- Katılım
- 30 Kas 2011
- Konular
- 35
- Mesajlar
- 346
- Reaksiyon Skoru
- 14
- Altın Konu
- 0
- TM Yaşı
- 14 Yıl 6 Ay 17 Gün
- Başarım Puanı
- 67
- MmoLira
- 0
- DevLira
- 0
ROHAN2 WORLD 1-120 TR TİPİ OFFICIAL YOHARA, BALATHOR VE AMON! 80. GÜNÜNDE! +10.000 ONLİNE! HİLE VE BOT %100 ENGELLİ HEMEN TIKLA!
Şeytan Avcısı'na ne oldu, nasıl bu hale geldi?
Dante'nin yeni ofisini açmaya karar vermesiyle başlamıştı aslında her şey. Davetsiz müsafir bekleyip beklemediğini kimse bilmiyordu. Rahip kılıklı bir adamın ofise girmesiyle şekillendi daha sonra hikaye. O sadece bir elçiydi. Asıl konu, tamamiyle geçmişe dayanıyordu.
En başta neyin ne olduğunu bilmeden oynadık Devil May Cry'i. Capcom'un seriyi 3-1-2-4 diye devam ettirmesi, (Gerçi Wikia'da 3-1-4-2 olarak gidiyor ama...) oyun 3. seriye gelene kadar kafaları karıştırmıştı hep. DmC 1'de bir anda ne olduğunu anlamadan kendimizi Nelo Angelo ile dövüşürken bulmuştuk. 2. oyun hikaye ile tamamen alakasız gibi görünse de, yine de oynamıştık. Capcom hikaye zincirindeki sorunu anladığı vakit, Devil May Cry 3'ü yayımladı ve işte bu serinin zirve noktası da burada gerçekleşti.
3. oyunda ilerlemeye başladıkça kafamızdaki DmC hikayesinin parçaları yavaş yavaş birbirine uyuyordu. Oyunu bitirdiğimizde ise, hala bir şeyler eksik kalmıştı. Daha sonra yayımlanan Special Edition ile de neden Nelo Angelo ile dövüştüğümüzü tamamen anlamış olduk.
Bütün DmC hayranları, bir sonraki oyunu bekliyordu. Capcom sonunda duyuruyu yaptı. Fakat yine bir sorun vardı. Nero'da kimdi? Nelo Angelo ile mi bağlantısı vardı? Kesinlikle hayır...
Nero ile ilgili söylentiler durmak bilmedi. Kimi Vergil'ın oğlu olduğunu iddia etti, kimi ise ikizlerimizin kuzeni. Söylentilere kulak asmadan oyunu oynadık. Nero en başta sevilmemişti, fakat oyunu oynadıkça kalbimizdeki DmC yap-bozunun parçasını tamamlamıştı. Dante ise kişiliğinden hiçbir şey kaybetmemişti. Her zamanki gibi karizmatik ve güçlüydü. Aşk, dram ve aksiyon dolu macerayı da, Vergil efsanesi üzerinden tamamlamıştık.
Peki ya sırada ne vardı? DmC 5 mi, yoksa DmC 0 mı?
Hafif bir yağmur yağıyordu, çok hafif...
Yeni DmC'nin, gündeme bomba gibi düştüğünü hepimiz farkındaydık. Capcom'un oyunu Ninja Theory'e devretmesi ve yeni gelen Dante ile birlikte bütün DmC tabularımız yıkılmıştı. "DmC 5 gelsin!" edasıyla sokaklarda haykıran kalabalık, kesinlikle duyurudan sonra boyunlarını büküp evlerinin yolunu tutmuştu. Neyse ki yeni görüntüler ve fragmanlar yayımlanmaya başlayınca, göz ucuyla da olsa hepsini izleyip gördük. Yeni Dante'den hem çekiniyorduk, hem de korkuyorduk aslında.
Yayımlanan bir çok videoda, Ninja Theory ve Capcom bize oyun aksiyonunun daha da fazlalaştığını gösterdi. Yeni grafikler ve çevresel etmenlerle beraber daha farklı ve fantastik DmC zevki bizleri bekliyor olacaktı. Kesinlikle daha ağır olan Metal müziklerde cabası tabii ki. Videoları dikkatli izlediğinizde, Dante'nin önceki oyunlarında yaptığı kombolardan herhangi bir taviz vermediğini göreceksiniz. Swordmaster ve Gunslinger stilleri ile yaptığımız hareketlerin neredeyse bir çoğu mevcut. Ana konuyu ve ara yüzü değiştiren Ninja Theory'e, oynanış ve aksiyonu da aynı şekilde farklı boyutlara taşımadığı için teşekkür ediyoruz.
Aslında videoları izlerken, özellikle Dante'nin daha "yaratığımsı" bosslar ile yaptığı dövüşleri dikkatle inceledim. Bu incelemem sırasında gerçekten yeni Dante'nin aslında eski Dante gibi oynayıp dövüştüğünü farkettim. Bu benim hoşuma gitmişti. Komboların uzun, bol ve vurgun olması daha çok hoşuma gitmişti. Etrafımızdaki binaların bir anda şekil değiştirmesi, farklı türdeki zebanilerin üstümüze atlaması, ne kadar oyunu farklı boyuta taşısa da ilgi çekiyordu.
Peki ya bu videolar ve görsellerde gösterilen "ipuçlarına" ne demeli? Dante'nin havada bir anda etrafı negatife boyadığı, pelerinin ve saçlarının aynı eski Dante gibi göründüğü o ipuçları ve ayrıntılar. Bununla ilgili hiçbir açıklamama gelmemesi, Capcom'un ne kadar zeki oynadığının kanıtıydı. Bir süre sonra gerçekten "gerçek bir Dante'nin" firmada çalışan olarak bulunup, bulunmayacağını bile düşünmeye başlamıştım, açıkçası.
Yine de ne kadar ayrıntı, detay ve ipucu verilirse verilsin, hala başroldeki Dante oyuncuları üzmeye yetiyordu. "Beyaz saç istiyoruz, Emo değil!" şeklinde yapılan bir çok yoruma karşın, Capcom ve Ninja Theory yine sessiz kaldı. Nadir yapılan röportajlarla "Beklediğiniz gibi olmayacak, merak etmeyin." şeklinde oyunculara seslenen yapımcılar, bizlerin bu öfkesini bastırmaya çalıştı.
Vergil'dan bir haber yoktu. Daha sonra o meşhur video yayımlandı ve DmC tarihi büyük bir sarsıntıya uğradı.
"Hey Dante, beni hatırlamadın mı? Ben ikiz kardeşinim, Vergil..."
Video yayımlandı. Vergil görülmüştü. Büyük bir şoka uğramıştım diğer DmC hayranları ile beraber. Vergil eski ciddiyetini kaybetmiş, daha bir güler yüzlüydü. Bu kötü bir duyguydu. Oyundan mükemmel soğumuştum. Daha sonra videonun devamını izledikçe, oyun beni çekmeye başlamıştı yine. Neden mi? Şimdi hazır olun.
Videoda Vergil kendini The Order'ın başkanı olarak tanımladı Dante'ye. Dante'nin yol arkadaşı Cat ise (Bir Mary değil.) sanki Vergil'ın yandaşıymış gibi duruyordu. Cat'in The Order ile alakası tabii ki de vardı. Ama Vergil ne oldu da böyle bir mevkide karşıladı bizi? En azından Yamato'suna hala sahip. Bu sevindirici bir haber, gerçekten.
Videoda Dante'nin elinde aile fotoğrafına bakarken bir sahne mevcuttu. Sparda'nın yüzü kırılmıştı fakat resimde Dante siyah, Vergil ise beyaz saçlıydı. Bununla beraber yeni DmC oyununun DmC 5 değil de, aslında DmC 0 olduğunu anlamıştım. Bütün serinin geçmişine iniyorduk.
Dante ve Vergil'ın boynundaki kolyelerden eser yoktu. Fakat bildiğimiz kadarıyla, bu kolyeler ikizlerimize küçükken hediyelerdi. Kolyelerin işlevlerini ikizlerimiz daha sonra anlamıştı. DmC 3'ün ana konusu ise bu kolyeler etrafında dönüyordu. Peki ya bu kolyeler ne başta neredeydi, daha sonra nereden çıktı?
Dikkat çekmek isteyeceğim en önemli noktalardan biri var burada. DmC 3 oynayanlar, oyun içerisindeki DmC Guide'ı bilirler. Orada Vergil'ın biyografisini hatırlarsınız. Bakalım orada ne yazıyordu:
"Dante's half-man, half-demon twin brother. Wields a keepsake sword from his father but won't touch guns as he doesn't view them as weapons of a true warrior."
Çevirisi: "Dante'nin yarı-insan, yarı-ikiz kardeşi. Babasından yadigar bir kılıç kullanıyor, fakat gerçek bir savaşçının ateşli silah kullanmasını doğru bulmadığı için, silahlara dokunmuyor."
Bu bilgiyi tüm Vergil hayranları bilir. Vergil asla ateşli silah kullanmaz. Daha çok Karanlık Sanatın Savaşçısı olarak görür hep kendini. Ama bakın, son yayımlanan Gamescom DmC videosunda, belirli bir dakika da görülen sahneyi yakaladım sizler için:
Vergil'ın elinde silah var, ve büyük ihtimalle silahı doğrulttuğu kişi Dante'nin yeni ortağı Cat. Acımasızca.
Sonuç hüsran mı, yoksa...
Ön yargılar çok fazla. Yeni Dante'yi ben de sevmedim, hem de hiç. Yeni Vergil'ı da hiç sevmedim. Fakat DmC'yi kesinlikle alacak olmamın iki sebebi var. Birincisi; seriyi ve koleksiyonu bozmamak için alacağım. İkincisi ise; ilk 4 oyunla beraber, bunca soru işareti, bunca ipucu ve detay nasıl çözülecek, hikaye nasıl birbirine bağlanacak, bunu öğrenmek için alacağım.
Capcom, Hack'n'Slash dünyasını zamanında Devil May Cry ile sallamış bir firma. Ninja Theory ise Ninja Gaiden'la ünlendi zamanında. İki usta firmanın birbiriyle yaptığı bu iş birliği sonucu, ne kadar kötü yorum alsa da, DmC bizi şaşırtacak gibi görünüyor. Eğer ki Capcom bütün bu soruları biz DmC oyuncuları için yanıtsız bırakırsa, o zaman DmC'nin artık bittiği kanısına kesinlikle varabiliriz. Tek yapmamız gereken, bekleyip görmek.
Fragmanlar
En Son Fragman
Dante'nin yeni ofisini açmaya karar vermesiyle başlamıştı aslında her şey. Davetsiz müsafir bekleyip beklemediğini kimse bilmiyordu. Rahip kılıklı bir adamın ofise girmesiyle şekillendi daha sonra hikaye. O sadece bir elçiydi. Asıl konu, tamamiyle geçmişe dayanıyordu.
En başta neyin ne olduğunu bilmeden oynadık Devil May Cry'i. Capcom'un seriyi 3-1-2-4 diye devam ettirmesi, (Gerçi Wikia'da 3-1-4-2 olarak gidiyor ama...) oyun 3. seriye gelene kadar kafaları karıştırmıştı hep. DmC 1'de bir anda ne olduğunu anlamadan kendimizi Nelo Angelo ile dövüşürken bulmuştuk. 2. oyun hikaye ile tamamen alakasız gibi görünse de, yine de oynamıştık. Capcom hikaye zincirindeki sorunu anladığı vakit, Devil May Cry 3'ü yayımladı ve işte bu serinin zirve noktası da burada gerçekleşti.
3. oyunda ilerlemeye başladıkça kafamızdaki DmC hikayesinin parçaları yavaş yavaş birbirine uyuyordu. Oyunu bitirdiğimizde ise, hala bir şeyler eksik kalmıştı. Daha sonra yayımlanan Special Edition ile de neden Nelo Angelo ile dövüştüğümüzü tamamen anlamış olduk.
Bütün DmC hayranları, bir sonraki oyunu bekliyordu. Capcom sonunda duyuruyu yaptı. Fakat yine bir sorun vardı. Nero'da kimdi? Nelo Angelo ile mi bağlantısı vardı? Kesinlikle hayır...
Nero ile ilgili söylentiler durmak bilmedi. Kimi Vergil'ın oğlu olduğunu iddia etti, kimi ise ikizlerimizin kuzeni. Söylentilere kulak asmadan oyunu oynadık. Nero en başta sevilmemişti, fakat oyunu oynadıkça kalbimizdeki DmC yap-bozunun parçasını tamamlamıştı. Dante ise kişiliğinden hiçbir şey kaybetmemişti. Her zamanki gibi karizmatik ve güçlüydü. Aşk, dram ve aksiyon dolu macerayı da, Vergil efsanesi üzerinden tamamlamıştık.
Peki ya sırada ne vardı? DmC 5 mi, yoksa DmC 0 mı?
Hafif bir yağmur yağıyordu, çok hafif...
Yeni DmC'nin, gündeme bomba gibi düştüğünü hepimiz farkındaydık. Capcom'un oyunu Ninja Theory'e devretmesi ve yeni gelen Dante ile birlikte bütün DmC tabularımız yıkılmıştı. "DmC 5 gelsin!" edasıyla sokaklarda haykıran kalabalık, kesinlikle duyurudan sonra boyunlarını büküp evlerinin yolunu tutmuştu. Neyse ki yeni görüntüler ve fragmanlar yayımlanmaya başlayınca, göz ucuyla da olsa hepsini izleyip gördük. Yeni Dante'den hem çekiniyorduk, hem de korkuyorduk aslında.
Yayımlanan bir çok videoda, Ninja Theory ve Capcom bize oyun aksiyonunun daha da fazlalaştığını gösterdi. Yeni grafikler ve çevresel etmenlerle beraber daha farklı ve fantastik DmC zevki bizleri bekliyor olacaktı. Kesinlikle daha ağır olan Metal müziklerde cabası tabii ki. Videoları dikkatli izlediğinizde, Dante'nin önceki oyunlarında yaptığı kombolardan herhangi bir taviz vermediğini göreceksiniz. Swordmaster ve Gunslinger stilleri ile yaptığımız hareketlerin neredeyse bir çoğu mevcut. Ana konuyu ve ara yüzü değiştiren Ninja Theory'e, oynanış ve aksiyonu da aynı şekilde farklı boyutlara taşımadığı için teşekkür ediyoruz.
Aslında videoları izlerken, özellikle Dante'nin daha "yaratığımsı" bosslar ile yaptığı dövüşleri dikkatle inceledim. Bu incelemem sırasında gerçekten yeni Dante'nin aslında eski Dante gibi oynayıp dövüştüğünü farkettim. Bu benim hoşuma gitmişti. Komboların uzun, bol ve vurgun olması daha çok hoşuma gitmişti. Etrafımızdaki binaların bir anda şekil değiştirmesi, farklı türdeki zebanilerin üstümüze atlaması, ne kadar oyunu farklı boyuta taşısa da ilgi çekiyordu.
Peki ya bu videolar ve görsellerde gösterilen "ipuçlarına" ne demeli? Dante'nin havada bir anda etrafı negatife boyadığı, pelerinin ve saçlarının aynı eski Dante gibi göründüğü o ipuçları ve ayrıntılar. Bununla ilgili hiçbir açıklamama gelmemesi, Capcom'un ne kadar zeki oynadığının kanıtıydı. Bir süre sonra gerçekten "gerçek bir Dante'nin" firmada çalışan olarak bulunup, bulunmayacağını bile düşünmeye başlamıştım, açıkçası.
Yine de ne kadar ayrıntı, detay ve ipucu verilirse verilsin, hala başroldeki Dante oyuncuları üzmeye yetiyordu. "Beyaz saç istiyoruz, Emo değil!" şeklinde yapılan bir çok yoruma karşın, Capcom ve Ninja Theory yine sessiz kaldı. Nadir yapılan röportajlarla "Beklediğiniz gibi olmayacak, merak etmeyin." şeklinde oyunculara seslenen yapımcılar, bizlerin bu öfkesini bastırmaya çalıştı.
Vergil'dan bir haber yoktu. Daha sonra o meşhur video yayımlandı ve DmC tarihi büyük bir sarsıntıya uğradı.
"Hey Dante, beni hatırlamadın mı? Ben ikiz kardeşinim, Vergil..."
Video yayımlandı. Vergil görülmüştü. Büyük bir şoka uğramıştım diğer DmC hayranları ile beraber. Vergil eski ciddiyetini kaybetmiş, daha bir güler yüzlüydü. Bu kötü bir duyguydu. Oyundan mükemmel soğumuştum. Daha sonra videonun devamını izledikçe, oyun beni çekmeye başlamıştı yine. Neden mi? Şimdi hazır olun.
Videoda Vergil kendini The Order'ın başkanı olarak tanımladı Dante'ye. Dante'nin yol arkadaşı Cat ise (Bir Mary değil.) sanki Vergil'ın yandaşıymış gibi duruyordu. Cat'in The Order ile alakası tabii ki de vardı. Ama Vergil ne oldu da böyle bir mevkide karşıladı bizi? En azından Yamato'suna hala sahip. Bu sevindirici bir haber, gerçekten.
Videoda Dante'nin elinde aile fotoğrafına bakarken bir sahne mevcuttu. Sparda'nın yüzü kırılmıştı fakat resimde Dante siyah, Vergil ise beyaz saçlıydı. Bununla beraber yeni DmC oyununun DmC 5 değil de, aslında DmC 0 olduğunu anlamıştım. Bütün serinin geçmişine iniyorduk.
Dante ve Vergil'ın boynundaki kolyelerden eser yoktu. Fakat bildiğimiz kadarıyla, bu kolyeler ikizlerimize küçükken hediyelerdi. Kolyelerin işlevlerini ikizlerimiz daha sonra anlamıştı. DmC 3'ün ana konusu ise bu kolyeler etrafında dönüyordu. Peki ya bu kolyeler ne başta neredeydi, daha sonra nereden çıktı?
Dikkat çekmek isteyeceğim en önemli noktalardan biri var burada. DmC 3 oynayanlar, oyun içerisindeki DmC Guide'ı bilirler. Orada Vergil'ın biyografisini hatırlarsınız. Bakalım orada ne yazıyordu:
"Dante's half-man, half-demon twin brother. Wields a keepsake sword from his father but won't touch guns as he doesn't view them as weapons of a true warrior."
Çevirisi: "Dante'nin yarı-insan, yarı-ikiz kardeşi. Babasından yadigar bir kılıç kullanıyor, fakat gerçek bir savaşçının ateşli silah kullanmasını doğru bulmadığı için, silahlara dokunmuyor."
Bu bilgiyi tüm Vergil hayranları bilir. Vergil asla ateşli silah kullanmaz. Daha çok Karanlık Sanatın Savaşçısı olarak görür hep kendini. Ama bakın, son yayımlanan Gamescom DmC videosunda, belirli bir dakika da görülen sahneyi yakaladım sizler için:
Vergil'ın elinde silah var, ve büyük ihtimalle silahı doğrulttuğu kişi Dante'nin yeni ortağı Cat. Acımasızca.
Sonuç hüsran mı, yoksa...
Ön yargılar çok fazla. Yeni Dante'yi ben de sevmedim, hem de hiç. Yeni Vergil'ı da hiç sevmedim. Fakat DmC'yi kesinlikle alacak olmamın iki sebebi var. Birincisi; seriyi ve koleksiyonu bozmamak için alacağım. İkincisi ise; ilk 4 oyunla beraber, bunca soru işareti, bunca ipucu ve detay nasıl çözülecek, hikaye nasıl birbirine bağlanacak, bunu öğrenmek için alacağım.
Capcom, Hack'n'Slash dünyasını zamanında Devil May Cry ile sallamış bir firma. Ninja Theory ise Ninja Gaiden'la ünlendi zamanında. İki usta firmanın birbiriyle yaptığı bu iş birliği sonucu, ne kadar kötü yorum alsa da, DmC bizi şaşırtacak gibi görünüyor. Eğer ki Capcom bütün bu soruları biz DmC oyuncuları için yanıtsız bırakırsa, o zaman DmC'nin artık bittiği kanısına kesinlikle varabiliriz. Tek yapmamız gereken, bekleyip görmek.
Fragmanlar