- Katılım
- 11 Nis 2010
- Konular
- 4,711
- Mesajlar
- 22,760
- Çözüm
- 2
- Online süresi
- 3d 19h
- Reaksiyon Skoru
- 2,827
- Altın Konu
- 0
- Başarım Puanı
- 474
- MmoLira
- 7,535
- DevLira
- 0
ROHAN2 WORLD 1-120 TR TİPİ OFFICIAL YOHARA, BALATHOR VE AMON! 80. GÜNÜNDE! +10.000 ONLİNE! HİLE VE BOT %100 ENGELLİ HEMEN TIKLA!
Seyit Onbaşı (1889 - 1939)
Seyit Onbaşı, 1889 yılının Eylül ayında Havran İlçesi Çamlık (Manastır)
köyünde dünyaya geldi. Babasının adı Abdurrahman, annesinin ki Emine
idi. Seyit, 1909 yılının Nisan ayı başlarında askere alındı. 1912'de
Balkan Savaşları'na katıldı. Savaş bitiğinde terhis edilmedi ve topçu
eri olarak Çanakkale Cephesi'nde görev aldı. Çanakkale Savaşları'nda
gösterdiği kahramanlıkla adını Türk tarihine yazdırdı. 18 Mart Deniz
Savaşı sırasında, Rumeli Mecidiye Tabyası'nda ayakta kalabilen tek top
vardı onun da mermi kaldıran vinci bozulmuştu. Seyit Onbaşı büyük bir
güçle 215 Okkalık mermiyi üç kez kaldırarak namlunun ucuna sürmüş ve bu
kahramanlığı ile Ocean gemisi büyük bir yara almıştı. Seyit Onbaşı 1918
sonbaharında köyüne döndü. Sanatı olan ormancılık ve kömürcülüğe devam
etti. 1934 tarihinde yürürlüğe konan soyadı yasasıyla "Çabuk" soyadını
aldı. 1939 yılında akciğerlerindeki rahatsızlık nedeniyle vefat etti.
SEYİT ALİ ONBAŞI:
Çanakkale Savaşları'nda Deniz Savaşları sırasında Seddü'l- bahir
açıklarında bulunan düşman gemileri Morto Koyu ile Seddü' l- bahir
tepesini sürekli bombardıman altına almışlardı. Türk mukavemeti gittikçe
azalıyordu. Kendilerini Allah' ın koruyuculuğuna bırakan Türk
birlikleri şehitlik mertebesine ulaşmayı arzu edercesine, kaçmak yerine
son gayretleriyle mücadele ediyorlardı. Bu sırada bir İngiliz gemisinden
atılan büyük bir bomba Morto Koyu sırtlarındaki bir topçu birliğimizi
toptan imha etti. İçlerinden yalnızca Seyid Ali Çavuş kurtulmuştu. Çavuş
etrafındaki manzara karşısında duyduğu ızdırap ile dünyada eşine az
rastlanacak bir olay gerçekleştirdi. Duyduğu acı ile normalde üç kişinin
zor taşıdığı 257 kiloluk bombayı yerinden tek başına kaldırdı, taşıdı,
topun namlusuna sürdü ve ateşledi. Bu mermi gideceği yeri de biliyordu.
Queen Elizabeth gemisinin bacasından içeri girdi ve gemi ortadan ikiye
ayrılarak battı. Burada, 257 okkalık bir mermiyi kaldırarak
olağanüstülük gösteren Seyit Ali Onbaşı ile ilgili menkıbeyi Mehmet
İhsan GENİŞÇAN, eserinde şöyle anlatıyor: " Ne hikmetse bataryada tek
top ayakta kalabilmiş, fakat onun da vinci kırılmış olduğundan mermileri
namluya sürülemiyordu. Yüzbaşı Hilmi Bey , etrafından birilerinden
yardım alabilmek düşüncesiyle bataryadan uzaklaştığı sırada Niğdeli Ali
ile Koca Seyit ümitsiz ve perişan ne yapacaklarını düşünüyorlardı. " Ulu
ve yüce Allah' tan başka hiçbir güç ve kuvvet yoktur. " duası Seyit' in
ağzından nûr tanesi gibi dökülmeye başladı. Seyit Ali, bu duayı
defalarca okudu. Bu yakarış şüphesiz hiç kimseninkine benzemiyordu. Aşk
ile kendinden geçmesi ve 257 okkalık top mermisini kucaklayıp omzuna
alması bir oldu. Demir basamakları tam üç kez inip çıktı. Yanında
bulunan Niğdeli Ali, Seyit ' in göğüs ve omuz kemiklerinin çatırtısını
duyuyor, hayret ve dehşet içinde kalıyordu. Topun namlusuna sürülen
üçüncü mermi savaşın kaderini böylece değiştiren olayı yaratmış ve
İngilizler' e ait "Ocean" isimli zırhlı, bu merminin isabetiyle korkunç
yara almıştır. Aynı gün geç saatlerde Çanakkale Boğazı Müstahkem Mevki
Kumandanı Cevat Paşa, ödül olarak Seyit' e onbaşılık rütbesini verdi.
Merminin bir defada kendi huzurunda kaldırılmasını istedi. Bunun üzerine
Seyit Onbaşı, Cevat Paşa' ya şu cevabı verdi: " Ben bu mermileri
kaldırırken gönlüm, Allah'ın feyziyle doldu. Ancak bu kuvvetin sırrı o
anda bana Allah' ın ihsan ettiği bir vergi idi. Bu ağırlığı kaldıracak
kadar bir makam varmışsam bu dua ve rıza ile olmuştur. Ancak şimdi
kaldırmam mümkün değildir kumandanım"
Seyit Onbaşının renkli bir fotoğrafı
Çanakkale, birçok
kahramanın anıtlaştığı yerdir. Sayısız asker, sayısız komutan telaffuz
ederiz. Şüphesiz adını sıkça andığımız Seyit Onbaşı da bu isimlerin en
başındadır. O, cehennemin kaynadığı anda topu sırtlayarak müttefik
donanmasının Ocean adlı gemisini boğazın serin sularına gömer.
Böylelikle vazifesini en iyi şekilde tamamlar.
Görevini
yapmıştır yapmasına ama günümüzde hala Koca Seyitin kaldırdığı merminin
ağırlığı tartışılmaktadır. Ne kadar tartışılırsa tartışılsın, hiçbir
yargı onun yaptığı büyük vazifeye gölge düşürmeyecektir.
Bu
vesileyle sizlere Seyit Onbaşı hakkında küçük bir demet sunmak istedim.
Onun hakkında birçok yazılar okudunuz, fotoğraflar gördünüz ama bu
müthiş belge ve fotoğrafları ilk defa görecekseniz. Hatıra deyip
arşivinizde saklayacaksınız!
Seyit Onbaşının renkli bir fotoğrafı
Koca Seyitin renklendirilmiş yakın bir fotoğrafı. Çok nadir bulunan bir resim
Çanakkaleye sığmayan yiğidin ilerleyen yaşının izleri yüzündeki kırışıklıklardan belli
olmaktadır. Başında kasketi, burma bıyıkları ve sakalı ile işte Koca Seyit
Seyit Onbaşı, 1889 yılının Eylül ayında Havran İlçesi Çamlık (Manastır)
köyünde dünyaya geldi. Babasının adı Abdurrahman, annesinin ki Emine
idi. Seyit, 1909 yılının Nisan ayı başlarında askere alındı. 1912'de
Balkan Savaşları'na katıldı. Savaş bitiğinde terhis edilmedi ve topçu
eri olarak Çanakkale Cephesi'nde görev aldı. Çanakkale Savaşları'nda
gösterdiği kahramanlıkla adını Türk tarihine yazdırdı. 18 Mart Deniz
Savaşı sırasında, Rumeli Mecidiye Tabyası'nda ayakta kalabilen tek top
vardı onun da mermi kaldıran vinci bozulmuştu. Seyit Onbaşı büyük bir
güçle 215 Okkalık mermiyi üç kez kaldırarak namlunun ucuna sürmüş ve bu
kahramanlığı ile Ocean gemisi büyük bir yara almıştı. Seyit Onbaşı 1918
sonbaharında köyüne döndü. Sanatı olan ormancılık ve kömürcülüğe devam
etti. 1934 tarihinde yürürlüğe konan soyadı yasasıyla "Çabuk" soyadını
aldı. 1939 yılında akciğerlerindeki rahatsızlık nedeniyle vefat etti.
SEYİT ALİ ONBAŞI:
Çanakkale Savaşları'nda Deniz Savaşları sırasında Seddü'l- bahir
açıklarında bulunan düşman gemileri Morto Koyu ile Seddü' l- bahir
tepesini sürekli bombardıman altına almışlardı. Türk mukavemeti gittikçe
azalıyordu. Kendilerini Allah' ın koruyuculuğuna bırakan Türk
birlikleri şehitlik mertebesine ulaşmayı arzu edercesine, kaçmak yerine
son gayretleriyle mücadele ediyorlardı. Bu sırada bir İngiliz gemisinden
atılan büyük bir bomba Morto Koyu sırtlarındaki bir topçu birliğimizi
toptan imha etti. İçlerinden yalnızca Seyid Ali Çavuş kurtulmuştu. Çavuş
etrafındaki manzara karşısında duyduğu ızdırap ile dünyada eşine az
rastlanacak bir olay gerçekleştirdi. Duyduğu acı ile normalde üç kişinin
zor taşıdığı 257 kiloluk bombayı yerinden tek başına kaldırdı, taşıdı,
topun namlusuna sürdü ve ateşledi. Bu mermi gideceği yeri de biliyordu.
Queen Elizabeth gemisinin bacasından içeri girdi ve gemi ortadan ikiye
ayrılarak battı. Burada, 257 okkalık bir mermiyi kaldırarak
olağanüstülük gösteren Seyit Ali Onbaşı ile ilgili menkıbeyi Mehmet
İhsan GENİŞÇAN, eserinde şöyle anlatıyor: " Ne hikmetse bataryada tek
top ayakta kalabilmiş, fakat onun da vinci kırılmış olduğundan mermileri
namluya sürülemiyordu. Yüzbaşı Hilmi Bey , etrafından birilerinden
yardım alabilmek düşüncesiyle bataryadan uzaklaştığı sırada Niğdeli Ali
ile Koca Seyit ümitsiz ve perişan ne yapacaklarını düşünüyorlardı. " Ulu
ve yüce Allah' tan başka hiçbir güç ve kuvvet yoktur. " duası Seyit' in
ağzından nûr tanesi gibi dökülmeye başladı. Seyit Ali, bu duayı
defalarca okudu. Bu yakarış şüphesiz hiç kimseninkine benzemiyordu. Aşk
ile kendinden geçmesi ve 257 okkalık top mermisini kucaklayıp omzuna
alması bir oldu. Demir basamakları tam üç kez inip çıktı. Yanında
bulunan Niğdeli Ali, Seyit ' in göğüs ve omuz kemiklerinin çatırtısını
duyuyor, hayret ve dehşet içinde kalıyordu. Topun namlusuna sürülen
üçüncü mermi savaşın kaderini böylece değiştiren olayı yaratmış ve
İngilizler' e ait "Ocean" isimli zırhlı, bu merminin isabetiyle korkunç
yara almıştır. Aynı gün geç saatlerde Çanakkale Boğazı Müstahkem Mevki
Kumandanı Cevat Paşa, ödül olarak Seyit' e onbaşılık rütbesini verdi.
Merminin bir defada kendi huzurunda kaldırılmasını istedi. Bunun üzerine
Seyit Onbaşı, Cevat Paşa' ya şu cevabı verdi: " Ben bu mermileri
kaldırırken gönlüm, Allah'ın feyziyle doldu. Ancak bu kuvvetin sırrı o
anda bana Allah' ın ihsan ettiği bir vergi idi. Bu ağırlığı kaldıracak
kadar bir makam varmışsam bu dua ve rıza ile olmuştur. Ancak şimdi
kaldırmam mümkün değildir kumandanım"
Seyit Onbaşının renkli bir fotoğrafı
Çanakkale, birçok
kahramanın anıtlaştığı yerdir. Sayısız asker, sayısız komutan telaffuz
ederiz. Şüphesiz adını sıkça andığımız Seyit Onbaşı da bu isimlerin en
başındadır. O, cehennemin kaynadığı anda topu sırtlayarak müttefik
donanmasının Ocean adlı gemisini boğazın serin sularına gömer.
Böylelikle vazifesini en iyi şekilde tamamlar.
Görevini
yapmıştır yapmasına ama günümüzde hala Koca Seyitin kaldırdığı merminin
ağırlığı tartışılmaktadır. Ne kadar tartışılırsa tartışılsın, hiçbir
yargı onun yaptığı büyük vazifeye gölge düşürmeyecektir.
Bu
vesileyle sizlere Seyit Onbaşı hakkında küçük bir demet sunmak istedim.
Onun hakkında birçok yazılar okudunuz, fotoğraflar gördünüz ama bu
müthiş belge ve fotoğrafları ilk defa görecekseniz. Hatıra deyip
arşivinizde saklayacaksınız!
Seyit Onbaşının renkli bir fotoğrafı
Koca Seyitin renklendirilmiş yakın bir fotoğrafı. Çok nadir bulunan bir resim
Çanakkaleye sığmayan yiğidin ilerleyen yaşının izleri yüzündeki kırışıklıklardan belli
olmaktadır. Başında kasketi, burma bıyıkları ve sakalı ile işte Koca Seyit
- Durum
- Üzgünüz bu konu cevaplar için kapatılmıştır...



