HERAKLES Otomatik Avlı kalıcı sunucu. 19 Haziran'da açılıyor. Atius & Wizard güvencesiyle hemen kayıt ol, ön kayıt ödülleri aktif. HEMEN TIKLA!
Manisanın basketboldaki gururu Samet Erdi Geyikin yıldızı gün geçtikçe parlıyor. Basketbola Manisada Doruk Kolejinde başlayan genç yıldız şu anda oynadığı TOFAŞta ve Ümit Milli Takımda devam ettiği spor yaşamındaki başarı öyküsüne her gün yeni bir satır ekliyor. Sezon sonundaki kısa tatilinde memleketi Manisaya gelerek ailesi ve arkadaşlarıyla bir araya gelen genç yıldız, spor geçmişi, başarıları, gelecekten beklentileri ve daha bir çok konudaki sorularımızı içtenlikle yanıtladı.
Şu anda 20 yaşında olan Türk basketbolunun genç yıldızı Samet Erdi Geyik, kariyerine Doruk Kolejinde başladı. Ercan Çete yönetimindeki okul ve kulüp takımında fiziği ve yeteneğiyle dikkat çeken Samet, yıldız kategorisinden itibaren, Milli Takıma da aralıksız olarak çağırıldı. Şu anda NBAde yer alan Enes Kanterin de kadrosunda bulunduğu dönemin Doğa Kolejine kontenjan oyuncu olarak katıldı ve Liselerarası Dünya Şampiyonluğunu kazandı. Kariyerinin ilerleyen döneminde, altyapısı Özcan Çetenin yönetiminde olan Bornova Belediyespora transfer oldu.
Bornova Belediyespora transferiyle Sametin kariyeri tam bir yükseliş sürecine girdi. Milli Takımda yerini perçinleyen Samet, gençler kategorisinde Türkiye Şampiyonasına katılan takımında kendini iyice gösterdi ve aynı sezon içerisinde A takımla idmanlara çıkıp birkaç maçta da sahaya çıkmayı başardı. Gelişimini takip eden takımlar arasından TOFAŞ Samete talip oldu ve 16 yaşını yeni bitiren genç yıldız adayını transfer etti. Transfer olduğu 2010-2011 sezonunda A takımda sürekli bir yer edinmesiyle beraber, Gençler Türkiye Şampiyonasında yıldızını parlattı ve takımının Türkiye şampiyonu olmasını sağlamanın yanı sıra, MVP ödülünü de elde etti.
2011-2012 sezonu öncesi U-18 Avrupa All-Star maçına Türkiyeden çağırılan tek oyuncu olmayı başardı. Sezonun geri kalan kısmında genç yaşına rağmen A takım ile BBLde birçok maça ilk 5 başlayıp, iyi süreler bulan Samet aynı sezon içinde gençler kategorisinde kontenjan oyuncu olarak kendine yer buldu ve art arda ikinci MVP ödülünü kazandı. Sezon sonunda Genç Milli Takım ile katıldığı Avrupa Şampiyonasında 3. olarak bir başka başarıya imza atmış oldu. Geçtiğimiz sezonda TOFAŞta istediği süreleri alamayan Samet, Play-offlara katılan takımında rol oyuncusu olarak öne çıktı ve Eurochallenge kupasında da takımına önemli katkılarda bulundu.
Bu yıl Genç Milli Takım(U-20) kadrosuna çağırılan Samet, takımıyla beraber U-20 Avrupa Basketbol Şampiyonasına katıldı. İlk iki gruptan lider çıkan takımında kilit rol oynayan genç yıldız, çeyrek finaldeki Rusya mağlubiyetine engel olamadı ve milli takımımız turnuvada 6.lık elde etti. Play-offlara kalınması ve milli takımdan dolayı Sametin sezonu birkaç gün önce yeni bitti. Sezonun bitmesiyle beraber, Samet kendini hemen memleketi Manisaya attı. Yeni sezon çalışmaları için 5 Ağustosta Bursaya gidecek Samet, Manisada bulunduğu kısa sürede HABER SPOR olarak yaptığımız söyleşi teklifini kabul ederek, geçtiğimiz sezon, milli takım kariyeri, NBA hedefi ile ilgili önemli açıklamalarda bulundu.
AVRUPA ŞAMPİYONASINDA BEKLEDİĞİMİ BULAMADIM
Hakan Agar: Sezonu tamamladığın gibi Milli takım kampına katıldın. Son Avrupa Şampiyonasında kendi beklentilerini karşıladın mı?
Samet Geyik: Avrupa Şampiyonasında beklediğimi bulamadım. 10 sayı 5 ribaund ortalamaları tutturdum ancak bu beni tatmin etmedi. MVP olmak ve şampiyonluğu da göğüslemiş biçimde Türkiyeye dönmeyi isterdim. Amacımı gerçekleştiremediğim için hayal kırıklığı yaşadım. Turnuvaya iyi başlayamadım açıkçası. İlk maç Hırvatistan karşısında baskıya maruz kaldım ve oyunum bozuldu. Ancak bu maç bana takımın çıkarları için ne gerekirse yapmam gerektiğini fark ettirdi. MVP hedefimi bir kenara bıraktım ve milli forma için ne yapmam gerekirse onu yapmaya çalıştım. Doğrusu da buydu zaten. Bununla beraber iyi oynamaya başladım. 30 sayıları bulamadım belki ancak, takımın ihtiyacı olan ribaundları aldım, pas çevirdim. İlk maçlarda formumuzu bulmaya başladık ancak, şampiyonluk tam bir takım işi. Herkesin katkı yapması gerekiyor. Antrenörümüz ritmini daha bulamayan arkadaşlarımızı da resmin içine sokmak istedi ve telafi edilebilecek maçlarda onlara şans tanıdı. Arkadaşlarım elinden geleni yaptılar ancak tüm takımın bir arada ritim bulması lazımdı. Onlar oynayınca ritim bulan arkadaşlarımızın ritmi bozuldu ve turnuva içinde tam bir kimya yakalayamadık.
ŞAMPİYON OLURDUK
H.A: Çeyrek Final maçına kadar iyi giden bir milli takım vardı ancak Rusya maçının özellikle ilk çeyreğinde dağınık bir oyun vardı. Bu konuda ne demek istersin?
S.G: Çeyrek finale iyi başlayamadık. İlk periyotta maçı zaten kaybetmiştik, fark çok açılmıştı. Geri kalan 3 periyotta çok daha iyi oynadık, üstünlük kurduk ancak, ilk çeyrekteki farkı kapatmayı başaramadık. İlk periyotta tabii ben de dahil olmak üzere, tüm arkadaşlarım hücum etmek için daha hevesliydi, savunmada bu yüzden geri kaldık. Rakip çok ekstra üçlükler bulunca tabii mağlubiyet kaçınılmaz oldu. Turnuvayı 6. bitirdik. Çeyrek finali kazansak ben şampiyon olacağımıza inanıyorum demeyeceğim, şampiyon olurduk. Şampiyon İtalya bizden iyi mi? Hayır değil. Ne 92-93 ne 93-94 jenerasyonuyla, İtalyaya karşı hiç kaybetmedik. Ama şampiyon onlar oldu. Biz herkesten iyi takımdık ancak, şans yanımızda olmadı demeliyim. Şampiyonluk nasip olmadı.
A MİLLİ TAKIM ŞANSIMI DUYUNCA ÇOK HEYECANLANDIM
H.A: Artık altyapı kategorileri için milli takım yaşın doldu ve birçok başarı yakaladın. Yakın zaman içerisinde A Milli Takıma çağırılmayı bekliyor musun?
S.G: Ümit milli takıma katılmadan önce, A milli takımla 15 gün boyunca idmanlara çıktım. A Milli Takım Başantrenörü Tanjevic beni beğendiğini söyledi. Turgut Atakol turnuvasında ilk 2-3 maç çok iyi oynadım. Federasyondaki bir ağabeyim beğenildiğimi ve A milli takıma alınabileceğimi söyledi ancak ne zaman olduğunu belirtmedi. Ben bunu duyunca ümitlendim ve çok heyecanlandım. A milli formayı sırtıma geçirebilme duygusu beni çok heyecanlandırdı. Ümit milli takım kadrosunda da bulunduğumdan dolayı sanırım kadroya alınmadım ancak, umarım 2014 Dünya Şampiyonasında kendime yer bulurum.
BU SEZON SONU NBA DRAFTINA GİRECEĞİM
H.A: Bir önceki röportaj yaptığımızda NBAe gitmek istediğini söylemiştin. Bu amacın hala var mı?
S.G: Bu sezon Drafta girmeyi düşündüm ancak TOFAŞta istediğim süreleri bulamadım ve hazır olmadığımı düşündüm. Önümüzdeki sezon TOFAŞta iyi süreler alıp. bunu değerlendirerek, hazır bir şekilde NBA Draftına gireceğim. dedi.
H.A: Peki Draftla ilgili bilgi aldığın bir oyuncumuz var mı? Bunun dışında Draft olacağını düşünüyor musun?
S.G: Draft için İlkan Karamandan bilgi aldım. Bana nasıl olacağını, nasıl drilllerden geçirileceğimi, nelerle karşılaşacağımı anlattı. Kesinlikle Draft olacağımı düşünüyorum. Bu sene Drafttaki isimler çok da güçlü isimler değildi. Bu sene girsem, ilk turdan seçilirdim. Ancak bu sezon düzensiz oynadım ve formsuz olmaktan çekindim. Bu yüzden iyi oynayacağım bir sezon sonunda katılmak istedim. Önümüzdeki sezonu iyi geçirdikten sonra hiçbir sorun yok. Her şey, iyi performans gösterip, kendimi NBAe hem fizik, hem tecrübe, hem de mental olarak hazırlamama bağlı.
DRAFT OLURSAM HEMEN GİTMEK İSTEMİYORUM
H.A: Sezon sonu TOFAŞ ile sözleşmen bitecek ve drafta girmek istediğini söylüyorsun. Draft olursan hemen seni NBAde görecek miyiz?
S.G: Hazır olmadan NBAe gitmek istemiyorum. Sonuçta oraya gidip, oynayamadan dönmek de var. Şu anki hedefim, söylediğim gibi iyi bir sezon geçirmek. Evet, sözleşmem sezon sonu sona erecek. Nereye imza atarsam, bu TOFAŞ da olabilir, başka bir kulüp de olabilir ancak hemen NBAe gitmek istemiyorum. Önceliğim, drafttan sonra ülkemde kendimi benimsetmek ve Avrupa sahnesinde yer alabilmek. En az 2-3 sene Avrupa kupalarında yer almak istiyorum. Bu süreçte fiziğimi iyice oturtup, tecrübelenip, 23-24 yaşlarımda nasip olursa gitmek istiyorum.
KARARIMDAN ÇOK MEMNUNUM
H.A: Peki Bornova Belediyespordan TOFAŞa transferinden memnun musun? Bu süreçte başka teklifler almış mıydın?
S.G: Kararımdan çok memnunum. Elimde Avrupadan gelmiş resmi teklif yoktu ancak, ben de Barcelona ve Siena gibi birkaç duyum almıştım. Avrupaya gitmek, dil ve kültür farkından dolayı biraz beni korkuttu. Ben TOFAŞta tanıdığım Nihat İziçe güvendim ve seçimimi bu doğrultuda yaptım. Milli Takımda da uzun süredir beraber çalışıyorduk, kararımı bu çok etkiledi. TOFAŞ dışında, Galatasaray ve Banvit teklifleri vardı. Oktay Mahmudinin başında olduğu bir Galatasarayda çok forma bulamayacağımı düşündüm. Banvit ve TOFAŞ kalınca, antrenör faktörü devreye girdi. Transferimden sonra altyapılardaki MVPliklerim ismimin duyulmasını sağladı, aynı şekilde U-18 All-Star kapısını da bana açtı. A takımda o yaşımda bana Nihat abi çok güven aşıladı, iyi süreler verdi. İyi performans verince hem o memnun kaldı, hem ben özgüven buldum. İyi ki Nihat İziç, Erhan Toker gibi isimlerle çalıştım diyorum.
MANİSADAN KOPMAK ZOR GELDİ
H.A: Daha 16 yaşının sonlarında Bursaya taşınmak durumunda kaldın. Bu süreç sana zor geldi mi ya da bir play-off takımına transfer üzerinde baskı oluşturdu mu?
S.G: Bu transferle beraber, Manisaya artık arada sırada 1-2 gün, belki 1 hafta gelebilir oldum. Ailemden, bütün çevremden uzaklaşmak zorunda kaldım. Manisayı çok seviyorum, Manisadan uzak kalmak bana çok zor geldi. Bursa da aslında Manisaya çok benziyor. Abim de üniversiteyi orada okuyordu, bu bana kolaylık oldu. Manisada bir altyapı oyuncusuyken, Bursaya A takım oyuncusu olarak transfer olmam tabii ki farklı hissettirdi. İlk birkaç ay alışmaya çalıştım ancak çok fazla sıkıntı çekmedim. Takımım, antrenörlerim hepsi beni bağrına bastı, bu dönemi kolay atlatmamı sağladılar. Başkanından malzemecisine herkes basketboldan geldiği için, genç oyunculara karşı çok iyi bakan bir takıma gelmiştim. Baskı olarak düşünürsem ben sezon ortasında geldim. İlk geldiğimde takımda çok sorumluluğum olmadığından baskı hissetmedim. Ancak 2. sezonumda iyi süreler almaya başlayınca sorumluluğum ve bununla beraber tabii ki baskı oluştu. Birçok maçta ilk 5 başladığım için takımımı ritmini bozmamak, maça iyi başlayabilmek için kendimi en iyisini yapmaya zorladım. 18 yaşında bir oyuncu olarak ilk 5te başlamak zor tabii ki. İyi maçlarım da kötü maçlarım da oldu ancak, bana olan inanç, destek ve Nihat abinin güveni hiç azalmadı. Takım kazandıkça baskı azalmaya başladı, aynı şekilde özgüvenim de arttı.
TELETOVİC GİBİ OLMAK İSTERİM
H.A: Kendine örnek aldığın, bu oyuncu gibi oynamak, bu oyuncu gibi kariyerim olmasını isterim dediğin bir isim var mı?
S.G: Teknik olarak bir oyuncuyu taklit etmek istemiyorum. Tabii ki şutumu geliştirmek, daha iyi pozisyon almak istiyorum. Pozisyonum dolayısıyla ve kariyer bazında bakarsak, Teletovice yakın buluyorum kendimi. O da benim gibi şut atan, penetre eden bir oyuncu. O tarz bir oyuncu olmak istiyorum. Teletovic Euroleaguede kendini kanıtlamış şu anda da NBAde oynayan bir oyuncu. Bu yüzden, kendime örnek aldığım oyuncu olarak, Teletovic diyebilirim.
Sözlerine son verirken Samet:Memleketim Manisayı ve ülkemi en iyi şekilde temsil etmeye çalışıyorum. Hangi takımda oynarsam oynayayım, nerede olursam olayım, ben Manisalı Samet Erdi Geyikim. Beni ben yapan bu şehirdir. Geldiğim yeri asla unutmayacağım. Beni takip ettiğiniz, röportaja davet ettiğiniz için sizlere çok teşekkür ediyorum. dedi.
Şu anda 20 yaşında olan Türk basketbolunun genç yıldızı Samet Erdi Geyik, kariyerine Doruk Kolejinde başladı. Ercan Çete yönetimindeki okul ve kulüp takımında fiziği ve yeteneğiyle dikkat çeken Samet, yıldız kategorisinden itibaren, Milli Takıma da aralıksız olarak çağırıldı. Şu anda NBAde yer alan Enes Kanterin de kadrosunda bulunduğu dönemin Doğa Kolejine kontenjan oyuncu olarak katıldı ve Liselerarası Dünya Şampiyonluğunu kazandı. Kariyerinin ilerleyen döneminde, altyapısı Özcan Çetenin yönetiminde olan Bornova Belediyespora transfer oldu.
Bornova Belediyespora transferiyle Sametin kariyeri tam bir yükseliş sürecine girdi. Milli Takımda yerini perçinleyen Samet, gençler kategorisinde Türkiye Şampiyonasına katılan takımında kendini iyice gösterdi ve aynı sezon içerisinde A takımla idmanlara çıkıp birkaç maçta da sahaya çıkmayı başardı. Gelişimini takip eden takımlar arasından TOFAŞ Samete talip oldu ve 16 yaşını yeni bitiren genç yıldız adayını transfer etti. Transfer olduğu 2010-2011 sezonunda A takımda sürekli bir yer edinmesiyle beraber, Gençler Türkiye Şampiyonasında yıldızını parlattı ve takımının Türkiye şampiyonu olmasını sağlamanın yanı sıra, MVP ödülünü de elde etti.
2011-2012 sezonu öncesi U-18 Avrupa All-Star maçına Türkiyeden çağırılan tek oyuncu olmayı başardı. Sezonun geri kalan kısmında genç yaşına rağmen A takım ile BBLde birçok maça ilk 5 başlayıp, iyi süreler bulan Samet aynı sezon içinde gençler kategorisinde kontenjan oyuncu olarak kendine yer buldu ve art arda ikinci MVP ödülünü kazandı. Sezon sonunda Genç Milli Takım ile katıldığı Avrupa Şampiyonasında 3. olarak bir başka başarıya imza atmış oldu. Geçtiğimiz sezonda TOFAŞta istediği süreleri alamayan Samet, Play-offlara katılan takımında rol oyuncusu olarak öne çıktı ve Eurochallenge kupasında da takımına önemli katkılarda bulundu.
Bu yıl Genç Milli Takım(U-20) kadrosuna çağırılan Samet, takımıyla beraber U-20 Avrupa Basketbol Şampiyonasına katıldı. İlk iki gruptan lider çıkan takımında kilit rol oynayan genç yıldız, çeyrek finaldeki Rusya mağlubiyetine engel olamadı ve milli takımımız turnuvada 6.lık elde etti. Play-offlara kalınması ve milli takımdan dolayı Sametin sezonu birkaç gün önce yeni bitti. Sezonun bitmesiyle beraber, Samet kendini hemen memleketi Manisaya attı. Yeni sezon çalışmaları için 5 Ağustosta Bursaya gidecek Samet, Manisada bulunduğu kısa sürede HABER SPOR olarak yaptığımız söyleşi teklifini kabul ederek, geçtiğimiz sezon, milli takım kariyeri, NBA hedefi ile ilgili önemli açıklamalarda bulundu.
AVRUPA ŞAMPİYONASINDA BEKLEDİĞİMİ BULAMADIM
Hakan Agar: Sezonu tamamladığın gibi Milli takım kampına katıldın. Son Avrupa Şampiyonasında kendi beklentilerini karşıladın mı?
Samet Geyik: Avrupa Şampiyonasında beklediğimi bulamadım. 10 sayı 5 ribaund ortalamaları tutturdum ancak bu beni tatmin etmedi. MVP olmak ve şampiyonluğu da göğüslemiş biçimde Türkiyeye dönmeyi isterdim. Amacımı gerçekleştiremediğim için hayal kırıklığı yaşadım. Turnuvaya iyi başlayamadım açıkçası. İlk maç Hırvatistan karşısında baskıya maruz kaldım ve oyunum bozuldu. Ancak bu maç bana takımın çıkarları için ne gerekirse yapmam gerektiğini fark ettirdi. MVP hedefimi bir kenara bıraktım ve milli forma için ne yapmam gerekirse onu yapmaya çalıştım. Doğrusu da buydu zaten. Bununla beraber iyi oynamaya başladım. 30 sayıları bulamadım belki ancak, takımın ihtiyacı olan ribaundları aldım, pas çevirdim. İlk maçlarda formumuzu bulmaya başladık ancak, şampiyonluk tam bir takım işi. Herkesin katkı yapması gerekiyor. Antrenörümüz ritmini daha bulamayan arkadaşlarımızı da resmin içine sokmak istedi ve telafi edilebilecek maçlarda onlara şans tanıdı. Arkadaşlarım elinden geleni yaptılar ancak tüm takımın bir arada ritim bulması lazımdı. Onlar oynayınca ritim bulan arkadaşlarımızın ritmi bozuldu ve turnuva içinde tam bir kimya yakalayamadık.
ŞAMPİYON OLURDUK
H.A: Çeyrek Final maçına kadar iyi giden bir milli takım vardı ancak Rusya maçının özellikle ilk çeyreğinde dağınık bir oyun vardı. Bu konuda ne demek istersin?
S.G: Çeyrek finale iyi başlayamadık. İlk periyotta maçı zaten kaybetmiştik, fark çok açılmıştı. Geri kalan 3 periyotta çok daha iyi oynadık, üstünlük kurduk ancak, ilk çeyrekteki farkı kapatmayı başaramadık. İlk periyotta tabii ben de dahil olmak üzere, tüm arkadaşlarım hücum etmek için daha hevesliydi, savunmada bu yüzden geri kaldık. Rakip çok ekstra üçlükler bulunca tabii mağlubiyet kaçınılmaz oldu. Turnuvayı 6. bitirdik. Çeyrek finali kazansak ben şampiyon olacağımıza inanıyorum demeyeceğim, şampiyon olurduk. Şampiyon İtalya bizden iyi mi? Hayır değil. Ne 92-93 ne 93-94 jenerasyonuyla, İtalyaya karşı hiç kaybetmedik. Ama şampiyon onlar oldu. Biz herkesten iyi takımdık ancak, şans yanımızda olmadı demeliyim. Şampiyonluk nasip olmadı.
A MİLLİ TAKIM ŞANSIMI DUYUNCA ÇOK HEYECANLANDIM
H.A: Artık altyapı kategorileri için milli takım yaşın doldu ve birçok başarı yakaladın. Yakın zaman içerisinde A Milli Takıma çağırılmayı bekliyor musun?
S.G: Ümit milli takıma katılmadan önce, A milli takımla 15 gün boyunca idmanlara çıktım. A Milli Takım Başantrenörü Tanjevic beni beğendiğini söyledi. Turgut Atakol turnuvasında ilk 2-3 maç çok iyi oynadım. Federasyondaki bir ağabeyim beğenildiğimi ve A milli takıma alınabileceğimi söyledi ancak ne zaman olduğunu belirtmedi. Ben bunu duyunca ümitlendim ve çok heyecanlandım. A milli formayı sırtıma geçirebilme duygusu beni çok heyecanlandırdı. Ümit milli takım kadrosunda da bulunduğumdan dolayı sanırım kadroya alınmadım ancak, umarım 2014 Dünya Şampiyonasında kendime yer bulurum.
BU SEZON SONU NBA DRAFTINA GİRECEĞİM
H.A: Bir önceki röportaj yaptığımızda NBAe gitmek istediğini söylemiştin. Bu amacın hala var mı?
S.G: Bu sezon Drafta girmeyi düşündüm ancak TOFAŞta istediğim süreleri bulamadım ve hazır olmadığımı düşündüm. Önümüzdeki sezon TOFAŞta iyi süreler alıp. bunu değerlendirerek, hazır bir şekilde NBA Draftına gireceğim. dedi.
H.A: Peki Draftla ilgili bilgi aldığın bir oyuncumuz var mı? Bunun dışında Draft olacağını düşünüyor musun?
S.G: Draft için İlkan Karamandan bilgi aldım. Bana nasıl olacağını, nasıl drilllerden geçirileceğimi, nelerle karşılaşacağımı anlattı. Kesinlikle Draft olacağımı düşünüyorum. Bu sene Drafttaki isimler çok da güçlü isimler değildi. Bu sene girsem, ilk turdan seçilirdim. Ancak bu sezon düzensiz oynadım ve formsuz olmaktan çekindim. Bu yüzden iyi oynayacağım bir sezon sonunda katılmak istedim. Önümüzdeki sezonu iyi geçirdikten sonra hiçbir sorun yok. Her şey, iyi performans gösterip, kendimi NBAe hem fizik, hem tecrübe, hem de mental olarak hazırlamama bağlı.
DRAFT OLURSAM HEMEN GİTMEK İSTEMİYORUM
H.A: Sezon sonu TOFAŞ ile sözleşmen bitecek ve drafta girmek istediğini söylüyorsun. Draft olursan hemen seni NBAde görecek miyiz?
S.G: Hazır olmadan NBAe gitmek istemiyorum. Sonuçta oraya gidip, oynayamadan dönmek de var. Şu anki hedefim, söylediğim gibi iyi bir sezon geçirmek. Evet, sözleşmem sezon sonu sona erecek. Nereye imza atarsam, bu TOFAŞ da olabilir, başka bir kulüp de olabilir ancak hemen NBAe gitmek istemiyorum. Önceliğim, drafttan sonra ülkemde kendimi benimsetmek ve Avrupa sahnesinde yer alabilmek. En az 2-3 sene Avrupa kupalarında yer almak istiyorum. Bu süreçte fiziğimi iyice oturtup, tecrübelenip, 23-24 yaşlarımda nasip olursa gitmek istiyorum.
KARARIMDAN ÇOK MEMNUNUM
H.A: Peki Bornova Belediyespordan TOFAŞa transferinden memnun musun? Bu süreçte başka teklifler almış mıydın?
S.G: Kararımdan çok memnunum. Elimde Avrupadan gelmiş resmi teklif yoktu ancak, ben de Barcelona ve Siena gibi birkaç duyum almıştım. Avrupaya gitmek, dil ve kültür farkından dolayı biraz beni korkuttu. Ben TOFAŞta tanıdığım Nihat İziçe güvendim ve seçimimi bu doğrultuda yaptım. Milli Takımda da uzun süredir beraber çalışıyorduk, kararımı bu çok etkiledi. TOFAŞ dışında, Galatasaray ve Banvit teklifleri vardı. Oktay Mahmudinin başında olduğu bir Galatasarayda çok forma bulamayacağımı düşündüm. Banvit ve TOFAŞ kalınca, antrenör faktörü devreye girdi. Transferimden sonra altyapılardaki MVPliklerim ismimin duyulmasını sağladı, aynı şekilde U-18 All-Star kapısını da bana açtı. A takımda o yaşımda bana Nihat abi çok güven aşıladı, iyi süreler verdi. İyi performans verince hem o memnun kaldı, hem ben özgüven buldum. İyi ki Nihat İziç, Erhan Toker gibi isimlerle çalıştım diyorum.
MANİSADAN KOPMAK ZOR GELDİ
H.A: Daha 16 yaşının sonlarında Bursaya taşınmak durumunda kaldın. Bu süreç sana zor geldi mi ya da bir play-off takımına transfer üzerinde baskı oluşturdu mu?
S.G: Bu transferle beraber, Manisaya artık arada sırada 1-2 gün, belki 1 hafta gelebilir oldum. Ailemden, bütün çevremden uzaklaşmak zorunda kaldım. Manisayı çok seviyorum, Manisadan uzak kalmak bana çok zor geldi. Bursa da aslında Manisaya çok benziyor. Abim de üniversiteyi orada okuyordu, bu bana kolaylık oldu. Manisada bir altyapı oyuncusuyken, Bursaya A takım oyuncusu olarak transfer olmam tabii ki farklı hissettirdi. İlk birkaç ay alışmaya çalıştım ancak çok fazla sıkıntı çekmedim. Takımım, antrenörlerim hepsi beni bağrına bastı, bu dönemi kolay atlatmamı sağladılar. Başkanından malzemecisine herkes basketboldan geldiği için, genç oyunculara karşı çok iyi bakan bir takıma gelmiştim. Baskı olarak düşünürsem ben sezon ortasında geldim. İlk geldiğimde takımda çok sorumluluğum olmadığından baskı hissetmedim. Ancak 2. sezonumda iyi süreler almaya başlayınca sorumluluğum ve bununla beraber tabii ki baskı oluştu. Birçok maçta ilk 5 başladığım için takımımı ritmini bozmamak, maça iyi başlayabilmek için kendimi en iyisini yapmaya zorladım. 18 yaşında bir oyuncu olarak ilk 5te başlamak zor tabii ki. İyi maçlarım da kötü maçlarım da oldu ancak, bana olan inanç, destek ve Nihat abinin güveni hiç azalmadı. Takım kazandıkça baskı azalmaya başladı, aynı şekilde özgüvenim de arttı.
TELETOVİC GİBİ OLMAK İSTERİM
H.A: Kendine örnek aldığın, bu oyuncu gibi oynamak, bu oyuncu gibi kariyerim olmasını isterim dediğin bir isim var mı?
S.G: Teknik olarak bir oyuncuyu taklit etmek istemiyorum. Tabii ki şutumu geliştirmek, daha iyi pozisyon almak istiyorum. Pozisyonum dolayısıyla ve kariyer bazında bakarsak, Teletovice yakın buluyorum kendimi. O da benim gibi şut atan, penetre eden bir oyuncu. O tarz bir oyuncu olmak istiyorum. Teletovic Euroleaguede kendini kanıtlamış şu anda da NBAde oynayan bir oyuncu. Bu yüzden, kendime örnek aldığım oyuncu olarak, Teletovic diyebilirim.
Sözlerine son verirken Samet:Memleketim Manisayı ve ülkemi en iyi şekilde temsil etmeye çalışıyorum. Hangi takımda oynarsam oynayayım, nerede olursam olayım, ben Manisalı Samet Erdi Geyikim. Beni ben yapan bu şehirdir. Geldiğim yeri asla unutmayacağım. Beni takip ettiğiniz, röportaja davet ettiğiniz için sizlere çok teşekkür ediyorum. dedi.
Linkleri görebilmek için Turkmmo Forumuna ÜYE olmanız gerekmektedir.
