- Katılım
- 29 Eyl 2012
- Konular
- 6,428
- Mesajlar
- 13,741
- Reaksiyon Skoru
- 502
- Altın Konu
- 0
- TM Yaşı
- 13 Yıl 8 Ay 13 Gün
- Başarım Puanı
- 340
- Yaş
- 29
- MmoLira
- -382
- DevLira
- 0
ROHAN2 WORLD 1-120 TR TİPİ OFFICIAL YOHARA, BALATHOR VE AMON! 80. GÜNÜNDE! +10.000 ONLİNE! HİLE VE BOT %100 ENGELLİ HEMEN TIKLA!
Almanya (Almanca: Deutschland, /ˈdɔʏtʃlant/), ya da resmî adıyla Almanya Federal Cumhuriyeti (Almanca:
100 yılından önce Cermen halkları Cermanya olarak isimlendirilen bölgede yaşamışlardır.[3] 10. yüzyıldan 1806 yılına kadar Cermen bölgeleri Kutsal Roma Cermen İmparatorluğu'nun bir parçası oldu. 16. yüzyıl boyunca kuzey Almanya bölgeleri, Protestan Reformu'nun merkezi oldu. Cermen halkı ilk olarak 1871'de Fransa-Prusya Savaşı sırasında ulus-devlet haline geldi. II. Dünya Savaşı sonrasında, 1949'da, Almanya savaşı kazanan devletler tarafından iki devlete bölündü. Bu iki devlet 1990 yılında birleşti. Batı Almanya daha sonra adı Avrupa Birliği olan Avrupa Topluluğu'nun 1957'deki kurucu üyelerindendir. Birleşmeyle Doğu Almanya da 1993'te bu birliğe üye olmuştur. Almanya Schengen bölgesi'nin bir parçası ve Avrupa ortak para birimi Avro'yu 2002'de kabul etmiş durumdadır.
Almanya bir federal parlementer cumhuriyettir. On altı eyaletten oluşmaktadır (Bundesländer). Başkenti ve en büyük şehri Berlin'dir. Almanya Birleşmiş Milletler'e, NATO'ya, G8'e üyedir ve Kyoto Protokolünü imzalamıştır. Almanya 2007 yılına göre, GSYİH'ye göre dünyanın 3. büyük ekonomisi ve en çok ihracat gerçekleştiren ülkesidir. Ülke dünyada gelişme için en çok bağışta bulunan ikinci ülke konumundadır.[4] Buna karşın ülke, askeri harcama bütçesi olarak 6. sıradadır.[5] Ülke, sosyal güvenlik sistemiyle yüksek yaşam seviyesine sahiptir. Almanya, Avrupa meselelerinde yüksek ülke nüfusu ve ekonomik gelişmişliğiyle dünya seviyesinde kilit rol oynamaktadır.[6] Almanya birçok bilim ve teknoloji alanında lider durumda olarak kabul edilmiştir.[7]
Cermen Kabileleri
Ana maddeler: Cermenler ve Cermanya
Cermen kabilelerin yayılması MÖ 750 MS 1
Cermen Kabileleri'nin, Tunç Çağı'nda veya Demir Çağı'nın hemen öncesinde ortaya çıktığı sanılmaktadır. MÖ 1. yüzyılda, Güney İskandinavya ve Kuzey Almanya'dan gelen kabileler, güneye, doğuya ve batıya yayılarak Keltlerle, Galyalılarla, Slavlarla, Baltık kabileleriyle ve İran halkları ile ilişkiye girdiler. Erken Cermen tarihi hakkında bilinenler, Roma İmparatorluğuzamanındaki verilerle sınırlıdır.[8]
Augustus yönetimindeki Roma İmparatorluğu zamanında, Romalı General Cermanya'ya saldırılara başladı.Cermen kabileleri bu sırada savaş taktiklerini öğrendiler. Bu esnada kimliklerini muhafaza etmeyi başardılar. 9 yılında, tarafından yönetilen Roma lejyonu,Çeruskerlerin lideri tarafından Varus Savaşında yenildi. Böylece , Tuna ve Ren nehirleri arasında sınırlarına kadar genişledi. 100 civarında talebe, Tacitus'un Cermenler üzerinde yazdığı esere göre, Cermen kabileleri bugünün modern yurtlar Tuna ve Ren nehri arasındaki bölgeye yerleştiler. 3. yüzyıl civarında birkaç büyük Cermen kabilesi ortaya çıktı. Alamanlar, Franklar, Saksonlar, Frizler, Chattiler, Sicambriler bunlardan bazılardır. 260 civarında, Cermen halkları, Tuna'yı geçip Roma kontrolündeki alanlara girmeye başladılar.[9]
Roma Cermen İmparatorluğu (9621806)
Ana madde: Kutsal Roma Cermen İmparatorluğu
Reform hareketinibaşlatan Martin Luther
Orta Çağ'ın bölünmüş devletçiklerini Şarlman bir araya getirdi.[10] 25 Aralık 800'de Vatikan'da krallık tacını giyerek Karolenj İmparatorluğu'nu kurdu.[11]843 yılına gelindiğinde bu devlet üç parçaya ayrıldı ve değişikliklere uğrayarak varlığını 1806 yılına kadar sürdürdü. Devlet, Eider Nehri'nden Akdeniz'e kadar yayıldı. Devlet, Kutsal Roma İmparatorluğu olarak bilinse de, 1448'den itibaren resmi olarak Alman Halkının Kutsal Roma İmparatorluğu (Sacrum Romanum Imperium Nationis Germanicæ) olarak anılmıştır.[12]
Otto hanedanı (9191024) döneminde, 962 yılında; Lorraine, Saksonya, Franconia, Suabiya, Thüringen ve Bavyera Düklükleri birleştirildi ve Alman kralına Kutsal Roma Cermen İmparatoru olarak taç giydirildi.[13]Kutsal Roma Cermen İmparatorluğu, Salian sülalesinin (10241125) yönetimindeyken Kuzey İtalya'yı ve Burgonya'yı ele geçirdi. Buna karşı imparatorlar, başa geçme konusunda çekişmelere girince güçlerini kaybettiler.[14] Hohenstaufen Hanedanı'nın (11381254) yönetimi altında, Alman prensleri, güney ve doğudaki Slav topraklarındaki etkilerini arttırdılar. Buraya yerleşen Alman göçmenler Hansa Birliği'ni kurarak ticarette geliştiler ve o günün Avrupa'sına göre, oldukça zengin duruma geldiler.[15]
İmparatorlukta prens seçimi kurulu (1341 Parşomeni)
1356'da ilan edilen fermanla hükümdarlık seçimi ile ilgili bir takım değişiklikler yapıldı. Buna göre kralı, başpiskoposluklardan ve etkili eyaletlerdeki prenslerin katılımıyla oluşan yedi kişilik bir heyet seçecekti.[16] 15. yüzyıldan itibaren, kral sadece Habsburg Hanedanı'na üye kişilerden olmuştur.
1517'de Martin Luther görevini kötüye kullanan Roma Katolik Kilisesi'ne karşı 95 maddelik bir bildiri hazırlayarakProtestan Reformunu başlattı. 1530'dan sonra, Luthercilik Katolik Kilisesi'nden ayrıldı ve birçok Alman Eyaletinde resmi din kabul edildi. Bunun üzerine, Alman ülkesini harap eden Otuz Yıl Savaşları (16181648) başladı.[17] Alman eyaletlerindeki nüfus yaklaşık %30 oranında azaldı.[18] 1648'de imzalanan Vestfalya Antlaşması bu din savaşını bitirdi. Savaşın sonunda krallık, birçok bağımsız eyalete ayrıldı. 1740'dan sonra, Avusturya'da hüküm süren Habsburg Hanedanı ve Prusya Devleti, Alman eyaletlerini kendi yanlarına çekip ülkeye tamamen hükmetmeye çalıştılar. Kutsal Roma Cermen İmparatorluğu 1806 yılında Napolyon Savaşları sırasında tamamen yıkıldı.[19]
Restorasyon ve İhtilal (18141871)
Ana madde: Alman Konfederasyonu
Frankfurt Meclisi ,1848
Napolyon Bonapart'ın tahttan düşmesinden sonra 1814 yılında toplanan Viyana Kongresi'nde alınan kararlarla Alman Konfederasyonu adı altında 39 tane bağımsız Alman eyaleti kuruldu. Bu konfederasyonun liderliğine Avusturya-Macaristan İmparatorluğu seçildi. Viyana Kongresi'ne tepki olarak Avrupa'nın çeşitli ülkelerinde ayaklanmalar çıktı. Özellikle Almanya'da bilim ve felsefede görülen gelişme veliberalizm akımı halkların haklarını aramasında temel etken oldu. Bu süreçte Alman halkının çoğunluğu Fransız Devrimi'den ve milliyetçilikakımından etkilendiler. Halk, ulusal birliğin sağlanmasını istiyordu. Seçilen Kurucu Meclis, 13 Mayıs 1848'de Frankfurt'ta bir anayasa hazırlamak için toplandı. 28 Mart 1849'da anayasa kabul edildi. Bu hareketi temsil eden siyah, kırmızı ve altın sarısı renkler daha sonraAlmanya Bayrağı'na renk vermiştir.[20]
1848 Devrimleri sonucunda Fransa'da cumhuriyet ilan edildi. Bu hareketin başarıya ulaşması üzerine Alman entellektüeller ve halk da ihtilal başlattılar.[21] Başlangıçta hükümdarlar talep edilen liberal hakları onayladı. Prusya kralı IV. Friedrich Wilhelm'e bir takım hakları alınmış şekilde krallık önerildi. Fakat o, bunu reddetti. Çünkü kabul etseydi, tacı Tanrının inayetinde değil, meclisin huzurunda giyecek ve meclisebağlı olacaktı.[22] Ölümünden sonra yerine I.Wilhelm geçti. 1862 yılında, başbakanlığa Otto von Bismarck'ı atadı. Bismark Danimarka'yla 1864 yılında yapılan savaşta bir kısım yerleri ele geçirdi. Ertesi yıl yapılan savaşlarda Avusturya ordusunu mağlup ederek Kuzey Almanya Konfederasyonu'nu kurdu. Avusturya bu konfederasyonun dışında bırakıldı.
Alman İmparatorluğu (18711918)
Ana madde: Alman İmparatorluğu
Versailles'da Alman İmparatorluğu'nun kurulması,1871.Bismarck ortadaki beyaz üniformalı
Bilinen ulusal temellere dayalı modern Almanya yapılan düzenlemelerle 1871'de kuruldu. Ülkenin kurucusu Prusya Krallığı'ydı. Fransa-Prusya Savaşı'ndan sonra, 18 Ocak 1871'de Versailles'da alınan kararlarda imparatorluk ilan edildi.[23] İmparatorluğa Hohenzollern Hanedanıhükmetti. Başkent Berlin yapıldı. İmparatorluk tüm dağınık Alman devletçiklerini içine alarak kuruldu fakat Avusturya bu birliğin dışında bırakıldı. Ülke 1884'den itibaren Avrupa dışında sömürgeler kurmaya başladı[24].
İmparatorluğun inşaası sırasında tahtta olan I. William dış siyasette Almanya'yı diğer büyük devletler gibi güçlü ve güvenli bir duruma getirmek için uğraşmıştır. Fransa'dan diplomatik olarak uzak durulmaya çalışılmış, savaştan kaçınılmıştır. II. Wilhelm döneminde, Almanya,diğer Avrupa güçleri gibi emperyal bir politika izlemiş ve zaman zaman sömürgeleri konusunda komşu devletlerle sürtüşmeye girmiştir. Bu, bir takım dostlukları zedelemiş ve Almanya'ya karşı Fransa, Birleşik Krallık ve Rusya İmparatorluğu bir anlaşma imzalayarak kutup oluşturmuştur. Almanya ise sadece Avusturya-Macaristan İmparatorluğu ile ittifak kurabilmiştir.[25]
Almanya'nın emperyal politikası ülke dışına taşmış ve devlet diğer Avrupa güçleri gibi Afrika'nın paylaşımına katılmıştır. Berlin Konferansı'nda bu kıta Avrupa güçlerine pay edilmiştir. Almanya'nın payına Alman Doğu Afrikası, Alman Kuzey-Batı Afrikası, Togo ve Kamerun düştü. Büyük güçler arası Afrika'da olan bu mücadele I. Dünya Savaşı'nın nedenlerinden biri olacaktı[26].
28 Haziran 1914'te, Saraybosna'da Avusturya-Macaristan İmparatorluğu prensi Arşidük Franz Ferdinand'a suikast düzenlenmesi I. Dünya Savaşı'nı başlattı. Almanya'nın aralarında bulunduğu İttifak Devletleri, İtilaf Devletleri'ne karşı 4 yıl süren savaşlar sonucunda başarısız oldu. Almanya'da kasım 1918'de ihtilal yaşandı ve imparator II. Wilhelm, tahttan feragat etmek zorunda kaldı. 11 Kasım'da ateşkes ilan edildi. 28 Haziran 1919'da Versailles Barış Antlaşması imzalandı. Fakat anlaşma şartları Almanya'yı küçük düşürücü bulundu, bu durum ülkede milliyetçiliği arttırdı ve halk yavaş yavaş Nazizm akımı etrafında birleşmeye başladı.[27]
Weimar Cumhuriyeti (19191933)
Ana madde: Weimar Cumhuriyeti
Cumhurbaşkanı Paul von Hindenburg
Başarılı geçen Kasım 1918 ihtilalinin ardından cumhuriyet ilan edildi. Devlet başkanı Friedrich Ebert tarafından 11 Ağustos 1919'da kuruluşu ilan edilen devlet, adını milli meclisin yeni anayasayı oluşturmak için toplandığı Weimar kentinden alır. Daha önce Rosa Luxemburg ve Karl Liebknecht 1918 yılında Alman Komünist Partisi'ni kurmuşlardı. Bunun dışında Alman İşçi Partisi ise Ocak 1919'da kuruldu. Parti daha sonra adını Nasyonal Sosyalist Alman İşçi Partisi'ne dönüştürecekti.
Büyük Bunalım'dan, Versailles Antlaşması tarafından dikte edilen ağır barış koşullarından ve uzun bir dizi istikrarsız hükümetlerden zarar gören Almanya'daki siyasi kitleler, siyasi sistemleri olan parlamenter sistem'le kendilerini daha az özdeşleştirmeye başlamışlardı. Yaygın bir sağcı (monarşist, völkisch, ve nazi) Dolchstoßlegende yani Almanya'nın I. Dünya Savaşı'nı askeri yenilgi sebebiyle değil de Alman Devrimi sebebiyle kaybettiğini iddia eden bir siyasi mit bu durumu daha da kötüleştirmişti. Diğer taraftan, radikal solcu komünistler, örneğin Spartaküs Birliği, "kapitalistyönetimi" olarak gördükleri sistemi bir Räterepublik kurmak amacıyla yıkmak istiyorlardı[28].
Birçok parti tarafından yarı askeri (paramiliter) güçler kurulmuştu ve siyasi sebeplerle binlerce cinayet işlenmişti. Paramiliter güçler seçmenlerin gözünü korkutmakta ve zaten yüksek işsizlik oranları ve yoksulluktan muzdarip olan halkta şiddet ve nefret tohumları ekmekteydiler. Bir dizi başarısız kabineden sonra, Cumhurbaşkanı Paul von Hindenburg, hem pek fazla alternatif görememesinden hem de sağcı danışmalarının baskısı sebebiyle, 30 Ocak 1933'te Adolf Hitler'i Almanya Şansölyesi olarak atamıştır.[28]
Üçüncü İmparatorluk (1933-1945)
Ana maddeler: Nazi Almanyası ve II. Dünya Savaşı
Adolf Hitler, Üçüncü imparatorluğun şansölyesi(1933).
27 Şubat 1933'te, Alman Parlementosu kundaklandı. Ertesi gün bazı temel demokratik haklar kaldırıldı. Hitler, tüm yasama ve yürütme yetkilerini kendinde topladı. Bununla ilgili karar mecliste alınırken Almanya Sosyal Demokrat Partisi tasarının karşısında durdu; fakat komünistlerin meclisteki 81 sandalyesi, bu kararın çıkmasına engel olamadı.[29] Yine anayasada yapılan bir takım değişiklikler ülkede Tek parti rejiminin ortaya çıkmasını sağladı.Endüstri alanına kotalar konuldu. Böylece sanayi sadece yeteri kadar temel ihtiyaç maddesi üretecek, bunun dışında tüm üretim gücünü silahsanayine kaydıracaktı.[30] 1936'da Alman birlikleri Versailles Antlaşması'na göre silahsız bölge olan Ren-Ruhr Bölgesi'ne girdiler. İngiltere BaşbakanıNeville Chamberlain'in olayı Yatıştırma politikasının yetersiz olduğu görüldü. Bundan cesaret alan Hitler 1938'den itibaren yayılma politikasını uygulamaya başladı. İki cephede birden savaşmaktan çekinen Hitler, Sovyetler Birliği ile, daha sonra kendisinin bozacağı, Molotov-Ribbentrop Saldırmazlık Paktı imzaladı.
1939'da, milliyetçiliğin aşırıya kaçması sonucu Almanya, Polonya'yı ,Yıldırım savaşı taktiğiyle işgal etti. Bunu takip eden iki günde Britanya ve Fransasavaş deklarasyonları yayınlayarak Almanya'ya savaş ilan ettiler. Bu, II. Dünya Savaşı'nın başlaması anlamına geliyordu. Almanya çok seri bir biçimdeAvrupa'nın önemli bir kısmını direk ya da dolaylı yoldan kontrol etmeyi başardı.
II. Dünya Savaşı sonrası Berlin, Potsdamer Platz 1945.
22 Temmuz 1941'de, Hitler, Sovyetler Birliği ile yapılan paktı tek taraflı feshetti, Doğu Cephesi'ni açtı veBarbarossa Harekatı'nı başlattı. Kısa bir süre sonra Japon İmparatorluğu, Birleşik Devletler'in Pearl Harborüssüne saldırı düzenledi. Almanya, Birleşik Devletler'e savaş ilan etti. Alman ordusunun, Sovyetler Birliği'ne karşı savaş başlangıcında hızla geliştirdiği saldırılar Stalingrad Savaşı'yla son buldu. Moskova yolunu açmak için yapılan bu savaşta Alman orduları yenildi. Ardından, Alman orduları doğu cephesinden geri çekilmek zorunda kaldı. Normandiya Çıkarması, savaşın batı cephesindeki dönüm noktası oldu. Müttefik kuvvetleri, Normandiya sahillerine çıkarma yaparak hızlı bir şekilde Alman hakimiyetindeki bölgelerde ilerlediler. Bu, Almanya için savaşın sonu oldu. 8 Mayıs 1945'te Kızıl Ordu, Berlin'i kontrolü altına aldı.
Nazi hükümeti, daha sonraları Holokost olarak tanımlanacak soykırımla, Yahudileri, Komünistleri, Romanları, eşcinselleri, Yehova'nın Şahitleri'ni, politik rakiplerini, papazları, özürlüleri ortadan kaldırma politikası izledi. Nazi Almanyası döneminde yaklaşık on bir milyon kişi Holokost'ta soykırıma uğradı. Bunların altı milyonu Yahudi, üç milyonu Polonyalıydı. II. Dünya Savaşı ve nazi soykırımları, Avrupa'da yaklaşık 35 milyon insanın canına mal oldu.[31]
Bölünme ve Birleşme (19451990)
Ana maddeler: Batı Almanya ve Doğu Almanya
1949'dan sonra iki Alman Devleti'ne ve bölünmüş şehir Berlin'e II. Dünya Savaşı'nı kazanan güçler tarafından şekil verildi. Batı Almanya Amerikan, İngiliz ve Fransız yönetimi altında,Doğu Almanya ise Sovyetler yönetimi altında düzenlendi.
Savaş yaklaşık on milyon asker ve sivil Alman'ın ölümüyle sonuçlanmıştı. Oder nehrinin doğusundaki geniş topraklar kaybedilmiş; yeni sınırlar dışında kalan başka ülkelerdeki on beş milyon Alman, bu ülkeler tarafından sınırdışı edilmiş; birçok büyük şehir tahribe uğramıştı. Geriye kalan ulusal bölge veBerlin, Müttefikler tarafından dört askeri bölgeye ayrılmıştı.
Batı bölgeleri kontrol eden Fransa, Birleşik Krallık ve Birleşik Devletler bölgelerini birleştirip, 23 Mayıs 1949'da Almanya Federal Cumhuriyeti'ni(Bundesrepublik Deutschland, veya BRD) kurdular; 7 Ekim 1949'da, Sovyet bölgesi, Alman Demokratik Cumhuriyeti'ne (Deutsche Demokratische Republik, veya DDR) dönüştürüldü. Bunlar; "Batı Almanya" ve "Doğu Almanya", ve Berlin'in iki parçası "Batı Berlin" ve "Doğu Berlin" olarak anıldı. Doğu Almanya, Doğu Berlin'i başkent ilan etti, buna karşılık Batı Almanya başkentini Bonn yaptı.
Batı Almanya, Federal Parlamenter Cumhuriyeti ilan etti ve Birleşik Devletler, Fransa ve Birleşik Krallık ile işbirliğine giderek pazar ekonomisine ağırlık verdi. Ülke, 1950'lerin başından itibaren hızla ekonomik gelişme içine girdi. Batı Almanya, aynı zamanda 1955'te NATO'ya katıldı; 1958'de Avrupa Topluluğu'nun altı kurucu ülkesi arasında yer aldı[32]
Doğu Almanya, Varşova Paktı'nı imzalayarak Sovyetler Birliği'nin askeri ve politik kontrolü altındaki Doğu Bloğu ülkelerinden biri haline geldi. Demokrasi haklarına karşın, politik güç yalnızca önde gelen üyeler (Politburo) tarafından düzenlendi. Güçleri Ministerium für Staatssicherheit tarafından sağlanıyordu, geniş bir alana yayılmış gizli servis ve hükümetteki Sosyalist Birlik Partisi'nin birçok kenar mahalle organizasyonu toplumdaki her türlü görüşü takip ediyordu. Halkın temel ihtiyaçları çok ucuz fiyatlara devlet tarafından karşılanıyordu. Sovyetler benzeri planlı ekonomi kuruldu; Sonra, Doğu Almanya Karşılıklı Ekonomik Yardımlaşma Konseyi'nin bir üyesi oldu. Ülkenin sosyal programını anlatan ve bunun faydalarından bahseden komünistpropagandaya rağmen birçok vatandaş, Batı'daki politik özgürlük ve ekonomik refaha hayranlık duyuyordu.[33] Berlin Duvarı,1961 yılında Doğu Almanya'dan, Batı Almanya'ya kaçışları önlemek üzere inşa edildi ve Soğuk Savaş'ın simgesi oldu.
Berlin Duvarı, Brandenburg Kapısı'nın önünde. 1989'dan sonra kapı açılmıştır.
Doğu ve Batı Almanya arasındaki tansiyon, başbakan Willy Brandt'ın Ostpolitik politikası ile azaldı. Doğu Almanya'dan, Batı Almanya'ya yapılan göçlerin artışına karşı Doğu Almanya hükümeti, sınırlardaki geçiş engellerini hafifletti ve vatandaşlarının Batı Almanya'ya gezilerine izin verdi. Artan halk baskıları karşısında Doğu Almanya, sınırlarını açtı.En nihayetinde, Alman yeniden birleşmesi, 3 Ekim 1990'da sağlandı. Yapılan anlaşmalarla, bu devletleri kuran dört büyük güç haklarından vazgeçti ve Almanya tam bağımsızlığına kavuştu. Berlin ülkenin resmibaşkenti ilan edildi, Bonn ise bazı bakanlıkların merkezi oldu.[34]
Birleşmeden beri Almanya, NATO ve Avrupa Birliği içinde aktif rol almaktadır. Almanya Balkanlar'a barış gücü göndermiştir.Ayrıca Alman Ordusu, Afganistan Savaşı'nda Taliban'ın devrilmesinden sonra, güvenliğin sağlanması için Afganistan'a giden NATO ordusu içinde rol üstlenmiştir.[35] Bu askeri harekatlar çok tartışıldı, çünkü II. Dünya Savaşı'ndan sonra ülkenin sadece savunma adına asker bulundurması kabul edilmiş, ülke dışına asker göndermesi, yasalarca engellenmişti. Buna karşın meclis, barış gücü için bunun gerçekleştirilebileceğini kabul etti.
Coğrafya
Ana madde: Almanya coğrafyası
Topografik harita.
Almanya sınırları 357,021 km²'lik bir alanı kaplar. Bunun 349,223 km²'si karadan, 7,798 km²'si su kaynaklarından oluşur. Almanya, yüzölçümü bakımından Avrupa'nın yedinci, Dünya'nın altmış üçüncü büyük ülkesi konumundadır. Yükselti; güneydeki Alp Dağları'ndan , kuzeydeki Kuzey Denizi'ne (Nordsee) ve kuzeybatıdaki Baltık Denizi'ne (Ostsee) doğru azalmaktadır. Ülkenin en yüksek noktası, Alpler üzerinde bulunan 2.962 m yüksekliktekiZugspitze noktasıdır. Orta Almanya'daki ağaçlanmış konumdaki yaylalar ile kuzeydeki alçak seviyedeki ovalara ulaşım; Rhine, Tuna ve Elbe[36] gibi, Avrupa'nın bazı önemli büyük nehirleri ile sağlanır.
Almanya sınırlarının hepsini Avrupa Birliği üyesi ülkelerle paylaşır. Ülkenin komşuları kuzeyde Danimarka, doğuda Polonya ve Çek Cumhuriyeti, güneydeAvusturya ve İsviçre, batıda Fransa ve Lüksemburg, kuzeybatıda Belçika ve Hollanda'dır.
| Kuzey Denizi, ve Baltık Denizi | Baltık Denizi | ||||||||||
ve |
| ve | |||||||||
ve | ve |
[TD="colspan: 5"]ALMANYA'dan yönler[/TD]
Ana madde: Almanya'nın Eyaletleri
Almanya; herbiri alt bölgelere ayrılmış toplam 13 eyalet (Bundesländer) ve 3 serbest şehir içerir.
Vorpommern
Anhalt
Vestfalya
Pfalz
Württemberg
Holstein
|
| Sıra | Şehir | Eyalet | Nüfus | Sıra | Şehir | Eyalet | Nüfus |
Berlin Hamburg Münih Köln Frankfurt |
|---|---|---|---|---|---|---|---|---|
| 1 | Berlin | Berlin | 3,460,725 | 11 | Dresden | Saksonya | 523,058 | |
| 2 | Hamburg | Hamburg | 1,786,278 | 12 | Leipzig | Saksonya | 522,883 | |
| 3 | Münih | Bavyera | 1,353,186 | 13 | Hannover | Aşağı Saksonya | 522,686 | |
| 4 | Köln | Kuzey Ren-Vestfalya | 1,007,119 | 14 | Nürnberg | Bavyera | 505,664 | |
| 5 | Frankfurt am Main | Hessen | 679,664 | 15 | Duisburg | Kuzey Ren-Vestfalya | 489,599 | |
| 6 | Stuttgart | Baden-Württemberg | 603,849 | 16 | Bochum | Kuzey Ren-Vestfalya | 374,737 | |
| 7 | Düsseldorf | Kuzey Ren-Vestfalya | 588,735 | 17 | Wuppertal | Kuzey Ren-Vestfalya | 349,721 | |
| 8 | Dortmund | Kuzey Ren-Vestfalya | 580,444 | 18 | Bonn | Kuzey Ren-Vestfalya | 324,899 | |
| 9 | Essen | Kuzey Ren-Vestfalya | 574,635 | 19 | Bielefeld | Kuzey Ren-Vestfalya | 323,270 | |
| 10 | Bremen | Bremen | 547,535 | 20 | Mannheim | Baden-Württemberg | 313,219 |
İklim
Bavyera'dan Alplere bir bakış
Almanya'nın geneli, nemli batı rüzgarlarının üstünlük kurduğu ılımlı bir iklime sahiptir. İklim; Gulf Stream'in etkisi altındaki Kuzey Atlantik Akıntıları tarafından etkilenmektedir. Bu ısıtıcı sular, Kuzey Denizi sınırlarındaki Jutland Yarımadası ve Ren Bölgesi dahil olmak üzere birçok bölgeyi etkilemektedir. Sonuç olarak kuzeybatı ve kuzey bölgelerinde iklim okyanusal iklimdir; yağış yaz boyunca maksimuma çıkmak üzere her dönem sürer[37].
Kışları ılımlı ve yazları serindir, buna karşın sıcaklık çoğu zaman 30°C'yi (86°F) aşabilmektedir. Doğuda ise iklim daha karasaldır; kışlar çok soğuk, yazlar çok sıcak ve kuru olabilmektedir. Orta ve güney Almanya ise farklı olarak karasal ve okyanusal iklim arasında bir geçiş bölgesidir. Yine, en yüksek sıcaklık yazın 30°C'yi (86°F) aşabilmektedir.[38][39]
Biyolojik çeşitlilik
Geyik çeşitleri, geniş bir yabani ortama yayılmıştır
Almanya; Avrupa'nın Orta ve Atlantik bölgelerinde bulunmasıyla birçok hayvan ve bitki çeşidini barındırmaktadır. Ülke, dört ana Ekobölgeyeayrılır: Atlantik ormanları, Baltık ormanları, Orta Avrupa ormanları ve Batı Avrupa ormanları.[40] Almanya'nın geneli, işlenebilir toprak (%33) veSilvikültürler, ormanlar (%31) ile kaplanmıştır. Sadece %15'lik bir kısım kalıcı çayırlarla kaplıdır.
Ülkenin üçte birinden fazlası ormanlarla kaplanmıştır
Bitki ve hayvan çeşidi genellikle Orta Avrupa ile aynıdır. Kayınlar, meşeler ve diğer yaprak döken ağaçlar, ormanların üçte birini teşkil etmektedir; ağaçlandırma ile kozalaklı ağaçlar artış göstermektedir. Ladin ve köknar ağaçları dağların üst kısımlarını domine etmiş durumdadırlar, buna karşı çam ve karaçam, kumlu arazilerde bulunur. Ülkede birçok eğreltiotu, çiçek, mantar ve karayosun çeşidi bulunur. Balık, Kuzey Denizi'nde ve nehirlerde bulunur. Yabani hayvan çeşitleri genel olarak geyik, yaban domuzu, yabani koyun, tilki, porsuk, yabani tavşan ve kunduzdan oluşur.İlkbahar ve sonbaharda birçok çeşit göçmen kuş, Almanya'dan geçer.
Almanya'daki Milli Parklar şunlardır: Schleswig-Holstein Wadden Denizi Ulusal Parkı, Hamburg Wadden Denizi Ulusal Parkı, Aşağı Saksonya Wadden Denizi Ulusal Parkı, Jasmund Ulusal Parkı, Vorpommern Lagün Bölgesi Ulusal Parkı,Müritz Ulusal Parkı, Aşağı Oder Vadisi Ulusal Parkı, Harz Ulusal Parkı, Sakson İsviçre Ulusal Parkı ve Bavyera Ormanı Ulusal Parkı.
Almanya hayvanat bahçeleri, yabani yaşam parkları , sualtı parkları, ve kuş parkları ile ünlüdür.[41] 400'den fazla kayıtlı hayvanat bahçesi ve doğa parkıyla ülke, dünyada bu alanda bir numaradır.[42] Berlin Zoolojik Bahçesi, Almanya'nın en eski ve günümüzde Dünya'nın en çok hayvan çeşidine sahip hayvanat bahçesidir.[43]
Çevre
Almanya, Rüzgâr enerjisini ve Güneş enerjisini Dünya'da en çok kullanan ülkedir
Almanya, çevre bilinci yerinde bir ülke olarak bilinir.[44] Çoğu Alman, insanın yaptıklarının, Küresel Isınma'nın en önemli nedeni olduğunu bilir.[45] Ülke, Kyoto Protokolü'nü ve birçok diğer çevre güvenliği anlaşmasını imzalayarak, az emisyon stardardına uymaya, geri dönüşümü arttırmaya ve yenilenebilir enerji kaynakları kullanımının yaygınlaştırılmasına söz vermiştir.[46]
Kaya kartalı, avlanılmasına karşı koruma altına alınmıştır
Alman hükümeti, çevreye zararlı maddelerin azaltılması yolundaki geniş aktiviteleriyle, bu amaca öncülük etmiştir ve günümüzde de bu aktivitelerin bir sonucu olarak ülkedeki zararlı kimyasal madde oranı azaltılmaktadır.[47] Almanya, kişi başına düşen karbondioksit oranında Avrupa Birliği içinde birinci sırada yer almasına karşı; Avustralya, Kanada, Suudi Arabistan ve Amerika Birleşik Devletleri'ne göre oldukça düşük bir orana sahiptir.
Kömür yakımı ve endüstri atıklarından gelen emisyon, hava kirliliğine sebep olmaktadır. Sülfürik asittarafından oluşturulan Asit yağmurları, ormanların zarar görmesine neden olmaktadır. Baltık Denizi'ne Doğu Almanya tarafından, kanalizasyon atığı ve endüstri artığı ile oluşturulan kirlilik azaltıldı. Gerhard Schröder yönetimindeki hükümet zamanında elektrik üretimi adına nükleer enerji kullanımının bitirilmesinin planlandığı açıklandı.
Almanya; Avrupa Birliği ile, AB'nin fauna, flora ve habitat'ının korunması amacıyla çalışmaktadır. Almanya'nın son buzul bölgesinin bulunduğu Alp bölgesindeki buzullar, erimeye maruz kalmaktadır.
Yönetim
Berlin'de, parlamentonun toplandığı Reichstag
Almanya; federal, parlamenter, temsili demokrasili bir cumhuriyettir. Alman politik sistemi 1949'da ilan edilen anayasayla, bilinen adıyla Grundgesetz ile, temellendirilmiştir. Grundgesetz adıyla anılan doküman, Verfassung sözüne (anayasa) karşı tercih edilmiştir; çünkü ülke o zaman iki ayrı devletti ve Grundgesetz'i yazanlar, Almanya birleştiğinde bunun asıl anayasayla değiştirilebileceğini vurgulamak istemişlerdir. Grundgesetz üzerinde değişikliklerin önerilmesi için parlamentonun üçte ikilik çoğunluğu gerekmektedir; temel hakları koruyan maddeleri, güçlerin ayrılığını, federal yapılanmayı ve anayasayı kaldırmaya yönelik teşebbüşlere direnişi, daima yasal ve değiştirilemez kılar.[48] Grundgesetz, 1990'daki Alman yeniden birleşmesinden sonra küçük değişikliklerle günümüzde varlığını sürdürmektedir.
Federal Başkan, Joachim Gauck
Bundeskanzler (Federal Şansölye) şu an Angela Merkel'dir hükümetin başıdır ve yürütmeyigerçekleştiren kişidir, görevleri itibariyle Parlamenter demokrasilerdeki başbakan ile benzerdir . Ana yasama organı Bundestag ve on altı eyaleti temsil eden, yasaların yapılmasına katılan anayasal organ Bundesrat, federal yasama organlarıdır. Bu iki yapı yasa yapar. Bundestag'ta 614 milletvekili bulunur. Bu milletvekilleri dört yılda bir seçilir ve Alman halkını temsil eder. Seçim sistemi çoğunluk sistemi ve nispi temsil sisteminin bir karışımıdır. Bundesrat üyeleri on altı eyaletten seçilmiş kişilerden oluşur ve bunlar eyalet kabinelerinde de bulunur. Her eyalet hükümeti, kendi delegesini herhangi bir zamanda değiştirme hakkına sahiptir.
Bundespräsident (Federal Başkan) şu an Joachim Gauck Devlet başkanı, sembolik görevleri ve güçleriyle öncelikli yetkilidir. Görevini beş yıllık bir dönem için icra eder. Bir diğer dönem için yeniden seçilebilir. Kısmen Federal Meclis üyeleri, kısmen ise on altı eyaletin parlamentolarınca seçilen ve Federal Meclis üyelerine eşit sayıda üyelerden oluşan bir kurul tarafından seçilir. Bundestag başkanı, protokol bakımından resmi olarak ikinci sırada yer alır. Protokolde üçüncü sırada ise Şansölye gelir. Bundestag tarafında seçilen şansölye, Cumhurbaşkanı tarafından atanır.
1949'dan beri seçimler ve bakanlıklar Hıristiyan Demokrat Birliği ve Almanya Sosyal Demokrat Partisi tarafından kazanılmıştır. Buna karşı, az bir kesim tarafından desteklenen, liberal parti olan Liberal Demokrat Parti (1949'dan bu yana hep mecliste yer almıştır) ve Birlik 90/Yeşiller (1983'ten bu yana meclistedir) Bundestag'ta önemli rol üstlenmektedir[49]. Bu partiler koalisyon hükümetlerde küçük roller almaktadır.
Dış ilişkiler
Almanya, kuruluşundan beri Avrupa Birliği içinde lider rol oynamaktadır. II. Dünya Savaşı'ndan beri ülke, Fransa ile yakın ilişki içindedir. Bu dostluk özellikle 1980'ler sonunda ve 1990'ların başında, Hristiyan Demokrat Helmut Kohl ve Sosyalist François Mitterrand önderliğinde oldukça güçlendi. Almanya, Avrupalı devletlere yeni teknolojilerin bulunmasında, birleşik ve duyarlı Avrupa politikası oluşturulmasında, defans ve güvenlik cihazları yapımında öncülük etmektedir.[50]
23 Mayıs 1949'dan, Batı Almanya'nın kuruluşundan beri ülke, gerek yakın geçmişi gerekse işgal altına girmesi nedeniyle varolan dış ilişkisindeki zayıflığının farkına vardı.[51] Soğuk Savaş süresince, Almanya'nın Doğu Bloğu tarafındaki parçası, Avrupa'da siyasi anlamdaki Doğu-Batı geriliminin sembolü oldu. Buna karşı 1970'lerde, Willy Brandt'ın Ostpolitikidétentenin ana faktörü oldu .[52] 1999'da, Şansölye Gerhard Schröder'in hükümeti temel Alman temel dış politikasında farklı bir karar alarak NATO'nun Yugoslavya'ya yaptığıoperasyona asker gönderdi. Böylece Alman askerleri, II. Dünya Savaşı'nda beri ilk kez yurtdışına çıkmış oldu.[53]
Angela Merkel, G8'e ev sahipliği yaparken
Almanya ve Amerika Birleşik Devletleri yakın dosttur.[54] 1948'tee Marshall Planı ile, ABD hükümeti, Almanya'nın savaş sonrasında tekrar endüstrisinin kurulmasına yardım etmiştir. Ayrıca ABD yine savaş sonrası Almanya'daki yiyecek krizi konusunda yardımlarda bulunmuştur.Irak Savaşı sırasında Almanya, Amerikan hükümetine soğuk davranarak AB ile ABD'nin ortak hareket etmesine dayanan Atlantisizm tezini bozmuşlardır. Buna karşı iki ülke arasında yakın bir sosyo-kültürel ilişki bulunmaktadır.[55] İki ülke ayrıca ekonomik olarak birbirine oldukça bağımlıdır: Almanya'nın ithalatının %8.8, ihracatının ise %6.6'sı Amerika Birleşik Devletleri'ne aittir.[56] Yine Amerika Birleşik Devletleri %8.8'lik ithalatını, %9.8'lik ihracatını Almanya ile yapar.[56] Bir diğer yakınlık, Amerika'daki etnik gruplarla ilgilidir. Ülkedeki en büyük azınlığı Alman vatandaşları oluşturur.[57]. Ayrıca Kaiserslautern'in yakınlarındaki Ramstein Havaalanı Amerikan Ordusu'nun kendi toprakları dışındaki en büyük üssüdür.[58]
Gelişim yardımları
Federal Almanya Cumhuriyeti'nin gelişim yardımları, resmi ülke politikasından bağımsızdır. Bu yardımlar, Ekonomik Dayanışma ve Gelişme Bakanlığı (BMZ) tarafından düzene konur ve uygulanır. Alman hükümeti bu yardımları uluslararası bir sorumluluk olarak görür.[59]
Almanya, 2007 yılında gelişim yardımları ve insani yardımlar adına 8.96 milyar avro kullanmıştır. Bu bir önceki yıl olan 2006'ya göre %5.9 artış demektir. Böylece ülke, Amerika Birleşik Devletleri'nden sonra en çok bağışta bulunan ülke konumuna gelmiştir.[60] Almanya, her yıl ülke bütçesinin %0,37'sini bu yardımlara harcamaktadır ve hükümetin 2010 hedefi bunu %0,51'e çıkarmaktır.
Askeriye
Ana madde: Bundeswehr
Mecklenburg-Vorpommern savaş gemisi, Lübnan'daki geçici güç çerçevesinde Lübnan sahillerinde.
Alman Ordusu ya da diğer adıyla Bundeswehr, Kara Kuvvetleri, Deniz Kuvvetleri, Hava Kuvvetleri ve Merkezi Tıp Servisi'nden oluşur. Askeri hizmet 18 yaşını geçmiş her erkek vatandaş için zorunludur ve dokuz aydır. İsteyen kişiler, askerlik görevi yerine gönüllü olarak Zivildienst(bir tür sosyal görev), ya da altı yıl boyunca gönüllü olarak; Kızıl Haç, itfaiye gibi bir acil vaka ekibinde görev alabilir. 2003 yılı verilerine göre ülke GSYİH'nin %1.5'i askeriyeye harcanmaktadır.[36] Barış zamanı; Bundeswehr, savunma bakanı tarafından kontrol edilir. Eğer Almanya birsavaşa katılırsa, bu durumda Alman Şansölyesi Bundeswehrin yönetimini ele alır.[61]
Bir Eurofighter gösteri uçuşunda
Şu anda Bundeswehr'de görevli 230.000 profesyonel asker, 55.000 18-25 yaş arası zorunlu askeri hizmetini yerine getiren asker ve 2.500 aktif yedek güç bulunur.[62] Aşağı yukarı 300,000 yedek asker ordu gücü için hazırdır.[63] Bunlar savunma talimlerine katılmaktadırlar ve bir kısmı da yurtdışına yayılmıştır. 2001'den bu yana kadınlar da yasal herhangi bir sınırlama olmaksızın askere alınmaktadır; fakat görev almak zorunlu değildir, isteğe bağlıdır. Yaklaşık 14,500 kadın şu anda aktif görevdedir.[64] Bu sayının içinde barış misyonu amacıyla çeşitli ülkelerde bulunan kadın askerler de vardır. Ülkede şu an iki kadın tıp görevlisi general rütbesinde bulunmaktadır.
Ekim 2006'ya göre; Alman Ordusu; yaklaşık 9,000[64] kişilik askeri güçle yurtdışındaki birçok barış gücünün ortağıdır. Bunlardan 1,180 askerBosna Hersek'te; 2,844 asker Kosova'da; 750 asker EUFOR bünyesinde Demokratik Kongo Cumhuriyeti'nde; ve 2,800 asker NATOtarafından oluşturulan ISAF bünyesinde Afganistan'dadır. Şubat 2007'ye göre; Almanya, Afganistan'daki yaklaşık 3,000 ISAF gücüyleAmerika Birleşik Devletleri (14,000) ve Büyük Britanya'nın (5,200) ardından en çok askeri güç gönderen 3. ülke konumunda yer almaktadır.[65] Almanya'da, Amerika Birleşik Devletleri tarafından Büchel'e konuşlandırılmış nükleer silahlar bulunmaktadır.[66]
Demografi
Ana madde: Almanlar
Hamburg, AB içinde başkent olmayan şehirler arasında en kalabalık şehirlerindendir.
82 milyonun üzerindeki vatandaşı ile Almanya; Avrupa Birliği içinde en çok nüfusa sahip ülke konumundadır. Buna karşı ülkede doğurganlık oranı, anne başına 1.39 çocuk ile Dünya ortalaması'nın oldukça altındadır.[36] Federal İstatistik Ofisi tahminlerine göre nüfus 2050 yılında 69-74 milyon arasında olacaktır (69 milyon yıllık +100,000 göçle; 74 milyon yıllık +200,000 göçle).[67] Almanya birçok büyük şehre sahiptir. Bunlardan en büyükleri Berlin, Hamburg, Münih, Köln, Frankfurt ve Stuttgart'tır. Bununla beraber Almanya'daki birçok kent, birbiriyla kaynaşmış ve geniş yerleşim yerleri meydana getirmiştir. Bunlardan biri de Ren-Ruhr Bölgesidir. Bu bölge; Düsseldorf (KRV'nin başkenti),Köln, Essen, Dortmund, Duisburg ve Bochum şehirlerini kapsar.
Berlin 3.4 milyon nüfusu ile Almanya'nın en kalabalık şehridir.
Aralık 2004 itibariyle, Almanya'da yaklaşık 7 milyon yabancı, Alman vatandaşlığına geçmiştir. Ülkede ikamet edenlerinden %19'u yabancı veya yabancı kökenlidir. Genç olanlar yaşlı olanlara göre daha yabancı kökenlidir. 15 yaşını aşmış Almanların %30'unun yurtdışında doğmuş en az bir ebeveyni bulunmaktadır. Büyük şehirlerde 5 yaş ve küçük çocukların %60'ının yurtdışında doğmuş en az bir ebeveyni bulunmaktadır.[68]
Ülkedeki en büyük azınlık grubunu (2.7 milyon), Türkiye'den gelmiş insanlar oluşturur. Diğer azınlıklar ise İtalya'dan, Sırbistan'dan,Yunanistan'dan, Polonya'dan ve Hırvatistan'dan gelmiştir.[69][70] Birleşmiş Milletler Nüfus Fonu listesine göre Almanya, Dünya'da göçmen nüfusu en fazla olan üçüncü ülkesi konumundadır. Bu; Dünya üzerindeki göçmenlerin %5'i yani 191 milyon göçmenin 10 milyonu, ya da başka bir tabirle Almanya nüfusunun %12'si demektir.[71] Almanya'nın geçmişte olan fazla zorluk çıkarmayan göç yasaları sayesinde birçok yabancı Alman vatandaşı olmuş ve Alman etniğini tercih etmiştir (Daha çok eski Sovyetler Birliği ülkelerinden). Fakat 2000 yılından itibaren yasalar sertleştirilmiş ve vatandaşlığa geçmek zorlaştırılmştır.[72]
Din
Ana madde: Almanya'da din
Ren nehri kıyısındaki Köln Katedrali, Dünya Miras Listesindedir.
Hıristiyanlık, Almanya'da 53 milyon (%64) taraftarla en yaygın olan dini inanıştır.[73] İkinci yaygın inanış ise 3.3 milyon kişi ile İslam dini (4%), daha sonra ise her ikisine inanan toplam 200,000 kişi (0.25) ile Budizm ve Yahudilik gelmektedir. Hinduizm 90,000 inanana sahiptir (0.1%). Almanya'daki diğer tüm dini topluluklar 50,000'den az sayıda (veya %0,05'ten) taraftara sahiptir. Yaklaşık 24.4 milyon Alman ise (29.6%) herhangi bir dine inanmamaktadır[74].
Şu anki Papa; XVI. Benedictus, Almanya'nınBavyera eyaletinde doğmuştur.
Protestanlık kuzey ve doğuda; Roman Katolikliği ise güney ve batıda yoğunlaşmaktadır. Tüm inanışlar nüfusun yaklaşık %31'ini kapsamaktadır. Şu anki Papa Benedict XVI Bavyera'da doğmuştur. Ateistler ve agnostikler de dahilherhangi bir inanca dahil olmayan insanlar nüfusun yaklaşık %29.6'sını oluşturmaktadır ve özellikle eski Doğu Almanyabölgelerinde ve büyük metropol bölgelerinde yaşamaktadırlar.[75]
Çoğu Türkiye'den gelen Sünniler ve Alevilerden oluşan yaklaşık 3.3 milyon Müslüman nüfusu ile birlikte az sayıda da Şiivardır.[76] Ülke nüfusunun %1.7'sini oluşturan, Ortodoks Mezhebi'ne bağlı insanların büyük çoğunluğu Sırplar veYunanlılardan oluşur.[77] Almanya, Batı Avrupa'nın üçüncü büyük Yahudi nüfusuna sahip ülkesidir.[78] 2004'te, Almanya'ya, İsrail'de olduğu gibi Sovyet cumhuriyetlerinden gelen Yahudi nüfusu, Almanya'nın Birleşmesi sırasındaki rakam olan 30,000 ile karşılaştırıldığında 200,000'den fazla bir sayıya ulaşmıştır. Yahudi nüfusunun ağırlıklı olduğu şehirler arasında Berlin, Frankfurt ve Münih bulunmaktadır.[79] Yaklaşık 250,000 Budist Almanya'da yaşamaktadır ve bunların %50'si Asya göçmenidir.[80]
2005 yılındaki Eurobarometre Anketi'ne göre, Alman halkının %47'si "Bir Yaratıcının var olduğuna inanıyorum" düşüncesini desteklerken, %25'i "Bir çeşit ruh veya hayat kaynağının var olduğuna inanıyorum" ve %25'i de "Herhangi bir ruh, yaratıcı veya hayat kaynağının var olduğuna inanmıyorum" düşüncesini benimsemişlerdir.[81]
Dil
Ana madde: Almanca
Avrupa ülkelerinde Almancanın bilinme oranı.
Almanca, Almanya'da resmî ve ağırlıklı olarak konuşulan dildir. Ayrıca bu dil, Avrupa Birliği'ndeki 23 resmî dilden biridir ve Avrupa Komisyonu'nunİngilizce ve Fransızcayla beraber üç çalışma dilinden biridir. Bilinen daha az konuşulan yerel diller ise Danca, Sırpça, Romanca, Romanca,Alçak Almanca ve Frizcedir. Bu diller, resmî olarak Avrupa Bölgesel Diller ve Azınlık Dillerini Koruma Anlaşması tarafından korunmaktadır. Çok kullanılan göçmen dilleri ise Türkçe, Lehçe, Balkan dilleri ve Rusçadır.
Standard Almanca Cermen dilleri grubuna mensuptur ve İngilizce, Felemenkçe ve Frizce ile çok yakın olup aynı sınıflandırmaya sahiptirler. Ayrıca, Standard Almanca az miktarda da Doğu Cermen dilleri (yok olmuşlardır) ve Kuzey Cermen dilleri ile benzerlik göstermektedir. Birçok Almanca kelime Hint-Avrupa dil ailesinin Cermence kolundan türetilmiştir.[82] Önemli azınlık kelimeler ise Latince ve Yunancadan, daha az miktarda da Fransızcadan ve günümüzde de İngilizceden türemektedir. Almanca, Latin alfabesi kullanılarak yazılmaktadır. 26 standart harfe ek olarak, Almanca ä, ö ve ü olmak üzere üç tane umlaut harfe ve Eszett veya scharfes S (keskin S) denilen "ß" harfine sahiptir.
Alman lehçeleri, Standart Almanca'nın farklılaşmasıyla oluşmuştur. Alman lehçeleri geleneksel yerel türlerdir ve farklı Cermen kabilelerinden günümüze ulaşmıştır. Bu lehçelerin birçokları; sadece Standart Almanca bilen birisi tarafından bile, tam olarak anlaşılamamaktadır; çünkü bilinen Almancadan sözlük, fonoloji ve sözdizimi olarak bazı farklılıkları vardır.
Almanca, dünya çapında yaklaşık olarak 100 milyon kişinin ana dili ve 80 milyon civarında insanın ise ikinci dilidir. Almanca, Avrupa Birliği içinde yaşayan yaklaşık 90 milyon kişinin (%18) ana dilidir. Alman halkının %67'si en az bir yabancı dil ile, %27'si ise kendi dillerinden başka en az iki yabancı dil ile iletişim kurabilmektedirler.[83]
Ekonomi
Ana madde: Almanya ekonomisi
Almanya 2007 yılında dünyanın önde gelen ihracatçılarındandı.
Almanya Avrupa'nın en büyük ulusal ekonomisi, dünyada üçüncü en büyük gayri safi yurtiçi hasılaya sahip ülke, satın alma gücü paritesine göre beşinci ülke konumundadır;[84] 2007 yılındaki reel büyüme oranı %2.4'tür. Sanayileşmesinden beri ülke; küresel ekonomide bir lokomotif, yenilikçi ve öncü olarak rol almıştır. "Made in Germany" etiketli ihraç malları ülkenin zenginliğindeki ana unsurdur. Almanya 2006 yılındaki $1.133 trilyon dolarlık ihracatıyla Dünya'nın en fazla ihracat yapan ülkesi olmuştur. Ülke; Avro Alanı ülkeleri dahildir ve 165 milyaravro ticaret fazlasına sahip olmuştur.[85] Toplam gelirinin %70'ini hizmet sektörü, %29.1'ini endüstri alanları ve %0.9'unu da tarım sektörü oluşturmaktadır. Üretilen ürünlerin büyük çoğunluğunu otomobil, makine, metal sanayi ve kimyasal madde kollarındaki mühendislik ürünleri oluşturmaktadır. Almanya dünyadaki rüzgar türbinleri ve güneş enerjisi teknolojisi alanında bir numaralı üreticidir. Her yıl Hannover, Frankfurtve Berlin gibi birçok Alman şehrinde büyük uluslararası ticaret fuarları ve kongreler düzenlenmektedir.[86]
Frankfurt önemli bir finans merkezidir ve Avrupa Merkez Bankası'na ev sahipliği yapar
Dünyanın gelirlerine göre sıralanmış en büyük 500 şirketini gösteren Fortune Global 500sıralamasında Almanya'dan 37 şirket bulunmaktadır. Bunların en büyük on tanesi Daimler, Volkswagen, Allianz SE (en fazla kar yapan şirket), Siemens, Deutsche Bank (2. en fazla kar yapan), E.ON, Deutsche Post, Deutsche Telekom, Metro ve BASF'tır.[87] En fazla çalışana sahip şirketler ise Deutsche Post, Robert Bosch GmbH ve Edeka'dır.[88] Dünya çapında bilinen markaları; Mercedes-Benz, SAP, BMW,Adidas, Audi, Porsche, Volkswagen ve Nivea'dır.[89]
Almanya; kapalı Avrupa ekonomisi ve politik birleşmenin savunucusudur. Ticari kararlarında ise Avrupa Birliği üyelerinin ve AB tek pazaryasalarının kararları doğrultusunda hareket etmektedir. Almanya, Avrupa'nın genel para birimi olan avroyu kullanmaktadır ve Almanya'nın para politikası ile ilgili kararları, diğer Avrozonda olan ülkeler gibi Frankfurt'taki Avrupa Merkez Bankası tarafından verilmektedir. 1990 yılındakiyeniden birleşmeden sonra, yaşam standardı ve yıllık gelirler eski Batı Almanya eyaletlerinde yüksekti ve bütün Almanya'da bu standartların korunması sağlanılmaya çalışıldı.[90] Eski Doğu Almanya ekonomisinin modernizasyonu ve batı eyaletlerin standartlarına entegre olması 2019 yılına kadar uzun dönemli olacak şekilde programlanmıştır ve yıllık batıdan doğuya doğru yaklaşık 80 milyar dolar transfer olmaktadır. 2005'den beri işsizlik oranı düşüşe geçmiştir ve 2008 Haziran ayında son 15 yılın en düşük seviyesine gerileyerek %7.5'a ulaşmıştır.[91] Yüzde oranlar Batı Almanya'dan Doğuya doğru %6.2 ile %12.7 arasında değişmektedir. Şu anki hükümet sınırlayıcı bir mali politika izleyip kamu sektöründeki işlerde kesintiye gitmişken, Şansölye Angela Merkel hükümeti işçi pazarı ve refah düzeyi adına bir dizi reform gerçekleştirmiştir.
Banknotlar
2004 yılının ilk altı ayında Almanyada en çok sahtesi yapılan banknot 50 Avro (%43,6), ardından 20 Avro (%28,2) ve 100 Avro (%21,3) banknotları idi. 500 Avro banknotların sahteleri ise çok nadir görülüyordu. 2004 yılında Avrupa bölgesinde toplamda yaklaşık 594.000 sahte para ortaya çıkarıldı. 2005 yılında bu sayı 579.000 ve 2006 yılında da 565.000e geriledi. Almanyada kayıt altına alınan sahtecilik sayısı da son yıllarda (2004) 80.583den 40.204 (2007)e geriledi. Avronun piyasaya çıkarılma aşamasında çoğu kez sahte 300 ve 1000Avro (bu banknotların gerçekleri yoktu) banknotların da piyasaya çıkarılması girişiminde bulunuldu ve bazı durumlarda bu girişim başarıyla sonuçlandı. 2006 yılında 20 Avro banknotlar %36lık oranla en fazla sahtesi yapılan banknottu.
2003 yılında İsviçre banknotlarından 4 Milyon İsviçre frangı değerindeki 8.277 adedinin sahte olduğu saptandı. Nominal değere göre (Tedavüldeki toplam banknot 34 Milyar Frank) hesaplandığında sahte para payı %0,022dir. 4 Milyon sahte Franktan 2,3 Milyon Frank Faksimile-Banknot denen sahte banknotlardır. Bu banknotlar organize kara para aklamada, para teslimatı yapılırken İsviçre banknotlarını tanımayan alıcıları dolandırmada kullanılır. Faksimile-Banknotlar genellikle gerçek banknotların arasına yerleştirilmiş demetler halinde elden çıkarılır.
İsviçredeki Avro sahteciliği en çok sorun yaşanan konulardan biridir. 2004 yılında 2 Milyon Avro değerinde sahte Avro banknot ve sikkelere el koyuldu. Bunun yanında 1 Milyon Dolar değerinde Dolar sahteciliği de yapılmıştır.
Değer bakımından 100 Frank Banknotlar 2003 yılında %53lük kullanım oranıyla en geçerli birimdi. Bu birimi %16lık oranla 50 Frank Banknotlar ve %14lük oranla 20 Frank banknotlar takip etmektedir. En az sahtesi üretilen banknotlar %2,9 oranıyla 1000 Frank banknotlardır. Ayrıca resmi olarak piyasada bulunmayan 2000 Frank banknotlar da saptanmıştır.
Bazı sahtecilikler öyle belirgindir ki Federal Bankanın deneyimli görevlileri ve Polise bağlı Sahte Para birimlerindeki görevliler ve para sayma makineleri bu paraları tanıyabilirler.
Altyapı
Ana maddeler: Almanya'da ulaşım ve Almanya'da enerji
Hamburg Limanı Avrupa'nın ikinci büyük limanıdır
Avrupa'da merkezi bir konumda bulunması, Almanya'yı önemli bir ulaşım bağlantı noktası haline getirmiştir. Bu durum ülkenin yoğun ve modern ulaşım ağı sayesinde gerçekleşmiştir. Bu ağın en meşhurları, dünyada toplam uzunlukta üçüncü en büyük olan geniş motorlu araç yolu (Otoyol)'dur. Otoyollarda bazı güzergahlar arasında hız sınırlamasının olmaması da önemli bir özelliktir.[92]
Almanya çok merkezli bir hızlı tren ağı kurmuştur. InterCityExpress diğer adıyla ICE genelde komşu ülkelerdeki büyük şehirlere ve mesafelere ulaşım sağlamaktadır. Trenlerin hızları 160 km/sa ile 300 km/sa arasında değişmektedir ve en üst ileri hizmeti Deutsche Bahnvermektedir. Ulaşımlar 30 dakikalık, saatlik veya iki saatte birlik periyotlar şeklinde gerçekleşmedir.



