KİTABIN KONUSU
Bu kitap;yazarın,Hatayı da içeren Fransız mandası altındaki Suriyede kaldığı yıllarda yurduna duyduğu özlemle kaleme alınmıştır.
KİTABIN ÖZETİ
Kitapta yazar Hataya dogru giderken gezip gördüğü yerlerin anlatıyor.Burada karsılaştığı yerel halkla arasında geçen olayları anlatıyor.Yazar Antakyayı çok beğeniyor orada mutlu olmak için elinden geleni yapıyor fakat memleketine karsı duyduğu özlemi yinede engelleyemiyor.Ayrıca yazar kitapta Hatayda gördüğü tarihi yerleri okuyucu anlatmaktdır. Yazar zorunlu olarak yurt dışına gönderildigi için ülkesine duyduğu dödükten sonra 1938 yılında çıkarılan af yasasından sonra Suriyede yaşadığı günlerini kitapta anlatamaktadır.Yazar yalnız durgun ve sessiz değildir.Bazan meltemler denizi köpüklerle boğar, dalğlara uçuk dumanlar yayar başımıza uğultular sokar Bu bütün mevsimlerin enaz sevdiğim havasıdır, bana yalnızlık, köşeye çekilme isteği verir.Zaten yazar diline insanlarına yabancı olduğu bir yere gittiği için kendi çok yalnız hissetmektedir.Yazar kendisi yuvasını kaybetmiş bir kurbağaya benzetiyor aslında birazda kendisine verilen bu cezanının biraz ağır olduğunu düşünüyor.Çünkü yazar İstabul hükümetini savunduğu ve Ankara hükümetini eleştirdiği için bu cezaya çarptırılıyor fakat kendisini haklı olğunu savunuyor.
KİTABIN ANAFİKRİ
Yurdundan ayrılan bir kişinin yurduna duyduğu özlemi anlatmaktadır.İnsan ne olursa olsun yurdunu sever ancak bu sevgiyi yurdundan ayrıldığında anlar
KİTAPTAKİ OLAYLARIN VE SAHISLARIN DEĞERLENDİRİLMESİ
Yazar kitabı kendi yasamıs oldugu olayları anlatıyor.Romanlardaki gibi belli başlı karakterler yok yalnızca gezisi sırasında karşılaştığı bazı kişilerle arasında ufak konuşmalardan ibarettir.
Bu kitap;yazarın,Hatayı da içeren Fransız mandası altındaki Suriyede kaldığı yıllarda yurduna duyduğu özlemle kaleme alınmıştır.
KİTABIN ÖZETİ
Kitapta yazar Hataya dogru giderken gezip gördüğü yerlerin anlatıyor.Burada karsılaştığı yerel halkla arasında geçen olayları anlatıyor.Yazar Antakyayı çok beğeniyor orada mutlu olmak için elinden geleni yapıyor fakat memleketine karsı duyduğu özlemi yinede engelleyemiyor.Ayrıca yazar kitapta Hatayda gördüğü tarihi yerleri okuyucu anlatmaktdır. Yazar zorunlu olarak yurt dışına gönderildigi için ülkesine duyduğu dödükten sonra 1938 yılında çıkarılan af yasasından sonra Suriyede yaşadığı günlerini kitapta anlatamaktadır.Yazar yalnız durgun ve sessiz değildir.Bazan meltemler denizi köpüklerle boğar, dalğlara uçuk dumanlar yayar başımıza uğultular sokar Bu bütün mevsimlerin enaz sevdiğim havasıdır, bana yalnızlık, köşeye çekilme isteği verir.Zaten yazar diline insanlarına yabancı olduğu bir yere gittiği için kendi çok yalnız hissetmektedir.Yazar kendisi yuvasını kaybetmiş bir kurbağaya benzetiyor aslında birazda kendisine verilen bu cezanının biraz ağır olduğunu düşünüyor.Çünkü yazar İstabul hükümetini savunduğu ve Ankara hükümetini eleştirdiği için bu cezaya çarptırılıyor fakat kendisini haklı olğunu savunuyor.
KİTABIN ANAFİKRİ
Yurdundan ayrılan bir kişinin yurduna duyduğu özlemi anlatmaktadır.İnsan ne olursa olsun yurdunu sever ancak bu sevgiyi yurdundan ayrıldığında anlar
KİTAPTAKİ OLAYLARIN VE SAHISLARIN DEĞERLENDİRİLMESİ
Yazar kitabı kendi yasamıs oldugu olayları anlatıyor.Romanlardaki gibi belli başlı karakterler yok yalnızca gezisi sırasında karşılaştığı bazı kişilerle arasında ufak konuşmalardan ibarettir.