- Katılım
- 29 Eyl 2012
- Konular
- 6,428
- Mesajlar
- 13,741
- Reaksiyon Skoru
- 502
- Altın Konu
- 0
- TM Yaşı
- 13 Yıl 8 Ay 14 Gün
- Başarım Puanı
- 340
- Yaş
- 29
- MmoLira
- -382
- DevLira
- 0
ROHAN2 WORLD 1-120 TR TİPİ OFFICIAL YOHARA, BALATHOR VE AMON! 80. GÜNÜNDE! +10.000 ONLİNE! HİLE VE BOT %100 ENGELLİ HEMEN TIKLA!
Kitab el-Menazır (1011-1022 A.D.) adlı kitabında, İbn-i Heysem görmenin beyinde olduğunu, kişisel deneyimlerin insanların ne gördüğü ve nasıl gördüğü üzerinde etkisi olduğunu ve görme ile algılamanın öznel olduğunu savunmuştur. İnsanların Güneş ve Ayı ufukta iken neden gökyüzünde tepede olduklarından daha büyük gördüklerini açıklayan Ptolemynin kırılma teorisine karşı çıkarak, problemi gerçekten ziyade algılanan genişleme olarak yeniden tanımlamıştır. Bir objenin mesafesini tahmin etmenin, obje ile gözlemci arasında müdahale edilmemiş bir cisimler topluluğunun bulunmasına bağlı olduğunu söylemiştir. Fakat Ay için araya giren herhangi bir obje yoktur. Bu yüzden, bir objenin büyüklüğü onun gözlenen uzaklığına dayandığından, ki bu durumda kesin değil, Ay ufukta iken daha büyük gözükür. Roger Bacon, John Pecham ve Witelonun, İbn-i Heysemin açıklamasına dayanan çalışmaları ile, Ptolemynin teorisinin 17. yüzyılda reddedilmesi üzerine Ay ilüzyonu bir psikolojik olgu olarak kabul edilmeye başlamıştır.[SUP][4][/SUP] 100 yıldan fazla süredir Ay ilüzyonu üzerine çalışmalar istisnasız insan algısı üzerine çalışmalar yapan psikologlar tarafından yürütülmüştür. 2002de yayınlanan The Mystery of the Moon Illusion adlı kitaplarında birçok değişik açıklamalara yer veren Ross ve Plug, hiçbir teorinin tek başına zafere ulaşmadığı neticesine varmışlardır.[SUP][5][/SUP]


