Türkiye'de ilk Mobil & PC Aynı Anda Metin2 Oyna. Triarchonline kalıcı ve uzun ömürlü yapısı ile 24 Temmuz'da açılıyor. | 1-99 Mobil Metin2 Triarch HEMEN TIKLA!
80 Günde Devri Alem Özeti
Fogg, tek bir gecikme ya da tek bir aksilik sonucu her şeyini kaybetmesine neden olacak bu imkânsız yolculuğa yardımcısı Passeportaut eşliğinde koyulur.
Bu arada, bir dedektif Fix, bir banka soyguncusunun peşin*dedir. Banka soyguncusu, Bay Fooga çok benzemektedir. Bu yüzden, dedektif Fogg ve yardımcısını adım adım izlemektedir. Hatta, soyguncuyu buldum diye merkezine haber verip, tutukla*mak için izin ister. Çünkü yaptığı istihbarata göre, Fogg İngilte*reden çok acele çıkmıştır ve de yanında büyük miktarda da para taşımaktadır.
Üç kahramanımızın bindiği gemi Afrikaya varmıştır. Afri*kadan 14 Ekimde Adene, oradan 20 Ekimde Hindistanın Bom*bay limanına varırlar.
Dedektif Fix, Hindistan polisinden Foggun tutuklanmasmı ister. Hind polisi, İngiltereden emir gelmeden bu işi yapamaya*caklarını belirtip, reddeder.
Bombayda, Foggun yardımcısı, treni beklerlerken, bir tapı*nağa ayakkabı ile girdiği için, ayakkabıları çıkartılarak tapınaktan sille tokat atılır. Bunu efendisine söylemez.
Trene binip, Hindistanın içlerine doğru yola koyulurlar. An*cak, tren hattı henüz tamamlanmadığı için, Tren belli bir yerde durur. Daha ileri gitmesi mümkün değildir. Araya araya bir fil bulup, satın alırlar. Ve yola koyulurlar. Hedef Kalkütadır.
Yolda, fil duraklar. İnsan kokusu almıştır. Saklanırlar. Bir ka*file, aralarında bir ceset ve kurban edecekleri bir genç kız den geçip gider. Sabaha kadar bekleyip kızı kurtarırlar. Artık dört kişi olmuşlardır. Kalkütaya varırlar. Rehber ve fili geri gönderir*ler. Kız yanlarında kalır. Kızın adı Aoudadır.
Kız, hayretler içindeydi. Bir gün önce ölmüş olacaktı. Bugün ise yabancı insanlarla bir arada bulunuyordu.
Akşam, gemiye binirj gitmelerine beş saat varken, yanlarına yaklaşan bir polis onları müdüriyete davet etti. Durum anlaşılmış*tı. Dedektif Fix, Foggu tutuklatamayınca, yardımcısının tapınağa, ayakkabı ile girmesi konusunu işleyerek, rahiplerin şikâyetçi ol*masını sağlamış, böylelikle de polis olaya el koymuştu. İki bin pound ödeyerek kefaletle serbest kaldılar.
Hemen bir gemiye binip Hong Konga doğru yola düştüler. Dedektif Fix yine peşlerindeydi. Hong Kongda kendilerini götü*recek, gemiyi beklerlerken, Detektif Fix, Bay Foggun yardımcısıy*la ahbaplığı ilerletir. Ona polis olduğunu açıklar. Yardımcı, efen*disine geminin kalkış saatini bildiremesin diye de onu sarhoş edip, oyalaı.
Bu esnada, bay Fogg Hong Kong çarşılarında alışveriş için gezmektedir.
Gece yatar. Sabah gemiyi kaçırdığını anlar. Fix yanma yakla*şır. Sevincini belli etmeden, onunla konuşur. Çünkü en yakın gemi bir haftadan önce gelmeyecektir.
Fogg bir kayık kiralar. Bilmeden, Fixi de kendileri ile birlikte gitme teklifini, Fix mennuniyetle kabul eder. Küçük tekne ile yola çıkarlar.
Yardımcı ise, gemidedir. Gece uyanmış, koşa koşa kendisini gemiye atmıştır. Efendisinin olmadığını ancak, gemi hareket ettik*ten sonra anlayabilmiştir. Ama iş işten geçmiştir. Geminin vardığı yerde, Amerikaya gitmek için gemi aramaya başlar. Parası olma*dığı için, aşçılık yapmaya bile razıdır. Böyle dolaşırken, bir sirke uzun burunluların alınacağı ilanını görür. Müracaat eder ve karın tokluğuna çalışmaya razı olur. ¦ r .
Bir gün akşam, gösteriden sonra, seyirciler arasında oturan Efendisi Bay Foggu görünce hayretlere düşer. Yine bir araya gelirler. Albay Stamp Proctor isimli birisi ile kavga ettiler .
Hep birlikte, General Grand gemisi ile Amerikaya doğru yo*la çıkarlar. 3 Aralıkta San Fransiscoya ulaşırlar. Tüm aksaklıklara rağmen, Foggun hedeflediği tarihte bir sapma olmamıştır.
Fakat, aksilikler de bitmemişti. Amerikada kavga ettikleri Albay, peşlerindeydi. Nitekim trende Bay Foggla karşılaşırlar ve düello için trenin arkasına doğru yürürler. Tam bu esnada, Kızıl*derililer trene saldırır. Foggun yardımcısının cesareti sayesinde bu saldırı püskürtülür. Bu arada Albay yaralanmış, yardımcısı ise kaybolmuştur.
Fogg treni kaçırma pahasına gider ve yardımcısını bulur. Bu sefer temin ettikleri bir kızakla yollarına devam edip ve Omahaya vardılar.. Omahadan da trenle Şikagoya kadar geldi*ler. 10 Aralıkta ise New Yorktaydılar. Ancak, gidecekleri gemiyi kaçırmışlardı.
Ama, Bay Foggun durmaya niyeti yoktu. 8000 dolara bir gemi kiralar ve ertesi gün yolculuğa çıkarlar. Hiçbir limana yana*şıp yakıt ikmali yapmadıkları için, yolda geminin kömürü biter. Bay Fogg, bu sefer de gemiyi sahibinden 60 bin dolara satın alır. Ve gemi, üst tarafında ağaçtan yapılma ne varsa yakarak yoluna devam edip, İrlandaya kadar varır. Artık yol yaklaşmıştı. İrlan*dadan önce bir trene, sonra da bir gemiye binerek Liverpoola vardılar.
Liverpoolda, dedektif Fİx Bay Fogga yanaşıp ismini sordu ve İngiliz Kraliçesi adına sizi tutukluyorum dedi.
Foggun canı çok sıkılmıştı. Saatini önüne koymuş, durma*dan bakıyordu.
Birkaç saat geçmemişti ki, Fix içeri girerek, Sizden özür dili*yorum bayım, gerçek hırsız üç gün önce yoklanmış dedi. Fogg ayağa kalktı ve Detektife esaslı bir yumruk atarak onun ayaklarını yer*den kesti.
Hemen istasyona koştular. Tren yoktu. Bay Fogg özel bir tren tuttu. Dokuza on kala Londraya vardılar. Ancak, geç kalmış ve bahsi kaybetmişti.
Evine geldi ve odasına kapandı. Ertesi gün Aouda ile ko*nuşmaya başladı.
Seninle ilgili çok güzel düşüncelerim vardı. Ancak, şimdi her şeyini kaybetmiş birisiyim. Sana ancak, az bir para verebili*rim.
Aouda, hayatımı kurtardınız, sizden daha başka ne isteyebilirim. Hem ben sizi seviyorum dedi.
Evlenmeye karar verdiler .Bir gün sonra, akşam evlenecek*lerdi.
Foggun beş arkadaşı, dakikaları sayıyorlar, Foggun artık gelemeyeceğini hesap ediyorlardı. Tam saatinde, Fogg içeri girdi ve geldim dedi
Bu nasıl olmuştu. Gayet basit. Fogg ve arkadaşları bir gün erken gelmişlerdi. Ancak, Bay Fogg, bunun farkında değildi. Yar*dımcı ertesi gün kendisini az bir zaman kala ikaz etmese, yine farkında olmayacaktı
Ve Bay Fogg artık yine zengin bir adamdı.
Fogg, tek bir gecikme ya da tek bir aksilik sonucu her şeyini kaybetmesine neden olacak bu imkânsız yolculuğa yardımcısı Passeportaut eşliğinde koyulur.
Bu arada, bir dedektif Fix, bir banka soyguncusunun peşin*dedir. Banka soyguncusu, Bay Fooga çok benzemektedir. Bu yüzden, dedektif Fogg ve yardımcısını adım adım izlemektedir. Hatta, soyguncuyu buldum diye merkezine haber verip, tutukla*mak için izin ister. Çünkü yaptığı istihbarata göre, Fogg İngilte*reden çok acele çıkmıştır ve de yanında büyük miktarda da para taşımaktadır.
Üç kahramanımızın bindiği gemi Afrikaya varmıştır. Afri*kadan 14 Ekimde Adene, oradan 20 Ekimde Hindistanın Bom*bay limanına varırlar.
Dedektif Fix, Hindistan polisinden Foggun tutuklanmasmı ister. Hind polisi, İngiltereden emir gelmeden bu işi yapamaya*caklarını belirtip, reddeder.
Bombayda, Foggun yardımcısı, treni beklerlerken, bir tapı*nağa ayakkabı ile girdiği için, ayakkabıları çıkartılarak tapınaktan sille tokat atılır. Bunu efendisine söylemez.
Trene binip, Hindistanın içlerine doğru yola koyulurlar. An*cak, tren hattı henüz tamamlanmadığı için, Tren belli bir yerde durur. Daha ileri gitmesi mümkün değildir. Araya araya bir fil bulup, satın alırlar. Ve yola koyulurlar. Hedef Kalkütadır.
Yolda, fil duraklar. İnsan kokusu almıştır. Saklanırlar. Bir ka*file, aralarında bir ceset ve kurban edecekleri bir genç kız den geçip gider. Sabaha kadar bekleyip kızı kurtarırlar. Artık dört kişi olmuşlardır. Kalkütaya varırlar. Rehber ve fili geri gönderir*ler. Kız yanlarında kalır. Kızın adı Aoudadır.
Kız, hayretler içindeydi. Bir gün önce ölmüş olacaktı. Bugün ise yabancı insanlarla bir arada bulunuyordu.
Akşam, gemiye binirj gitmelerine beş saat varken, yanlarına yaklaşan bir polis onları müdüriyete davet etti. Durum anlaşılmış*tı. Dedektif Fix, Foggu tutuklatamayınca, yardımcısının tapınağa, ayakkabı ile girmesi konusunu işleyerek, rahiplerin şikâyetçi ol*masını sağlamış, böylelikle de polis olaya el koymuştu. İki bin pound ödeyerek kefaletle serbest kaldılar.
Hemen bir gemiye binip Hong Konga doğru yola düştüler. Dedektif Fix yine peşlerindeydi. Hong Kongda kendilerini götü*recek, gemiyi beklerlerken, Detektif Fix, Bay Foggun yardımcısıy*la ahbaplığı ilerletir. Ona polis olduğunu açıklar. Yardımcı, efen*disine geminin kalkış saatini bildiremesin diye de onu sarhoş edip, oyalaı.
Bu esnada, bay Fogg Hong Kong çarşılarında alışveriş için gezmektedir.
Gece yatar. Sabah gemiyi kaçırdığını anlar. Fix yanma yakla*şır. Sevincini belli etmeden, onunla konuşur. Çünkü en yakın gemi bir haftadan önce gelmeyecektir.
Fogg bir kayık kiralar. Bilmeden, Fixi de kendileri ile birlikte gitme teklifini, Fix mennuniyetle kabul eder. Küçük tekne ile yola çıkarlar.
Yardımcı ise, gemidedir. Gece uyanmış, koşa koşa kendisini gemiye atmıştır. Efendisinin olmadığını ancak, gemi hareket ettik*ten sonra anlayabilmiştir. Ama iş işten geçmiştir. Geminin vardığı yerde, Amerikaya gitmek için gemi aramaya başlar. Parası olma*dığı için, aşçılık yapmaya bile razıdır. Böyle dolaşırken, bir sirke uzun burunluların alınacağı ilanını görür. Müracaat eder ve karın tokluğuna çalışmaya razı olur. ¦ r .
Bir gün akşam, gösteriden sonra, seyirciler arasında oturan Efendisi Bay Foggu görünce hayretlere düşer. Yine bir araya gelirler. Albay Stamp Proctor isimli birisi ile kavga ettiler .
Hep birlikte, General Grand gemisi ile Amerikaya doğru yo*la çıkarlar. 3 Aralıkta San Fransiscoya ulaşırlar. Tüm aksaklıklara rağmen, Foggun hedeflediği tarihte bir sapma olmamıştır.
Fakat, aksilikler de bitmemişti. Amerikada kavga ettikleri Albay, peşlerindeydi. Nitekim trende Bay Foggla karşılaşırlar ve düello için trenin arkasına doğru yürürler. Tam bu esnada, Kızıl*derililer trene saldırır. Foggun yardımcısının cesareti sayesinde bu saldırı püskürtülür. Bu arada Albay yaralanmış, yardımcısı ise kaybolmuştur.
Fogg treni kaçırma pahasına gider ve yardımcısını bulur. Bu sefer temin ettikleri bir kızakla yollarına devam edip ve Omahaya vardılar.. Omahadan da trenle Şikagoya kadar geldi*ler. 10 Aralıkta ise New Yorktaydılar. Ancak, gidecekleri gemiyi kaçırmışlardı.
Ama, Bay Foggun durmaya niyeti yoktu. 8000 dolara bir gemi kiralar ve ertesi gün yolculuğa çıkarlar. Hiçbir limana yana*şıp yakıt ikmali yapmadıkları için, yolda geminin kömürü biter. Bay Fogg, bu sefer de gemiyi sahibinden 60 bin dolara satın alır. Ve gemi, üst tarafında ağaçtan yapılma ne varsa yakarak yoluna devam edip, İrlandaya kadar varır. Artık yol yaklaşmıştı. İrlan*dadan önce bir trene, sonra da bir gemiye binerek Liverpoola vardılar.
Liverpoolda, dedektif Fİx Bay Fogga yanaşıp ismini sordu ve İngiliz Kraliçesi adına sizi tutukluyorum dedi.
Foggun canı çok sıkılmıştı. Saatini önüne koymuş, durma*dan bakıyordu.
Birkaç saat geçmemişti ki, Fix içeri girerek, Sizden özür dili*yorum bayım, gerçek hırsız üç gün önce yoklanmış dedi. Fogg ayağa kalktı ve Detektife esaslı bir yumruk atarak onun ayaklarını yer*den kesti.
Hemen istasyona koştular. Tren yoktu. Bay Fogg özel bir tren tuttu. Dokuza on kala Londraya vardılar. Ancak, geç kalmış ve bahsi kaybetmişti.
Evine geldi ve odasına kapandı. Ertesi gün Aouda ile ko*nuşmaya başladı.
Seninle ilgili çok güzel düşüncelerim vardı. Ancak, şimdi her şeyini kaybetmiş birisiyim. Sana ancak, az bir para verebili*rim.
Aouda, hayatımı kurtardınız, sizden daha başka ne isteyebilirim. Hem ben sizi seviyorum dedi.
Evlenmeye karar verdiler .Bir gün sonra, akşam evlenecek*lerdi.
Foggun beş arkadaşı, dakikaları sayıyorlar, Foggun artık gelemeyeceğini hesap ediyorlardı. Tam saatinde, Fogg içeri girdi ve geldim dedi
Bu nasıl olmuştu. Gayet basit. Fogg ve arkadaşları bir gün erken gelmişlerdi. Ancak, Bay Fogg, bunun farkında değildi. Yar*dımcı ertesi gün kendisini az bir zaman kala ikaz etmese, yine farkında olmayacaktı
Ve Bay Fogg artık yine zengin bir adamdı.
