- Katılım
- 3 Mar 2013
- Konular
- 97
- Mesajlar
- 705
- Reaksiyon Skoru
- 55
- Altın Konu
- 0
- TM Yaşı
- 13 Yıl 3 Ay 16 Gün
- Başarım Puanı
- 77
- MmoLira
- 0
- DevLira
- 0
HERAKLES Otomatik Avlı kalıcı sunucu. 19 Haziran'da açılıyor. Atius & Wizard güvencesiyle hemen kayıt ol, ön kayıt ödülleri aktif. HEMEN TIKLA!
üyük Usta Ip Man'ın hayatı
Wing Tsun Stilinde şüphesiz ki zamanının kung-fu dünyasında Büyük Usta idi. Alışılmadık ve özgüven sahibi olan Büyük Usta Yip, nam, şöhret gibi payelere değer vermezken aynı zamanda diğer kung-fucularda olan kaba ve küstahliklardan da fersah fersah uzak bir hayat yaşadı. Samimi ve içten davranışları, misafirperverliği, sıcakkanlı olması pek çok olayda vakidir. Tam bir centilmen olarak çevresindekilere her zaman için huzur ve kıvanç kaynağı oldu. Fatshan ağzıyla konuşurdu ve konuşmaları dotsça karakterini ve insanlara verdiği değeri ortaya çıkarırdı.
Kibar bir Kung-fu fanatiği
Soylu ve bir sokak boyunca sıralı evler, böyük bir çiftliğin de sahibi zengin bir ailede doğan Yip Man, elini sıcak sudan soğuk suya sokmayacak kadar dikkatli ve hassasiyetle yetişmiş asil bir gençti. Bununla birlikte herkesi şaşırtacak kadar dövüş sanatlarına meraklıydı. On üç yaşında iken, Kwangtung Eyaleti, Fatshan Şehrinin Büyük Usta Leung Janın ünlü bir talebesi olan Para Bozan Waha talebe oldu.
Para Bozan Wah, talebelerini çalıştırıcak salonu olmadığı için salon olarak kullanabileceği bir yer ararken, Yip Manın babası ona kendisine ait olan eski bir tapınağı kiralamıştı. Bununla birlikte bu yerin kirasını ödemek talebelere düştüğü için yüksek kirayı ödeyebilen çok az talebesi vardı. Mülk sahibinin oğlu olan Yip Man, kısa zamanda Wahla iyi tanışır olmuşlardı. Wahın kung-fu tekniğinden etkilenen Yip, bu kişiyi takip etmeye karar verdi. Buranın bir aylık kirasını getirerek Wahı şaşırtan Yip, kendisinin talebeliğe kabulünü rica etti. Bu Wahı bu kadar parayı nasıl bulduğu konusunda Yip hakkında şüpheye sevk etti. Durumu babasına aksettirince öğrendi ki; Yip bu parayı, ödeme yapabilmek için para biriktirdiği kumbarasını kırarak getirmişti. Yipin istek ve azimli kararı karşısında onu talebeliğe kabul etti, fakat onu dövüş sanatlarını öğrenmek için nazik birisi olarak gördüğü için çok istekle öğretmedi. Buna rağmen Yip aklının ve diğer kung-fu abilerin (Si-hing) yardımıyla çok çabuk öğreniyordu. Bu, Wahın Yipe olan önyargısını kırdı ve Yipe kung-fu sanatını öğretmek için ciddi bir yaklaşımı hasıl oldu.
Otuz altı yıllık kung-fu öğrettiği dönem içinde Wah, aralarında kendi oğlu Chan Yu Minde olduğu on altı talebe yetiştirdi. Bunlar arasında en genç olan ve vefatına kadar öğrenmeye devam eden kişi Yip Mandı. Ustası bir hastalıktan dolayı vefat ettiğinde, Yip, on altı yaşındaydı. Aynı yıl içinde, o da Fatshandan ayrılarak St.Stephen Kolejinde öğrenim görmek için Hong Konga gitti.
Lütuf mu, Lanet mi?
Okul yılları sırasında Yip hakkında unutamayacağımız bir olay var; başarısız bir tecrübe, ama bir lütuf aslında. Kung-fu kariyerinde en büyük başarısını doğuran, bir dövüşte aldığı yenilgiydi. Hareketli bir genç olarak okulundan kendi yaşı civarında gençlerden oluşan ve Avrupalı sınıf arkadaşlarını dövmekten zevk alan bir öğrenci grubunda çok iyi yer edinmişti. Kung-fu eğitimi almış olmanın verdiği avantajla, cüsse olarak küçük olsa bile, kendisinden büyük Avrupalıları rahatlıkla dövebiliyordu. Daha sonraları o dönemde kendisiyle gurur duyan birisi olduğunu kabul etmiştir.
Bir dövüş daveti
Bir gün sınıf arkadaşlarından Lai Soy isimli birisi Yipe Bir ticari şirkette çalışan, elli yaş civarında, babamın arkadaşı bir kung-fucu var. Onunla dövüşmeye cesaret edebilir misin? dedi. Cesur ve o ana kadar hiçbir yenilgisi olmayan, haliyle korkusuz Yip, bu fikri hemen kabul etti.Kararlaştırdıkları günde, arkadaşlarıyla birlikte Hong Kongda Jervois Caddesindeki ipekçiye giderek, o adamı buldular ve Yip arzusunu bu adama anlattı.Ona Bay Leung olarak tanıtılan bu adam gülümseyerek Demek Fatshanlı saygın usta Chan Wah Shunun talebisisin. Gençsin. Si-fundan ne öğrendin? Chum-Kiuyu öğrendin mi? dedi. Yip Man, bu adamla dövüşmeyi öyle istiyordu ki; onun dediklerini dinlemedi bile ve cevap olarak sadece birkaç küstah söz söyledi ve aynı zamanda dövüşe hazırlık olarak üzerindeki kalın elbisesini çıkarıyordu.
İlk yenilgi
Bu dakikada, ihtiyar adam ona istediği yere istediği şekilde saldırabileceğini, kendisinin sadece bu hareketleri savuşturacağını kontr-atak bile yapmayacağını ve Yip Manı incitmeyeceğini söyledi. Bu, sadece Yip Manın öfkesine yakıt oluyordu. Bununla birlikte, Yip, soğukkanlılık ve dikkatle dövüşmeyi başarabiliyordu. Defaatle sert ataklarda bulunda, fakat adam bütün bu saldırıları kolaylık ve zevkle savuşturuyordu ve Yip bir değil defalarca yere yapışıp kalkıyordu. Yere dümdüz her yapıştığında, Yip, tekrar ayağa kalkıyor ve yeni bir saldırı daha yapıyordu, ta ki; yenik olarak bu kavgadan ayrılması gerektiğini anlayana kadar.
Daha sonra anlaşıldı ki; bu orta yaşlı adam Yip Manı yetiştiren Para Bozan Wahın ustası (Si-fu) Fatshanlı büyük usta Leung Janın ikinci oğlu, Leung Bik idi. Bu durumda, orta yaşlı adam Yip Manın Si-fusu Wahın genç kung-fu kardeşi (si-dei) ve kung-fu geleneklerine göre de Yip Manın kung-fu amcası (si-sok) idi. Yip Man bu gerçeği önceden fark etmesi gerekirdi ama bu gerçeği fark edemeyecek kadar kafası karışıktı. Gerçeği öğrenince, Yipin aklına bir şimşek çaktı ve kendi zayıflığını da gördüğü için Leungu takip edebileceğini ve kung-fu eğitimine devam edebileceğini düşündü. Bu basite alınamayacak bir fırsattı. Öte yandan Leung da, tecrübe ve yeterli yönlerdirme eksiği olan bu genç adamın potansiyelini fark ediyordu. ....ve Leung onu talebeliğe kabul etti.
O vakitten sonra, Yip, Leung Biki takip etti ve ondan Wing Tsunun tüm sırlarını öğrendi. Yirmi dört yaşında, sanatında ustalık derecesine gelmiş halde memleketi Fatshana döndü.
Yeniden Fatshanda
Yip Man, tüm sıkıntılardan uzaklaşıp, zengin bir ailesi olduğu için rahat bir hayat yaşamak maksadıyla Fatshana döndü. Bu günlerinde, vaktini, ikinci kung-fu kardeşi (si-hing) olan Ng Chung So ve onun talebesi Yuen Kay Shan ile kung-fu pratiği yaparak geçiriyordu ve becerisinde devamlı bir ilerleme sağlıyordu. Yuen Kay Shan ailesinin beşinci oğlu olduğu için Beşinci Yuen olarak biliniyordu. Bundan dolayı herkes ona lakabı ile çağırdağı için gerçek adı neredeyse unutulmuştu. Beşinci Yuen yaşça Yip Mandan biraz küçük olduğu halde, kung-fu terminolojisine göre onun yeğeni (si-juk) idi. Böyle olması, Yip Man, daha uzun süredir kung-fu öğrendiği içindi. Bunlar yakınlaştıkça aralarındaki nesil farkı kapandı ve iyi arkadaşlar oldular.Fatshandaki günleri sırasında epeyce enteresan ve bir o kadar da rahatsız edeci şeyler fark etti. Bu; tekniğin, kendisinden büyük kung-fu kardeşlerinden daha iyi olduğu idi. Durumun böyle olması, Yip Manın, Chan Wah Shunun öğretmediği teknikleri öğrendiği için büyük kung-fu kardeşlerini rahatsız ediyordu. Bu yüzden, özellikle Yip Mana yenilenler, onu döneklikle suçladılar. (1)
Bu, Yip Man ve diğer kung-fu kardeşleri arasında kavgalara sebep olmaya başladı. Ng Chung So başarı ile bu durumu diğer insanlara anlatmayı başardı. Ustalarının, dövüş sanatlarında iyi olmasına rağmen kendi bildiklerini talebelerine aktarmakta çok tecrübeli olmadığı şeklinde anlattı. Bu, tabii ki Wing Tsun Kung-funun teorisinin tam olarak anlatılmamadığı demek oluyordu. Halbuki büyükbaba ustalarının oğlu olan Leung Bik becerikli bir kung-fu pratisyeni olmanın yanı sıra aynı zamanda eğitimli birisiydi. Bundan dolayı Yip Mana tam ve doğru şekilde Wing Tsunun teorisini aktarabilmişti. Yip Man ve büyük kung-fu kardeşlerinin arasındaki fark burada yatıyordu. Sonuçta Yip Man Fatshana döndükten sonra tekniklerinin üstün olduğunun daha iyi anlayabilmişti.
Tabancanın Haznesini Büken Parmaklar
Yip Man gurur ve ünden çok kaçınırdı. Kendisinde olan meziyetleri insanlara göstermek ve bunu bir üstünlük unsuru olarak kullanmaktan hoşlanmazdı. Bununla birlikte hakkında anlatılabilecek bazı olaylar vardır. Bu olayları şahit olanlar anlatırlar fakat bazen abartarak.
Fatshanda, her yıl, zengin tüccarların, endüstricilerin, şehir halkının katıldığı geçit törenleri düzenlemek adetti. Zenginliklerini göstermek için gösteri ekibi kuruyorlardı. Bu festivallere sadece şehir halkı değil, diğer şehirlerden gelen insanlar da katılıyorlardı. Öyle ki; caddalerden geçen insanları seyretmek için cadde kenarlarından sıralananlardan yer bulmak çok zor hale geliyordu.
Bu festivallerden birini seyretmek için ailesinden bayanlarla Yip Man da katılmıştı. Bunların az ilerisinde de bir asker kuruyordu. Bu askere karşı kişisel bir gıcığı vardı Yip Manın. O günlerde hakim düşünce olan İyiler askere katılmazlar fikrinin ve yine o günlerde askere gidenlerin çoğunun kanun kaçakları ve kaba kişilerin olmasından dolayı idi. Bayanlar alımlı giyinmişti ve güzellikleri ile de dikkat çekiyorlardı. Asker bunların farkına vardı ve onlara yaklaşarak, rahatsız etmeye başladı. Yip Man, askere dikkatli konuşmasını söyleyince aralarında kavga çıktı. Göründüğü kadar güçsüz olmayan Yip, askeri hırpalayınca, asker tabancasına sarıldı. Tabancayı Yipe doğrultmaya çalışırken seri bir hareketle tabancayı askerin elinden kaparak parmakları ile tabancanın haznesini büktü. Asker şok içinde kendine gelmeye çalışırken onlar oradan ayrılmıştı bile.
Bu hadise birçok şahit tarafından anlatılırken biraz da abartılı olarak değişik şekillerde anlatsalar bile asıl önemli olan çok seri olması ve güçlü parmaklarının olmasıydı.
Bir dakikada Boksör Kamı devirmesi
Bir diğer olay, Kuzey Çin, Kianghsi Eyaletinde boksör Kam Shan Mao ile yaptığı düello dövüşü. Fatshana gelerek dövüş sanatının ne kadar üstün olduğunu vurgulayan Kam, Ching Wu Spor Okulunun hocaları ile müsabaka yapmak istedi. Onun bu teklifini kabul etmeyen hocalar, ona, Fatshan Tiyatrosunda yapılacak olan bir turnuvada ünlü Yip Man ile dövüşebileceğini söylediler. İlk anda bir yabancı ile halka açık bir turnuvada dövüşmek istemeyen Yip Man, daha sonra ünlü doktor Lee Kwong Hoinin ısrarı üzerine dövüşmeye karar verdi.
Turnuva günü seyircilir tiyatro salonuna AKIN ettiler. Herkesi şaşırtan olay ise maçın başlamasının ilk dakikası içinde Kamın devrilmesi oldu. Devrilen Kam, hakem Tam Sheung Chinin ilanı ile mağlup kabul edildi. Müthiş bir dövüş beklerken ilk dakikada biten dövüşe kızan seyircileri sakinleştirmek ancak organizatörün başka dövüşçüler çıkartarak gösteriler yaptırması ile mümkün oldu.
Bir opera grubunun komedyenini deviren yumruk
Yip Manın Fatshandaki kung-fu çevresinin unvanı için dövüştüğü ikinci olay, bir opera grubunun komedyeni ile yaptığı dövüştür. Opera grubunun gemisi Fatshanı ziyaret etmişti. Operanın oynamadığı ya da gösterinin ardından komedyenlerden biri halkın yasal olarak afyon içebildiği sigara yerlerine gelirdi. İçmeyenler için de bu yerler bir tür görüşme yeriydi. Bu yere her gelişinde komedyen kung-fu stilinin üstünlükleri için methiyeler düzerdi. Bir seferinde de Anka kuşu gözü yumruğu adlı yumruk ile bir vuruşta herkesin gözü önünde duvarda bir delik açtı. İşte bu yerde Yip Man, bu adamla karşılaştı. Tekniği ile gururlanan bu adam, kendisine okunan meydanı kabul etmeyen Yip Man ile dövüşmek için ısrarlara başladı. Bu meydan okuma herkesin gözü önünde olmasa kesinlikle kabul edilmezdi. Herkesin önünde, Yip Man, adamı bir yumruk ile devirirken, adama kalan kanayan bir burundan başka bir şey değildi.
Seyirciler Yip Manı alkışlarken, tek yumrukla bu adamı nasıl devirdiğini sordular. Bunun üzerine Yip Man onlara Anka kuşu gözü yumruğu çok güçlü olmasına rağmen adamın dövüşte kullanılan tekniklerden bihaber olduğunu söyledi. Adamın dövüşü kaybetmesinin nedeni bu idi. Bu, Fatshan halkının komedyeni son görüşleri oldu.
Charlie Wana bir iyilik
Fatshanda Yip Manın o an için yüklü miktarda para ihtiyacında olan Charlie Wan lakaplı bir ortağı vardı. Charlie Wan, Wing Tsun Kung-fudan farklık olan ve pratik dövüş teknikleri ile bilinen Choy Lee Fut tekniği dövüşçüsü idi. Arkadaş olmalarına rağmen asla dövüş sanatları teknikleri üzerinde konuşmuyor ve asla dövüş sanatları hakkında tartışmıyorlardı. Bu nedenle Fatshan halkı hangisinin daha iyi olduğunu bilmiyor ve hangisinin daha iyi olduğunu öğrenmeyi de çok istiyorlardı. Birisi, hangisinin daha iyi olduğunu öğrenmek için aralarında paralı bir dövüş organize etmeyi düşündü. Bu, hem kalabalık bir kitleyi çekerken, hem de Charlinin sıkıntısını giderebilirdi.
İlk merhalede aralarındaki arkadaşlığı zedeleyebileceği endişesi ile bunu kabul etmeyen Charlie Wan, daha sonra sıkıntısını giderebilmek için, eğer güzel bir ayarlama yapılırsa dövüşebileceğini söyledi. Bu problem, organize ve hakemliği kabul eden Lee Kwong Hai tarafından giderildi. Yip Man, bu daveti, hem arkadaşının problemini giderebilecek ve hem de stilini Fatshanda promote edebileği için sıcak karşıladı. Cazibeyi daha da artırmak için Yip Man, gözleri bağlı olarak dövüşebileceğinin söyledi. Bu, turnuva hakkında daha fazla bir yankı uyandırdı ve herkes Kam Shan Mauyu ilk dakikada deviren bu adamın gözleri bağlı olarak nasıl dövüşeceği hakkında sabırsızlanmaya başladı. Bazıları ise Yip Manın kazanma şansının çok düşük olduğundan endişeleniyorlardı.
Dövüş günü, kalabalık, dövüşün yapılacağı yerde çoktan hazırdı bile. Hakemin konutu ile dövüş başladı. Başta Charlie Wan atak olarak saldırırken, Yip Man köprü kolların hissi ile gözleri bağlı halde savunma yapıyordu. Charlie Wanın atakları sert ve kuvvetli olduğu halde Yip Man bu saldırıları tek tek çözüyor ve karşı atak yapıyordu. Bu şekilde atılan yumruk ve tekmeler, seyircileri çoşturuyordu. Sonunda hakem Lee Kwong Hoi birisinin ciddi şekilde yaralanmasından korktuğu için maçı durdurdu. Böylece maç, kalabalığın tezahüratları arasında galip-mağlup olmadan bırakıldı.
Dört kişinin hareket ettiremediği duruş pozisyonu
Yip Man, Fatshanda yaşarken bir ara dedektif timine komutanlık da yaptı. Tekniğinin çok yardımını gördü ve birden fazla olayda teknikleri hayatını kurtardı.
Bir olay var ki; hala Yip Manı unutulmaz kılıyor. Meslektaşları ile kung-fu hakkında konuşuyordu. Tevazu ile duruş pozisyonu alan Yip Man, her ayağından iki kişi çekecek şekilde dört tane kuvvetli arkadaşının ayaklarını ayırmaya çalışmasını istedi. Ne kadar kuvvetli çekerlerse çeksinler bu dört kuvvetli adam Yip Manın ayaklarına en ufak bir hareket yaptıramadılar.
Dört köknar dalını kıran tekme
Yip Manın dedektif timinden emekli bir dedektifin Yip Manın olağanüstü kuvvetine şahit olduğu söylenir. Bu emekli dedektifin yeğeni yerel bir avukat, epey yıllar sonra Hong Kongda Yip Manın talebesi olmuştur.
Hikayeye göre, bir gün, Yip Man ekibi ile birlikte bir hırsız çetesinin peşindeler. Çetenin saklandığını zannettikleri büyük bir çiftlik civarına gelirler. Çiftlik evinin ana kapısı önünde insan kolu kalınlığında köknar dallarından yapılmış bir giriş bulunuyor. Kayan giriş adı verilen bu giriş hırsızlardan korunmak için.bu nedenle daha sağlam ve güçlü. Girişin kapalı olduğunu gören Yip Man, hırsızların burayı Yip Man ve adamlarını durdurmak için kullandığı fark etti. Yanlarında hiçbir alep yoktu. Bu anda Yip Man tereddüt etmeden kapıya öyle bir tekme vurdu ki; kapıyı oluşturan köknar dallarının dördü de kırıldı. Daha sonra çiftliğe girerek hırsızları yakaladılar.
Yip Manın hayatını kurtaran duruş
Yip Manın dedektif timinin komutanı olduğu dönemde, takip ettiği hırsız evin içindeki merdivenden düz çatılı bir evin üstüne çıktı. Yip Manın da çatıya çıktığını gören hırsız hemen yandaki evin çatısına atladı ve bu evin merdiveninden aşağı kaçmak üzere idi. Hırsızın kaçmasını izlemektense hayatını riske atan Yip Man, hırsızın peşinden karşı tarafa atladı. Yip Manın atladığını gören hırsız, Yip Manın hemen önüne düştüğü merdiven kapısını Yip Mana çarptı. Bu seyredenleri çatıdan aşağı düşücek diye korkuttu. Fakat Yip Man onları yanılttı. Sadece vücudunun üst kısmı hafifçe geriye kayan Yip Man, dengesini kolayca sağladı. Bu olaydan sonra Fatshan halkı, Yip Manın Wing Tsun Kung-fu da yetisini iyice anlamış oldu.
Öğretmek istememesi
Son birkaç on yıllık dönem içinde dövüş sanatı namı Fatshanda herkesi etkilerken, Yip Man, Onu yaymak, kurucusunun isteğine muhalif olur diye ufak dahi olsa kimseye Wing Tsun öğretmeyi düşünmüyordu. Yateneklerini, kendi oğlu, dahil, hiç kimseye aktarmayı düşünmüyordu. Wing Tsunun ölümcül bir sanat olduğunu düşünüyordu. Wing Tsun kung-funun derinliğini öğrendikçe, savunma sanatı olarak ona daha hayran oluyordu. Bu nedenle asla bu sanatı öğreten bir usta olmayı düşünmedi.
İkinci Dünya Savaşı sırasında, Çin topraklarının büyük kısmının Japon istilasında olduğu dönemde, Yip Manın toprakları da işgal edilmişti ve Yip Man için hayat her geçen gün biraz daha zorlaşıyordu. Kısa zamanda Fatshana varan Japon askerleri Yip Manın ününü duydular ve onu kendilerini yetiştirmek için çağırabileceklerini düşündüler. Milli duygular ve işgalcilere karşı nefret hisleri ile Yip Man, onların bu davetini reddetti.
Savaştan sonra, Yip Man, ailesi ile birlikte Hong Konga taşındı. Onuru ve zengin bir ailede doğmuş olması nedenleri, kendine uygun bir iş bulmasını zorlaştırıyordu. Bununla birlikte fakirlikle mücadele etmesi gerekiyordu.
Wing Tsunun ilk gelişimi
1949da, Hong Kong Restoran İşçileri Derneğinin katibi olan çok yAKIN arkadaşı Lee Manın yardımıyla, Yip Mana derneğin kung-fu hocası olması teklif edildi. Epeyce bir ikna turlarından sonra Yip Man, işi kabul etti.
İlk başlarda, dernek üyeleri, ne Yip Mana, ne de geniş adımlı, uzun köprülü diğer kung-fu stillerinden farklı olan Wing Tsun adlı sisteme ehemmiyet vermediler. Bunun yanında, ustası gibi olan Yip Man, övünmekten hoşlanmıyor ve halk gösterilerine katılmıyordu. Bu nedenle, Wing Tsun pek bilinmiyordu.
Sadece birkaç talebesi olan Hong Kong Restoran İşçileri Derneğinin kung-fu hocası olarak iki yıl hizmet ettikten sonra, Kawloonda Yaumatei bölgesinde kendi okulunu kurdu ve restoran işçileri harici talebeler kabul etmeye başladı. Son iki yıl boyunca onu takip eden eski talebelerinin birçoğu onu okulunun işletmesinde yardımcı olmak için yardım etme teklifi ile geldiler. O andan sonra Wing Tsun Kung-fu, kung-fu hayranlarının dikkatini çekmeye başladı.
Daha sonra talebe sayısı artınca okulunu daha büyük bir yere taşımak durumunda kaldı. Yip Manın ünü ve Wing Tsun Kung-funun pratik değeri her geçen gün öğrenen sayısının arttığı polis teşkilatında hayranlık uyundırıyordu.
Öğretmeyi bırakması
Öğretmeyi bırakmadan evvel, Wing Tsun Kung-fuyu son yayma gayreti olarak, talebelerinin de yardımıyla 1967da Hong Kong Wing Tsun Atletik Birliğini (Hong Kong Wing Tsun Athletic Assosiation) kurdu. İki yıl sonra, 1969da, Singapurda düzenlenen, Birinci Güney Doğu Asya Kung-fu turnuvasına bir takım gönderildi. Takımın elde ettiği sonuç tatmin edici değildi. Bu nedenle daha çok sınıf açtı ve bunlar için fiyatı düşürdü. Ayrıcalıklı sınıftan(2), halkın gelebileceği sınıfa dönüştürme Wing Tsun Kung-fuyu halkın dikkatini çeker hale getirdi.
Mayıs 1970de, bütün sınıflar sağlam şekilde kurulunca, okulunun idaresini en iyi talebesi olan Leung Tinge devrederek sakin bir hayat yaşama kararı aldı.
Bu vakitten sonra, sabah, öğlen ya da akşam vakitlerinde yanlız başına çay ocaklarında çay içerek, ya da onların ustası olduğunu unutmuş halde talebeleri ile sohbet edip şakalaşarak vakit geçiriyordu. Niye havalanasın ki? Eğer insanlar sana saygı gösteriyorsa önemli bir pozisyondasındır. Onun felsefesi idi.
1970, 1971 yıllarında Yip Manın talebelirinden biri olan Bruce Lee ünlü bir film yıldızı oldu. Her ne kadar Jeet-Kune-Do ile bilinse de birçok kişi onun belirli bir dönem Yip Manın talebesi olduğunu biliyor. Öte yandan Yip Man böyle bir talebesi olduğu için asla kibirlenmedi. İnsanların Bruce Leeyi yetiştirdiği için ona her iltifatına, o, sadece gülümseyerek yetiniyordu. Wing Tsun Kung-fu teorileri hakkında yanlış beyanda bulunanları ya da haksız fikirleri nadiren çürütme eğilimine girmiştir. Doğru, doğrudur; Yip Man, Yip Mandır; Bruce Leeyi yetiştirmiş olması hiçbir şeyi değiştirmez.
Zamanın büyük ustası
1972de kader bu yaşlı adamı yakaladı. Bir cheek-up sonucu, vücut yapısı ve kuvvetini bozanın, yakalandığı gırtlak kanseri olduğu ortaya çıktı. Ama her zaman için hastalığı yenebileceğini düşünüyor ve bu amansız hastalıkla mücadele ediyordu. Çay içmeye gitmeye veya talebeleri ile sohbet etmeye devam etti. Talebeleri önünde asla inlemezdi ve talebeleri de onun ne kadar kararlı birisi olduğunu akıllarından çıkarmayarak biliyorlardı ki; ustalara asla güzel ifadelerle teselli edilmeyi sevmezdi. Bir seferinde hastaneye kaldırılmak zorunda kaldığında talebesi olan doktor, daha yaşayamayacağının söylese de bir hafta sonra iyileşerek tekrar eve dönmüştü.
Fakat 2 Aralık 1972de, arkasında Wing Tsun anılarıyla dolu bir hayat ve olağanüstü bir dövüş sanatı bırakarak öbür dünyaya iltihak etti.
1- O dönemin kung-fu geleneğine göre kendi ustasından başka bir ustadan teknik öğrenenler döneklikle itham ediliyordu.
2- O dönem itibarı ile kung-fu talebeleri ustalarına yüksek ücret ödüyorlardı. Ayrıcalıklı sınıf denmesinin nedeni yüksek ücretlerden dolayı talebelerin zengin kesimden olması idi.
Wing Tsun Stilinde şüphesiz ki zamanının kung-fu dünyasında Büyük Usta idi. Alışılmadık ve özgüven sahibi olan Büyük Usta Yip, nam, şöhret gibi payelere değer vermezken aynı zamanda diğer kung-fucularda olan kaba ve küstahliklardan da fersah fersah uzak bir hayat yaşadı. Samimi ve içten davranışları, misafirperverliği, sıcakkanlı olması pek çok olayda vakidir. Tam bir centilmen olarak çevresindekilere her zaman için huzur ve kıvanç kaynağı oldu. Fatshan ağzıyla konuşurdu ve konuşmaları dotsça karakterini ve insanlara verdiği değeri ortaya çıkarırdı.
Kibar bir Kung-fu fanatiği
Soylu ve bir sokak boyunca sıralı evler, böyük bir çiftliğin de sahibi zengin bir ailede doğan Yip Man, elini sıcak sudan soğuk suya sokmayacak kadar dikkatli ve hassasiyetle yetişmiş asil bir gençti. Bununla birlikte herkesi şaşırtacak kadar dövüş sanatlarına meraklıydı. On üç yaşında iken, Kwangtung Eyaleti, Fatshan Şehrinin Büyük Usta Leung Janın ünlü bir talebesi olan Para Bozan Waha talebe oldu.
Para Bozan Wah, talebelerini çalıştırıcak salonu olmadığı için salon olarak kullanabileceği bir yer ararken, Yip Manın babası ona kendisine ait olan eski bir tapınağı kiralamıştı. Bununla birlikte bu yerin kirasını ödemek talebelere düştüğü için yüksek kirayı ödeyebilen çok az talebesi vardı. Mülk sahibinin oğlu olan Yip Man, kısa zamanda Wahla iyi tanışır olmuşlardı. Wahın kung-fu tekniğinden etkilenen Yip, bu kişiyi takip etmeye karar verdi. Buranın bir aylık kirasını getirerek Wahı şaşırtan Yip, kendisinin talebeliğe kabulünü rica etti. Bu Wahı bu kadar parayı nasıl bulduğu konusunda Yip hakkında şüpheye sevk etti. Durumu babasına aksettirince öğrendi ki; Yip bu parayı, ödeme yapabilmek için para biriktirdiği kumbarasını kırarak getirmişti. Yipin istek ve azimli kararı karşısında onu talebeliğe kabul etti, fakat onu dövüş sanatlarını öğrenmek için nazik birisi olarak gördüğü için çok istekle öğretmedi. Buna rağmen Yip aklının ve diğer kung-fu abilerin (Si-hing) yardımıyla çok çabuk öğreniyordu. Bu, Wahın Yipe olan önyargısını kırdı ve Yipe kung-fu sanatını öğretmek için ciddi bir yaklaşımı hasıl oldu.
Otuz altı yıllık kung-fu öğrettiği dönem içinde Wah, aralarında kendi oğlu Chan Yu Minde olduğu on altı talebe yetiştirdi. Bunlar arasında en genç olan ve vefatına kadar öğrenmeye devam eden kişi Yip Mandı. Ustası bir hastalıktan dolayı vefat ettiğinde, Yip, on altı yaşındaydı. Aynı yıl içinde, o da Fatshandan ayrılarak St.Stephen Kolejinde öğrenim görmek için Hong Konga gitti.
Lütuf mu, Lanet mi?
Okul yılları sırasında Yip hakkında unutamayacağımız bir olay var; başarısız bir tecrübe, ama bir lütuf aslında. Kung-fu kariyerinde en büyük başarısını doğuran, bir dövüşte aldığı yenilgiydi. Hareketli bir genç olarak okulundan kendi yaşı civarında gençlerden oluşan ve Avrupalı sınıf arkadaşlarını dövmekten zevk alan bir öğrenci grubunda çok iyi yer edinmişti. Kung-fu eğitimi almış olmanın verdiği avantajla, cüsse olarak küçük olsa bile, kendisinden büyük Avrupalıları rahatlıkla dövebiliyordu. Daha sonraları o dönemde kendisiyle gurur duyan birisi olduğunu kabul etmiştir.
Bir dövüş daveti
Bir gün sınıf arkadaşlarından Lai Soy isimli birisi Yipe Bir ticari şirkette çalışan, elli yaş civarında, babamın arkadaşı bir kung-fucu var. Onunla dövüşmeye cesaret edebilir misin? dedi. Cesur ve o ana kadar hiçbir yenilgisi olmayan, haliyle korkusuz Yip, bu fikri hemen kabul etti.Kararlaştırdıkları günde, arkadaşlarıyla birlikte Hong Kongda Jervois Caddesindeki ipekçiye giderek, o adamı buldular ve Yip arzusunu bu adama anlattı.Ona Bay Leung olarak tanıtılan bu adam gülümseyerek Demek Fatshanlı saygın usta Chan Wah Shunun talebisisin. Gençsin. Si-fundan ne öğrendin? Chum-Kiuyu öğrendin mi? dedi. Yip Man, bu adamla dövüşmeyi öyle istiyordu ki; onun dediklerini dinlemedi bile ve cevap olarak sadece birkaç küstah söz söyledi ve aynı zamanda dövüşe hazırlık olarak üzerindeki kalın elbisesini çıkarıyordu.
İlk yenilgi
Bu dakikada, ihtiyar adam ona istediği yere istediği şekilde saldırabileceğini, kendisinin sadece bu hareketleri savuşturacağını kontr-atak bile yapmayacağını ve Yip Manı incitmeyeceğini söyledi. Bu, sadece Yip Manın öfkesine yakıt oluyordu. Bununla birlikte, Yip, soğukkanlılık ve dikkatle dövüşmeyi başarabiliyordu. Defaatle sert ataklarda bulunda, fakat adam bütün bu saldırıları kolaylık ve zevkle savuşturuyordu ve Yip bir değil defalarca yere yapışıp kalkıyordu. Yere dümdüz her yapıştığında, Yip, tekrar ayağa kalkıyor ve yeni bir saldırı daha yapıyordu, ta ki; yenik olarak bu kavgadan ayrılması gerektiğini anlayana kadar.
Daha sonra anlaşıldı ki; bu orta yaşlı adam Yip Manı yetiştiren Para Bozan Wahın ustası (Si-fu) Fatshanlı büyük usta Leung Janın ikinci oğlu, Leung Bik idi. Bu durumda, orta yaşlı adam Yip Manın Si-fusu Wahın genç kung-fu kardeşi (si-dei) ve kung-fu geleneklerine göre de Yip Manın kung-fu amcası (si-sok) idi. Yip Man bu gerçeği önceden fark etmesi gerekirdi ama bu gerçeği fark edemeyecek kadar kafası karışıktı. Gerçeği öğrenince, Yipin aklına bir şimşek çaktı ve kendi zayıflığını da gördüğü için Leungu takip edebileceğini ve kung-fu eğitimine devam edebileceğini düşündü. Bu basite alınamayacak bir fırsattı. Öte yandan Leung da, tecrübe ve yeterli yönlerdirme eksiği olan bu genç adamın potansiyelini fark ediyordu. ....ve Leung onu talebeliğe kabul etti.
O vakitten sonra, Yip, Leung Biki takip etti ve ondan Wing Tsunun tüm sırlarını öğrendi. Yirmi dört yaşında, sanatında ustalık derecesine gelmiş halde memleketi Fatshana döndü.
Yeniden Fatshanda
Yip Man, tüm sıkıntılardan uzaklaşıp, zengin bir ailesi olduğu için rahat bir hayat yaşamak maksadıyla Fatshana döndü. Bu günlerinde, vaktini, ikinci kung-fu kardeşi (si-hing) olan Ng Chung So ve onun talebesi Yuen Kay Shan ile kung-fu pratiği yaparak geçiriyordu ve becerisinde devamlı bir ilerleme sağlıyordu. Yuen Kay Shan ailesinin beşinci oğlu olduğu için Beşinci Yuen olarak biliniyordu. Bundan dolayı herkes ona lakabı ile çağırdağı için gerçek adı neredeyse unutulmuştu. Beşinci Yuen yaşça Yip Mandan biraz küçük olduğu halde, kung-fu terminolojisine göre onun yeğeni (si-juk) idi. Böyle olması, Yip Man, daha uzun süredir kung-fu öğrendiği içindi. Bunlar yakınlaştıkça aralarındaki nesil farkı kapandı ve iyi arkadaşlar oldular.Fatshandaki günleri sırasında epeyce enteresan ve bir o kadar da rahatsız edeci şeyler fark etti. Bu; tekniğin, kendisinden büyük kung-fu kardeşlerinden daha iyi olduğu idi. Durumun böyle olması, Yip Manın, Chan Wah Shunun öğretmediği teknikleri öğrendiği için büyük kung-fu kardeşlerini rahatsız ediyordu. Bu yüzden, özellikle Yip Mana yenilenler, onu döneklikle suçladılar. (1)
Bu, Yip Man ve diğer kung-fu kardeşleri arasında kavgalara sebep olmaya başladı. Ng Chung So başarı ile bu durumu diğer insanlara anlatmayı başardı. Ustalarının, dövüş sanatlarında iyi olmasına rağmen kendi bildiklerini talebelerine aktarmakta çok tecrübeli olmadığı şeklinde anlattı. Bu, tabii ki Wing Tsun Kung-funun teorisinin tam olarak anlatılmamadığı demek oluyordu. Halbuki büyükbaba ustalarının oğlu olan Leung Bik becerikli bir kung-fu pratisyeni olmanın yanı sıra aynı zamanda eğitimli birisiydi. Bundan dolayı Yip Mana tam ve doğru şekilde Wing Tsunun teorisini aktarabilmişti. Yip Man ve büyük kung-fu kardeşlerinin arasındaki fark burada yatıyordu. Sonuçta Yip Man Fatshana döndükten sonra tekniklerinin üstün olduğunun daha iyi anlayabilmişti.
Tabancanın Haznesini Büken Parmaklar
Yip Man gurur ve ünden çok kaçınırdı. Kendisinde olan meziyetleri insanlara göstermek ve bunu bir üstünlük unsuru olarak kullanmaktan hoşlanmazdı. Bununla birlikte hakkında anlatılabilecek bazı olaylar vardır. Bu olayları şahit olanlar anlatırlar fakat bazen abartarak.
Fatshanda, her yıl, zengin tüccarların, endüstricilerin, şehir halkının katıldığı geçit törenleri düzenlemek adetti. Zenginliklerini göstermek için gösteri ekibi kuruyorlardı. Bu festivallere sadece şehir halkı değil, diğer şehirlerden gelen insanlar da katılıyorlardı. Öyle ki; caddalerden geçen insanları seyretmek için cadde kenarlarından sıralananlardan yer bulmak çok zor hale geliyordu.
Bu festivallerden birini seyretmek için ailesinden bayanlarla Yip Man da katılmıştı. Bunların az ilerisinde de bir asker kuruyordu. Bu askere karşı kişisel bir gıcığı vardı Yip Manın. O günlerde hakim düşünce olan İyiler askere katılmazlar fikrinin ve yine o günlerde askere gidenlerin çoğunun kanun kaçakları ve kaba kişilerin olmasından dolayı idi. Bayanlar alımlı giyinmişti ve güzellikleri ile de dikkat çekiyorlardı. Asker bunların farkına vardı ve onlara yaklaşarak, rahatsız etmeye başladı. Yip Man, askere dikkatli konuşmasını söyleyince aralarında kavga çıktı. Göründüğü kadar güçsüz olmayan Yip, askeri hırpalayınca, asker tabancasına sarıldı. Tabancayı Yipe doğrultmaya çalışırken seri bir hareketle tabancayı askerin elinden kaparak parmakları ile tabancanın haznesini büktü. Asker şok içinde kendine gelmeye çalışırken onlar oradan ayrılmıştı bile.
Bu hadise birçok şahit tarafından anlatılırken biraz da abartılı olarak değişik şekillerde anlatsalar bile asıl önemli olan çok seri olması ve güçlü parmaklarının olmasıydı.
Bir dakikada Boksör Kamı devirmesi
Bir diğer olay, Kuzey Çin, Kianghsi Eyaletinde boksör Kam Shan Mao ile yaptığı düello dövüşü. Fatshana gelerek dövüş sanatının ne kadar üstün olduğunu vurgulayan Kam, Ching Wu Spor Okulunun hocaları ile müsabaka yapmak istedi. Onun bu teklifini kabul etmeyen hocalar, ona, Fatshan Tiyatrosunda yapılacak olan bir turnuvada ünlü Yip Man ile dövüşebileceğini söylediler. İlk anda bir yabancı ile halka açık bir turnuvada dövüşmek istemeyen Yip Man, daha sonra ünlü doktor Lee Kwong Hoinin ısrarı üzerine dövüşmeye karar verdi.
Turnuva günü seyircilir tiyatro salonuna AKIN ettiler. Herkesi şaşırtan olay ise maçın başlamasının ilk dakikası içinde Kamın devrilmesi oldu. Devrilen Kam, hakem Tam Sheung Chinin ilanı ile mağlup kabul edildi. Müthiş bir dövüş beklerken ilk dakikada biten dövüşe kızan seyircileri sakinleştirmek ancak organizatörün başka dövüşçüler çıkartarak gösteriler yaptırması ile mümkün oldu.
Bir opera grubunun komedyenini deviren yumruk
Yip Manın Fatshandaki kung-fu çevresinin unvanı için dövüştüğü ikinci olay, bir opera grubunun komedyeni ile yaptığı dövüştür. Opera grubunun gemisi Fatshanı ziyaret etmişti. Operanın oynamadığı ya da gösterinin ardından komedyenlerden biri halkın yasal olarak afyon içebildiği sigara yerlerine gelirdi. İçmeyenler için de bu yerler bir tür görüşme yeriydi. Bu yere her gelişinde komedyen kung-fu stilinin üstünlükleri için methiyeler düzerdi. Bir seferinde de Anka kuşu gözü yumruğu adlı yumruk ile bir vuruşta herkesin gözü önünde duvarda bir delik açtı. İşte bu yerde Yip Man, bu adamla karşılaştı. Tekniği ile gururlanan bu adam, kendisine okunan meydanı kabul etmeyen Yip Man ile dövüşmek için ısrarlara başladı. Bu meydan okuma herkesin gözü önünde olmasa kesinlikle kabul edilmezdi. Herkesin önünde, Yip Man, adamı bir yumruk ile devirirken, adama kalan kanayan bir burundan başka bir şey değildi.
Seyirciler Yip Manı alkışlarken, tek yumrukla bu adamı nasıl devirdiğini sordular. Bunun üzerine Yip Man onlara Anka kuşu gözü yumruğu çok güçlü olmasına rağmen adamın dövüşte kullanılan tekniklerden bihaber olduğunu söyledi. Adamın dövüşü kaybetmesinin nedeni bu idi. Bu, Fatshan halkının komedyeni son görüşleri oldu.
Charlie Wana bir iyilik
Fatshanda Yip Manın o an için yüklü miktarda para ihtiyacında olan Charlie Wan lakaplı bir ortağı vardı. Charlie Wan, Wing Tsun Kung-fudan farklık olan ve pratik dövüş teknikleri ile bilinen Choy Lee Fut tekniği dövüşçüsü idi. Arkadaş olmalarına rağmen asla dövüş sanatları teknikleri üzerinde konuşmuyor ve asla dövüş sanatları hakkında tartışmıyorlardı. Bu nedenle Fatshan halkı hangisinin daha iyi olduğunu bilmiyor ve hangisinin daha iyi olduğunu öğrenmeyi de çok istiyorlardı. Birisi, hangisinin daha iyi olduğunu öğrenmek için aralarında paralı bir dövüş organize etmeyi düşündü. Bu, hem kalabalık bir kitleyi çekerken, hem de Charlinin sıkıntısını giderebilirdi.
İlk merhalede aralarındaki arkadaşlığı zedeleyebileceği endişesi ile bunu kabul etmeyen Charlie Wan, daha sonra sıkıntısını giderebilmek için, eğer güzel bir ayarlama yapılırsa dövüşebileceğini söyledi. Bu problem, organize ve hakemliği kabul eden Lee Kwong Hai tarafından giderildi. Yip Man, bu daveti, hem arkadaşının problemini giderebilecek ve hem de stilini Fatshanda promote edebileği için sıcak karşıladı. Cazibeyi daha da artırmak için Yip Man, gözleri bağlı olarak dövüşebileceğinin söyledi. Bu, turnuva hakkında daha fazla bir yankı uyandırdı ve herkes Kam Shan Mauyu ilk dakikada deviren bu adamın gözleri bağlı olarak nasıl dövüşeceği hakkında sabırsızlanmaya başladı. Bazıları ise Yip Manın kazanma şansının çok düşük olduğundan endişeleniyorlardı.
Dövüş günü, kalabalık, dövüşün yapılacağı yerde çoktan hazırdı bile. Hakemin konutu ile dövüş başladı. Başta Charlie Wan atak olarak saldırırken, Yip Man köprü kolların hissi ile gözleri bağlı halde savunma yapıyordu. Charlie Wanın atakları sert ve kuvvetli olduğu halde Yip Man bu saldırıları tek tek çözüyor ve karşı atak yapıyordu. Bu şekilde atılan yumruk ve tekmeler, seyircileri çoşturuyordu. Sonunda hakem Lee Kwong Hoi birisinin ciddi şekilde yaralanmasından korktuğu için maçı durdurdu. Böylece maç, kalabalığın tezahüratları arasında galip-mağlup olmadan bırakıldı.
Dört kişinin hareket ettiremediği duruş pozisyonu
Yip Man, Fatshanda yaşarken bir ara dedektif timine komutanlık da yaptı. Tekniğinin çok yardımını gördü ve birden fazla olayda teknikleri hayatını kurtardı.
Bir olay var ki; hala Yip Manı unutulmaz kılıyor. Meslektaşları ile kung-fu hakkında konuşuyordu. Tevazu ile duruş pozisyonu alan Yip Man, her ayağından iki kişi çekecek şekilde dört tane kuvvetli arkadaşının ayaklarını ayırmaya çalışmasını istedi. Ne kadar kuvvetli çekerlerse çeksinler bu dört kuvvetli adam Yip Manın ayaklarına en ufak bir hareket yaptıramadılar.
Dört köknar dalını kıran tekme
Yip Manın dedektif timinden emekli bir dedektifin Yip Manın olağanüstü kuvvetine şahit olduğu söylenir. Bu emekli dedektifin yeğeni yerel bir avukat, epey yıllar sonra Hong Kongda Yip Manın talebesi olmuştur.
Hikayeye göre, bir gün, Yip Man ekibi ile birlikte bir hırsız çetesinin peşindeler. Çetenin saklandığını zannettikleri büyük bir çiftlik civarına gelirler. Çiftlik evinin ana kapısı önünde insan kolu kalınlığında köknar dallarından yapılmış bir giriş bulunuyor. Kayan giriş adı verilen bu giriş hırsızlardan korunmak için.bu nedenle daha sağlam ve güçlü. Girişin kapalı olduğunu gören Yip Man, hırsızların burayı Yip Man ve adamlarını durdurmak için kullandığı fark etti. Yanlarında hiçbir alep yoktu. Bu anda Yip Man tereddüt etmeden kapıya öyle bir tekme vurdu ki; kapıyı oluşturan köknar dallarının dördü de kırıldı. Daha sonra çiftliğe girerek hırsızları yakaladılar.
Yip Manın hayatını kurtaran duruş
Yip Manın dedektif timinin komutanı olduğu dönemde, takip ettiği hırsız evin içindeki merdivenden düz çatılı bir evin üstüne çıktı. Yip Manın da çatıya çıktığını gören hırsız hemen yandaki evin çatısına atladı ve bu evin merdiveninden aşağı kaçmak üzere idi. Hırsızın kaçmasını izlemektense hayatını riske atan Yip Man, hırsızın peşinden karşı tarafa atladı. Yip Manın atladığını gören hırsız, Yip Manın hemen önüne düştüğü merdiven kapısını Yip Mana çarptı. Bu seyredenleri çatıdan aşağı düşücek diye korkuttu. Fakat Yip Man onları yanılttı. Sadece vücudunun üst kısmı hafifçe geriye kayan Yip Man, dengesini kolayca sağladı. Bu olaydan sonra Fatshan halkı, Yip Manın Wing Tsun Kung-fu da yetisini iyice anlamış oldu.
Öğretmek istememesi
Son birkaç on yıllık dönem içinde dövüş sanatı namı Fatshanda herkesi etkilerken, Yip Man, Onu yaymak, kurucusunun isteğine muhalif olur diye ufak dahi olsa kimseye Wing Tsun öğretmeyi düşünmüyordu. Yateneklerini, kendi oğlu, dahil, hiç kimseye aktarmayı düşünmüyordu. Wing Tsunun ölümcül bir sanat olduğunu düşünüyordu. Wing Tsun kung-funun derinliğini öğrendikçe, savunma sanatı olarak ona daha hayran oluyordu. Bu nedenle asla bu sanatı öğreten bir usta olmayı düşünmedi.
İkinci Dünya Savaşı sırasında, Çin topraklarının büyük kısmının Japon istilasında olduğu dönemde, Yip Manın toprakları da işgal edilmişti ve Yip Man için hayat her geçen gün biraz daha zorlaşıyordu. Kısa zamanda Fatshana varan Japon askerleri Yip Manın ününü duydular ve onu kendilerini yetiştirmek için çağırabileceklerini düşündüler. Milli duygular ve işgalcilere karşı nefret hisleri ile Yip Man, onların bu davetini reddetti.
Savaştan sonra, Yip Man, ailesi ile birlikte Hong Konga taşındı. Onuru ve zengin bir ailede doğmuş olması nedenleri, kendine uygun bir iş bulmasını zorlaştırıyordu. Bununla birlikte fakirlikle mücadele etmesi gerekiyordu.
Wing Tsunun ilk gelişimi
1949da, Hong Kong Restoran İşçileri Derneğinin katibi olan çok yAKIN arkadaşı Lee Manın yardımıyla, Yip Mana derneğin kung-fu hocası olması teklif edildi. Epeyce bir ikna turlarından sonra Yip Man, işi kabul etti.
İlk başlarda, dernek üyeleri, ne Yip Mana, ne de geniş adımlı, uzun köprülü diğer kung-fu stillerinden farklı olan Wing Tsun adlı sisteme ehemmiyet vermediler. Bunun yanında, ustası gibi olan Yip Man, övünmekten hoşlanmıyor ve halk gösterilerine katılmıyordu. Bu nedenle, Wing Tsun pek bilinmiyordu.
Sadece birkaç talebesi olan Hong Kong Restoran İşçileri Derneğinin kung-fu hocası olarak iki yıl hizmet ettikten sonra, Kawloonda Yaumatei bölgesinde kendi okulunu kurdu ve restoran işçileri harici talebeler kabul etmeye başladı. Son iki yıl boyunca onu takip eden eski talebelerinin birçoğu onu okulunun işletmesinde yardımcı olmak için yardım etme teklifi ile geldiler. O andan sonra Wing Tsun Kung-fu, kung-fu hayranlarının dikkatini çekmeye başladı.
Daha sonra talebe sayısı artınca okulunu daha büyük bir yere taşımak durumunda kaldı. Yip Manın ünü ve Wing Tsun Kung-funun pratik değeri her geçen gün öğrenen sayısının arttığı polis teşkilatında hayranlık uyundırıyordu.
Öğretmeyi bırakması
Öğretmeyi bırakmadan evvel, Wing Tsun Kung-fuyu son yayma gayreti olarak, talebelerinin de yardımıyla 1967da Hong Kong Wing Tsun Atletik Birliğini (Hong Kong Wing Tsun Athletic Assosiation) kurdu. İki yıl sonra, 1969da, Singapurda düzenlenen, Birinci Güney Doğu Asya Kung-fu turnuvasına bir takım gönderildi. Takımın elde ettiği sonuç tatmin edici değildi. Bu nedenle daha çok sınıf açtı ve bunlar için fiyatı düşürdü. Ayrıcalıklı sınıftan(2), halkın gelebileceği sınıfa dönüştürme Wing Tsun Kung-fuyu halkın dikkatini çeker hale getirdi.
Mayıs 1970de, bütün sınıflar sağlam şekilde kurulunca, okulunun idaresini en iyi talebesi olan Leung Tinge devrederek sakin bir hayat yaşama kararı aldı.
Bu vakitten sonra, sabah, öğlen ya da akşam vakitlerinde yanlız başına çay ocaklarında çay içerek, ya da onların ustası olduğunu unutmuş halde talebeleri ile sohbet edip şakalaşarak vakit geçiriyordu. Niye havalanasın ki? Eğer insanlar sana saygı gösteriyorsa önemli bir pozisyondasındır. Onun felsefesi idi.
1970, 1971 yıllarında Yip Manın talebelirinden biri olan Bruce Lee ünlü bir film yıldızı oldu. Her ne kadar Jeet-Kune-Do ile bilinse de birçok kişi onun belirli bir dönem Yip Manın talebesi olduğunu biliyor. Öte yandan Yip Man böyle bir talebesi olduğu için asla kibirlenmedi. İnsanların Bruce Leeyi yetiştirdiği için ona her iltifatına, o, sadece gülümseyerek yetiniyordu. Wing Tsun Kung-fu teorileri hakkında yanlış beyanda bulunanları ya da haksız fikirleri nadiren çürütme eğilimine girmiştir. Doğru, doğrudur; Yip Man, Yip Mandır; Bruce Leeyi yetiştirmiş olması hiçbir şeyi değiştirmez.
Zamanın büyük ustası
1972de kader bu yaşlı adamı yakaladı. Bir cheek-up sonucu, vücut yapısı ve kuvvetini bozanın, yakalandığı gırtlak kanseri olduğu ortaya çıktı. Ama her zaman için hastalığı yenebileceğini düşünüyor ve bu amansız hastalıkla mücadele ediyordu. Çay içmeye gitmeye veya talebeleri ile sohbet etmeye devam etti. Talebeleri önünde asla inlemezdi ve talebeleri de onun ne kadar kararlı birisi olduğunu akıllarından çıkarmayarak biliyorlardı ki; ustalara asla güzel ifadelerle teselli edilmeyi sevmezdi. Bir seferinde hastaneye kaldırılmak zorunda kaldığında talebesi olan doktor, daha yaşayamayacağının söylese de bir hafta sonra iyileşerek tekrar eve dönmüştü.
Fakat 2 Aralık 1972de, arkasında Wing Tsun anılarıyla dolu bir hayat ve olağanüstü bir dövüş sanatı bırakarak öbür dünyaya iltihak etti.
1- O dönemin kung-fu geleneğine göre kendi ustasından başka bir ustadan teknik öğrenenler döneklikle itham ediliyordu.
2- O dönem itibarı ile kung-fu talebeleri ustalarına yüksek ücret ödüyorlardı. Ayrıcalıklı sınıf denmesinin nedeni yüksek ücretlerden dolayı talebelerin zengin kesimden olması idi.




