HERAKLES Otomatik Avlı kalıcı sunucu. 19 Haziran'da açılıyor. Atius & Wizard güvencesiyle hemen kayıt ol, ön kayıt ödülleri aktif. HEMEN TIKLA!
II. DÜNYA SAVAŞI (1939-1945)
A) Savaşın Nedenleri
● Almanyanın 1919da imzalanan Versay Antlaşmasının yükümlülüklerinden kurtulmak istemesi
● I. Dünya Savaşından sonra yapılan barış antlaşmalarıyla çizilen sınırların milliyetçilik esasına göre değil de menfaat esasına göre çizilmesi etnik çatışmalar ve sınır sorunlarının ortaya çıkmasına sebep olması
● İtalyanın I.Dünya savaşını kazananlar grubunda yer almasına rağmen savaş sonrası umduğunu bulamaması ve Mussolininin kurduğu Faşist idarenin saldırgan bir politika izlemesi
● İmparatorluk kurmak isteyen Japonyanın Asyadan Avrupa Devletlerini çıkararak sömürge imparatorluğunu genişletmek istemesi
● I.Dünya Savaşı sonrasında dünya barışını korumak amacıyla kurulan Milletler
Cemiyetinin görevini yerine getirememesi
● Japonyanın Mançuryayı, İtalyanın Habeşistanı işgal etmesine ve Almanyanın ise Rhur Bölgesini silahlandırmasına Milletler Cemiyetinin herhangi bir yaptırım
uygulayamaması
B) SAVAŞ ÖNCESİNDE YAŞANAN GELİŞMELER (BLOKLAŞMALAR)
Almanya:
Hitlerin 1933 yılında iktidara gelmesinden itibaren savaşın sonuna kadar izlediği strateji,üç aşamalı bir stratejidir.
-Hitler, iktidara gelmesinin hemen ardından Alman ekonomisinin düzenlemesini hedef
almıştır.Aldığı tedbirlerle kısa sürede ekonomiyi düzeltti.
-Alman kara, deniz ve hava kuvvetlerinin, Versay Anlaşmasıyla getirilen sınırlamalardan kurtulmasını sağlamıştır.
- Almanca konuşan nüfusun yaşamakta olduğu bölgelerin,Alman topraklarına katılması düşüncesi.
Hayat Sahası: Bu ifade Naziler tarafından Alman halkının yaşamını sürdürebilmesi için ihtiyaç duyduğu ve özellikle de Slav halklarından alınması gereken toprakları anlatmak için kullanılmıştır
Litvinov döneminde Sovyetler Birliği, Alman yayılmacılığına karşı İngiltere ve Fransa ile bir protokol oluşturmak için girişimlerde bulunmuş, ne var ki her seferinde reddedilmişti.
24 Ağustos 1939 günü Sovyetler Birliği ile Almanya arasında bir saldırmazlık paktı imzalandı.
Almanya:
-Öncelikle Orta Avrupa, ardından Doğu ve Batı Avrupa'yı Almanya topraklarına katmak amacındadır.
-İkincil planı ise Asya'ya özellikle Rusya ve Yakın Doğu'daki stratejik noktaları ele geçirmektir.
İtalya:
İtalya'nın eski Roma İmparatorluğu gibi güçlü bir devlet olmasını isteyen Mussolini, Almanya ile yakınlaşarak Mihver devletler bloğunda savaşa girmiştir.
İç politikada faşizmi benimseyen İtalya,Dış politikada ise, Akdeniz çevresinde sömürge kurmaya, yani emperyalizme yöneldi. Mussolini, Akdeniz'e "Bizim Deniz" (marenostrum) diyordu ve Roma İmparatorluğu'nu yeniden meydana getirmek istiyordu. Bu amaçla İtalya, 5 Kasım 1937'de, Roma'da imzalanan bir anlaşmayla Anti-Komintern Paktı'na katıldı.
Japonya:
Birinci Dünya Savaşı sonunda Almanya'nın Uzak Doğu sömürgeleri Japonya'ya verilmişti. Üstelik Çin'in bir bölümü de Japon hâkimiyetindeydi. Ancak bu kadar sömürge bile hızla sanayileşen ve büyüyen Japon ekonomisini yetmiyordu. Japonyanın 1931'de Mançurya'yı işgal etmesi, sonra 1937'de Çin'e yeniden savaş açması, Avrupa'daki bunalıma bir de, Uzakdoğu bunalımını kattı.
Bütün bunlar, Amerika Birleşik Devletleri ile Sovyetler Birliğinin Japonya üzerinde baskı kurmasına neden oldu.
Almanya ile Japonya, yani statükoya karşı olan devletler, ortak tehlike olarak gördükleri Sovyet Rusya'ya karşı birleştiler. Bunun sonucunda iki devlet arasında Berlin'de 25 Kasım 1936'da Anti-Komintern Paktı yapıldı.
Böylece bu antlaşma ile Almanya ve Japonya arasında siyasi rejim esasına dayalı bir ittifak yapılmış ve bununla "Berlin Tokyo Mihveri (Ekseni)" kurulmuştur.
İngiltere: ( Yatıştırma Politikası):
Yatıştırma politikası, İkinci Dünya Savaşı'na giden dönemde İngiltere Başbakanı Neville Chamberlain'le özdeşleşen politikaya verilen isimdir. Chamberlain, Hitler'in esas ilgi alanının doğuda olduğuna inandığı için Komünist SSCB'ye karşı kendileriyle ittifaka gireceğini, hatta Hitler'i Sovyet topraklarına yöneltebileceğini umut etmiş, Çekoslovak toprağı olan Südetlerin Almanya'ya verilmesinden sonra daha önce Bismarck'ın yaptığı gibi Hitler'inde artık kazandıklarını elinde tutmaya çalışacağını ummuştu. Fakat Hitler, taleplerini devam ettirerek bu düşünceyi boşa çıkarmıştır.
15 Mart 1939'da Almanya hiçbir Almanın yaşamadığı Çekoslovakya topraklarının geri kalanını işgale başlayınca, yatıştırma politikasının bittiğini ilan etmek zorunda kaldı. Takip eden haftalarda İngiltere Polonya'ya garanti verdi ve ciddi savaş hazırlıklarına başladı. Ancak, büyük bir savaşı önlemek için geç kalınmıştı.
Fransa:
Fransa 1924'te, Sovyet Rusya da 1935'te Çekoslovakya ile birer ittifak yapmışlardı. Fransa, bu ittifak gereğince yardıma geçmek için, İngiltere'nin de harekete geçmesini istiyordu. Fakat İngiltere, böyle bir yardıma hemen kalkışmak istemeyince, o da İngiltere'yi izledi ve İngilterenin Yatıştırma Siyasetini destekleyici bir tutum sergiledi.
ABD:
Savaşın başında tarafsız kalan ABD sonraları Fransa ve İngiltere'ye silah yardımı yapmıştır. Almanya'nın kışkırtmaları sonucunda Japonya tarafından Pearl Harboura saldırıya uğramış ve kesin olarak savaşa girmiştir. ABD'nin savaşa gimesi ile savaşın seyri değişmiş, Almanya genişleme politikası yerine var olan sınırlarını koruma politikasını uygulamıştır.
SSCB:
Almanyanın Avrupada izlediği yayılmacı siyasetini devam ettirmesi ve Hitlerin Münih Antlaşmasıyla kendisine verilen ödünlerle yetinmemesi İngiltere ve Fransayı SSCB ile birlikte üçlü bir ittifak arayışına itmiştir. Ancak aralarındaki görüş farkları bunun gerçekleşmesine meydan vermedi. Bu konuda üç devlet arasında görüşmeler sürerken de, 23 Ağustos 1939'da,
Almanya ile Sovyet Rusya arasında bir "Saldırmazlık Paktı"nın yapıldığı açıklandı.
Bu anlaşma ile ;taraflar birbirlerine saldırmamayı ,diğerinin düşmanı ile işbirliği yapmamayı,ortak çıkarlarda birbirini bilgilendirmeyi taahhüt etmişlerdir.
Almanya, bu suretle Rusya'nın tarafsızlığını da sağladıktan sonra, Polonya üzerindeki baskısını artırmaya başladı.
C. Savaşın Avrupada Başlaması ve Yayılması
Savaş, 1 Eylül 1939da Almanyanın, Polonyaya saldırmasıyla başlar. Polonyanın bir bölümünün Alman toprağı olduğunu iddia eden Hitler, Sovyetlerle anlaşarak Polonyayı işgal etmiştir. Bunun üzerine Polonyaya güvence veren İngiltere ve Fransada savaşa girmiştir.
Savaşın Tarafları:
a) MİHVER GRUBU (ÜÇLÜ PAKT):
1936 da Almanya ve İtalya tarafından kurulmuş, sonradan bu gruba Japonyada dâhil olmuştur. Daha sonra bu gruba Bulgaristan, Macaristan, Finlandiya, Romanya da katılmıştır.
b) MÜTTEFİK GRUBU:
İngiltere ve Fransa tarafından kurulmuştur. Rusya ve ABDde bu gruba dâhil olmuştur. Müttefik devletlere daha sonra 30 civarında devlet katılmıştır.
c) Savaşı Durdurma Çabası:
Savaş başlamadan önce İngiliz Başbakanı Chamberlain Nevillenin yatıştırma politikası da Almanyayı durduramadı. Almanyanın, Çekoslovakyayı işgal etmesi üzerine, İngiltere yatıştırma politikasını terk etti. Böylece İngiltere büyük bir savaşı önleyemeyeceğini anlamış oldu.
Savaşın Yayılması
a) Almanyanın Savaştığı Cepheler
● Savaş öncesinde Almanya, 1938de Avusturyayı, 1939da ise Çekoslovakyayı işgal etmişti.
● 23 Ağustosta SSCB ile saldırmazlık paktı yapan Almanya, 1 Eylülde Polonyaya saldırarak işgale başlamıştır.
● Bunun üzerine Polonyaya daha önce garanti veren İngiltere ve Fransa Almanyaya 3 Eylülde savaş ilan etmiştir.
● Ancak hızlı bir şekilde Almanların Polonyayı işgal etmesi üzerine SSCBde doğudan Polonyayı işgale
başlamış Alman ve SSCB işgalini durduramayan Polonya teslim olmuştur.
● Nisan 1940da Almanya, Norveçe saldırdı.Norveçin işgaliyle beraber Danimarka da Alman saldırısını önleyemeyince teslim olmak zorunda kaldı.10 Mayıs 1940ta Almanya bu defa Belçika, Hollanda ve Lüksemburgun işgal etti. Yardıma gelen İngiliz ve Fransız orduları da püskürtüldü. 13 Mayısta Sedanda Alman tankları Meuse Irmağını geçti ve Fransanın içlerine doğru ilerledi. Hollanda 14 Mayısta teslim oldu.Alman tankları kuzeye, kıyıya doğru ilerledi ve geri çekilen Müttefiklerin önünü kesti. Belçika 27 Mayısta teslim oldu.
● Bunlar olurken Fransa, Alman sınırında Maginot Hattı adıyla anılan savunma hattını kurdu. Kuzeydeki İngiliz birlikleri, Belçikanın savaşa girmemesi nedeniyle Almanlarla hiç karşılaşmadı.
● Belçikada sıkışıp kalan İngiliz ve Fransız birlikleri büyük kayıplar verdi.
● 14 Haziranda Almanlar Parise girdiler, 22 Haziranda da Fransızlar ateşkes antlaşmasını imzaladılar. Alman güçleri Kuzey Fransayı ve bütün Atlas Okyanusu kıyılarını işgal etti.
● Hitler bir sonraki hedef olarak İngiltereyi seçti. Alman hava kuvvetleri Güney İngilteredeki havaalanlarını ve limanlarını her gün bombalamaya başladı. İngilizlerin kesin direnişiyle karşılaşan Almanlar, ardından Londrayı ve İngilterenin iç bölgelerindeki kentleri de bombaladı.
Bu baskınlar pek çok sivilin ölümüne ve büyük zarara yol açtı.Ancak İngiltere teslim olmadı.
SSCBnin işgali: ( Barbarossa Harekâtı):
Hitlerin SSCB ile 1939da yaptığı saldırmazlık paktının asıl amacı, Almanyanın aynı zamanda hem batıda, hem doğuda savaşmak zorunda kalmasını önlemekti. 1940ta Alman orduları Fransayı çökertip İngilizleri Avrupadan sürünce Hitler, SSCBye saldırmaya karar verdi. Hızlı bir harekâtla SSCB üzerinden Ortadoğuya inmeyi tasarlamıştı. Harekât 22 Haziran 1941de başladı.
Ardından SSCBnin karşı saldırısı başladı. Tasarılarında bu harekâtın kış gelmeden tamamlanması öngörüldüğü için, Alman askerlerinin giysileri soğuk kış günlerine uygun değildi. Büyük kayıplar verdiler ve SSCBnin içlerinde tutunabilmelerine karşın başlangıçtaki güçlerini bir daha kazanamadılar.
1942de Hitlerin, Stalingrad kentine yönelik saldırıları ise başarısız oldu. SSCB birlikleri kenti sonuna kadar savundu ve kış bastırınca karşı saldırıya geçtiler. SSCBnin bu başarıları Almanları Kafkasyadan çekilmek zorunda bıraktı. 1943 yazı başlarken SSCB orduları Almanları geri sürdü ve 1944 başında Polonyaya çok geçmeden de Romanyaya girdi. Böylece Almanyanın doğu cephesindeki geri çekilişi hızlandı.
İtalyanın Savaştığı Cepheler
- İtalya savaş öncesinde 1935 yılında Habeşistanı, 1939da Arnavutluku işgal etmişti.
● Kuzey Afrika Cephesi
- 10 Haziran 1940da İtalya, Almanyanın yanında savaşa girdi. 1940 sonbaharında Somalinin İngiliz egemenliğindeki bölümünü ele geçirdiler.
- İtalya, Mısırı ele geçirmek için taarruza geçmişse de başarılı olamamıştır. Daha sonra Almanların yardımı ile mihver devletleri Kahireye kadar ilerlediler. Ancak buradaki İngiliz direnişi başarılı oldu. İngilizler daha sonra taarruza geçerek El Alameyn zaferini kazandılar. Bundan sonra Almanlar ve İtalyanlar, Batı Çölü boyunca geri çekilmek zorunda kaldı.
-Müttefikler Kuzey Afrikadaki başarılarını 1943 Temmuzunda Sicilyayı işgal ederek sürdürdü. Sicilya'nın yitirilmesi ve İtalyanın müttefiklerce bombalanması İtalyan diktatörü Benito Mussoliniyi çekilmeye zorladı. Eylül başlarında İtalya teslim oldu ve Maltadaki donanmasına el kondu.
Uzak Doğuda Çatışmalar (Japonya-ABD Çatışması)
Pearl Harbour Baskını
7Aralık 1941de Pazar günü sabah saatlerinde, Japon uçak gemilerinden havalanan 360ın üzerinde savaş uçağı, Hawaii Adalarındaki Pearl Harbour deniz üssünde bulunan ABD savaş gemilerine saldırdı. ( Pearl Harbour Baskını) Japonlar bombaladıkları 8 savaş gemisinden 6sını batırdı ya da kullanılamaz hale getirdi; ama üssün kendisi pek zarar görmedi. Uçak gemileri o anda başka yerde oldukları için bu saldırıdan kurtuldu. Bu olay üzerine ABD Kongresi 8 Aralık 1941de Japonyaya üç gün sonra da Almanya ve İtalya ya savaş ilan etti.
- ABD , 6 Ağustos 1945te Hiroşimaya ve 9 Ağustos 1945te de Nagasaki şehirlerine atom bombası attı.(Hiroşimada 140bin Nagasakide 80 bin kişi toplam 220 bin kişi öldü.)Bu olay üzerine Japonya II.Dünya savaşından çekildi.
Normandiya Çıkarması
ABD, İngiltere ve Kanada kuvvetlerinin 100 bin kişiyle Fransadaki Almanlara ait üsse yaptığı askeri çıkarmadır. Avrupanın kuzey kesiminde yapılan Normandiya çıkarması tarihin gelmiş geçmiş en büyük çıkarması olmuştur.
Bu çıkarma, 1000 uçak, 4 bin çıkarma gemisi ile yapılmıştır. Böylece Almanlar ağır kayıplar vermiş, Fransanın başkenti Paris kurtarılmıştır. Rusyanın da ileri harekâtıyla Almanya ve İtalya yerle bir edilmiştir. Bu gelişmeler üzerine Mihver devletler grubu yetersiz kalmıştır. Rusyanın ileri harekâtıyla Balkanları ele geçirip Almanyaya kadar ilerlemesi üzerine müttefikler Berline girmiştir. Böylece Almanya çaresiz kalarak teslim olmuştur. Hitler ise bu durum karşısında intihar etmiştir
Savaşın Sona Ermesi
- SSCB birlikleri 1944 Haziranında Doğu Avrupada bir harekât başlattı.Daha güneyde SSCB ordusu iki koldan ilerlemeye başladı. Macaristana doğru ilerledi. Almanlar bu ilerlemeyi durduramayarak geri çekildiler.
- 1945 başlarında, Almanyanın artık uzun süre savaşamayacağı ortaya çıkmıştı. Müttefik liderler, ABD başkanı Roosevelt, İngiltere başbakanı Churchill ile SSCBnin önderi Stalin Kırımdaki Yalta kentinde toplandılar ve Almanyanın koşulsuz olarak teslim alınmasında anlaştılar.
-Eisenhower Almanların her yerde koşulsuz teslim olmaları konusunda ısrar etti. Almanyanın teslim olması 8-9 Mayıs 1945te gece yarısı gerçekleşti.
-ABDnin Hiroşima ve Nagasakiye atom bombası atması sonucu Japonya da savaştan çekildi.
-Japonyanın da teslim olmasıyla 10 Ağustos 1945de yaklaşık 6 yıl süren 2. Dünya Savaşı müttefik devletlerin galibiyetiyle sona ermiştir. 10 Şubat 1947de Paris Antlaşmasıyla savaş resmen bitmiştir.
II. Dünya Savaşında Türkiyenin Dış Politikası
-Türkiye II. Dünya Savaşına katılmadı. Ama savaş boyunca izlediği tarafsızlık siyasetinde zaman zaman büyük baskılara maruz kaldı.
Savaşa karşı aldığı önlemler:
- Toprak bütünlüğünü korumaya yönelik ittifak anlaşmaları sağlamak amacıyla bazı girişimlerde bulundu.
19 Ekim 1939da Ankarada Türkiye İngiltere- Fransa İttifak Anlaşması imzalandı. (bu anlaşma ile taraflar birbirlerine yardım taahhüdünde bulundular)
-Savaşın Balkanlara doğru yayılma eğilimi göstermesi üzerine Türkiye, Balkan Antantına bağlı ülkelerle de işbirliğini güçlendirmeye çalıştı.Ancak antantın dağılması ile bu girişim sonuçsuz kaldı.
-1941 yılında SSCBye saldırmaya hazırlanan Almanya güney kanadını güvenceye almak amacıyla Türkiyeye bir saldırmazlık anlaşması önerdi. Türkiye bunu hemen kabul etti.
- Savaşın başlamasının ardından genel seferberliğe gidilmiş, 1.300.000 kişi silâhaltına alınmıştır.
Türkiyenin temel politikası savaş dışında kalmaktır.Ancak hem mihver devletleri hem de müttefikler Türkiyeyi kendi yanlarında savaşa sokmak için Türkiyeye baskı uygulamışlardır.
Mihver devletlerinden;
Almanya, Yunanistanı işgal edip, SSCBye saldırmayı planlıyor ve Türkiyenin kendi yanında savaşa girmesini istiyordu.Ancak bunu başaramayınca iki ülke 1941deSaldırmazlık Antlaşması yapmışlardı. Buna göre Türkiye savaşta tarafsız kalacaktı .
Müttefikler ile Türkiye Arasında Yapılan Görüşmelerde;
-İngiltere ve SSCB Türkiyeye nota vererek ,Türkiyenin toprak bütünlüğüne saygılı olduklarını bildiriyorlar buna karşılık Türkiyeden 1936 Montrö (Montreux) Sözleşmesini tam olarak uygulayarak İstanbul ve Çanakkale boğazlarını savaş gemilerine kapalı tutulmasını istiyorlardı.
- İngiltere Dışişleri Bakanı Anthony Eden, Türkiyeden hava üslerini açmasını ve yıl sonuna kadar savaşa katılmasını istedi. Bu önerinin reddi halinde İngilterenin Türkiyeye göndermekte olduğu yardımı keseceği uyarısında da bulundu.(Bu istekler Dışişleri Bakanı Menemencioğlu tarafından reddedildi.)
- 1943te Churchill Türkiyeyi müttefiklerin yanında savaşa sokmak için Adanaya gelerek İsmet İnönüyle görüştü. Adana Görüşmelerinde İnönü, Churchillin Türkiyenin en geç Ağustos 1943te savaşa katılması isteğine karşı, bunun gerekli silahların, savaş araç ve gereçlerinin verilmesi durumunda olanaklı olabileceğini söyledi.
- Müttefikler 1424 Ağustos tarihlerinde Kanadanın Quebec kentinde, 19-30 Ekimde de Moskovada düzenledikleri toplantılarda Türkiyeyi savaşa katmak yolundaki baskıyı arttırma kararı aldılar.
-Churchill ve Roosevelt 3 Aralık 1943te İsmet İnönüyü Kahireye davet ederek bu konudaki kesin isteklerini ilettiler ve Türkiyenin Şubat 1944te savaşa katılmaması durumunda her türlü yardımı keseceklerini bildirdiler.(Kahire Görüşmeleri)
- İsmet İnönünün askeri ve stratejik gerekçelerle savaşa katılmayı reddetmesi üzerine Mart 1944te İngiltere, Nisan 1944te de ABD Türkiyeye askeri yardımı durdurdu.
Bütün bunların sonucunda ,
-Türkiye savaşın gidişinin iyice belirginleşmesi üzerine 2 Ağustos 1944te Almanya ile 6 Ocak 1945te de Japonya ile ilişkilerini kesti.
- Müttefik liderleri Şubat 1945te toplanan Yalta (Kırımda)Konferansında, yeni kurulacak Birleşmiş Milletlere yalnızca 1 Mart 1945e kadar Almanyaya savaş açmış ülkelerin katılmasını içeren bir karar aldılar.Bunun üzerine Türkiye 23 Şubatta Almanyaya savaş ilan etti. Bu sırada Almanyanın yenilgisi kesinleşmiş olduğundan fiilen savaşa girmedi.
II. Dünya Savaşının Türkiyeye Etkileri
- Bu dönem CHPnin tek parti yönetiminden çok partili hayata geçişte önemli bir evre olmuştur.
- Genel seferberliğe gidilerek erkek nüfusun önemli bir kısmının ( 1.300.000 kişi) silah altına alınması üretim ve tarımı düşürürken tüketimi artırdı.
-Hükümetin cari harcamalar için fazla para bastırması enflasyonun artmasına yol açmıştır. Bunu fırsat bilen bazı tüccarların, karaborsa ve istifçiliğe yönelmesi hükümeti bazı tedbirler almaya itmiştir.
-TBMM temel tüketim mallarında ortaya çıkan bu hızla yükselişe son vermek için 18 Ocak 1940ta Milli Koruma Kanununu kabul etmiştir.
-Bu kanun, insan gücü eksikliğini çözümlemek için, köylü vatandaşlara sanayi bölgelerinde çalışma yükümlülüğü koymuştur. (erkeklerin,madenlerde, bir yıl süreyle ve düşük ücretle çalıştırılmaları sağlanmıştır.) Toprak Mahsulleri Ofisi ise, köylülerin ellerindeki ürünü piyasa değerinden daha aşağı fiyatlarla kendisine satmalarını istemiştir.
-Bu dönemde ortaya çıkan diğer bir önemli gelişme ise Varlık Vergisidir. Verginin görünürdeki amacı savaştan haksız kazanç elde eden kesimlerin vergilendirmekti. Ancak vergi daha çok gayr-i Müslim azınlıklar için uygulanmıştır. Bundaki amaç ise Türk ekonomisindeki yabancı egemenliğine son vermek ekonominin tamamen Türklerin eline geçmesini sağlamaktı.
- Almanyada Nazi baskısından kaçan bilim adamları İstanbul ve Ankara Üniversitelerinde çalışmaya başlamıştır.
Savaş Sırasında Toplanan Konferanslar
a) Casablanca Konferansı (1424 Ocak 1943)
-Casablanca Konferansı, 1424 Ocak 1943'de Roosevelt ile Churchill arasında yapılmıştır.
Konferans Kuzey Afrika cephesinden sonra savaşın nasıl şekillendirilmesi konusunu görüşmek üzere toplanmıştır.
-Mihver'in "kayıtsız-şartsız" teslim konusunda Konferans'ta alınan karar, Mihver devletlerine hiçbir ümit
ışığı bırakmaması ve sonuna kadar dayanma kararını kuvvetlendirmesi ve dolayısıyla da savaşın uzamasına sebep olması gerekçesiyle, sonradan bazı tenkitlere konu olmuştur.
b) Washington Konferansı (1226 Mayıs 1943)
-Kuzey Afrika cephesinin tasfiyesi üzerine alınacak yeni tedbirleri görüşmek üzere 1226 Mayıs 1943 günlerinde toplanan bu konferans Roosevelt ile Churchill arasında olmuştur.
c) Quebec Konferansı ( 1424 Ağustos 1943 )
-Bu konferans, İtalya'da Mussolini'nin birdenbire düşmesiyle ortaya çıkan yeni durum karşısında, ikinci
cephe meselesini yeni bir açıdan ele almak amacı ile, Churchill ve İngiliz Genelkurmayı ile Amerikan Genelkurmayı arasında Quebec'de yapılmıştır.
-Bu konferansta Churchill, İtalya'da ortaya çıkan yeni durum dolayısıyla, ikinci cephenin Fransa yerine, Türkiye'nin de savaşa katılmasıyla Balkanlarda açılmasında çok ısrar etmiş, fakat görüşünü kabul ettirememiştir. İkinci cephenin Fransa'da Normandiya kıyılarında açılmasına karar verilmiş ve bunun hazırlanması sorumluluğu da Amerikalılara bırakılmıştır.
d) Moskova Konferansı ( Ekim 1943)
- 1943 yılı Ekim ayında Moskovada Dışişleri Bakanları düzeyinde toplanan, Tahran Zirvesinin hazırlığı niteliğindeki ve II. Dünya Savaşının yürütülmesinin yanı sıra savaş sonrası düzen ile ilgilenen Konferanstır. Savaş sonrası düzeni için yapılan ilk toplantı olarak kabul edilmektedir. Konferans, Türkiye açısından da önem taşımaktadır.
- Türkiye konusunda Türkiyeden önce hava alanlarının kullananımı talep edilecek, 1943 yılının sonuna
doğru da savaşa katılması konusunda girişimde bulunulacaktı.
e) Kahire Konferansı (22-26 Kasım 1943)
- II. Dünya Savaşı sonra Uzak Doğu'daki gelişmeleri değerlendirmek maksadıyla; Roosvelt, Churchill ve Chiang Kai-Shek arasında Kahire'de yapıldı. Konferansta kesin bir sonuca varılamadı.
-Ayrıca bu konferansta Türkiyenin savaşa girme durumu da görüşülmüş ama bir sonuca varılamamıştır konferansa Türkiye'den İsmet İnönü katılmıştır.
f) Tahran Konferansı (28 Kasım1 Aralık 1943)
- Tahran Konferansı, Roosevelt, Churchill ve Stalin arasında yapılmıştır.
- İkinci cephe ile ilgili olarak, Türkiye'nin de savaşa katılmasına karar verilmiştir.
g) Yalta Konferansı ( 4-11 Şubat 1945)
- Almanyanın çökmesinden ardından hangi bölgelerin kimin denetiminde olacağı ya da kimlerin nereleri kurtaracağı konusunda anlaşmazlıklar çözüme kavuşturmak ve hem de savaş sonrası dünyasının ana çizgileriyle düzenlenmesi amacıyla SSCBnin Yalta Kenti'nde toplanmıştır.
- Konferansta ABDyi Roosevelt, İngiltereyi Churchill ve SSCByi Stalin temsil etmiştir.
Bu konferansta;
- Birleşmiş Milletlerin kurulması da kabul edildi ve Birleşmiş Milletler Sözleşmesinin temel ilkeleri belirlendi. l Mart 1945'e kadar ortak düşmana savaş ilan etmiş olanların üyeliğe alınmalarına karar verildi.
Not: Bu karar üzerine Türkiye, 23 Şubat 1945'de Almanya ve Japonya'ya savaş ilan etti.
- Nazi Almanyasına bağlı olan uydu ülkelerde demokratik rejimlerin kurulacağı açıklandı.
-Boğazlar statüsünün SSCB lehine değiştirilmesine, konunun Dışişleri Bakanları tarafından ele alınmasına, durumdan Türkiye'nin de haberdar edilmesine karar verildi.
h) Potsdam Konferansı (17 Temmuz 2 Ağustos 1945)
- Barışın nasıl sağlanacağı konusunu görüşmek üzere toplanmıştır. ABD, SSCB ve İngiltere arasında yapılmış son toplantıdır.
- Almanya Konusunda: Almanya'daki tüm Nazi kurumlarının ortadan kaldırılması, Amerika Birleşik Devletleri, Birleşik Krallık, Fransa ve Sovyetler Birliği işgal bölgelerinde ayrı ayrı demokratik rejimlerin kurulmasına karar verilmiştir.
● Barış ekonomisi için gerekli olmayan endüstriyel teçhizatın pek az bir kısmının Sovyetler Birliği'ne verilmesine, Alman donanmasının büyük bölümünün tahrip edilmesine ve savaş suçlularının yargılanmasına karar verilmiştir.
● Avusturya'nın Durumu: Avusturya ve başkenti Viyana, Almanya örneğinde olduğu gibi dört devlet arasında işgal bölgelerine ayrıldı.
● İtalya'nın Durumu: İtalya'nın 1943 yılından beri demokrasi yolunda gösterdiği gelişmeler dikkate alınarak bu ülkeye barış için öncelik verilmesi ve barış hükümlerinin mümkün olduğu kadar yumuşak tutulmasına karar verildi.
● Boğazların durumu:
Sovyetler Birliği, Türkiye'nin zayıf olması fikrinden hareketle serbest geçiş için gereken garantiyi sağlayamadığını, bu sebeple Boğazların Sovyetler Birliği ile Türkiye'nin ortak kontrolü altına konulmasının uygun olacağını ileri sürerek Boğazlardan üs talep ettiler. ABD ile İngiltere ise Sovyetlerin Boğazlardan tam geçiş serbestîsine taraftar idiler. Konu hakkında herhangi bir karar alınmadı ve her devletin görüşünü Türkiye'ye bildirmesi kararlaştırıldı.
II. Dünya Savaşının Sonuçları
● ABD, İngiltere ve SSCB savaştan galip çıktı.
● Komünizm hızla yayılmaya başladı. SSCB Orta Avrupa ve Balkanlar'da kendisine bağlı komünist yönetimler kurdu.
● Nazizm ve Faşizm rejimleri son buldu.
● Atom bombası ile dünya artık Nükleer Çağa adım attı.
● ABD ve SSCB dünya lideri olma yarışına girdiler. Sıcak savaş artık yerini Soğuk Savaşa bıraktı. Soğuk savaş NATO Varşova Paktı arasında 1991'e kadar devam etti.
● Sömürgecilik dönemi sona ermeye başladı. Mısır, Hindistan, Pakistan, Tunus, Fas, Cezayir, Libya bağımsız oldu.
● ABD, Çin, İngiltere, Fransa ve SSCB öncülüğünde BM kuruldu.
● Birleşmiş Milletler Antlaşması (BM Şartı), 25 Nisan 1945'de San Francisco'da (ABD) toplanan BM Uluslar arası Örgütlenme Konferansı (San Francisco Konferansı) sonucunda, aralarında Türkiye'nin de bulunduğu 51 ülke tarafından 26 Haziran 1945'de imzalandı, 24 Ekim 1945'de yürürlüğe girdi.
Not: II. Dünya Savaşından sonra toplanan San Fransisko Konferansında dünya barışını korumak amacıyla Birleşmiş Milletler Teşkilatı kurulmuştur.
Birleşmiş Milletler (BM) 1945
- Nisan 1945'te ABD'nin San Fransisko kentinde yapılan konferans ile BM resmen kuruldu. Merkezi ABD'nin New York şehridir. BM anayasası bu konferansta ABD-İngiltere-Rusya-Fransa ve Çin tarafından hazırlandı. Bu yüzden bugün bile BM'nin Güvenlik Konseyinde sadece bu 5 devletin veto hakkı vardır. Anayasa'da herhangi bir değişikliğin yapılabilmesi için Genel Kurul'un 3'te 2 çoğunluğu gerekir. Ancak Güvenlik konseyinin devamlı üyesi olan beş devletin de bu üçte iki çoğunluğun arasında olması gerekir.
BM'nin başlıca 7 tane alt kuruluşu vardır.( Genel Kurul, Güvenlik Konseyi ,Ekonomik ve Sosyal Konsey, Vesayet Konseyi ,Adalet Divanı ,Sekreterlik, İnsan Hakları Konseyi)
İnsan Hakları Evrensel Beyannamesi
Birleşmiş Milletler İnsan Hakları Komisyonu'nun Haziran 1948'de hazırladığı ve birkaç değişiklik yapıldıktan sonra 10 Aralık 1948'de, BM Genel Kurulu'nun Paris'te yapılan oturumunda kabul edilen 30 maddelik bildiridir.
Bu bildiriyle, yalnızca demokratik anayasalarla tanınan temel medeni ve siyasi haklar değil, ekonomik, toplumsal, kültürel haklar da genel tanımlarla belirli hale gelmiştir.
İlk grup haklar arasında, yaşama, özgürlük ve kişi güvenliği gibi haklarla birlikte, keyfi tutuklama,
hapis ve sürgünden korunma, bağımsız ve tarafsız mahkemelerde adil ve kamuya açık olarak yargılanma
hakkı ile düşünce, vicdan, din, toplanma ve örgütlenme özgürlükleri bulunur.
- Sosyal güvenlik, çalışma, eğitim, toplumun kültürel yaşamına katılma haklarıyla bilimsel ilerlemenin ürünlerinden yararlanma hakkı ise, bildiriyle getirilen yeniliklerdendir.
A) Savaşın Nedenleri
● Almanyanın 1919da imzalanan Versay Antlaşmasının yükümlülüklerinden kurtulmak istemesi
● I. Dünya Savaşından sonra yapılan barış antlaşmalarıyla çizilen sınırların milliyetçilik esasına göre değil de menfaat esasına göre çizilmesi etnik çatışmalar ve sınır sorunlarının ortaya çıkmasına sebep olması
● İtalyanın I.Dünya savaşını kazananlar grubunda yer almasına rağmen savaş sonrası umduğunu bulamaması ve Mussolininin kurduğu Faşist idarenin saldırgan bir politika izlemesi
● İmparatorluk kurmak isteyen Japonyanın Asyadan Avrupa Devletlerini çıkararak sömürge imparatorluğunu genişletmek istemesi
● I.Dünya Savaşı sonrasında dünya barışını korumak amacıyla kurulan Milletler
Cemiyetinin görevini yerine getirememesi
● Japonyanın Mançuryayı, İtalyanın Habeşistanı işgal etmesine ve Almanyanın ise Rhur Bölgesini silahlandırmasına Milletler Cemiyetinin herhangi bir yaptırım
uygulayamaması
B) SAVAŞ ÖNCESİNDE YAŞANAN GELİŞMELER (BLOKLAŞMALAR)
Almanya:
Hitlerin 1933 yılında iktidara gelmesinden itibaren savaşın sonuna kadar izlediği strateji,üç aşamalı bir stratejidir.
-Hitler, iktidara gelmesinin hemen ardından Alman ekonomisinin düzenlemesini hedef
almıştır.Aldığı tedbirlerle kısa sürede ekonomiyi düzeltti.
-Alman kara, deniz ve hava kuvvetlerinin, Versay Anlaşmasıyla getirilen sınırlamalardan kurtulmasını sağlamıştır.
- Almanca konuşan nüfusun yaşamakta olduğu bölgelerin,Alman topraklarına katılması düşüncesi.
Hayat Sahası: Bu ifade Naziler tarafından Alman halkının yaşamını sürdürebilmesi için ihtiyaç duyduğu ve özellikle de Slav halklarından alınması gereken toprakları anlatmak için kullanılmıştır
Litvinov döneminde Sovyetler Birliği, Alman yayılmacılığına karşı İngiltere ve Fransa ile bir protokol oluşturmak için girişimlerde bulunmuş, ne var ki her seferinde reddedilmişti.
24 Ağustos 1939 günü Sovyetler Birliği ile Almanya arasında bir saldırmazlık paktı imzalandı.
Almanya:
-Öncelikle Orta Avrupa, ardından Doğu ve Batı Avrupa'yı Almanya topraklarına katmak amacındadır.
-İkincil planı ise Asya'ya özellikle Rusya ve Yakın Doğu'daki stratejik noktaları ele geçirmektir.
İtalya:
İtalya'nın eski Roma İmparatorluğu gibi güçlü bir devlet olmasını isteyen Mussolini, Almanya ile yakınlaşarak Mihver devletler bloğunda savaşa girmiştir.
İç politikada faşizmi benimseyen İtalya,Dış politikada ise, Akdeniz çevresinde sömürge kurmaya, yani emperyalizme yöneldi. Mussolini, Akdeniz'e "Bizim Deniz" (marenostrum) diyordu ve Roma İmparatorluğu'nu yeniden meydana getirmek istiyordu. Bu amaçla İtalya, 5 Kasım 1937'de, Roma'da imzalanan bir anlaşmayla Anti-Komintern Paktı'na katıldı.
Japonya:
Birinci Dünya Savaşı sonunda Almanya'nın Uzak Doğu sömürgeleri Japonya'ya verilmişti. Üstelik Çin'in bir bölümü de Japon hâkimiyetindeydi. Ancak bu kadar sömürge bile hızla sanayileşen ve büyüyen Japon ekonomisini yetmiyordu. Japonyanın 1931'de Mançurya'yı işgal etmesi, sonra 1937'de Çin'e yeniden savaş açması, Avrupa'daki bunalıma bir de, Uzakdoğu bunalımını kattı.
Bütün bunlar, Amerika Birleşik Devletleri ile Sovyetler Birliğinin Japonya üzerinde baskı kurmasına neden oldu.
Almanya ile Japonya, yani statükoya karşı olan devletler, ortak tehlike olarak gördükleri Sovyet Rusya'ya karşı birleştiler. Bunun sonucunda iki devlet arasında Berlin'de 25 Kasım 1936'da Anti-Komintern Paktı yapıldı.
Böylece bu antlaşma ile Almanya ve Japonya arasında siyasi rejim esasına dayalı bir ittifak yapılmış ve bununla "Berlin Tokyo Mihveri (Ekseni)" kurulmuştur.
İngiltere: ( Yatıştırma Politikası):
Yatıştırma politikası, İkinci Dünya Savaşı'na giden dönemde İngiltere Başbakanı Neville Chamberlain'le özdeşleşen politikaya verilen isimdir. Chamberlain, Hitler'in esas ilgi alanının doğuda olduğuna inandığı için Komünist SSCB'ye karşı kendileriyle ittifaka gireceğini, hatta Hitler'i Sovyet topraklarına yöneltebileceğini umut etmiş, Çekoslovak toprağı olan Südetlerin Almanya'ya verilmesinden sonra daha önce Bismarck'ın yaptığı gibi Hitler'inde artık kazandıklarını elinde tutmaya çalışacağını ummuştu. Fakat Hitler, taleplerini devam ettirerek bu düşünceyi boşa çıkarmıştır.
15 Mart 1939'da Almanya hiçbir Almanın yaşamadığı Çekoslovakya topraklarının geri kalanını işgale başlayınca, yatıştırma politikasının bittiğini ilan etmek zorunda kaldı. Takip eden haftalarda İngiltere Polonya'ya garanti verdi ve ciddi savaş hazırlıklarına başladı. Ancak, büyük bir savaşı önlemek için geç kalınmıştı.
Fransa:
Fransa 1924'te, Sovyet Rusya da 1935'te Çekoslovakya ile birer ittifak yapmışlardı. Fransa, bu ittifak gereğince yardıma geçmek için, İngiltere'nin de harekete geçmesini istiyordu. Fakat İngiltere, böyle bir yardıma hemen kalkışmak istemeyince, o da İngiltere'yi izledi ve İngilterenin Yatıştırma Siyasetini destekleyici bir tutum sergiledi.
ABD:
Savaşın başında tarafsız kalan ABD sonraları Fransa ve İngiltere'ye silah yardımı yapmıştır. Almanya'nın kışkırtmaları sonucunda Japonya tarafından Pearl Harboura saldırıya uğramış ve kesin olarak savaşa girmiştir. ABD'nin savaşa gimesi ile savaşın seyri değişmiş, Almanya genişleme politikası yerine var olan sınırlarını koruma politikasını uygulamıştır.
SSCB:
Almanyanın Avrupada izlediği yayılmacı siyasetini devam ettirmesi ve Hitlerin Münih Antlaşmasıyla kendisine verilen ödünlerle yetinmemesi İngiltere ve Fransayı SSCB ile birlikte üçlü bir ittifak arayışına itmiştir. Ancak aralarındaki görüş farkları bunun gerçekleşmesine meydan vermedi. Bu konuda üç devlet arasında görüşmeler sürerken de, 23 Ağustos 1939'da,
Almanya ile Sovyet Rusya arasında bir "Saldırmazlık Paktı"nın yapıldığı açıklandı.
Bu anlaşma ile ;taraflar birbirlerine saldırmamayı ,diğerinin düşmanı ile işbirliği yapmamayı,ortak çıkarlarda birbirini bilgilendirmeyi taahhüt etmişlerdir.
Almanya, bu suretle Rusya'nın tarafsızlığını da sağladıktan sonra, Polonya üzerindeki baskısını artırmaya başladı.
C. Savaşın Avrupada Başlaması ve Yayılması
Savaş, 1 Eylül 1939da Almanyanın, Polonyaya saldırmasıyla başlar. Polonyanın bir bölümünün Alman toprağı olduğunu iddia eden Hitler, Sovyetlerle anlaşarak Polonyayı işgal etmiştir. Bunun üzerine Polonyaya güvence veren İngiltere ve Fransada savaşa girmiştir.
Savaşın Tarafları:
a) MİHVER GRUBU (ÜÇLÜ PAKT):
1936 da Almanya ve İtalya tarafından kurulmuş, sonradan bu gruba Japonyada dâhil olmuştur. Daha sonra bu gruba Bulgaristan, Macaristan, Finlandiya, Romanya da katılmıştır.
b) MÜTTEFİK GRUBU:
İngiltere ve Fransa tarafından kurulmuştur. Rusya ve ABDde bu gruba dâhil olmuştur. Müttefik devletlere daha sonra 30 civarında devlet katılmıştır.
c) Savaşı Durdurma Çabası:
Savaş başlamadan önce İngiliz Başbakanı Chamberlain Nevillenin yatıştırma politikası da Almanyayı durduramadı. Almanyanın, Çekoslovakyayı işgal etmesi üzerine, İngiltere yatıştırma politikasını terk etti. Böylece İngiltere büyük bir savaşı önleyemeyeceğini anlamış oldu.
Savaşın Yayılması
a) Almanyanın Savaştığı Cepheler
● Savaş öncesinde Almanya, 1938de Avusturyayı, 1939da ise Çekoslovakyayı işgal etmişti.
● 23 Ağustosta SSCB ile saldırmazlık paktı yapan Almanya, 1 Eylülde Polonyaya saldırarak işgale başlamıştır.
● Bunun üzerine Polonyaya daha önce garanti veren İngiltere ve Fransa Almanyaya 3 Eylülde savaş ilan etmiştir.
● Ancak hızlı bir şekilde Almanların Polonyayı işgal etmesi üzerine SSCBde doğudan Polonyayı işgale
başlamış Alman ve SSCB işgalini durduramayan Polonya teslim olmuştur.
● Nisan 1940da Almanya, Norveçe saldırdı.Norveçin işgaliyle beraber Danimarka da Alman saldırısını önleyemeyince teslim olmak zorunda kaldı.10 Mayıs 1940ta Almanya bu defa Belçika, Hollanda ve Lüksemburgun işgal etti. Yardıma gelen İngiliz ve Fransız orduları da püskürtüldü. 13 Mayısta Sedanda Alman tankları Meuse Irmağını geçti ve Fransanın içlerine doğru ilerledi. Hollanda 14 Mayısta teslim oldu.Alman tankları kuzeye, kıyıya doğru ilerledi ve geri çekilen Müttefiklerin önünü kesti. Belçika 27 Mayısta teslim oldu.
● Bunlar olurken Fransa, Alman sınırında Maginot Hattı adıyla anılan savunma hattını kurdu. Kuzeydeki İngiliz birlikleri, Belçikanın savaşa girmemesi nedeniyle Almanlarla hiç karşılaşmadı.
● Belçikada sıkışıp kalan İngiliz ve Fransız birlikleri büyük kayıplar verdi.
● 14 Haziranda Almanlar Parise girdiler, 22 Haziranda da Fransızlar ateşkes antlaşmasını imzaladılar. Alman güçleri Kuzey Fransayı ve bütün Atlas Okyanusu kıyılarını işgal etti.
● Hitler bir sonraki hedef olarak İngiltereyi seçti. Alman hava kuvvetleri Güney İngilteredeki havaalanlarını ve limanlarını her gün bombalamaya başladı. İngilizlerin kesin direnişiyle karşılaşan Almanlar, ardından Londrayı ve İngilterenin iç bölgelerindeki kentleri de bombaladı.
Bu baskınlar pek çok sivilin ölümüne ve büyük zarara yol açtı.Ancak İngiltere teslim olmadı.
SSCBnin işgali: ( Barbarossa Harekâtı):
Hitlerin SSCB ile 1939da yaptığı saldırmazlık paktının asıl amacı, Almanyanın aynı zamanda hem batıda, hem doğuda savaşmak zorunda kalmasını önlemekti. 1940ta Alman orduları Fransayı çökertip İngilizleri Avrupadan sürünce Hitler, SSCBye saldırmaya karar verdi. Hızlı bir harekâtla SSCB üzerinden Ortadoğuya inmeyi tasarlamıştı. Harekât 22 Haziran 1941de başladı.
Ardından SSCBnin karşı saldırısı başladı. Tasarılarında bu harekâtın kış gelmeden tamamlanması öngörüldüğü için, Alman askerlerinin giysileri soğuk kış günlerine uygun değildi. Büyük kayıplar verdiler ve SSCBnin içlerinde tutunabilmelerine karşın başlangıçtaki güçlerini bir daha kazanamadılar.
1942de Hitlerin, Stalingrad kentine yönelik saldırıları ise başarısız oldu. SSCB birlikleri kenti sonuna kadar savundu ve kış bastırınca karşı saldırıya geçtiler. SSCBnin bu başarıları Almanları Kafkasyadan çekilmek zorunda bıraktı. 1943 yazı başlarken SSCB orduları Almanları geri sürdü ve 1944 başında Polonyaya çok geçmeden de Romanyaya girdi. Böylece Almanyanın doğu cephesindeki geri çekilişi hızlandı.
İtalyanın Savaştığı Cepheler
- İtalya savaş öncesinde 1935 yılında Habeşistanı, 1939da Arnavutluku işgal etmişti.
● Kuzey Afrika Cephesi
- 10 Haziran 1940da İtalya, Almanyanın yanında savaşa girdi. 1940 sonbaharında Somalinin İngiliz egemenliğindeki bölümünü ele geçirdiler.
- İtalya, Mısırı ele geçirmek için taarruza geçmişse de başarılı olamamıştır. Daha sonra Almanların yardımı ile mihver devletleri Kahireye kadar ilerlediler. Ancak buradaki İngiliz direnişi başarılı oldu. İngilizler daha sonra taarruza geçerek El Alameyn zaferini kazandılar. Bundan sonra Almanlar ve İtalyanlar, Batı Çölü boyunca geri çekilmek zorunda kaldı.
-Müttefikler Kuzey Afrikadaki başarılarını 1943 Temmuzunda Sicilyayı işgal ederek sürdürdü. Sicilya'nın yitirilmesi ve İtalyanın müttefiklerce bombalanması İtalyan diktatörü Benito Mussoliniyi çekilmeye zorladı. Eylül başlarında İtalya teslim oldu ve Maltadaki donanmasına el kondu.
Uzak Doğuda Çatışmalar (Japonya-ABD Çatışması)
Pearl Harbour Baskını
7Aralık 1941de Pazar günü sabah saatlerinde, Japon uçak gemilerinden havalanan 360ın üzerinde savaş uçağı, Hawaii Adalarındaki Pearl Harbour deniz üssünde bulunan ABD savaş gemilerine saldırdı. ( Pearl Harbour Baskını) Japonlar bombaladıkları 8 savaş gemisinden 6sını batırdı ya da kullanılamaz hale getirdi; ama üssün kendisi pek zarar görmedi. Uçak gemileri o anda başka yerde oldukları için bu saldırıdan kurtuldu. Bu olay üzerine ABD Kongresi 8 Aralık 1941de Japonyaya üç gün sonra da Almanya ve İtalya ya savaş ilan etti.
- ABD , 6 Ağustos 1945te Hiroşimaya ve 9 Ağustos 1945te de Nagasaki şehirlerine atom bombası attı.(Hiroşimada 140bin Nagasakide 80 bin kişi toplam 220 bin kişi öldü.)Bu olay üzerine Japonya II.Dünya savaşından çekildi.
Normandiya Çıkarması
ABD, İngiltere ve Kanada kuvvetlerinin 100 bin kişiyle Fransadaki Almanlara ait üsse yaptığı askeri çıkarmadır. Avrupanın kuzey kesiminde yapılan Normandiya çıkarması tarihin gelmiş geçmiş en büyük çıkarması olmuştur.
Bu çıkarma, 1000 uçak, 4 bin çıkarma gemisi ile yapılmıştır. Böylece Almanlar ağır kayıplar vermiş, Fransanın başkenti Paris kurtarılmıştır. Rusyanın da ileri harekâtıyla Almanya ve İtalya yerle bir edilmiştir. Bu gelişmeler üzerine Mihver devletler grubu yetersiz kalmıştır. Rusyanın ileri harekâtıyla Balkanları ele geçirip Almanyaya kadar ilerlemesi üzerine müttefikler Berline girmiştir. Böylece Almanya çaresiz kalarak teslim olmuştur. Hitler ise bu durum karşısında intihar etmiştir
Savaşın Sona Ermesi
- SSCB birlikleri 1944 Haziranında Doğu Avrupada bir harekât başlattı.Daha güneyde SSCB ordusu iki koldan ilerlemeye başladı. Macaristana doğru ilerledi. Almanlar bu ilerlemeyi durduramayarak geri çekildiler.
- 1945 başlarında, Almanyanın artık uzun süre savaşamayacağı ortaya çıkmıştı. Müttefik liderler, ABD başkanı Roosevelt, İngiltere başbakanı Churchill ile SSCBnin önderi Stalin Kırımdaki Yalta kentinde toplandılar ve Almanyanın koşulsuz olarak teslim alınmasında anlaştılar.
-Eisenhower Almanların her yerde koşulsuz teslim olmaları konusunda ısrar etti. Almanyanın teslim olması 8-9 Mayıs 1945te gece yarısı gerçekleşti.
-ABDnin Hiroşima ve Nagasakiye atom bombası atması sonucu Japonya da savaştan çekildi.
-Japonyanın da teslim olmasıyla 10 Ağustos 1945de yaklaşık 6 yıl süren 2. Dünya Savaşı müttefik devletlerin galibiyetiyle sona ermiştir. 10 Şubat 1947de Paris Antlaşmasıyla savaş resmen bitmiştir.
II. Dünya Savaşında Türkiyenin Dış Politikası
-Türkiye II. Dünya Savaşına katılmadı. Ama savaş boyunca izlediği tarafsızlık siyasetinde zaman zaman büyük baskılara maruz kaldı.
Savaşa karşı aldığı önlemler:
- Toprak bütünlüğünü korumaya yönelik ittifak anlaşmaları sağlamak amacıyla bazı girişimlerde bulundu.
19 Ekim 1939da Ankarada Türkiye İngiltere- Fransa İttifak Anlaşması imzalandı. (bu anlaşma ile taraflar birbirlerine yardım taahhüdünde bulundular)
-Savaşın Balkanlara doğru yayılma eğilimi göstermesi üzerine Türkiye, Balkan Antantına bağlı ülkelerle de işbirliğini güçlendirmeye çalıştı.Ancak antantın dağılması ile bu girişim sonuçsuz kaldı.
-1941 yılında SSCBye saldırmaya hazırlanan Almanya güney kanadını güvenceye almak amacıyla Türkiyeye bir saldırmazlık anlaşması önerdi. Türkiye bunu hemen kabul etti.
- Savaşın başlamasının ardından genel seferberliğe gidilmiş, 1.300.000 kişi silâhaltına alınmıştır.
Türkiyenin temel politikası savaş dışında kalmaktır.Ancak hem mihver devletleri hem de müttefikler Türkiyeyi kendi yanlarında savaşa sokmak için Türkiyeye baskı uygulamışlardır.
Mihver devletlerinden;
Almanya, Yunanistanı işgal edip, SSCBye saldırmayı planlıyor ve Türkiyenin kendi yanında savaşa girmesini istiyordu.Ancak bunu başaramayınca iki ülke 1941deSaldırmazlık Antlaşması yapmışlardı. Buna göre Türkiye savaşta tarafsız kalacaktı .
Müttefikler ile Türkiye Arasında Yapılan Görüşmelerde;
-İngiltere ve SSCB Türkiyeye nota vererek ,Türkiyenin toprak bütünlüğüne saygılı olduklarını bildiriyorlar buna karşılık Türkiyeden 1936 Montrö (Montreux) Sözleşmesini tam olarak uygulayarak İstanbul ve Çanakkale boğazlarını savaş gemilerine kapalı tutulmasını istiyorlardı.
- İngiltere Dışişleri Bakanı Anthony Eden, Türkiyeden hava üslerini açmasını ve yıl sonuna kadar savaşa katılmasını istedi. Bu önerinin reddi halinde İngilterenin Türkiyeye göndermekte olduğu yardımı keseceği uyarısında da bulundu.(Bu istekler Dışişleri Bakanı Menemencioğlu tarafından reddedildi.)
- 1943te Churchill Türkiyeyi müttefiklerin yanında savaşa sokmak için Adanaya gelerek İsmet İnönüyle görüştü. Adana Görüşmelerinde İnönü, Churchillin Türkiyenin en geç Ağustos 1943te savaşa katılması isteğine karşı, bunun gerekli silahların, savaş araç ve gereçlerinin verilmesi durumunda olanaklı olabileceğini söyledi.
- Müttefikler 1424 Ağustos tarihlerinde Kanadanın Quebec kentinde, 19-30 Ekimde de Moskovada düzenledikleri toplantılarda Türkiyeyi savaşa katmak yolundaki baskıyı arttırma kararı aldılar.
-Churchill ve Roosevelt 3 Aralık 1943te İsmet İnönüyü Kahireye davet ederek bu konudaki kesin isteklerini ilettiler ve Türkiyenin Şubat 1944te savaşa katılmaması durumunda her türlü yardımı keseceklerini bildirdiler.(Kahire Görüşmeleri)
- İsmet İnönünün askeri ve stratejik gerekçelerle savaşa katılmayı reddetmesi üzerine Mart 1944te İngiltere, Nisan 1944te de ABD Türkiyeye askeri yardımı durdurdu.
Bütün bunların sonucunda ,
-Türkiye savaşın gidişinin iyice belirginleşmesi üzerine 2 Ağustos 1944te Almanya ile 6 Ocak 1945te de Japonya ile ilişkilerini kesti.
- Müttefik liderleri Şubat 1945te toplanan Yalta (Kırımda)Konferansında, yeni kurulacak Birleşmiş Milletlere yalnızca 1 Mart 1945e kadar Almanyaya savaş açmış ülkelerin katılmasını içeren bir karar aldılar.Bunun üzerine Türkiye 23 Şubatta Almanyaya savaş ilan etti. Bu sırada Almanyanın yenilgisi kesinleşmiş olduğundan fiilen savaşa girmedi.
II. Dünya Savaşının Türkiyeye Etkileri
- Bu dönem CHPnin tek parti yönetiminden çok partili hayata geçişte önemli bir evre olmuştur.
- Genel seferberliğe gidilerek erkek nüfusun önemli bir kısmının ( 1.300.000 kişi) silah altına alınması üretim ve tarımı düşürürken tüketimi artırdı.
-Hükümetin cari harcamalar için fazla para bastırması enflasyonun artmasına yol açmıştır. Bunu fırsat bilen bazı tüccarların, karaborsa ve istifçiliğe yönelmesi hükümeti bazı tedbirler almaya itmiştir.
-TBMM temel tüketim mallarında ortaya çıkan bu hızla yükselişe son vermek için 18 Ocak 1940ta Milli Koruma Kanununu kabul etmiştir.
-Bu kanun, insan gücü eksikliğini çözümlemek için, köylü vatandaşlara sanayi bölgelerinde çalışma yükümlülüğü koymuştur. (erkeklerin,madenlerde, bir yıl süreyle ve düşük ücretle çalıştırılmaları sağlanmıştır.) Toprak Mahsulleri Ofisi ise, köylülerin ellerindeki ürünü piyasa değerinden daha aşağı fiyatlarla kendisine satmalarını istemiştir.
-Bu dönemde ortaya çıkan diğer bir önemli gelişme ise Varlık Vergisidir. Verginin görünürdeki amacı savaştan haksız kazanç elde eden kesimlerin vergilendirmekti. Ancak vergi daha çok gayr-i Müslim azınlıklar için uygulanmıştır. Bundaki amaç ise Türk ekonomisindeki yabancı egemenliğine son vermek ekonominin tamamen Türklerin eline geçmesini sağlamaktı.
- Almanyada Nazi baskısından kaçan bilim adamları İstanbul ve Ankara Üniversitelerinde çalışmaya başlamıştır.
Savaş Sırasında Toplanan Konferanslar
a) Casablanca Konferansı (1424 Ocak 1943)
-Casablanca Konferansı, 1424 Ocak 1943'de Roosevelt ile Churchill arasında yapılmıştır.
Konferans Kuzey Afrika cephesinden sonra savaşın nasıl şekillendirilmesi konusunu görüşmek üzere toplanmıştır.
-Mihver'in "kayıtsız-şartsız" teslim konusunda Konferans'ta alınan karar, Mihver devletlerine hiçbir ümit
ışığı bırakmaması ve sonuna kadar dayanma kararını kuvvetlendirmesi ve dolayısıyla da savaşın uzamasına sebep olması gerekçesiyle, sonradan bazı tenkitlere konu olmuştur.
b) Washington Konferansı (1226 Mayıs 1943)
-Kuzey Afrika cephesinin tasfiyesi üzerine alınacak yeni tedbirleri görüşmek üzere 1226 Mayıs 1943 günlerinde toplanan bu konferans Roosevelt ile Churchill arasında olmuştur.
c) Quebec Konferansı ( 1424 Ağustos 1943 )
-Bu konferans, İtalya'da Mussolini'nin birdenbire düşmesiyle ortaya çıkan yeni durum karşısında, ikinci
cephe meselesini yeni bir açıdan ele almak amacı ile, Churchill ve İngiliz Genelkurmayı ile Amerikan Genelkurmayı arasında Quebec'de yapılmıştır.
-Bu konferansta Churchill, İtalya'da ortaya çıkan yeni durum dolayısıyla, ikinci cephenin Fransa yerine, Türkiye'nin de savaşa katılmasıyla Balkanlarda açılmasında çok ısrar etmiş, fakat görüşünü kabul ettirememiştir. İkinci cephenin Fransa'da Normandiya kıyılarında açılmasına karar verilmiş ve bunun hazırlanması sorumluluğu da Amerikalılara bırakılmıştır.
d) Moskova Konferansı ( Ekim 1943)
- 1943 yılı Ekim ayında Moskovada Dışişleri Bakanları düzeyinde toplanan, Tahran Zirvesinin hazırlığı niteliğindeki ve II. Dünya Savaşının yürütülmesinin yanı sıra savaş sonrası düzen ile ilgilenen Konferanstır. Savaş sonrası düzeni için yapılan ilk toplantı olarak kabul edilmektedir. Konferans, Türkiye açısından da önem taşımaktadır.
- Türkiye konusunda Türkiyeden önce hava alanlarının kullananımı talep edilecek, 1943 yılının sonuna
doğru da savaşa katılması konusunda girişimde bulunulacaktı.
e) Kahire Konferansı (22-26 Kasım 1943)
- II. Dünya Savaşı sonra Uzak Doğu'daki gelişmeleri değerlendirmek maksadıyla; Roosvelt, Churchill ve Chiang Kai-Shek arasında Kahire'de yapıldı. Konferansta kesin bir sonuca varılamadı.
-Ayrıca bu konferansta Türkiyenin savaşa girme durumu da görüşülmüş ama bir sonuca varılamamıştır konferansa Türkiye'den İsmet İnönü katılmıştır.
f) Tahran Konferansı (28 Kasım1 Aralık 1943)
- Tahran Konferansı, Roosevelt, Churchill ve Stalin arasında yapılmıştır.
- İkinci cephe ile ilgili olarak, Türkiye'nin de savaşa katılmasına karar verilmiştir.
g) Yalta Konferansı ( 4-11 Şubat 1945)
- Almanyanın çökmesinden ardından hangi bölgelerin kimin denetiminde olacağı ya da kimlerin nereleri kurtaracağı konusunda anlaşmazlıklar çözüme kavuşturmak ve hem de savaş sonrası dünyasının ana çizgileriyle düzenlenmesi amacıyla SSCBnin Yalta Kenti'nde toplanmıştır.
- Konferansta ABDyi Roosevelt, İngiltereyi Churchill ve SSCByi Stalin temsil etmiştir.
Bu konferansta;
- Birleşmiş Milletlerin kurulması da kabul edildi ve Birleşmiş Milletler Sözleşmesinin temel ilkeleri belirlendi. l Mart 1945'e kadar ortak düşmana savaş ilan etmiş olanların üyeliğe alınmalarına karar verildi.
Not: Bu karar üzerine Türkiye, 23 Şubat 1945'de Almanya ve Japonya'ya savaş ilan etti.
- Nazi Almanyasına bağlı olan uydu ülkelerde demokratik rejimlerin kurulacağı açıklandı.
-Boğazlar statüsünün SSCB lehine değiştirilmesine, konunun Dışişleri Bakanları tarafından ele alınmasına, durumdan Türkiye'nin de haberdar edilmesine karar verildi.
h) Potsdam Konferansı (17 Temmuz 2 Ağustos 1945)
- Barışın nasıl sağlanacağı konusunu görüşmek üzere toplanmıştır. ABD, SSCB ve İngiltere arasında yapılmış son toplantıdır.
- Almanya Konusunda: Almanya'daki tüm Nazi kurumlarının ortadan kaldırılması, Amerika Birleşik Devletleri, Birleşik Krallık, Fransa ve Sovyetler Birliği işgal bölgelerinde ayrı ayrı demokratik rejimlerin kurulmasına karar verilmiştir.
● Barış ekonomisi için gerekli olmayan endüstriyel teçhizatın pek az bir kısmının Sovyetler Birliği'ne verilmesine, Alman donanmasının büyük bölümünün tahrip edilmesine ve savaş suçlularının yargılanmasına karar verilmiştir.
● Avusturya'nın Durumu: Avusturya ve başkenti Viyana, Almanya örneğinde olduğu gibi dört devlet arasında işgal bölgelerine ayrıldı.
● İtalya'nın Durumu: İtalya'nın 1943 yılından beri demokrasi yolunda gösterdiği gelişmeler dikkate alınarak bu ülkeye barış için öncelik verilmesi ve barış hükümlerinin mümkün olduğu kadar yumuşak tutulmasına karar verildi.
● Boğazların durumu:
Sovyetler Birliği, Türkiye'nin zayıf olması fikrinden hareketle serbest geçiş için gereken garantiyi sağlayamadığını, bu sebeple Boğazların Sovyetler Birliği ile Türkiye'nin ortak kontrolü altına konulmasının uygun olacağını ileri sürerek Boğazlardan üs talep ettiler. ABD ile İngiltere ise Sovyetlerin Boğazlardan tam geçiş serbestîsine taraftar idiler. Konu hakkında herhangi bir karar alınmadı ve her devletin görüşünü Türkiye'ye bildirmesi kararlaştırıldı.
II. Dünya Savaşının Sonuçları
● ABD, İngiltere ve SSCB savaştan galip çıktı.
● Komünizm hızla yayılmaya başladı. SSCB Orta Avrupa ve Balkanlar'da kendisine bağlı komünist yönetimler kurdu.
● Nazizm ve Faşizm rejimleri son buldu.
● Atom bombası ile dünya artık Nükleer Çağa adım attı.
● ABD ve SSCB dünya lideri olma yarışına girdiler. Sıcak savaş artık yerini Soğuk Savaşa bıraktı. Soğuk savaş NATO Varşova Paktı arasında 1991'e kadar devam etti.
● Sömürgecilik dönemi sona ermeye başladı. Mısır, Hindistan, Pakistan, Tunus, Fas, Cezayir, Libya bağımsız oldu.
● ABD, Çin, İngiltere, Fransa ve SSCB öncülüğünde BM kuruldu.
● Birleşmiş Milletler Antlaşması (BM Şartı), 25 Nisan 1945'de San Francisco'da (ABD) toplanan BM Uluslar arası Örgütlenme Konferansı (San Francisco Konferansı) sonucunda, aralarında Türkiye'nin de bulunduğu 51 ülke tarafından 26 Haziran 1945'de imzalandı, 24 Ekim 1945'de yürürlüğe girdi.
Not: II. Dünya Savaşından sonra toplanan San Fransisko Konferansında dünya barışını korumak amacıyla Birleşmiş Milletler Teşkilatı kurulmuştur.
Birleşmiş Milletler (BM) 1945
- Nisan 1945'te ABD'nin San Fransisko kentinde yapılan konferans ile BM resmen kuruldu. Merkezi ABD'nin New York şehridir. BM anayasası bu konferansta ABD-İngiltere-Rusya-Fransa ve Çin tarafından hazırlandı. Bu yüzden bugün bile BM'nin Güvenlik Konseyinde sadece bu 5 devletin veto hakkı vardır. Anayasa'da herhangi bir değişikliğin yapılabilmesi için Genel Kurul'un 3'te 2 çoğunluğu gerekir. Ancak Güvenlik konseyinin devamlı üyesi olan beş devletin de bu üçte iki çoğunluğun arasında olması gerekir.
BM'nin başlıca 7 tane alt kuruluşu vardır.( Genel Kurul, Güvenlik Konseyi ,Ekonomik ve Sosyal Konsey, Vesayet Konseyi ,Adalet Divanı ,Sekreterlik, İnsan Hakları Konseyi)
İnsan Hakları Evrensel Beyannamesi
Birleşmiş Milletler İnsan Hakları Komisyonu'nun Haziran 1948'de hazırladığı ve birkaç değişiklik yapıldıktan sonra 10 Aralık 1948'de, BM Genel Kurulu'nun Paris'te yapılan oturumunda kabul edilen 30 maddelik bildiridir.
Bu bildiriyle, yalnızca demokratik anayasalarla tanınan temel medeni ve siyasi haklar değil, ekonomik, toplumsal, kültürel haklar da genel tanımlarla belirli hale gelmiştir.
İlk grup haklar arasında, yaşama, özgürlük ve kişi güvenliği gibi haklarla birlikte, keyfi tutuklama,
hapis ve sürgünden korunma, bağımsız ve tarafsız mahkemelerde adil ve kamuya açık olarak yargılanma
hakkı ile düşünce, vicdan, din, toplanma ve örgütlenme özgürlükleri bulunur.
- Sosyal güvenlik, çalışma, eğitim, toplumun kültürel yaşamına katılma haklarıyla bilimsel ilerlemenin ürünlerinden yararlanma hakkı ise, bildiriyle getirilen yeniliklerdendir.
