- Katılım
- 22 Şub 2010
- Konular
- 16,123
- Mesajlar
- 72,137
- Online süresi
- 4d 2h
- Reaksiyon Skoru
- 9,978
- Altın Konu
- 0
- TM Yaşı
- 16 Yıl 3 Ay 17 Gün
- Başarım Puanı
- 758
- Yaş
- 38
- MmoLira
- -3,970
- DevLira
- 0
ROHAN2 WORLD 1-120 TR TİPİ OFFICIAL YOHARA, BALATHOR VE AMON! 80. GÜNÜNDE! +10.000 ONLİNE! HİLE VE BOT %100 ENGELLİ HEMEN TIKLA!
3 genç kızın ilk kez aşk ve cinsellikle tanışmalarını ve kimlik arayışlarını konu alan dramatik bir roman uyarlaması.
Coyote Ugly ile adını duyuran Piper Perabo ve Altıncı His'in oyuncularından Misha Barton'un başarılı oyunculukları dikkat çekiyor.
Hani bazı filmler vardır.seni tam anlamıyla anlatmasa bile kendine ait bişeyler mutlaka bulup çıkarırsın ve her izleyişinde seni tekrardan düşündürüp kalbinden bişeyler söküp çıkarır..öyledir ki yorum yazmakla veya anlatmakla bile olmaz.çünkü bu film duygularına o kadar inmiştir ki ,doğru sözcükleri seçemezsin, ne garip ki kalbinde nedenini bile tam olarak açıklayamadığın sonsuz bir kavramla yeşerip büyür,her izleyişinde bu yozlaşmış dünyadan seni çıkarıp sevgi ile örülü o dünyasına alıp götürür ve bi bakarsın filmin karekterleri ile özdeşleşip onunla sorgular,düşünür,kızar ve sevinirsin.hangi filmden bahsettiğim bariz şekilde ortada“kayıp ve çılgın“ bu filme ortalama diyebilirsiniz ama kötü demek gerçektende zor..hayatımda izlediğim en güzel dram,aşk ve gençlik filmlerinden bitanesi.bu yazıyı yazarken bile filmin en can alıcı sahneleri gözümün önünden geçiyo.
Senaryo olarak hiçbir eksikliğinin olduğunu düşünmüyorum belkide çok sevdiğimden görmek istemiyorumdur.yalnız izleyenlerin bazıları filmdeki aşkı fazla yadırgıyolar bence bu kadar yobazca düşünülmemeli çünkü o kadar doğal ki aşkın sadece karşı cinsle bile olmiyacağını çok içten anlatmış zaten lezbiyen olduğunu söyleyen arkadaşına:
-Lezbiyen mi sen benle dalgamı geçiyosun,sence ben lezbiyen miyim.tori`ye aşık olan paulie`um(herhalde bu replik her şeyi özetliyo)
Oyunculuklarada değinmek istiyorum 1.si bu filmde piper peraboya hayran kaldım kusursuz bir performans ve asilik zaten bu filmle kendisi tanımış olmakla birlikte filmografisine bakıpta büyük bir hayal kırıklığı yaşadım çünkü böyle bi yetenek gördüğüm kadarıyla kendini boş filmlerde harcamış.bunun yanında the o.c`den aşina olduğumuz mischa barton ve jessica pare`da harika oynamışlar yani hepsi gerektiği gibi ne abartılı nede basit…
Tek bildiğim kendimi kötü hissettiğimde tekrar tekrar izlediğim modern başyapıtlardan bitanesi.çünkü kendine ait bişeyler mutlaka buluyosun ve aslında bu tarz insanlar ne kadar içine kapanık ve kayıp görünürse görünsünler kaybolan ve yitip giden değerlere karşı bir özlemleri var(ailesi yüzünde kendisi gibi olamayan tori,annesi tarafından kısmen terk edilen paulie ve babasından nefret eden mary hepside aslında bi nebze yalnız insanlar ve sevgiye açlar) fakat yinede sevgi,dostluk,vefayı nedir biliyolar belkide bu yüzden birbirlerine bağlanıyolar ama çevrelerinde ki insanlardan dolayı bütün bu değerler yerini öfke ve nefrete dönüştürüyo ve ne kadar belli olmasada bunları içinde bastırılmış bir şekilde barındırıyolar taaki biri bulup çıkarana kadar…
Filmler ilgili bi kaç not eklemek istiyorum: susan swan`ın the wives of bath kitabından uyarlanan film stockholm film festivalinde seyircinin seçimi ödülünü kazandı
Vede 2002 Verona Love Screens Film Festivali En İyi Film Ödülünü aldı
Soundtrackinden de bahsetmeden geçmek olmaz diye düşünüyorum çünkü cidden filmle tam bir bütünlük içinde olmuş özellikle izleyenler için daha da etkili olduğunu düşündüğüm
Riwer waltz-cowboy junkies şarkısı muhteşem ötesi dinlemenizi tavsiye ederim fakat baştan uyarim bu dünyayla bağlantınızı bir süreliğine kesebilir
me shell ndegeocello- beautiful
sevdiklerimden sadece iki tanesi..
uzun lafın kısası Kitabını,filmini ve soundtrack albümünü alın. izlemiş dinlemiş fakat okumamış biri olarak tavsiye ediyorum ben işe filmin dvd sini almakla başlicam ardından kitabı alıcam filmi izlemediğim zamanlarda kitabını okurum her ikisinide yapamadığım durumda da soundrack albümünü dinlerim aynen şuan yaptığım gibi böylece filmi hep yaşamış olurum…
Coyote Ugly ile adını duyuran Piper Perabo ve Altıncı His'in oyuncularından Misha Barton'un başarılı oyunculukları dikkat çekiyor.
Hani bazı filmler vardır.seni tam anlamıyla anlatmasa bile kendine ait bişeyler mutlaka bulup çıkarırsın ve her izleyişinde seni tekrardan düşündürüp kalbinden bişeyler söküp çıkarır..öyledir ki yorum yazmakla veya anlatmakla bile olmaz.çünkü bu film duygularına o kadar inmiştir ki ,doğru sözcükleri seçemezsin, ne garip ki kalbinde nedenini bile tam olarak açıklayamadığın sonsuz bir kavramla yeşerip büyür,her izleyişinde bu yozlaşmış dünyadan seni çıkarıp sevgi ile örülü o dünyasına alıp götürür ve bi bakarsın filmin karekterleri ile özdeşleşip onunla sorgular,düşünür,kızar ve sevinirsin.hangi filmden bahsettiğim bariz şekilde ortada“kayıp ve çılgın“ bu filme ortalama diyebilirsiniz ama kötü demek gerçektende zor..hayatımda izlediğim en güzel dram,aşk ve gençlik filmlerinden bitanesi.bu yazıyı yazarken bile filmin en can alıcı sahneleri gözümün önünden geçiyo.
Senaryo olarak hiçbir eksikliğinin olduğunu düşünmüyorum belkide çok sevdiğimden görmek istemiyorumdur.yalnız izleyenlerin bazıları filmdeki aşkı fazla yadırgıyolar bence bu kadar yobazca düşünülmemeli çünkü o kadar doğal ki aşkın sadece karşı cinsle bile olmiyacağını çok içten anlatmış zaten lezbiyen olduğunu söyleyen arkadaşına:
-Lezbiyen mi sen benle dalgamı geçiyosun,sence ben lezbiyen miyim.tori`ye aşık olan paulie`um(herhalde bu replik her şeyi özetliyo)
Oyunculuklarada değinmek istiyorum 1.si bu filmde piper peraboya hayran kaldım kusursuz bir performans ve asilik zaten bu filmle kendisi tanımış olmakla birlikte filmografisine bakıpta büyük bir hayal kırıklığı yaşadım çünkü böyle bi yetenek gördüğüm kadarıyla kendini boş filmlerde harcamış.bunun yanında the o.c`den aşina olduğumuz mischa barton ve jessica pare`da harika oynamışlar yani hepsi gerektiği gibi ne abartılı nede basit…
Tek bildiğim kendimi kötü hissettiğimde tekrar tekrar izlediğim modern başyapıtlardan bitanesi.çünkü kendine ait bişeyler mutlaka buluyosun ve aslında bu tarz insanlar ne kadar içine kapanık ve kayıp görünürse görünsünler kaybolan ve yitip giden değerlere karşı bir özlemleri var(ailesi yüzünde kendisi gibi olamayan tori,annesi tarafından kısmen terk edilen paulie ve babasından nefret eden mary hepside aslında bi nebze yalnız insanlar ve sevgiye açlar) fakat yinede sevgi,dostluk,vefayı nedir biliyolar belkide bu yüzden birbirlerine bağlanıyolar ama çevrelerinde ki insanlardan dolayı bütün bu değerler yerini öfke ve nefrete dönüştürüyo ve ne kadar belli olmasada bunları içinde bastırılmış bir şekilde barındırıyolar taaki biri bulup çıkarana kadar…
Filmler ilgili bi kaç not eklemek istiyorum: susan swan`ın the wives of bath kitabından uyarlanan film stockholm film festivalinde seyircinin seçimi ödülünü kazandı
Vede 2002 Verona Love Screens Film Festivali En İyi Film Ödülünü aldı
Soundtrackinden de bahsetmeden geçmek olmaz diye düşünüyorum çünkü cidden filmle tam bir bütünlük içinde olmuş özellikle izleyenler için daha da etkili olduğunu düşündüğüm
Riwer waltz-cowboy junkies şarkısı muhteşem ötesi dinlemenizi tavsiye ederim fakat baştan uyarim bu dünyayla bağlantınızı bir süreliğine kesebilir
me shell ndegeocello- beautiful
sevdiklerimden sadece iki tanesi..
uzun lafın kısası Kitabını,filmini ve soundtrack albümünü alın. izlemiş dinlemiş fakat okumamış biri olarak tavsiye ediyorum ben işe filmin dvd sini almakla başlicam ardından kitabı alıcam filmi izlemediğim zamanlarda kitabını okurum her ikisinide yapamadığım durumda da soundrack albümünü dinlerim aynen şuan yaptığım gibi böylece filmi hep yaşamış olurum…

