Ayyıldız2 | 2008 TR Yapısı • 1-99 Orta Emek Destan • Oto Avsız • 10 Temmuz 21:00 HEMEN TIKLA!
Sıcak bir günün akşamında iki arkadaş -biri ufak tefek, diğeri iri yarı- çalışıp para kazanmak amacıyla Kaliforniyanın Salinas Vadisindeki bir çiftliğe doğru gider. Otobüs şoförü tembellik edip kendilerini çiftliğin beş kilometre kadar berisinde indirdiği için kalan yolu sıcakta yürümek zorunda kalırlar.
İki arkadaştan iri yarı olanın adı, Lenniedir. Lennie, zeka özürlüdür, görünüşü kocaman bir adam gibidir, fakat küçücük bir çocuğun zekasına sahiptir. Bir boğa kadar da güçlüdür. Fare, tavşan, köpek gibi hayvanları yumuşak tüylerinden dolayı okşamayı, mıncıklamayı sever, ancak güçlü parmaklarıyla farkında olmadan onları öldürür. Daha önce kuzeyde bir çiftlikte, sokaktan geçen bir kızın elbisesini okşamak istemiş, kız kaçmaya çalışınca da Lennie tıpkı fare gibi kıza yapışmış, kız çığlığı basınca da kasabada ne kadar erkek varsa peşlerine düşmüş, bu yüzden bütün bir geceyi sulama kanalında geçirmişlerdir. George, zeka özürlü arkadaşını tehlikelerden korumaya çalışır, ona kol kanat gerer, fakat başları sürekli belaya girer.
Çiftliğe doğru yürürlerken George, Lennienin elindeki ölü fareyi görür, fareyi alır, fundalıkların arasına fırlatır. Salinas Nehrinin kıyısında durup yemeklerini yerler. George tek başına daha rahat bir yaşam sürecekken, Lennie yüzünden başına sürekli belalar gelmiş. Omuzlarında özürlü bir insanı taşımanın ağırlığını duyar. Arkadaşının kendi başına yaşayamayacağını bildiği için yatışır.
George, yarın kendisi patronla konuşurken Lennienin susmasını ister. Çünkü Lennie konuşacak olursa, aklının kıt olduğu açığa çıkacak ve patron kendilerini işçi olarak almaktan vazgeçecektir. George bundan korktuğu için, ne olursa olsun konuşmaması konusunda Lennieye sıkı sıkı tembih verir. Lennie, arkadaşından birlikte kurdukları hayallerini anlatmasını ister. Bir gün parayı denkleştirip küçük bir ev satın alacaklar, kendi tarlaları olacak, burada hayvanlar besleyeceklerdir. George, Lennieye eğer başı derde girecek olursa buraya gelip fundalıkların arasına saklanmasını sıkıca tembihler.
Akşam varmaları gereken çiftliğe, ertesi sabah varırlar. Candy adındaki yaşlı bir adam kendilerini işçilerin kaldığı yatakhaneye götürür. Bir süre sonra patron gelir, çiftliğe niçin zamanında gelmediklerini sorar. Lennieye sorduğu sorulara Georgeun yanıt vermesi patronun dikkatini çeker. George, arkadaşının pek zeki olmadığını, ancak bir boğa kadar güçlü olduğunu belirtir. Patron, kendisine bir oyun oynandığını, Georgeun bu adamın parasını yediğini düşünür. George, Lennienin kuzeni olduğunu, annesi öldükten sonra ona kendisinin göz kulak olduğunu söyler.
Bir süre sonra patronun oğlu Curley içeri girer. Kendisi ufak tefek biri olduğundan iri cüsseli birini görmeye dayanamaz. Lennieye soru sorar, yanıtını alamayınca sinirlenir. George, sorun çıkmasın diye soruları kendisi yanıtlar. Patronun oğlundan hiç hoşlanmaz. Yaşlı temizlikçi Candy, patronun oğlu hakkında bilgi verir. Onun usta bir boksör olduğunu, kendisinden iri birini görmeye dayanamadığını, iki hafta önce oynak bir kadınla evlendiğini söyler. George, Lennienin çok güçlü olduğunu, Curleynin Lennieye bulaşmamasını söyler. George, bu adamın başlarına bela olacağını hisseder, Lennieyi Curleyden uzak durması konusunda uyarır. Başına kötü bir şey gelecek olursa, nehir kıyısındaki fundalıklara saklanması gerektiğini hatırlatır. Dışarıdan arpa ekiplerini taşıyan arabaların gürültüsü gelir.
Yatakhanenin kapısında Curleynin karısı görünür. Rujlu dolgun dudakları, boyanmış gözleri, kırmızı ojeli tırnakları ve işveli tavırlarıyla Curleyyi aradığını söyler. Amacı çiftliğe yeni gelen işçilerle tanışmaktır. Lennie, gözlerinin kadından alamaz. George, arkadaşını bu kadından uzak durması konusunda uyarır.
Arabacı Slim, yatakhaneye gelir; ağırbaşlı, otoriter, olgun, güzel ve etkili konuşan bir adamdır. George, Slimle tanışır. George ve Lennie, Slimin ekibinde arpa yükleme işinde çalışacaklardır. George, Slime arkadaşı Lennienin kafasının pek çalışmadığını, fakat çok güçlü olduğunu, iki adamın kaldıramadığı arpa çuvallarını kolaylıkla kaldırabildiğini söyler.
Yatakhaneye Carlson adında bir işçi gelir, Slimin köpeğinin yavruladığını söyler. Carlson, Candynin köpeğinin iyice yaşlandığını, çok pis koktuğunu, dişlerinin döküldüğünü, gözlerinin görmediğini, pis kokusunun yatakhaneye sindiğini söyler. Yaşlı adamın ikna edilip bu köpeğin vurulmasını ister. Lennie, yavru köpekler sözünü duyunca çok heyecanlanır, Georgetan bu yavrulardan birini kendisine almasını ister.
Slim, arpa çuvallarını kolaylıkla taşıyan Lennieden etkilenir. Onun kadar güçlü bir işçi görmemiştir. George, arkadaşı hakkında Slime bilgi verir. Lennienin kuş beyinli olduğunu, fakat deli olmadığını, kimseye bir zararının dokunmadığını, Clara teyzenin onu bebekken evlatlık aldığını, teyzesi öldükten sonra da çiftliklerde beraber çalıştıklarını anlatır. Konuşma sırasında, son olarak Weedde çalışırlarken Lennienin başını belaya soktuğunu ağzından kaçırır. Slime güvendiği için olan biteni anlatır. Lennienin sokaktan geçen kırmızı elbiseli bir kızı gördüğünü, sırf yumuşak mı diye merakından kızın elbisesine dokunmak istediğini, kız çığlık atınca da elbiseye yapıştığını anlatır. Lennienin güçlü parmaklarını açıp kızı kurtarmak hiç de kolay olmamıştır. George, arkadaşının kafasına bir çit kazığıyla vurmuş ve kızı kurtarmıştır. Tabi kız doğru polise gitmiş, kasabanın tüm erkekleri peşlerine düşmüştür. Gün boyunca sulama kanalında saklanmak zorunda kalmış, sonra da kaçmışlardır.
Slim, yavru köpeklerden birini Lennieye verir. Lennie, çocuk gibi sevinir; yavru köpeklerden birini yatakhaneye getirir. George buna izin vermez. Köpeği hemen anasının yanına ahıra götürmesini söyler. Lennie, geceyi ahırda köpeklerin yanında geçirir.
Carlson, Candynin yaşlı köpeğinin çok kötü koktuğunu söyler, onu öldürmesi için izin ister. Slimin köpeğinin yavruladığını, yavrulardan birini alıp büyütmesini söyler. Candy, köpeğine çok alıştığını söyler, itiraz eder. Slim de yaşlı köpeğin öldürülmesinin doğru olacağını belirtir. Carlson, leş gibi kokan bir itle aynı yerde yatamayacağını söyler, tabancasını alır, yaşlı köpeği dışarı çıkarır. Bir süre sonra bir el silah sesi duyulur. Candy, yatağına uzanır, arkasını döner, duvara bakarak sessizce uyur.
Zenci seyis Crooks, iri adamın ahırda yavru köpekleri mıncıkladığını, onlara zarar vereceğini söyler. Lennie, yatakhaneye geldiğinde, George ona köpekleri mıncıklamaması gerektiğini söyler. Lennie, arkadaşından hayallerini anlatmasını ister. George anlatmaya başlar; biraz para biriktirince küçük bir ev ve tarla alacaklarını, bahçelerinde canları ne isterse onu yetiştireceklerini, tavşanlara Lennienin bakacağını söyler. Konuşmalara kulak misafiri olan Candy, birikmiş parasının olduğunu ve bu hayale ortak olmak istediğini söyler. Artık iyice yaşlandığını, tek koluyla işe yaramayacağını, ancak yemek pişirip tavuklara bakabileceğini söyler. İki arkadaşın hayalleri vardır, fakat bu hayallerini gerçekleştirecek paraları yoktur. Yaşlı adam, birikmiş parasının olduğunu söyleyince heyecanlanırlar.
Curley, sinirli bir halde yatakhaneye gelir, karısını aramaktadır. Bu sırada Lennie kendi kendine güler. Curley, Lennieye sataşır, daha sonra da onu yumruklamaya başlar. Lennienin burnundan kanlar fışkırır. Curley, Lennieyi pataklamaya devam eder. Zavallı Lennie, ne yapacağını bilemez, yüzü gözü kan içinde kalır. George, arkadaşına karşılık vermesini söyler. Bunun üzerine Lennie, Curleyin savrulan yumruğunu havada yakalar, olanca gücüyle sıkmaya başlar. Curley, oltaya tutulmuş bir balık misali çırpınmaya, ağlamaya başlar. George, Lennienin parmaklarını gevşetebilmek için onu tokatlar. Lennie, Curleynin elini bırakır. El öylesine ezilmiştir ki, kemik diye bir şey kalmamıştır.
Curleyyi doktora götürmeye karar verirler. George bu olaydan sonra çiftlikten kovulacağını düşünür. Slime, paraya ihtiyaçları olduğunu, çalışmak zorunda olduklarını söyler. Slim, Curleynin yanına gider, soranlara elini makineye kaptırdığını söylemesini, şayet bu adamları kovduracak olursa, olan biteni olduğu gibi anlatacaklarını, kendisinin rezil olacağını söyler. Curley, çaresiz kabul eder.
George, diğer işçilerle eğlenmeye gider. Çiftlikte kalan Lennie, ahırın yanındaki barakada kalan zenci seyis Crooksun odasından gelen ışığı görür, içeri girer. Crooks, zenci olduğundan onun yatakhanede yatmasına izin vermezler. Slim ve patronun dışında odasına kimse gelmez. Crooks, Lennienin geldiğini görünce şaşırır. Kendisini anlamayacağını bile bile, Lennieye içini döker. Kendisini sırf zenci olduğu için yatakhaneye almadıklarını, kendisiyle kâğıt oynamadıklarını, odasına kapanıp kitap okumaktan başka bir şey yapamadığını, yalnızlıktan bunaldığını anlatır. Bir süre sonra yaşlı temizlikçi Candy de odaya gelir. Küçük bir çiftlik alma hayallerinden zenci seyise söz açar. Crooks bugüne kadar bu hayali gerçekleştiren tek bir kişi görmediğini söyler.
Curleynin karısı da zenci seyisin odasına gelir. Bütün gün evde oturup Curleynin palavralarını dinlemekten sıkıldığını söyler. Curleynin eline ne olduğunu sorar. Yaşlı Candy, Curleynin elini makineye kaptırdığını söyler. Crooks, kadını odasından kovmaya çalışır. Kadın, patronun oğluyla evli olmanın verdiği güçle Crooksa hakaretler yağdırır. Crooks, işinden kovulmamak için sessiz kalır. Curleynin karısı, Lennienin yüzündeki yara bere izlerinden kocasının elini kimin o duruma getirdiğini anlar. George gelir, kendilerine ait hayallerinin Crooksa da söylenmiş olmasına kızar.
Pazar günü öğleden sonra işçiler, demir çubuğa at nalı atarak vakit geçirmektedir. Bu sırada Lennie ahırda tek başınadır. Farkında olmadan öldürdüğü köpek yavrusunu, samanların içine saklamaya çalışır. Yine kötü bir şey yaptığını, Georgeun kendisine kızacağını düşünür. Dışarıdan demir çubuğa çarpan at nallarının şangırtısı, işçilerin bağırışları gelir. Curleynin karısı ahıra gelir, Lennieye yakınlaşmaya çalışır. Onunla konuşmak, içini dökmek ister. Bir tiyatro oyuncusu ya da bir film yapımcısıyla evlenmek istediğini, fakat annesinin buna engel olduğunu söyler. Çok daha iyi yerlerde olabilecekken, şimdi bu çiftlikte çok sıkıcı bir yaşama mahkum olduğunu, kocası Curleyyi hiç sevmediğini söyler. Lennie güzel, yumuşak ve tüylü şeyleri okşamayı sevdiğini söyler. Kadın yumuşak saçlarıyla oynayarak Lennieye saçlarına dokunabileceğini söyler. Lennie, kadının saçlarını okşamaya başlar, okşayışları gittikçe sertleşir. Kadın kurtulmaya çalışır, çığlık atmaya başlar. Lennie ne yapacağını şaşırır, kadının ağzını kapatır. Parmakları kadının saçlarının arasındadır. Kadın çırpınmaktadır. Lennie, güçlü kollarıyla kadını silkeler. Kadının boynu kırılır. Lennie, yine kötü bir şey yaptığını, başının belaya gireceğini hisseder. Georgeun kendisine kızacağını düşünür. Kadının üzerini samanlarla örtmeye çalışır. O anda, başını belaya soktuğunda nehir kıyısındaki fundalıklara saklanması gerektiğini hatırlar. Ölü köpek yavrusunu cebine koyar, ahırdan çıkar, fundalıklara gider.
Yaşlı Candy ahıra girdiğinde, samanların üzerinde Curleynin karısını görür. Ona yaklaşır, kadının ölmüş olduğunu anlar. Hemen Georgeu alıp getirir. George, bu işi Lennienin yaptığını anlar. Dışarıdaki işçilerin Lennieyi linç etmelerinden korkar. Kendisinin bu işle ilgisinin olduğunu düşünmesinler diye bir süre bekledikten sonra dışarıda at nalı oynayan işçilere haber vermesini söyler, kendi de yatakhaneye gider.
Candy biraz bekledikten sonra dışarıdakilere haber verir. Adamlar koşarak ahıra gelir. Slim, kadının kırılmış boynunu inceler. Curley, bu işi yapanın Lennie olduğunu söyler, tüfeğini almak için koşar, Carlson da Luger tabancasını almak için peşinden gider. Carlson, tabancasını bulamaz. Carlsonun tabancasını Lennienin almış olacağını düşünürler. Yaşlı Candyyi cesedin başında bırakırlar, hep birlikte Lennienin peşine düşerler.
Lennie, nehir kıyısındaki fundalıklara gider, kendi kendine konuşur. Kötü bir şey yaptığı için vicdan azabı çeker. George gelir, elinde Carlsonun Luger tabancası vardır. Lennie, arkadaşından yine hayallerini anlatmasını ister. George hayallerini anlatmaya başlar, Lenniye nehrin öbür kıyısına bakmasını, anlattıklarını gözünde canlandırmasını söyler. Lennienin arkasına geçer, tabancanın emniyetini açar, tabancayı tuttuğu elini kaldırır. Lennienin ensesine bakar. Eli titrer, elini yere indirir. Hayallerini anlatmaya devam eder, kulağına Lennienin peşine düşen işçilerin sesleri gelir. George, ikinci kez elini kaldırır, çok sevdiği arkadaşını ensesinden vurup öldürür. Elindeki tabancayı fırlatır. Kumların üzerinde bir süre taşa kesmiş gibi oturur. Slim, yapması gereken bir şeyi yaptığını söyleyerek onu rahatlatmaya çalışır.
İki arkadaştan iri yarı olanın adı, Lenniedir. Lennie, zeka özürlüdür, görünüşü kocaman bir adam gibidir, fakat küçücük bir çocuğun zekasına sahiptir. Bir boğa kadar da güçlüdür. Fare, tavşan, köpek gibi hayvanları yumuşak tüylerinden dolayı okşamayı, mıncıklamayı sever, ancak güçlü parmaklarıyla farkında olmadan onları öldürür. Daha önce kuzeyde bir çiftlikte, sokaktan geçen bir kızın elbisesini okşamak istemiş, kız kaçmaya çalışınca da Lennie tıpkı fare gibi kıza yapışmış, kız çığlığı basınca da kasabada ne kadar erkek varsa peşlerine düşmüş, bu yüzden bütün bir geceyi sulama kanalında geçirmişlerdir. George, zeka özürlü arkadaşını tehlikelerden korumaya çalışır, ona kol kanat gerer, fakat başları sürekli belaya girer.
Çiftliğe doğru yürürlerken George, Lennienin elindeki ölü fareyi görür, fareyi alır, fundalıkların arasına fırlatır. Salinas Nehrinin kıyısında durup yemeklerini yerler. George tek başına daha rahat bir yaşam sürecekken, Lennie yüzünden başına sürekli belalar gelmiş. Omuzlarında özürlü bir insanı taşımanın ağırlığını duyar. Arkadaşının kendi başına yaşayamayacağını bildiği için yatışır.
George, yarın kendisi patronla konuşurken Lennienin susmasını ister. Çünkü Lennie konuşacak olursa, aklının kıt olduğu açığa çıkacak ve patron kendilerini işçi olarak almaktan vazgeçecektir. George bundan korktuğu için, ne olursa olsun konuşmaması konusunda Lennieye sıkı sıkı tembih verir. Lennie, arkadaşından birlikte kurdukları hayallerini anlatmasını ister. Bir gün parayı denkleştirip küçük bir ev satın alacaklar, kendi tarlaları olacak, burada hayvanlar besleyeceklerdir. George, Lennieye eğer başı derde girecek olursa buraya gelip fundalıkların arasına saklanmasını sıkıca tembihler.
Akşam varmaları gereken çiftliğe, ertesi sabah varırlar. Candy adındaki yaşlı bir adam kendilerini işçilerin kaldığı yatakhaneye götürür. Bir süre sonra patron gelir, çiftliğe niçin zamanında gelmediklerini sorar. Lennieye sorduğu sorulara Georgeun yanıt vermesi patronun dikkatini çeker. George, arkadaşının pek zeki olmadığını, ancak bir boğa kadar güçlü olduğunu belirtir. Patron, kendisine bir oyun oynandığını, Georgeun bu adamın parasını yediğini düşünür. George, Lennienin kuzeni olduğunu, annesi öldükten sonra ona kendisinin göz kulak olduğunu söyler.
Bir süre sonra patronun oğlu Curley içeri girer. Kendisi ufak tefek biri olduğundan iri cüsseli birini görmeye dayanamaz. Lennieye soru sorar, yanıtını alamayınca sinirlenir. George, sorun çıkmasın diye soruları kendisi yanıtlar. Patronun oğlundan hiç hoşlanmaz. Yaşlı temizlikçi Candy, patronun oğlu hakkında bilgi verir. Onun usta bir boksör olduğunu, kendisinden iri birini görmeye dayanamadığını, iki hafta önce oynak bir kadınla evlendiğini söyler. George, Lennienin çok güçlü olduğunu, Curleynin Lennieye bulaşmamasını söyler. George, bu adamın başlarına bela olacağını hisseder, Lennieyi Curleyden uzak durması konusunda uyarır. Başına kötü bir şey gelecek olursa, nehir kıyısındaki fundalıklara saklanması gerektiğini hatırlatır. Dışarıdan arpa ekiplerini taşıyan arabaların gürültüsü gelir.
Yatakhanenin kapısında Curleynin karısı görünür. Rujlu dolgun dudakları, boyanmış gözleri, kırmızı ojeli tırnakları ve işveli tavırlarıyla Curleyyi aradığını söyler. Amacı çiftliğe yeni gelen işçilerle tanışmaktır. Lennie, gözlerinin kadından alamaz. George, arkadaşını bu kadından uzak durması konusunda uyarır.
Arabacı Slim, yatakhaneye gelir; ağırbaşlı, otoriter, olgun, güzel ve etkili konuşan bir adamdır. George, Slimle tanışır. George ve Lennie, Slimin ekibinde arpa yükleme işinde çalışacaklardır. George, Slime arkadaşı Lennienin kafasının pek çalışmadığını, fakat çok güçlü olduğunu, iki adamın kaldıramadığı arpa çuvallarını kolaylıkla kaldırabildiğini söyler.
Yatakhaneye Carlson adında bir işçi gelir, Slimin köpeğinin yavruladığını söyler. Carlson, Candynin köpeğinin iyice yaşlandığını, çok pis koktuğunu, dişlerinin döküldüğünü, gözlerinin görmediğini, pis kokusunun yatakhaneye sindiğini söyler. Yaşlı adamın ikna edilip bu köpeğin vurulmasını ister. Lennie, yavru köpekler sözünü duyunca çok heyecanlanır, Georgetan bu yavrulardan birini kendisine almasını ister.
Slim, arpa çuvallarını kolaylıkla taşıyan Lennieden etkilenir. Onun kadar güçlü bir işçi görmemiştir. George, arkadaşı hakkında Slime bilgi verir. Lennienin kuş beyinli olduğunu, fakat deli olmadığını, kimseye bir zararının dokunmadığını, Clara teyzenin onu bebekken evlatlık aldığını, teyzesi öldükten sonra da çiftliklerde beraber çalıştıklarını anlatır. Konuşma sırasında, son olarak Weedde çalışırlarken Lennienin başını belaya soktuğunu ağzından kaçırır. Slime güvendiği için olan biteni anlatır. Lennienin sokaktan geçen kırmızı elbiseli bir kızı gördüğünü, sırf yumuşak mı diye merakından kızın elbisesine dokunmak istediğini, kız çığlık atınca da elbiseye yapıştığını anlatır. Lennienin güçlü parmaklarını açıp kızı kurtarmak hiç de kolay olmamıştır. George, arkadaşının kafasına bir çit kazığıyla vurmuş ve kızı kurtarmıştır. Tabi kız doğru polise gitmiş, kasabanın tüm erkekleri peşlerine düşmüştür. Gün boyunca sulama kanalında saklanmak zorunda kalmış, sonra da kaçmışlardır.
Slim, yavru köpeklerden birini Lennieye verir. Lennie, çocuk gibi sevinir; yavru köpeklerden birini yatakhaneye getirir. George buna izin vermez. Köpeği hemen anasının yanına ahıra götürmesini söyler. Lennie, geceyi ahırda köpeklerin yanında geçirir.
Carlson, Candynin yaşlı köpeğinin çok kötü koktuğunu söyler, onu öldürmesi için izin ister. Slimin köpeğinin yavruladığını, yavrulardan birini alıp büyütmesini söyler. Candy, köpeğine çok alıştığını söyler, itiraz eder. Slim de yaşlı köpeğin öldürülmesinin doğru olacağını belirtir. Carlson, leş gibi kokan bir itle aynı yerde yatamayacağını söyler, tabancasını alır, yaşlı köpeği dışarı çıkarır. Bir süre sonra bir el silah sesi duyulur. Candy, yatağına uzanır, arkasını döner, duvara bakarak sessizce uyur.
Zenci seyis Crooks, iri adamın ahırda yavru köpekleri mıncıkladığını, onlara zarar vereceğini söyler. Lennie, yatakhaneye geldiğinde, George ona köpekleri mıncıklamaması gerektiğini söyler. Lennie, arkadaşından hayallerini anlatmasını ister. George anlatmaya başlar; biraz para biriktirince küçük bir ev ve tarla alacaklarını, bahçelerinde canları ne isterse onu yetiştireceklerini, tavşanlara Lennienin bakacağını söyler. Konuşmalara kulak misafiri olan Candy, birikmiş parasının olduğunu ve bu hayale ortak olmak istediğini söyler. Artık iyice yaşlandığını, tek koluyla işe yaramayacağını, ancak yemek pişirip tavuklara bakabileceğini söyler. İki arkadaşın hayalleri vardır, fakat bu hayallerini gerçekleştirecek paraları yoktur. Yaşlı adam, birikmiş parasının olduğunu söyleyince heyecanlanırlar.
Curley, sinirli bir halde yatakhaneye gelir, karısını aramaktadır. Bu sırada Lennie kendi kendine güler. Curley, Lennieye sataşır, daha sonra da onu yumruklamaya başlar. Lennienin burnundan kanlar fışkırır. Curley, Lennieyi pataklamaya devam eder. Zavallı Lennie, ne yapacağını bilemez, yüzü gözü kan içinde kalır. George, arkadaşına karşılık vermesini söyler. Bunun üzerine Lennie, Curleyin savrulan yumruğunu havada yakalar, olanca gücüyle sıkmaya başlar. Curley, oltaya tutulmuş bir balık misali çırpınmaya, ağlamaya başlar. George, Lennienin parmaklarını gevşetebilmek için onu tokatlar. Lennie, Curleynin elini bırakır. El öylesine ezilmiştir ki, kemik diye bir şey kalmamıştır.
Curleyyi doktora götürmeye karar verirler. George bu olaydan sonra çiftlikten kovulacağını düşünür. Slime, paraya ihtiyaçları olduğunu, çalışmak zorunda olduklarını söyler. Slim, Curleynin yanına gider, soranlara elini makineye kaptırdığını söylemesini, şayet bu adamları kovduracak olursa, olan biteni olduğu gibi anlatacaklarını, kendisinin rezil olacağını söyler. Curley, çaresiz kabul eder.
George, diğer işçilerle eğlenmeye gider. Çiftlikte kalan Lennie, ahırın yanındaki barakada kalan zenci seyis Crooksun odasından gelen ışığı görür, içeri girer. Crooks, zenci olduğundan onun yatakhanede yatmasına izin vermezler. Slim ve patronun dışında odasına kimse gelmez. Crooks, Lennienin geldiğini görünce şaşırır. Kendisini anlamayacağını bile bile, Lennieye içini döker. Kendisini sırf zenci olduğu için yatakhaneye almadıklarını, kendisiyle kâğıt oynamadıklarını, odasına kapanıp kitap okumaktan başka bir şey yapamadığını, yalnızlıktan bunaldığını anlatır. Bir süre sonra yaşlı temizlikçi Candy de odaya gelir. Küçük bir çiftlik alma hayallerinden zenci seyise söz açar. Crooks bugüne kadar bu hayali gerçekleştiren tek bir kişi görmediğini söyler.
Curleynin karısı da zenci seyisin odasına gelir. Bütün gün evde oturup Curleynin palavralarını dinlemekten sıkıldığını söyler. Curleynin eline ne olduğunu sorar. Yaşlı Candy, Curleynin elini makineye kaptırdığını söyler. Crooks, kadını odasından kovmaya çalışır. Kadın, patronun oğluyla evli olmanın verdiği güçle Crooksa hakaretler yağdırır. Crooks, işinden kovulmamak için sessiz kalır. Curleynin karısı, Lennienin yüzündeki yara bere izlerinden kocasının elini kimin o duruma getirdiğini anlar. George gelir, kendilerine ait hayallerinin Crooksa da söylenmiş olmasına kızar.
Pazar günü öğleden sonra işçiler, demir çubuğa at nalı atarak vakit geçirmektedir. Bu sırada Lennie ahırda tek başınadır. Farkında olmadan öldürdüğü köpek yavrusunu, samanların içine saklamaya çalışır. Yine kötü bir şey yaptığını, Georgeun kendisine kızacağını düşünür. Dışarıdan demir çubuğa çarpan at nallarının şangırtısı, işçilerin bağırışları gelir. Curleynin karısı ahıra gelir, Lennieye yakınlaşmaya çalışır. Onunla konuşmak, içini dökmek ister. Bir tiyatro oyuncusu ya da bir film yapımcısıyla evlenmek istediğini, fakat annesinin buna engel olduğunu söyler. Çok daha iyi yerlerde olabilecekken, şimdi bu çiftlikte çok sıkıcı bir yaşama mahkum olduğunu, kocası Curleyyi hiç sevmediğini söyler. Lennie güzel, yumuşak ve tüylü şeyleri okşamayı sevdiğini söyler. Kadın yumuşak saçlarıyla oynayarak Lennieye saçlarına dokunabileceğini söyler. Lennie, kadının saçlarını okşamaya başlar, okşayışları gittikçe sertleşir. Kadın kurtulmaya çalışır, çığlık atmaya başlar. Lennie ne yapacağını şaşırır, kadının ağzını kapatır. Parmakları kadının saçlarının arasındadır. Kadın çırpınmaktadır. Lennie, güçlü kollarıyla kadını silkeler. Kadının boynu kırılır. Lennie, yine kötü bir şey yaptığını, başının belaya gireceğini hisseder. Georgeun kendisine kızacağını düşünür. Kadının üzerini samanlarla örtmeye çalışır. O anda, başını belaya soktuğunda nehir kıyısındaki fundalıklara saklanması gerektiğini hatırlar. Ölü köpek yavrusunu cebine koyar, ahırdan çıkar, fundalıklara gider.
Yaşlı Candy ahıra girdiğinde, samanların üzerinde Curleynin karısını görür. Ona yaklaşır, kadının ölmüş olduğunu anlar. Hemen Georgeu alıp getirir. George, bu işi Lennienin yaptığını anlar. Dışarıdaki işçilerin Lennieyi linç etmelerinden korkar. Kendisinin bu işle ilgisinin olduğunu düşünmesinler diye bir süre bekledikten sonra dışarıda at nalı oynayan işçilere haber vermesini söyler, kendi de yatakhaneye gider.
Candy biraz bekledikten sonra dışarıdakilere haber verir. Adamlar koşarak ahıra gelir. Slim, kadının kırılmış boynunu inceler. Curley, bu işi yapanın Lennie olduğunu söyler, tüfeğini almak için koşar, Carlson da Luger tabancasını almak için peşinden gider. Carlson, tabancasını bulamaz. Carlsonun tabancasını Lennienin almış olacağını düşünürler. Yaşlı Candyyi cesedin başında bırakırlar, hep birlikte Lennienin peşine düşerler.
Lennie, nehir kıyısındaki fundalıklara gider, kendi kendine konuşur. Kötü bir şey yaptığı için vicdan azabı çeker. George gelir, elinde Carlsonun Luger tabancası vardır. Lennie, arkadaşından yine hayallerini anlatmasını ister. George hayallerini anlatmaya başlar, Lenniye nehrin öbür kıyısına bakmasını, anlattıklarını gözünde canlandırmasını söyler. Lennienin arkasına geçer, tabancanın emniyetini açar, tabancayı tuttuğu elini kaldırır. Lennienin ensesine bakar. Eli titrer, elini yere indirir. Hayallerini anlatmaya devam eder, kulağına Lennienin peşine düşen işçilerin sesleri gelir. George, ikinci kez elini kaldırır, çok sevdiği arkadaşını ensesinden vurup öldürür. Elindeki tabancayı fırlatır. Kumların üzerinde bir süre taşa kesmiş gibi oturur. Slim, yapması gereken bir şeyi yaptığını söyleyerek onu rahatlatmaya çalışır.