emirhanHCL 1
emirhanHCL
kralhakan2009 1
kralhakan2009
Vahsi Uzman 1
Vahsi Uzman
farkmt2official 1
farkmt2official
Hikaye Ekle

Tatlı Kurban - 19. Bölüm

  • Konuyu başlatan Konuyu başlatan qecekondu06
  • Başlangıç tarihi Başlangıç tarihi
  • Cevaplar Cevaplar 0
  • Görüntüleme Görüntüleme 176

Türkiye'de ilk Mobil & PC Aynı Anda Metin2 Oyna. Triarchonline kalıcı ve uzun ömürlü yapısı ile 24 Temmuz'da açılıyor. | 1-99 Mobil Metin2 Triarch HEMEN TIKLA!

“William ve güzeller güzeli Rosalin! Hoş geldiniz.” Adrian, onları sıcak bir şekilde karşılamıştı. Bu sayede Isabel’de adlarını öğrenmiş olmuştu. William, dostuna sarılıp selamladıktan sonra yanındaki güzel kadına döndü. Bu kadın gerçekten de göz alıcıydı. Onun hep Florence’ten sonra evlenmeyeceğini, mutlu olamayacağını düşünen William yanıldığını fark etmişti.
“Bizi davet etmen büyük incelik, Adrian. Yoksa bunu sana bu mükemmel bayan mı öğretti?” William, arkadaşıyla uğraşmayı seviyordu. Bu gerçekten eğlenceliydi. İkisi bir araya geldiklerinde kavga ediyor ve sürekli gülüyorlardı. Çok neşeli bir arkadaşlıkları vardı.
“Öyle de söylenebilir.” Adrian mırıldandığında, bu gece çok eğlenemeyeceğini biliyordu. En azından Isabel ve William bir olacak ve onunla uğraşacaklardı. William kim bilir neler diyecekti.
“Bu da benim karım, Isabel.” Diye ona sarıldığında William’ın gözlerinde onaylar bir ifade vardı.
“Tanıştığımıza sevindik.” Rosalin, ikisi adına da cevaplamıştı.
“Yemek yemeye geldiniz değil mi? Ayakta durmaya değil.” Isabel’in sıcak tavırları onları sevindirmişti. Yabancı biriymiş gibi davransalar iyi olmazdı.
“Ah, evet.” Çiftler masaya ilerleyip yerlerini aldıklarında Isabel, Rosalin’i inceliyordu. Kadın, açık kahve saçları ve yeşil gözleriyle bir heykel gibiydi. Sanki tablodan fırlamıştı. Tanrı aşkına, bir kadın nasıl bu kadar güzel olurdu ki? William’a bakılırsa, daha çirkin bir kadınla evlenmeyeceği belliydi. Bu adam gerçekten de mükemmeldi.
“William, sana bir şey sormak istiyorum.” Hizmetliler yemekleri koyarken, Isabel konuya girmeye çalışacaktı ama önce hizmetlilerin gitmesini bekleyebilirdi.
“Tabi, sorabilirsin.” William başını salladıktan sonra Adrian araya girmişti.
“Bence buna hiç gerek yok.” Adrian’ın tavrı, onu meraklandırmıştı.
“Eğer bu koca bebek böyle diyorsa, kesinlikle sormalısın.” William ve Isabel, tüm gece onunla uğraşma kararını çoktan almıştı bile.
“Adrian’ın erkek sevgilileriyle başım dertte. Birinin de sen olduğunu söylediler. Ama benim kocama bakmayacak kadar yakışıklı olduğun göz önüne alınırsa yanılmışlar. Başka kim var biliyor musun? Yani isim olarak.” William bu sözlerden sonra kahkahaya boğulmuştu. Rosalin ise gülmemek için öksürmeye çalışıyordu.
“Ah, evet evet. Bunu bilmediğini düşünüyordum. Başka bir William olmalı. Ben karımla mutluyum.” Dediğinde ona dönerek sırıttı.
“Siz ikiniz, ne zaman yalan söylemeyi keseceksiniz?” Adrian bıkkın bir ifadeyle onları izliyordu.
“Seninle uğraşmaktan sıkıldığımızda.” William’ın cevabı açık ve netti. Ki bu cevap, ‘gecenin sonuna kadar’dan farklı bir şey değildi.
“Eğlenin bakalım, tek işiniz bu.” Adrian yemek yemeye başladığında William dudaklarını büzdü ve arkadaşına döndü.
“Bu kadar kolay mı pes edeceksin? Ah, sende gerçekten kayda değer değişikler var.” William’ın lafına iki kadında gülmüştü. Rosalin çok sesini çıkarmasa da olayları büyük bir dikkatle dinliyordu.
“Beni tek bırakmasaydınız olabilirdi. Ama Rosalin benim haklı olduğumu biliyordur değil mi?” Adrian’ın kendine müttefik bulma çabası gerçekten komik sonuçlara yol açmıştı.
“Elbette, haklısın. William hep çocuk gibi, ona aldırma.” Rosalin, kocasına bakıp gülümsedikten sonra bir öpücük yollamıştı.
“O çocuk yatakta da mı öyle?” William’ın lafıyla, Rosalin kıpkırmızı olmuştu. Bu sefer kahkaha atma sırası Adrian ve Isabel’deydi.
“Sen asla akıllanmazsın, dostum.” Adrian kadını savunma ihtiyacı hissetmişti. Rosalin’in bembeyaz yüzü, şimdi kıpkırmızıydı.
“Biliyorum. Ama Rosalin beni böyle seviyor.” Kadına baktığında sanki bir şeyler ima etmeye çalışıyordu.
“Hey, sizin aranızda neler oluyor? Bizimle paylaşmaya ne dersiniz?” Adrian’ın konuyu değiştirme çabası işe yaramış gibiydi.
“Rosalin, onlara sen mi anlatmak istersin? Ben mi anlatayım?” William ona soru yönelttiğinde kadın dikleşmişti ve cevaplamıştı.
“Ben anlatırım.” Rosalin tam cümlesine başlayacakken, Isabel bölmüştü.
“Böldüğüm için üzgünüm Rosalin. Adrian, konuyu değiştirdiğini düşünüyorsan yanılıyorsun. Bundan sonra tekrar döneceğiz.” Dediğinde William’da onu başıyla onaylamıştı. Adrian bu gece, bu ikiliden çekecekti.
“Rica ederim. William, nereden başlamamı istersin?” Rosalin, William’dan cevap beklerken istediği cevap Adrian’dan gelmişti.
“En baştan.” Adam sırıtırken Rosalin’de gülmeye başlamıştı. Evet, bu iş gerçekten eğlenceli oluyordu. Buraya gelirken kaba bir İskoç beklerken, karşısında mükemmel bir kadın bulmuştu. Bu kadın, çok farklıydı. Kimsede olmayan bir güzellik ona sanki bahşedilmişti. Sesi ve duruşu öyleydi ki, kimse bu güzelliğin ona yakışmadığını söyleyemezdi.
“William’ın, onu sevdiğim söylemediğim için beni kaçırdığını biliyor muydunuz?” Rosalin, karşısındaki çiftin suratlarına baktığında gülmüştü. Tabi ki bilmiyorlardı.
“Tam olarak öyle değildi.” William homurdandığında Adrian keyiflenmeye başlamıştı.
“Evet, beni tam olarak kaçırdın.” Kadın William’a kızdıktan sonra devam etti. “Onu sevdiğimi söylemediğim için beni kaçırdı. Ama o zaman beni kaçıranın William olduğunu bilmiyordum. Aklımdan neler geçtiğini tahmin edemezsiniz. Uzun bir süre yolculuk yaptıktan sonra İngiltere’nin bir köyüne gittik. Küçük bir çiftlik eviydi. Beni eve götüren kişiyi görmemiştim. Karanlık olduğundan dolayı ışık yoktu ve benim zaten bakmaya cesaretim de yoktu.”
“Bu tam zorbalık!” Adrian araya atlamış ve kadına destek çıkmıştı. Tek isteği bu gecenin bu konuyla kaynamasıydı.
“Öyle de denebilir ama sonra iyi sonuçlara yol açtı.” William bunları söyledikten sonra omuz silkmişti.
“Her neyse, bir süre yatakta bekledikten sonra uyuyakalmışım. Kimse yanıma gelmemişti.sabah uyandığımdaysa, birinin bana sarılmış olduğunu fark ettim. Çok korkmuştum. Yanımda William’ın yattığını görünce ona sarılıp, onu sevdiğimi söyledim. Mutluluktan ağladığımı hatırlıyorum.” Rosalin sözlerini bitirdiğinde Isabel daha çok anlatılacak şeyin olduğunu ama kadının bu pürüzleri atladığını fark etti.
“En önemli kısmı atladın.” William sırıtarak kadına bakıyordu.
“Orayı söylememi istemeyeceğini düşündüm.” Rosalin kızarmıştı. “Sabah uyandığımda kıyafetlerim üzerimde değildi ve kendi kendime William’a ne açıklama yapacağım hakkında mırıldanmıştım. Belli ki çok hoşuna gitmiş.” Adrian kadına bakarak gülümsemişti.
“Bir ara aynısını bende Isabel’e yapmalıyım. Çok güzel bir yol gibi görünüyor.” Adrian erkek dayanışmasına geçmişti.
“Sadece bunu yapmadım ki. Onu bir göle götürdüm ve benimle evlenmezse, içinden çıkarmayacağımı söyledim.” William sırıtırken Isabel şaşırmıştı.
“İnanamıyorum.” Isabel sonunda konuşmuştu.
“Ah, inanmalısın. Bunları gerçekten yaptı. Babasının da annesiyle böyle bir anısı olduğunu söyleyip duruyor.” Rosalin gülümsediğinde, konu tekrardan Adrian’a dönmeyi başarmıştı.
“Isabel, Adrian sevgililerini buraya getiriyor mu?” Bu konuyla Adrian hariç herkes kahkaha atmıştı.
“Evet, bir tanesini getirmişti. Onları sarılırken yakaladım hem de bu sabah.” Kadının sözlerinin doğruluğunu anlamayan William sorarcasına bakmıştı.
“Bu doğru, Luke ile sarılıyorlardı. Sonra Luke, ona unutmayacağı bir öpücük verdi. Eğer bir odada olsalardı daha çok şey olabilirdi. Düşünmek dahi istemiyorum.” Bu laflardan sonra Adrian ayağa kalkmış ve sinirli bakışlarını masadakilere yöneltmişti.
“Bakalım bu ‘erkeklere ilgi duyan adam’ sana yatakta neler yapacak.” Sözleriyle kendini havada bulan Isabel, bırak beni diye bağırmaya ve kızarmaya başlamıştı. Neler söylemişti bu adam böyle?
“Sanırım sende Rosalin’i yatağa götüreceksin.” Adrian uslanmaz bir şekilde William’a bakıyordu. Rosalin kızarmıştı ama William onaylayarak kadını kucağına aldı ve kapıya yöneldi. Adrian ve Isabel tek kaldığında ise Adrian konuşmuştu.
“Sanırım bütün gece bana hesap vereceksin.” Dedikleri kadının zihnine ulaştığında Isabel daha da kızarmıştı.
“Erkekleri ne yapacağız?” Bu sözleriyle Adrian kükremeye benzer bir sesle konuşmuştu.
“Bakalım sana yapacaklarımdan sonra böyle konuşabilecek misin!?” Adrian, kadını kucağında daha doğrusu sırtında yukarıya çıkarırken ikisi de gülüyordu.
 

Şu an konuyu görüntüleyenler (Toplam : 0, Üye: 0, Misafir: 0)

Geri
Üst