Hikayeler

Reklam vermek için turkmmo@gmail.com

Coğrafya Terimler Sözlüğü

Metin2 EP, Valorant VP dahil tüm oyun ürünlerini en uygun fiyatlarla bulabilir, Item ve Karakterlerinizi hızlıca satabilirsiniz. HEMEN TIKLA!

U-Ü

UÇAN SU: Bakınız şelale

ULAŞIM: 1.Bir nesneyi veya bir kişiyi bulunduğu yerden farklı bir yere aktarmadır.(tr.wikipedia.org/wiki/Ulaşım) 2. Köyler, şehirler, ülkeler arasında bir yerden bir yere gidiş geliş, münakale, muvasala, temas

ULTRABAZİK: Kayacın kimyasal bileşimine ait SiO2 içeriği % 45’ten az olan kayaçlar için kullanılan terim. Bazı meteorlarda varlığı gözlemlenen bu magmatik kayaç, bünyesinde kuars ve feldispat ihtiva etmez; esas unsuru Fe-Mg silikatlarla metal oksitleri-sülfürleri-nabit metalleri teker teker veya her üçü birden bulunur.

UVALA: Genişleyip, derinleşen dolinlerin birleşmesiyle oluşan, dolinlerden daha büyük çukurluklardır. Uvaların düzensiz şekle sahip olması ve tabanlarındaki erimeden geriye kalan kalker çıkıntıları dolinlerden kolayca ayırt edilmesini sağlar.

UZAY: Uzay ya da fezâ, Dünya’nın atmosferi dışında ve diğer gök cisimleri arasında yer alan, gök cisimleri hariç, evrenin geri kalan kısmındaki sonsuz olduğu düşünülen boşluğa verilen isimdir. Ortalama sıcaklığı -270 °C, mutlak sıfır noktası ise -273 santigrat derecedir. Atmosfer ile uzay arasında kesin bir sınır bulunmamaktadır, fakat Dünya’nın atmosferi yukarı doğru çıkıldıkça incelmektedir. Uzayda tahminen milyarlarca galaksi bulunmaktadır. Bu tahmini galaksilerin içinde tahminen milyonlarca sistemler, gezegenler ve astroitler bulunmaktadır.

ÜLKE: Bir devletin egemenlik sahası a) Kara egemenlik alanı: Devletin egemenliği altında bulunan topraklar. Uluslararası antlaşmalarla belirlenmiş kara sınırları vardır. b) Deniz egemenlik sahası: Kara suları sınırları içinde kalan sular, yeraltı ve su bileşimi kaynaklarıyla birlikte kara ülkesinin devamıdır. c) Hava egemenlik sahası: Devletin kara ve denizleri üzerine denk gelen atmosfer katlarıyla onun üzerinde saha, o devletin egemenlik alanı kabul edilir.


Uvala : Genişleyip, derinleşen dolinlerin birleşmesiyle oluşan, dolinlerden daha büyük çukurluklardır. Uvaların düzensiz şekle sahip olması ve tabanlarındaki erimeden geriye kalan kalker çıkıntıları dolinlerden kolayca ayırtedilmesini sağlar.

Üçüncü Zaman (Neozoik) : Günümüzden yaklaşık 2 milyon yıl önce sona erdiği varsayılan jeolojik zamandır. Üçüncü zamanın yaklaşık 63 milyon yıl sürdüğü tahmin edilmektedir.

Zamanın önemli olayları : Kıtaların bugünkü görünümünü kazanmaya başlaması. Linyit havzalarının oluşumu. Bugünkü iklim bölgelerinin ve bitki topluluklarının belirmeye başlaması. Alp kıvrım sisteminin gelişmesi. Nümmilitler ve memelilerin ortaya çıkışı. Üçüncü zamanı karakterize eden canlılar nummilit, hipparion, elephas ve mastadondur.

V

VADİ TABANI: Akarsu yatağı kenarlarında, alüvyonlarla kaplı, geniş ya da dar düzlükler.

VADİ: Akarsuyun içinde aktığı, kaynaktan ağıza doğru sürekli inişi bulunan, uzun çukurluklardır.

VALLAKİEN: Toptan yükselme hareketi dikey yükselme hareketlerinin jeomorfolojik kanıtıdır.

VEJETASYON: Bir bölgedeki bitki topluluğunun meydana getirdiği örtü. Orman, bozkır, çayırlık birer bitki örtüsüdür.

VOLKAN: Yer yuvarlağı içindeki kızgın ergimiş ve katı maddelerin yeryüzüne çıktığı yer. Yanardağ. Yanardağlardan püsküren maddelerin birikmesiyle çeşitli yüzey şekilleri (koniler, lav akıntıları, lav platolar vb.) oluşur.

VOLKAN BOMBOLARI: Volkan bacasından atılan lav parçalarının havada dönerek soğuması ile oluşur.

VOLKAN KONİSİ: Lav, kül, volkan bombası gibi volkanik maddelerin üst üste yığılması ile oluşan koni biçimli yükseltiye volkan konisi, koni üzerinde oluşan çukurluğa krater denir.

VOLKANİK: 1. Volkanla ilgili: Volkanik kaya. 2. Volkan özelliği taşıyan: Volkanik kaya. 3. İçinde volkan bulunan:

VOLKANİZMA: Magmanın yeryüzüne eriyik, katı, sıvı ve gaz halinde çıkması olayı. Yerin derinliklerinde bulunan magmanın patlama ve püskürme biçiminde yeryüzüne çıkmasına volkanizma denir. Volkanik hareketler sırasında çıkan maddeler bir baca etrafında yığılarak yükselir ve volkanik dağlar oluşur. Sıcak ve plastik kıvamda olan magmanın gaz, sıvı ve katı maddeler halinde yeryüzüne çıkması veya yer kabuğuna doğru sokulması.

Vadi : Akarsuyun içinde aktığı, kaynaktan ağıza doğru sürekli inişi bulunan, uzun çukurluklardır.

Vadi buzulu : Sürekli beslenerek sirkten taşan ve vadi boyunca aşağı hareket eden buzul türüdür.

Volkan Bacası : Mağmanın yeryüzüne ulaşıncaya kadar geçtiği yola volkan bacası denir.

Volkanik Göller : Volkanik patlamalar ile oluşan çanaklardaki göllerdir. Krater gölü, kaldera gölü ya da maar gölü gibi çeşitleri vardır.

Volkanik Tüf : Volkanlardan çıkan kül ve irili ufaklı parçaların üst üste yığılarak yapışması ile oluşan taşlara volkan tüfü denir.

Volkanizma : Yerin derinliklerinde bulunan magmanın patlama ve püskürme biçiminde yeryüzüne çıkmasına volkanizma denir.

Volkan Konisi : Lav, kül, volkan bombası gibi volkanik maddelerin üst üste yığılması ile oluşan koni biçimli yükseltiye volkan konisi, koni üzerinde oluşan çukurluğa krater denir.

Y

YAĞIŞ: Havadaki nemin doyma noktasını aşıp, su damlacıkları, buz kristalleri veya buz parçacıkları şeklinde yoğunlaşmasına yağış denir.

YAĞIŞ REJİMİ: Bir bölgeye düşen yağış miktarının yıl içindeki dağılımı.

YAĞMUR: Yeryüzünde en çok görülen bir yağış çeşidi. Bulutların su damlacıkları birbirine bilişerek havanın dayanmasını yenecek kadar büyüyünce düşmeye başlar, böylece yağmur belirmiş olur. Yağmur damlaları, 0,55 mm. İriliğinde olur. Bir damlanın ağırlığı bir gramın üçte biri, dörtte biri kadar olur. Arasıra yağmur tanelerinin 78 mm. çapında irileştiği de olur. Yağmur damlaları, bundan da iri olursa o durumu ile kalmaz düşerken dağılır. Yağmurlar, havadaki tozlan da içerilerine aldıkları için, havayı temizlerler.

YAMAÇ: Yeryüzündeki eğimli yüzeylerdir. Bir akarsuyun yatağının her iki yakasında türlü eğimlerle uzanan yükseklikler. Buna vadi yamacı denir. Dağların, tepelerin, bayırların da yamaçları vardır. Bunlara Dağ yamacı, tepe yamacı denir. Yamaç biçimleri aşınmaya ve taşların Özelliğine bağlıdır.

YAPAY LİMAN: Yapay liman, gemi, tekne vs. gibi deniz araçlarının park yeri, gemilerin kargolarını boşaltıp yüklediği ticaret merkezi, vinç barındıran ve genellikle gümrük de bulunduran tesislerdir. Ekonomik olarak gelişmiş yerlerde kuruludur. Liman trafiğinde akaryakıt, özellikle petrol trafiği büyük yer tutar. Genel liman ve özel liman olarak ikiye ayrılır. Genel limanlar her tür yük trafiğine açıktır. Özel limanlar belirli maddelere özgüdür. Yapı olarak ise limanlar doğal koylarda veya dalgakıranla korunan kıyılardakiler, akarsu ve göl limanlarıdır. Türlere göre yükleme boşaltma tesisleri de değişiklik gösterir.

YAPI: Kayaçların ve onların oluşturdukları katmanlarında yerkabuğu içindeki düzeni, durumu.

YAPI PLARFORMU: Yatay yapıyı oluşturan yer şekillerinden biridir. Kornişleri meydana getiren sert tabakaların her biri, üzerlerinde yer alan yamaçların işlenmesinde yerel ve geçici taban seviyesi rolünü oynar. Yamaçların gerilemesi sırasında sert tabakaların üstlerinde yer alan yumuşak tabakalar zamanla aşınırlar. Böylece sert tabakalar yüzeye çıkar ve geniş düzlükler meydana getirir. Bu düzlüklerin her birine sert tabaka yüzeylerine ya da yapıya bağlı olarak oluştukları için yapı platformu adı verilir. Yapı platformları bu özellikleriyle aşınım yüzeylerinden ayrılırlar.

YARIKURAK BÖLGE: Çöllerden daha fazla yağış alan, ancak nemli bölgelere göre daha az yağış alan genellikle bozkırların yaygın olarak görüldüğü alanlar.

YARIMADA: Üç tarafı sularla çevrili denize doğru sokulmuş kara parçası. Kara gövdesinden denize doğru türlü biçimlerde uzanan kara uzantısı, (Uzantı, Kara uzantıları). Yarımadaların karaya bitişme yerlerine kıstak denir. Bu bitişme, çeşitli şekillerde olur. Anadolu, büyük bir yarımadadır. Avrupa'nın yarımadaları çoktur.

YARINTI: Dikçe yamaçlara dilik dilik bir görünüş veren yivler'den her biri. Yarıntılar, türlü büyüklükte , olur Birkaç metre boyunda olanlar, dan yüzlerce metre uzunluğa kadar ' çeşitli boydan olanları vardır. Yarıntılar uzun birer çukurluktur. Bu çu ' kurluk kertik biçimindedir. Yarıntı ; nın yamaçları dik, eğimi çoktur. Selinti sularının yamaçlarda açtığı, selcik yarıntıları bir yarıntı çeşididir.

YARMA VADİ (Boğaz):Akarsuyun, iki düzlük arasında bulunan sert kütleyi derinlemesine aşındırması sonucunda oluşur. Vadi yamaçları dik, tabanı dardır. Akarsuyun yukarı bölümlerinde görülür.

YASTIK LAV: Denizaltı ve göl içi yanardağ püskürmelerinde oluşan Özel dokulu bir püskürük taş.

YATAK: Akarsuların meydana getirdiği, yıl içinde ya sürekli, ya da geçici olarak suların aktığı yor. Buna yerine göre dere yatağı, ırmak yatağı, sel yatağı, akarsu yatağı da denir. Böylece yatak, bölgenin yağışlarına göre, kimi zaman kuru kalabilir.Yatak dümdüz değildir. Kimi yerinde oyuklar, kimi yerinde de kum, çakıl yığıntıları bulunur, (Akarsu. Vadi, Kesim)

YATAY ATILIMLI FAY: Kırığın iki tarafındaki blokların, yatay doğrultuda yer değiştirmesiyle oluşan fay.

YATAY FAY: Kırılan bloklar yatay olarak hareket ederler. Bu tip faylarda hareket fay düzlemi doğrultusunda olduğundan bu tip faylara doğrultu atımlı faylarda denir. En etkili depremleri oluşturur.

YATIK YAMAÇLI VADİ: Yatık Yamaçlı Vadi, akarsuların orta ve aşağı çığırlarında görülen yana aşındırmanın fazla olduğu ve yamaçların yatıklaştığı vadilerdir.

YAYLA: Yaz aylarında hayvan otlatmak veya tarımsal faaliyette bulunmak amacıyla gidilen geçici yerleşmelerdir. Yaylalar dinlenmek amacıyla gidilen yazlık sayfiye yerleri de olabilir.

YAYLACIK: Yayla adı verilen yerlere sıcak aylarda geçici olarak göçme olayı. Bu göçmelerden, yaylacılık gidiş gelişleri doğmuştur. Yaylacılık terimi ile Batıda kullanılan, transhumans sözü birbirini her zaman tam olarak tutmamakta, aşağı yukarı yak(aştırma bir karşılığını vermektedir. Çünkü transhumans, daha çok, sürülerin otlaktan otlağa dönemli olarak yer değiştirmesidir. Yaylacılık içinde İse, yaylada ve aşağıda geçen zamanlar, bir bütün olarak bu türlü ekonomik yaşayış ta anlaşılır. Yerine göre, yaylada iki, ya da birkaç ay kaldıktan, böylece davarlar gevrek otları yiyip serin, soğuk suları içtikten, arı havada gezdikten sonra, kısın barınacakları yerlere Kışlak) gelinen yoldan dönülür. Bu dönüş sırasında davar sürüleri daha aşağılarda, ovada bir iki hafta ekinleri biçilen tarlalarda sap kalıntılarını, başak döküntülerini yer, tarlalara bu sırada gübresini bırakarak, gelecek yıl toprağın verimli olmasına yardım eder ki, böyle yerlere de güzlek, güzle denir. Baharda yeniden yaylaya çıkılmak üzere kış aylan, kışlaklarda geçirilir. Bu sırada davarlar, ağıllarda inlerde barındırılır, (Yayla, Yaylacı, Dağ göçebeliği).

YAZ: Kuzey Yarımyuvarında yılın 21 haziranla 23 eylül günleri arasında kalan bölümünü kapsayan iki ana mevsimden biri. Haziran, temmuz, ağustos aylarını içine alan zaman aralığı. Yazın sıcak, kışın soğuk geçmektedir. Karasallık derecesi de sahillerden iç kesimlere doğru gidildikçe artmaktadır.

YER HAREKETİ: Bakınız deprem

YER SARSINTISI: Bakınız deprem

YER ŞEKİLLERİ: Yeryüzünün kabarıklık, çukurluk biçiminde ve çok çeşitli büyüklükteki biçimleri. Dağ, bir yerşeklidir. Tepe, çanak, ova, doruk, boyun, birer yerşeklidir. Denizden yüksekliğine, bulunduğu yerdeki başka kabartı ve çukur yerle ilgisine göre türlü yerşekilleri vardır. Yerşekillerinin her birinin yapısı ayrı olduğu gibi, bunları oluşturan güçler ve olaylar da ayrı ayrıdır. Dış görünüşleri bakımından birbirine çok benzeyen yerşekilleri, gerçekte birbirinden ayrı olaylarla doğmuştur. Sözgelişi düden, obruk, buzyalağı, devkazanı, yamkcukur birer çukur şekildir. Fakat bunların herbiri ayrı ayrı olaylardan doğmuştur. Yerşekillerinin kimisi büyük şekillerdir Ova, dağ, yayla gibi. Kimisi ise, küçük şekillerdir Yarıntı, oyuk, çanak, tepe, basamak gibi. Ana çizgileriyle yeryüzündeki, bütün şekilleri yani yerşekillerini iki bölümde toplamak mümkündür Çukur şekiller, yarıntı, vadi, oyuk, çanak. İn, ova, teknedir. Kabarık şekiller, basamak, tepe, dağdır.

YERALTI SUYU: Yeraltındaki taşlar, tabakalar içinde bulunan sular. Bu sular, çoğunca yerin üstünden dibe sızmış bulunan sulardır. Bu sular, su dolaşımına katılmıştır. Yeraltı suları, ya kum çakıl gibi dağınık taş parçalan arasında birikerek o yeri doyurur, ya da kayaların içinde ve çatlaklarında yer tutar. Ovaların, geniş vadi tabanlarının altındaki alüvyonlar içindeki yeraltı suyuna taban suyu ya da kuyu yatağı denir. Yeraltı suları bir başka şekilde de kayaların ince çatlaklarında, oyuklarında bulunur.

YERALTI SU SEVİYESİ: Yeraltısuyu seviyesi veya yeraltısu tablası iki zon arasında atmosfer basıncı ile su basıncının eşit olduğu yüzeye denilmektedir Yeryüzündeki su boşluklardan yeraltına doğru süzülerek öncelikle "vadoz zon" adı verilen bölgeye ulaşır. Vadoz zon (doymamış zon) gözenekleri sıvı fazdaki su ve gaz tarafından doldurulmuş olan yeraltı birimidir. Vadoz zonun altında gözenekleri tamamen yeraltı suyu ile doldurulmuş olan doygunluk zonu bulunmaktadır.. Vadoz zonda atmosfer basıncı suyun basıncından azdır. Doygunluk zonunda ise yeraltısuyunun basıncı atmosfer basıncından fazladırhttp://tr.wikipedia.org/wiki/Yeralt%C4%B1_suyu_seviyesi

YERALTI: Yerin yüzeyi altındaki bölümü

YERBİLİM: Jeoloji

YERKABUĞU: Yer yuvarlağını çepçevre kuşatan taştan bir küre. Geniş okyanuslar yer kabuğunun çukurluklarıdır. Karalar bu kabuğun deniz üstünde bulunan bölümleridir. Yerkabuğunun çok derinlikleri, deprem dalgaları ve başka yollarla incelenmeye çalışılmıştır. Derinlere inildikçe yoğunluk, sıcaklık artmaktadır. Yerkabuğu 60 120 km. kadar derinliklere uzanan kattır. Bu katla silisyum ile alüminyum çok yer tuttuğu için sial denir. Burası yer katlarının en yeğnisi (hafif olanı)’dir.

YERLEŞME: İnsanın çalıştığı ve barındığı yeri İçine alan yöre. Yerleşmenin türlü genişlikte anlamları vardır. Ana çizgileriyle yerleşme, ya kır yerleşmesi ya da şehir yerleşmesi biçiminde olur. Yerleşmeler çok çeşitli yönlerden göz önüne alınabilir.

YERLEŞİM: Bakınız yerleşme

YERLEŞİM BİRİMİ: Şehrin toplumsal yaşama uygun, kitlelerin yaşaması için elverişli bölgesi.

YERLEŞİM COĞRAFYASI: Yerleşik, Yerleştirmek, Yerleşme bilgisi.

YERLEŞİM MERKEZİ: İl, ilçe, köy gibi halkın bir arada yaşadığı yerler, yerleşim alanı, meskûn mahal.

YERÜSTÜ: Yerin yüzeyi üstündeki bölümü.

YERYÜZÜ: Yerkabuğunun yüzeyi, taşküre.

YERYÜZÜ ŞEKİLLERİ: Yerşekli

YIĞIN: Kütle.

YIKINTI: Duvarların yarılması, binaların bazı kısımlarının yıkılması ve derzlerle ayrılmış kısımlarının bağlantısını kaybetmesiyle tanımlanır.

YILDIRIM: Bulutlarla yeryüzü arasında oluşan elektrik boşalması.

YILLIK YAĞIŞ: Toplam yağıştır. Yani tüm yağış türlerinden elde edilen toplam su miktarının ifadesidir.

YOL: Bir yere gitmek için üzerinden veya içinden geçilen yer. Demiryolu, karayolu, denizyolu, havayolu.

YÖN: Anayönler, Arayönler.

YÖRE: Bölüm içerisinde farklı özelliklere sahip, bölümden daha küçük birimlerdir. Iğdır Yöresi, Göller Yöresi, Menteşe Yöresi gibi

YUKARI ÇIĞIR: Bir akarsu yatağının kaynak bölgesine komşu kesimi.

YÜKSEK BASINÇ: Bulunduğu bölgenin, diğer bölgelere oranla yatay ve dikey koşullardan etkilenerek daha serin olmasıyla oluşan basınç alanıdır. Bu alan hava akımları merkezden dışarı doğru taşınır. Sistem adeta o bölgeye çöreklenmiş gibi havayı aşağıya doğru bastırır. Yüksek basınç etkisindeyken oluşan puslu, hareketsiz ve kirli hava sebebide bundandır.

YÜKSEK BASINÇ BÖLGESİ: Çevresine göre daha yüksek bir basınç değeri gösteren, buradan yanlara doğru basıncın azaldığı bölge.

YÜKSEKLİK: Ağır bir gaz olan su buharı, yerçekiminin etkisiyle fazla yükselemez. Yoğunlaşma sonucu yağış tekraryeryüzüne düşer. Yükseldikçe hava soğuyacağından havanın su buharı taşıma kapasitesi dolayısıyla buharlaşma azalır.

YÜKSELTİ: Rakım. Bir yerin deniz yüzünden olan yüksekliği, (Yükseklik, Salt yükseklik. Bağıl yükseklik

YÜZEY DALGASI: Depremin yeryüzünde yayılan uzun L dalgaları.

YÜZEY ŞEKİLLERİ: Yeryüzünde iç ve dış kuvvetler sonucu oluşmuş olan bütün şekiller. Karaların üzerinde görülen şekillerin tümü. Dağlar, ovalar, platolar, vadiler, havzalar, küçük ya da büyük çukurlar, sekiler gibi çok değişik boyuttaki şekillerin tümü yüzey şekilleri kapsamına girer.

YÜZÖLÇÜMÜ: 1. Bir yerin veya bir şeyin yüzeyini ölçme, mesaha. 2. Bu ölçme sonunda ortaya çıkan miktar, mesaha. Siyasi coğrafyada bir yerin alanını belirten terim.


Yağış : Havadaki nemin doyma noktasını aşıp, su damlacıkları, buz kristalleri veya buz parçacıkları şeklinde yoğunlaşmasına yağış denir.

Yamaç : Yeryüzündeki eğimli yüzeylerdir.

Yanardağ : Mağmadan gelen ve yer kabuğundaki çatlaklardan püsküren lavların yığılması sonucunda o bölgede dağlar oluşur. Bunlara yanardağ ya da volkan adı verilir.

Yarma Vadi (Boğaz) : Akarsuyun, iki düzlük arasında bulunan sert kütleyi derinlemesine aşındırması sonucunda oluşur. Vadi yamaçları dik, tabanı dardır. Akarsuyun yukarı bölümlerinde görülür.

Yayla : Yaz aylarında hayvan otlatmak veya tarımsal faaliyette bulunmak amacıyla gidilen geçici yerleşmelerdir. Yaylalar dinlenmek amacıyla gidilen yazlık sayfiye yerleri de olabilir.

Yerel Saat : Bir noktada Güneş'in gökyüzündeki konumuna göre belirlenen saate yerel saat denir. Aynı boylam üzerindeki noktalarda yerel saat aynıdır. Herhangi bir meridyenin Güneşin tam karşısına geldiği an, meridyen üzerindeki tüm noktalarda yerel saat 12.00'dir.
Güneş, doğudaki bir noktada batıdaki yerlere göre daha önce doğar ve daha önce batar; bu nedenle yerel saat doğudaki yerlerde daha ileridir.

Yıldız : Türkiye’ye kuzeyden esen soğuk rüzgarlardır. Karadeniz kıyılarına yağış bırakırlar. Kar yağışına neden olurlar. Karayel ile karışık estiğinde kar fırtınaları görülür.

Yıldız : Güneş gibi, kendiliğinden ısı ve ışık veren gök cisimlerine yıldız adı verilir.

Yoğunlaşma : Atmosferdeki su buharının gaz halden sıvı ya da katı hale geçmesine yoğunlaşma denir. Yoğunlaşmanın temel nedeni sıcaklığın düşmesidir.

Yöre : Bölüm içerisinde farklı özelliklere sahip, bölümden daha küçük birimlerdir. Iğdır Yöresi, Göller Yöresi, Menteşe Yöresi gibi.

Yörünge Düzlemi : Bakınız : Ekliptik.

Yükseklik : Ağır bir gaz olan su buharı, yerçekiminin etkisiyle fazla yükselemez. Yoğunlaşma sonucu yağış tekrar yeryüzüne düşer. Yükseldikçe hava soğuyacağından havanın su buharı taşıma kapasitesi dolayısıyla buharlaşma azalır.

Z

ZEMİN: Yeryüzünün yüzeyi. Okyanusların tabanı. Bir yapı temellerinin oturtulduğu yer. Yatay katmanların altındaki(tortul katmanlar) yerli kaya.

ZİRAAT: Tarım

ZİRVE: Doruk.

ZOOCOĞRAFYA: Hayvan dağılışını inceleyen bilim dalı. Hayvan coğrafyası.

az09.gif



95yo.gif

 
Son düzenleme:
Konu gerekli görüldü sabitlendi
 

Şu an konuyu görüntüleyenler (Toplam : 1, Üye: 0, Misafir: 1)

Geri
Üst