HERAKLES Otomatik Avlı kalıcı sunucu. 19 Haziran'da açılıyor. Atius & Wizard güvencesiyle hemen kayıt ol, ön kayıt ödülleri aktif. HEMEN TIKLA!
Kahramanmaraş - Göksun
1908 Yılında Kahramanmaraş iline bağlı ilçe olan Göksun, çok eski bir yerleşim merkezi olup, tarihinin Prehistorik (tarih öncesi) devirlere dayandığı yapılan kazılar ve buluntulardan anlaşılmaktadır. Göksun adı bilinen en eski kaynaklara göre "Kokusus", "Cocussus" tur. Kokussus buranın Roma dönemindeki adı olup, Bizanslılar döneminde "Kokson"; Ermeniler zamanında da "Koksen" olarak anıldığı bilinmektedir. Türk - İslam kaynakları ise, bu yer adını "Köksün" veya "Göksün" şeklinde kullanmaktadır.
İlçenin Tarihçesi
Tarih Öncesi Çağ ve İlkçağ Dönemi:
Yapılan kazılar ve elde edilen bulgular neticesinde Göksun tarihinin, tarih öncesi çağlara kadar uzandığı anlaşılmış, hâlen su deposu olarak kullanılan Göksun merkezindeki höyükte yapılan araştırmalarda "Bakır Çağı"na ait M.Ö. 2500 yıllarında yapıldığı anlaşılan çanak ve çömlekler bulunmuştur. Yine bu döneme ait "Göksun Yazıtı" ise İstanbul Arkeoloji Müzesi' nde bulunmaktadır. Göksun yöresindeki resmî veya kaçak kazılar sonucu ele geçmiş olan çeşitli antik eserlerin bazı illerdeki müzelerde sergilendiği de bir gerçektir.
XIX. yüzyıl sonlarında bazı yabancı bilim adamları inceleme ve araştırma yapmak üzere Göksun yöresine gelmiştir. Bunlardan Hogorth (İngiliz), Sterett (Amarikalı), Kiepert ve Hugo Grothe (Alman) isimli bilim adamları, Göksun ve çevresinde bir dizi inceleme ve kazılarda bulunmuşlardır. Fakat elde ettikleri bulgular hakkında pek bilgi vermemişlerdir. 1949 yılında Arkeolog Prof. Dr. Bahadır ALKIM da yörede bir takım kazı ve araştırmalarda bulunmuş, Taşoluk kasabasındaki yüzey araştırmaları sonucunda taştan yontulmuş bıçak, balta ve kazma benzeri aletler elde etmiştir. 1956-59 yılları arasında Prof. Dr. İ.Kılıç KÖKTEN' in Döngel köyündeki Döngel Mağaraları'nda yaptığı arkeolojik çalışmalarda bölge tarihinin Prehistorik (tarih öncesi) Çağ'lara kadar uzadığını göstermiştir.
Göksun' un yerleşim alanı içindeki höyükte, yapılan kazılar sonucu elde edilen çanak, çömlek ve tabletlerin Irak' ın Musul şehri civarında bulunan aynı cinsten arkeolojik verilerle benzerlik gösterdiği, bilim adamlarınca, saptanmıştır. Musul' da ele geçen eserlerin, Mezopotamya medeniyetlerinden biri olan Asurlular' a ait olduğu bilgisinden hareketle, Göksun' un Asurlular' a bağlı bir ticaret kolonisi veya bir konaklama merkezi olduğu söylenebilir. Asurlular, Kayseri (Kültepe)' deki ticaret kolonilerine giderken o zamanlar Kayseri' ye en yakın yol güzergahında bulunan Göksun' dan geçtikleri anlaşılmaktadır.
Asurlular zamanında Orta Anadolu' ya ve Anadolu' nun büyük bir kısmına sahip olan Hititler (Etiler) ve bunlardan önce aynı coğrafyada hüküm süren Hattiler de Göksun' da yaşamış ve bir takım izler bırakmışlardır. Hattiler' in bölgede kurdukları Mama Beyliği'nin merkezinin Göksun, Elbistan veya Şar (Komana) olması gerektiği, Prof.Dr Kemal BALKAN tarafından belirtilmektedir.
Skyth/İskit adları ile de anılan Saka Türkleri, Kafkasya yöresinde etkili olmaya başlayınca Kimmerler daha fazla tutunamayarak, Göksun' un da içinde bulunduğu İşkuzay bölgesine sığınmışlardır. Kimmerler' den çekinen Urartular, İskitlerle bir takım antlaşmalar yapmışlar ve İskitler, Kimmerler' i bu bölgeden de çıkartmışlardır. Neticede, Göksun yöresinde Kimmerler' den sonra İskitler gelmiştir. Bu iki medeniyetin, Göksun yöresinde ne gibi izler bıraktığı pek bilinmemektedir.
Roma dönemi öncesinde, Göksun yöresine hakim olan medeniyetler arasında Medler ve Persler de önemli bir yer tutmaktadır. Bu yöredeki bazı eski yer adları, Medler ve Persler ile ilgili olabilir. Nitekim, Göksun' a çok yakın mesafede bulunan Kayseri' nin Sarız (Soros / Sarus) ilçesinin adı Med Kralı Keyaksaros (Keykhustrev) ile ilgili olabilir. Keza Göksun' un Roma dönemindeki adı da benzer bir nitelik taşıyabilir.
Makedonya Kralı Büyük İskender' in Doğu Seferi sırasında M.Ö. 333 tarihinde İskenderun' un doğusunda, İssos (Ayas) ovasında son Pers Kralı III. Darius' u mağlup etmesi ile Torosların doğusunda yer alan Güneydoğu Anadolu şehirleri ile birlikte Kahramanmaraş ve havalisi de Makedonyalılar' ın hakimiyetine girmiştir. Büyük İskender Kahramanmaraş, Göksun, Afşin ve Elbistan üzerinden İran' a yürümüştür. Özellikle Afşin ve Göksun' un ova köylerinde Hellenizm uygarlığının izleri görülmektedir. (Kahramanmaraş il Müzesi' nde bu devre ait eserler yer almaktadır.
İklim ve Bitki Örtüsü
Akdeniz iklim kuşağında yer almasına rağmen Toroslar'ın olumsuz etkisi ve yükseltiden dolayı, Göksun' da deniz etkisi görülmez. İlçede yazları sıcak ve kurak, kışları ise soğuk ve kar yağışlı olan Akdeniz yakını dağ iklimi görülür. İlçemizde Akdeniz yağış rejimi görülür. En fazla yağışı kış ve ilkbahar mevsimlerinde, en az yağışı ise yaz mevsiminde alır.
Göksun ilçe sınırları içerisindeki hâkim bitki örtüsü steptir. Göksun İlçesinin Batı kısımlarında, Akdeniz' e bakan yüksek dağ yamaçlarına yıllık yağışın çok olduğu yerlerde (1500-2000 mm) Karadeniz ikliminin etkisi görülür. Buralarda yaz kuraklığı pek olmaz. Karadeniz' e özgü bitki türlerinden porsuk, kayın, gürgen, kızılağaç, mürver benzeri bitkiler bu alanlarda doğal olarak yetişmektedir.
Bölgemiz, ardıç türünden sedir ve karaçam türlerine kadar bir çok türü barındıran ormanlara sahiptir. Ormanlık alanlar ağaç türleri itibariyle en fazladan en aza doğru şöyledir: Ardıç, meşe, ibreli ardıç karışımı, karaçam, ibreli yapraklı ardıç karışımı, göknar, sedir ve kızılçam.
Akarsular ve Göller
İlçe sınırları içinde herhangi bir doğal göl yoktur. Çardak kasabası ve Kamışçık köyünde birer gölet bulunmaktadır. Ayrıca ilçenin Kuzey doğusunda bulunan Adatepe Barajı ve Değirmendere kasabasındaki gölet inşaatı da devam etmektedir.
Göksun Ovası' ndan geçen Hurman çayının kollarından olan Törbüzek ve Kömür akarsuları bulunur. Bu akarsularda Törbüzek çayında % 25, Kömür çayın da ise % 75' lere varan oranlarda, Temmuz ve Ağustos aylarında, su azalması görülmektedir. Ovanın orta kısmında, bu akarsular üzerinde, DSİ tarafından sulama kanalları ve sulama pompaları yaptırılmıştır. Bu sayede, ovanın büyük bir bölümünde sulu tarım yapılmaktadır.
1908 Yılında Kahramanmaraş iline bağlı ilçe olan Göksun, çok eski bir yerleşim merkezi olup, tarihinin Prehistorik (tarih öncesi) devirlere dayandığı yapılan kazılar ve buluntulardan anlaşılmaktadır. Göksun adı bilinen en eski kaynaklara göre "Kokusus", "Cocussus" tur. Kokussus buranın Roma dönemindeki adı olup, Bizanslılar döneminde "Kokson"; Ermeniler zamanında da "Koksen" olarak anıldığı bilinmektedir. Türk - İslam kaynakları ise, bu yer adını "Köksün" veya "Göksün" şeklinde kullanmaktadır.
İlçenin Tarihçesi
Tarih Öncesi Çağ ve İlkçağ Dönemi:
Yapılan kazılar ve elde edilen bulgular neticesinde Göksun tarihinin, tarih öncesi çağlara kadar uzandığı anlaşılmış, hâlen su deposu olarak kullanılan Göksun merkezindeki höyükte yapılan araştırmalarda "Bakır Çağı"na ait M.Ö. 2500 yıllarında yapıldığı anlaşılan çanak ve çömlekler bulunmuştur. Yine bu döneme ait "Göksun Yazıtı" ise İstanbul Arkeoloji Müzesi' nde bulunmaktadır. Göksun yöresindeki resmî veya kaçak kazılar sonucu ele geçmiş olan çeşitli antik eserlerin bazı illerdeki müzelerde sergilendiği de bir gerçektir.
XIX. yüzyıl sonlarında bazı yabancı bilim adamları inceleme ve araştırma yapmak üzere Göksun yöresine gelmiştir. Bunlardan Hogorth (İngiliz), Sterett (Amarikalı), Kiepert ve Hugo Grothe (Alman) isimli bilim adamları, Göksun ve çevresinde bir dizi inceleme ve kazılarda bulunmuşlardır. Fakat elde ettikleri bulgular hakkında pek bilgi vermemişlerdir. 1949 yılında Arkeolog Prof. Dr. Bahadır ALKIM da yörede bir takım kazı ve araştırmalarda bulunmuş, Taşoluk kasabasındaki yüzey araştırmaları sonucunda taştan yontulmuş bıçak, balta ve kazma benzeri aletler elde etmiştir. 1956-59 yılları arasında Prof. Dr. İ.Kılıç KÖKTEN' in Döngel köyündeki Döngel Mağaraları'nda yaptığı arkeolojik çalışmalarda bölge tarihinin Prehistorik (tarih öncesi) Çağ'lara kadar uzadığını göstermiştir.
Göksun' un yerleşim alanı içindeki höyükte, yapılan kazılar sonucu elde edilen çanak, çömlek ve tabletlerin Irak' ın Musul şehri civarında bulunan aynı cinsten arkeolojik verilerle benzerlik gösterdiği, bilim adamlarınca, saptanmıştır. Musul' da ele geçen eserlerin, Mezopotamya medeniyetlerinden biri olan Asurlular' a ait olduğu bilgisinden hareketle, Göksun' un Asurlular' a bağlı bir ticaret kolonisi veya bir konaklama merkezi olduğu söylenebilir. Asurlular, Kayseri (Kültepe)' deki ticaret kolonilerine giderken o zamanlar Kayseri' ye en yakın yol güzergahında bulunan Göksun' dan geçtikleri anlaşılmaktadır.
Asurlular zamanında Orta Anadolu' ya ve Anadolu' nun büyük bir kısmına sahip olan Hititler (Etiler) ve bunlardan önce aynı coğrafyada hüküm süren Hattiler de Göksun' da yaşamış ve bir takım izler bırakmışlardır. Hattiler' in bölgede kurdukları Mama Beyliği'nin merkezinin Göksun, Elbistan veya Şar (Komana) olması gerektiği, Prof.Dr Kemal BALKAN tarafından belirtilmektedir.
Skyth/İskit adları ile de anılan Saka Türkleri, Kafkasya yöresinde etkili olmaya başlayınca Kimmerler daha fazla tutunamayarak, Göksun' un da içinde bulunduğu İşkuzay bölgesine sığınmışlardır. Kimmerler' den çekinen Urartular, İskitlerle bir takım antlaşmalar yapmışlar ve İskitler, Kimmerler' i bu bölgeden de çıkartmışlardır. Neticede, Göksun yöresinde Kimmerler' den sonra İskitler gelmiştir. Bu iki medeniyetin, Göksun yöresinde ne gibi izler bıraktığı pek bilinmemektedir.
Roma dönemi öncesinde, Göksun yöresine hakim olan medeniyetler arasında Medler ve Persler de önemli bir yer tutmaktadır. Bu yöredeki bazı eski yer adları, Medler ve Persler ile ilgili olabilir. Nitekim, Göksun' a çok yakın mesafede bulunan Kayseri' nin Sarız (Soros / Sarus) ilçesinin adı Med Kralı Keyaksaros (Keykhustrev) ile ilgili olabilir. Keza Göksun' un Roma dönemindeki adı da benzer bir nitelik taşıyabilir.
Makedonya Kralı Büyük İskender' in Doğu Seferi sırasında M.Ö. 333 tarihinde İskenderun' un doğusunda, İssos (Ayas) ovasında son Pers Kralı III. Darius' u mağlup etmesi ile Torosların doğusunda yer alan Güneydoğu Anadolu şehirleri ile birlikte Kahramanmaraş ve havalisi de Makedonyalılar' ın hakimiyetine girmiştir. Büyük İskender Kahramanmaraş, Göksun, Afşin ve Elbistan üzerinden İran' a yürümüştür. Özellikle Afşin ve Göksun' un ova köylerinde Hellenizm uygarlığının izleri görülmektedir. (Kahramanmaraş il Müzesi' nde bu devre ait eserler yer almaktadır.
İklim ve Bitki Örtüsü
Akdeniz iklim kuşağında yer almasına rağmen Toroslar'ın olumsuz etkisi ve yükseltiden dolayı, Göksun' da deniz etkisi görülmez. İlçede yazları sıcak ve kurak, kışları ise soğuk ve kar yağışlı olan Akdeniz yakını dağ iklimi görülür. İlçemizde Akdeniz yağış rejimi görülür. En fazla yağışı kış ve ilkbahar mevsimlerinde, en az yağışı ise yaz mevsiminde alır.
Göksun ilçe sınırları içerisindeki hâkim bitki örtüsü steptir. Göksun İlçesinin Batı kısımlarında, Akdeniz' e bakan yüksek dağ yamaçlarına yıllık yağışın çok olduğu yerlerde (1500-2000 mm) Karadeniz ikliminin etkisi görülür. Buralarda yaz kuraklığı pek olmaz. Karadeniz' e özgü bitki türlerinden porsuk, kayın, gürgen, kızılağaç, mürver benzeri bitkiler bu alanlarda doğal olarak yetişmektedir.
Bölgemiz, ardıç türünden sedir ve karaçam türlerine kadar bir çok türü barındıran ormanlara sahiptir. Ormanlık alanlar ağaç türleri itibariyle en fazladan en aza doğru şöyledir: Ardıç, meşe, ibreli ardıç karışımı, karaçam, ibreli yapraklı ardıç karışımı, göknar, sedir ve kızılçam.
Akarsular ve Göller
İlçe sınırları içinde herhangi bir doğal göl yoktur. Çardak kasabası ve Kamışçık köyünde birer gölet bulunmaktadır. Ayrıca ilçenin Kuzey doğusunda bulunan Adatepe Barajı ve Değirmendere kasabasındaki gölet inşaatı da devam etmektedir.
Göksun Ovası' ndan geçen Hurman çayının kollarından olan Törbüzek ve Kömür akarsuları bulunur. Bu akarsularda Törbüzek çayında % 25, Kömür çayın da ise % 75' lere varan oranlarda, Temmuz ve Ağustos aylarında, su azalması görülmektedir. Ovanın orta kısmında, bu akarsular üzerinde, DSİ tarafından sulama kanalları ve sulama pompaları yaptırılmıştır. Bu sayede, ovanın büyük bir bölümünde sulu tarım yapılmaktadır.
