Polisiye romanın usta ismi Arne Dahlın Ölümün Sesi adlı romanı zekice işlenmiş entrikasıyla dikkat çekiyor
Cazın gizemi polisiyenin gizemiyle buluşunca
İskandinav edebiyatının en iyi polisiye yazarlarından biri olarak kabul edilen Arne Dahlın 10 kitaplık Intercrime serisinin ilk romanı Ölümün Sesi, Dedektif Paul Hjelmin bir rehine olayını kanlı bir şekilde çözmesi üzerine hakkında açılan soruşturmayla başlıyor. Hjelm, meslek yaşamının sona erdiğini düşünürken İsveç Cinayet Masası komiseri tarafından özel bir birime, A Takımına atanır. Bu birimde, ülkenin çeşitli bölgelerinden toplanan bir grup seçkin memur, kendine has bir öldürme yöntemi ve rafine zevkleri olan bir katili yakalamakla görevlendirilir.
İsveçin önde gelen işadamlarını hedef alan katil, geceleri kurbanın evine girer, gelmesini bekler, başına iki kurşun sıkıp kurşunları duvardan çıkarır. Evde beklerken, ünlü caz piyanisti Thelonious Monkun caz klasiği Misteriosonun nadir bulunan kayıtlarından birini dinler. Hjelm ve A Takımının diğer üyeleri, geride çok az kanıt bırakan katilin peşine düşüp müthiş bir soruşturma yürütmeye başlarlar. İşin ucu İsveçli işadamlarının gizli cemiyetlerine, bankacılık dünyasına ve Rus mafyasına uzanır. Bu karmaşık soruşturma sürecinde Misterioso en önemli ipuçlarından biri olacaktır.
Çağdaş polisiye türünün ustası Arne Dahlın bu kitabı, sağlam ve zekice kurgusuyla dikkat çekiyor. Gizemi korumak ve sonuna kadar sürdürmek konusunda polisiyedeki yeteneğini tabiri caizse konuşturan yazar, cazın gizemli ruhunu da katarak romanına özgün bir boyut kazandırıyor.
Dahlın 10 kitaplık Intercrime serisi dünyada 2,5 milyon sattı. Serinin ilk kitabı olan Ölümün Sesi sinemaya da uyarlandı.
KİTAPTAN
Bir saatten fazladır aynı yerde oturuyor.
Sonra ön kapının açıldığını duyuyor. Anahtarlar şakırdıyor. Adamın tek başına olduğunu biliyor. Adam koridorda alçak sesle küfür ediyor, fark edilebilen ama aşırı olmayan bir sarhoşluk hali. En keyifli noktayı bulabilen ve tüm akşam o noktada nasıl kalınacağını bilen birinin kafayı bulma hali bu daha çok. Adamın ayakkabılarını çıkardığını ve terliklerini düzgün bir şekilde ayağına geçirdiğini işitiyor; adamın kravatının düğümünü gevşetip ipek gömleğinin üzerine sarkıtmasının sesini dahi duyabileceğini düşünüyor. Adam ceketinin düğmelerini açıyor.
Adam zaten aralık ve neredeyse dört beş metre yüksekliğindeki çift kanatlı kapının bir kanadını açıyor. Oturma odasına giriyor, terliklerinden biri ayağından çıkıyor; adam sövüyor, eğilip terliği tekrar giymeyi başarıyor ve hoş pusun içinden onu görüyor. Neler olduğunu anlamaya çalışıyor.
Adam azametli bir tavırla, Sen kendini kim sanıyorsun da evime böyle elini kolunu sallayarak giriyorsun! diyor.
Ünlü son sözler.
Kucağından silahını kaldırıp art arda sessizce iki el ateş ediyor.
Adam bir an donakalıyor, hiç kıpırdamıyor.
Sonra dizlerinin üzerine çöküp öne doğru eğiliyor.
On saniye kadar böyle kaldıktan sonra yan tarafa devriliyor.
Silahı cam masanın üzerine koyup derin bir nefes alıyor.
Zihninde bir liste canlanıyor. Listedeki bir adın üstünü çiziyor.
Sonra müzik setinin yanına giderek açma düğmesine basıyor. Kasetçaları açıp kaseti içine koyuyor; kapağı tekrar kapatınca ilk piyano notaları odanın içinde dolaşmaya başlıyor.
YORUMLAR
Arne Dahl günümüzün en iyi polisiyelerini yazıyor.
Die Zeit
Arne Dahl kesinlikle en üst düzeyde, zekice polisiyeler yazıyor.
Berliner Morgenpost
Usta Henning Mankelli tahtından etmeye aday, müthiş yetenekli bir hikâye anlatıcı.
Der Standard
Polisiye türünün ustası.
Corriere della Sera
Misterioso usta işi bir polisiye.
Kristelig Dagblad (Danimarka)
Polisiye türünün ustası Arne Dahl Misteriosoyla, kesinlikle entrikası en bol polisiyelerinden birini yazmış.
Corriere Della Sera (İtalya)
YAZARIN ALDIĞI ÖDÜLLER
2004te Danimarka Polisiye Yazarları Akademisi Ödülü
2005-2006da Alman Polisiye Yazarlığı Ödülü
2007de Readers Digestte Avrupanın En İyi Polisiye Yazarı
2007de İsveç Polisiye Yazarları Akademisinin Özel Başarı Ödülü (tüm eserleri için)
2011de İsveç Polisiye Yazarları Akademisinin Yılın En İyi Kitabı Ödülü