- Katılım
- 7 Ağu 2012
- Konular
- 7,451
- Mesajlar
- 16,354
- Çözüm
- 5
- Reaksiyon Skoru
- 627
- Altın Konu
- 0
- TM Yaşı
- 13 Yıl 10 Ay 7 Gün
- Başarım Puanı
- 385
- MmoLira
- -82
- DevLira
- 0
ROHAN2 WORLD 1-120 TR TİPİ OFFICIAL YOHARA, BALATHOR VE AMON! 80. GÜNÜNDE! +10.000 ONLİNE! HİLE VE BOT %100 ENGELLİ HEMEN TIKLA!
Sivas ilinin en doğusunda bulunan ilçesidir.İl merkezine 104 km uzaklıktadır.İlcenin yüzölcümü 1.229 km2 ve denizden yüksekligi 1650 metredir. Imranli, dogusunda Erzincan iline bagli Refahiye ilcesiyle, güneyinde Divrigi, batisinda Zara ve kuzeyinde ise Susehri ve Akincilar ilceleriyle komsudur.102 köyü ve 38 mezrasi vardir.
Nüfus
Merkez nüfusu 4.015, toplam nüfusu 7.532'dir.Son yıllarda bu oran 4400'e düşmüştür. (2008 ADNKS). Sivas il merkezine uzaklığı 105, Erzincan il merkezine ise 140 kilometredir. Başlıca gelir kaynakları tarım ve hayvancılıktır. 1948 yilinda ilçe olduktan sonra normal bir gelişim gösteren ilçenin nüfusu, 1990 nüfus sayımında 21.649a, 2000 yilinda 13.883`e, ve son olarak 2008 yilindada 7.532`ye düsmüs.Ilcede Sivas genelinde oldugu gibi cok büyük göc olaylari yasanmis. Sadece Istanbul`da 300 bin civarinda Imranli`li ikamet etmektedir. Ayrica Ankara, Izmir, Bursa, Adana, Mersin, Gebze ve yurtdisindada bir cok Imranli`liya rastlanabilinir.Köylerin yüzde 90'ı göçmen ve Türkmen-Kürt kökenli Alevilerden oluşur.Bölgedeki Alevilerin ve köylerin yüzde 40'ı da Tuncelinin Mazgirt ve ELazığ'ın Mazgirte sınır olan bölgesinden göçmüşlerdir. Geri kalan kısım ise Türkmen Alevisi olup doğudaki yerleşimlerden dolayı Kırmançi ve Zazaca dillerine hakimdirler. Eski kaynaklarda Ermeni kesiminde olduğu ama zamanla göç ettiği bilinmektedir.Türkmen olup asimile olan nüfusta yoğunluktadır.
Tarihçe
İmranlı ve çevresinin, tarihi süreç içerisinde Hitit, Pers, İskender, Roma ve Bizans İmparatorluklarının hakimiyeti altına kaldığı bilinmektedir. Yine tarihi kaynaklarda bölgenin zaman zaman Müslüman Arapların eline geçtiği ve Malazgirt savaşı sonrasında da Bizanslılar ile yapılan anlaşma gereğince Kızılırmak yayının dışında kalan yerlerin doğusu ile beraber bu bölgenin Türk idaresi altına girdiği kaydedilmektedir. İmranlı ve çevresinde 1075 yılında Danişmentliler, 1174 yılında Selçuklular, 1243 Köse Dağı Savaşından sonra Moğollar 1340lı yıllarda Eretna Beyliği, 1381-1398 yılları arasında Kadı Burhaneddin ve daha sonra da Osmanlılar hüküm sürmüştür. Yıllardır farklı kültürlerin kardeşçe bir arada yaşadıkları bir bölge olan İmranlı ilçesinin ilk defa kimler tarafından ve ne zaman kurulduğu bilinmemekle beraber bölgenin canlılığı 93 harbi olarak bilinen 1876 Osmanlı-Rus savaşıyla artmıştır. İmranlı geçmişinde çok yoğun bir orman dokusuna sahip olmasıyla bilinir. Bu sebepten devrinin önemli bir yerleşim yeri olan Zaranın doğusunda kalan bu yörede dikkate değer bir yerleşim yeri bulunmamaktadır. Batılı araştırmacı Sinclair 1372 yılında Zaranın doğusundaki bugünkü İmranlı civarının aşırı derecede ormanlaşmış olduğunu ve belki de bu yüzden çok az sayıda seyyahın Zaranın doğusunda şimdiki karayolu istikametinde seyahat ettiğini ileri sürmektedir. İmranlı ve civarında önemli herhangi bir kentin olmaması ve bölgenin aşırı ormanlık olması gibi sebeplerden dolayı, 17. yüzyılda yaşamış olan Osmanlı seyyahı Evliya Çelebi dahi Sivastan Erzincana ve Erzuruma Zara ve Suşehri üzerinden seyahat etmiştir. Bu tespit bazı Sivas Salnameleri (Yıllık) tarafından da desteklenmektedir. Hicri 1308 (1890 1891) tarihli Sivas Salnamesine göre de Zara kazasının Abaş ve Çit nahiyelerinde görkemli bir orman bulunmaktadır.Kanuni Sultan Süleyman ve Sultan Abdülmecit zamanındaki eski ismi Dersimden yapılan yoğun göçler sebebiyle de fazla nüfusa sahip olmayan bölgenin demografisi yeniden şekillenmiştir.Kanuni zamanındaki göçler hakkında fazla bilgi olmamakla birlikte Sultan Abdülmecit zamanında kuzeyde Kızılırmakın çıkış yatağı olan İmranlı bölgesine göçler ve yerleşimler olmuştur.Bu zamanda, bölgenin toprağı verimli, suyu ve havası temiz, ormanları bol idi. 19.yüzyılın son çeyreğinde, 93 Harbi olarak da bilinen 18761878 OsmanlıRus Savaşı'ndan dolayı Erzurum ve Kars illerinden bölgeye devlet eliyle göçler yaşanmıştır. Göçmenlerin sayısı çok fazlaydı ve bölgeye gelenlerin büyük bir kısmı devlet tarafından şimdiki İmranlı İlçe merkezinin bulunduğu bölgeye yerleştirilmişlerdir. Bugün İmranlı olan arazi satın alınarak muhacirlerin iskanı sağlanmıştır. 1870 Sivas Salnamesi'nde 271 hanedeki 1378 muhacirin bölgeye yerleştirildiği yer almaktadır. İmranlı'nın yazılı kaynaklarda geçen ilk ismi olan Çit Sahrası, bu göçlerden sonra nahiye olmuş ve böylece Çit Bucağı adını almıştır. Yazar Aziz B.Erdeşir Astrabadi'nin Farsça yazılan Bezm-i Rezm adlı kitabının 494.sayfasında Çit'ten şöyle bahsedilmektedir. Kadı Burhaneddin, Kemah Valisini tedip için Çit Sahrasına indi. Kadı Burhaneddin ve Devleti adlı kitabında Doç.Dr.Yaşar Yücel de 143.sayfada aynı konudan bahsetmektedir. Bu bilgilere göre, yazılı olarak 1340 yılından beri İmranlı ve çevresi Çit olarak bilinmektedir. 1890'da Sultan II. Abdülhamit döneminde Hamidabad olarak değiştirilen nahiyenin ismi, Hicri 1321 (1905) Sivas Salnamesi'nde de Hamidabad olarak geçmektedir. Bölgeye ikinci göç hareketi 1911-12 yıllarında yaşanmış olup 1911 yılında ise Hamidabad ismi Ümraniye olmuştur. 1 Ocak 1948 tarihinde çıkarılan bir kanunla Ümraniye ilçe statüsüne kavuşmuş ve ismi İmranlı olarak değiştirilmiştir.
Doğal Yapı
Ilce, il geneline göre daglik bir yapiya sahiptir. Arazi genellikle bozkır olup, tepelerden oluşmaktadır. Tarıma elverişli alan 12.700 hektar olup, toplam orman alanı ise 4635 hektardır.Daglar kuzey ve güneyden Kizilirmak Vadisine dogru egimli bir sekilde alcalirlar. Imranli´nin kuzey tarafini, ilin en önemli daglari olan Köse Daglari´nin dogu uclari kaplar. Ilcenin kuzeydogusunda bulunan Kizildag 3.025 metre yüksekligi ile hem Sivas ilinin en yüksek dagi, hem Ic Anadolu, Dogu Anadolu ve Karadeniz Bölgesi´nin kesistikleri yerdir, hem de yurdumuzun en uzun akarsuyu olan Kizilirmak´in dogdugu yerdir. Ilcenin güneyi ise Divrigi´nin dag silsilesi ile karsilasir. Burada ise Çengelli Dagi (2596m) önemli bir yer isgal eder.
İklimi
Ilcenin iklimi step ikliminden Karasal iklime geçiş özellikleri gösteren bir yapıdadır.İlçe Karadeniz,D.Anadolu ve İç Anadolu bölgesinin kesistiği biryerde olmasından ötürü ilçe içerisinde çok değişik mevsimsel farklılıklar göstermektedir. ilçenin Kızıldağa bakan bölümü yılın 9 ayı çok soğuk olup sadece 3 ayı bahar mevsimi özelliği gösterir. çengelli dağı kısmına bakan bölüm ise nispeten daha sıcak ve tarım için daha uygun özellikler gösterir. Kis aylari kar yagisli ve cok soguk gecer. Yazlari ise kisa süreli, sicak ve kurak gecer. Ilcede genelde ilkbahar ve sonbahar aylarinda bol miktarda yagis düser.
Bitki Örtüsü
İlçenin bitki örtüsü bozkırdır. Bu nedenle tarıma elverişli olan 12.700 hektar, orman alanları ise 4.635 hektardır. İklim şartlarında ağır olması nedeniyle kavak ve söğütten başka ağaç türü zor yetişmektedir. Meyvecilik yok denecek kadar azdır. Yetiştirilen sebzeler de kış ihtiyacı içindir.Arıcılık çok ilerlemiş durumdadır.Acıdere ırmagı çok zengin bitki örtüsüyle ve ormanlarıyla çok özel bir yerdir.Türkiyenin en güzel ve dogal balı bu yörede olur. Ayrıca Acıdere ırmagında çok güzel yüzülecek göller ve küçük küçük kumsalar vardır, buralarda yüzülür.
Turizm ve Ulaşım
Ankara-Sivas-Erzincan illerinin birbirine bağlayan kara yolunun ilçeden geçmesi ilçeyi olumlu yönden etkilemektedir. İlçe bu kara yolu ile Sivas iline 106 kmdir. 19881989 yıllarında Köy Hizmetleri Müdürlüğünce ilçeyi Suşehri ilçesine bağlayan bir stabilize yol yapılmış ve halen kullanılmaktadır. Turizm potansiyeli bakımından oldukça zengin olan İmranlı özellikle Kızıldağ'da yapılan dağcılık faaliyetleri için uygun bir noktadır. Ayrıca İlçede çok sayıda yüksek dağ bulunması sebebiyle keşfedilmeyi bekleyen onlarca yeni rota bulunmaktadır. Ayrıca turizm potansiyeline Sivas Gezi Rehberi'nde özel olarak yer verilmiştir.
Nüfus
Merkez nüfusu 4.015, toplam nüfusu 7.532'dir.Son yıllarda bu oran 4400'e düşmüştür. (2008 ADNKS). Sivas il merkezine uzaklığı 105, Erzincan il merkezine ise 140 kilometredir. Başlıca gelir kaynakları tarım ve hayvancılıktır. 1948 yilinda ilçe olduktan sonra normal bir gelişim gösteren ilçenin nüfusu, 1990 nüfus sayımında 21.649a, 2000 yilinda 13.883`e, ve son olarak 2008 yilindada 7.532`ye düsmüs.Ilcede Sivas genelinde oldugu gibi cok büyük göc olaylari yasanmis. Sadece Istanbul`da 300 bin civarinda Imranli`li ikamet etmektedir. Ayrica Ankara, Izmir, Bursa, Adana, Mersin, Gebze ve yurtdisindada bir cok Imranli`liya rastlanabilinir.Köylerin yüzde 90'ı göçmen ve Türkmen-Kürt kökenli Alevilerden oluşur.Bölgedeki Alevilerin ve köylerin yüzde 40'ı da Tuncelinin Mazgirt ve ELazığ'ın Mazgirte sınır olan bölgesinden göçmüşlerdir. Geri kalan kısım ise Türkmen Alevisi olup doğudaki yerleşimlerden dolayı Kırmançi ve Zazaca dillerine hakimdirler. Eski kaynaklarda Ermeni kesiminde olduğu ama zamanla göç ettiği bilinmektedir.Türkmen olup asimile olan nüfusta yoğunluktadır.
Tarihçe
İmranlı ve çevresinin, tarihi süreç içerisinde Hitit, Pers, İskender, Roma ve Bizans İmparatorluklarının hakimiyeti altına kaldığı bilinmektedir. Yine tarihi kaynaklarda bölgenin zaman zaman Müslüman Arapların eline geçtiği ve Malazgirt savaşı sonrasında da Bizanslılar ile yapılan anlaşma gereğince Kızılırmak yayının dışında kalan yerlerin doğusu ile beraber bu bölgenin Türk idaresi altına girdiği kaydedilmektedir. İmranlı ve çevresinde 1075 yılında Danişmentliler, 1174 yılında Selçuklular, 1243 Köse Dağı Savaşından sonra Moğollar 1340lı yıllarda Eretna Beyliği, 1381-1398 yılları arasında Kadı Burhaneddin ve daha sonra da Osmanlılar hüküm sürmüştür. Yıllardır farklı kültürlerin kardeşçe bir arada yaşadıkları bir bölge olan İmranlı ilçesinin ilk defa kimler tarafından ve ne zaman kurulduğu bilinmemekle beraber bölgenin canlılığı 93 harbi olarak bilinen 1876 Osmanlı-Rus savaşıyla artmıştır. İmranlı geçmişinde çok yoğun bir orman dokusuna sahip olmasıyla bilinir. Bu sebepten devrinin önemli bir yerleşim yeri olan Zaranın doğusunda kalan bu yörede dikkate değer bir yerleşim yeri bulunmamaktadır. Batılı araştırmacı Sinclair 1372 yılında Zaranın doğusundaki bugünkü İmranlı civarının aşırı derecede ormanlaşmış olduğunu ve belki de bu yüzden çok az sayıda seyyahın Zaranın doğusunda şimdiki karayolu istikametinde seyahat ettiğini ileri sürmektedir. İmranlı ve civarında önemli herhangi bir kentin olmaması ve bölgenin aşırı ormanlık olması gibi sebeplerden dolayı, 17. yüzyılda yaşamış olan Osmanlı seyyahı Evliya Çelebi dahi Sivastan Erzincana ve Erzuruma Zara ve Suşehri üzerinden seyahat etmiştir. Bu tespit bazı Sivas Salnameleri (Yıllık) tarafından da desteklenmektedir. Hicri 1308 (1890 1891) tarihli Sivas Salnamesine göre de Zara kazasının Abaş ve Çit nahiyelerinde görkemli bir orman bulunmaktadır.Kanuni Sultan Süleyman ve Sultan Abdülmecit zamanındaki eski ismi Dersimden yapılan yoğun göçler sebebiyle de fazla nüfusa sahip olmayan bölgenin demografisi yeniden şekillenmiştir.Kanuni zamanındaki göçler hakkında fazla bilgi olmamakla birlikte Sultan Abdülmecit zamanında kuzeyde Kızılırmakın çıkış yatağı olan İmranlı bölgesine göçler ve yerleşimler olmuştur.Bu zamanda, bölgenin toprağı verimli, suyu ve havası temiz, ormanları bol idi. 19.yüzyılın son çeyreğinde, 93 Harbi olarak da bilinen 18761878 OsmanlıRus Savaşı'ndan dolayı Erzurum ve Kars illerinden bölgeye devlet eliyle göçler yaşanmıştır. Göçmenlerin sayısı çok fazlaydı ve bölgeye gelenlerin büyük bir kısmı devlet tarafından şimdiki İmranlı İlçe merkezinin bulunduğu bölgeye yerleştirilmişlerdir. Bugün İmranlı olan arazi satın alınarak muhacirlerin iskanı sağlanmıştır. 1870 Sivas Salnamesi'nde 271 hanedeki 1378 muhacirin bölgeye yerleştirildiği yer almaktadır. İmranlı'nın yazılı kaynaklarda geçen ilk ismi olan Çit Sahrası, bu göçlerden sonra nahiye olmuş ve böylece Çit Bucağı adını almıştır. Yazar Aziz B.Erdeşir Astrabadi'nin Farsça yazılan Bezm-i Rezm adlı kitabının 494.sayfasında Çit'ten şöyle bahsedilmektedir. Kadı Burhaneddin, Kemah Valisini tedip için Çit Sahrasına indi. Kadı Burhaneddin ve Devleti adlı kitabında Doç.Dr.Yaşar Yücel de 143.sayfada aynı konudan bahsetmektedir. Bu bilgilere göre, yazılı olarak 1340 yılından beri İmranlı ve çevresi Çit olarak bilinmektedir. 1890'da Sultan II. Abdülhamit döneminde Hamidabad olarak değiştirilen nahiyenin ismi, Hicri 1321 (1905) Sivas Salnamesi'nde de Hamidabad olarak geçmektedir. Bölgeye ikinci göç hareketi 1911-12 yıllarında yaşanmış olup 1911 yılında ise Hamidabad ismi Ümraniye olmuştur. 1 Ocak 1948 tarihinde çıkarılan bir kanunla Ümraniye ilçe statüsüne kavuşmuş ve ismi İmranlı olarak değiştirilmiştir.
Doğal Yapı
Ilce, il geneline göre daglik bir yapiya sahiptir. Arazi genellikle bozkır olup, tepelerden oluşmaktadır. Tarıma elverişli alan 12.700 hektar olup, toplam orman alanı ise 4635 hektardır.Daglar kuzey ve güneyden Kizilirmak Vadisine dogru egimli bir sekilde alcalirlar. Imranli´nin kuzey tarafini, ilin en önemli daglari olan Köse Daglari´nin dogu uclari kaplar. Ilcenin kuzeydogusunda bulunan Kizildag 3.025 metre yüksekligi ile hem Sivas ilinin en yüksek dagi, hem Ic Anadolu, Dogu Anadolu ve Karadeniz Bölgesi´nin kesistikleri yerdir, hem de yurdumuzun en uzun akarsuyu olan Kizilirmak´in dogdugu yerdir. Ilcenin güneyi ise Divrigi´nin dag silsilesi ile karsilasir. Burada ise Çengelli Dagi (2596m) önemli bir yer isgal eder.
İklimi
Ilcenin iklimi step ikliminden Karasal iklime geçiş özellikleri gösteren bir yapıdadır.İlçe Karadeniz,D.Anadolu ve İç Anadolu bölgesinin kesistiği biryerde olmasından ötürü ilçe içerisinde çok değişik mevsimsel farklılıklar göstermektedir. ilçenin Kızıldağa bakan bölümü yılın 9 ayı çok soğuk olup sadece 3 ayı bahar mevsimi özelliği gösterir. çengelli dağı kısmına bakan bölüm ise nispeten daha sıcak ve tarım için daha uygun özellikler gösterir. Kis aylari kar yagisli ve cok soguk gecer. Yazlari ise kisa süreli, sicak ve kurak gecer. Ilcede genelde ilkbahar ve sonbahar aylarinda bol miktarda yagis düser.
Bitki Örtüsü
İlçenin bitki örtüsü bozkırdır. Bu nedenle tarıma elverişli olan 12.700 hektar, orman alanları ise 4.635 hektardır. İklim şartlarında ağır olması nedeniyle kavak ve söğütten başka ağaç türü zor yetişmektedir. Meyvecilik yok denecek kadar azdır. Yetiştirilen sebzeler de kış ihtiyacı içindir.Arıcılık çok ilerlemiş durumdadır.Acıdere ırmagı çok zengin bitki örtüsüyle ve ormanlarıyla çok özel bir yerdir.Türkiyenin en güzel ve dogal balı bu yörede olur. Ayrıca Acıdere ırmagında çok güzel yüzülecek göller ve küçük küçük kumsalar vardır, buralarda yüzülür.
Turizm ve Ulaşım
Ankara-Sivas-Erzincan illerinin birbirine bağlayan kara yolunun ilçeden geçmesi ilçeyi olumlu yönden etkilemektedir. İlçe bu kara yolu ile Sivas iline 106 kmdir. 19881989 yıllarında Köy Hizmetleri Müdürlüğünce ilçeyi Suşehri ilçesine bağlayan bir stabilize yol yapılmış ve halen kullanılmaktadır. Turizm potansiyeli bakımından oldukça zengin olan İmranlı özellikle Kızıldağ'da yapılan dağcılık faaliyetleri için uygun bir noktadır. Ayrıca İlçede çok sayıda yüksek dağ bulunması sebebiyle keşfedilmeyi bekleyen onlarca yeni rota bulunmaktadır. Ayrıca turizm potansiyeline Sivas Gezi Rehberi'nde özel olarak yer verilmiştir.

