Hikayeler

Reklam vermek için turkmmo@gmail.com

Bilişim Teknolojileri | Sistem Bakım Ve Onarım | Anakartlar Ve Kasalar

Katılım
5 Kas 2012
Konular
994
Mesajlar
1,924
Reaksiyon Skoru
98
Altın Konu
0
Başarım Puanı
145
TM Yaşı
13 Yıl 5 Ay 17 Gün
MmoLira
-19
DevLira
0

Metin2 EP, Valorant VP dahil tüm oyun ürünlerini en uygun fiyatlarla bulabilir, Item ve Karakterlerinizi hızlıca satabilirsiniz. HEMEN TIKLA!

BİLİŞİM TEKNOLOJİLERİ
ANAKARTLAR VE KASALAR
481BB0011


1. ANAKARTLAR
Anakartlar, bilgisayarların temel donanım elemanıdır. Bir bilgisayarın tüm parçalarını üzerinde barındıran ve bu parçaların iletişimini sağlayan elektronik devredir.
Resim 1.1: Anakartın üstten görünüşü
ÖĞRENME FAALİYETİ–1
ARAŞTIRMA
AMAÇ
5
Anakart, bilgisayara hangi sistem bileşenlerinin ekleneceğini ve sistem bileşenlerinin hızlarının ne olacağını belirleyen temel unsurdur çünkü anakart üzerindeki elektronik bileşenler; bu bilgisayara hangi tür işlemciler takılacağını, maksimum bellek kapasitesinin ne kadar olacağını, bazı bileşenlerin hangi hızlara ulaşacağını ve hangi yeni donanım teknolojilerini destekleyeceğini belirlemektedir.
1.1. Anakartın Yapısı
Anakart Fiberglastan (sert bir plastik türevi) yapılmış, üzerinde bakır yolların bulunduğu, genellikle koyu yeşil renkli bir levhadan oluşur. Bu levha çok katmanlı ve karmaşık kablo yapılarından oluşan PCB (Printed Circuit Board- Baskılı devre kartı) plakalarından oluşur.
Anakart üzerinde, mikro işlemci yuvası, bellek, genişleme yuvaları, BIOS, diğer kartlar için genişletme yuvaları, portlar ve diğer yardımcı devreler (sistem saati, kontrol devreleri gibi) yer almaktadır.
1.2. Anakartın Çalışması
Anakartların temel görevi, üzerinde olan birimler ile genişletme yuvalarına takılacak birimler arasında veri akışını sağlamaktır. Anakart, sinir sistemi gibi birimlerin çalışmasını düzenlemek ve kontrol etmekle görevlidir. Şekil 1.1 incelendiğinde anakart üzerindeki tüm birimlerin yonga seti(chipset) adı verilen entegre devrelere bağlı olduğu gözlenir. Yonga seti anakartın beyni olarak tanımlanır. Bu entegreler, tüm sistemin uyumlu çalışmasını sağlar.
İlerleyen konularda detaylarına girilecek olan anakart bileşenleri, veri taşıyıcı yol (BUS) adı verilen iletken hatlarla veya doğrudan yonga setine bağlıdır. Yonga setlerine veri aktarılırken, veri üzerinde düzenleme yapılacaksa veya veri bir sıra şeklinde alınacaksa ara yüz kontrol birimleri kullanılır. Anakart üzerindeki iki temel yonga seti, farklı birimlerin çalışmasını kontrol eder. Anakartlar ayrıca güç kaynağından gelen gerilimi sisteme dağıtma işlemini de gerçekleştirir.
Anakartlar, sistemin bir düzen içinde çalışmasını sağlayan saat frekans sinyali osilatör devreleri tarafından farklı frekanslarda üretilerek gerekli birimlere giriş olarak verilir. Bu
bileşen de saat üretici chiptir. Chip, Chipsetin belli bir saat hızında çalışmasını sağlayan oldukça önemli bir bileşendir. Senkronizasyon işleminden, hafıza chiplerinden ve genişletme yuvalarından gelen sinyallerin uygun sırayla işlemciye ulaştırılmasını sağlar. Bunun tam tersi olarak da işlemciden gelen sinyalleri belli bir oranda parçalara bölme görevini üstlenir.
Yeni nesil işlemci LGA 2011 soketli anakartlarda RAM yuvalarının direk işlemci ile bağlantısı sağlanarak kuzey köprüsü yonga seti denetiminden çıkarılmıştır. Böylece CPU ve RAM arasındaki iletişim hızı artırılmıştır.
1.3. Anakartın Bileşenleri
Anakartlar büyük elektronik devreler olduğu için elemanlarını tek tek ele almak yerine bölgesel olarak anlatmak yerinde olacaktır. Anakart, donanımları veya bağlantı noktalarını üzerinde bulundurur. Üzerinde mikroişlemci soketi, RAM slotu, genişleme yuvaları (ISA, PCI, AGP ve PCI-e), BIOS, donanım kartları (dâhilî), veriyolları ve bağlantı noktalarını bulundurur.
Aşağıda yeni nesil işlemci çekirdek yapısına göre üretilmiş bir anakart modeli görülmektedir.
Resim 1.3: Anakart bileşenleri
1.3.1. Yonga Seti (Chipset)
Yonga seti, anakart üzerinde yer alan bir dizi işlem denetçileridir. Bu denetçiler anakartın üzerindeki bilgi akış trafiğini denetler. Bilgisayarın kalitesi, özellikleri ve hızı üzerinde en önemli etkiye sahip birkaç bileşenden biridir. Bir yonga seti “North Bridge“ (kuzey köprüsü) ve “South Bridge“ (güney köprüsü) denen iki yongadan oluşur. Esasen bir anakart üzerinde birden fazla yonga mevcuttur ancak kuzey ve güney köprüleri yönetici yongalardır.
Tipik bir kuzey köprüsü yongası temel olarak işlemciden, bellekten, AGP veya PCI ekspres veri yollarından sorumludur; bunların kontrolünü yapar ve bunlar arasındaki veri aktarımını sağlar. Ancak kuzey köprüsü ve güney köprüsü özellikleri üreticiye ve yonga setine göre farklılık gösterebilir ve bu genellemenin dışına çıkabilir. Kuzey köprüsü yongası fonksiyonlarından dolayı işlemciye, bellek ve AGP slotlarına yakın olmalıdır. Çünkü sinyalin geçtiği fiziksel yollar ne kadar kısa olursa sinyal o kadar temiz ve hatasız olur. Bu yüzden de anakartın üst kısmına yerleştirilir. Zaten adındaki “kuzey“ kelimesi de buradan gelmektedir.
Güney köprüsü yongası ise giriş-çıkış birimlerinden, güç yönetiminden, PCI veriyolundan, USB ve anakarta entegre özelliklerden (ses ve ethernet gibi) sorumludur. Adındaki “south“ kelimesinin de yine anakarttaki pozisyonundan geldiği tahmin edilebilir.
Resim 1.4: Güney ve Kuzey köprüsü bir görüntü
Yonga setlerinin iki parça hâlinde tasarlamaları anakart tasarımında üreticilere esneklik sağlar. Örneğin USB 3.0 desteği olmayan bir yonga setine bu desteği eklemek için bütün yonga setini baştan tasarlamak yerine sadece güney köprüsü yongasında değişiklik yapmak çok daha kolaydır. Ayrıca değişik özelliklerdeki güney köprüsü yongaları kullanılarak değişik kullanıcı gruplarına hitap etmek mümkün olur ve böylece kullanmayacağınız özellikler için boşuna para vermek zorunda kalmamış olursunuz.
1.3.2. Veri Yolları (BUS)
Veri yolları, anakart üzerindeki bileşenlerin birbiriyle veri alışverişini sağlayan yollardır. Dışarıdan bağlanan donanımlarda ise veri yolları uçlarında bulunan slotlar sayesinde bilgi alışverişi sağlamaktadır.
Veri yolları ile sadece veriler taşınmaz. Bu yollar aynı zamanda kontrol sinyallerini ve adres bilgilerini de taşır. Kontrol sinyalleri ile donanım birimlerinin çalışmaları düzenlenirken adres bilgileri ile donanım biriminin kullandığı verilere ulaşım yolu tanımlanmış olur.
ISA veriyolu kullanımı tamamen terkedilmiştir. Yeni üretilen ek donanım birimleri PCI veriyolunu destekleyecek şekilde üretilmektedir. Ekran kartları için kullanılan AGP veriyolu ise yerini daha hızlı veri akışı sağlayan PCI-e veriyoluna bırakmaktadır.
 Bant genişliği: İletişim kanalının kapasitesini belirler. Birim zamanda aktarılabilecek veri miktarıdır. Bant genişliği ne kadar büyükse belli bir sürede aktarılabilecek veri miktarı da o kadar büyük olur.
1.3.2.1. ISA (Industry Standard Architecture)
ISA, eski bir slottur ve 8-16 bit veriyoluna sahiptir. Bant genişliği çok düşük olduğundan günümüz anakartlarında kullanılmamaktadır. 1984 yılında geliştirilmiş bir bus veriyoludur. Bir standardı tanımlar. Adres yolu 24 bittir. Hızı 8.33 Mhz (mega hertz)`dir. Tak ve çalıştır özelliği yoktur.
Resim 1.5: ISA slotu
1.3.2.2. PCI (Peripheral Component Interconnect- Çevre Birimleri Bağlantı Kartı)
Bu veriyolu 64 bitlik olup 1993 yılında geliştirilmiştir. Uyumluluk problemleri nedeniyle uygulamada 32 bit olarak kullanılmaktadır. 33 veya 66 MHz saat hızlarında çalışır. 32 bit 33 MHz hızında çalışan PCI veriyolunun kapasitesi 133MB/sn`dir. PCI slotları beyaz renkli olup modem, ses kartı, ağ kartı, TV kartı gibi donanım kartlarının takılması sebebiyle diğer slotlara oranla sayısı daha fazladır. Onboard (tümleşik) teknolojisinin geliştirilmesiyle PCI slotlarına bağlanacak donanım kartları sayısı azalmıştır.
PCI veriyolu tak-çalıştır desteklidir. Tak-çalıştır (Plug and Play): Genellikle bilgisayarlarda, sisteme bağlı olan bir donanımın her hangi bir ayarlamaya ihtiyaç olmaksızın donanımın sürücüsünün otomatik olarak sisteme yüklenmesi anlamında kullanılan terimdir. Genellikle bilgisayarların USB portunu kullanan cihazlar için kullanılır.
1.3.2.3. AGP (Accelerated Graphics Port- Hızlandırılmış Grafik Portu)
AGP kanalı 32 bit genişliğindedir ve 66 MHz hızında çalışır. Yani toplam bant genişliği 266 MB/sn.dir. 533 MHz veriyolu hızına çıkabilen ayrıca özel bir sinyalleşme metoduyla aynı saat hızında 2, 4 ve 8 katı daha hızlı veri akışının sağlanabildiği 2xAGP, 4xAGP ve 8xAGP modları vardır. 2xAGP'de veri akış hızı 533 MB/sn. olmaktadır.
AGP veriyolunu sadece ekran kartları kullanmaktadır. Bu nedenle veriyolunun tüm bant genişliği ekran kartları için çalışmış olmaktadır. Tüm bant genişliği sadece ekran kartı için kullanıldığından, bu yolu kullanan ekran kartlarının performansı PCI veriyolunu kullanan ekran kartlarına nazaran oldukça yüksek olmaktadır.
Resim 1.7:
Bilgisayarda çalışılan programlar ve oyunlar geliştikçe ihtiyaç duyulan bant genişliği de artmaktadır.
Veriyolu Frekansı
Örnekleme Hızı (Clockdevri başına)
Bant Genişliği
Veri Transfer Hızı
PCI
33Mhz
1
33Mhz
133MB/s
AGP 1x
66Mhz
1
66Mhz
266MB/s
AGP 2x
66Mhz
2
133Mhz
512MB/s
AGP 4x
66Mhz
4
266Mhz
1.066GB/s
AGP 8x
66Mhz
8
533Mhz
2.132GB/s
Tablo 1.1: AGP veriyolunun PCI veriyoluna göre hız farkı
1.3.2.4. PCI-X(Peripheral Component Interconnect Extended-Genişletilmiş Çevre Birimleri Bağlantı Kartı)
PCI-X, server platformlarında uzun süredir kullanılan bir veriyoludur. PCI-X standardının amacı PCI slotlarından daha fazla bant genişliği sağlayıp “Gigabit Ethernet“ gibi server platformlarında iletişim kartlarına gerekli bant genişliğini sağlamaktır. PCI Express ile karıştırılmamalıdır. Bu iki teknoloji birbiriyle kesinlikle uyumlu değildir.
1.3.2.5. PCI Express
PCI-e, güç tüketimini özellikle AGP limitlerini genişleten, sistem belleğini daha ekonomik kullanarak ekran kartı ve diğer donanım maliyetlerini kısma imkânı veren bir veri yoludur.
PCI Express`in, PCI-e 1.1 ve PCI-e 2.0 olmak üzere 2 çeşidi vardır. PCI-e 3.0 ve PCI-e 4.0 versiyonları planlanmış olup üretime geçmemiştir. PCI-e 1.1'de hat başına hız 250 MB/s olarak verilirken, PCI-e 2.0 bunu 500 MB/s düzeyine çıkartır. Böylece ekran kartları için kullanılan PCI-e x16 bağlantılarında PCI-e 1.1`te toplam 4000 MB/s, PCI-e 2.0 ise 8000 MB/s verir.
Normalde PCI-e 1.1 için aktarım hızı hat başına "2.5 Giga-Transfers/second" denir. Bu değer saniyede aktarılan bit sayısıdır. Normal koşullar altında kaç MB aktarıldığını görmek için bit sayısını sekize bölmeliydik ancak PCI-e 8b/10b adı verilen bir kodlamayı kullanır. Yani PCI-e'nin fiziksel iletim katmanında her bayt, teknik nedenlerle 10 bitlik gruplar hâlinde iletilir. 8b/10b kodlamasından kaynaklanan % 20'lik farkı hesaba kattığımızda, iletilebilecek en yüksek ham veri miktarını hat başına 250 MB/s olarak buluruz. PCI-e 2.0 için de hat başına 500 MB/s sayısını elde ederiz.
Grafik 1.1: Veriyolları hız grafiği
PCI-e'nin diğer yenilikleri arasında dinamik bağlantı hızı yönetimi, bağlantı bant genişliği bildirisi gibi özellikleri bulunur. Bu özelliğinin yanında güç sınırı tanımlama olanağı da vardır. Güç sınırı tanımlama olanağı ile daha yüksek güç ihtiyacı olan kartlar için kart yuvasının güç limiti düzenlenebilmektedir.
PCI-e 2.0, PCI-e 1.1 ile geriye doğru uyumlu olacak şekilde tasarlanmıştır yani PCI-e
2.0 destekli bir yonga üzerine kurulu anakart satın aldığınızda, eski PCI-e 1.1 ekran kartınız
yeni anakartınızda çalışmaya devam edecek. PCI-e 1.1 ekran kartıyla PCI-e 2.0 yuvalı
anakart kullanıldığında ekran kartı çalışacaktır ancak bir tanesi PCI-e 1.1 olduğu için ara
bağlantı hızı PCI-e 1.1 hızında olacaktır. PCI-e 2.0 ekran kartıyla PCI-e 1.1 yuvalı anakart
kullanıldığında PCI-e 2.0 ekran kartı eski anakartınız ile çalışacak, ancak aynı şekilde bir
tanesi PCI-e 1.1 olduğundan ara bağlantı yine PCI-e 1.1 hızında olacak. PCI-e 2.0 ekran
kartıyla PCI-e 2.0 yuvalı anakart kullanıldığında ise PCI-e 2.0 hızlarında çalışmak mümkün
olacaktır.
1.3.3. Portlar ve Konnektörler
Portlar ve konnektörler, anakart ile dış birimlerin iletişim kurmasına olanak sağlayan
bağlantı noktalarıdır. Portların bir kısmı kasanın içindedir ve bu portlara harddisk gibi kasa
içine monte edilen birimler bağlanır. Bazı portlarda kasa yüzeyinde anakarta monteli şekilde
bulunur. Bu portlara kasa dışından ulaşılır ve mikrofon gibi kasa dışında bulunması gereken
cihazlar bağlanır.
Anakart üzerindeki ön panel portları Resim 1.9`da gösterilmiştir ve açıklamaları
yapılmıştır.
Resim 1.9: Anakart ön panel üzerindeki portlar
 PS/2 portu: Yeşil ve mor renklerde ayrı iki PS/2 portu olan anakartlar da
vardır. Bunlardan yeşiline fare, mor olanına ise klavye takılır. Buradaki porta
ise klavye ve fareden her ikisi de takılabilir. Tek olmasının sebebi günümüzde
USB klavye ve farelerin daha çok kullanılmasıdır. Eski tip anakartlara klavye ve
fare bağlamak için DIN bağlantı kullanılmaktadır.
 2-9. USB 3.0, USB 2.0 Port: Her anakart üreticisi farklı sayıda USB (Universal Serial Bus) port kullanabilir. Bu anakarta ( Resim 1.9 ) 6 adet USB 3.0 portu ve 2 adet USB 2.0 portu bulunmaktadır. Bunlar,USB cihazların bilgisayara bağlanmasını sağlar. USB cihazlar yeni yeni yaygınlaşmaktadır. USB portlara neredeyse her tür harici cihaz bağlanabilir. Özelliği, seri ve paralel portlara göre çok daha hızlı olması ve USB aygıtlar üzerindeki yeni USB portları aracılığı ile uç uca çok sayıda cihazın zincirleme bağlanabilmesidir.
USB 3.0`lar 4.8 Gbps'e kadar veri aktarabiliyor. Bu, yaklaşık saniyede 600 MB yapıyor. Ama bunlar teorik rakamlar. USB 3.0'ın 300 MB/s hızında kalacağı tahmin ediliyor. Tıpkı USB 2.0'ın 60 MB/s veri iletmesi gerekirken 31-32 MB/s'de tıkanması gibi. Kısacası USB 3.0, USB 2.0'dan 10 kat daha hızlıdır.
Resim 1.11: USB konnektörleri
 10. S/PDIF: Sayısal (dijital) ses çıkışı sağlayan birimdir. Bu birimle ses analog dönüşümü yapılmadan doğrudan sayısal olarak çıkış birimine gönderilir. Böylece ses analog yerine sayısal gideceğinden seste kayıp olmaz.
Resim 1.12: S/PDIF konnektörü
 Dijital bilgi: Türkçe karşılığı sayısaldır. Bilgisayar dilinde “0“ ve “1“lerden oluşan bilgilerdir.
 Analog bilgi: Belli sınırlar içinde sürekli olarak değişen elektrik sinyalidir.
 11-12. Fireware (IEEE1394 – 6 pin, 4 pin) port: Bilgisayara çevre ürünleri bağlanmasında kullanılan yüksek hızlı ara yüz bağlantısıdır. IEEE 1394 standardına dayalıdır. Dijital kameralar ve video kaydedici cihazların bilgisayara bağlanıp daha hızlı veri aktarımı yapması için geliştirilmiştir.
Resim 1.13: Fireware konnektörleri
 13-14. e-SATA port: e-SATA, haricî SATA anlamında, External SATA demektir. Tek başına yeni bir standarttan ziyade, SATA standardı için "dışarıya" bir uzatma olarak düşünebilirsiniz. e-SATA arabiriminin çıkış amacı, bilgisayar dışına koyduğumuz haricî diskler için sağlıklı ve hızlı bir bağlantı kurmaktır. Bu port haricî depolama için yaygın olarak kullanılan Hi-Speed USB ve Firewire 400 (IEEE 1394b) gibi arabirimlerin özellikle performans kısıtlamalarından kurtulurken uygulamada da kolaylık sağlıyor. Aşağıdaki tabloda aktarım rakamlarını görüyorsunuz.
Arabirim
Max. aktarım hızı
Kablo uzunluğu
Firewire 400
50 MB/s
4.5 metre
Hi-Speed USB
60 MB/s
5 metre
USB 3.0
600 MB/s
5 metre
SATA I/II/III
150/300/600 MB/s
1 metre
e-SATA
600 MB/s
2 metre
 15-16. LAN (RJ-45) portu: 8 adet metal bağlantı noktası bulunan konnektördür. Bilgisayarlar arası iletişimde ve bilgisayarların yerel ağa bağlanmasında kullanılan ve ethernet olarak isimlendirilen bağlantı kablolarının ucunda yer alır. Yerel ağa ve internete bağlanmak için kullanılır.
Resim 1.15: RJ-45 konnektörü
 17. Ses giriş ve çıkışı: Kulaklık ve 5+1, 7+1 gibi ses sistemleri takmak için kullanılır.
 Ses Girişi: Açık mavi renkte olan bu porta teyp, CD, DVD çalar ya da diğer ses kaynakları bağlanabilir.
 Ses Çıkışı: Açık yeşil renkte olan bu porta kulaklık, hoparlör takılabilir.
 Mikrofon Girişi: Pembe renkte olan bu porta mikrofon takılabilir.
Resim 1.16: Ses jackları
Başka anakartlarda farklı portlar da bulunmaktadır. Bunlar paralel port, seri port, VGA portu ve DVI portu vb. Aşağıda bunlardan kısaca bahsedilmiştir.
 Paralel Port(LPT-LinePrinTer): .25-pin`li port konnektörlere yazıcı, scanner ve diğer aygıtlar takılabilir. Paralel portun 20 yıllık baskınlığından sonra şimdi neredeyse tüm yazıcılar USB portu ile birlikte gelmektedir. Daha iyi modeller bazen Firewire bağlantıyı önermektedir.
 Seri Port (COM-Communication (İletişim Kapısı)): Seri port, kişisel bilgisayarlarda kullanılan ilk genel amaçlı porttur. Bu 9-pin`li veya 25-pin ‘li COM porta seri aygıtlar bağlanabilir. Sadece son yıllarda daha hızlı ve kullanımı kolay olan USB`nin baskınlığından dolayı seri portu daha az kullanılır kılmıştır.
Resim 1.18: Seri port ve Konnektörü
 VGA Portu: 15-pin`li VGA portuna monitör bağlanır. Anakartlarda onboard olarak ifade edilen görüntü kartının anakart üstünde bulunması durumunda bu port anakart üzerinde arka panelde bulunur.
Resim 1.19: VGA portu ve konnektörü
 DVI Portu : Onboard (kart üstü) anakartlarda HDMI görüntü veren ekran kartları bağlanmış ise arka panelde DVI portu bulunur.
Bahsettiklerimiz sadece en sık kullanılan ve sizin en çok karşılaşacaklarınızdır. Modülleri işledikçe daha az kullanılan portları ve nerede kullanıldıklarını göreceksiniz.
Anakart üzerinde kasa içinden ulaşılabilen portlar da bulunur. Bunlar IDE portu, Disket sürücü portu, anakart ile bütünleşikse SCSI portudur. Bu portlara takılan yassı kablolar aracılığı ile anakartımıza sabit disk, CD sürücü, Blue-Ray, DVD-Rom, disket sürücü gibi dahili cihazları bağlarız.
Resim 1.21:
 1.Floppy Bağlantısı: Disket sürücüsünün anakarta bağlanması için kullanılır. Bağlantı yapılırken Floppy kablosunun üzerindeki kırmızı işaretin anakart üzerindeki bağlantı noktasındaki PIN 1 üzerine gelmesine dikkat edilir.
Resim 1.22: Floppy bağlantısı
 2.IDE bağlantısı: Hard disk, CD ve DVD sürücülerinin anakarta bağlanması için kullanılır. Bağlantı yapılırken IDE kablosunun üzerindeki kırmızı işaretin anakart üzerindeki bağlantı noktasındaki PIN 1 üzerine gelmesine dikkat edilir. Bir IDE portuna birden fazla cihaz bağlanacaksa MASTER ve SLAVE cihazlar jumper ayarları ile belirlenmelidir.
Resim 1.23: IDE bağlantısı
 3.SATA konnektörleri: Serial ATA (SATA) birimi ise son zamanlarda hızla yaygınlaşmaktadır. SATA saniyede 150 MB veri akışını desteklemektedir. SATA kabloları çok daha incedir. SATA ara birimini destekleyen bir sabit disk seçilirken, seçilen anakarta da dikkat edilmelidir. Çünkü standart IDE bağlantı noktalarına bağlamak mümkün değildir.
 Fan konnektörleri: Soğutucu fanların kablosunun takıldığı konnektörlerdir. 12V`ta 350mA~740mA ya da 1A~2.22A(26.64W)`de çalışmaktadır. Fan kablosunu takmayı unutmamalısınız. Aksi takdirde sistem içinde yetersiz hava akışından dolayı anakart zarar görebilir. CPU fan mikroişlemci için tasarlanmış ve devir kontrolü de bulunan bir türüdür. Kasa üzerindeki diğer fanlar içinde konnektörler bulunur.
Resim 1.25: Fan konnektör bağlantısı
 5. Dijital audio konnektör: Bu konnektörler, dijital seslerin çıkışı için kullanılır.
 6. USB konnektörler: Çeşitli çevre birimlerinin anakarta bağlanmasını sağlayan portlardır. Yazıcı , video kamere vb. birçok cihaz bu portları kullanır. Bir anakartın üzerinde ve yanında USB port bulunabilir. Yan tarafta bulunan USB portlara kasanın arka kısmından ulaşılabilir(bk. resim 1.9). Anakartın üzerinde bulunan USB portlar ise ara kablolar ile kasanın ön veya yan tarafına uzatılabilir.
Resim 1.27: USB Konnektör bağlantısı
 9. İşlemci soketi : Anakart üzerinde işlemciyi takmak için bir soket veya slot bulunur. Soket, yassı dikdörtgen şeklindeki işlemciler için iki düzlem üzerine (enine ve boyuna) uzanan iğnelerin oturduğu yuvaya verilen addır.
 10. Bellek yuvaları: Sistem belleklerinin takıldığı yerlerdir.
Resim 1.29: DDR 3 bellek yuvası
 11. BIOS ve BIOS pili : BIOS`da anakartta sistem açılışında gerekli olan bilgiler ve sistemin neleri desteklediği ile ilgili bilgiler mevcuttur. BIOS Pili ise anakart üzerinde elektrik akımı olmadığı durumlarda bazı önemli bilgilerin tutulması amacıyla kullanılan çok küçük bir güce sahip pildir.
Resim 1.30: BIOS ve BIOS pili
1.4. Anakart Chipsetleri
Chipset (yonga seti), anakartın beynini oluşturan entegre devrelerdir. Bunlar işlemci, ön bellek, sistem veriyolları, çevre birimleri, kısacası PC içindeki her şey arasındaki veri akışını denetler. Veri akışı, PC'nin pek çok parçasının işlemesi ve performansı açısından çok önemli olduğundan yonga seti de PC'nizin kalitesi, özellikleri ve hızı üzerinde en önemli etkiye sahip birkaç bileşenden biridir.
Kuzey köprüsü ve güney köprüsü olmak üzere iki chipten oluşan chipsetler, mimari olarak önemli farklılıklar gösterir. Kuzey köprüsü denilen chip, CPU ve bellekle iletişim kurarken, AGP üzerinden de ekran kartıyla haberleşir. Teknolojinin gelişmesiyle birlikte kuzey köprüsünde bazı değişiklikler meydana gelmiştir. Güney köprüsü ise, temelde I/O (Input/Output-Giriş/Çıkış) bileşenlerinden sorumludur. Kuzey köprüsü ve güney köprüsü arasındaki veri aktarımı büyük önem taşır. Çünkü burada oluşacak bir darboğaz performansı önemli ölçüde düşürür.
1.4.1. Intel Chipsetleri
Intel tarafından geliştirilen son chipsetler (Aralık 2011 itibariyle) X58, X79, Z68, P67 ve H67 serileridir. Bu cipsetler içinde X79 sağladığı LGA 2011 CPU soket desteği ile öne çıkmaktadır. Ayrıca 14 USB 2.0 port desteği, 10 Sata 6 Gbps desteği ve PCI-Express x16 modunda 2 adet x8 modunda 4 adet destekleyebilmektedir.
Intel chipsetler sadece İntel işlemcileri ile çalışmaktadır.
Resim 1.32: X79 İntel yonga seti
1.4.2. AMD Chipsetleri
AMD firması da intelde olduğu gibi sadece kendi işlemcilerine uygun chipsetler üretmektedir. Firmanın son geliştirdiği chipset (Aralık 2011 itibariyle) olan AMD-990FX ve SB950 de PCI-Express 2.0 veriyolu ile ve 14 USB 2.0 desteği bulunmaktadır. AMD`nin bir sonraki Chipseti olan AMD- 1090FX kuzey köprüsü ve SB1060 güney köprüsü kod adlarıyla anılan yeni chipsetini 2012 yılının ilk aylarında piyasaya sunacaktır.
1.4.3. Via Chipsetleri
VIA, anakartlara güney ve kuzey köprüsü üretimini LGA yapısına sahip işlemciler üretilmeye başlanmasıyla bırakmıştır. Farklı özellik ve geniş alanda yonga seti sunmaktadır ve birden fazla sistemi masaüstü, dizüstü, gömülü, ultra mobil vb. alanlarda chipset üretmektedir. Via tarafından geliştirilen son iki chipset VIA K8T900 ve VIA PT890 dir. VIA K8T900 AMD işlemcileri desteklemektedir. VIA PT890 ise Pentium işlemcilere uyumludur.
Resim 1.34: VIA K8T900 yonga seti
1.4.4. Sis Chipsetleri
Sis hem Intel hem de Amd işlemcileri için chipset üreten bir firmadır. İntel için geliştirdiği son chipset olan SiS662 de 64 bit teknolojisini , çift çekirdekli işlemcileri ve PCI-e veriyolunu tam olarak desteklemektedir. Amd işlemciler için ürettiği son chipset olan SiS761GX de 64 bit teknolojisini , çift çekirdekli işlemcileri ve PCI-e veriyolu özelliklerini desteklemektedir.
Resim 1.35: SİS 761GX yonga seti
1.5. Anakart BIOS`ları
BIOS, Basic Input/Output System, yani Temel Giriş/Çıkış Sistemi kelimelerinin kısatmasıdır. Temelde BIOS bir program ama bilgisayarımıza yükleyip çalıştırdığımız diğer
programlardan yerleştiği yer ve işlevleri açısından farklıdır. Öncelikle BIOS sisteminizin ayrılmaz bir parçasıdır. Sisteminizi kapatsanız da diskinizi formatlasanız da BIOS yerli yerinde durur. Bunun nedeni de BIOS`un diskte değil; anakart üzerine monte edilmiş, salt okunabilir bir ROM bellek yongasında kayıtlı olmasıdır. Sadece okunabilir desek de BIOS`un kayıtlı olduğu yongaya yeni bir BIOS yüklemek mümkündür.
BIOS yazılımı, diğer yazılımlarınızın aksine dilerseniz vazgeçebileceğiniz bir yapı değil; sistem çalıştığı anda çalışmaya başlayan sistemin temel yapı taşıdır. BIOS tam olarak sisteminize göre ayarlanmış bir yazılımdır. Bu nedenle her anakartın BIOS`u kendine özel yapılmıştır.
BIOS`un çekirdek fonksiyonları 1981`de çıkmış olan IBM PC`ye dayanmaktadır ve sisteminiz ne kadar yeni olursa olsun, bu fonksiyonlar hâlen değişmemiştir. En yeni, en modern PC`lerdeki BIOS`lar bile aslında çok eski yazılımlardır.
BIOS`un büyük kısmı, sisteminizi ilk açtığınızda çalışır, görevini tamamlar ve işletim sisteminiz görevi devraldığında BIOS geri çekilir. Buna rağmen görevi bitmiş sayılmaz; çünkü sistemin çok derinlerindeki kimi işlevler ve enerji tasarruf işlemleri hâla BIOS`un sorumluluğundadır. Sisteminizde bir sorun çıkmadıkça ya da yeni taktığınız bir donanım başka bir donanım ile çakışmadıkça BIOS`un arka planda çalıştığını fark etmezsiniz.
İlk olarak tasarlandığında BIOS`un 4 işlevi vardı:
 Sisteminiz her açıldığında, temel bir donanım kontrolü yaparak bir arıza olup olmadığını tespit etmek (Power On Self Test – POST),
 Sistem çalıştıktan sonra RAM belleği devamlı olarak tazelemek (bu, artık yonga seti tarafından gerçekleştiriliyor).
 Sistem açıldığında bazı ufak RAM bloklarını rezerve edip, bu bloklara sisteminiz hakkında bilgiler yazmak. Bunun amacı da, yazılımlarınızın sisteminizdeki donanımlar hakkında bilgi sahibi olabilmesidir.
Örneğin bir yazılımın, bellekteki belli bir alana bakarak kaç GB`lık bir disk kullandığınızı ve kaç tane diskinizin olduğunu anlayabilmesi bu işlev sayesinde bilinir. Bu RAM bloklarına BIOS Data Area deniyor.
 Yazılımlarınızın donanımınız ile iletişimini sağlamak. Böylece adını aldığı işlemi, temel giriş/çıkış işlevlerini gerçekleştirmek.
Günümüzde gelişmiş işletim sistemleri BIOS`un yaptığı birçok işi üzerlerine almış durumdalar. BIOS hâlâ var ve temel işlemler için gerekli ama işletim sistemlerinin çoğu BIOS parametresini de kullanmayabilir. Örneğin BIOS`un Setup ekranına girip, sisteme takılı disklerinizden birisini devre dışı bıraksanız da Windows`a girdiğinizde diskin yerli yerinde olduğunu görebiliyorsunuz.
BIOS`un ilk işlevi, sistemin açılmasını sağlamaktır. Eğer işlemcinize bir şeyler yapmasını söylemezseniz, anakartınızın üzerine kendi başına bir şey yapmadan çalışıp duracaktır. Oysa BIOS, işlemcinize ilk temel komutları vererek sistemin açılış sürecini başlatır. POST işlemi tamamlandıktan sonra da kontrolü diğer programlara bırakır. Bu sayede PC`lerimizin evrensel olması sağlanır. Yani işletim sistemine özel BIOS`lara gerek kalmaz. BIOS işini yapıp kontrolü işletim sistemine devreder.
Bazı yerlerde “CMOS Setup“ ya da “CMOS`u sıfırladım“ gibi ifadeler okumuş, duymuş olabilirsiniz. BIOS, sadece okunabilir bir ROM bellek yongasında kayıtlıdır. Bu durumda BIOS`da yaptığınız ayarları kaydetmek için bir yer gerekmektedir. İşte CMOS burada devreye girmektedir.
CMOS, uzun ismi Complimentary Metal Oxide Semiconductor (Bütünleyici Metal Oksit Yarıiletken) olan bir bellek çeşididir. BIOS`un ayar ekranlarına girip yaptığınız değişiklikler, bu CMOS yongasına kaydedilir. Sistem kapatıldığında yonganın içindeki bilgiler kaybolmasın diye de anakartınızın üzerinde bir pil vardır. Bu pil CMOS yongasını yıllarca besleyebilir. Bazen bilgisayar kullananların “BIOS, yaptığım sistem ayarlarını kaydetmiyor. Sistem her açıldığında ayarlar sıfırlanıyor“ şikâyetlerini duyarsınız. İşte bu şikâyetlerin nedeni ya CMOS`un arızalı olması ya da pilin bitmiş olması nedeni ile içine kaydedilen bilgilerin silinmesidir.
İlk üretilen bilgisayar sistemlerinde BIOS`lar sadece ROM(sadece okunur bellek) entegrelerinden üretilirken günümüzde sürekli gelişen donanım birimlerinin hızını yakalayabilmek için artık BIOS güncellemeleri gerekmektedir. Bu yüzden günümüzdeki anakartlarda BIOS entegreleri EEPROM(elektrik ile yazılabilen bellek) türünde olup tekrar programlanabilmektedir.
1.5.1. BIOS Çeşitleri
BIOS üreten çok sayıda farklı firma vardır. Anakart üretici firmaları ürünlerinde bu firmaların ürettikleri BIOSlardan faydalanmaktadır. Bir firmaya ait anakartlarda kullanılan BIOS ve üreticisi farklılık gösterebilir.
1.5.2. BIOS Güncellemeleri
BIOS yazılımı özel bir flaş bellek birimi içinde bulunur. Yeniden yazılabilen bu bellek sayesinde eskisinin üzerine yeni sürümü yazarak güncellemeye izin verir. BIOS güncellemesi, her üreticinin o anakart için özel olarak hazırladığı yazılım sayesinde yapılır.
BIOS üreticileri zaman zaman yeni BIOS sürümleri çıkarır. Güncellenmiş bir BIOS, sahip olduğunuz donanımları daha verimli çalıştırabilir. Hatta hız aşırtma (overclock) özellikleri gibi yeni işlevler kazandırabilir. Alfa veya beta (deneme sürümleri) dışında yeni çıkan BIOS sürümlerini kullanmak yararlı olacaktır. Eğer anakartınız bir donanım ile çalışmayı reddediyor veya uyumsuzluk yapıyor ise bu sorunları ya da hataları da BIOS güncellemeleri ile gidermek mümkündür.
Yeni nesil bir ana kartınız var ise internet üzerinden kolay ve zahmetsiz bir şekilde BIOS`unuzu güncelleyebilirsiniz. Öncelikle anakartınızın bunu desteklediğini bilmeniz gerekir. Bunun için ana kartınızın kulanım kılavuzuna bakarak ya da açılışta Q-Flash yazılımı vs. olması durumundan anlaşılmaktadır.
 BIOS güncelleme yazılımı ile güncelleme;
Anakartla birlikte gelen sürücü CD'sinde bulabileceğiniz veya üreticinin internet sitesinden indirebileceğiniz, BIOS güncelleme yazılımıdır. Belirli aralıklarla bu yazılım internete bağlanarak yeni BIOS sürümü olup olmadığını denetler. Varsa kendiliğinden bunu indirir ve yüklemeyi isteyip istemediğini kullanıcıya sorar. Bu yöntem kolaydır, fakat bilgisayarınızda sistem kaynaklarını kullanan fazladan bir yazılımın daha çalışması demektir.
Resim 1.38: BIOS güncelleme yazılımı
BIOS güncelleme yazılımını üreticinin internet sitesinden indirebilirsiniz. BIOS güncelleme yazılımını çalıştırdıktan sonra indirilen dosyanın yazılıma yüklenmesi gerekmektedir. Bu tür dosyalar genellikle ZIP dosyası hâlinde gelir. Bunları açarak kopyalamamız gerekir.
Taşınabilir bilgisayar sistemlerinde BIOS güncellemesi yaparken sistemin pilden çalışmadığından emin olunmalı, bilgisayar mutlaka elektrik fişine takılı olmalıdır çünkü güncelleme sırasında sistem kapanabilir ve bir daha açılmaz hâle gelebilir.
 USB Flash veya CD ile güncelleme
Normalde BIOS güncellemesi indirdiğinizde genellikle içinde pek çok dosya olan bir ZIP dosyası gelir. Ayrıca sıkıştırılmış dosyanın içinde kurulum yönergelerini içeren bazı yazı belgeleri de bulabilirsiniz.
İndirilen BIOS güncellemesinde EXE uzantılı dosya BIOS güncellemesini yükleyecek olan dosyadır. Bu dosya, BIOS dosyasının içinde bulunan bilgileri anakart üzerindeki yongaya aktarır. Ayrıca güncellemeyi kendiliğinden yapacak veya kolaylaştıracak bir dosya da "start.cmd", "flash.bat", veya "autoexec.bat" adı altında bu pakete dahildir. Bu dosyaların hepsini kullanılacak açılış CD`si veya USB Flash`ında bulunmalıdır. Eğer indirdiğiniz BIOS güncelleme dosyası kendi kendini açan bir sıkıştırma tipine sahipse bu dosyayı belirttiğimiz dizine kopyalayıp oradan çalıştırabilirsiniz.
Bilgisayarınız hâlâ çalışırken (diğer bir deyişle yeniden başlatmadan önce), BIOS güncellemesi hakkında ek bilgiler içeren beni oku (read me) dosyasını yazdırın. Bu dosyayı
anakartınızın veya bilgisayarınızın kullanım kılavuzuyla birlikte saklayınız. Eğer bu kılavuzların kopyası elinizde yoksa üreticinin internet sitesinden indirebilirsiniz.
Bilgisayarınızı yeniden başlatın ve daha önce yukarıda belirttiğimiz açılış sırası ayarlarına girerek sistemin USB veya CD ile açılmaya ayarlı olduğundan emin olun. Sisteminizi yeniden başlatın ve daha önceden hazırladığınız CD yada USB Flash ile komut satırı geldiğinde flaş programının ismini yazın ve onun arkasından BIOS verisini içeren dosyanın ismini yazın.
Resim 1.40: BIOS güncelleme ekranı
Günelleme işlemleri sonrasında CMOS yükleme hatası verilebilir. Bu durumlarda BIOS unuzu yeniden eski durumuna getirme ihtiyacı duymanız gerekçesi ile orijinal anakart BIOS dosyasının bir kopyasını USB flash veya yedekleme ünitelerine kaydediniz. BIOS Update yazılımlarını kullanarak original anakart BIOS`unu kopyalayabilirsiniz.
Güncelleme yazılımı yeni BIOS yazılımını gereken yere kopyalar. Bu işlem bittikten sonra bilgisayarınızı yeniden başlatın. Güncelleme işlemi sırasında bilgisayarınızın kapanmamasına dikkat edin. Güncelleme bittikten sonra CMOS yükleme işlemi gerçekleştirilir. BIOS versiyonu güncellenmiş olur.
Resim 1.42: BIOS güncellenmiş POST ekranı
 QFlash gibi yazılımlar ile güncelleme
Bilgisayarın açılışını CD veya USB ile açılmasını sağlayan Qflash yazılımı gibi yazılımlarla da komut satırı ortamına girmeden BIOS güncelleme işlemleri yapılabilmektedir. Bu foksiyon sadece FAT 32/16 formatına sahip USB bellek, hard disk ya da disket sürücü gibi aygıtları destekleyebilir. Doğru BIOS dosyası bulunduğunda QFlash yazılımı BIOS yenileme işlemini gerçekleştirir ve otomatik olarak sistemi yeniden başlatır.

RESİMLİ VE DAHA FAZLASI İÇİN
 
Paylaşım için teşekkürler.
 

Şu an konuyu görüntüleyenler (Toplam : 1, Üye: 0, Misafir: 1)

Geri
Üst