Ayyıldız2 | 2008 TR Yapısı • 1-99 Orta Emek Destan • Oto Avsız • 10 Temmuz 21:00 HEMEN TIKLA!
Yazarı: GÜLTEN DAYIOĞLU
Çocukluğumuzu domine etmiş yazarlardan olan Gülten Dayıoğlunun 35 fantastik kitabından biri olan sunanın serçelerinin baş kahramanı suna (hadi ya) çok yaramaz bir çocuktur, bütün gününü mahallede top peşinde koşturup toza bulanarak geçirmektedir, bir kıza yakışmayan davranışlarda bulunduğunu ilk sayfalardan hemen anlarız.
Sanırım Gülten Dayıoğlu gözümüze sokarak sokaklarda oynamak kızlara yakışmamak, evde oturmak, dikiş dikmek mesajı vermektedir.
Böyle top peşinde koşturduğu günlerden birinde ortalıkta açıkta bırakılmış sönmemiş kireç dolu çukura düşmeyi başarır, ve işte o artık sakat bir insandır, bacakları korkunç derecede yanmış, suna yüryemez hale gelmiştir. Tüm bu sebeplerden dolayı okula gidemeyecek, en az bir seneyi evde yatalak ya da oturak bir konumda geçirecektir.
Neyseki Gülten Dayıoğlu sunaya muhteşem bir, hatta ne bir, tam 12 tane alter ego yaratarak sunayı her hafta ya da her ay bir serçen ile konuşturur, serçeler boyunlarındaki değişik renkteki ipliklerden tanınabilmekte, (benim favorim yeşil serçe arkadaşım), sunanın camına gelip ekmek yiyip, hikayeler anlatmaktadırlar.
Suna bir seneye yakın bir zamanı böyle kuklacılıkla geçirir, neşe dolar, hayatın anlamını keşfeder.
En nihayetinde suna kendi kendine anlattığı, kuşlar söyledi temalı hikayeleriyle evde geçirdiği zamanda sıkıntıdan ölmemeyi başarır, bize de okunacak hatta seneler sonra üzerinden referans verilecek bir kitap çıkar. Aferin suna, trendi seneler evvelinden belirlemişsin (kırmızı serçe de fena değildi)
Çocukluğumuzu domine etmiş yazarlardan olan Gülten Dayıoğlunun 35 fantastik kitabından biri olan sunanın serçelerinin baş kahramanı suna (hadi ya) çok yaramaz bir çocuktur, bütün gününü mahallede top peşinde koşturup toza bulanarak geçirmektedir, bir kıza yakışmayan davranışlarda bulunduğunu ilk sayfalardan hemen anlarız.
Sanırım Gülten Dayıoğlu gözümüze sokarak sokaklarda oynamak kızlara yakışmamak, evde oturmak, dikiş dikmek mesajı vermektedir.
Böyle top peşinde koşturduğu günlerden birinde ortalıkta açıkta bırakılmış sönmemiş kireç dolu çukura düşmeyi başarır, ve işte o artık sakat bir insandır, bacakları korkunç derecede yanmış, suna yüryemez hale gelmiştir. Tüm bu sebeplerden dolayı okula gidemeyecek, en az bir seneyi evde yatalak ya da oturak bir konumda geçirecektir.
Neyseki Gülten Dayıoğlu sunaya muhteşem bir, hatta ne bir, tam 12 tane alter ego yaratarak sunayı her hafta ya da her ay bir serçen ile konuşturur, serçeler boyunlarındaki değişik renkteki ipliklerden tanınabilmekte, (benim favorim yeşil serçe arkadaşım), sunanın camına gelip ekmek yiyip, hikayeler anlatmaktadırlar.
Suna bir seneye yakın bir zamanı böyle kuklacılıkla geçirir, neşe dolar, hayatın anlamını keşfeder.
En nihayetinde suna kendi kendine anlattığı, kuşlar söyledi temalı hikayeleriyle evde geçirdiği zamanda sıkıntıdan ölmemeyi başarır, bize de okunacak hatta seneler sonra üzerinden referans verilecek bir kitap çıkar. Aferin suna, trendi seneler evvelinden belirlemişsin (kırmızı serçe de fena değildi)