- Katılım
- 17 Eyl 2008
- Konular
- 31,097
- Mesajlar
- 0
- Online süresi
- 310s
- Reaksiyon Skoru
- 208
- Altın Konu
- 0
- Başarım Puanı
- 719
- TM Yaşı
- 17 Yıl 7 Ay 7 Gün
- MmoLira
- 40
- DevLira
- 0
Metin2 EP, Valorant VP dahil tüm oyun ürünlerini en uygun fiyatlarla bulabilir, Item ve Karakterlerinizi hızlıca satabilirsiniz. HEMEN TIKLA!
Sabit Disk (Hard Disk) Nedir?
Sistem bellekleri (RAM) sakladıkları bilgileri PCânizi kapattıÄınızda saklayamaz. Sistem belleklerinin bu özelliÄinden dolayı güç kullanmadıÄı halde veri saklayabilecek donanımlara ihtiyacı vardır. İÅte bu ihtiyacı sistemde sabit disk sürücüler karÅılar. Sabit diskler bilgisayarınızı açtıÄınızda iÅletim sistemini ve diÄer yazılımları sistem belleÄine yükler ve kalıcı olarak saklamaya karar verdiÄiniz bilgileri PCâniz kapalı bile olsa korumaya devam eder. Sabit diskler saklanması gereken verileri disk üzerinde manyetik deÄiÅim gerçekleÅtirerek yazarlar. Sabit diskleri incelerken mekanik kısım ve hareketli parça içermeyen elektronik kısım olarak ele almak yerinde olur. Hareketli parçalar sabit disk sürücülerinin çalıÅmasını engelleyen toz ve diÄer etkenlerden korumak amacıyla havası izole edilmiÅ bir bölme içinde yer alır. Sabit disk sürücülerindeki hareketli parçalar mil, manyetik diskler, okuyucu/yazıcı kafalar, kafaların yerleÅtirildiÄi kollar ve kollara hareket veren sistemdir. Verilerin yazıldıÄı kısım ise disklerdir. Disklerin üzerine yazılan verinin yoÄunluÄu sabit disklerin veri saklama kapasitesini performansını olumlu yönde etkiler. Disklerin en önemli bölümleri diski oluÅturan sert alt tabaka ve üstteki manyetik tabakadır. Bu önemli tabaka için üretici firmalar sabit disk tasarımlarında çeÅitli materyaller kullanırlar.
Disk yüzeyindeki pürüzsüz düz tabaka için eski sabit disk sürücülerinde manyetik oksit kullanılırdı. Manyetik oksit Åu an kullanılan ince manyetik film tabakasına göre daha kalın ve çabuk bozulan bir tabakaydı. Günümüzde ısıya dirençli ve daha ince disklerin yapılabilmesine imkan veren özellikleri açısından cam esaslı diskler alüminyum olanlara alternatif oluÅturuyor. Artık manyetik tabakasının yerini filmsi ince manyetik tabakalar almıŠdurumda. Sabit disk sürücülerinin en hassas mekanizmalarından birini kafaların diski çizmeden çok yakın biçimde okuma ve yazma yapabilmesi teÅkil eder. Diskler mil üzerinde yüksek hızda dönmeye baÅladıÄında kaydırıcıların altından geçen hava akımı okutucu/yazıcı kafaların disklere sürtmeden havada asılı kalmasını saÄlarlar. Disklerin üzerindeki manyetik yüzeye neredeyse deÄecek biçimde duran okuyucu/yazıcı kafa ile manyetik yüzey arasındaki mesafe günümüz sabit disk sürücülerinde 0.07 mmâden bile daha azdır. Kafaları disk üzerinde okunacak yada yazılacak bölgeye götüren ve çok hızlı çalıÅan kısım ise âActuatorâ adındaki kısımdır. Kafalar kaydırıcılara ve kaydırıcılar da kollara baÄlı olmak üzere birlikte Actuatorâa baÄlıdırlar. Hoparlörlerdeki ses üreten manyetik bobine çok benzer biçimde çalıÅan Actuator adeta ses üreten bir bobin kadar hızlı biçimde kafaları diskler üzerinde içeri ve dıÅarı yönde hareket ettirir.
Hızla dönen diskler üzerinde okuyucu/yazıcı kafalar, mantık yani kontrol ünitesinden gelen sinyallere göre hareket ederler.
Mantık ünitesi yani elektronik kısım bilgisayarla sabit disk arasındaki veri alıÅveriÅini ve hareketli parçaların kontrolü görevini yürütür.
Hard diskin ÃalıÅma Prensipleri
Verilerimizi kalıcı olarak saklamak için kullanılan bir saklama birimidir. Sabit disk döner bir mil üzerine sıralanmıÅ, metal veya plastikten yapılma ve üzeri manyetik bir tabaka ile kaplı plakalar ve bu plakaların alt ve üst kısımlarında yerleÅen okuma/yazma kafalarından oluÅur. Veriler sabit diskteki bu manyetik tabakalar üzerine kaydedilir. Verilerin kaydedilmesinde mıknatıslanma mantıÄı kullanılır. Mıknatısın iki kutbu dijital olarak 1 ve 0 âı temsil eder. Verilerimiz böylece küçük mıknatıslar halinde bu manyetik ortamlara yazılırlar. Bu manyetik tabakaların üstü dairesel çizgilerle örülüdür. Bunlara iz (track) denir. Sabit diskâte birden fazla plakalar üst üste dizilmiÅtir. Bu plakaların hem alt hem de üst tarafına bilgi yazılabilir. Herbir plaka üzerinde altlı-üstlü yerleÅen ve herbirinin ortadaki mile uzaklıÄı aynı olan izlerin oluÅturduÄu gruba silindir ismi verilir. Sabit disk üzerinde herbir yüz bir kafa tarafından okunmaktadır. Bu nedenle kafa ve yüz aynı terime karÅılık gelir. İz yapısını pasta dilimi Åeklinde bölünmesiyle oluÅan ve sabit disk üzerinde adreslenebilir en küçük alana denk gelen parçaya ise sektör (Sector) adı verilir ve bir sektörün barındırabileceÄi veri miktarı 512 byte uzunluÄundadır. Bu sektör, kafa ve izler sabit diskte verinin adreslenmesi için kullanılırlar. Åuan adreslemede kullanılan iki yöntem vardır. Bunlardan ilki CHS olarak adlandırılan Cylinder-Head-Sector konumlarının verilmesi ile 3 boyutlu olarak dosyanın yerinin bulunması ikincisi ise LBA (Logical Block Adressing â mantıksal kütük adreslemesi) adı verilen tek boyutlu adresleme yöntemidir. Günümüzde kullanılan iki tip sabit disk arabirimi vardır. Bunlar IDE ve SCSIâdir.
IDE
IDE (Integrated Drive Electronics) bilgisayarın anakartındaki veri yolu ile depolama aygıtları arasında kullanılan standart bir elektronik arabirimdir. IDE IBMâin 16 bitlik ISA yol sistemi tabanlıdır ama ayrıca diÄer yol standartlarını kullanan yol sistemlerinde de kullanılabilir.Günümüzde satılan birçok bilgisayar IDEânin geliÅmiÅ versiyonu olan EIDEâyi (Enhanced IDE) kullanır. IDE kasım,1990âda ANSI tarafından bir standart olarak benimsendi. IDEânin ANSI ismi ATAâdir (Advanced Technology Atachment). Normal Åartlar bir IDE arabirim ile iki tane sabit diskin çalıÅtırılması mümkündür: Ancak iki entegre denetleyicisinin birinci pozisyonda olmak istemesini engellemek gerekir. Bunu yapmak için sürücülerden biri ana sürücü (Master Drive) diÄeri de baÄımlı sürücü (Slave Drive)âdır. Bu disk iÅlemlerinde açık bir hiyerarÅi oluÅturur. IDEânin deenetleyici teknolojisinin artan isteklerine cevap vermekte yetersiz kalması nedeni ile EIDEânin ortaya çıkmıÅtır. IDE denetleyicisinin üç temel sorunu vardı. 528 MB'âlık depolama üst sınırı vardı. Yani 528 MBâın üstündeki diskler IDElerle kullanılamazlar. En çok iki disk desteÄi vardı. Yalnızca iki disk kullanılabilmekte idi. Ve CD-ROM gibi çevre birimlerine destek vermemekte idi. EIDE ile birlikte her bir disk için 8.4 GBâlık disk desteÄi vardır. Günümüzde bu sınır daha da üste çekilmiÅtir. 128 GBâa kadar diskler desteklenebilir. 4 tane IDE diski ve CD-ROM kullanılabilir. Bunun için de IDE1 ve IDE2 olarak iki tane arabirim konnektörü kullanılır. Birincil olana Primary ikincil olana da Secondary ismi verilir. Bir konnektörde iki tane disk ve benzeri aygıt kullanılabilir. Bunlar birbirinden Master ve slave olarak biribirinden ayrılır. Böylece bilgisayara takılan disk ve benzeri birimler Primary master, Primary Slave, Secondary Master ve Secondary Slave olarak isimlendirilir. HiyerarÅik düzünde aynen bu Åekildedir. EIDEâlerle birlikte Ultra DMA kavramı ile karÅılaÅmaktayız. Ultra DMA bilgisayarın veriyi sabit diskten bilgisayarın veri yolları ile anabelleÄe göndermede kullanılan bir protokoldür. ULTRA DMA/33 protokolü verileri çoÄuÅma modunda ve 33.3 MBps (Megabayt/saniye) hızında transfer eder. Bu bir önceki DMA arabiriminin iki katı kadar daha hızlıdır.Ultra DMA Sabit disk üreticisi olan QUANTUM ve chipset üreticisi olan INTEL tarafından geliÅtirildi. Bilgisayarınızın Ultra DMAâyı desteklemesi demek bilgisayarınızın daha hızlı açılması, yeni uygulamaları daha hızlı çalıÅtırması anlamına gelir. Ultra DMA 40 pinlik bir IDE arabirimi kablosu kullanır. Ultra DMA/33âden sonra Ultra DMA/66 çıktı. Ultra DMA/66 verilerin 66 MBps hızında iletilmesini saÄlar. Bu bir önceki Ultra DMA moduna göre iki kat hızlıdır. Ultra DMA/66 80 pinlik IDE kablosu kullanılır. Ultra DMAânın çoÄuÅma modunu desteklediÄi söylenmiÅti. ÃoÄuÅma modu verilerin normalinden daha hızlı gönderildiÄi bir veri gönderme kipidir. ÃoÄuÅma kipini gerçekleÅtiren birçok teknik bulunmaktadır. Veri yolunda, ÃrneÄin çoÄuÅma modu, bir aygıtın yolun kontrolünü ele almasını ve diÄer aygıtların bunu kesmemesini saÄlayarak gerçekleÅtirilir. RAMâde ise ÃoÄuÅma modu bir sonraki hafıza birimi kendisine ihtiyaç duyulmadan getirilerek yapılır. Bu disk cachlerinde kullanılan tekniÄin aynısıdır. Böylece veriler daha hızlı iletilirler.
Bütün çoÄuÅma modlarının sahip olduÄu bir karakteristik geçici ve güçlendirilemeyen olmasıdır. Sınırlı zaman dilimlerinde ve özel Åartlarda normalden daha hızlı veri transferi saÄlarlar.
SCSI
Small computer System Interfaceâin kısaltılmıŠÅeklidir. SCSI arabirimi seri ve paralel portlardan daha hızlı veri transfer oranı saÄlar. (saniyede 80 Megabyte veri iletimi saÄlayabilir). SCSI arabirimlere diskin dıÅında yazıcı, CD-ROM gibi çeÅitli aygıtlar baÄlanabilir. Bu yüzden SCSI basit bir arabirimden çok bir giriÅ/çıkıŠyoludur. SCSI arabirimi bir ANSI standardı olmasına raÄmen çeÅitli varyasyonları bulunmaktadır. Bu yüzden İki SCSI arabirimi birbiri ile uyumlu olmayabilir. Günümüzde kullanılan SCSI arabirimleri aÅaÄıdadır.
SCSI-1 : 8 bitlik bir yol kullanır ve 4 MBps lik bir veri transfer hızını destekler.
SCSI-2 : SCSI-1 ile aynıdır, fakat 50 pinlik konnektörler kullanırlar. ve birden fazla aygıtın baÄlanmasına izin verirler.
Wide SCSI : 16 bitlik veri transferini desteklemek için daha geniŠbir kablo kullanırlar.
Fast SCSI : 8 bitlik yol kullanırlar, fakat 10 MBpsâlik veri transferini desteklemek için saat hızını ikiye katlarlar.
Fast wide SCSI : 16 bitlik yol kullanır ve 20 Mbpslik veri transfer hızını destekler.
Ultra SCSI : 8-bitlik yol kullanır ve 20 MBpsâli veri transfer hızını destekler.
SCSI-3: 16 bitlik yol kullanır ve 40 MBpsâlik veri transfer hızını destekler. Ayrıca Ultra Wide SCSI de denir.
Ultra2 SCSI: 8 bitlik yol kullanır ve 40 MBpsâlik veri transfer hızını destekler.
Wide Ultra2 SCSI: 16 bitlik bir yol kullanır ve 80 MBpsâlik veri transfer hızını destekler.
SCSI aygıtların dürümlerine göre 15 aygıta kadar sisteme baÄlayabilir. SCSIâler IDE arabirimlerinden farklı olarak rasgele eriÅim yöntemini kullanırlar. IDEâler ise sıralı eriÅim yöntemini kullanırlar. SCSI arabirimleri IDEâlerden daha hızlıdırlar. Ancak daha da pahalıdırlar. Dünya piyasının yaklaÅık %10âunda varlar. IDEâler ise ucuz olmaları ve artık anakart üzerinde tümleÅik olarak gelmeleri sebebi ile daha fazla tercih edilmiÅtir. Bir sabit diskin kapasitesi Åu Åekilde hesaplanır.
Silindir sayısı*Sektör Sayısı*kafa sayısı*512âdir
1024 silindir, 256 kafa ve 63 sektör parametrelerine sahip bir sabit diskin kapasitesi: 1024*256*63*512=845571864 Byteâdır. Bu da yaklaÅık 8.4 Gigabyteâdır. Sabit diskler ile gelen önemli bir kavram da partisyon kavramıdır. Partisyon kabaca diskin üzerinde oluÅturulmuÅ bölümlerdir. Bir diskte sadece bir partisyon olabileceÄi gibi birden fazla da partisyon olabilir. Bir partisyon hangi amaç ile oluÅturulmuÅ olursa olsun o partisyona ulaÅım yapacak iÅletim sistemine uygun bir dosya sistemi ile biçimlendirilmelidir. Bu genellikle iÅletim sisteminin sorunudur ve iÅletim sistemi birden fazla dosya sistemini destekleyebilir. Partisyonların isimlendirilmesine gelince ilk olarak primary master konumundaki partisyon câden itibaren isim almaya baÅlar. Sonra master diskinizde birden fazla partisyon var ise onlar isimlendirilmeye baÅlar. ÃrneÄin Primary masterâdaki disk ikiye bölünmüŠise birincisi C: ikincisi ise D: ismini alır. Buradaki bölümleme iÅlemi mantıksaldır. EÄer, ikinci bir sabit disk var ise bu disk fiziksel olduÄu için D: harfini alır. Mantıksal olarak bölümlenmiÅ diskin ikinci bölümü ise E: harfini alır. Dosya sistemlerinde yaygın olanlarından biraz bahsedelim
FAT
File Allocation Table â Türkçeye çevirmek gerekir ise Dosya Atama Tablosu.Bu sistemde partisyon herbiri belli miktarda sektör içeren cluster isimli parçalara ayrılır. Ve hangi dosyaların bu cluster parçalarından hangilerine yerleÅtiÄi, hangi cluster parçalarının boÅ, hangilerinin dolu olduÄu gibi bilgiler FAT üzerine yazılır. İÅletim sistemi de herhangi bir dosyaya eriÅim yapmak istediÄinde dosyayı bulmak için FAT üzerine yazılan bu bilgilerden faydalanır. Her ihtimale karÅı sabit disk üzerinde bir kopyası bulundurulur.
FAT16
DOS, Windows3.1 ve OSR2 sürümü öncesi Windows95âin kullandıÄı dosya sistemidir. Eski bir dosya sistemi olduÄu için birtakım dezavantajları ve eksiklikleri vardır. Bunlardan bir tanesi kök dizinin (root) sınırlandırılmıŠolmasıdır. FAT16 sisteminde açılıÅtaki primary partisyona ait root dizini, FAT tablosu ve boot sektörü cluster içinde yer almazlar ve sayısı belli olan sıralı sektörlerde tutulurlar. Bu sayının belli olması kök dizinine yapılacak eklentilerin belli bir sınırı olması sonucunu doÄurur. Kısacası altdizin istenildiÄi kadar uzatılabilmekle birlikte kök dizinde belli uzunlukta giriÅle sınırlandırılmıÅtır. İkincisi FAT16 dosya sisteminde adresleme 16 bit olduÄundan adreslenebilecek maksimum cluster sayısı 65525âtir ve bu clusterların boyutu 32 KB olabilir. (aslında cluster sayısı 65536 olmalıdır. Ama bazıları özel amaçlar için tutulur.) bu da bizi FAT16âda kullanılan bir partisyonun 2 GBâdan daha büyük olmayacaÄı sonucuna götürür. Ãçüncüsü FAT16 elindeki boÅ sabit diski ya da partisyon alanının bir Åekilde elindeki clusterlara daÄıtmak zorundadır. Bu nedenle sabit diskin boyutu büyümeye baÅladıkça clusterâın boyutu da büyür. ÃrneÄin 1 MBâlık bir dosya birçok cluster üzerine sıralanıp yerleÅirken 10KB uzunluÄundaki tek bir dosya bir clusterâı kaplar. Bu durumda özellikle disk boyutu 1-2GB arasında iseFAT16 cluster boyutu 32 KB olacaktır ve cluster üzerinde 10KBâlık dosyadan arta kalan 22 KBâlık boÅluk deÄerlendirilemeyerek boÅa gidecektir. Ãzellikle çok miktarda ufak dosya barındıran sabit disklerde bu durum bolca olur.
FAT32
Windows95 OSR2, Windows98, Windows2000 ve Linux tarafından tanınan ve FAT16âdan daha geliÅmiÅ bir dosya sistemidir. İlk olarak FAT32âde herhangi bir kök dizin sınırlaması yoktur. İkinci olarak FAT32, FAT16âdaki 16 bitlik adresleme yerine 32 bitlik adresleme kullanır. Bu da 2 TBâa kadar olan disklerin tanınmasını saÄlar. Ãçüncü olarak FAT32 cluster boyutunu azaltarak boÅ alan israfını azaltır.
Sistem bellekleri (RAM) sakladıkları bilgileri PCânizi kapattıÄınızda saklayamaz. Sistem belleklerinin bu özelliÄinden dolayı güç kullanmadıÄı halde veri saklayabilecek donanımlara ihtiyacı vardır. İÅte bu ihtiyacı sistemde sabit disk sürücüler karÅılar. Sabit diskler bilgisayarınızı açtıÄınızda iÅletim sistemini ve diÄer yazılımları sistem belleÄine yükler ve kalıcı olarak saklamaya karar verdiÄiniz bilgileri PCâniz kapalı bile olsa korumaya devam eder. Sabit diskler saklanması gereken verileri disk üzerinde manyetik deÄiÅim gerçekleÅtirerek yazarlar. Sabit diskleri incelerken mekanik kısım ve hareketli parça içermeyen elektronik kısım olarak ele almak yerinde olur. Hareketli parçalar sabit disk sürücülerinin çalıÅmasını engelleyen toz ve diÄer etkenlerden korumak amacıyla havası izole edilmiÅ bir bölme içinde yer alır. Sabit disk sürücülerindeki hareketli parçalar mil, manyetik diskler, okuyucu/yazıcı kafalar, kafaların yerleÅtirildiÄi kollar ve kollara hareket veren sistemdir. Verilerin yazıldıÄı kısım ise disklerdir. Disklerin üzerine yazılan verinin yoÄunluÄu sabit disklerin veri saklama kapasitesini performansını olumlu yönde etkiler. Disklerin en önemli bölümleri diski oluÅturan sert alt tabaka ve üstteki manyetik tabakadır. Bu önemli tabaka için üretici firmalar sabit disk tasarımlarında çeÅitli materyaller kullanırlar.
Disk yüzeyindeki pürüzsüz düz tabaka için eski sabit disk sürücülerinde manyetik oksit kullanılırdı. Manyetik oksit Åu an kullanılan ince manyetik film tabakasına göre daha kalın ve çabuk bozulan bir tabakaydı. Günümüzde ısıya dirençli ve daha ince disklerin yapılabilmesine imkan veren özellikleri açısından cam esaslı diskler alüminyum olanlara alternatif oluÅturuyor. Artık manyetik tabakasının yerini filmsi ince manyetik tabakalar almıŠdurumda. Sabit disk sürücülerinin en hassas mekanizmalarından birini kafaların diski çizmeden çok yakın biçimde okuma ve yazma yapabilmesi teÅkil eder. Diskler mil üzerinde yüksek hızda dönmeye baÅladıÄında kaydırıcıların altından geçen hava akımı okutucu/yazıcı kafaların disklere sürtmeden havada asılı kalmasını saÄlarlar. Disklerin üzerindeki manyetik yüzeye neredeyse deÄecek biçimde duran okuyucu/yazıcı kafa ile manyetik yüzey arasındaki mesafe günümüz sabit disk sürücülerinde 0.07 mmâden bile daha azdır. Kafaları disk üzerinde okunacak yada yazılacak bölgeye götüren ve çok hızlı çalıÅan kısım ise âActuatorâ adındaki kısımdır. Kafalar kaydırıcılara ve kaydırıcılar da kollara baÄlı olmak üzere birlikte Actuatorâa baÄlıdırlar. Hoparlörlerdeki ses üreten manyetik bobine çok benzer biçimde çalıÅan Actuator adeta ses üreten bir bobin kadar hızlı biçimde kafaları diskler üzerinde içeri ve dıÅarı yönde hareket ettirir.
Hızla dönen diskler üzerinde okuyucu/yazıcı kafalar, mantık yani kontrol ünitesinden gelen sinyallere göre hareket ederler.
Mantık ünitesi yani elektronik kısım bilgisayarla sabit disk arasındaki veri alıÅveriÅini ve hareketli parçaların kontrolü görevini yürütür.
Hard diskin ÃalıÅma Prensipleri
Verilerimizi kalıcı olarak saklamak için kullanılan bir saklama birimidir. Sabit disk döner bir mil üzerine sıralanmıÅ, metal veya plastikten yapılma ve üzeri manyetik bir tabaka ile kaplı plakalar ve bu plakaların alt ve üst kısımlarında yerleÅen okuma/yazma kafalarından oluÅur. Veriler sabit diskteki bu manyetik tabakalar üzerine kaydedilir. Verilerin kaydedilmesinde mıknatıslanma mantıÄı kullanılır. Mıknatısın iki kutbu dijital olarak 1 ve 0 âı temsil eder. Verilerimiz böylece küçük mıknatıslar halinde bu manyetik ortamlara yazılırlar. Bu manyetik tabakaların üstü dairesel çizgilerle örülüdür. Bunlara iz (track) denir. Sabit diskâte birden fazla plakalar üst üste dizilmiÅtir. Bu plakaların hem alt hem de üst tarafına bilgi yazılabilir. Herbir plaka üzerinde altlı-üstlü yerleÅen ve herbirinin ortadaki mile uzaklıÄı aynı olan izlerin oluÅturduÄu gruba silindir ismi verilir. Sabit disk üzerinde herbir yüz bir kafa tarafından okunmaktadır. Bu nedenle kafa ve yüz aynı terime karÅılık gelir. İz yapısını pasta dilimi Åeklinde bölünmesiyle oluÅan ve sabit disk üzerinde adreslenebilir en küçük alana denk gelen parçaya ise sektör (Sector) adı verilir ve bir sektörün barındırabileceÄi veri miktarı 512 byte uzunluÄundadır. Bu sektör, kafa ve izler sabit diskte verinin adreslenmesi için kullanılırlar. Åuan adreslemede kullanılan iki yöntem vardır. Bunlardan ilki CHS olarak adlandırılan Cylinder-Head-Sector konumlarının verilmesi ile 3 boyutlu olarak dosyanın yerinin bulunması ikincisi ise LBA (Logical Block Adressing â mantıksal kütük adreslemesi) adı verilen tek boyutlu adresleme yöntemidir. Günümüzde kullanılan iki tip sabit disk arabirimi vardır. Bunlar IDE ve SCSIâdir.
IDE
IDE (Integrated Drive Electronics) bilgisayarın anakartındaki veri yolu ile depolama aygıtları arasında kullanılan standart bir elektronik arabirimdir. IDE IBMâin 16 bitlik ISA yol sistemi tabanlıdır ama ayrıca diÄer yol standartlarını kullanan yol sistemlerinde de kullanılabilir.Günümüzde satılan birçok bilgisayar IDEânin geliÅmiÅ versiyonu olan EIDEâyi (Enhanced IDE) kullanır. IDE kasım,1990âda ANSI tarafından bir standart olarak benimsendi. IDEânin ANSI ismi ATAâdir (Advanced Technology Atachment). Normal Åartlar bir IDE arabirim ile iki tane sabit diskin çalıÅtırılması mümkündür: Ancak iki entegre denetleyicisinin birinci pozisyonda olmak istemesini engellemek gerekir. Bunu yapmak için sürücülerden biri ana sürücü (Master Drive) diÄeri de baÄımlı sürücü (Slave Drive)âdır. Bu disk iÅlemlerinde açık bir hiyerarÅi oluÅturur. IDEânin deenetleyici teknolojisinin artan isteklerine cevap vermekte yetersiz kalması nedeni ile EIDEânin ortaya çıkmıÅtır. IDE denetleyicisinin üç temel sorunu vardı. 528 MB'âlık depolama üst sınırı vardı. Yani 528 MBâın üstündeki diskler IDElerle kullanılamazlar. En çok iki disk desteÄi vardı. Yalnızca iki disk kullanılabilmekte idi. Ve CD-ROM gibi çevre birimlerine destek vermemekte idi. EIDE ile birlikte her bir disk için 8.4 GBâlık disk desteÄi vardır. Günümüzde bu sınır daha da üste çekilmiÅtir. 128 GBâa kadar diskler desteklenebilir. 4 tane IDE diski ve CD-ROM kullanılabilir. Bunun için de IDE1 ve IDE2 olarak iki tane arabirim konnektörü kullanılır. Birincil olana Primary ikincil olana da Secondary ismi verilir. Bir konnektörde iki tane disk ve benzeri aygıt kullanılabilir. Bunlar birbirinden Master ve slave olarak biribirinden ayrılır. Böylece bilgisayara takılan disk ve benzeri birimler Primary master, Primary Slave, Secondary Master ve Secondary Slave olarak isimlendirilir. HiyerarÅik düzünde aynen bu Åekildedir. EIDEâlerle birlikte Ultra DMA kavramı ile karÅılaÅmaktayız. Ultra DMA bilgisayarın veriyi sabit diskten bilgisayarın veri yolları ile anabelleÄe göndermede kullanılan bir protokoldür. ULTRA DMA/33 protokolü verileri çoÄuÅma modunda ve 33.3 MBps (Megabayt/saniye) hızında transfer eder. Bu bir önceki DMA arabiriminin iki katı kadar daha hızlıdır.Ultra DMA Sabit disk üreticisi olan QUANTUM ve chipset üreticisi olan INTEL tarafından geliÅtirildi. Bilgisayarınızın Ultra DMAâyı desteklemesi demek bilgisayarınızın daha hızlı açılması, yeni uygulamaları daha hızlı çalıÅtırması anlamına gelir. Ultra DMA 40 pinlik bir IDE arabirimi kablosu kullanır. Ultra DMA/33âden sonra Ultra DMA/66 çıktı. Ultra DMA/66 verilerin 66 MBps hızında iletilmesini saÄlar. Bu bir önceki Ultra DMA moduna göre iki kat hızlıdır. Ultra DMA/66 80 pinlik IDE kablosu kullanılır. Ultra DMAânın çoÄuÅma modunu desteklediÄi söylenmiÅti. ÃoÄuÅma modu verilerin normalinden daha hızlı gönderildiÄi bir veri gönderme kipidir. ÃoÄuÅma kipini gerçekleÅtiren birçok teknik bulunmaktadır. Veri yolunda, ÃrneÄin çoÄuÅma modu, bir aygıtın yolun kontrolünü ele almasını ve diÄer aygıtların bunu kesmemesini saÄlayarak gerçekleÅtirilir. RAMâde ise ÃoÄuÅma modu bir sonraki hafıza birimi kendisine ihtiyaç duyulmadan getirilerek yapılır. Bu disk cachlerinde kullanılan tekniÄin aynısıdır. Böylece veriler daha hızlı iletilirler.
Bütün çoÄuÅma modlarının sahip olduÄu bir karakteristik geçici ve güçlendirilemeyen olmasıdır. Sınırlı zaman dilimlerinde ve özel Åartlarda normalden daha hızlı veri transferi saÄlarlar.
SCSI
Small computer System Interfaceâin kısaltılmıŠÅeklidir. SCSI arabirimi seri ve paralel portlardan daha hızlı veri transfer oranı saÄlar. (saniyede 80 Megabyte veri iletimi saÄlayabilir). SCSI arabirimlere diskin dıÅında yazıcı, CD-ROM gibi çeÅitli aygıtlar baÄlanabilir. Bu yüzden SCSI basit bir arabirimden çok bir giriÅ/çıkıŠyoludur. SCSI arabirimi bir ANSI standardı olmasına raÄmen çeÅitli varyasyonları bulunmaktadır. Bu yüzden İki SCSI arabirimi birbiri ile uyumlu olmayabilir. Günümüzde kullanılan SCSI arabirimleri aÅaÄıdadır.
SCSI-1 : 8 bitlik bir yol kullanır ve 4 MBps lik bir veri transfer hızını destekler.
SCSI-2 : SCSI-1 ile aynıdır, fakat 50 pinlik konnektörler kullanırlar. ve birden fazla aygıtın baÄlanmasına izin verirler.
Wide SCSI : 16 bitlik veri transferini desteklemek için daha geniŠbir kablo kullanırlar.
Fast SCSI : 8 bitlik yol kullanırlar, fakat 10 MBpsâlik veri transferini desteklemek için saat hızını ikiye katlarlar.
Fast wide SCSI : 16 bitlik yol kullanır ve 20 Mbpslik veri transfer hızını destekler.
Ultra SCSI : 8-bitlik yol kullanır ve 20 MBpsâli veri transfer hızını destekler.
SCSI-3: 16 bitlik yol kullanır ve 40 MBpsâlik veri transfer hızını destekler. Ayrıca Ultra Wide SCSI de denir.
Ultra2 SCSI: 8 bitlik yol kullanır ve 40 MBpsâlik veri transfer hızını destekler.
Wide Ultra2 SCSI: 16 bitlik bir yol kullanır ve 80 MBpsâlik veri transfer hızını destekler.
SCSI aygıtların dürümlerine göre 15 aygıta kadar sisteme baÄlayabilir. SCSIâler IDE arabirimlerinden farklı olarak rasgele eriÅim yöntemini kullanırlar. IDEâler ise sıralı eriÅim yöntemini kullanırlar. SCSI arabirimleri IDEâlerden daha hızlıdırlar. Ancak daha da pahalıdırlar. Dünya piyasının yaklaÅık %10âunda varlar. IDEâler ise ucuz olmaları ve artık anakart üzerinde tümleÅik olarak gelmeleri sebebi ile daha fazla tercih edilmiÅtir. Bir sabit diskin kapasitesi Åu Åekilde hesaplanır.
Silindir sayısı*Sektör Sayısı*kafa sayısı*512âdir
1024 silindir, 256 kafa ve 63 sektör parametrelerine sahip bir sabit diskin kapasitesi: 1024*256*63*512=845571864 Byteâdır. Bu da yaklaÅık 8.4 Gigabyteâdır. Sabit diskler ile gelen önemli bir kavram da partisyon kavramıdır. Partisyon kabaca diskin üzerinde oluÅturulmuÅ bölümlerdir. Bir diskte sadece bir partisyon olabileceÄi gibi birden fazla da partisyon olabilir. Bir partisyon hangi amaç ile oluÅturulmuÅ olursa olsun o partisyona ulaÅım yapacak iÅletim sistemine uygun bir dosya sistemi ile biçimlendirilmelidir. Bu genellikle iÅletim sisteminin sorunudur ve iÅletim sistemi birden fazla dosya sistemini destekleyebilir. Partisyonların isimlendirilmesine gelince ilk olarak primary master konumundaki partisyon câden itibaren isim almaya baÅlar. Sonra master diskinizde birden fazla partisyon var ise onlar isimlendirilmeye baÅlar. ÃrneÄin Primary masterâdaki disk ikiye bölünmüŠise birincisi C: ikincisi ise D: ismini alır. Buradaki bölümleme iÅlemi mantıksaldır. EÄer, ikinci bir sabit disk var ise bu disk fiziksel olduÄu için D: harfini alır. Mantıksal olarak bölümlenmiÅ diskin ikinci bölümü ise E: harfini alır. Dosya sistemlerinde yaygın olanlarından biraz bahsedelim
FAT
File Allocation Table â Türkçeye çevirmek gerekir ise Dosya Atama Tablosu.Bu sistemde partisyon herbiri belli miktarda sektör içeren cluster isimli parçalara ayrılır. Ve hangi dosyaların bu cluster parçalarından hangilerine yerleÅtiÄi, hangi cluster parçalarının boÅ, hangilerinin dolu olduÄu gibi bilgiler FAT üzerine yazılır. İÅletim sistemi de herhangi bir dosyaya eriÅim yapmak istediÄinde dosyayı bulmak için FAT üzerine yazılan bu bilgilerden faydalanır. Her ihtimale karÅı sabit disk üzerinde bir kopyası bulundurulur.
FAT16
DOS, Windows3.1 ve OSR2 sürümü öncesi Windows95âin kullandıÄı dosya sistemidir. Eski bir dosya sistemi olduÄu için birtakım dezavantajları ve eksiklikleri vardır. Bunlardan bir tanesi kök dizinin (root) sınırlandırılmıŠolmasıdır. FAT16 sisteminde açılıÅtaki primary partisyona ait root dizini, FAT tablosu ve boot sektörü cluster içinde yer almazlar ve sayısı belli olan sıralı sektörlerde tutulurlar. Bu sayının belli olması kök dizinine yapılacak eklentilerin belli bir sınırı olması sonucunu doÄurur. Kısacası altdizin istenildiÄi kadar uzatılabilmekle birlikte kök dizinde belli uzunlukta giriÅle sınırlandırılmıÅtır. İkincisi FAT16 dosya sisteminde adresleme 16 bit olduÄundan adreslenebilecek maksimum cluster sayısı 65525âtir ve bu clusterların boyutu 32 KB olabilir. (aslında cluster sayısı 65536 olmalıdır. Ama bazıları özel amaçlar için tutulur.) bu da bizi FAT16âda kullanılan bir partisyonun 2 GBâdan daha büyük olmayacaÄı sonucuna götürür. Ãçüncüsü FAT16 elindeki boÅ sabit diski ya da partisyon alanının bir Åekilde elindeki clusterlara daÄıtmak zorundadır. Bu nedenle sabit diskin boyutu büyümeye baÅladıkça clusterâın boyutu da büyür. ÃrneÄin 1 MBâlık bir dosya birçok cluster üzerine sıralanıp yerleÅirken 10KB uzunluÄundaki tek bir dosya bir clusterâı kaplar. Bu durumda özellikle disk boyutu 1-2GB arasında iseFAT16 cluster boyutu 32 KB olacaktır ve cluster üzerinde 10KBâlık dosyadan arta kalan 22 KBâlık boÅluk deÄerlendirilemeyerek boÅa gidecektir. Ãzellikle çok miktarda ufak dosya barındıran sabit disklerde bu durum bolca olur.
FAT32
Windows95 OSR2, Windows98, Windows2000 ve Linux tarafından tanınan ve FAT16âdan daha geliÅmiÅ bir dosya sistemidir. İlk olarak FAT32âde herhangi bir kök dizin sınırlaması yoktur. İkinci olarak FAT32, FAT16âdaki 16 bitlik adresleme yerine 32 bitlik adresleme kullanır. Bu da 2 TBâa kadar olan disklerin tanınmasını saÄlar. Ãçüncü olarak FAT32 cluster boyutunu azaltarak boÅ alan israfını azaltır.

