Psych0SoociaL 1
Psych0SoociaL
onur akbaş 1
onur akbaş
noisiv 1
noisiv
xranzei 1
xranzei
Bvural41 1
Bvural41
D 1
delimuratt
ShadowFon 1
ShadowFon
shrpnl 1
shrpnl
DEVLOPER 1
DEVLOPER
Manwe Work 1
Manwe Work
Agora Metin2 1
Agora Metin2
Karan2offical 1
Karan2offical
Hikaye Ekle

Yet cümleleri

  • Konuyu başlatan Konuyu başlatan GorkemDmrky
  • Başlangıç tarihi Başlangıç tarihi
  • Cevaplar Cevaplar 0
  • Görüntüleme Görüntüleme 361

GorkemDmrky

Level 2
Üye
Katılım
17 Mar 2013
Konular
47
Mesajlar
97
Reaksiyon Skoru
6
Altın Konu
0
TM Yaşı
13 Yıl 3 Ay 4 Gün
Başarım Puanı
50
MmoLira
0
DevLira
0
Ticaret - 0%
0   0   0

HERAKLES Otomatik Avlı kalıcı sunucu. 19 Haziran'da açılıyor. Atius & Wizard güvencesiyle hemen kayıt ol, ön kayıt ödülleri aktif. HEMEN TIKLA!

"Yet", Türkçeye çevrildiğinde çeşitli anlamlara sahip bir edattır; duruma göre "şimdiye kadar", "çoktan", "daha", "artık", "yine de", "hâlâ", "henüz" ve "ancak" anlamlarına gelir. Bu edatın genellikle olumsuz bir vurgusu bulunmaktadır.

Aşağıda "yet" edatının Türkçe karşılığını oluşturan her anlamına ilişkin örnek cümle, yet cümlesi bulabileceksiniz:

The issue is as yet undecided. --> Bu konu şu ana kadar karara bağlanmadı.

Is it time to go yet? --> Çoktan gitme zamanı değil mi?

The best is yet to come. --> En iyi daha geliyor.

She won't be back for a long time yet. --> Uzun bir süre daha geri gelmeyecek.

The date and time have yet to be decided. --> Gün ve saate daha karar veriliyor.

We have yet to decide on a name. --> Bir isme artık karar vermeliyiz.

They're a most unlikely couple and yet they get on really well together. --> Onlar birbirlerine benzemeyen bir ikili ve yine de gerçekten birlikte iyiler.

He came back from soccer with yet another black eye. --> O, yine futboldan diğeri de mor bir gözle geldi.

As yet nothing has been done. --> Şimdiye dek hiçbir şey olmadı.

Can the child read the time yet? --> Çocuk hâlâ saate bakmayı öğrenemedi mi?

He hasn't got away yet. --> O henüz kaçmadı.

He's not yet five years old. --> O daha beş yaşında bile değil.

It hasn't been decided yet. --> Henüz karar verilmedi.

It isn't too late yet for me to go. --> Benim gitmem için henüz çok geç değil.

The cause hasn't yet been established. --> Neden henüz belirlenmedi.

The results haven't come in yet. --> Sonuçlar henüz gelmedi.

The woman he'll marry hasn't been born yet. --> Onun (adamın) evleneceği kadın henüz doğmadı.

The worse is yet to come. --> En kötü henüz gelmedi.

Too little has yet been done. --> Şimdiye kadar çok azı yapıldı.

We haven't yet seen the end of the matter. --> Meselenin daha sonu görülmedi.

Yet we were not heard. --> Hâlâ hiçbir şey işitmedik.

You may not have noticed yet. --> Daha fark edemedin.
 

Şu an konuyu görüntüleyenler (Toplam : 0, Üye: 0, Misafir: 0)

Geri
Üst