HERAKLES Otomatik Avlı kalıcı sunucu. 19 Haziran'da açılıyor. Atius & Wizard güvencesiyle hemen kayıt ol, ön kayıt ödülleri aktif. HEMEN TIKLA!
Genetik kopyalama, şekil itibariyle tek yumurta ikizine benzemektedir. Anne rahminde bir zigot, bölünmesinin ilk devrelerinde her hangi bir sebeple iki ayrı hücre oluşturursa, sonuçta aynı DNA'ya sahip iki ayrı canlı dünyaya gelir. Dünyaya gelen bu iki canlı birbirinin genetik kopyasıdır.
Suni klonlamada ise, dışarıdan müdahale ile DNAsı, yani genetik özellikleri anne ya da baba ile aynı olan, bir fert ortaya çıkmaktadır. Klonlamayla dünyaya gelen canlı sadece fiziksel görünüş olarak genleri kullanılan canlıya benzer ve bu benzerlik tek yumurta ikizliğinde görülen benzerliktir. Doğan yeni birey ile genleri kullanılan birey tek yumurta ikizlerinde olduğu gibi düşünce ve ruh olarak tamamen farklı fertlerdir.
Normalde insanın her bir hücresinin çekirdeğindeki kromozom sayısı 46dır. Yumurta ve spermde bunun yarısı kadardır.
Yani, 23 adettir. Üreme esnasında yumurta hücresi ile sperm birleşeceği için, kromozomların 23ü anneden, 23ü de babadan gelmekte ve döllenmiş yumurtada ve onun çoğalmasıyla teşekkül eden her bir hücrede kromozom sayısı 46 olarak sabit kalmaktadır. Kromozomlar DNAları, yani genleri taşıdığı için sayısı, şekli ve yapısı önemlidir.
Genetik kopyalamada, anneden yumurta hücresinin 23 kromozomlu çekirdeği çıkarılıp, bunun yerine 46 kromozomlu normal vücut hücresinin çekirdeği konur. Böylece döllenme olmadan yumurtadaki kromozom sayısı normal hücrenin kromozomuna ulaştırılmış olduğu için, bu yumurta hücresi döllenmiş gibi bölünmelerine devam ederek bebeğin teşekkülüne sebep olur.
İnsan yumurtasındaki ve spermindeki bu kromozomların yarıya inmesi kaidesi, bütün bitkiler ve hayvanlar âleminde aynıdır. Sadece, her canlının kromozom sayısı değişiktir. Yani bir hayvanın normal vücut hücresinde kromozom sayısı 40 ise, yumurtada ve sperminde bu sayı 20şer olacaktır.
Materyalist ve pozitivist evrimciler, genetik kopyalama ile ortaya çıkan varlığın kendilerinin eseri olduğunu, Allahın kanunlarının dışında bir varlık elde ettiklerini iddia etmektedirler. Halbuki, varlıkların ortaya çıkmasındaki sebepleri de, onun sonucunu da yaratan Allahtır. Bir başka ifade ile, sebeplere soru, sonucuna da o surunun cevabı diyebiliriz. Bu durumda; sual de cevap da Allahtandır. Yani, sebebi de, onun sonucunu da yaratan Allahtır. Anne ve baba soru, çocuk onun cevabıdır. Yani, anne ve baba sebep, çocuk sonuçtur. Sebep olan anne ve babayı da, onun sonucu olan çocuğu da yaratan Allahtır.
Elma elde etmenin yolu, elma ağacı dikmektir. Ağaç dikmek soru, meyvesi ise onun cevabıdır. Burada, elmayı da, onun sonucu olan meyveyi de yaratan Allahtır. Yani, soru da cevap da Allahtandır. Burada Allahın külli iradesi, bizim cüzi irademize tâbidir. Biz, cüzi irademizle neyi talep edersek, Allah onun sebebini de sonucunu da yaratmaktadır.
Kiraz ağacından fındık elde etmeyi niyet ettiğimizi kabul edelim. Bunun için yapacağımız bütün fiiller onun takdiri iledir. Kolumuzun hareketi, aklımızın çalışması, hep Onun verdiği hayat sayesindedir. Kiraz ağacındaki hayati faaliyetlerin devamı, aşının gelişip farklılaşması, tamamen Allahın ilmi ve iradesiyledir. Bunun sonucu da yine Onun hükmüyledir. Hikmetine uygun ise, sualimize müspet cevap alırız, uygun değilse, ya da sebeplerde bir hata yapmış isek, cevap menfi olacaktır.
Sonuç olarak, bütün araştırma ve çalışmalar, birer soru, elde edilen sonuçlar da onun cevabıdır. Sebebi de, onun sonucunu da yaratan Allahtır. Çünkü, bize hayat verip çalışmamızı sağlayan, ağacın hücrelerini büyüten, besinleri nakledip onlara hayat veren Allahtır.
Prof. Dr. Adem Tatlı
Suni klonlamada ise, dışarıdan müdahale ile DNAsı, yani genetik özellikleri anne ya da baba ile aynı olan, bir fert ortaya çıkmaktadır. Klonlamayla dünyaya gelen canlı sadece fiziksel görünüş olarak genleri kullanılan canlıya benzer ve bu benzerlik tek yumurta ikizliğinde görülen benzerliktir. Doğan yeni birey ile genleri kullanılan birey tek yumurta ikizlerinde olduğu gibi düşünce ve ruh olarak tamamen farklı fertlerdir.
Normalde insanın her bir hücresinin çekirdeğindeki kromozom sayısı 46dır. Yumurta ve spermde bunun yarısı kadardır.
Yani, 23 adettir. Üreme esnasında yumurta hücresi ile sperm birleşeceği için, kromozomların 23ü anneden, 23ü de babadan gelmekte ve döllenmiş yumurtada ve onun çoğalmasıyla teşekkül eden her bir hücrede kromozom sayısı 46 olarak sabit kalmaktadır. Kromozomlar DNAları, yani genleri taşıdığı için sayısı, şekli ve yapısı önemlidir.
Genetik kopyalamada, anneden yumurta hücresinin 23 kromozomlu çekirdeği çıkarılıp, bunun yerine 46 kromozomlu normal vücut hücresinin çekirdeği konur. Böylece döllenme olmadan yumurtadaki kromozom sayısı normal hücrenin kromozomuna ulaştırılmış olduğu için, bu yumurta hücresi döllenmiş gibi bölünmelerine devam ederek bebeğin teşekkülüne sebep olur.
İnsan yumurtasındaki ve spermindeki bu kromozomların yarıya inmesi kaidesi, bütün bitkiler ve hayvanlar âleminde aynıdır. Sadece, her canlının kromozom sayısı değişiktir. Yani bir hayvanın normal vücut hücresinde kromozom sayısı 40 ise, yumurtada ve sperminde bu sayı 20şer olacaktır.
Materyalist ve pozitivist evrimciler, genetik kopyalama ile ortaya çıkan varlığın kendilerinin eseri olduğunu, Allahın kanunlarının dışında bir varlık elde ettiklerini iddia etmektedirler. Halbuki, varlıkların ortaya çıkmasındaki sebepleri de, onun sonucunu da yaratan Allahtır. Bir başka ifade ile, sebeplere soru, sonucuna da o surunun cevabı diyebiliriz. Bu durumda; sual de cevap da Allahtandır. Yani, sebebi de, onun sonucunu da yaratan Allahtır. Anne ve baba soru, çocuk onun cevabıdır. Yani, anne ve baba sebep, çocuk sonuçtur. Sebep olan anne ve babayı da, onun sonucu olan çocuğu da yaratan Allahtır.
Elma elde etmenin yolu, elma ağacı dikmektir. Ağaç dikmek soru, meyvesi ise onun cevabıdır. Burada, elmayı da, onun sonucu olan meyveyi de yaratan Allahtır. Yani, soru da cevap da Allahtandır. Burada Allahın külli iradesi, bizim cüzi irademize tâbidir. Biz, cüzi irademizle neyi talep edersek, Allah onun sebebini de sonucunu da yaratmaktadır.
Kiraz ağacından fındık elde etmeyi niyet ettiğimizi kabul edelim. Bunun için yapacağımız bütün fiiller onun takdiri iledir. Kolumuzun hareketi, aklımızın çalışması, hep Onun verdiği hayat sayesindedir. Kiraz ağacındaki hayati faaliyetlerin devamı, aşının gelişip farklılaşması, tamamen Allahın ilmi ve iradesiyledir. Bunun sonucu da yine Onun hükmüyledir. Hikmetine uygun ise, sualimize müspet cevap alırız, uygun değilse, ya da sebeplerde bir hata yapmış isek, cevap menfi olacaktır.
Sonuç olarak, bütün araştırma ve çalışmalar, birer soru, elde edilen sonuçlar da onun cevabıdır. Sebebi de, onun sonucunu da yaratan Allahtır. Çünkü, bize hayat verip çalışmamızı sağlayan, ağacın hücrelerini büyüten, besinleri nakledip onlara hayat veren Allahtır.
Prof. Dr. Adem Tatlı
