aralıklarla ziyaret edilen ve kutsal
sayılan manastıra giden
vatandaşların, dış duvarlarını
adaklarla süslediğine işaret ederek,
böylesi bir durumun, bölge insanının
Hz. İsa`ya, Hz. Meryem`e ve
Hristiyanlık inancına verdiği önemi
gösterdiğini belirtti.
Manastırı ziyaret ederek dilek tutan
bazı vatandaşların, burada horoz
kestikten sonra yapının etrafında
döndüğünü, duvarlarına çivi çaktığını
ve bezden beşikler yaptıktan sonra
dualar ettiğini söyleyen Karaca,
dualarının kabul olduğuna inanan ve
çocuk sahibi olan birçok kişinin
çocuklarına da “Meryem“ ya da “İsa“
ismi verdiğini ifade etti.
-Son 40-50 yılda tahribat arttı
AA ekibiyle, Bilgi köyü Üçyüzler
mezrasından manastıra 4 saatlik
zorlu yolculuk sonrası ulaşan 60
yaşındaki Abdullah Berge ise
köylerinde yaşayan bir kişinin 6 yıl
boyunca manastırda hizmetli olarak
çalıştığını ve kendilerine manastır
hakkında çeşitli bilgiler verdiğini
anlattı.
Gençlik dönemlerinde gittikleri
manastırın iki katlı olduğunu
hatırladığını vurgulayan Berge,
manastırın 40-50 yılda büyük
bölümünün bakımsızlıktan yıkıldığını
söyledi.
ÇOCUĞU OLMAYANLAR MANASTIRA
ADAKTA BULUNUYOR
Çocuğu olmayan yöre halkının
manastıra gelerek adakta
bulunduğuna değinen Berge,
“Adakta bulunanların çocukları
olduğunda adlarını erkek ise İsa, kız
ise Meryem bırakıyorlar. Van,
Diyarbakır, Batman ve Bitlis`ten çok
sayıda insan buraya çocuğunun
olması için geliyor“ diye konuştu.
Çatak ilçesinin Alaçayır köyünden
manastırı ziyarete gelen 51 yaşındaki
Faysal Yağmur da gençliğinde
ablasının Gürpınar Kırkgeçit köyüne
gelin gittiğini ve o dönemde araç
olmadığı için yaya olarak vadiden
geçerken manastırı fark ederek
gezdiğini anımsattı.
Yağmur, “O zamanlar manastır
sağlamdı. 6-7 kapıdan geçtikten
sonra karanlık olduğu için korktuk ve
geri döndük. Şimdi harap olmuş. Bu
halini görünce çok üzüldüm. Çocuğu
olmayan ablam da buraya gelerek
dua etti ve bir oğlu oldu. Adını İsa
bıraktı“ ifadelerini kullandı.
 

Şu an konuyu görüntüleyenler (Toplam : 0, Üye: 0, Misafir: 0)

Geri
Üst