Adventure türünün yeniden doğduğu şu yıllarda, özellikle yaşını almış oyuncuların isteklerinden biri de uzay simülasyonu olarak adlandırılan oyun tarzının yeniden doğması. Vakti zamanında Wing Commander, Star Wars: X-Wing, Descent: Freespace, Starlancer ve Freelancer gibi oyunları oynamış olan nesil, bir nevi bu türe şu günlerde aç.
Son dönemde bu açlığı gidermek için bazı oyunlar çıksa da, küçük bir paket cips olmaktan öteye gidemiyorlar. Özellikle bu cips oyunların arasında yüksek sistem gereksinimiyle X serisi tanınır olmuştu. X serisi, derinliğine rağmen karışık ve kullanımı zor ara yüzü nedeniyle çok da büyük bir başarı sağlayamadı hiçbir zaman. X: Rebirth ise seriyi geliştiren Alman stüdyosu Egosoftun bir nevi oyunculardan özür dileme oyunu olacaktı. Oyunun daha kolay ve basit bir ara yüzü olacağı söyleniyordu. Peki bunu başarabildi mi Egosoft?
Uzayın yolları taşlı
Hemen yukarda sorduğumuz soruyu cevaplayalım: Hayır. X: Rebirth, seriyi aynı şekilde devam ettirmekle kalmıyor, bunun anında performans sorunları ve hatalarıyla yuvarlanıp gidiyor. Hatta konu hakkında oyunun forumlarından geliştiricilerin özürleri eksik olmuyor. Oyunun sorunları olduğundan bahsettikten sonra, biraz da X: Rebirthün kendisinden bahsedelim.
Rebirthteki evren, serinin önceki oyunlarından daha iyi görünüyor. Küçük ama daha yoğun bir evren olması nedeniyle daha dolu dolu bir çevreyle karşı karşıya kalıyoruz. Şehir benzeri istasyonlar, reklam panoları, polislerle dolu olan evren, bir nevi daha önce gördüğümüz bilimkurgu filmlerini anımsatıyor. Fakat çoğu istasyon birbirine benzediği için bir yerden sonra tek bir fabrikadan çıkmışa benzeyen şehirlerde bunalıyorsunuz. Rebirthteki bir yenilik de bu istasyonlara inerek FPS bakış açısına geçerek istasyonda gezebiliyor olmanız. Bu gezme işini istasyon dışında kendi geminizde de yapabiliyorsunuz. Ancak gemide pek gezip görülecek bir şey bulunmuyor. Güzel bir özellik, ancak içi oldukça boş.
İstasyonlarda (ve hatta kendi geminizde) bazı NPClerle karşılaşabiliyorsunuz. Ancak bu NPCler o kadar kötü modellenmiş ve o kadar kötü animasyonlara sahipler ki, oyunu bir 10 yıl öncesine götürmekten başka bir işe yaramamışlar. Zaten seslendirmeleri de bir o kadar berbat. Hatta FPS açısında ilk yapacağınız görevi görünce ister istemez gülüyorsunuz. Sevinçten değil saçmalıktan. Karşımızdaki NPC Bana bilmemne eşyasını getirebilir misin? diyor ve tam arkasında duran dolaba gidip adama eşyayı getiriyorsunuz. Sanki arkasını dönüp, alıp gelemeyecekmiş gibi.
Köpek dalaşı mı?
Uçak ve uzay simülasyonları oynayanlar çok iyi bilirler, birebir çatışmaların hızlı ve dinamik olması gerekir. Ancak X: Rebirthte, bu birebir çatışmalar o kadar yavaş ki, karşınızdaki düşmanların sizden çok daha hızlı olduklarını görünce, bir problem olduğunu fark ediyorsunuz. Uçuş dinamikleri tamamen sorunlu. Tüm bunlara o ara yüz sorunları da eklenince, uzay simülasyonu mu oynuyoruz yoksa matematik formülü mü çözüyoruz belli olmuyor.
Evrendeki noktaları haritada görmek de pek mümkün değil. Ancak HUDda belirtilen waypointlere gidip gidip duruyorsunuz. Freelancerdan aklımızda kalan solucan deliği benzeri hızlı yollarla, sektörler arasında gidip gelebiliyorsunuz. Yolların herhangi bir noktasında deliğe giriş yapabiliyorsunuz, bu yollarda hızlı gitmek için de bir mini oyun benzeri özellik eklenmiş. Yolda giden daha hızlı gemilerin peşine takılabileceğiniz 3x3lük bir alan belirlenmiş. En hızlı gidenin arkasına geçip o yolda daha hızlı gidebiliyorsunuz. Ayrıca yoldan istediğiniz zaman çıkış yapabiliyorsunuz. Mantık olarak iyi, ancak pratikte çalışmayan bir mekanik. Çünkü bazı yollar sadece gidiş olarak çalışıyor. Yani çıkacağınız noktayı kaçırırsanız, geriye kendi motorlarınızla dönmek zorunda kalıyorsunuz.
Son olarak X serisinin bitmek bilmeyen performans sorunları ve aptal yapay zeka, Rebirthte geri dönüyor. Yani kısacası X: Rebirth, serinin bir yeniden doğuşu değil de yeniden ölümünü müjdeliyor. Uzay simülasyonu meraklılarına da yakın zamanda piyasaya çıkacak olan MMO/Uzay Simülasyonu Star Citizenı beklemek kalıyor. Siz siz olun, X: Rebirthten uzak durun.
Kaynak : Merlininkazani
Son dönemde bu açlığı gidermek için bazı oyunlar çıksa da, küçük bir paket cips olmaktan öteye gidemiyorlar. Özellikle bu cips oyunların arasında yüksek sistem gereksinimiyle X serisi tanınır olmuştu. X serisi, derinliğine rağmen karışık ve kullanımı zor ara yüzü nedeniyle çok da büyük bir başarı sağlayamadı hiçbir zaman. X: Rebirth ise seriyi geliştiren Alman stüdyosu Egosoftun bir nevi oyunculardan özür dileme oyunu olacaktı. Oyunun daha kolay ve basit bir ara yüzü olacağı söyleniyordu. Peki bunu başarabildi mi Egosoft?
Uzayın yolları taşlı
Hemen yukarda sorduğumuz soruyu cevaplayalım: Hayır. X: Rebirth, seriyi aynı şekilde devam ettirmekle kalmıyor, bunun anında performans sorunları ve hatalarıyla yuvarlanıp gidiyor. Hatta konu hakkında oyunun forumlarından geliştiricilerin özürleri eksik olmuyor. Oyunun sorunları olduğundan bahsettikten sonra, biraz da X: Rebirthün kendisinden bahsedelim.
Rebirthteki evren, serinin önceki oyunlarından daha iyi görünüyor. Küçük ama daha yoğun bir evren olması nedeniyle daha dolu dolu bir çevreyle karşı karşıya kalıyoruz. Şehir benzeri istasyonlar, reklam panoları, polislerle dolu olan evren, bir nevi daha önce gördüğümüz bilimkurgu filmlerini anımsatıyor. Fakat çoğu istasyon birbirine benzediği için bir yerden sonra tek bir fabrikadan çıkmışa benzeyen şehirlerde bunalıyorsunuz. Rebirthteki bir yenilik de bu istasyonlara inerek FPS bakış açısına geçerek istasyonda gezebiliyor olmanız. Bu gezme işini istasyon dışında kendi geminizde de yapabiliyorsunuz. Ancak gemide pek gezip görülecek bir şey bulunmuyor. Güzel bir özellik, ancak içi oldukça boş.
İstasyonlarda (ve hatta kendi geminizde) bazı NPClerle karşılaşabiliyorsunuz. Ancak bu NPCler o kadar kötü modellenmiş ve o kadar kötü animasyonlara sahipler ki, oyunu bir 10 yıl öncesine götürmekten başka bir işe yaramamışlar. Zaten seslendirmeleri de bir o kadar berbat. Hatta FPS açısında ilk yapacağınız görevi görünce ister istemez gülüyorsunuz. Sevinçten değil saçmalıktan. Karşımızdaki NPC Bana bilmemne eşyasını getirebilir misin? diyor ve tam arkasında duran dolaba gidip adama eşyayı getiriyorsunuz. Sanki arkasını dönüp, alıp gelemeyecekmiş gibi.
Köpek dalaşı mı?
Uçak ve uzay simülasyonları oynayanlar çok iyi bilirler, birebir çatışmaların hızlı ve dinamik olması gerekir. Ancak X: Rebirthte, bu birebir çatışmalar o kadar yavaş ki, karşınızdaki düşmanların sizden çok daha hızlı olduklarını görünce, bir problem olduğunu fark ediyorsunuz. Uçuş dinamikleri tamamen sorunlu. Tüm bunlara o ara yüz sorunları da eklenince, uzay simülasyonu mu oynuyoruz yoksa matematik formülü mü çözüyoruz belli olmuyor.
Evrendeki noktaları haritada görmek de pek mümkün değil. Ancak HUDda belirtilen waypointlere gidip gidip duruyorsunuz. Freelancerdan aklımızda kalan solucan deliği benzeri hızlı yollarla, sektörler arasında gidip gelebiliyorsunuz. Yolların herhangi bir noktasında deliğe giriş yapabiliyorsunuz, bu yollarda hızlı gitmek için de bir mini oyun benzeri özellik eklenmiş. Yolda giden daha hızlı gemilerin peşine takılabileceğiniz 3x3lük bir alan belirlenmiş. En hızlı gidenin arkasına geçip o yolda daha hızlı gidebiliyorsunuz. Ayrıca yoldan istediğiniz zaman çıkış yapabiliyorsunuz. Mantık olarak iyi, ancak pratikte çalışmayan bir mekanik. Çünkü bazı yollar sadece gidiş olarak çalışıyor. Yani çıkacağınız noktayı kaçırırsanız, geriye kendi motorlarınızla dönmek zorunda kalıyorsunuz.
Son olarak X serisinin bitmek bilmeyen performans sorunları ve aptal yapay zeka, Rebirthte geri dönüyor. Yani kısacası X: Rebirth, serinin bir yeniden doğuşu değil de yeniden ölümünü müjdeliyor. Uzay simülasyonu meraklılarına da yakın zamanda piyasaya çıkacak olan MMO/Uzay Simülasyonu Star Citizenı beklemek kalıyor. Siz siz olun, X: Rebirthten uzak durun.
Kaynak : Merlininkazani
Şu an konuyu görüntüleyenler (Toplam : 0, Üye: 0, Misafir: 0)
Benzer konular
- Cevaplar
- 2
- Görüntüleme
- 69
- Cevaplar
- 2
- Görüntüleme
- 45
- Cevaplar
- 2
- Görüntüleme
- 97
- Cevaplar
- 1
- Görüntüleme
- 99