- Katılım
- 18 Nis 2009
- Konular
- 3,900
- Mesajlar
- 29,926
- Online süresi
- 6h 7m
- Reaksiyon Skoru
- 2,508
- Altın Konu
- 0
- TM Yaşı
- 17 Yıl 2 Ay 3 Gün
- Başarım Puanı
- 422
- MmoLira
- -1,514
- DevLira
- 0
HERAKLES Otomatik Avlı kalıcı sunucu. 19 Haziran'da açılıyor. Atius & Wizard güvencesiyle hemen kayıt ol, ön kayıt ödülleri aktif. HEMEN TIKLA!
Yazılarımı okuyanlar bilir, yazdığım yazılarımın bir kısmının konusunu,özellikle bana verilen cevaplar oluşturur. Böylece güncel konuları gündemegetirerek, doğru zannedilen yanlışları konuşup tartışarak, üzerindedüşünülmesine vesile olmaktır amacım. Yine bir yazıma cevap verme nezaketinigösteren kardeşimizin, bana verdiği cevabın bir bölümünü önce yazmak ve dahasonra üzerinde konuşmak istiyorum.
(Vahyin önem ve önceliğini anlatırken hadis-i şeriflere o kadar rijityaklaşıyorsunuz ki insanlar sizin ifadelerinizden sizi hadis düşmanı sanmalarıgayet doğal. Tek bir cümle ile hadisleri top yekûn inkâr etmediğinizi beyanediyorsunuz. Ama bu yeterince inandırıcı olmuyor. Çünkü tasvip ettiğiniz tekbir tane bile hadis örneğini hiç bir yazınızda göremiyoruz. Tasvip ettiğinizhadisleri hangi kaynaklardan aldığınız hakkında da en küçük bir bilgikırıntısına dahi sahip değiliz.
Böyle olunca hangi hadisleri nasıl süzgeçten geçirdiğiniz bilgisine sahipolmadığımızdan sizin tasvip ettiğiniz hadisler hakkındaki kanaatimizde yeterlibilgiye sahip olamamaktayız.
Bu durumda meramınızı anlatacağım diye çırpınıp durmaktasınız. Ama buçırpınışlarınız dalgalarla boğuşup yerinizde saymanıza bir miligramilerleyememenize neden olmaktadır.
Lütfen tasvip ettiğiniz hadisler hakkında daha ayrıntılı bir izahat.)
Değerli kardeşimiz, benim rivayet hadislere karşı rijit yani çok sert, katıdavrandığımı söylüyor. Ben ona sert ve katı tabiri yerine, çok fazla titizdavrandığımı söylersem, daha doğru bir açıklama yapmış olurum. Peki, nedenböyle davranıyorum dersiniz? Elbette Yüce Rabbimiz, benim sorumlu olduğumKuran da böyle davranın dediği için. Allah söylemediği halde, bunlarda Allahkatındandır diyenleri, nasıl bir son bekliyor bunu biliyorum, titizliğim buuyarılar adınadır. Bu konuda birçok örnek var ama birkaç tanesini hatırlatmakisterim.
Bakara 79: Vay o kimselere ki, elleriyle Kitabı yazarlar, sonra da onu azbir karşılığa değişmek için, Bu, Allahın katındandır derler. Vay ellerininyazdıklarından ötürü onların hâline! Vay kazandıklarından dolayı onlarınhâline!
İsra 36: Hakkında bilgin olmayan şeyin ardına düşme! Çünkü kulak, göz vegönlün hepsi bundan sorumlu tutulacaktır.
Bakara 42: Hakkı batılla karıştırıp da bile bile hakkı gizlemeyin.
Bakar mısınız Rabbimiz nasıl uyarıyor bizleri. Kuran ın dışından, beşerinyazdıklarına, bunlarda Allah katındandır diyenlere inananlara, Rabbimiz nediyor? Vay onların haline. İşte ben bu acınacak insanların durumuna düşmemekiçin, elimden geldikçe titiz davranıyorum.
Allah yine uyarısında, hakkında emin olmadığın sözlerin, bilgilerin ardınadüşme, bunun hesabını sorarım diyor. Lütfen bu sözler üzerinde düşünelim. Allahbir ayetinde ne diyordu? Kuran ı ben koruyorum, yalnız Kuran ın ipinesarılın. Daha da emrini netleştiriyor ve Zühruf 44. ayette, sizleri Kuran dansorgu suale çekeceğim diyordu. Bu durumda hepimizin çok titiz davranarak,bunlarda Allah katındandır, ya da bunları da Kuran ın dışından peygamberimizsöylemiştir diye bizlere ilettiklerinde, çok dikkatli olmamız gerekmez mi?
Allah çok açık sizlere indirdiğimden başkasına uymayın emrini, bakın nekadar net ve sert bir şekilde vermiş bizlere.
Araf 3; Rabbinizden size indirilene uyun; O'nun berisinden bir takımdostların/velilerin ardına düşmeyin! Siz ne kadar da az öğüt alıyorsunuz.
Allah bizlerin uyacağımız kitabın, yalnız Kuran olduğunu söylüyor. Kuranile birlikte sakın dostlar veliler edinerek, din ve iman adına farklı sözlerinpeşi sıra gitmeyin diyor. Sanırım Yaradan ın bu sözlerini görmezden gelenkullarına da, siz ne kadar az öğüt alıyorsunuz diyerek kızgınlığını belirtiyor.
İşte ben Rahmanın bu uyarılarını tebliğ almış bir Müslüman olarak, banaKuran dışından iletilen her bilgiyi, titizlikle Kuran a danışıyor ve öylekabul ediyorum. Onun onayından geçen her bilgi başımın tacıdır.
Bu gerçekleri anlatmak içinde, çırpınıp duruyorum çok doğru. Beni anlamakistemeyene, ben kendimi anlatmak zorunda değilim. Ama hurafe, rivayet ve sanı okadar güçlü ki, benim çırpınışlarımı örtüyor, saklıyor duyulmaz hale getiriyor.Bu çırpınışlarımı duymak bile istemeyenler, sitelerinden yazılarımı siliyor,beni uzaklaştırıyorlar. Onları Rabbime havale ediyorum. Hak olan asla batıldankorkmaz. Ancak batıl haktan, yani gerçeklerden korkar ve yanından uzaklaştırır.
Arkadaşımız benim tasvip ettiğim hadislerden, daha detaylı bilgi istemiş.Cevabım ancak, Kuran a uyan, onun onayını alan her hadis benim için bilgi vepratik kaynağıdır diye cevap verebilirim. Rivayet hadisler dine hüküm koyamaz,ancak yaşantımızda çağımıza uygun örneklik teşkil eder. Tüm rivayet hadisleredikkatle yaklaşmalı ve peygamberimizin sözü olup olmadığını mutlaka Kuran ilekontrol etmeliyiz. Peygamberimizin şu sözlerini lütfen unutmayalım.
(Benden Kur'an dışında bir şey yazmayın. Kim, benden Kur'an dışında bir şeyyazmışsa, onu imha etsin."
Muslim-Zuhd/72(3004) /4137 Ebu Davud-İlm/3(3647) /4136 Musned-c.3/12,21,39Darimi-Mukaddime/42 )
Beni hadis düşmanı ilan edenlere söyleyecek sözüm olamaz. Çünkü aklı başındahiç kimse doğru bilgiyi göz ardı etmez. Ben söylediklerimden sorumluyum,karşımdakinin anladıklarından değil.
Benim top yekûn hadisleri inkâr etmediğimi söylediğimi, ama bunun inandırıcıolmadığını söylemiş din kardeşimiz. Fakat bana yönelttiği tenkidi kabul etmemmümkün değil. Tekrar hatırlatıyorum bakın bu konuda ne demiş.
(Çünkü tasvip ettiğiniz tek bir tane bile hadis örneğini hiç bir yazınızdagöremiyoruz.)
Bu kardeşimiz sanırım benim birkaç yazımı okumuş. Çünkü ben özelliklepeygamberimizin söylemiş olması mümkün olabilecek hadislerinden örneklerverdiğim gibi, doğru olması asla Kuran a göre mümkün olmayan birçokhadislerden de, yazılarımda özellikle örneklerini veririm. Çünkü yanlış bilgibile, bizlere dersler verir. Hiçbir bilgi toptan reddedilemez. Ama bu bilgiyielimizde bir ölçme kaynağı varsa, o kaynağın onayı mutlaka alınmalı kontroledilmelidir. Din ve iman adına ölçümüz Kuran olduğuna göre, akıllı bir insanınyapacağı çok açıktır.
Yine beni hadisler konusunda ikaz eden kardeşimiz, aslında üzerinde çokdüşünmemiz gereken bir noktaya parmak basmış ve bakın ne demiş tekrar hatırlayalım.
(Tasvip ettiğiniz hadisleri hangi kaynaklardan aldığınız hakkında da, enküçük bir bilgi kırıntısına dahi sahip değiliz.)
Değerli din kardeşlerim, işte İslam ı bölen, parçalayan hatta birbirinedüşman eden yol ve yöntem. Rivayet hadisleri kimden aldın. Senin kaynağın benimkaynağımdan daha emin, daha garanti. Acaba hangi mezhebin topladıkları hadislergerçekten peygamberimizin sözleridir?
Günümüze kadar nakledilen rivayet hadisler, acaba ismini verdiğimiz dinâlimlerine hiçbir değişiklik yapılmadan ait olduğuna, kim ya da kimler garantiverebilir? Bunun garantisini verebilecek var mı aramızda? Eğer bu garantiyiverebilecek bir güç makam yoksa lütfen elde Kuran, onun onayını mutlakaalmalıyız. Tabi yalnız Kuran ile iman olmaz, Kuran yeterli değildirdiyenlere, sözüm meclisten dışarı.
Genelde yazılarımda alıntı yaptığım hadisler, Kütübü sitte dendir onu dabelirtmek isterim. Ama her kaynaktan alır, doğruluğunu Kuran ile kontrolederim. Kontrolsüz bilgi, asla fayda vermez, tam tersine büyük zararlar verir.Onun için Allah, Kuran ın sınırlarını aşmayın diye uyarıyor bizleri.
Sarraf altın bozdurmaya gelen müşterisinin elindeki altını, nasıl zararetmemek, aldanmamak için, gerçek altın mı diye elindeki imkânlarla kontrolediyorsa, lütfen aynı yolu ve yöntemi, titizliği ziyana uğramamak vekaybedenlerden olmamak istiyorsak, bizlerde bu yolu izlemeli, her bilgiyiKuran ın süzgecinden geçirmeliyiz. Çünkü Rabbimiz sizleri Kuran dan sorumlututuyorum diye, apaçık hüküm veriyor. Bu hükmü veren Yaradan, daha sonra Kuranın hükmü olmayan bir bilgiden de, sorumlu tutar mı?
Hadislere dikkat ediniz lütfen, hepsi bir rivayete göre diye başlar ve ikinciüçüncü şahısların nakillerdir. Peygamberimiz kendi sözlerini aslayazdırmamıştır. Düşündürücü değil mi?
Bu konuda da aynı arkadaşımızın bana, bir ikazı ve uyarısı var.
( Müslümanlar inancını Kuran ile sorgulayacak da, Türkçeye doğru dürüsttercümesini yapamadıkları meallerden hareketle mi Kuran'ı anlayabilecek?Diyanetin bile mealinde bir yığın hatalı tercüme var. )
Arkadaşımızın bu sözlerine, kısmen katılmamak mümkün değil. GerçektenDiyanet bile başkan değiştirdikçe, yeni Kuran meali yazıyor, diğerinden farklıyerleri var. Fakat şükürler olsun ki birçok yazar ve ilahiyatçının tercümeettiği mealler var elimizde. Eğer bu meallerin birisine kapılmadan, hepsindenaraştırma yaparak, Kuran ı bir bütün olarak anlamaya çalışırsak, tümgerçekleri görebiliriz. Çünkü Allah siz anlayasınız diye, her şeyden niceörnekleri, değişik ifadelerle Kuran da verdik der. Yani Kuran ı yine Kuranayetleri ile açıkladığını söyler bizlere. İsteyen istediğini yazsın, Allah ınkitabı öyle bir nur ki, yaptıkları yanlışlar, yanlış tercümeler hemen ortayaçıkıyor.
İşte imtihanın zor yanı da burası olsa gerek. Çaba harcamak, gayret bizden,yardım Allah tan. Allah yemin ederek sizlere kolaylaştırılmış bir kitapindirdim diyorsa, Allah ın rehberini zor anlaşılır ilan etmek, Yaradan a büyüksaygısızlıktır diye düşünüyorum. Allah asla anlaşılması zor, her dileçevrilmeyen bir rehber gönderip, daha sonrada kullarını sorumlu tutmaz.Rabbimiz Kuran ayetlerini okuyup düşünenlerin, gönül gözlerini açarım diyorsa,lütfen bu uyarıyı dikkate alalım.
Kuran ın verdiği örnekler üzerinde lütfen düşününüz. Muhkem ayetler,herkesin anlayacağı şekilde, kolay ve anlaşılır örneklerle açıklanmıştır. İŞTEONUN İÇİNDİR Kİ KURAN IN BİR AYETİNE, DOĞRU OLMAYAN BİR ANLAM BİLE VERSELER,BİR BAŞKA AYET ONUN YANLIŞLIĞINI ORTAYA ÇIKARTIR. Kuran işte böyle mucize birkitaptır. Yeter ki ondan istifade etmesini bilelim. Yeter ki düşünerek imanedelim.
Ben her türlü kaynaktan hadis alır ve üzerinde düşünürüm. Bu rivayet hadisiacaba peygamberimiz söylemiş midir diye. Neden biliyor musunuz? Çünkü ümmetinibu konuda öyle bir uyarmıştır ki peygamberimiz, emin olmadığın sözleripeygamberimize nispet ette görelim. Bakın neler söylemiş.
5176 - Hz. Ali radıyallahu anh anlatıyor: "Resülullah aleyhissalatuvesselâm buyurdular ki: "Benim hakkımda yalan söylemeyin. Zira benimüzerime yalan uyduran cehenneme girer."
Buhâri, İlm 38; Müslim, Mukaddime 1, (1); Tirmizi, İlm 8, (2662).
5177 - İbnu'z-Zübeyr radıyallahu anhüma anlatıyor: "Babama dedim ki: "Benniye senin Resülullah'tan hadis rivayetini işitmiyorum. Halbuki falan vefalandan çokça işitiyorum?" Bana şu cevabı verdi:
"Evet ben, Müslüman olduğum günden beri Aleyhissalâtu vesselâm'ı hiçterketmedim. Hep beraber olduk. Ancak O'nun şöyle söylediğini de işittim:
"Kim bile bile bana yalan nisbet ederse ateşteki yerini hazırlasın."
Buhâri, İlm 38; Ebü Dâvud, İlm 4, (3651).
İşte ben peygamberimizin, bu uyarılarının Kuran ın bire bir uygulamasıolduğunu Kuran dan apaçık görüyorum ve titizliğim bundandır. Bu hadislerinasıl olurda kabul etmem, görmezden gelirim. Hadis naklinde, sözlerinanlamlarının değişme ihtimali çok büyüktür, titizliğim bunadır. Ayrıcanakledilen konunun, nakledenin kendi düşünceleri ile şekillendirilmesi, hattafarklı anlamlar vermesi de kaçınılmazdır. Lütfen bu gerçeği de unutmayalım.
Hadis yazımını ve naklini peygamberimiz, önce serbest bırakmış ama yapılanyanlışları gördüğünden, kesinlikle yasaklamıştır. Bir kısım kardeşlerimizin,daha sonra serbest bırakmıştır düşüncelerinin yanlış olduğunu, dört halifedevrinde hadis yazımı ve nakliyle nasıl mücadele edildiğini araştırmalarınıöneririm. Size bu konuda bir örnek vermek isterim.
Hz. Ebu Bekir, peygamberin vefatından sonra Müslümanları toplayarak şöyledemişti: Sizler, Peygamberden hadis rivayet ediyorsunuz ve bu hadislerdeihtilafa düşüyorsunuz. Sizden sonrakiler ise daha fazla ihtilaf edecektir.Peygamberden hiçbir şey tahdis etmeyin. Size bir soru soran olursa, Bilgimizlesizin aranızda Allahın kitabı var deyin ve onun helal kıldığını helal, haramkıldığını haram kılın
[Zehebi, Teskiretul Huffaz, I, 2-3]
Bizden önceki Ehli kitabın yoldan sapmaları, ne yazık ki Allah ın kitabınırehber almak yerine, atalarından gelen rivayetlerin ardına düşmeleriydi.Peygamberimiz ve en yakın ashabı da bunu bildiği için toplumu uyarmıştır.
Bugün aynı yanlış devam ediyor. Hatta öyle güçlü devam ediyor ki, rivayethadisler olmasaydı, Kuran anlaşılmaz kapalı kalırdı diyerek, adeta Kuran ınüzerine çıkartılıyor bu bilgiler. Allah bizleri affetsin. Bu acı gerçeği görenher Müslüman, rivayet hadislere karşı çok dikkatli olmalıdır. Bende bunuyapıyorum, Allah şahittir.
Yine Kütüb ü sitte den, çok dikkat çekici ve bir o kadar düşündürücü birrivayet hadis nakletmek istiyorum. Çünkü bu hadis adeta yazımızın bir özeti.
5179 - Mücâhid merhum anlatıyor: "Büşeyr el-Aşevi, Hz. İbnu Abbâs
radıyallahu anhümâ'ya gelip:
"Resülullah aleyhissalâtu vesselâm buyurdular ki..." diyerekbirşeyler anlatmaya kalktı. Ancak İbnu Abbâs onu konuşmaya bırakmadı vekendisine iltifat etmedi. Büşeyr:
"Sözlerimi niye dinlemiyorsunuz? Ben size Resülullah aleyhissalâtuvesselâm'dan anlatıyorum, hiç tınmıyorsunuz, niçin?" diye sordu. İbnuAbbâs ona şu cevabı verdi:
"Biz vaktiyle, bir kimsenin "Resûlullah aleyhissalâtu vesselâmbuyurdular ki" dediğini işitince, gözlerimizi ona çevirip kulaklarımızı dadinlemek üzere uzatıyorduk. Ne zaman ki, insanlar hadis rivayetindelaubalileştiler, biz de onlardan ancak bildiklerimizi almaya başladık."
Müslim, Mukaddime 7, (7).
Değerli din kardeşlerim, işte bizler bugün hadis naklinde o kadarlaubalileştik ki, adeta söylenenler, peygamberimize iftira niteliğini taşıyor.Ben bu yalanın iftiranın içinde olmamak için, elimden geleni yapıyor ve titizdavranmaya çalışıyorum. Bu söylenenler unutmayalım, peygamberimizin ölümündençok sonra söylenen sözler değil. Birde aradan yüzlerce yıl geçtiğini düşünün,ne anlatmak istediğimi daha iyi anlayacaksınız.
Karar ve yorum sizlerin. Ömür geldi ve geçiyor. Emanetimizi teslimettiğimizde, hesabın görüleceği O çetin gün, pişman olmak istemiyorsak, gelindersimize Kuran dan bizzat kendimiz çalışalım. Daha sonrada soralım,soruşturalım. Sen Kuran ı anlayamazsın diyenlerin sözlerine aldanmadan,İmanımızın sınırlarını Kuran dan öğrenelim. Kuran ın sınırlarının dışındanbilgi verenlere, itibar etmeyelim. Kuran ın sınırlarını aşan, şeytanınoyuncağı olur, lütfen bu gerçeği unutmayalım.
Yaradan Enbiya suresi 10. ayetinde yemin ederek, sizlere öyle bir kitapgönderdim ki, bütün şan ve şerefiniz, tüm gerçekler ondadır diyorsa, gelinbeşerin ipine değil, Kuran ın ipine sarılalım.
(Vahyin önem ve önceliğini anlatırken hadis-i şeriflere o kadar rijityaklaşıyorsunuz ki insanlar sizin ifadelerinizden sizi hadis düşmanı sanmalarıgayet doğal. Tek bir cümle ile hadisleri top yekûn inkâr etmediğinizi beyanediyorsunuz. Ama bu yeterince inandırıcı olmuyor. Çünkü tasvip ettiğiniz tekbir tane bile hadis örneğini hiç bir yazınızda göremiyoruz. Tasvip ettiğinizhadisleri hangi kaynaklardan aldığınız hakkında da en küçük bir bilgikırıntısına dahi sahip değiliz.
Böyle olunca hangi hadisleri nasıl süzgeçten geçirdiğiniz bilgisine sahipolmadığımızdan sizin tasvip ettiğiniz hadisler hakkındaki kanaatimizde yeterlibilgiye sahip olamamaktayız.
Bu durumda meramınızı anlatacağım diye çırpınıp durmaktasınız. Ama buçırpınışlarınız dalgalarla boğuşup yerinizde saymanıza bir miligramilerleyememenize neden olmaktadır.
Lütfen tasvip ettiğiniz hadisler hakkında daha ayrıntılı bir izahat.)
Değerli kardeşimiz, benim rivayet hadislere karşı rijit yani çok sert, katıdavrandığımı söylüyor. Ben ona sert ve katı tabiri yerine, çok fazla titizdavrandığımı söylersem, daha doğru bir açıklama yapmış olurum. Peki, nedenböyle davranıyorum dersiniz? Elbette Yüce Rabbimiz, benim sorumlu olduğumKuran da böyle davranın dediği için. Allah söylemediği halde, bunlarda Allahkatındandır diyenleri, nasıl bir son bekliyor bunu biliyorum, titizliğim buuyarılar adınadır. Bu konuda birçok örnek var ama birkaç tanesini hatırlatmakisterim.
Bakara 79: Vay o kimselere ki, elleriyle Kitabı yazarlar, sonra da onu azbir karşılığa değişmek için, Bu, Allahın katındandır derler. Vay ellerininyazdıklarından ötürü onların hâline! Vay kazandıklarından dolayı onlarınhâline!
İsra 36: Hakkında bilgin olmayan şeyin ardına düşme! Çünkü kulak, göz vegönlün hepsi bundan sorumlu tutulacaktır.
Bakara 42: Hakkı batılla karıştırıp da bile bile hakkı gizlemeyin.
Bakar mısınız Rabbimiz nasıl uyarıyor bizleri. Kuran ın dışından, beşerinyazdıklarına, bunlarda Allah katındandır diyenlere inananlara, Rabbimiz nediyor? Vay onların haline. İşte ben bu acınacak insanların durumuna düşmemekiçin, elimden geldikçe titiz davranıyorum.
Allah yine uyarısında, hakkında emin olmadığın sözlerin, bilgilerin ardınadüşme, bunun hesabını sorarım diyor. Lütfen bu sözler üzerinde düşünelim. Allahbir ayetinde ne diyordu? Kuran ı ben koruyorum, yalnız Kuran ın ipinesarılın. Daha da emrini netleştiriyor ve Zühruf 44. ayette, sizleri Kuran dansorgu suale çekeceğim diyordu. Bu durumda hepimizin çok titiz davranarak,bunlarda Allah katındandır, ya da bunları da Kuran ın dışından peygamberimizsöylemiştir diye bizlere ilettiklerinde, çok dikkatli olmamız gerekmez mi?
Allah çok açık sizlere indirdiğimden başkasına uymayın emrini, bakın nekadar net ve sert bir şekilde vermiş bizlere.
Araf 3; Rabbinizden size indirilene uyun; O'nun berisinden bir takımdostların/velilerin ardına düşmeyin! Siz ne kadar da az öğüt alıyorsunuz.
Allah bizlerin uyacağımız kitabın, yalnız Kuran olduğunu söylüyor. Kuranile birlikte sakın dostlar veliler edinerek, din ve iman adına farklı sözlerinpeşi sıra gitmeyin diyor. Sanırım Yaradan ın bu sözlerini görmezden gelenkullarına da, siz ne kadar az öğüt alıyorsunuz diyerek kızgınlığını belirtiyor.
İşte ben Rahmanın bu uyarılarını tebliğ almış bir Müslüman olarak, banaKuran dışından iletilen her bilgiyi, titizlikle Kuran a danışıyor ve öylekabul ediyorum. Onun onayından geçen her bilgi başımın tacıdır.
Bu gerçekleri anlatmak içinde, çırpınıp duruyorum çok doğru. Beni anlamakistemeyene, ben kendimi anlatmak zorunda değilim. Ama hurafe, rivayet ve sanı okadar güçlü ki, benim çırpınışlarımı örtüyor, saklıyor duyulmaz hale getiriyor.Bu çırpınışlarımı duymak bile istemeyenler, sitelerinden yazılarımı siliyor,beni uzaklaştırıyorlar. Onları Rabbime havale ediyorum. Hak olan asla batıldankorkmaz. Ancak batıl haktan, yani gerçeklerden korkar ve yanından uzaklaştırır.
Arkadaşımız benim tasvip ettiğim hadislerden, daha detaylı bilgi istemiş.Cevabım ancak, Kuran a uyan, onun onayını alan her hadis benim için bilgi vepratik kaynağıdır diye cevap verebilirim. Rivayet hadisler dine hüküm koyamaz,ancak yaşantımızda çağımıza uygun örneklik teşkil eder. Tüm rivayet hadisleredikkatle yaklaşmalı ve peygamberimizin sözü olup olmadığını mutlaka Kuran ilekontrol etmeliyiz. Peygamberimizin şu sözlerini lütfen unutmayalım.
(Benden Kur'an dışında bir şey yazmayın. Kim, benden Kur'an dışında bir şeyyazmışsa, onu imha etsin."
Muslim-Zuhd/72(3004) /4137 Ebu Davud-İlm/3(3647) /4136 Musned-c.3/12,21,39Darimi-Mukaddime/42 )
Beni hadis düşmanı ilan edenlere söyleyecek sözüm olamaz. Çünkü aklı başındahiç kimse doğru bilgiyi göz ardı etmez. Ben söylediklerimden sorumluyum,karşımdakinin anladıklarından değil.
Benim top yekûn hadisleri inkâr etmediğimi söylediğimi, ama bunun inandırıcıolmadığını söylemiş din kardeşimiz. Fakat bana yönelttiği tenkidi kabul etmemmümkün değil. Tekrar hatırlatıyorum bakın bu konuda ne demiş.
(Çünkü tasvip ettiğiniz tek bir tane bile hadis örneğini hiç bir yazınızdagöremiyoruz.)
Bu kardeşimiz sanırım benim birkaç yazımı okumuş. Çünkü ben özelliklepeygamberimizin söylemiş olması mümkün olabilecek hadislerinden örneklerverdiğim gibi, doğru olması asla Kuran a göre mümkün olmayan birçokhadislerden de, yazılarımda özellikle örneklerini veririm. Çünkü yanlış bilgibile, bizlere dersler verir. Hiçbir bilgi toptan reddedilemez. Ama bu bilgiyielimizde bir ölçme kaynağı varsa, o kaynağın onayı mutlaka alınmalı kontroledilmelidir. Din ve iman adına ölçümüz Kuran olduğuna göre, akıllı bir insanınyapacağı çok açıktır.
Yine beni hadisler konusunda ikaz eden kardeşimiz, aslında üzerinde çokdüşünmemiz gereken bir noktaya parmak basmış ve bakın ne demiş tekrar hatırlayalım.
(Tasvip ettiğiniz hadisleri hangi kaynaklardan aldığınız hakkında da, enküçük bir bilgi kırıntısına dahi sahip değiliz.)
Değerli din kardeşlerim, işte İslam ı bölen, parçalayan hatta birbirinedüşman eden yol ve yöntem. Rivayet hadisleri kimden aldın. Senin kaynağın benimkaynağımdan daha emin, daha garanti. Acaba hangi mezhebin topladıkları hadislergerçekten peygamberimizin sözleridir?
Günümüze kadar nakledilen rivayet hadisler, acaba ismini verdiğimiz dinâlimlerine hiçbir değişiklik yapılmadan ait olduğuna, kim ya da kimler garantiverebilir? Bunun garantisini verebilecek var mı aramızda? Eğer bu garantiyiverebilecek bir güç makam yoksa lütfen elde Kuran, onun onayını mutlakaalmalıyız. Tabi yalnız Kuran ile iman olmaz, Kuran yeterli değildirdiyenlere, sözüm meclisten dışarı.
Genelde yazılarımda alıntı yaptığım hadisler, Kütübü sitte dendir onu dabelirtmek isterim. Ama her kaynaktan alır, doğruluğunu Kuran ile kontrolederim. Kontrolsüz bilgi, asla fayda vermez, tam tersine büyük zararlar verir.Onun için Allah, Kuran ın sınırlarını aşmayın diye uyarıyor bizleri.
Sarraf altın bozdurmaya gelen müşterisinin elindeki altını, nasıl zararetmemek, aldanmamak için, gerçek altın mı diye elindeki imkânlarla kontrolediyorsa, lütfen aynı yolu ve yöntemi, titizliği ziyana uğramamak vekaybedenlerden olmamak istiyorsak, bizlerde bu yolu izlemeli, her bilgiyiKuran ın süzgecinden geçirmeliyiz. Çünkü Rabbimiz sizleri Kuran dan sorumlututuyorum diye, apaçık hüküm veriyor. Bu hükmü veren Yaradan, daha sonra Kuranın hükmü olmayan bir bilgiden de, sorumlu tutar mı?
Hadislere dikkat ediniz lütfen, hepsi bir rivayete göre diye başlar ve ikinciüçüncü şahısların nakillerdir. Peygamberimiz kendi sözlerini aslayazdırmamıştır. Düşündürücü değil mi?
Bu konuda da aynı arkadaşımızın bana, bir ikazı ve uyarısı var.
( Müslümanlar inancını Kuran ile sorgulayacak da, Türkçeye doğru dürüsttercümesini yapamadıkları meallerden hareketle mi Kuran'ı anlayabilecek?Diyanetin bile mealinde bir yığın hatalı tercüme var. )
Arkadaşımızın bu sözlerine, kısmen katılmamak mümkün değil. GerçektenDiyanet bile başkan değiştirdikçe, yeni Kuran meali yazıyor, diğerinden farklıyerleri var. Fakat şükürler olsun ki birçok yazar ve ilahiyatçının tercümeettiği mealler var elimizde. Eğer bu meallerin birisine kapılmadan, hepsindenaraştırma yaparak, Kuran ı bir bütün olarak anlamaya çalışırsak, tümgerçekleri görebiliriz. Çünkü Allah siz anlayasınız diye, her şeyden niceörnekleri, değişik ifadelerle Kuran da verdik der. Yani Kuran ı yine Kuranayetleri ile açıkladığını söyler bizlere. İsteyen istediğini yazsın, Allah ınkitabı öyle bir nur ki, yaptıkları yanlışlar, yanlış tercümeler hemen ortayaçıkıyor.
İşte imtihanın zor yanı da burası olsa gerek. Çaba harcamak, gayret bizden,yardım Allah tan. Allah yemin ederek sizlere kolaylaştırılmış bir kitapindirdim diyorsa, Allah ın rehberini zor anlaşılır ilan etmek, Yaradan a büyüksaygısızlıktır diye düşünüyorum. Allah asla anlaşılması zor, her dileçevrilmeyen bir rehber gönderip, daha sonrada kullarını sorumlu tutmaz.Rabbimiz Kuran ayetlerini okuyup düşünenlerin, gönül gözlerini açarım diyorsa,lütfen bu uyarıyı dikkate alalım.
Kuran ın verdiği örnekler üzerinde lütfen düşününüz. Muhkem ayetler,herkesin anlayacağı şekilde, kolay ve anlaşılır örneklerle açıklanmıştır. İŞTEONUN İÇİNDİR Kİ KURAN IN BİR AYETİNE, DOĞRU OLMAYAN BİR ANLAM BİLE VERSELER,BİR BAŞKA AYET ONUN YANLIŞLIĞINI ORTAYA ÇIKARTIR. Kuran işte böyle mucize birkitaptır. Yeter ki ondan istifade etmesini bilelim. Yeter ki düşünerek imanedelim.
Ben her türlü kaynaktan hadis alır ve üzerinde düşünürüm. Bu rivayet hadisiacaba peygamberimiz söylemiş midir diye. Neden biliyor musunuz? Çünkü ümmetinibu konuda öyle bir uyarmıştır ki peygamberimiz, emin olmadığın sözleripeygamberimize nispet ette görelim. Bakın neler söylemiş.
5176 - Hz. Ali radıyallahu anh anlatıyor: "Resülullah aleyhissalatuvesselâm buyurdular ki: "Benim hakkımda yalan söylemeyin. Zira benimüzerime yalan uyduran cehenneme girer."
Buhâri, İlm 38; Müslim, Mukaddime 1, (1); Tirmizi, İlm 8, (2662).
5177 - İbnu'z-Zübeyr radıyallahu anhüma anlatıyor: "Babama dedim ki: "Benniye senin Resülullah'tan hadis rivayetini işitmiyorum. Halbuki falan vefalandan çokça işitiyorum?" Bana şu cevabı verdi:
"Evet ben, Müslüman olduğum günden beri Aleyhissalâtu vesselâm'ı hiçterketmedim. Hep beraber olduk. Ancak O'nun şöyle söylediğini de işittim:
"Kim bile bile bana yalan nisbet ederse ateşteki yerini hazırlasın."
Buhâri, İlm 38; Ebü Dâvud, İlm 4, (3651).
İşte ben peygamberimizin, bu uyarılarının Kuran ın bire bir uygulamasıolduğunu Kuran dan apaçık görüyorum ve titizliğim bundandır. Bu hadislerinasıl olurda kabul etmem, görmezden gelirim. Hadis naklinde, sözlerinanlamlarının değişme ihtimali çok büyüktür, titizliğim bunadır. Ayrıcanakledilen konunun, nakledenin kendi düşünceleri ile şekillendirilmesi, hattafarklı anlamlar vermesi de kaçınılmazdır. Lütfen bu gerçeği de unutmayalım.
Hadis yazımını ve naklini peygamberimiz, önce serbest bırakmış ama yapılanyanlışları gördüğünden, kesinlikle yasaklamıştır. Bir kısım kardeşlerimizin,daha sonra serbest bırakmıştır düşüncelerinin yanlış olduğunu, dört halifedevrinde hadis yazımı ve nakliyle nasıl mücadele edildiğini araştırmalarınıöneririm. Size bu konuda bir örnek vermek isterim.
Hz. Ebu Bekir, peygamberin vefatından sonra Müslümanları toplayarak şöyledemişti: Sizler, Peygamberden hadis rivayet ediyorsunuz ve bu hadislerdeihtilafa düşüyorsunuz. Sizden sonrakiler ise daha fazla ihtilaf edecektir.Peygamberden hiçbir şey tahdis etmeyin. Size bir soru soran olursa, Bilgimizlesizin aranızda Allahın kitabı var deyin ve onun helal kıldığını helal, haramkıldığını haram kılın
[Zehebi, Teskiretul Huffaz, I, 2-3]
Bizden önceki Ehli kitabın yoldan sapmaları, ne yazık ki Allah ın kitabınırehber almak yerine, atalarından gelen rivayetlerin ardına düşmeleriydi.Peygamberimiz ve en yakın ashabı da bunu bildiği için toplumu uyarmıştır.
Bugün aynı yanlış devam ediyor. Hatta öyle güçlü devam ediyor ki, rivayethadisler olmasaydı, Kuran anlaşılmaz kapalı kalırdı diyerek, adeta Kuran ınüzerine çıkartılıyor bu bilgiler. Allah bizleri affetsin. Bu acı gerçeği görenher Müslüman, rivayet hadislere karşı çok dikkatli olmalıdır. Bende bunuyapıyorum, Allah şahittir.
Yine Kütüb ü sitte den, çok dikkat çekici ve bir o kadar düşündürücü birrivayet hadis nakletmek istiyorum. Çünkü bu hadis adeta yazımızın bir özeti.
5179 - Mücâhid merhum anlatıyor: "Büşeyr el-Aşevi, Hz. İbnu Abbâs
radıyallahu anhümâ'ya gelip:
"Resülullah aleyhissalâtu vesselâm buyurdular ki..." diyerekbirşeyler anlatmaya kalktı. Ancak İbnu Abbâs onu konuşmaya bırakmadı vekendisine iltifat etmedi. Büşeyr:
"Sözlerimi niye dinlemiyorsunuz? Ben size Resülullah aleyhissalâtuvesselâm'dan anlatıyorum, hiç tınmıyorsunuz, niçin?" diye sordu. İbnuAbbâs ona şu cevabı verdi:
"Biz vaktiyle, bir kimsenin "Resûlullah aleyhissalâtu vesselâmbuyurdular ki" dediğini işitince, gözlerimizi ona çevirip kulaklarımızı dadinlemek üzere uzatıyorduk. Ne zaman ki, insanlar hadis rivayetindelaubalileştiler, biz de onlardan ancak bildiklerimizi almaya başladık."
Müslim, Mukaddime 7, (7).
Değerli din kardeşlerim, işte bizler bugün hadis naklinde o kadarlaubalileştik ki, adeta söylenenler, peygamberimize iftira niteliğini taşıyor.Ben bu yalanın iftiranın içinde olmamak için, elimden geleni yapıyor ve titizdavranmaya çalışıyorum. Bu söylenenler unutmayalım, peygamberimizin ölümündençok sonra söylenen sözler değil. Birde aradan yüzlerce yıl geçtiğini düşünün,ne anlatmak istediğimi daha iyi anlayacaksınız.
Karar ve yorum sizlerin. Ömür geldi ve geçiyor. Emanetimizi teslimettiğimizde, hesabın görüleceği O çetin gün, pişman olmak istemiyorsak, gelindersimize Kuran dan bizzat kendimiz çalışalım. Daha sonrada soralım,soruşturalım. Sen Kuran ı anlayamazsın diyenlerin sözlerine aldanmadan,İmanımızın sınırlarını Kuran dan öğrenelim. Kuran ın sınırlarının dışındanbilgi verenlere, itibar etmeyelim. Kuran ın sınırlarını aşan, şeytanınoyuncağı olur, lütfen bu gerçeği unutmayalım.
Yaradan Enbiya suresi 10. ayetinde yemin ederek, sizlere öyle bir kitapgönderdim ki, bütün şan ve şerefiniz, tüm gerçekler ondadır diyorsa, gelinbeşerin ipine değil, Kuran ın ipine sarılalım.



