- Katılım
- 3 Ağu 2012
- Konular
- 3,551
- Mesajlar
- 13,282
- Reaksiyon Skoru
- 841
- Altın Konu
- 0
- TM Yaşı
- 13 Yıl 10 Ay 12 Gün
- Başarım Puanı
- 300
- MmoLira
- -134
- DevLira
- 0
ROHAN2 WORLD 1-120 TR TİPİ OFFICIAL YOHARA, BALATHOR VE AMON! 80. GÜNÜNDE! +10.000 ONLİNE! HİLE VE BOT %100 ENGELLİ HEMEN TIKLA!
1906 yılında İstanbulda dünyaya geldi. Babası, üst düzey bir bürokrat olan Mehmed Cemil Bey, annesi Nesibe Hanımdır. Diplomat Feridun Cemal Bey (Erkin)in kardeşidir. Yedi yaşındayken babasını kaybetti. Dedesi Abdullah Behçet Beyin evinde büyüdü.
İlk müzik derslerini piyano çalan annesinden aldı. Piyano derslerine önce Mercenier adlı bir Fransız öğretmenden, daha sonra İstanbulda tanınmış bir öğretmen olan piyanist Adinolfiden dersler alarak devam etti; bir yandan da Galatasaray Lisesinde eğitimini sürdürdü. Milli Eğitim Bakanlığının yurtdışında müzik öğrenimi görecek gençleri seçmek için açtığı sınavı kazanarak 1925 yılında Parise gönderildi. Paris Konservatuarında Jean Batalla, Isidor Philipp ve Camile Decreus ile piyano, Jean Galon ile armoni, Noel Galon ile kontrpuan çalıştı; daha sonra Ecole Normale de Musiquede, Jean Galon ve Nadia Boulangerdan kompozisyon dersleri aldı.
Beş yıllık öğrenimini Paris Konservatuarı ile Ecole Normalede başarıyla tamamlayan genç sanatçı, 1930 yılında yurda dönerek Ankara Musiki Muallim Mektebinde öğretmenliğe atandı. Çeşitli Avrupa kentlerinde öğrenimini tamamladıktan sonra yurda dönüp Ankara Musiki Muallim Mektebi kadrosuna katılan Ekrem Zeki Ün, Hasan Ferit Alnar, Ahmet Adnan Saygun, Necil Kazım Akses ile birlikte müzik tarihinde Türk Beşleri olarak anılan grubun bir üyesi kabul edildi.
Pariste başladığı İki Dans adlı orkestra yapıtını Ankarada bitiren bestecinin bu ilk yaratısının dünya prömiyeri, 6 Mart 1931 yılında Riyaset-i Cumhur Filarmoni Orkestrası tarafından gerçekleştirildi.
1932 yılında piyanist ve piyano öğretmeni Ferhunde Remzi Hanım ile evlenen Ulvi Cemal Bey'in bu evlilikten Sevin (1937) ve İçten (1941) adında kızları oldu.
1936 yılında Ankara Devlet Konservatuarının kurulması üzerine bu kurumun piyano bölüm başkanlığını üstlendi. 1949-1951 yılları arasında konservatuarın müdürlüğünü üstlendi. Hayatının sonuna kadar bu kurumda piyano öğretmeni ve piyano bölüm şefi olarak görevine devam etti; bir yandan da bestecilik, orkestra şefliği yaptı.
Türk Beşlerinin diğer üyeleri gibi eserlerinde halk müziği ezgilerinden yararlanan besteci, 1937 ve 1938 yıllarında yapılan birinci ve ikinci derleme gezilerine katıldı. Birinci gezide Sivas, Elazığ, Erzincan, Erzurum, Gümüşhane, Trabzon ve Rize illerinde; ikinci gezide Malatya, Diyarbakır, Urfa, Gaziantep, Maraş ve Adana illerinde eser derleme çalışmalarına katıld
Besteci arkadaşı Necil Kazım Aksesle birlikte Carmen, Aida, Fidelio gibi çok sayıda önemli opera yapıtını Türkçeye kazandırarak opera repertuarımıza armağan etti ve sahnelenmesini sağladı
1943 yılında Cumhuriyet Halk Partisinin açtığı beste yarışmasına Köçekçe ve Piyano Konçertosu ile katıldı. Piyano Konçertosu ödüle layık görüldü; Ahmet Adnan Saygun ve Hasan Ferit Alnar ile birlikte yarışmanın büyük ödülünün sahibi oldu. Bu eser, aynı yıl 11 Mart günü Riyaset-i Cumhur Orkestrası tarafından eşi Ferhunde Erkin solistliğinde seslendirildikten sonra 8 Ekim 1943te bombardıman altındaki Berlinde yine Ferhunde Erkinin solistliğinde Berlin Şehir Orkestrası tarafından seslendirildi.
Sanat yaşamındaki başarıları nedeniyle Fransız ve İtalyan devletlerinin onur ve liyakat nişanları ile ödüllendirilen Erkin, 1971 yılında Türkiye Cumhuriyeti tarafından devlet sanatçısı ünvanı ile onurlandırıldı.
15 Eylül 1972'de, altmışbeş yaşında iken Ankarada yaşamını yitirdi. Karşıyaka Mezarlığına defnedildi.
Ölümünden sonra sanatçı anısına 1985 yılında pul basıldı; 1991 yılında Çağdaş Türk müziğinin yaratılmasına zengin esin gücüyle olağanüstü katkılarından, gelecek kuşaklara aktardığı üstün eserlerinden ve yetiştirdiği değerli öğrencilerinden ötürü Sevda - Cenap And Müzik Vakfı onur ödülü altın madalyası verildi.
İlk müzik derslerini piyano çalan annesinden aldı. Piyano derslerine önce Mercenier adlı bir Fransız öğretmenden, daha sonra İstanbulda tanınmış bir öğretmen olan piyanist Adinolfiden dersler alarak devam etti; bir yandan da Galatasaray Lisesinde eğitimini sürdürdü. Milli Eğitim Bakanlığının yurtdışında müzik öğrenimi görecek gençleri seçmek için açtığı sınavı kazanarak 1925 yılında Parise gönderildi. Paris Konservatuarında Jean Batalla, Isidor Philipp ve Camile Decreus ile piyano, Jean Galon ile armoni, Noel Galon ile kontrpuan çalıştı; daha sonra Ecole Normale de Musiquede, Jean Galon ve Nadia Boulangerdan kompozisyon dersleri aldı.
Beş yıllık öğrenimini Paris Konservatuarı ile Ecole Normalede başarıyla tamamlayan genç sanatçı, 1930 yılında yurda dönerek Ankara Musiki Muallim Mektebinde öğretmenliğe atandı. Çeşitli Avrupa kentlerinde öğrenimini tamamladıktan sonra yurda dönüp Ankara Musiki Muallim Mektebi kadrosuna katılan Ekrem Zeki Ün, Hasan Ferit Alnar, Ahmet Adnan Saygun, Necil Kazım Akses ile birlikte müzik tarihinde Türk Beşleri olarak anılan grubun bir üyesi kabul edildi.
Pariste başladığı İki Dans adlı orkestra yapıtını Ankarada bitiren bestecinin bu ilk yaratısının dünya prömiyeri, 6 Mart 1931 yılında Riyaset-i Cumhur Filarmoni Orkestrası tarafından gerçekleştirildi.
1932 yılında piyanist ve piyano öğretmeni Ferhunde Remzi Hanım ile evlenen Ulvi Cemal Bey'in bu evlilikten Sevin (1937) ve İçten (1941) adında kızları oldu.
1936 yılında Ankara Devlet Konservatuarının kurulması üzerine bu kurumun piyano bölüm başkanlığını üstlendi. 1949-1951 yılları arasında konservatuarın müdürlüğünü üstlendi. Hayatının sonuna kadar bu kurumda piyano öğretmeni ve piyano bölüm şefi olarak görevine devam etti; bir yandan da bestecilik, orkestra şefliği yaptı.
Türk Beşlerinin diğer üyeleri gibi eserlerinde halk müziği ezgilerinden yararlanan besteci, 1937 ve 1938 yıllarında yapılan birinci ve ikinci derleme gezilerine katıldı. Birinci gezide Sivas, Elazığ, Erzincan, Erzurum, Gümüşhane, Trabzon ve Rize illerinde; ikinci gezide Malatya, Diyarbakır, Urfa, Gaziantep, Maraş ve Adana illerinde eser derleme çalışmalarına katıld
Besteci arkadaşı Necil Kazım Aksesle birlikte Carmen, Aida, Fidelio gibi çok sayıda önemli opera yapıtını Türkçeye kazandırarak opera repertuarımıza armağan etti ve sahnelenmesini sağladı
1943 yılında Cumhuriyet Halk Partisinin açtığı beste yarışmasına Köçekçe ve Piyano Konçertosu ile katıldı. Piyano Konçertosu ödüle layık görüldü; Ahmet Adnan Saygun ve Hasan Ferit Alnar ile birlikte yarışmanın büyük ödülünün sahibi oldu. Bu eser, aynı yıl 11 Mart günü Riyaset-i Cumhur Orkestrası tarafından eşi Ferhunde Erkin solistliğinde seslendirildikten sonra 8 Ekim 1943te bombardıman altındaki Berlinde yine Ferhunde Erkinin solistliğinde Berlin Şehir Orkestrası tarafından seslendirildi.
Sanat yaşamındaki başarıları nedeniyle Fransız ve İtalyan devletlerinin onur ve liyakat nişanları ile ödüllendirilen Erkin, 1971 yılında Türkiye Cumhuriyeti tarafından devlet sanatçısı ünvanı ile onurlandırıldı.
15 Eylül 1972'de, altmışbeş yaşında iken Ankarada yaşamını yitirdi. Karşıyaka Mezarlığına defnedildi.
Ölümünden sonra sanatçı anısına 1985 yılında pul basıldı; 1991 yılında Çağdaş Türk müziğinin yaratılmasına zengin esin gücüyle olağanüstü katkılarından, gelecek kuşaklara aktardığı üstün eserlerinden ve yetiştirdiği değerli öğrencilerinden ötürü Sevda - Cenap And Müzik Vakfı onur ödülü altın madalyası verildi.
- Durum
- Üzgünüz bu konu cevaplar için kapatılmıştır...



