berkmenoo 1
berkmenoo
mavzermete 1
mavzermete
Mt2Hizmet 1
Mt2Hizmet
xranzei 1
xranzei
Bvural41 1
Bvural41
noisiv 1
noisiv
Manwe Work 1
Manwe Work
Hikaye Ekle

ıı.dünya savaşı

  • Konuyu başlatan Konuyu başlatan Shegys
  • Başlangıç tarihi Başlangıç tarihi
  • Cevaplar Cevaplar 0
  • Görüntüleme Görüntüleme 773

HERAKLES Otomatik Avlı kalıcı sunucu. 19 Haziran'da açılıyor. Atius & Wizard güvencesiyle hemen kayıt ol, ön kayıt ödülleri aktif. HEMEN TIKLA!

II. DÜNYA SAVAŞI (1939-1945)
A) Savaşın Nedenleri
● Almanya’nın 1919’da imzalanan Versay Antlaşması’nın yükümlülüklerinden kurtulmak istemesi
● I. Dünya Savaşı’ndan sonra yapılan barış antlaşmalarıyla çizilen sınırların milliyetçilik esasına göre değil de menfaat esasına göre çizilmesi etnik çatışmalar ve sınır sorunlarının ortaya çıkmasına sebep olması
● İtalya’nın I.Dünya savaşını kazananlar grubunda yer almasına rağmen savaş sonrası umduğunu bulamaması ve Mussolini’nin kurduğu Faşist idarenin saldırgan bir politika izlemesi
● İmparatorluk kurmak isteyen Japonya’nın Asya’dan Avrupa Devletlerini çıkararak sömürge imparatorluğunu genişletmek istemesi
● I.Dünya Savaşı sonrasında dünya barışını korumak amacıyla kurulan Milletler
Cemiyeti’nin görevini yerine getirememesi
● Japonya’nın Mançurya’yı, İtalya’nın Habeşistan’ı işgal etmesine ve Almanya’nın ise Rhur Bölgesini silahlandırmasına Milletler Cemiyeti’nin herhangi bir yaptırım
uygulayamaması
B) SAVAŞ ÖNCESİNDE YAŞANAN GELİŞMELER (BLOKLAŞMALAR)

Almanya:
Hitler’in 1933 yılında iktidara gelmesinden itibaren savaşın sonuna kadar izlediği strateji,üç aşamalı bir stratejidir.
-Hitler, iktidara gelmesinin hemen ardından Alman ekonomisinin düzenlemesini hedef
almıştır.Aldığı tedbirlerle kısa sürede ekonomiyi düzeltti.
-Alman kara, deniz ve hava kuvvetlerinin, Versay Anlaşmasıyla getirilen sınırlamalardan kurtulmasını sağlamıştır.
- Almanca konuşan nüfusun yaşamakta olduğu bölgelerin,Alman topraklarına katılması düşüncesi.
Hayat Sahası: Bu ifade Naziler tarafından Alman halkının yaşamını sürdürebilmesi için ihtiyaç duyduğu ve özellikle de Slav halklarından alınması gereken toprakları anlatmak için kullanılmıştır

Litvinov döneminde Sovyetler Birliği, Alman yayılmacılığına karşı İngiltere ve Fransa ile bir protokol oluşturmak için girişimlerde bulunmuş, ne var ki her seferinde reddedilmişti.
24 Ağustos 1939 günü Sovyetler Birliği ile Almanya arasında bir saldırmazlık paktı imzalandı.
Almanya:
-Öncelikle Orta Avrupa, ardından Doğu ve Batı Avrupa'yı Almanya topraklarına katmak amacındadır.
-İkincil planı ise Asya'ya özellikle Rusya ve Yakın Doğu'daki stratejik noktaları ele geçirmektir.

İtalya:
İtalya'nın eski Roma İmparatorluğu gibi güçlü bir devlet olmasını isteyen Mussolini, Almanya ile yakınlaşarak Mihver devletler bloğunda savaşa girmiştir.
İç politikada faşizmi benimseyen İtalya,Dış politikada ise, Akdeniz çevresinde sömürge kurmaya, yani emperyalizme yöneldi. Mussolini, Akdeniz'e "Bizim Deniz" (marenostrum) diyordu ve Roma İmparatorluğu'nu yeniden meydana getirmek istiyordu. Bu amaçla İtalya, 5 Kasım 1937'de, Roma'da imzalanan bir anlaşmayla Anti-Komintern Paktı'na katıldı.

Japonya:
Birinci Dünya Savaşı sonunda Almanya'nın Uzak Doğu sömürgeleri Japonya'ya verilmişti. Üstelik Çin'in bir bölümü de Japon hâkimiyetindeydi. Ancak bu kadar sömürge bile hızla sanayileşen ve büyüyen Japon ekonomisini yetmiyordu. Japonya’nın 1931'de Mançurya'yı işgal etmesi, sonra 1937'de Çin'e yeniden savaş açması, Avrupa'daki bunalıma bir de, Uzakdoğu bunalımını kattı.
Bütün bunlar, Amerika Birleşik Devletleri ile Sovyetler Birliğinin Japonya üzerinde baskı kurmasına neden oldu.
Almanya ile Japonya, yani statükoya karşı olan devletler, ortak tehlike olarak gördükleri Sovyet Rusya'ya karşı birleştiler. Bunun sonucunda iki devlet arasında Berlin'de 25 Kasım 1936'da Anti-Komintern Paktı yapıldı.
Böylece bu antlaşma ile Almanya ve Japonya arasında siyasi rejim esasına dayalı bir ittifak yapılmış ve bununla "Berlin – Tokyo Mihveri (Ekseni)" kurulmuştur.

İngiltere: ( Yatıştırma Politikası):
Yatıştırma politikası, İkinci Dünya Savaşı'na giden dönemde İngiltere Başbakanı Neville Chamberlain'le özdeşleşen politikaya verilen isimdir. Chamberlain, Hitler'in esas ilgi alanının doğuda olduğuna inandığı için Komünist SSCB'ye karşı kendileriyle ittifaka gireceğini, hatta Hitler'i Sovyet topraklarına yöneltebileceğini umut etmiş, Çekoslovak toprağı olan Südetlerin Almanya'ya verilmesinden sonra daha önce Bismarck'ın yaptığı gibi Hitler'inde artık kazandıklarını elinde tutmaya çalışacağını ummuştu. Fakat Hitler, taleplerini devam ettirerek bu düşünceyi boşa çıkarmıştır.
15 Mart 1939'da Almanya hiçbir Almanın yaşamadığı Çekoslovakya topraklarının geri kalanını işgale başlayınca, yatıştırma politikasının bittiğini ilan etmek zorunda kaldı. Takip eden haftalarda İngiltere Polonya'ya garanti verdi ve ciddi savaş hazırlıklarına başladı. Ancak, büyük bir savaşı önlemek için geç kalınmıştı.

Fransa:
Fransa 1924'te, Sovyet Rusya da 1935'te Çekoslovakya ile birer ittifak yapmışlardı. Fransa, bu ittifak gereğince yardıma geçmek için, İngiltere'nin de harekete geçmesini istiyordu. Fakat İngiltere, böyle bir yardıma hemen kalkışmak istemeyince, o da İngiltere'yi izledi ve İngiltere’nin Yatıştırma Siyasetini destekleyici bir tutum sergiledi.

ABD:
Savaşın başında tarafsız kalan ABD sonraları Fransa ve İngiltere'ye silah yardımı yapmıştır. Almanya'nın kışkırtmaları sonucunda Japonya tarafından Pearl Harbour’a saldırıya uğramış ve kesin olarak savaşa girmiştir. ABD'nin savaşa gimesi ile savaşın seyri değişmiş, Almanya genişleme politikası yerine var olan sınırlarını koruma politikasını uygulamıştır.

SSCB:
Almanya’nın Avrupa’da izlediği yayılmacı siyasetini devam ettirmesi ve Hitlerin Münih Antlaşması’yla kendisine verilen ödünlerle yetinmemesi İngiltere ve Fransa’yı SSCB ile birlikte üçlü bir ittifak arayışına itmiştir. Ancak aralarındaki görüş farkları bunun gerçekleşmesine meydan vermedi. Bu konuda üç devlet arasında görüşmeler sürerken de, 23 Ağustos 1939'da,
Almanya ile Sovyet Rusya arasında bir "Saldırmazlık Paktı"nın yapıldığı açıklandı.
Bu anlaşma ile ;taraflar birbirlerine saldırmamayı ,diğerinin düşmanı ile işbirliği yapmamayı,ortak çıkarlarda birbirini bilgilendirmeyi taahhüt etmişlerdir.

Almanya, bu suretle Rusya'nın tarafsızlığını da sağladıktan sonra, Polonya üzerindeki baskısını artırmaya başladı.

C. Savaşın Avrupa’da Başlaması ve Yayılması
Savaş, 1 Eylül 1939’da Almanya’nın, Polonya’ya saldırmasıyla başlar. Polonya’nın bir bölümünün Alman toprağı olduğunu iddia eden Hitler, Sovyetlerle anlaşarak Polonya’yı işgal etmiştir. Bunun üzerine Polonya’ya güvence veren İngiltere ve Fransa’da savaşa girmiştir.

Savaşın Tarafları:
a) MİHVER GRUBU (ÜÇLÜ PAKT):
1936 da Almanya ve İtalya tarafından kurulmuş, sonradan bu gruba Japonya’da dâhil olmuştur. Daha sonra bu gruba Bulgaristan, Macaristan, Finlandiya, Romanya da katılmıştır.
b) MÜTTEFİK GRUBU:
İngiltere ve Fransa tarafından kurulmuştur. Rusya ve ABD’de bu gruba dâhil olmuştur. Müttefik devletlere daha sonra 30 civarında devlet katılmıştır.
c) Savaşı Durdurma Çabası:
Savaş başlamadan önce İngiliz Başbakanı Chamberlain Neville’nin yatıştırma politikası da Almanya’yı durduramadı. Almanya’nın, Çekoslovakya’yı işgal etmesi üzerine, İngiltere yatıştırma politikasını terk etti. Böylece İngiltere büyük bir savaşı önleyemeyeceğini anlamış oldu.

Savaşın Yayılması
a) Almanya’nın Savaştığı Cepheler
● Savaş öncesinde Almanya, 1938’de Avusturya’yı, 1939’da ise Çekoslovakya’yı işgal etmişti.
● 23 Ağustos’ta SSCB ile saldırmazlık paktı yapan Almanya, 1 Eylül’de Polonya’ya saldırarak işgale başlamıştır.
● Bunun üzerine Polonya’ya daha önce garanti veren İngiltere ve Fransa Almanya’ya 3 Eylül’de savaş ilan etmiştir.
● Ancak hızlı bir şekilde Almanların Polonya’yı işgal etmesi üzerine SSCB’de doğudan Polonya’yı işgale
başlamış Alman ve SSCB işgalini durduramayan Polonya teslim olmuştur.
● Nisan 1940’da Almanya, Norveç’e saldırdı.Norveç’in işgaliyle beraber Danimarka da Alman saldırısını önleyemeyince teslim olmak zorunda kaldı.10 Mayıs 1940’ta Almanya bu defa Belçika, Hollanda ve Lüksemburg’un işgal etti. Yardıma gelen İngiliz ve Fransız orduları da püskürtüldü. 13 Mayıs’ta Sedan’da Alman tankları Meuse Irmağı’nı geçti ve Fransa’nın içlerine doğru ilerledi. Hollanda 14 Mayıs’ta teslim oldu.Alman tankları kuzeye, kıyıya doğru ilerledi ve geri çekilen Müttefiklerin önünü kesti. Belçika 27 Mayıs’ta teslim oldu.
● Bunlar olurken Fransa, Alman sınırında Maginot Hattı adıyla anılan savunma hattını kurdu. Kuzeydeki İngiliz birlikleri, Belçika’nın savaşa girmemesi nedeniyle Almanlarla hiç karşılaşmadı.

● Belçika’da sıkışıp kalan İngiliz ve Fransız birlikleri büyük kayıplar verdi.
● 14 Haziran’da Almanlar Paris’e girdiler, 22 Haziran’da da Fransızlar ateşkes antlaşmasını imzaladılar. Alman güçleri Kuzey Fransa’yı ve bütün Atlas Okyanusu kıyılarını işgal etti.
● Hitler bir sonraki hedef olarak İngiltere’yi seçti. Alman hava kuvvetleri Güney İngiltere’deki havaalanlarını ve limanlarını her gün bombalamaya başladı. İngilizlerin kesin direnişiyle karşılaşan Almanlar, ardından Londra’yı ve İngiltere’nin iç bölgelerindeki kentleri de bombaladı.
Bu baskınlar pek çok sivilin ölümüne ve büyük zarara yol açtı.Ancak İngiltere teslim olmadı.

SSCB’nin işgali: ( Barbarossa Harekâtı):
Hitler’in SSCB ile 1939’da yaptığı saldırmazlık paktının asıl amacı, Almanya’nın aynı zamanda hem batıda, hem doğuda savaşmak zorunda kalmasını önlemekti. 1940’ta Alman orduları Fransa’yı çökertip İngilizleri Avrupa’dan sürünce Hitler, SSCB’ye saldırmaya karar verdi. Hızlı bir harekâtla SSCB üzerinden Ortadoğu’ya inmeyi tasarlamıştı. Harekât 22 Haziran 1941’de başladı.

Ardından SSCB’nin karşı saldırısı başladı. Tasarılarında bu harekâtın kış gelmeden tamamlanması öngörüldüğü için, Alman askerlerinin giysileri soğuk kış günlerine uygun değildi. Büyük kayıplar verdiler ve SSCB’nin içlerinde tutunabilmelerine karşın başlangıçtaki güçlerini bir daha kazanamadılar.
1942’de Hitler’in, Stalingrad kentine yönelik saldırıları ise başarısız oldu. SSCB birlikleri kenti sonuna kadar savundu ve kış bastırınca karşı saldırıya geçtiler. SSCB’nin bu başarıları Almanları Kafkasya’dan çekilmek zorunda bıraktı. 1943 yazı başlarken SSCB orduları Almanları geri sürdü ve 1944 başında Polonya’ya çok geçmeden de Romanya’ya girdi. Böylece Almanya’nın doğu cephesindeki geri çekilişi hızlandı.

İtalya’nın Savaştığı Cepheler
- İtalya savaş öncesinde 1935 yılında Habeşistan’ı, 1939’da Arnavutluk’u işgal etmişti.
● Kuzey Afrika Cephesi
- 10 Haziran 1940’da İtalya, Almanya’nın yanında savaşa girdi. 1940 sonbaharında Somali’nin İngiliz egemenliğindeki bölümünü ele geçirdiler.
- İtalya, Mısır’ı ele geçirmek için taarruza geçmişse de başarılı olamamıştır. Daha sonra Almanların yardımı ile mihver devletleri Kahire’ye kadar ilerlediler. Ancak buradaki İngiliz direnişi başarılı oldu. İngilizler daha sonra taarruza geçerek El – Alameyn zaferini kazandılar. Bundan sonra Almanlar ve İtalyanlar, Batı Çölü boyunca geri çekilmek zorunda kaldı.
-Müttefikler Kuzey Afrika’daki başarılarını 1943 Temmuzunda Sicilya’yı işgal ederek sürdürdü. Sicilya'nın yitirilmesi ve İtalya’nın müttefiklerce bombalanması İtalyan diktatörü Benito Mussolini’yi çekilmeye zorladı. Eylül başlarında İtalya teslim oldu ve Malta’daki donanmasına el kondu.


Uzak Doğuda Çatışmalar (Japonya-ABD Çatışması)

Pearl Harbour Baskını
7Aralık 1941’de Pazar günü sabah saatlerinde, Japon uçak gemilerinden havalanan 360’ın üzerinde savaş uçağı, Hawaii Adalarındaki Pearl Harbour deniz üssünde bulunan ABD savaş gemilerine saldırdı. ( Pearl Harbour Baskını) Japonlar bombaladıkları 8 savaş gemisinden 6’sını batırdı ya da kullanılamaz hale getirdi; ama üssün kendisi pek zarar görmedi. Uçak gemileri o anda başka yerde oldukları için bu saldırıdan kurtuldu. Bu olay üzerine ABD Kongresi 8 Aralık 1941’de Japonya’ya üç gün sonra da Almanya ve İtalya‘ ya savaş ilan etti.
- ABD , 6 Ağustos 1945’te Hiroşima’ya ve 9 Ağustos 1945’te de Nagasaki şehirlerine atom bombası attı.(Hiroşima’da 140bin Nagasaki’de 80 bin kişi toplam 220 bin kişi öldü.)Bu olay üzerine Japonya II.Dünya savaşından çekildi.


Normandiya Çıkarması
ABD, İngiltere ve Kanada kuvvetlerinin 100 bin kişiyle Fransa’daki Almanlara ait üsse yaptığı askeri çıkarmadır. Avrupa’nın kuzey kesiminde yapılan Normandiya çıkarması tarihin gelmiş geçmiş en büyük çıkarması olmuştur.
Bu çıkarma, 1000 uçak, 4 bin çıkarma gemisi ile yapılmıştır. Böylece Almanlar ağır kayıplar vermiş, Fransa’nın başkenti Paris kurtarılmıştır. Rusya’nın da ileri harekâtıyla Almanya ve İtalya yerle bir edilmiştir. Bu gelişmeler üzerine Mihver devletler grubu yetersiz kalmıştır. Rusya’nın ileri harekâtıyla Balkanları ele geçirip Almanya’ya kadar ilerlemesi üzerine müttefikler Berlin’e girmiştir. Böylece Almanya çaresiz kalarak teslim olmuştur. Hitler ise bu durum karşısında intihar etmiştir

Savaşın Sona Ermesi
- SSCB birlikleri 1944 Haziranı’nda Doğu Avrupa’da bir harekât başlattı.Daha güneyde SSCB ordusu iki koldan ilerlemeye başladı. Macaristan’a doğru ilerledi. Almanlar bu ilerlemeyi durduramayarak geri çekildiler.
- 1945 başlarında, Almanya’nın artık uzun süre savaşamayacağı ortaya çıkmıştı. Müttefik liderler, ABD başkanı Roosevelt, İngiltere başbakanı Churchill ile SSCB’nin önderi Stalin Kırım’daki Yalta kentinde toplandılar ve Almanya’nın koşulsuz olarak teslim alınmasında anlaştılar.
-Eisenhower Almanların her yerde koşulsuz teslim olmaları konusunda ısrar etti. Almanya’nın teslim olması 8-9 Mayıs 1945’te gece yarısı gerçekleşti.
-ABD’nin Hiroşima ve Nagasaki’ye atom bombası atması sonucu Japonya da savaştan çekildi.
-Japonya’nın da teslim olmasıyla 10 Ağustos 1945’de yaklaşık 6 yıl süren 2. Dünya Savaşı müttefik devletlerin galibiyetiyle sona ermiştir. 10 Şubat 1947’de Paris Antlaşmasıyla savaş resmen bitmiştir.

II. Dünya Savaşı’nda Türkiye’nin Dış Politikası
-Türkiye II. Dünya Savaşı’na katılmadı. Ama savaş boyunca izlediği tarafsızlık siyasetinde zaman zaman büyük baskılara maruz kaldı.
Savaşa karşı aldığı önlemler:
- Toprak bütünlüğünü korumaya yönelik ittifak anlaşmaları sağlamak amacıyla bazı girişimlerde bulundu.
19 Ekim 1939’da Ankara’da Türkiye İngiltere- Fransa İttifak Anlaşması imzalandı. (bu anlaşma ile taraflar birbirlerine yardım taahhüdünde bulundular)
-Savaşın Balkanlara doğru yayılma eğilimi göstermesi üzerine Türkiye, Balkan Antantı’na bağlı ülkelerle de işbirliğini güçlendirmeye çalıştı.Ancak antantın dağılması ile bu girişim sonuçsuz kaldı.
-1941 yılında SSCB’ye saldırmaya hazırlanan Almanya güney kanadını güvenceye almak amacıyla Türkiye’ye bir saldırmazlık anlaşması önerdi. Türkiye bunu hemen kabul etti.
- Savaşın başlamasının ardından genel seferberliğe gidilmiş, 1.300.000 kişi silâhaltına alınmıştır.


Türkiye’nin temel politikası savaş dışında kalmaktır.Ancak hem mihver devletleri hem de müttefikler Türkiye’yi kendi yanlarında savaşa sokmak için Türkiye’ye baskı uygulamışlardır.

Mihver devletlerinden;
Almanya, Yunanistan’ı işgal edip, SSCB’ye saldırmayı planlıyor ve Türkiye’nin kendi yanında savaşa girmesini istiyordu.Ancak bunu başaramayınca iki ülke 1941’de“Saldırmazlık Antlaşması” yapmışlardı. Buna göre Türkiye savaşta tarafsız kalacaktı .

Müttefikler ile Türkiye Arasında Yapılan Görüşmelerde;

-İngiltere ve SSCB Türkiye’ye nota vererek ,Türkiye’nin toprak bütünlüğüne saygılı olduklarını bildiriyorlar buna karşılık Türkiye’den 1936 Montrö (Montreux) Sözleşmesi’ni tam olarak uygulayarak İstanbul ve Çanakkale boğazlarını savaş gemilerine kapalı tutulmasını istiyorlardı.
- İngiltere Dışişleri Bakanı Anthony Eden, Türkiye’den hava üslerini açmasını ve yıl sonuna kadar savaşa katılmasını istedi. Bu önerinin reddi halinde İngiltere’nin Türkiye’ye göndermekte olduğu yardımı keseceği uyarısında da bulundu.(Bu istekler Dışişleri Bakanı Menemencioğlu tarafından reddedildi.)
- 1943’te Churchill Türkiye’yi müttefiklerin yanında savaşa sokmak için Adana’ya gelerek İsmet İnönü’yle görüştü. Adana Görüşmelerinde İnönü, Churchill’in Türkiye’nin en geç Ağustos 1943’te savaşa katılması isteğine karşı, bunun gerekli silahların, savaş araç ve gereçlerinin verilmesi durumunda olanaklı olabileceğini söyledi.
- Müttefikler 14–24 Ağustos tarihlerinde Kanada’nın Quebec kentinde, 19-30 Ekim’de de Moskova’da düzenledikleri toplantılarda Türkiye’yi savaşa katmak yolundaki baskıyı arttırma kararı aldılar.
-Churchill ve Roosevelt 3 Aralık 1943’te İsmet İnönü’yü Kahire’ye davet ederek bu konudaki kesin isteklerini ilettiler ve Türkiye’nin Şubat 1944’te savaşa katılmaması durumunda her türlü yardımı keseceklerini bildirdiler.(Kahire Görüşmeleri)
- İsmet İnönü’nün askeri ve stratejik gerekçelerle savaşa katılmayı reddetmesi üzerine Mart 1944’te İngiltere, Nisan 1944’te de ABD Türkiye’ye askeri yardımı durdurdu.

Bütün bunların sonucunda ,
-Türkiye savaşın gidişinin iyice belirginleşmesi üzerine 2 Ağustos 1944’te Almanya ile 6 Ocak 1945’te de Japonya ile ilişkilerini kesti.
- Müttefik liderleri Şubat 1945’te toplanan Yalta (Kırım’da)Konferansı’nda, yeni kurulacak Birleşmiş Milletlere yalnızca 1 Mart 1945’e kadar Almanya’ya savaş açmış ülkelerin katılmasını içeren bir karar aldılar.Bunun üzerine Türkiye 23 Şubat’ta Almanya’ya savaş ilan etti. Bu sırada Almanya’nın yenilgisi kesinleşmiş olduğundan fiilen savaşa girmedi.

II. Dünya Savaşının Türkiye’ye Etkileri
- Bu dönem CHP’nin tek parti yönetiminden çok partili hayata geçişte önemli bir evre olmuştur.
- Genel seferberliğe gidilerek erkek nüfusun önemli bir kısmının ( 1.300.000 kişi) silah altına alınması üretim ve tarımı düşürürken tüketimi artırdı.
-Hükümetin cari harcamalar için fazla para bastırması enflasyonun artmasına yol açmıştır. Bunu fırsat bilen bazı tüccarların, karaborsa ve istifçiliğe yönelmesi hükümeti bazı tedbirler almaya itmiştir.
-TBMM temel tüketim mallarında ortaya çıkan bu hızla yükselişe son vermek için 18 Ocak 1940’ta Milli Koruma Kanunu’nu kabul etmiştir.
-Bu kanun, insan gücü eksikliğini çözümlemek için, köylü vatandaşlara sanayi bölgelerinde çalışma yükümlülüğü koymuştur. (erkeklerin,madenlerde, bir yıl süreyle ve düşük ücretle çalıştırılmaları sağlanmıştır.) Toprak Mahsulleri Ofisi ise, köylülerin ellerindeki ürünü piyasa değerinden daha aşağı fiyatlarla kendisine satmalarını istemiştir.
-Bu dönemde ortaya çıkan diğer bir önemli gelişme ise Varlık Vergisidir. Verginin görünürdeki amacı savaştan haksız kazanç elde eden kesimlerin vergilendirmekti. Ancak vergi daha çok gayr-i Müslim azınlıklar için uygulanmıştır. Bundaki amaç ise Türk ekonomisindeki yabancı egemenliğine son vermek ekonominin tamamen Türklerin eline geçmesini sağlamaktı.
- Almanya’da Nazi baskısından kaçan bilim adamları İstanbul ve Ankara Üniversitelerinde çalışmaya başlamıştır.


Savaş Sırasında Toplanan Konferanslar
a) Casablanca Konferansı (14–24 Ocak 1943)
-Casablanca Konferansı, 14–24 Ocak 1943'de Roosevelt ile Churchill arasında yapılmıştır.
Konferans Kuzey Afrika cephesinden sonra savaşın nasıl şekillendirilmesi konusunu görüşmek üzere toplanmıştır.
-Mihver'in "kayıtsız-şartsız" teslim konusunda Konferans'ta alınan karar, Mihver devletlerine hiçbir ümit
ışığı bırakmaması ve sonuna kadar dayanma kararını kuvvetlendirmesi ve dolayısıyla da savaşın uzamasına sebep olması gerekçesiyle, sonradan bazı tenkitlere konu olmuştur.

b) Washington Konferansı (12–26 Mayıs 1943)
-Kuzey Afrika cephesinin tasfiyesi üzerine alınacak yeni tedbirleri görüşmek üzere 12–26 Mayıs 1943 günlerinde toplanan bu konferans Roosevelt ile Churchill arasında olmuştur.

c) Quebec Konferansı ( 14–24 Ağustos 1943 )
-Bu konferans, İtalya'da Mussolini'nin birdenbire düşmesiyle ortaya çıkan yeni durum karşısında, ikinci
cephe meselesini yeni bir açıdan ele almak amacı ile, Churchill ve İngiliz Genelkurmayı ile Amerikan Genelkurmayı arasında Quebec'de yapılmıştır.
-Bu konferansta Churchill, İtalya'da ortaya çıkan yeni durum dolayısıyla, ikinci cephenin Fransa yerine, Türkiye'nin de savaşa katılmasıyla Balkanlarda açılmasında çok ısrar etmiş, fakat görüşünü kabul ettirememiştir. İkinci cephenin Fransa'da Normandiya kıyılarında açılmasına karar verilmiş ve bunun hazırlanması sorumluluğu da Amerikalılara bırakılmıştır.

d) Moskova Konferansı ( Ekim 1943)
- 1943 yılı Ekim ayında Moskova’da Dışişleri Bakanları düzeyinde toplanan, Tahran Zirvesi’nin hazırlığı niteliğindeki ve II. Dünya Savaşı’nın yürütülmesinin yanı sıra savaş sonrası düzen ile ilgilenen Konferanstır. Savaş sonrası düzeni için yapılan ilk toplantı olarak kabul edilmektedir. Konferans, Türkiye açısından da önem taşımaktadır.
- Türkiye konusunda Türkiye’den önce hava alanlarının kullananımı talep edilecek, 1943 yılının sonuna
doğru da savaşa katılması konusunda girişimde bulunulacaktı.

e) Kahire Konferansı (22-26 Kasım 1943)
- II. Dünya Savaşı sonra Uzak Doğu'daki gelişmeleri değerlendirmek maksadıyla; Roosvelt, Churchill ve Chiang Kai-Shek arasında Kahire'de yapıldı. Konferansta kesin bir sonuca varılamadı.
-Ayrıca bu konferansta Türkiye’nin savaşa girme durumu da görüşülmüş ama bir sonuca varılamamıştır konferansa Türkiye'den İsmet İnönü katılmıştır.

f) Tahran Konferansı (28 Kasım–1 Aralık 1943)
- Tahran Konferansı, Roosevelt, Churchill ve Stalin arasında yapılmıştır.
- İkinci cephe ile ilgili olarak, Türkiye'nin de savaşa katılmasına karar verilmiştir.

g) Yalta Konferansı ( 4-11 Şubat 1945)
- Almanya’nın çökmesinden ardından hangi bölgelerin kimin denetiminde olacağı ya da kimlerin nereleri kurtaracağı konusunda anlaşmazlıklar çözüme kavuşturmak ve hem de savaş sonrası dünyasının ana çizgileriyle düzenlenmesi amacıyla SSCB’nin Yalta Kenti'nde toplanmıştır.
- Konferansta ABD’yi Roosevelt, İngiltere’yi Churchill ve SSCB’yi Stalin temsil etmiştir.
Bu konferansta;
- Birleşmiş Milletlerin kurulması da kabul edildi ve Birleşmiş Milletler Sözleşmesi’nin temel ilkeleri belirlendi. l Mart 1945'e kadar ortak düşmana savaş ilan etmiş olanların üyeliğe alınmalarına karar verildi.

Not: Bu karar üzerine Türkiye, 23 Şubat 1945'de Almanya ve Japonya'ya savaş ilan etti.

- Nazi Almanyası’na bağlı olan uydu ülkelerde demokratik rejimlerin kurulacağı açıklandı.
-Boğazlar statüsünün SSCB lehine değiştirilmesine, konunun Dışişleri Bakanları tarafından ele alınmasına, durumdan Türkiye'nin de haberdar edilmesine karar verildi.

h) Potsdam Konferansı (17 Temmuz – 2 Ağustos 1945)
- Barışın nasıl sağlanacağı konusunu görüşmek üzere toplanmıştır. ABD, SSCB ve İngiltere arasında yapılmış son toplantıdır.
- Almanya Konusunda: Almanya'daki tüm Nazi kurumlarının ortadan kaldırılması, Amerika Birleşik Devletleri, Birleşik Krallık, Fransa ve Sovyetler Birliği işgal bölgelerinde ayrı ayrı demokratik rejimlerin kurulmasına karar verilmiştir.
● Barış ekonomisi için gerekli olmayan endüstriyel teçhizatın pek az bir kısmının Sovyetler Birliği'ne verilmesine, Alman donanmasının büyük bölümünün tahrip edilmesine ve savaş suçlularının yargılanmasına karar verilmiştir.
● Avusturya'nın Durumu: Avusturya ve başkenti Viyana, Almanya örneğinde olduğu gibi dört devlet arasında işgal bölgelerine ayrıldı.
● İtalya'nın Durumu: İtalya'nın 1943 yılından beri demokrasi yolunda gösterdiği gelişmeler dikkate alınarak bu ülkeye barış için öncelik verilmesi ve barış hükümlerinin mümkün olduğu kadar yumuşak tutulmasına karar verildi.
● Boğazların durumu:
Sovyetler Birliği, Türkiye'nin zayıf olması fikrinden hareketle serbest geçiş için gereken garantiyi sağlayamadığını, bu sebeple Boğazların Sovyetler Birliği ile Türkiye'nin ortak kontrolü altına konulmasının uygun olacağını ileri sürerek Boğazlardan üs talep ettiler. ABD ile İngiltere ise Sovyetlerin Boğazlardan tam geçiş serbestîsine taraftar idiler. Konu hakkında herhangi bir karar alınmadı ve her devletin görüşünü Türkiye'ye bildirmesi kararlaştırıldı.
II. Dünya Savaşı’nın Sonuçları
● ABD, İngiltere ve SSCB savaştan galip çıktı.
● Komünizm hızla yayılmaya başladı. SSCB Orta Avrupa ve Balkanlar'da kendisine bağlı komünist yönetimler kurdu.
● Nazizm ve Faşizm rejimleri son buldu.
● Atom bombası ile dünya artık Nükleer Çağa adım attı.
● ABD ve SSCB dünya lideri olma yarışına girdiler. Sıcak savaş artık yerini Soğuk Savaşa bıraktı. Soğuk savaş NATO – Varşova Paktı arasında 1991'e kadar devam etti.
● Sömürgecilik dönemi sona ermeye başladı. Mısır, Hindistan, Pakistan, Tunus, Fas, Cezayir, Libya bağımsız oldu.
● ABD, Çin, İngiltere, Fransa ve SSCB öncülüğünde BM kuruldu.
● Birleşmiş Milletler Antlaşması (BM Şartı), 25 Nisan 1945'de San Francisco'da (ABD) toplanan BM Uluslar arası Örgütlenme Konferansı (San Francisco Konferansı) sonucunda, aralarında Türkiye'nin de bulunduğu 51 ülke tarafından 26 Haziran 1945'de imzalandı, 24 Ekim 1945'de yürürlüğe girdi.

Not: II. Dünya Savaşı’ndan sonra toplanan San Fransisko Konferansı’nda dünya barışını korumak amacıyla Birleşmiş Milletler Teşkilatı kurulmuştur.

Birleşmiş Milletler (BM) 1945
- Nisan 1945'te ABD'nin San Fransisko kentinde yapılan konferans ile BM resmen kuruldu. Merkezi ABD'nin New York şehridir. BM anayasası bu konferansta ABD-İngiltere-Rusya-Fransa ve Çin tarafından hazırlandı. Bu yüzden bugün bile BM'nin Güvenlik Konseyinde sadece bu 5 devletin veto hakkı vardır. Anayasa'da herhangi bir değişikliğin yapılabilmesi için Genel Kurul'un 3'te 2 çoğunluğu gerekir. Ancak Güvenlik konseyinin devamlı üyesi olan beş devletin de bu üçte iki çoğunluğun arasında olması gerekir.
BM'nin başlıca 7 tane alt kuruluşu vardır.( Genel Kurul, Güvenlik Konseyi ,Ekonomik ve Sosyal Konsey, Vesayet Konseyi ,Adalet Divanı ,Sekreterlik, İnsan Hakları Konseyi)

İnsan Hakları Evrensel Beyannamesi
Birleşmiş Milletler İnsan Hakları Komisyonu'nun Haziran 1948'de hazırladığı ve birkaç değişiklik yapıldıktan sonra 10 Aralık 1948'de, BM Genel Kurulu'nun Paris'te yapılan oturumunda kabul edilen 30 maddelik bildiridir.
Bu bildiriyle, yalnızca demokratik anayasalarla tanınan temel medeni ve siyasi haklar değil, ekonomik, toplumsal, kültürel haklar da genel tanımlarla belirli hale gelmiştir.

İlk grup haklar arasında, yaşama, özgürlük ve kişi güvenliği gibi haklarla birlikte, keyfi tutuklama,
hapis ve sürgünden korunma, bağımsız ve tarafsız mahkemelerde adil ve kamuya açık olarak yargılanma
hakkı ile düşünce, vicdan, din, toplanma ve örgütlenme özgürlükleri bulunur.
- Sosyal güvenlik, çalışma, eğitim, toplumun kültürel yaşamına katılma haklarıyla bilimsel ilerlemenin ürünlerinden yararlanma hakkı ise, bildiriyle getirilen yeniliklerdendir.
 

Şu an konuyu görüntüleyenler (Toplam : 0, Üye: 0, Misafir: 0)

Geri
Üst