Ayyıldız2 | 2008 TR Yapısı • 1-99 Orta Emek Destan • Oto Avsız • 10 Temmuz 21:00 HEMEN TIKLA!
Bölüm Şarkıları:
1.Hurts-Devotion
2.Lifehouse- Everything
3.Evanescence-Everybodys Fool
(
Bağlanmayacaksın kimseye kendini teslim etmeyeceksin. Gitmeyeceksin yangına körükle. Onsuz olmayacak gibi yapmayacaksın. Çünkü o giderse ve sen onsuz kalırsan ölümü de önüne katar öyle göçersin. Yine de gelmez işte. Hatta umursamaz bile seni. Zaten umurunda olsaydın gitmezdi. Ama bir ümit işte... Kahrolası gözü kör bir aşk... Çınar bahçeye çıktı ve yürümeye başladı. Soğuk rüzgâr tüm bedenini ısırarak geçerken o hiçbir şeye aldırmıyordu. Aldatılmışlığın ağırlığı vardı üzerinde. Büyük bir yük... O an bile nefret edememişti Yaprak'tan, istese bile yapamamıştı bunu.
"Ölüm sebebim olacaksın Yaprak." diye fısıldadı havaya ve rüzgâr bu fısıltıyı Siyahlı Kadın'a götürdü.Yaptığı işten gayet memnun bir şekilde gülümsedi hatta. Sonra sıradaki kurbanı aklına geldi... Koray.
Güneş ilk ışıklarını pencerelerden içeri salarken Koray tüm pislikten arınmış bir şekilde uyuyordu. İçeriye bir anda dolan soğuk havayla irkildi ve tedbirlice gözlerini araladı. Pencere ardına kadar açılmış, perde içeri giren ayazla birlikte uçuşuyordu. Koray doğruldu ve etrafına bakındı. Ancak önünde iple asılı duran siyah zarfa odaklandı.
"Sıktı ama artık." diye geveledi. Fakat o zarfı açıp içindekini okumadan da edemedi.
"Merhaba Koray, tahmin ettiğin üzere doğruları fısıldama sırası sende. Evet, en çok neyden korkarsın? Yalan söyleyen insanlara alerjim var tatlım umarım bunu dikkate alırsın. -Siyahlı Kadın."
Koray zoraki bir şekilde gülümsedi. Kimdi bu Siyahlı Kadın? Ondan, onlardan, onca masum insandan ne istiyordu? Sorular birer birer zihnine hücum ederken çalışma masasına gitti ve boş beyaz bir kağıtla pilot bir kalem çıkardı.
Yanarak ölmek kötü olurdu herhalde. Önce dumanlar etrafını kaplıyor, nefes almakta zorlanıyorsun Alevler içine aldığı her şeyde daha da güçleniyor. Sonra seni de güçlenmek için yakacak olarak kullanıyor. Ateşin etine verdiği acı... Yanmak , başını ovaladı ve kağıdı katlayıp zarfa yerleştirdi. Ardından banyoya girip soğuk suyun etkisine bıraktı kendini. Annesi gözün önünde bir yangında kül olmuştu. O zamandan beri psikolojik tedavi görmesine rağmen, Koray, bir türlü olayın etkisinden kurutulamamıştı ve bunun yan etkisi olarak da sıcak olan her şeyden uzak durmuştu.
Su birden kaynağından çıkarmışçasına kızmaya ve sıcaklaşmaya başladı. Önce omuzlarına döküldü ve ardından geçtiği her yeri kavurdu. Koray suyun altından hızla çıkmasına rağmen yanıyordu, ayak tabanlarına değen su yetmişti zaten. Suyu kapayamadan dışarı attı kendini. Vücudundan çıkan buharlara baktı bir müddet aynada. Sıcak suyun eseri Yanmanın nasıl bir duygu olduğunu tartmıştı. Ardından banyo kapısının altından suya odaklandı. Hemen eline geçen ilk şeyleri üzerine geçirip ayakkabılarını giydi ve banyo kapısını açıp suyu yeniden kapamaya çalıştı ama sıcak suyun etkisiyle daha da kızan musluğa elini değdirdiği gibi elini çekmek zorunda kalmıştı.
Lanet olsun! diye bağırdı ve koşarak odasına geçti yeniden. Son model telefonunun üzerindeki siyah zarf yine dikkatini çekmişti. Zarfı yırtarcasına açtı.
Yanmak Ön hazırlık gibi bir şey olsun istedim Özgür, sanırım soyadın kadar Özgür olamayacaksın. Kapını kırabilirsen dışarı çıkabilirsin yoksa hem yanacak hem de kaynayan sıcak suda boğulacaksın genç adam -Siyahlı Kadın.
Kağıdı sıktı ve kapıya odaklandı. Ve hemen sonra bir tık sesi Kapı üzerine kilitlenmişti.
Ah s.ktir!, kapıya indirdiği yumruklar, ardı arkası kesilmeyen tekmeler Ancak hiçbir şey suyun yükselmesine engel değildi.
Cama doğru yaklaştı ama kampüste en üstteki üç odadan birine sahipti, aşağı atlaması durunda sakat kalabilirdi. Yaprak ve Doruk muhtemelen geceyi birlikte geçirmiş ve Yaprakın odasında uyuyorlardı ve bu yüzden onu duyma ihtimalleri yüzde sıfırın altındaydı.
Kahretsin, kahretsin! YARDIM EDİN!, nafile yakarışlar içinde kapıya omuz atmaya başladı.
Koray? ses tanıdıktı ama kim olduğunu çıkaramamıştı Koray.
Nolur yardım et, kapım kilitli, yanıyorum!, sesi artık fısıltı halini almıştı. Sıcaktan dolayı sırtından aşağı ter damlaları süzülüyor, dili damağına yapışıyor ve git gide telaş yapıyordu.
Lütfen, yanıyorum..
Biri bana yardım etsin, burada kapalı kaldım! YARDIM EDİN!, su iyice yükselmişti. Geri çıktı ve kapıya yeniden sert bir tekme indirdi.
Lanet olasıca! Kırıl artık!, okul müdürü her zaman tam güvenlik yanlısı bir adam olduğu için okul kapıları en az beş ayda bir kontrol edilir ve tamir edilirdi. Ayrıca en sağlam kapılara sahipti her oda. Kırılması zordu onun için.
(
Merve eğilip kapının altından sızan suya dokundu ve parmaklarını hemen geri çekip elini sallamaya başladı.
Lütfen, yanıyorum diye fısıldadı Koray bitik bir sesle.Mervenin gözlerinden birer damla yaş yuvarlandı.Tamam, dayan, geleceğim hemen. dedi ve koşarak ilerlemeye başladı. Hafiye Ablada her odanın anahtarı vardı.
Koray birden annesini gördü.
Oğlum , kadın beyaz uzun bir elbise giymiş olmasına rağmen üstü kül, yırtık ve yanık kumaş parçasına dönmüştü.
Şimdi değil, henüz benim yanıma gelmeyeceksin ama çok yakın oğlum. Bu iğrenç oyun bitecek yakında.Korayın yüzünde istemsiz bir tebessüm oluştu.
Benim yanıma mı geleceksin anne? dedi, sesinde belirgin bir mutluluk vardı. Bacaklarını yakan suyu unutmuştu bile.Hayır küçüğüm, sen bana geleceksin ama şimdi değil, sadece kısa sürede yanımda olacaksın, yeniden., kadın ölü dudaklarını oğlunun alnına bastırdı ve geri çekildi.
Şimdi biraz uyu bakalım. dedi kıkırdayarak ve yok oldu. Koray sırtını kapıya yasladı ve yere doğru kaydı, gözleri de ona itaat ederek örtüldü.
Merve kapıyı açtı, kapıyla birlikte içerideki tüm su dışarıya çıkarken Korayın bedeni de düştü. Merve onu hemen yerden kaldırıp sert bir çığlık attı. YARDIM EDİN!
Herkes odalarından koşarak çıktı ve onların başına toplandı. Merve feryat figan ağlıyor, Koray baygın bir şekilde onun kucağında yatıyordu. Sıcak sudan hasar gören vücudu ise cabasıydı Ece hızla sevgilisinin omzuna örttü başını. Rüya Mervenin başına gelmişti Çisem ise ambulansı arıyordu.
Bir şeyden ne kadar korkarsanız o şey başınıza gelirdi. Hepimiz ölmekten korkmuyor muyuz? Zaten bir gün öleceğiz. Ama teselli olacaksa söyleyeyim; herkes yalnız ölür
Koray önce hastaneye kaldırılmıştı, Merve de yanındaydı. Korayın telefonu titredi ve Merve tereddütle telefonu alıp mesajı açtı.Her şey bir başlangıç Koray, bu küçük bir yangındı. Oyunda başarılar. Siyahlı Kadın.
(
Bu kim olabilir ki? dedi Ezgi. Öğle tatilindeydiler ve herkes yemekhanedeydi.Korayın düşmanlarından biri olamaz mı sizce? dedi alt sınıflardan bir kız.
Tüm okul bu olayla çalkalanıyordu. Selma Hanım içeri girdi.
Korayın odasından siyah bir zarf çıktı gençler. Bu iğrenç espriyi hangi beyin özürlü arkadaşımız yaptıysa hemen ortaya çıksın. Aksi takdirde onu ben bulursam okuldan atıp hapse tıktırırım! Siz bir öğrencinin canına kast ettiniz. Hemen ortaya çıksın o kişi! ancak kimseden çıt çıkmıyordu.
Güzel, size yarına kadar mühlet. Odama gelin ve bu işi halledelim yoksa olacaklardan sorumlu değilim! diyerek yemekhaneden dışarı çıktı Selma Hanım ve hemen bir uğultu yükseldi.
Okuldan biri olmalı. dedi Çınar gözlerini kısarak.
Ece bir kahkaha attı; Nereden biliyorsun bay gizemli çocuk?
Çünkü okula dışarıdan biri girmemiş, geri zekalı! Egonu büyüteceğine aklını büyütseydin böyle saçma sorular sormazdın! dedi Çınar gözlerini devirerek. Ece ise onu duymazdan geldi.
Ama Korayın kimseyle alıp veremediği yok. dedi Hakan. Herkes dedektifçilik rolüne iyice kaptırmıştı kendini.
İş Siyahlı Kadının işi, o zaman Siyahlı Kadın içimizden biri olmalı. dedi Yaprak fikrini öne sürerek.Aylin hemen bir sandalye çekip oturdu. Arkadaşlar, Damra. Siyahlı Kadın Damra olamaz mı? Koray 2.sınıftayken ona şey Onu taciz etmeye kalkmıştı, hatırlıyor musunuz? Tamam, deli diyeceksiniz ama öyle olmalı. Koraydan nefret kimse yok başka! diye konuştu hızla.Onlu duyan kim varsa bu teoriye kahkahalarla gülmüştü.
Dersler bitmiş ve herkes odasına çekilmişti. Işıkların kapanmasına daha beş dakika varken her kapının altından bir siyah zarf içeri atıldı, herkes korkuyla zarflarını açtı.
Koray iyileşti gençler, ancak akıl sağlığı konusunda şüpheler olduğu için uzun bir süre akıl hastanesinde misafir edilecek. Ama bu onunla işimin bitmediği gerçeğini değiştirmez. Her neyse. Hadi bir bulmaca çözelim, ne dersiniz?
Soru 1: Ben kimim? İpucu: Ölü insanların intikamla işleri olmaz, çünkü onlar ölüdürler.Size başarılar elma kurtlarım -Siyahlı Kadın.
Bir işe bulaştığın zaman olay çözülene kadar konu kapamaz ve pislik peşini bırakmaz. Size bu bulmacada eğlenceler diliyorum. İyi günler
1.Hurts-Devotion
2.Lifehouse- Everything
3.Evanescence-Everybodys Fool
(
Linkleri görebilmek için Turkmmo Forumuna ÜYE olmanız gerekmektedir.
)Bağlanmayacaksın kimseye kendini teslim etmeyeceksin. Gitmeyeceksin yangına körükle. Onsuz olmayacak gibi yapmayacaksın. Çünkü o giderse ve sen onsuz kalırsan ölümü de önüne katar öyle göçersin. Yine de gelmez işte. Hatta umursamaz bile seni. Zaten umurunda olsaydın gitmezdi. Ama bir ümit işte... Kahrolası gözü kör bir aşk... Çınar bahçeye çıktı ve yürümeye başladı. Soğuk rüzgâr tüm bedenini ısırarak geçerken o hiçbir şeye aldırmıyordu. Aldatılmışlığın ağırlığı vardı üzerinde. Büyük bir yük... O an bile nefret edememişti Yaprak'tan, istese bile yapamamıştı bunu.
"Ölüm sebebim olacaksın Yaprak." diye fısıldadı havaya ve rüzgâr bu fısıltıyı Siyahlı Kadın'a götürdü.Yaptığı işten gayet memnun bir şekilde gülümsedi hatta. Sonra sıradaki kurbanı aklına geldi... Koray.
Güneş ilk ışıklarını pencerelerden içeri salarken Koray tüm pislikten arınmış bir şekilde uyuyordu. İçeriye bir anda dolan soğuk havayla irkildi ve tedbirlice gözlerini araladı. Pencere ardına kadar açılmış, perde içeri giren ayazla birlikte uçuşuyordu. Koray doğruldu ve etrafına bakındı. Ancak önünde iple asılı duran siyah zarfa odaklandı.
"Sıktı ama artık." diye geveledi. Fakat o zarfı açıp içindekini okumadan da edemedi.
"Merhaba Koray, tahmin ettiğin üzere doğruları fısıldama sırası sende. Evet, en çok neyden korkarsın? Yalan söyleyen insanlara alerjim var tatlım umarım bunu dikkate alırsın. -Siyahlı Kadın."
Koray zoraki bir şekilde gülümsedi. Kimdi bu Siyahlı Kadın? Ondan, onlardan, onca masum insandan ne istiyordu? Sorular birer birer zihnine hücum ederken çalışma masasına gitti ve boş beyaz bir kağıtla pilot bir kalem çıkardı.
Yanarak ölmek kötü olurdu herhalde. Önce dumanlar etrafını kaplıyor, nefes almakta zorlanıyorsun Alevler içine aldığı her şeyde daha da güçleniyor. Sonra seni de güçlenmek için yakacak olarak kullanıyor. Ateşin etine verdiği acı... Yanmak , başını ovaladı ve kağıdı katlayıp zarfa yerleştirdi. Ardından banyoya girip soğuk suyun etkisine bıraktı kendini. Annesi gözün önünde bir yangında kül olmuştu. O zamandan beri psikolojik tedavi görmesine rağmen, Koray, bir türlü olayın etkisinden kurutulamamıştı ve bunun yan etkisi olarak da sıcak olan her şeyden uzak durmuştu.
Su birden kaynağından çıkarmışçasına kızmaya ve sıcaklaşmaya başladı. Önce omuzlarına döküldü ve ardından geçtiği her yeri kavurdu. Koray suyun altından hızla çıkmasına rağmen yanıyordu, ayak tabanlarına değen su yetmişti zaten. Suyu kapayamadan dışarı attı kendini. Vücudundan çıkan buharlara baktı bir müddet aynada. Sıcak suyun eseri Yanmanın nasıl bir duygu olduğunu tartmıştı. Ardından banyo kapısının altından suya odaklandı. Hemen eline geçen ilk şeyleri üzerine geçirip ayakkabılarını giydi ve banyo kapısını açıp suyu yeniden kapamaya çalıştı ama sıcak suyun etkisiyle daha da kızan musluğa elini değdirdiği gibi elini çekmek zorunda kalmıştı.
Lanet olsun! diye bağırdı ve koşarak odasına geçti yeniden. Son model telefonunun üzerindeki siyah zarf yine dikkatini çekmişti. Zarfı yırtarcasına açtı.
Yanmak Ön hazırlık gibi bir şey olsun istedim Özgür, sanırım soyadın kadar Özgür olamayacaksın. Kapını kırabilirsen dışarı çıkabilirsin yoksa hem yanacak hem de kaynayan sıcak suda boğulacaksın genç adam -Siyahlı Kadın.
Kağıdı sıktı ve kapıya odaklandı. Ve hemen sonra bir tık sesi Kapı üzerine kilitlenmişti.
Ah s.ktir!, kapıya indirdiği yumruklar, ardı arkası kesilmeyen tekmeler Ancak hiçbir şey suyun yükselmesine engel değildi.
Cama doğru yaklaştı ama kampüste en üstteki üç odadan birine sahipti, aşağı atlaması durunda sakat kalabilirdi. Yaprak ve Doruk muhtemelen geceyi birlikte geçirmiş ve Yaprakın odasında uyuyorlardı ve bu yüzden onu duyma ihtimalleri yüzde sıfırın altındaydı.
Kahretsin, kahretsin! YARDIM EDİN!, nafile yakarışlar içinde kapıya omuz atmaya başladı.
Koray? ses tanıdıktı ama kim olduğunu çıkaramamıştı Koray.
Nolur yardım et, kapım kilitli, yanıyorum!, sesi artık fısıltı halini almıştı. Sıcaktan dolayı sırtından aşağı ter damlaları süzülüyor, dili damağına yapışıyor ve git gide telaş yapıyordu.
Lütfen, yanıyorum..
Biri bana yardım etsin, burada kapalı kaldım! YARDIM EDİN!, su iyice yükselmişti. Geri çıktı ve kapıya yeniden sert bir tekme indirdi.
Lanet olasıca! Kırıl artık!, okul müdürü her zaman tam güvenlik yanlısı bir adam olduğu için okul kapıları en az beş ayda bir kontrol edilir ve tamir edilirdi. Ayrıca en sağlam kapılara sahipti her oda. Kırılması zordu onun için.
(
Linkleri görebilmek için Turkmmo Forumuna ÜYE olmanız gerekmektedir.
)Merve eğilip kapının altından sızan suya dokundu ve parmaklarını hemen geri çekip elini sallamaya başladı.
Lütfen, yanıyorum diye fısıldadı Koray bitik bir sesle.Mervenin gözlerinden birer damla yaş yuvarlandı.Tamam, dayan, geleceğim hemen. dedi ve koşarak ilerlemeye başladı. Hafiye Ablada her odanın anahtarı vardı.
Koray birden annesini gördü.
Oğlum , kadın beyaz uzun bir elbise giymiş olmasına rağmen üstü kül, yırtık ve yanık kumaş parçasına dönmüştü.
Şimdi değil, henüz benim yanıma gelmeyeceksin ama çok yakın oğlum. Bu iğrenç oyun bitecek yakında.Korayın yüzünde istemsiz bir tebessüm oluştu.
Benim yanıma mı geleceksin anne? dedi, sesinde belirgin bir mutluluk vardı. Bacaklarını yakan suyu unutmuştu bile.Hayır küçüğüm, sen bana geleceksin ama şimdi değil, sadece kısa sürede yanımda olacaksın, yeniden., kadın ölü dudaklarını oğlunun alnına bastırdı ve geri çekildi.
Şimdi biraz uyu bakalım. dedi kıkırdayarak ve yok oldu. Koray sırtını kapıya yasladı ve yere doğru kaydı, gözleri de ona itaat ederek örtüldü.
Merve kapıyı açtı, kapıyla birlikte içerideki tüm su dışarıya çıkarken Korayın bedeni de düştü. Merve onu hemen yerden kaldırıp sert bir çığlık attı. YARDIM EDİN!
Herkes odalarından koşarak çıktı ve onların başına toplandı. Merve feryat figan ağlıyor, Koray baygın bir şekilde onun kucağında yatıyordu. Sıcak sudan hasar gören vücudu ise cabasıydı Ece hızla sevgilisinin omzuna örttü başını. Rüya Mervenin başına gelmişti Çisem ise ambulansı arıyordu.
Bir şeyden ne kadar korkarsanız o şey başınıza gelirdi. Hepimiz ölmekten korkmuyor muyuz? Zaten bir gün öleceğiz. Ama teselli olacaksa söyleyeyim; herkes yalnız ölür
Koray önce hastaneye kaldırılmıştı, Merve de yanındaydı. Korayın telefonu titredi ve Merve tereddütle telefonu alıp mesajı açtı.Her şey bir başlangıç Koray, bu küçük bir yangındı. Oyunda başarılar. Siyahlı Kadın.
(
Linkleri görebilmek için Turkmmo Forumuna ÜYE olmanız gerekmektedir.
)Bu kim olabilir ki? dedi Ezgi. Öğle tatilindeydiler ve herkes yemekhanedeydi.Korayın düşmanlarından biri olamaz mı sizce? dedi alt sınıflardan bir kız.
Tüm okul bu olayla çalkalanıyordu. Selma Hanım içeri girdi.
Korayın odasından siyah bir zarf çıktı gençler. Bu iğrenç espriyi hangi beyin özürlü arkadaşımız yaptıysa hemen ortaya çıksın. Aksi takdirde onu ben bulursam okuldan atıp hapse tıktırırım! Siz bir öğrencinin canına kast ettiniz. Hemen ortaya çıksın o kişi! ancak kimseden çıt çıkmıyordu.
Güzel, size yarına kadar mühlet. Odama gelin ve bu işi halledelim yoksa olacaklardan sorumlu değilim! diyerek yemekhaneden dışarı çıktı Selma Hanım ve hemen bir uğultu yükseldi.
Okuldan biri olmalı. dedi Çınar gözlerini kısarak.
Ece bir kahkaha attı; Nereden biliyorsun bay gizemli çocuk?
Çünkü okula dışarıdan biri girmemiş, geri zekalı! Egonu büyüteceğine aklını büyütseydin böyle saçma sorular sormazdın! dedi Çınar gözlerini devirerek. Ece ise onu duymazdan geldi.
Ama Korayın kimseyle alıp veremediği yok. dedi Hakan. Herkes dedektifçilik rolüne iyice kaptırmıştı kendini.
İş Siyahlı Kadının işi, o zaman Siyahlı Kadın içimizden biri olmalı. dedi Yaprak fikrini öne sürerek.Aylin hemen bir sandalye çekip oturdu. Arkadaşlar, Damra. Siyahlı Kadın Damra olamaz mı? Koray 2.sınıftayken ona şey Onu taciz etmeye kalkmıştı, hatırlıyor musunuz? Tamam, deli diyeceksiniz ama öyle olmalı. Koraydan nefret kimse yok başka! diye konuştu hızla.Onlu duyan kim varsa bu teoriye kahkahalarla gülmüştü.
Dersler bitmiş ve herkes odasına çekilmişti. Işıkların kapanmasına daha beş dakika varken her kapının altından bir siyah zarf içeri atıldı, herkes korkuyla zarflarını açtı.
Koray iyileşti gençler, ancak akıl sağlığı konusunda şüpheler olduğu için uzun bir süre akıl hastanesinde misafir edilecek. Ama bu onunla işimin bitmediği gerçeğini değiştirmez. Her neyse. Hadi bir bulmaca çözelim, ne dersiniz?
Soru 1: Ben kimim? İpucu: Ölü insanların intikamla işleri olmaz, çünkü onlar ölüdürler.Size başarılar elma kurtlarım -Siyahlı Kadın.
Bir işe bulaştığın zaman olay çözülene kadar konu kapamaz ve pislik peşini bırakmaz. Size bu bulmacada eğlenceler diliyorum. İyi günler