Patagonlar veya Patagonya devleri, ilk defa zamanın az bilinen bölgesi ve sahili olanPatagonya'da rastlanan efsanevi insan ırkıdır. İlk Avrupalıların kayıtlarına göre, boylarının normal insan boyunun iki katını geçtiği, hatta bazı kayıtlara göre 3,5 - 4,5 metreyi bulduğu söylenir. Yaşamış olması mümkün olmayan bu insanların varlığı, bölgedeki Avrupalıların akıllarında, 18. yüzyılın sonlarında büyük ölçüde çürütülene dek 250 yıl kadar kalmıştır. Ancak Güney Amerika efsaneleri birkaç dev kabile soyundan bahseder. Örneğin, ortalama 7 fit (2,134 metre) boyunda ve kızıl saçlı oldukları söylenen Peru'nun Çancasları veya Çanakları [SUP][1][/SUP].
Patagonlar hakkındaki ilk bilgi, 1520'lerde dünyanın etrafını dolaşan Ferdinand Magellan ve mürettebatının onları Güney Amerika sahillerinde gördüklerini iddia etmeleridir. Magellan'ın uzun yolculuğunun tarihçisi ve yolculuktan sağ çıkan az sayıdaki kişiden biri olan Antonio Pigafettayerlilerle karşılaşmalarını ve boylarının normal insanın iki katı olduğunu yazmıştır:
"Bir gün aniden çıplak ve dev boyutlarda bir adamı limanın sahilinde gördük, dans ediyordu, şarkı söylüyordu ve kafasına toprak atıyordu. Kaptan-general Magellan, adamlarımızdan birini devin yanına yolladı, o da aynı hareketleri barış işareti olarak yapacaktı. Bunu yaparak, devi kaptan-generalin beklediği adacığa getirdi. Dev, kaptan-generalin ve bizim yanımızda çok şaşırdı ve gökten geldiğimizi düşünerek parmağını havaya kaldırarak işaretler yaptı. O kadar uzundu ki ancak beline geliyorduk ve orantılıydı..."Pigafetta ayrıca Magellan'ın bu insanlara "Patagão" (veya Patagoni ) adını verdiğini kaydetmiş fakat bunun nedenlerini açıklamamıştır. Pigafetta'nın zamanında bu ismin kaynağı olarak pataveya ayak olarak düşünüldüğü ve "Patagonia" kelimesinin "Büyük Ayak Toprakları" anlamına geldiği şeklinde yorumlanmıştır. Ancak, bu da kökenbilim açısından tartışmalıdır
Patagonlar hakkındaki ilk bilgi, 1520'lerde dünyanın etrafını dolaşan Ferdinand Magellan ve mürettebatının onları Güney Amerika sahillerinde gördüklerini iddia etmeleridir. Magellan'ın uzun yolculuğunun tarihçisi ve yolculuktan sağ çıkan az sayıdaki kişiden biri olan Antonio Pigafettayerlilerle karşılaşmalarını ve boylarının normal insanın iki katı olduğunu yazmıştır:
"Bir gün aniden çıplak ve dev boyutlarda bir adamı limanın sahilinde gördük, dans ediyordu, şarkı söylüyordu ve kafasına toprak atıyordu. Kaptan-general Magellan, adamlarımızdan birini devin yanına yolladı, o da aynı hareketleri barış işareti olarak yapacaktı. Bunu yaparak, devi kaptan-generalin beklediği adacığa getirdi. Dev, kaptan-generalin ve bizim yanımızda çok şaşırdı ve gökten geldiğimizi düşünerek parmağını havaya kaldırarak işaretler yaptı. O kadar uzundu ki ancak beline geliyorduk ve orantılıydı..."Pigafetta ayrıca Magellan'ın bu insanlara "Patagão" (veya Patagoni ) adını verdiğini kaydetmiş fakat bunun nedenlerini açıklamamıştır. Pigafetta'nın zamanında bu ismin kaynağı olarak pataveya ayak olarak düşünüldüğü ve "Patagonia" kelimesinin "Büyük Ayak Toprakları" anlamına geldiği şeklinde yorumlanmıştır. Ancak, bu da kökenbilim açısından tartışmalıdır
