- Katılım
- 17 Eyl 2008
- Konular
- 31,034
- Mesajlar
- 0
- Online süresi
- 5m 10s
- Reaksiyon Skoru
- 208
- Altın Konu
- 0
- TM Yaşı
- 17 Yıl 9 Ay 5 Gün
- Başarım Puanı
- 719
- MmoLira
- 40
- DevLira
- 0
HERAKLES Otomatik Avlı kalıcı sunucu. 19 Haziran'da açılıyor. Atius & Wizard güvencesiyle hemen kayıt ol, ön kayıt ödülleri aktif. HEMEN TIKLA!
NÃFUS ARTIÅI
Sayımlar kısmında açıklandıÄı gibi, bugün bile yeryüzünün bazı yerlerinin nüfuslarına iliÅkin bilgilerimiz azdır. Geriye doÄru gidildikçe, doÄal olarak, dünya nüfusu hakkında bilgi edinmek çok güçleÅmekte, ancak eski kaynaklardan dolaylı olarak bilgiler edinmek mümkün olabilmektedir. GeçmiÅte özellikle Avrupa ve Amerika'da daÄınık bir-iki yerleÅme alanı dıÅında çok az nüfusun bulunduÄu, buna karÅın Asya'da, çoÄu Hindistan ve Ãin'de önemli miktarda nüfusa sahip yerleÅme yerlerinin varolduÄu bu tür bilgiler arasındadır. Ãte yandan, eski Yunan gezginlerinin Nil ve Fırat boylarındaki yoÄun nüfus toplulukları hakkında verdikleri bilgiler de eski devirlerdeki nüfus daÄılıÅına ıÅık tutmaktadır.
Eski devirlerde yeryüzü nüfusuna iliÅkin bilgilerin baÅında Roma İmparatorluÄu'nunkiler gelir. HıristiyanlıÄın baÅlarında (M.S. 30) Roma İmparatorluÄu'nun nüfusunun, esirler dahil, 55 milyon olduÄu bilinmektedir. Bu devrede dünya nüfusuna iliÅkin tahminler de yapılmıÅtır. Roma İmparatorluÄu'nun Avrupa kıtasındaki 23 milyon tutarındaki nüfusu dıÅında 10 milyon daha nüfus varolduÄu fikrinden hareket edilerek o devrede Avrupa nüfusunun 35 milyon dolayında olduÄu sanılmaktadır. Afrika için yapılan tahmin de yine Roma İmparatorlu-Äu'nun nüfusuna dayandırılmıÅtır. Roma egemenliÄinin Afrika kıtasının yerleÅmeye en uygun alanlannda yayılmıŠolması dolayısıyle bunun dıÅındaki yerlerde önemli nüfus topluluklarının bulunamayacaÄı düÅünülerek bu devrede Afrika nüfusunun da milyonu geçmediÄi tahmin edilmiÅtir. Asya'ya gelince; HıristiyanlıÄın ikinci yılında yapıldıÄı anlaÅılan bir sayıma göre Ãin'de 60 milyon insanın yaÅadıÄı ileri sürülmektedir. O devirde Ãnemli bir uygarlık alanı olan Hindistan nüfusu hakkında ise hiçbir ipucu yoktur. Bununla birlikte, söz konusu devrede Asya nüfusunun da 100 milyonu geçmediÄi sanılmaktadır. Ãte yandan, Amerika ve Okyanusya ise Güney Amerika'da yer yer geliÅmiÅ bir uygarlıÄa sahne olan yerler bulunmasına raÄmen, çok az nüfus barındıran alanlardı. Ãzet olarak, HıristiyanlıÄın baÅlannda yeryüzünde yaklaÅık olarak 250 milyon kadar nüfus olduÄu ve bunun da büyük bir kısmının GüneydoÄu Asya'da bulunduÄu söylenebilir.
M.S. 30 ile 1600 yıllan arasında yeryüzündeki nüfus durumuna iliÅkin bilgiler çok az ve deÄiÅiktir. ÃrneÄin Avrupa nüfusunun M.S. 500 ile 600 yıllan arasında 20 milyona kadar düÅtüÄünü ileri süren, 1600 yıllarında kıta nüfusunun 100 milyona eriÅmiÅ olduÄunu bildirenler vardır.
Dünya nüfusunun 1650 yıllarından sonraki artıÅına iliÅkin daha fazla bilgi olduÄu için, geliÅmeyi izlemek de daha kolay olmaktadır. Böylece, 1650 yılında 500 milyon dolayında olduÄu sanılan dünya nüfusu 1700'de 623, 1750'de 728, 18OO'de 906 milyon olmuÅ., 1850'dc 1 milyar 171 milyona eriÅmiÅ, 195O'de2 milyar 400 bini aÅmıÅtır. GörüldüÄü gibi, yeryüzünde nüfus 1650-1850 tarihleri arasında bir mislinden fazla artmıÅ; fakat artıŠbüyük çapta Avrupa'da olmuÅtu. Nitekim,Avrupa 1650 yılında dünya nüfusunun yalnızca % 18.3'ünü oluÅtururken, 1850 yılında % 22.7'sini oluÅturmuÅtur. Böylece Avrupa nüfusu 1850'de 266 milyona yükselmiÅtir. İki yüzyıllık bir süre içinde bir buçuk misli çoÄalan Avrupa nüfusu 50 yıl sonra, 1900 yılında, 401 milyona ulaÅmıÅtır. 1940 yılında ise artıÅın sürmesiyle Avrupa nüfusu 543 milyonu bulmuÅ ve böylece dünya nüfusunun % 25'ini oluÅturur duruma gelmiÅtir. 1950'lerde ise Avrupa'nın dünya nüfusundaki payı % 23.3''e düÅmüÅ; buna karÅılık nüfus yalnızca 16 milyon artarak 559 milyona ulaÅmıÅtır.
Tablo Tin incelenmesi dünya nüfus daÄılıÅının geliÅmesi hakkında fikir vermektedir. GörüldüÄü gibi, dünya nüfusu 1650-1950 arasındaki 300 yıllık devrede yaklaÅık olarak beÅ misli artmıÅtır. Ancak, beklenildiÄi gibi bu artıŠnüfusun baÅlangıçta bulunduÄu yerlerde olmamıÅtır. Nitekim 1650 yılında o devrede 545 milyon olan nüfus belli baÅlı kıta ya da alanlara Åöyle daÄılıyordu: Kuzey Amerika 1 milyon (dünya nüfusunun % 0.2'si), Orta Amerika 6 milyon (% 1.0), Güney Amerika 6 milyon (% 1.0), Avrupa 100 milyon (% 18.3), Asya 330 milyon (% 60.6), Afrika 100milyon (% 18.3), Okyanusya 2 milyon (% 0.4).
1850 yılında ise, yukarıda da belirttiÄimiz gibi, dünya nüusu 1 milyarı aÅmıŠve bunun yanı sıra nüfusun daÄılıÅında o tarihte bile dikkat çekici özellikler meydana gelmiÅtir. Söz konusu daÄılıŠdeÄiÅiminin en belirgin olanı Afrika'da nüfusun 1650 yılına göre azalmıŠve buna baÄlı olarak da Afrika'nın dünya nüfusundaki payının % 18.3'den % 18.1'e inmiÅ olmasıdır. Afrika'daki bu nüfus azalmasının 1800'lerden sonra çok yavaÅ bir artıÅa dönüÅtüÄü görülmektedir: 185O'dc 95 milyon, 1900'de 120 milyon ve 1940'ta 157 milyon. Bu arada yeryüzünün diÄer kısımlarında nüfusun çok hızlı biçimde artması bu kıtanın dünya nüfus topla-mındaki payının 1650, 1700 hatta 1750 yıllanndakinin çok altına düÅmesine neden olmuÅtur. Ãte yandan, Kuzey Amerika'nın gerek nüfus artıÅı, gerek dünya nüfusundaki payı dikkat çekici bir geliÅme göstermiÅtir. 1800 yılma kadar ancak 6 milyona ulaÅan bir nüfusa sahip olan bu alan, Avrupa'dan gelen göçmenlerin de katkısıyla, 1850 yılında 26 milyon, 50 yıl sonra ise üç misli artarak 1900Tde 81 milyonluk bir nüfus kitlesine eriÅmiÅtir.
Dünya nüfusu ise 1825 yılında 1 milyarı bulmuÅtu. 1927 yılında 2 milyar oldu: Yani yaklaÅık yüz yıl içinde bir misli arttı. 1960 yılında dünya nüfusunun bir milyar yeni insan kazanması için bu kez 33 yıl yetti. 1975'te, yani 15 yıl son-ra da bir yeni bir milyarlık kütle dünya nüfusuna katıldı. GörüldüÄü gibi, artık nüfus artıÅı çok hızlı olmaktadır. Nitekim dünya nüfusu 1987'de 5 milyonu aÅmıÅtır ve 2000'lerde ise 6 milyarı aÅacaÄı kolaylıkla hesaplanabilin ektedir. Dünya nüfusu halen yılda 75 milyon dolayında çoÄalmaktadır. 1985 yıllarında bu rakam da 100 milyonu geçmiÅtir.
Dünya nüfusunun bu hızlı artıÅında sanayileÅme bütünüyle ekonomik geliÅme, yer yer de ona eÅlik eden toplum s al-kültürel geliÅme ve bunlarla sıkı sıkıya iliÅkili olan beslenme koÅullarının eskiye oranla daha geniÅ alanlarda düzeltilmesi, dolayısıyla özellikle çocuk ölümlerinin azalması (örneÄin XIX. yüzyılın baÅında Avrupa'da süt çocukları arasında ölüm oranı %20~30 arasındayken, yüzyılın sonunda bu oran % 10'a kadar gerilemiÅtir) ve zamanımıza yaklaÅtıkça yeryüzünde yaÅayanlar hakkında daha fazla bilgi edinebilme olanaklarının bulunması gibi nedenler etkili olmuÅtur. Ãzellikle 1750 ile 1850 yıllan arasında Büyük Sanayi Devrimi'nin gerçekleÅmesi nüfus artıÅını olduÄu kadar, nüfusun daÄılıŠdokusunu da etkilemiÅtir. Nüfus artıÅı üzerindeki söz konusu etki gerek sanayide gerekse buna baÄlı ulaÅım, hizmetler ve de tanm baÅta olmak üzere, sanayiye hammadde saÄlayan faaliyetlerde yaratılan iÅgücü olanakları, dolayısıyla çalıÅma alanlarının daha önceki devrelere oranla artmasıyla olmuÅtur. Gerçekten, doÄrudan doÄruya sanayi kuruluÅlarında çaliÅanlann yanı sıra,bu kuruluÅlara hammadde saÄlayan ya da hizmetler, ulaÅım ve benzeri faaliyetlerde çalıÅanlann daha iyi yaÅam koÅullarına kavuÅmalan, beslenme durumunda gerek saÄlık alanındaki ilerlemeler, gerek ulaÅım sistemleri ve uluslararası dayanıÅmalarla bölgesel kıtlıklara kısmen de olsa çare bulunması, çocuk ölümlerini azalttıÄı gibi, yaÅama süresinin daha da uzamasını saÄlamıÅtır. Salgın hastalıklar ve kötü beslenmeden ileri gelen ölüm oranlannın azalmasında tıp alanındaki geliÅmelerin yanında, bütünüyle dünya tanmındaki çeÅitli ve bol gıda maddeleri üretiminin artması büyük rol oynamıÅtır. Aslında sanayinin geliÅmesi, yukanda da deÄindiÄimiz gibi, dolaylı olarak baÅka ekonomik faaliyetlerin de geliÅmesine yol açmıÅtır. Bunlann baÅında tanm gelir. BilindiÄi gibi, insanlann "yerleÅik" duruma gelmeleriyle baÅlayan tarım faaliyetleri Büyük Sanayi Devrimi'ne kadar büyük çapta geçim tipi olarak, bölgesel ihtiyaçlan karÅılayacak düzeyde kalmıÅtır. Büyük sanayinin baÅlangıcından itibaren hızla büyüyen hammadde ihtiyacı, gerek sanayinin ilk önce geliÅtiÄi Avrupa'da, gerekse dünyanın baÅka kesimlerinde, fakat özellikle Avrupalılann sızdıÄı alanlarda, ticarete yönelik tanm faaliyetlerinin geliÅmesine yol açmıÅtır. ÃrneÄin, DoÄu ve GüneydoÄu Asya'ya giden Avrupa
Sayımlar kısmında açıklandıÄı gibi, bugün bile yeryüzünün bazı yerlerinin nüfuslarına iliÅkin bilgilerimiz azdır. Geriye doÄru gidildikçe, doÄal olarak, dünya nüfusu hakkında bilgi edinmek çok güçleÅmekte, ancak eski kaynaklardan dolaylı olarak bilgiler edinmek mümkün olabilmektedir. GeçmiÅte özellikle Avrupa ve Amerika'da daÄınık bir-iki yerleÅme alanı dıÅında çok az nüfusun bulunduÄu, buna karÅın Asya'da, çoÄu Hindistan ve Ãin'de önemli miktarda nüfusa sahip yerleÅme yerlerinin varolduÄu bu tür bilgiler arasındadır. Ãte yandan, eski Yunan gezginlerinin Nil ve Fırat boylarındaki yoÄun nüfus toplulukları hakkında verdikleri bilgiler de eski devirlerdeki nüfus daÄılıÅına ıÅık tutmaktadır.
Eski devirlerde yeryüzü nüfusuna iliÅkin bilgilerin baÅında Roma İmparatorluÄu'nunkiler gelir. HıristiyanlıÄın baÅlarında (M.S. 30) Roma İmparatorluÄu'nun nüfusunun, esirler dahil, 55 milyon olduÄu bilinmektedir. Bu devrede dünya nüfusuna iliÅkin tahminler de yapılmıÅtır. Roma İmparatorluÄu'nun Avrupa kıtasındaki 23 milyon tutarındaki nüfusu dıÅında 10 milyon daha nüfus varolduÄu fikrinden hareket edilerek o devrede Avrupa nüfusunun 35 milyon dolayında olduÄu sanılmaktadır. Afrika için yapılan tahmin de yine Roma İmparatorlu-Äu'nun nüfusuna dayandırılmıÅtır. Roma egemenliÄinin Afrika kıtasının yerleÅmeye en uygun alanlannda yayılmıŠolması dolayısıyle bunun dıÅındaki yerlerde önemli nüfus topluluklarının bulunamayacaÄı düÅünülerek bu devrede Afrika nüfusunun da milyonu geçmediÄi tahmin edilmiÅtir. Asya'ya gelince; HıristiyanlıÄın ikinci yılında yapıldıÄı anlaÅılan bir sayıma göre Ãin'de 60 milyon insanın yaÅadıÄı ileri sürülmektedir. O devirde Ãnemli bir uygarlık alanı olan Hindistan nüfusu hakkında ise hiçbir ipucu yoktur. Bununla birlikte, söz konusu devrede Asya nüfusunun da 100 milyonu geçmediÄi sanılmaktadır. Ãte yandan, Amerika ve Okyanusya ise Güney Amerika'da yer yer geliÅmiÅ bir uygarlıÄa sahne olan yerler bulunmasına raÄmen, çok az nüfus barındıran alanlardı. Ãzet olarak, HıristiyanlıÄın baÅlannda yeryüzünde yaklaÅık olarak 250 milyon kadar nüfus olduÄu ve bunun da büyük bir kısmının GüneydoÄu Asya'da bulunduÄu söylenebilir.
M.S. 30 ile 1600 yıllan arasında yeryüzündeki nüfus durumuna iliÅkin bilgiler çok az ve deÄiÅiktir. ÃrneÄin Avrupa nüfusunun M.S. 500 ile 600 yıllan arasında 20 milyona kadar düÅtüÄünü ileri süren, 1600 yıllarında kıta nüfusunun 100 milyona eriÅmiÅ olduÄunu bildirenler vardır.
Dünya nüfusunun 1650 yıllarından sonraki artıÅına iliÅkin daha fazla bilgi olduÄu için, geliÅmeyi izlemek de daha kolay olmaktadır. Böylece, 1650 yılında 500 milyon dolayında olduÄu sanılan dünya nüfusu 1700'de 623, 1750'de 728, 18OO'de 906 milyon olmuÅ., 1850'dc 1 milyar 171 milyona eriÅmiÅ, 195O'de2 milyar 400 bini aÅmıÅtır. GörüldüÄü gibi, yeryüzünde nüfus 1650-1850 tarihleri arasında bir mislinden fazla artmıÅ; fakat artıŠbüyük çapta Avrupa'da olmuÅtu. Nitekim,Avrupa 1650 yılında dünya nüfusunun yalnızca % 18.3'ünü oluÅtururken, 1850 yılında % 22.7'sini oluÅturmuÅtur. Böylece Avrupa nüfusu 1850'de 266 milyona yükselmiÅtir. İki yüzyıllık bir süre içinde bir buçuk misli çoÄalan Avrupa nüfusu 50 yıl sonra, 1900 yılında, 401 milyona ulaÅmıÅtır. 1940 yılında ise artıÅın sürmesiyle Avrupa nüfusu 543 milyonu bulmuÅ ve böylece dünya nüfusunun % 25'ini oluÅturur duruma gelmiÅtir. 1950'lerde ise Avrupa'nın dünya nüfusundaki payı % 23.3''e düÅmüÅ; buna karÅılık nüfus yalnızca 16 milyon artarak 559 milyona ulaÅmıÅtır.
Tablo Tin incelenmesi dünya nüfus daÄılıÅının geliÅmesi hakkında fikir vermektedir. GörüldüÄü gibi, dünya nüfusu 1650-1950 arasındaki 300 yıllık devrede yaklaÅık olarak beÅ misli artmıÅtır. Ancak, beklenildiÄi gibi bu artıŠnüfusun baÅlangıçta bulunduÄu yerlerde olmamıÅtır. Nitekim 1650 yılında o devrede 545 milyon olan nüfus belli baÅlı kıta ya da alanlara Åöyle daÄılıyordu: Kuzey Amerika 1 milyon (dünya nüfusunun % 0.2'si), Orta Amerika 6 milyon (% 1.0), Güney Amerika 6 milyon (% 1.0), Avrupa 100 milyon (% 18.3), Asya 330 milyon (% 60.6), Afrika 100milyon (% 18.3), Okyanusya 2 milyon (% 0.4).
1850 yılında ise, yukarıda da belirttiÄimiz gibi, dünya nüusu 1 milyarı aÅmıŠve bunun yanı sıra nüfusun daÄılıÅında o tarihte bile dikkat çekici özellikler meydana gelmiÅtir. Söz konusu daÄılıŠdeÄiÅiminin en belirgin olanı Afrika'da nüfusun 1650 yılına göre azalmıŠve buna baÄlı olarak da Afrika'nın dünya nüfusundaki payının % 18.3'den % 18.1'e inmiÅ olmasıdır. Afrika'daki bu nüfus azalmasının 1800'lerden sonra çok yavaÅ bir artıÅa dönüÅtüÄü görülmektedir: 185O'dc 95 milyon, 1900'de 120 milyon ve 1940'ta 157 milyon. Bu arada yeryüzünün diÄer kısımlarında nüfusun çok hızlı biçimde artması bu kıtanın dünya nüfus topla-mındaki payının 1650, 1700 hatta 1750 yıllanndakinin çok altına düÅmesine neden olmuÅtur. Ãte yandan, Kuzey Amerika'nın gerek nüfus artıÅı, gerek dünya nüfusundaki payı dikkat çekici bir geliÅme göstermiÅtir. 1800 yılma kadar ancak 6 milyona ulaÅan bir nüfusa sahip olan bu alan, Avrupa'dan gelen göçmenlerin de katkısıyla, 1850 yılında 26 milyon, 50 yıl sonra ise üç misli artarak 1900Tde 81 milyonluk bir nüfus kitlesine eriÅmiÅtir.
Dünya nüfusu ise 1825 yılında 1 milyarı bulmuÅtu. 1927 yılında 2 milyar oldu: Yani yaklaÅık yüz yıl içinde bir misli arttı. 1960 yılında dünya nüfusunun bir milyar yeni insan kazanması için bu kez 33 yıl yetti. 1975'te, yani 15 yıl son-ra da bir yeni bir milyarlık kütle dünya nüfusuna katıldı. GörüldüÄü gibi, artık nüfus artıÅı çok hızlı olmaktadır. Nitekim dünya nüfusu 1987'de 5 milyonu aÅmıÅtır ve 2000'lerde ise 6 milyarı aÅacaÄı kolaylıkla hesaplanabilin ektedir. Dünya nüfusu halen yılda 75 milyon dolayında çoÄalmaktadır. 1985 yıllarında bu rakam da 100 milyonu geçmiÅtir.
Dünya nüfusunun bu hızlı artıÅında sanayileÅme bütünüyle ekonomik geliÅme, yer yer de ona eÅlik eden toplum s al-kültürel geliÅme ve bunlarla sıkı sıkıya iliÅkili olan beslenme koÅullarının eskiye oranla daha geniÅ alanlarda düzeltilmesi, dolayısıyla özellikle çocuk ölümlerinin azalması (örneÄin XIX. yüzyılın baÅında Avrupa'da süt çocukları arasında ölüm oranı %20~30 arasındayken, yüzyılın sonunda bu oran % 10'a kadar gerilemiÅtir) ve zamanımıza yaklaÅtıkça yeryüzünde yaÅayanlar hakkında daha fazla bilgi edinebilme olanaklarının bulunması gibi nedenler etkili olmuÅtur. Ãzellikle 1750 ile 1850 yıllan arasında Büyük Sanayi Devrimi'nin gerçekleÅmesi nüfus artıÅını olduÄu kadar, nüfusun daÄılıŠdokusunu da etkilemiÅtir. Nüfus artıÅı üzerindeki söz konusu etki gerek sanayide gerekse buna baÄlı ulaÅım, hizmetler ve de tanm baÅta olmak üzere, sanayiye hammadde saÄlayan faaliyetlerde yaratılan iÅgücü olanakları, dolayısıyla çalıÅma alanlarının daha önceki devrelere oranla artmasıyla olmuÅtur. Gerçekten, doÄrudan doÄruya sanayi kuruluÅlarında çaliÅanlann yanı sıra,bu kuruluÅlara hammadde saÄlayan ya da hizmetler, ulaÅım ve benzeri faaliyetlerde çalıÅanlann daha iyi yaÅam koÅullarına kavuÅmalan, beslenme durumunda gerek saÄlık alanındaki ilerlemeler, gerek ulaÅım sistemleri ve uluslararası dayanıÅmalarla bölgesel kıtlıklara kısmen de olsa çare bulunması, çocuk ölümlerini azalttıÄı gibi, yaÅama süresinin daha da uzamasını saÄlamıÅtır. Salgın hastalıklar ve kötü beslenmeden ileri gelen ölüm oranlannın azalmasında tıp alanındaki geliÅmelerin yanında, bütünüyle dünya tanmındaki çeÅitli ve bol gıda maddeleri üretiminin artması büyük rol oynamıÅtır. Aslında sanayinin geliÅmesi, yukanda da deÄindiÄimiz gibi, dolaylı olarak baÅka ekonomik faaliyetlerin de geliÅmesine yol açmıÅtır. Bunlann baÅında tanm gelir. BilindiÄi gibi, insanlann "yerleÅik" duruma gelmeleriyle baÅlayan tarım faaliyetleri Büyük Sanayi Devrimi'ne kadar büyük çapta geçim tipi olarak, bölgesel ihtiyaçlan karÅılayacak düzeyde kalmıÅtır. Büyük sanayinin baÅlangıcından itibaren hızla büyüyen hammadde ihtiyacı, gerek sanayinin ilk önce geliÅtiÄi Avrupa'da, gerekse dünyanın baÅka kesimlerinde, fakat özellikle Avrupalılann sızdıÄı alanlarda, ticarete yönelik tanm faaliyetlerinin geliÅmesine yol açmıÅtır. ÃrneÄin, DoÄu ve GüneydoÄu Asya'ya giden Avrupa

