HERAKLES Otomatik Avlı kalıcı sunucu. 19 Haziran'da açılıyor. Atius & Wizard güvencesiyle hemen kayıt ol, ön kayıt ödülleri aktif. HEMEN TIKLA!
Tanım
Protein ve enzimler üretilirken, DNA üzerindeki genini harf dizilimi örnek alınarak onun benzeri bir RNA kopya dizilimi çıkarılır. Kopyalanan bu RNA'lar (mRNA -haberci RNA) yapılıken, genin harf dizilimi baştan sonra tümüyle okunmaz. Bir kısım dizilim okunup kopyası çıkarıldıktan sonra, uzun bir bölüm okunmadan atlanıp başka bir bölüme geçilir ve ordan devam edilir. Genin üzerindeki okunmadan atlanan bu bölüme intron adı verilir. Bu yüzden intronlar, mRNA ve protein kodlamasına katılmazlar. Genlerin kodlamaya katılmayan bu bölümü, toplam insan genomunun %98.8 lik bir kısmını oluşturuyor. Kodlamaya katılanlara exon (ekson) adı verilir ve insan genomunun sadece %1.2'sini oluştururlar.
Gelişim
Daha önceleri bu kısımların , DNA'nın hiçbir işe yaramayan kısımları olarak düşünülüyordu (junk). Fakat son birkaç yılın bulgularına göre bu bölümlerinde kodlandığı anlaşıldı. Protein yapımına katılmayan intron (ve DNA'nın genler dışında kalan bölümleri) hücre ve canlı yaşamında çok büyük görev ve fonksiyonlar üstlenir. Bu bölümler binbir çeşit farklı RNA kodlar. Yeni bulunmaya başlayan bu RNA'lar doğrudan protein kodlamasalar da;
Sonuç
Bu durum bizden daha az kompleks canlılarda neden daha fazla ya da eşit sayıda genimizin bulunduğunu da açıklar (insanda 20-25 bin gen, solucanda 19 bin, farede 20-25 bin). Protein kodlamayan (intron), protein kodlayan (ekson)'dan ne kadar fazlaysa, canlı o kadar kompleksleşir. Öyle görünüyor ki, neyin nasıl olacağını genler değil, işe yaramaz (junk) kısımlar diye bilinen intronların ürettiği RNA'lar belirlemektedir.
Protein ve enzimler üretilirken, DNA üzerindeki genini harf dizilimi örnek alınarak onun benzeri bir RNA kopya dizilimi çıkarılır. Kopyalanan bu RNA'lar (mRNA -haberci RNA) yapılıken, genin harf dizilimi baştan sonra tümüyle okunmaz. Bir kısım dizilim okunup kopyası çıkarıldıktan sonra, uzun bir bölüm okunmadan atlanıp başka bir bölüme geçilir ve ordan devam edilir. Genin üzerindeki okunmadan atlanan bu bölüme intron adı verilir. Bu yüzden intronlar, mRNA ve protein kodlamasına katılmazlar. Genlerin kodlamaya katılmayan bu bölümü, toplam insan genomunun %98.8 lik bir kısmını oluşturuyor. Kodlamaya katılanlara exon (ekson) adı verilir ve insan genomunun sadece %1.2'sini oluştururlar.
Gelişim
Daha önceleri bu kısımların , DNA'nın hiçbir işe yaramayan kısımları olarak düşünülüyordu (junk). Fakat son birkaç yılın bulgularına göre bu bölümlerinde kodlandığı anlaşıldı. Protein yapımına katılmayan intron (ve DNA'nın genler dışında kalan bölümleri) hücre ve canlı yaşamında çok büyük görev ve fonksiyonlar üstlenir. Bu bölümler binbir çeşit farklı RNA kodlar. Yeni bulunmaya başlayan bu RNA'lar doğrudan protein kodlamasalar da;
- Hangi protein nerede, nasıl , ne kadar ve ne zaman kodlanacağını,
- Ne zaman durdurulup ne zaman başlanacağını,
- Hangi genin hangi genle ya da hangi proteinin hangi proteinle birleştirileceğini,
- Hangi hücre ve dokunun hangi organda ne kadar ve nezaman yapılacağını,
- Büyüme ve gelişmenin nerede nasıl düzenleneceğini,
- Kök hücrelerin nerede hangi hücre, doku ve organlara dönüşeceğini,
- Hangi genin hangi koşullarda susturulup çalıştırılmayacapını ya da daha önce sessiz kalıp fonksiyon göstermeyen hangi genin hangi koşullarda yeniden çalışmaya başlatılacağını,
- Bir gen okunurken hangi bölümün okunup hangi bölümün okunmayacağını, nezaman, nereden nereye atlanacağını,
- Hücrelerin hangi koşullarda çoğaltılıp ya da öldürüleceğini,
- Ne zaman kanser geliştirileceğini,
- Hücre çoğalma ve bölünmesini,
- Kromozomların yapısını,
Sonuç
Bu durum bizden daha az kompleks canlılarda neden daha fazla ya da eşit sayıda genimizin bulunduğunu da açıklar (insanda 20-25 bin gen, solucanda 19 bin, farede 20-25 bin). Protein kodlamayan (intron), protein kodlayan (ekson)'dan ne kadar fazlaysa, canlı o kadar kompleksleşir. Öyle görünüyor ki, neyin nasıl olacağını genler değil, işe yaramaz (junk) kısımlar diye bilinen intronların ürettiği RNA'lar belirlemektedir.
