HERAKLES Otomatik Avlı kalıcı sunucu. 19 Haziran'da açılıyor. Atius & Wizard güvencesiyle hemen kayıt ol, ön kayıt ödülleri aktif. HEMEN TIKLA!
Neden insanlar yaşlanır ve ölürler?
Yaşlanmayı yavaşlatmak ya da yaşam süresini uzatmak için birşeyler yapılabilir mi? Bu sorular oldukça uzun bir süreden beri sorulmaktadır fakat, hala basit bir cevabı bulunamamıştır. Yaşlanan insan vücudu hakkinda her geçen gün daha fazla bilgi sahibi olmaktayız. Genel olarak bildigimiz degisikliklerin çoğu "iyi yaşam alışkanlıkları" ile önlenebilir veya tersine çevrilebilir, Fakat bazı değişiklikler var ki, bunlar insan yapısının oluşumu esnasında meydana gelmiş gibi görünmektedir. Bu değişikliklerin oluş nedeni hala gizemini korumaktadır. Bilim adamlarının çoğunun inancı, yaşlanmanın, vücudumuzdaki pek çok sistemi kapsayan komplex bir süreç olduğu yönündedir. Toplumdan topluma degişmekle beraber her toplumda yaşlı bir kesim olmuştur. Bu ortalama yaşam süresi olarak Antik Roma'da yaklaşık olarak 22 yıl iken, 1800'lü yıllarda 41-42 yıla, bugün ise 75-80 yıla çıkmıştır. Bu sonuç, gittikçe daha uzun yaşadığımızı ve bu süreyi daha sağlıklı ve başarılı kılabilmek için çaba göstermemiz gerektiğini ortaya koymaktadır.
Literatürde 65 yaş üstü kişiler yaşlı olarak kabul edilmektedir. Amerika Birleşik Devletleri'nde hergün 5000 kisi 65 yaşına basmakta, 65 yaş ve üstü 3600 kişi ölmektedir. Dolayısıyla hergün bu yaş kesiminden topluma net 1400 kişi katılmaktadır ve 75 yaş ve üstü grup nüfusu en hızlı artış gösteren kesimdir. Yalnızca bir yüzyıl önce 65 yaş ve üstü grup ABD toplumunun % 2'si iken, bugün %10'u seviyesine yükselmiştir. Toplumun gelişmişlik seviyesine paralel olarak, toplumdaki 65 yaş ve üstü kesimin oranı artış göstermektedir. ABD'de 2000 yılında, 100 yas ve üstü 100.000 kisinin olması beklenmektedir.
Bu bilgilerin dogrultusunda, bilim adamları insanların bu yaşam dönemini daha saglıklı, uzun ve başarılı kılabilmek için araştırmalarını yoğunlastırmışlar, "daimi gençlik hayali" peşinde, "gençlik iksirini" bulma yolunda yoğun çabalar göstermektedirler.
Yapılan çalışmaların sonuçları incelendiği zaman, yaşlanmayı durduramayacağımız fakat erteleyebileceğimiz gerçegi ortaya çıkmaktadır. Bugün için tüm bilim adamlarının üzerinde durduğu konu; uzun yaşamanın değil "sağlıklı ve başarılı yaşlanmanın" önemli olduğudur. Başarılı yaşlanma, sizin kontrolünüzde olan pek çok faktörü içermektedir. Sağlıklı kalmak ve uzun süre sağlıklı yaşamak sizin tutumunuz, aktiviteleriniz ve iliskilerinizle çok yakından ilişkilidir.
Yeterli ve dengeli beslenmeyle vücudumuzun ihtiyacı olan vitamin ve mineralleri alabiliriz. Bu konuda tamamiyle ilaçlara bağımlı olmanın ya da fazla doz almanın daha iyi olacağını düsünmek son derece zararlıdır. Fazla miktarda alinan vitaminlerin ciddi yan etkileri ve toksisiteleri ( fazla A vitamininde karaciger hasari, saç dökülmesi, görme bozukluğu, fazla D vitamininde kalp kasında kalsiyum birikimi, fazla C vitamininde oksidasyonun tetiklenmesi v.b.) vardır. Yapılan çalışmalarda doğal besinlerle alınan vitaminlerin takviye olarak alınanlardan daha etkili olduğu saptanmıştır. Bunun nedeni kesin olarak bilinmemektedir fakat, doğal besinlerin içinde bilemediğimiz farklı maddelerin de bulunduğu ve bu maddelerin bir denge içinde olduğu, bizim dışarıdan sabit bazı maddeleri vererek bu dengeyi bozduğumuz öne sürülmektedir. Yaşlanma ile birlikte gerek dengeli beslenmenin azalması gerekse bağırsaklardan emilimin azalması, takviye vitamin ve mineral alımının gerekli olduğunu göstermektedir.
Herhangi bir destek tedavisi almadan veya diyetinizde herhangi bir değişiklik yapmadan önce doktorunuzla konuşmalısınız. Yaşlanmayı geciktirmek, yaşamı uzatmak, dış görünüşünüzde değişiklik yapabilecek ürünlere "şüpheli" bakınız.
Şu an için "yaşlanmaya karşı" tedavi, ilaç ya da yaşlanmayı yavaşlatan ya da yaşamı uzatan takviye bir madde bilinmemektedir. Fakat sağlıklı kalmak ve uzun bir süre sağlıklı yaşamak için yapabileceğiniz degişiklikler vardır ve bunlar uzun süre sağlıklı yaşamak için faydalı olabilir.
Yaşlanmayı yavaşlatmak ya da yaşam süresini uzatmak için birşeyler yapılabilir mi? Bu sorular oldukça uzun bir süreden beri sorulmaktadır fakat, hala basit bir cevabı bulunamamıştır. Yaşlanan insan vücudu hakkinda her geçen gün daha fazla bilgi sahibi olmaktayız. Genel olarak bildigimiz degisikliklerin çoğu "iyi yaşam alışkanlıkları" ile önlenebilir veya tersine çevrilebilir, Fakat bazı değişiklikler var ki, bunlar insan yapısının oluşumu esnasında meydana gelmiş gibi görünmektedir. Bu değişikliklerin oluş nedeni hala gizemini korumaktadır. Bilim adamlarının çoğunun inancı, yaşlanmanın, vücudumuzdaki pek çok sistemi kapsayan komplex bir süreç olduğu yönündedir. Toplumdan topluma degişmekle beraber her toplumda yaşlı bir kesim olmuştur. Bu ortalama yaşam süresi olarak Antik Roma'da yaklaşık olarak 22 yıl iken, 1800'lü yıllarda 41-42 yıla, bugün ise 75-80 yıla çıkmıştır. Bu sonuç, gittikçe daha uzun yaşadığımızı ve bu süreyi daha sağlıklı ve başarılı kılabilmek için çaba göstermemiz gerektiğini ortaya koymaktadır.
Literatürde 65 yaş üstü kişiler yaşlı olarak kabul edilmektedir. Amerika Birleşik Devletleri'nde hergün 5000 kisi 65 yaşına basmakta, 65 yaş ve üstü 3600 kişi ölmektedir. Dolayısıyla hergün bu yaş kesiminden topluma net 1400 kişi katılmaktadır ve 75 yaş ve üstü grup nüfusu en hızlı artış gösteren kesimdir. Yalnızca bir yüzyıl önce 65 yaş ve üstü grup ABD toplumunun % 2'si iken, bugün %10'u seviyesine yükselmiştir. Toplumun gelişmişlik seviyesine paralel olarak, toplumdaki 65 yaş ve üstü kesimin oranı artış göstermektedir. ABD'de 2000 yılında, 100 yas ve üstü 100.000 kisinin olması beklenmektedir.
Bu bilgilerin dogrultusunda, bilim adamları insanların bu yaşam dönemini daha saglıklı, uzun ve başarılı kılabilmek için araştırmalarını yoğunlastırmışlar, "daimi gençlik hayali" peşinde, "gençlik iksirini" bulma yolunda yoğun çabalar göstermektedirler.
Yapılan çalışmaların sonuçları incelendiği zaman, yaşlanmayı durduramayacağımız fakat erteleyebileceğimiz gerçegi ortaya çıkmaktadır. Bugün için tüm bilim adamlarının üzerinde durduğu konu; uzun yaşamanın değil "sağlıklı ve başarılı yaşlanmanın" önemli olduğudur. Başarılı yaşlanma, sizin kontrolünüzde olan pek çok faktörü içermektedir. Sağlıklı kalmak ve uzun süre sağlıklı yaşamak sizin tutumunuz, aktiviteleriniz ve iliskilerinizle çok yakından ilişkilidir.
Yeterli ve dengeli beslenmeyle vücudumuzun ihtiyacı olan vitamin ve mineralleri alabiliriz. Bu konuda tamamiyle ilaçlara bağımlı olmanın ya da fazla doz almanın daha iyi olacağını düsünmek son derece zararlıdır. Fazla miktarda alinan vitaminlerin ciddi yan etkileri ve toksisiteleri ( fazla A vitamininde karaciger hasari, saç dökülmesi, görme bozukluğu, fazla D vitamininde kalp kasında kalsiyum birikimi, fazla C vitamininde oksidasyonun tetiklenmesi v.b.) vardır. Yapılan çalışmalarda doğal besinlerle alınan vitaminlerin takviye olarak alınanlardan daha etkili olduğu saptanmıştır. Bunun nedeni kesin olarak bilinmemektedir fakat, doğal besinlerin içinde bilemediğimiz farklı maddelerin de bulunduğu ve bu maddelerin bir denge içinde olduğu, bizim dışarıdan sabit bazı maddeleri vererek bu dengeyi bozduğumuz öne sürülmektedir. Yaşlanma ile birlikte gerek dengeli beslenmenin azalması gerekse bağırsaklardan emilimin azalması, takviye vitamin ve mineral alımının gerekli olduğunu göstermektedir.
Herhangi bir destek tedavisi almadan veya diyetinizde herhangi bir değişiklik yapmadan önce doktorunuzla konuşmalısınız. Yaşlanmayı geciktirmek, yaşamı uzatmak, dış görünüşünüzde değişiklik yapabilecek ürünlere "şüpheli" bakınız.
Şu an için "yaşlanmaya karşı" tedavi, ilaç ya da yaşlanmayı yavaşlatan ya da yaşamı uzatan takviye bir madde bilinmemektedir. Fakat sağlıklı kalmak ve uzun bir süre sağlıklı yaşamak için yapabileceğiniz degişiklikler vardır ve bunlar uzun süre sağlıklı yaşamak için faydalı olabilir.
