Queinn 1
Queinn
NovaLst 1
NovaLst
InfernoShade 1
InfernoShade
MysticBlade 1
MysticBlade
SolarPhantom 1
SolarPhantom
Riftas 1
Riftas
LunarWraith 1
LunarWraith
DarkHorizon 1
DarkHorizon
SLyFeLLowTR 1
SLyFeLLowTR
Scarlet 1
Scarlet
dogusarikaya 1
dogusarikaya
delimuratt 1
delimuratt
Hikaye Ekle

Manisalı Genç NBA Yolunda

  • Konuyu başlatan Konuyu başlatan King54TR
  • Başlangıç tarihi Başlangıç tarihi
  • Cevaplar Cevaplar 0
  • Görüntüleme Görüntüleme 378

HERAKLES Otomatik Avlı kalıcı sunucu. 19 Haziran'da açılıyor. Atius & Wizard güvencesiyle hemen kayıt ol, ön kayıt ödülleri aktif. HEMEN TIKLA!

Manisa’nın basketboldaki gururu Samet Erdi Geyik’in yıldızı gün geçtikçe parlıyor. Basketbola Manisa’da Doruk Koleji’nde başlayan genç yıldız şu anda oynadığı TOFAŞ’ta ve Ümit Milli Takım’da devam ettiği spor yaşamındaki başarı öyküsüne her gün yeni bir satır ekliyor. Sezon sonundaki kısa tatilinde memleketi Manisa’ya gelerek ailesi ve arkadaşlarıyla bir araya gelen genç yıldız, spor geçmişi, başarıları, gelecekten beklentileri ve daha bir çok konudaki sorularımızı içtenlikle yanıtladı.


Şu anda 20 yaşında olan Türk basketbolunun genç yıldızı Samet Erdi Geyik, kariyerine Doruk Koleji’nde başladı. Ercan Çete yönetimindeki okul ve kulüp takımında fiziği ve yeteneğiyle dikkat çeken Samet, yıldız kategorisinden itibaren, Milli Takım’a da aralıksız olarak çağırıldı. Şu anda NBA’de yer alan Enes Kanter’in de kadrosunda bulunduğu dönemin Doğa Koleji’ne kontenjan oyuncu olarak katıldı ve Liselerarası Dünya Şampiyonluğu’nu kazandı. Kariyerinin ilerleyen döneminde, altyapısı Özcan Çete’nin yönetiminde olan Bornova Belediyespor’a transfer oldu.


Bornova Belediyespor’a transferiyle Samet’in kariyeri tam bir yükseliş sürecine girdi. Milli Takım’da yerini perçinleyen Samet, gençler kategorisinde Türkiye Şampiyonası’na katılan takımında kendini iyice gösterdi ve aynı sezon içerisinde A takımla idmanlara çıkıp birkaç maçta da sahaya çıkmayı başardı. Gelişimini takip eden takımlar arasından TOFAŞ Samet’e talip oldu ve 16 yaşını yeni bitiren genç yıldız adayını transfer etti. Transfer olduğu 2010-2011 sezonunda A takımda sürekli bir yer edinmesiyle beraber, Gençler Türkiye Şampiyonası’nda yıldızını parlattı ve takımının Türkiye şampiyonu olmasını sağlamanın yanı sıra, MVP ödülünü de elde etti.


2011-2012 sezonu öncesi U-18 Avrupa All-Star maçına Türkiye’den çağırılan tek oyuncu olmayı başardı. Sezonun geri kalan kısmında genç yaşına rağmen A takım ile BBL’de birçok maça ilk 5 başlayıp, iyi süreler bulan Samet aynı sezon içinde gençler kategorisinde kontenjan oyuncu olarak kendine yer buldu ve art arda ikinci MVP ödülünü kazandı. Sezon sonunda Genç Milli Takım ile katıldığı Avrupa Şampiyonası’nda 3. olarak bir başka başarıya imza atmış oldu. Geçtiğimiz sezonda TOFAŞ’ta istediği süreleri alamayan Samet, Play-off’lara katılan takımında rol oyuncusu olarak öne çıktı ve Eurochallenge kupasında da takımına önemli katkılarda bulundu.


Bu yıl Genç Milli Takım(U-20) kadrosuna çağırılan Samet, takımıyla beraber U-20 Avrupa Basketbol Şampiyonası’na katıldı. İlk iki gruptan lider çıkan takımında kilit rol oynayan genç yıldız, çeyrek finaldeki Rusya mağlubiyetine engel olamadı ve milli takımımız turnuvada 6.lık elde etti. Play-off’lara kalınması ve milli takımdan dolayı Samet’in sezonu birkaç gün önce yeni bitti. Sezonun bitmesiyle beraber, Samet kendini hemen memleketi Manisa’ya attı. Yeni sezon çalışmaları için 5 Ağustos’ta Bursa’ya gidecek Samet, Manisa’da bulunduğu kısa sürede HABER SPOR olarak yaptığımız söyleşi teklifini kabul ederek, geçtiğimiz sezon, milli takım kariyeri, NBA hedefi ile ilgili önemli açıklamalarda bulundu.


“AVRUPA ŞAMPİYONASI’NDA BEKLEDİĞİMİ BULAMADIM”


Hakan Agar: Sezonu tamamladığın gibi Milli takım kampına katıldın. Son Avrupa Şampiyonası’nda kendi beklentilerini karşıladın mı?


Samet Geyik: Avrupa Şampiyonası’nda beklediğimi bulamadım. 10 sayı 5 ribaund ortalamaları tutturdum ancak bu beni tatmin etmedi. MVP olmak ve şampiyonluğu da göğüslemiş biçimde Türkiye’ye dönmeyi isterdim. Amacımı gerçekleştiremediğim için hayal kırıklığı yaşadım. Turnuvaya iyi başlayamadım açıkçası. İlk maç Hırvatistan karşısında baskıya maruz kaldım ve oyunum bozuldu. Ancak bu maç bana takımın çıkarları için ne gerekirse yapmam gerektiğini fark ettirdi. MVP hedefimi bir kenara bıraktım ve milli forma için ne yapmam gerekirse onu yapmaya çalıştım. Doğrusu da buydu zaten. Bununla beraber iyi oynamaya başladım. 30 sayıları bulamadım belki ancak, takımın ihtiyacı olan ribaundları aldım, pas çevirdim. İlk maçlarda formumuzu bulmaya başladık ancak, şampiyonluk tam bir takım işi. Herkesin katkı yapması gerekiyor. Antrenörümüz ritmini daha bulamayan arkadaşlarımızı da resmin içine sokmak istedi ve telafi edilebilecek maçlarda onlara şans tanıdı. Arkadaşlarım elinden geleni yaptılar ancak tüm takımın bir arada ritim bulması lazımdı. Onlar oynayınca ritim bulan arkadaşlarımızın ritmi bozuldu ve turnuva içinde tam bir kimya yakalayamadık.


“ŞAMPİYON OLURDUK”


H.A: Çeyrek Final maçına kadar iyi giden bir milli takım vardı ancak Rusya maçının özellikle ilk çeyreğinde dağınık bir oyun vardı. Bu konuda ne demek istersin?


S.G: Çeyrek finale iyi başlayamadık. İlk periyotta maçı zaten kaybetmiştik, fark çok açılmıştı. Geri kalan 3 periyotta çok daha iyi oynadık, üstünlük kurduk ancak, ilk çeyrekteki farkı kapatmayı başaramadık. İlk periyotta tabii ben de dahil olmak üzere, tüm arkadaşlarım hücum etmek için daha hevesliydi, savunmada bu yüzden geri kaldık. Rakip çok ekstra üçlükler bulunca tabii mağlubiyet kaçınılmaz oldu. Turnuvayı 6. bitirdik. Çeyrek finali kazansak ben şampiyon olacağımıza inanıyorum demeyeceğim, şampiyon olurduk. Şampiyon İtalya bizden iyi mi? Hayır değil. Ne 92-93 ne 93-94 jenerasyonuyla, İtalya’ya karşı hiç kaybetmedik. Ama şampiyon onlar oldu. Biz herkesten iyi takımdık ancak, şans yanımızda olmadı demeliyim. Şampiyonluk nasip olmadı.


“A MİLLİ TAKIM ŞANSIMI DUYUNCA ÇOK HEYECANLANDIM”


H.A: Artık altyapı kategorileri için milli takım yaşın doldu ve birçok başarı yakaladın. Yakın zaman içerisinde A Milli Takım’a çağırılmayı bekliyor musun?


S.G: Ümit milli takıma katılmadan önce, A milli takımla 15 gün boyunca idmanlara çıktım. A Milli Takım Başantrenörü Tanjevic beni beğendiğini söyledi. Turgut Atakol turnuvasında ilk 2-3 maç çok iyi oynadım. Federasyondaki bir ağabeyim beğenildiğimi ve A milli takıma alınabileceğimi söyledi ancak ne zaman olduğunu belirtmedi. Ben bunu duyunca ümitlendim ve çok heyecanlandım. A milli formayı sırtıma geçirebilme duygusu beni çok heyecanlandırdı. Ümit milli takım kadrosunda da bulunduğumdan dolayı sanırım kadroya alınmadım ancak, umarım 2014 Dünya Şampiyonası’nda kendime yer bulurum.


“BU SEZON SONU NBA DRAFT’INA GİRECEĞİM”


H.A: Bir önceki röportaj yaptığımızda NBA’e gitmek istediğini söylemiştin. Bu amacın hala var mı?


S.G: Bu sezon Draft’a girmeyi düşündüm ancak TOFAŞ’ta istediğim süreleri bulamadım ve hazır olmadığımı düşündüm. Önümüzdeki sezon TOFAŞ’ta iyi süreler alıp. bunu değerlendirerek, hazır bir şekilde NBA Draft’ına gireceğim.” dedi.


H.A: Peki Draft’la ilgili bilgi aldığın bir oyuncumuz var mı? Bunun dışında Draft olacağını düşünüyor musun?


S.G: Draft için İlkan Karaman’dan bilgi aldım. Bana nasıl olacağını, nasıl drilllerden geçirileceğimi, nelerle karşılaşacağımı anlattı. Kesinlikle Draft olacağımı düşünüyorum. Bu sene Drafttaki isimler çok da güçlü isimler değildi. Bu sene girsem, ilk turdan seçilirdim. Ancak bu sezon düzensiz oynadım ve formsuz olmaktan çekindim. Bu yüzden iyi oynayacağım bir sezon sonunda katılmak istedim. Önümüzdeki sezonu iyi geçirdikten sonra hiçbir sorun yok. Her şey, iyi performans gösterip, kendimi NBA’e hem fizik, hem tecrübe, hem de mental olarak hazırlamama bağlı.


“DRAFT OLURSAM HEMEN GİTMEK İSTEMİYORUM”


H.A: Sezon sonu TOFAŞ ile sözleşmen bitecek ve drafta girmek istediğini söylüyorsun. Draft olursan hemen seni NBA’de görecek miyiz?


S.G: Hazır olmadan NBA’e gitmek istemiyorum. Sonuçta oraya gidip, oynayamadan dönmek de var. Şu anki hedefim, söylediğim gibi iyi bir sezon geçirmek. Evet, sözleşmem sezon sonu sona erecek. Nereye imza atarsam, bu TOFAŞ da olabilir, başka bir kulüp de olabilir ancak hemen NBA’e gitmek istemiyorum. Önceliğim, drafttan sonra ülkemde kendimi benimsetmek ve Avrupa sahnesinde yer alabilmek. En az 2-3 sene Avrupa kupalarında yer almak istiyorum. Bu süreçte fiziğimi iyice oturtup, tecrübelenip, 23-24 yaşlarımda nasip olursa gitmek istiyorum.


“KARARIMDAN ÇOK MEMNUNUM”


H.A: Peki Bornova Belediyespor’dan TOFAŞ’a transferinden memnun musun? Bu süreçte başka teklifler almış mıydın?


S.G: Kararımdan çok memnunum. Elimde Avrupa’dan gelmiş resmi teklif yoktu ancak, ben de Barcelona ve Siena gibi birkaç duyum almıştım. Avrupa’ya gitmek, dil ve kültür farkından dolayı biraz beni korkuttu. Ben TOFAŞ’ta tanıdığım Nihat İziç’e güvendim ve seçimimi bu doğrultuda yaptım. Milli Takım’da da uzun süredir beraber çalışıyorduk, kararımı bu çok etkiledi. TOFAŞ dışında, Galatasaray ve Banvit teklifleri vardı. Oktay Mahmudi’nin başında olduğu bir Galatasaray’da çok forma bulamayacağımı düşündüm. Banvit ve TOFAŞ kalınca, antrenör faktörü devreye girdi. Transferimden sonra altyapılardaki MVP’liklerim ismimin duyulmasını sağladı, aynı şekilde U-18 All-Star kapısını da bana açtı. A takımda o yaşımda bana Nihat abi çok güven aşıladı, iyi süreler verdi. İyi performans verince hem o memnun kaldı, hem ben özgüven buldum. İyi ki Nihat İziç, Erhan Toker gibi isimlerle çalıştım diyorum.


“MANİSA’DAN KOPMAK ZOR GELDİ”


H.A: Daha 16 yaşının sonlarında Bursa’ya taşınmak durumunda kaldın. Bu süreç sana zor geldi mi ya da bir play-off takımına transfer üzerinde baskı oluşturdu mu?


S.G: Bu transferle beraber, Manisa’ya artık arada sırada 1-2 gün, belki 1 hafta gelebilir oldum. Ailemden, bütün çevremden uzaklaşmak zorunda kaldım. Manisa’yı çok seviyorum, Manisa’dan uzak kalmak bana çok zor geldi. Bursa da aslında Manisa’ya çok benziyor. Abim de üniversiteyi orada okuyordu, bu bana kolaylık oldu. Manisa’da bir altyapı oyuncusuyken, Bursa’ya A takım oyuncusu olarak transfer olmam tabii ki farklı hissettirdi. İlk birkaç ay alışmaya çalıştım ancak çok fazla sıkıntı çekmedim. Takımım, antrenörlerim hepsi beni bağrına bastı, bu dönemi kolay atlatmamı sağladılar. Başkanından malzemecisine herkes basketboldan geldiği için, genç oyunculara karşı çok iyi bakan bir takıma gelmiştim. Baskı olarak düşünürsem ben sezon ortasında geldim. İlk geldiğimde takımda çok sorumluluğum olmadığından baskı hissetmedim. Ancak 2. sezonumda iyi süreler almaya başlayınca sorumluluğum ve bununla beraber tabii ki baskı oluştu. Birçok maçta ilk 5 başladığım için takımımı ritmini bozmamak, maça iyi başlayabilmek için kendimi en iyisini yapmaya zorladım. 18 yaşında bir oyuncu olarak ilk 5’te başlamak zor tabii ki. İyi maçlarım da kötü maçlarım da oldu ancak, bana olan inanç, destek ve Nihat abinin güveni hiç azalmadı. Takım kazandıkça baskı azalmaya başladı, aynı şekilde özgüvenim de arttı.


“TELETOVİC GİBİ OLMAK İSTERİM”


H.A: Kendine örnek aldığın, bu oyuncu gibi oynamak, bu oyuncu gibi kariyerim olmasını isterim dediğin bir isim var mı?


S.G: Teknik olarak bir oyuncuyu taklit etmek istemiyorum. Tabii ki şutumu geliştirmek, daha iyi pozisyon almak istiyorum. Pozisyonum dolayısıyla ve kariyer bazında bakarsak, Teletovic’e yakın buluyorum kendimi. O da benim gibi şut atan, penetre eden bir oyuncu. O tarz bir oyuncu olmak istiyorum. Teletovic Euroleague’de kendini kanıtlamış şu anda da NBA’de oynayan bir oyuncu. Bu yüzden, kendime örnek aldığım oyuncu olarak, Teletovic diyebilirim.


Sözlerine son verirken Samet:“Memleketim Manisa’yı ve ülkemi en iyi şekilde temsil etmeye çalışıyorum. Hangi takımda oynarsam oynayayım, nerede olursam olayım, ben Manisalı Samet Erdi Geyik’im. Beni ben yapan bu şehirdir. Geldiğim yeri asla unutmayacağım. Beni takip ettiğiniz, röportaja davet ettiğiniz için sizlere çok teşekkür ediyorum.” dedi.




 

Şu an konuyu görüntüleyenler (Toplam : 0, Üye: 0, Misafir: 0)

Geri
Üst