romegames 1
romegames
Krutzo 1
Krutzo
shrpnl 1
shrpnl
Best Studio 1
Best Studio
D 1
delimuratt
Aliyldrim 1
Aliyldrim
Mt2Hizmet 1
Mt2Hizmet
noisiv 1
noisiv
Manwe Work 1
Manwe Work
melankolıa18 1
melankolıa18
Agora Metin2 1
Agora Metin2
Cannn6161 1
Cannn6161
Hikaye Ekle
Reklam vermek için turkmmo@gmail.com

Metalik Madenler

  • Konuyu başlatan Konuyu başlatan DeepSubjecT
  • Başlangıç tarihi Başlangıç tarihi
  • Cevaplar Cevaplar 0
  • Görüntüleme Görüntüleme 648

DeepSubjecT

Level 8
Fahri Üye
TM Üye
Katılım
4 Nis 2013
Konular
1,555
Mesajlar
2,936
Online süresi
15h 13m
Reaksiyon Skoru
156
Altın Konu
0
TM Yaşı
13 Yıl 2 Ay 3 Gün
Başarım Puanı
221
MmoLira
71
DevLira
0
Ticaret - 0%
0   0   0

ROHAN2 WORLD 1-120 TR TİPİ OFFICIAL YOHARA, BALATHOR VE AMON! 80. GÜNÜNDE! +10.000 ONLİNE! HİLE VE BOT %100 ENGELLİ HEMEN TIKLA!

ANTİMUAN

TÜRKİYE POTANSİYELİ
Türkiye antimuan potansiyeli yönünden zengin sayılabilecek bir ülkedir [%1,2-8 Sb tenörlü
6 712 758 ton rezervden 330.000 ton (metal Sb içerikli)].Çin, Bolivya, Bağımsız Devletler Topluluğu ve Güney Afrika Cumhuriyeti önemli antimuan rezervlerine sahiptir..

Ülkemizdeki önemli antimuan yatakları Kuzeybatı Anadolu, Tokat-Turhal ve Niğde-Gümüşler bölgelerinde yoğunlaşmıştır.
Bugünkü rezervleri açısından en büyük yataklarımız sırasıyla Kütahya-Simav-Dağardı, İzmir-Ödemiş-Emirli, Tokat-Turhal, Balıkesir-İvrindi ve Kütahya-Gediz’de bulunur.
Bunlardan Tokat-Turhal (Özdemir Antimuan) ve Kütahya-Gediz (Mutlu Madencilik ve birkaç küçük madenci) yatakları işletilmektedir. Eti Holding’e ait İzmir-Halıköy Civa-Antimuan İşletmesi 1992 yılında faaliyetine son vermiştir.
Cevherleşme çoğunlukla fay, kırık ve dokanaklara yerleşmiş damar tipi cevherleşmedir. Nadiren tabakamsı tip cevherleşmelerde (Gediz’de)gözlenir.Hakim cevher minerali antimonit (Sb2S3) olup devamlılığı az olan damarlar veya mercekler şeklinde bulunur.
Antimuan cevherleşmelerinin doğası gereği olağan arama çalışmalarıyla sağlıklı bir rezerv tayini çoğu kez mümkün olmamaktadır.
Antimuan, kurşun ve kalayla alaşıma girince bunların sertliğini ve korozyona karşı direncini arttırmaktadır.Alaşım yapımında, akü, plastik, kablo, tekstil ve seramik sanayinde.
Yurdumuzda antimuan yataklarının çoğunluğu küçük sermayeli şirketler tarafından işletilmektedir. Ülkemiz antimuan talebi yılda yaklaşık 500 tondur. Bunun %90’dan fazlası antimuan konsantresi, metali ve antimuan bileşikleri şeklinde ithal yoluyla karşılanmaktadır. Türkiye bu ihtiyacını uygun ekonomik koşullar oluştuğu takdirde yurtiçi kaynaklardan sağlayabilecek durumdadır ( Tablo 1).

SONUÇ VE ÖNERİLER
Bu çerçevede özellikle İzmir-Ödemiş-Emirli ve Tokat-Turhal antimuan yataklarının değerlendirilmesine öncelik verilmelidir. Turhal yöresinde aramalara ağırlık verilirken Emirli cevherlerinde As ve Hg’nın arıtılması amacıyla teknoloji araştırmaları gerçekleştirilmelidir.
Oluşumu düzensiz damar , mercek ya da yumrular şeklinde olduğundan bu düzensizlik arama çalışmalarını zor hatta başarısız kılmaktadır. Bu nedenle antimuan aramaları işletmeyle birlikte yapılmalıdır. Açılan galerilerde üretim ve arama birlikte sürdürülmelidir.
MTA özel şirketlere bu aşamada teknik danışmanlık yaparak aramaları – işletmeleri yönlendirmelidir.

Kurşun: Sanayide kullanılan önemli metallerden biridir. Akü, benzin, matbaa, mühimmat, boru, alaşım, lehim, renkli televizyon tüpü yapımında, boya, cam ve kimya sanayii kollarında, radyasyon ve X-ışınlarından korunmada kurşun kullanılmaktadır. Çevre kirliliği etkisinden dolayı son yıllarda kurşun kullanımında sınırlamalar getirilmiş, hurda üretimininde artması ile
Görünür metal kurşun rezervinin dünyada 100 milyon ton, Türkiye’de 0.8 milyon ton olduğu tahmin edilmektedir. En büyük kurşun rezervine sahip ülkeler Avustralya, ABD, Kazakistan, Kanada ve Çin’dir. Kurşun maden üretimi dünyada 3 milyon ton, hurdalarla birlikte toplam üretim 6 milyon ton civarındadır.
Türkiye’nin kurşun metal tüketimi ise yılda 35 bin ton kadardır. Buna karşılık yaklaşık 10 bin ton metal kurşun hurdadan, 5-6 bin ton da geçici olarak yurtdışına gönderilen cevherlerden elde edilmektedir. 15-20 bin ton mertebesindeki metal kurşun açığı da ithalat yoluyla karşılanmaktadır.
Çinko: Demir, alüminyum ve bakırdan sonra sanayide en çok kullanılan metaldir. Demir ve çeliğin korrazyona karşı direncinin artırılmasında, döküm sanayiinde kullanılan pirinç ve özel alaşımların yapımında, ayrıca çatı kaplama malzemeleri, lastik ve pil yapımında önemli miktarlarda çinko kullanılmaktadır. Görünür metal çinko rezervi dünyada yaklaşık 200 milyon ton, Türkiye’de 2.3 milyon tondur. Avustralya, ABD, Kanada, Çin en çok çinko rezervine sahip ülkelerdir. Dünyada çinko cevher üretimi 8 milyon ton, hurda çinko üretimi 0.5 milyon ton civarındadır.
Türkiye’nin çinko metal tüketimi yılda 60 bin ton dolayındadır. Bunun 10 bin tonu geçici ihraç yoluyla yurtdışına gönderilen cevherlerden geri dönen metalle, bir bölümü hurdadan kazanılmakta, geri kalan 20-30 bin tonu ithalatla karşılanmaktadır.
Ar-Ge çalışmaları teşvik edilerek çinko-kurşun yatakları içerisinde yan ürün olarak bulunan gümüş ve altın gibi değerli metaller ile indiyum, galyum, talyum ve germanyum gibi ileri teknoloji hammaddelerinin kazanılmasına yönelik çalışmalar yapılmalıdır.

KURŞUN-ÇİNKO YATAKLARI

Kurşun ve çinko tabiatta tek başına bulunabileceği gibi değişik oranlarda bakır, kurşun ve çinkonun birlikte bulunduğu yataklara da sıklıkla rastlanmaktadır. Kurşunca zengin yataklarda gümüş, çinkoca zengin yataklarda kadmiyum metalleri de yüksek oranlardadır.
Türkiye’de 600 den fazla kurşun-çinko-bakır cevherleşmesi olduğu halde bulunan maden yatakları dünyadaki diğer yataklara göre orta veya küçük rezervli yataklardır. Türkiye’deki kurşun-gümüş madenciliği dünyadaki en eski madencilikten birisi olup bir çok yöre gümüş ve kurşun içeren sözcüklerle adlandırılmıştır. Zaman zaman işletilen bu yatakların çoğu madenin bitmesi veya başka nedenlerden dolayı 20. yüzyılın başlarında kapatılmıştır. Cumhuriyetin kurulmasından sonra Etibank ve özel kuruluşlarca bir çok yerde kurşun-çinko madenleri daha modern yöntemlerle işletilmiştir. Kayseri yakınlarındaki Çinkur’a ait karbonatlı çinko izabe tesisi bir kaç yıl önce hammadde yetersizliği nedeni ile kapatılmıştır. Sülfürlü kurşun-çinko madeninin izabesi Türkiye’de yapılmamakta, konsantre edilmiş maden geçici veya kesin ihracatla yurtdışına gönderilmektedir.
Kurşun çinko yatakları oluşumlarına göre iki ana başlık altında incelenebilir.
1-Tabakaya bağımlı yataklar
Türkiye’de Orta Toroslar’da Yahyalı, Kozan, Alanya, Hadımı, Yeşilyurt yakınlarında bulunan karbonatlı çinko yatakları da genellikle Paleozoik veya daha genç karbonatlı kayaçlar içinde yer alırlar. Ancak Türkiye’deki bu tip cevherleşmeler küçük ve çok küçük damar ve düzensiz kütleler halindedir. Karstik boşluklarda ikincil zenginleşmelerle çinko tenörü %30’a kadar ulaşmaktadır. Fakat en büyük yatak Aladağ’da bile toplam metal çinko rezervi 50 bin tonu geçmez. Benzer tip oluşumlara kuzey Anadolu’da Adapazarı ve Gümüşhacıköy yakınlarında karbonatlı kayaçlar içindeki kurşun ve gümüşce zengin yataklar halinde de rastlanmaktadır.
2- MagmatizmayaBağımlı Yataklar
2-a) Denizaltı volkanizmasına bağlı yataklar
En tipik örnekleri Japonya’da görülür ve burada Kuroko tipi yataklar olarak adlandırılır. Bu yataklarda bakır, kurşun, çinko değişik oranlarda ve genellikle 0,5- 1 milyon metal rezerv içeren düzenli masif kütleler halinde bulunurlar.
Doğu Karadeniz Bölgesinde sahile yakın bir çok masif bakır kurşun çinko yatağı vardır.Türkiye toplam çinko rezervinin üçte birinden fazlası tek başına MTA Genel Müdürlüğü tarafından 1970’li yılların başında bulunan Rize-Çayeli yatağında yer almaktadır (874 bin ton görünür metal çinko). Güneydoğusunda, Siirt-Madenköy’de bakırla birlikte yaklaşık 140 bin ton metal çinko tespit edilmiştir.
2-b) Karasal volkanizmaya bağlı yataklar
Kuzeybatı Anadolu bölgesinde bu tip birçok kurşun-çinko yatakları Balya’da olduğu gibi uzun yılar işletilmiştir. Bölgede son yıllarda yapılan aramalarda Çanakkale Koru’da olduğu gibi yeni yataklar bulunabilmektedir. Bu tip yataklara ayrıca Doğu Karadeniz Bölgesinin iç kısımlarında, Gümüşhane, Şebinkarahisar ve Koyulhisar yakınlarında da rastlanılmaktadır.
2-c) İntrüzyona bağlı yataklar
. Orta Anadolu Bölgesi’nde Akdağmadeni, Keban, Keskin yakınlarında ve muhtemelen Bolkardağında birçok orta ve küçük boyutlu kurşun-çinko yatakları bulunmaktadır.
KURŞUN-ÇİNKO ARAMALARI
Maden prospeksiyonu çalışmalarına göre gelişmekte olan ülkelerin ihtiyaçlarındaki artışa paralel olarak gelecekte kurşuna ve bilhassa çinkoya olan talep artacaktır. İç tüketimi karşılamak ve ihracaatı artırmak amacı ile çinko ve gümüş içeren kurşun yataklarının aranmasına hız verilmelidir. Türkiye’nin jeolojisi orta ve küçük rezervli yeni kurşun-çinko yataklarının bulunulmasına elverişlidir, ancak mostra vermemiş yeni yataklarının bulunması eskiye göre çok daha zordur.
Türkiye kurşun-çinko aramalarında birinci önceliğe sahip bölgesi Doğu Karadeniz Bölgesinin sahile yakın kısımları, ikinci önceliğe sahip bölgesi de Kuzeybatı Anadolu Bölgesi ile Doğu Karadeniz Bölgesinin iç kısımlarıdır. Bu bölgelerde denizaltı ve karasal volkanizmaya bağlı olarak oluşmuş kurşun-çinko yataklarını kontrol eden bölgesel ve lokal bazda gelişmiş tektonik ve magmatik faktörlerin çok yönlü çalışılarak dikkatli bir şekilde ortaya konulması gereklidir. Bakırca zengin bazı çinko yataklarının bulunduğu Güneydoğu Anadolu Bölgesi de çinko aramalarında üçüncü önceliğe sahip bölgelerdendir.
Granitlere ilişkili kurşun-çinko maden yatakları içeren Orta Anadolu Bölgesi aramalarda dördüncü önceliğe sahiptir. Bölgede çok sayıda bulunan granitik kayaçların jeotektonik özelliklerine göre içerdikleri maden yatakları değişmektedir. Skarn mineralleri ve cevher zonlaşması detay aramalardaki önemli unsurlardandır.
Dünyadaki büyük ve çok büyük kurşun çinko oluşumlarını içeren metamorfizmaya uğramış çok yaşlı sedimanter kayaçlar Türkiye’de çok az yerde mostra vermiştir. Toroslarda küçük ve çok küçük karbonatlı çinko yatakları içeren kayaçlar genellikle daha gençtir. Cevherleşme belli yaştaki karbonatlı kayaç tabakalarına bağımlı olarak kırık hatlarında ve karstik boşluklarda zenginleşmiştir. Cevherleşmeyi kontrol eden bölgesel sedimanter fasiyes özelliklerinin (örneğin paleoresif alanlarının) ve tektonik hatların ortaya konulması gereklidir. Ancak cevherleşmenin çok çabuk değişmesinden dolayı detay bazda yapılacak aramaların maden işletmesi ile paralel olarak galeriler boyunca yapılmasında fayda vardır. Karbonatlı kayaçlara bağımlı kurşun-çinko aramaları, bugünkü bilgilerimize göre, öncelikli değildir.


KROM

Genel Bilgiler
Ekonomik olarak işletilen tek krom minerali kromittir. Teorik mineraloji formülü FeCr2O4 olmakla birlikte, doğada bulunduğu haliyle formülü ;
[ ( Mg, Fe)++ (Cr, Al, Fe)+++] 2 O4 olan spinel grubu bir mineraldir.
Kullanım Alanları :. Metalurjik olarak krom cevherinin en önemli kullanım alanı paslanmaz çelik yapımında kullanılan ferro-krom imalidir. Refrakter alanda ise çok geniş kullanıma sahip olan krom cevheri, kimya endüstrisinde; Renk maddesi, deri tabaklama işleminde ve kuru pil imalinde kullanılır. Sınırlı miktarda da döküm sanayinde kullanılmaktadır. Krom cevherinin kimyasal bileşimi cevherin sanayideki kullanım alanlarını belirlemektedir. Metalurji sanayinde krom; ferrokrom, ferro-siliko-krom, krom bileşikleri, ekzotermik krom katkıları, diğer krom alaşımları ve krom metali şeklinde tüketilir. Son yıllarda metalurji sanayinde kullanılan kromun (krom demir alaşımları ve krom metalinin) yaklaşık % 95'iferrokrom şeklindedir. Ferrokromun %90’ı başlıca paslanmaz ve ısıya dirençli çelik yapımında kullanılmaktadır. Paslanmaz çelikler %12-40 arasında krom içerir. Krom, çeliğe başlıca yüksek karbonlu ferrokrom şeklinde ilave edilir. Bu özelliği nedeniyle krom, savunma, sanayinin vazgeçilmez hammaddelerinden biridir ve bu açıdan stratejik öneme sahiptir. Konvansiyonel silahların üretimi dışında; Otomotiv, gemi, denizaltı ve uçak sanayi gibi birçok sektörlerde krom alaşımlı çelikler yaygın olarak kullanılmaktadır. Aşağıdaki tabloda kimyasal bileşenlerin oranlarına göre krom cevherinin kullanım alanları verilmiştir
Dünya krom cevheri tüketiminin %79’u metalurji, %13’ü kimya, %9’u refrakter sanayilerinde kullanılmaktadır. Sanayideki kullanım alanları kimyasal bileşim ve fiziksel özelliklerine göre sınırlı olmakla beraber, teknolojideki gelişmeler kimyasal bileşim ve fiziksel özelliklerden kaynaklanan sınırlamaları daha esnek hale getirmiştir.
Dünya Krom Rezervleri: Dünya toplam kromit kaynakları 7.6 milyar ton düzeyindedir. Bunun 3.6 milyar tonu rezerv sınıfındadır. Dünya krom kaynaklarının büyük bir bölümü stratiform yataklara aittir. Ekonomik olarak işletilebilen krom cevheri yatakları dünyada başlıca; Güney Afrika Cumhuriyeti, Kazakistan, Zimbabve, Finlandiya, Hindistan, Türkiye, İran, Filipinler Küba, ve Brezilya’da bulunmaktadır.
Dünya Üretim miktarları: Yıllık dünya krom rezervi üretimi 13-15 milyon ton düzeyindedir. 2003 yılında 13.5 milyon ton, 2004 yılında da 14 milyon ton krom cevheri üretilmiştir (2004 USGS). Güney Afrika 6.5 milyon ton ile 2004 yılı dünya toplam üretiminin %47’ini gerçekleştirmiştir. Kazakistan 2.4 milyon ton, Hindistan ise 1.9 milyon krom cevheri üretmişlerdir. Yıllık tüketim ortalama % 5 civarında artmaktadır. Dünya krom pazarlarında yeni üretici ülke pek katılmazken; Yunanistan, Sırbistan (Yugoslavya) ve Pakistan gibi ülkelerin krom cevheri rezervlerinin tükenmesi veya azalması sonucu pazardan çekildikleri görülmektedir.
Türkiye Krom Üretimi: Türkiye’de krom madenciliği 1850 li yıllarda başlamıştır. Bugüne kadar Türkiye dünya krom pazarlarında önemli bir paya sahip olagelmiştir. Bazı yıllarda üretim bakımından ilk sırada yer almış, çoğu yıllarda 3. ile 6. sıralar arasında yerini korumuştur. Bugüne kadar Türkiye’de 47 milyon ton kadar krom cevheri ürettiği hesap edilmektedir.
Türkiye krom cevheri üretimi 2.080.043 ton ile, 1995 yılında en üst düzeye ulaşmıştır. 1995 yılını takip eden yıllarda üretim genel bir azalma eğilimine girmiş, bu eğilim 2000 ve 2001 yılında daha da hızlanmış, 2001 yılında 389.759 ton olmuştur. 2003 yılında ise, krom piyasasındaki canlanmalar nedeniyle talep artışına bağlı olarak fiyatlarda yükselmiştir. Bu nedenle, son iki yılda üretim miktarları kısmen artmıştır.

Türkiye Krom Yatakları ve Rezervleri Krom yataklarının içinde bulunduğu peridotit genel ismiyle anılan ultrabazik kayalar, Türkiye’de geniş alanlar kaplarlar. Türkiye’de krom yatakları belirgin bir dağılım düzeni göstermeksizin peridotitler içinde ülke geneline yayılmış durumdadır. Türkiye’de 1000 kadar tek veya grup halinde krom yatağı ve krom cevheri zuhuru bulunmaktadır. Coğrafik yönden krom yataklarının dağılımı 6 bölgede toplanabilir. Bu bölgelerdeki bilinen önemli zuhurlar %Cr2O3 tenör değerleri ile aşağıda verilmiştir.
Guleman (Elazığ Yöresi): Batı Kef (6.8 milyon ton, %33), Doğu Kef (500.000 ton, %40-45), Sori Ocakları(2,5 milyon ton, %42-48),Kapin (700.000 ton, %43-47)
Fethiye-Köyceğiz-Denizli Yöresi: Karaismailler (800.000 ton, %30-38), Üzümlü- Sazlı 100.000 ton, %36), Biticealan (102.000 ton, %44-48), Kazandere (236.000 ton, %37,5), Kandak (100.000 ton, %40-46)
Bursa-Kütahya-Eskişehir Yöresi: Harmancık-Başalan (163.000 ton, %20), Ömeraltı-Kınalıbatak (100.000 ton, %23), Miran-Hudut-Koca Ocaklar (120.000 ton, %43), Orhaneli-Karıncalı (40.000 ton, %5-30), Büyükorhan-Kırocak (277.000 ton, %10-18),Kömürlük (53.000 ton, %15-40), Eskişehir-Karacaören (35.000 ton, %15-45), Eskişehir-Karaburhan (1.800.000 ton, %22-26), Kavak Kromları (1 milyon ton, %30-45)
Mersin-Adana-Kayseri Yöresi: Adana- Aladağ (198 milyon ton ,%5,60), Kayseri-Pınarbaşı -Dedeman 9 no’lu Ocak (490.000 ton, %20-30-Tarla Ocak 300.000 ton, %10-20)
Sivas-Erzincan-Kopdağ Yöresi: Sivas- Kangal-Karanlıkdere, (2,3 milyon ton, %5-15),Karadere (55.000 ton, %43-44), Erzincan- Kopdağ (3,6 milyon ton, %38-54)
İskenderun-Kahramanmaraş Yöresi: Hatay- Kızıldağ (117.000 ton, %34-44)





MTA Genel Müdürlüğü, Maden Etüt ve Arama Dairesi bünyesinde, 145 krom yatağında yapılan çalışmalar sonucu, gerek kendisinin derlediği veriler ve gerekse işletmeci kuruluşlardan derlenen verilerin değerlendirilmesi sonucu %20 den daha fazla Cr2O3 içerikli krom rezervi yaklaşık 26 milyon ton olarak verilmektedir. Krom rezervleriyle ilgili bilgilerin yetersizliğine karşın bugüne kadar, dünya krom pazarlarında olumlu gelişmelerin olduğu dönemlerde Türkiye krom madencileri artan talebi karşılamada sıkıntı çekmemişlerdir. Öte yandan, Aladağ (Adana) yöresinde MTA’nın, daha sonra da Etibank’ın arama çalışmaları sonucunda %5.60 Cr2O3 tenörlü 198.100.000 ton düşük tenörlü krom cevheri rezervi ortaya konmuştur. Arama çalışmalarının, Etibank’ın ruhsat sahasının dışına taşırılması durumunda, bu rezerv rakamının daha da artabileceği ve 400.000.000 tona ulaşabileceği düşünülmektedir.
Ülkemizin krom üretimi açısından en önemli bölgesi Guleman (Elazığ) dır. Batı- Doğu Kef, Sori, Tepebaşı, Uzundamar, gibi önemli ocaklardan parça ve konsantre cevher elde edilmektedir. Üretim yönünden ikinci öncelikli bölge Erzincan- Kopdağ yöresidir. Büyük Ezan (Kopdağ) krom yatağından 1981-1993 yılları arasında ortalama 300 bin ton/yıl cevher üretilmiştir. Bununla birlikte, Eskişehir-Kavak Kromları (Çamaşırlık Ocakları) ile Bursa- Orhaneli ve Harmancık yörelerinden de önemli miktarlarda üretimler söz konusudur.
 

Şu an konuyu görüntüleyenler (Toplam : 0, Üye: 0, Misafir: 0)

Geri
Üst