Bismil Diyarbakır ilinin bir ilçesidir.
Bismil, Güneydoğu Anadolu Bölgesinde Diyarbakır iline bağlı en büyük ilçedir.Bismil ilçesi yaklaşık olarak 250 - 300 yıl önce Bağdat ve Musul yöresinden göç eden MACIRLAR tarafından kurulmuştur. Sonradan bu göçe Konya çevresinden gelenlerle beraber, 1936 yılında Bismil Diyarbakır'ın altıncı ilçesi olmuştur. Türkiye'nin Güneydoğu Anadolu bölgesinde ve bağlı bulunduğu Diyarbakır ilinin doğusunda yer alan ilçenin yüzölçümü 1.748 KM2 olup, Deniz seviyesinden yüksekliği 550 Metredir.
İlçenin Kuruluşu yeni olmakla beraber halkın büyük bir kısmının köy yaşantısı ile şehir yaşantısı arasındaki geçiş evresini tam olarak kazanamamıştır. Adının varlığı ile ilgili şimdiye kadar 3 görüş ortaya atılmaktadır. Bu üç görüş ve rivayet çeşitli zaman dilimlerinde meydana geldiği için üç görüşün de haklılık payları mevcuttur. Ancak son görüş hâlen kabul görmektedir.
Bundan 4000 yıl önce (M.Ö. 2000) Erganide bulunan Asurlular ile Huriler arasında Dicle ovasının paylaşımı ve Mezopotamya üzerinde egemenlik kurma nedeniyle sürekli savaşlar meydana gelmiştir. Asurlular şimdiki ÜÇTEPE köyünde bulunan ve hâlen çok büyük bir kısmı tepe altında bulunan büyük bir yapıt yaparak yaparak burayı Hurilere saldırıda ileri üs karakolu olarak kullanmışlardır.İlerki zamanlarda bu toprakları işlemeleri için dışardan göç eden ve şu halen orda bulunan macırlara bırakmıştır. Bu yapıtın adı TUŞPA olup Asur kralı Banibal tarafından yapıldığı tahmin edilmektedir. Bu Sarayın bulunması 1865 yılında ünlü İngiliz Seyyahı TAYLOR'un Bismil'e gelerek ÜÇTEPE höyüğü üzerinde yapmış olduğu kazıda Asurca yazılı iki DİKİLİTAŞ'ı bulması ile başlamıştır. İngiliz Seyyah TAYLOR, bulduğu bu DİKİLİTAŞ'ları alarak Dünyaca ünlü en büyük müze olan BİRİTİSH Müzesine götürmüş ve hâlen bu kitabeler orada sergilenmektedir. İşte bu DİKİLİTAŞLAR'ın müzede sergilenmesi ile dünyanın gözü İlçemize çevrilmiştir. Bunun üzerine İstanbul Üniversitesi Arkeoloji Ana Bilim Dalı Profesörlerinden Sayın Veli SEVİN'in başkanlık ettiği 12 kişilik bir kazı heyeti İlçemize gelerek bu Höyük üzerinde kazı ve incelemelere başladı. Yapılan 4 kazı sonucunda 1989 yılında dünyanın harikalarından sayılan ve 6 metre kalınlığında ve adı tarihte TUŞPA olarak geçen büyük bir Asur Sarayının kalıntıları bulundu. Yine bu kazılarda Huriler, Asurlular, Romalılar ve Helenistik çağa ait bir çok altın, bronz heykeller, çeşitli paralar,cam eşyalar ve çok sayıda tarihi eserler bulunmuştur. Bulunan bu eserler hâlen Diyarbakır Müzesinde sergilenmektedir.
Ancak daha önce bulunan Dikilitaşlar (Kitabeler) ne yazık ki ülkemize getirtilememiştir. Bu höyük dünyanın en eski yerleşim birimlerinden biri olduğu ve bulunan sarayı Asurlara ait dünyanın en büyük casusluk merkezi olduğu ortaya çıkarılmıştır. Asurlar stratejik önemi bulunan bu sarayı Şimdiki Diyarbakır'a bağlamak için Üçtepe ile Anbar beldesi arasında bulunan Dicle nehri üzerine bir karayolu köprüsü yaptırmıştır. İpek Yolu'nun güney kolu bu köprü vasıtası ile yapılmakta idi. Bu köprünün hâlen kalıntıları Dicle altında mevcut olup,taşlarının Demiryolu Köprülerinde kullandığı rivayet edilmektedir. Asurlar M.Ö. 1050 yılında Hurileri büyük bir yenilgiye uğratarak Mezopotamyanın içlerine çekilmelerini sağlamıştır. Bu savaşta Dicle nehrinin insan kanından dolayı kırmızı aktığı rivayet edilmektedir. Asur Orduları yaptıkları her seferde hem Huri,hem de Urartu medeniyetlerine büyük zarar vermiş-lerdir. Asur Kralı Salmanasar'ın TUŞPA'da ortaya çıkarılan ve kendi adına diktirdiği ve hâlen Londra BİRİTİSH müzesinde sergilenen iki Dikilitaşta (kitabede),"Güzel Fidanlıkları dağıttım,Dillere destan asma bağlarını tahrip eyledim,bahçeleri ve eşsiz güzellikteki sarayları atlarımızın ayakları altında ezdim,sazlık kadar sık ormanları yaktırıp kestirdim"ibaresine rastlanmıştır.
Bismil, Güneydoğu Anadolu Bölgesinde Diyarbakır iline bağlı en büyük ilçedir.Bismil ilçesi yaklaşık olarak 250 - 300 yıl önce Bağdat ve Musul yöresinden göç eden MACIRLAR tarafından kurulmuştur. Sonradan bu göçe Konya çevresinden gelenlerle beraber, 1936 yılında Bismil Diyarbakır'ın altıncı ilçesi olmuştur. Türkiye'nin Güneydoğu Anadolu bölgesinde ve bağlı bulunduğu Diyarbakır ilinin doğusunda yer alan ilçenin yüzölçümü 1.748 KM2 olup, Deniz seviyesinden yüksekliği 550 Metredir.
İlçenin Kuruluşu yeni olmakla beraber halkın büyük bir kısmının köy yaşantısı ile şehir yaşantısı arasındaki geçiş evresini tam olarak kazanamamıştır. Adının varlığı ile ilgili şimdiye kadar 3 görüş ortaya atılmaktadır. Bu üç görüş ve rivayet çeşitli zaman dilimlerinde meydana geldiği için üç görüşün de haklılık payları mevcuttur. Ancak son görüş hâlen kabul görmektedir.
Bundan 4000 yıl önce (M.Ö. 2000) Erganide bulunan Asurlular ile Huriler arasında Dicle ovasının paylaşımı ve Mezopotamya üzerinde egemenlik kurma nedeniyle sürekli savaşlar meydana gelmiştir. Asurlular şimdiki ÜÇTEPE köyünde bulunan ve hâlen çok büyük bir kısmı tepe altında bulunan büyük bir yapıt yaparak yaparak burayı Hurilere saldırıda ileri üs karakolu olarak kullanmışlardır.İlerki zamanlarda bu toprakları işlemeleri için dışardan göç eden ve şu halen orda bulunan macırlara bırakmıştır. Bu yapıtın adı TUŞPA olup Asur kralı Banibal tarafından yapıldığı tahmin edilmektedir. Bu Sarayın bulunması 1865 yılında ünlü İngiliz Seyyahı TAYLOR'un Bismil'e gelerek ÜÇTEPE höyüğü üzerinde yapmış olduğu kazıda Asurca yazılı iki DİKİLİTAŞ'ı bulması ile başlamıştır. İngiliz Seyyah TAYLOR, bulduğu bu DİKİLİTAŞ'ları alarak Dünyaca ünlü en büyük müze olan BİRİTİSH Müzesine götürmüş ve hâlen bu kitabeler orada sergilenmektedir. İşte bu DİKİLİTAŞLAR'ın müzede sergilenmesi ile dünyanın gözü İlçemize çevrilmiştir. Bunun üzerine İstanbul Üniversitesi Arkeoloji Ana Bilim Dalı Profesörlerinden Sayın Veli SEVİN'in başkanlık ettiği 12 kişilik bir kazı heyeti İlçemize gelerek bu Höyük üzerinde kazı ve incelemelere başladı. Yapılan 4 kazı sonucunda 1989 yılında dünyanın harikalarından sayılan ve 6 metre kalınlığında ve adı tarihte TUŞPA olarak geçen büyük bir Asur Sarayının kalıntıları bulundu. Yine bu kazılarda Huriler, Asurlular, Romalılar ve Helenistik çağa ait bir çok altın, bronz heykeller, çeşitli paralar,cam eşyalar ve çok sayıda tarihi eserler bulunmuştur. Bulunan bu eserler hâlen Diyarbakır Müzesinde sergilenmektedir.
Ancak daha önce bulunan Dikilitaşlar (Kitabeler) ne yazık ki ülkemize getirtilememiştir. Bu höyük dünyanın en eski yerleşim birimlerinden biri olduğu ve bulunan sarayı Asurlara ait dünyanın en büyük casusluk merkezi olduğu ortaya çıkarılmıştır. Asurlar stratejik önemi bulunan bu sarayı Şimdiki Diyarbakır'a bağlamak için Üçtepe ile Anbar beldesi arasında bulunan Dicle nehri üzerine bir karayolu köprüsü yaptırmıştır. İpek Yolu'nun güney kolu bu köprü vasıtası ile yapılmakta idi. Bu köprünün hâlen kalıntıları Dicle altında mevcut olup,taşlarının Demiryolu Köprülerinde kullandığı rivayet edilmektedir. Asurlar M.Ö. 1050 yılında Hurileri büyük bir yenilgiye uğratarak Mezopotamyanın içlerine çekilmelerini sağlamıştır. Bu savaşta Dicle nehrinin insan kanından dolayı kırmızı aktığı rivayet edilmektedir. Asur Orduları yaptıkları her seferde hem Huri,hem de Urartu medeniyetlerine büyük zarar vermiş-lerdir. Asur Kralı Salmanasar'ın TUŞPA'da ortaya çıkarılan ve kendi adına diktirdiği ve hâlen Londra BİRİTİSH müzesinde sergilenen iki Dikilitaşta (kitabede),"Güzel Fidanlıkları dağıttım,Dillere destan asma bağlarını tahrip eyledim,bahçeleri ve eşsiz güzellikteki sarayları atlarımızın ayakları altında ezdim,sazlık kadar sık ormanları yaktırıp kestirdim"ibaresine rastlanmıştır.
Şu an konuyu görüntüleyenler (Toplam : 0, Üye: 0, Misafir: 0)
Benzer konular
- Cevaplar
- 0
- Görüntüleme
- 110
- Cevaplar
- 0
- Görüntüleme
- 38
- Cevaplar
- 1
- Görüntüleme
- 39
- Cevaplar
- 0
- Görüntüleme
- 23