Hikayeler

Reklam vermek için turkmmo@gmail.com

Beşiktaş Profesyonel Futbol Takımı

Black White

yu gonplei ste odon
Telefon Numarası Onaylanmış Üye
Fahri Üye
TM Üye
Katılım
7 Kas 2011
Konular
2,157
Mesajlar
12,877
Online süresi
19g 79701s
Reaksiyon Skoru
1,536
Altın Konu
5
Başarım Puanı
393
TM Yaşı
14 Yıl 5 Ay 17 Gün
MmoLira
384
DevLira
0

Metin2 EP, Valorant VP dahil tüm oyun ürünlerini en uygun fiyatlarla bulabilir, Item ve Karakterlerinizi hızlıca satabilirsiniz. HEMEN TIKLA!

[h=2]Tarihçe
[/h]

Fuat Balkan (uzun boylu) ve büyük kardeşi Fethi Balkan Paşa askeri üniforma ile​

Beşiktaş Jimnastik Kulübü'nün faaliyetlerini hızlandırdığı ilk dönemde futbol gölgede kalmışsa da, 1910’ların sonundan itibaren kulüpteki atlet ve jimnastikçiler futbola daha fazla ilgi duyup, kendi aralarında maçlar yapmaya başladılar. O yıllarda gençliğin ilgisi futbola kaymak üzereydi ve Beşiktaş Kulübü’nün az ilerisinde Valideçeşme ve Basiret gibi iki güçlü futbol takımı kurulmuştu.
1911 Ağustos’unda Valideçeşme futbol takımının başkanı ve kurucusu olan Ahmet Şerafettin Bey (Şeref Bey) futbolcularıyla Beşiktaş Kulübü’ne katıldı. Beşiktaşlı gençlerin kurduğu futbol takımlarını tek bir çatı altında toplamayı amaç edinen Şeref Bey’in girişimleri sonucu, Basiret Kulübü de Beşiktaş’a katıldı. Bu şekilde Futbol Şubesi, resmi olarak Kulüp’te faaliyete başladı.
Resul, Rıdvan, Behzat, Doktor Sabri, Şair Kazım, Sadi (Baltalimanı), Doktor Mehmet, Asım, Şeref, Doktor Ali ve Fahri’den oluşan ilk futbol takımının malzemelerinin masraflarını da İpekçi İhsan isimli bir sporsever karşıladı. Birinci takımın yanı sıra ikinci, üçüncü, dördüncü takımlarını da kuran futbol şubesi, Kulübümüz’ün Akaretler’deki bahçesinde futbol idmanlarını hızlandırdı. Böylece futbol Beşiktaş’ta bir anda 1 numaralı spor olmaya başladı. Ancak ’nın ardından ’nın da başlamasıyla Beşiktaş’ın sporcuları cephelere koştu ve spor faaliyetleri yok denecek duruma geldi.
Dünya Savaşı'nın sona ermesiyle sağ kalan sporcular semte ve Kulübe dönmeye başladı. Futbol Şubesi'nin kurucusu Şeref Bey de cephesinden geri döndü. 'da düşman işgalinin olduğu yıllarda çeşitli sıkıntılar çekildi. Daha önce bir kilisenin binasına taşınan kulüp malzemelerinin bir kısmı 'ın elinde yağma olmaktan kurtarılıp, Akaretler'de başka bir binaya nakledildi. Bir taraftan düşmanla yapılan Milli Mücadele'ye yardım edildi. Diğer taraftan da futbol takımı Şeref Bey tarafından tekrar güçlü hale getirildi.
[h=3]Yeni Lig'in kuruluşu [ ][/h]Beşiktaş 'lerin öncesinde iki ezeli rakibiyle karşılaşmamışsa da Süleymaniye ve İdman Yurdu'nu mağlup etmiş bir takımdı. 'da Beşiktaş ve diğer kulüplerin lige katılma isteği Lig Tertip Komitesi tarafından uzun bir süre bekletildikten sonra kabul edilmedi. Pazar günleri de azınlık takımları Pera, Araks, Maccabi, Stella, Strugglers'in yer aldığı Pazar Ligi maçları oynanıyordu.
Şeref Bey, Beşiktaş gibi cuma ligine alınmak istemeyen takımların idarecileriyle adı altında bir lig kurdu. İlk sezonda Beşiktaş şampiyon olarak tarihindeki ilk şampiyonluğu kazanmış oldu. Sonraki sezon lige katılan 10 takım A Grubu'nda Beşiktaş, Hilal, Kumkapı, Altınörs ve Türkgücü, B Grubu'nda da Darüşşafaka, Vefa, Üsküdar, Beylerbeyi ve Haliç şeklinde yer aldı. Grubunda bütün maçlarını kazanan Beşiktaş, finalde diğer grubun birincisi ile karşı karşıya geldi. 'de oynanan bu maçı Siyah-Beyazlı takımımız, 2-1 kazanarak bu ligdeki ikinci şampiyonluğunu elde etti.
Aynı yıl Pazar Ligi'ne de ilk defa katıldı. Genelde azınlık takımlarının bulunduğu ligdeki iki Türk takımı Beşiktaş ve İttihatspor anlaştırlar. Beşiktaş, İttihatspor'a iki oyuncusunu verdi. Sezon sonunda İttihatspor şampiyon olurken, Beşiktaş da ikinci oldu ve Milli Mücadele dönemindeki Türk milletine moral verdiler. Sonraki sezon, İttihatspor Ermeni sporcular tarafından sahiplenince, ligdeki tek Türk takım Beşiktaş haline geldi. Bir Ermeni, bir Yahudi, üç Rum ekip ve Beşiktaş ile düzenlenen son Pazar Ligi'ndeyse 14 maçta 10 galibiyet 4 beraberlikle şampiyon Beşiktaş'tı.
[h=3]İstanbul Ligleri [ ][/h]Cuma ve Pazar liglerinin sona ermesinden sonra Türkiye Futbol Şampiyonası düzenlenmesine karar verildi. Bu şampiyonaya katılacak takımların belirlenmesi için ise kuruldu. Beşiktaş, eleme usulü oynanan 1923-24 sezonunda üç maçı da kazanarak finale çıktı. Galatasaray'ı finalde 2-0 yenen Beşiktaş, bu ligin ilk şampiyonu oldu. 1931-32 sezonunda maç hasılatlarının dağıtımı konusunda Galatasaray ve Fenerbahçe, federasyonla anlaşamayarak ligden çekilme kararı aldı. 6 Kasım 1931'de Beşiktaş, Fenerbahçe'yle oynayacağı maç ile sezonu açması gerekirken rakibinin gelmemesi ile maçı hükmen kazandı. Sezonun ilk yarısında Beşiktaş ikisi hükmen olmak üzere 4 galibiyet, 1 beraberlik alarak ligi birinci tamamladı ancak maç hasılatları konusunda ezeli rakiplerinin yanında olan Beşiktaş, ligden çekildi.
İstanbul Ligi'nde Beşiktaş ikinci şampiyonluğunu 1933-34 sezonunda kazandı. Bir sezon sonra Şeref Bey'in Çırağan Sarayı bahçesini alıp kulübün malı yapıp, futbol sahası haline getirmişti. İsim olarak "Şeref Stadı" belirlendi ancak daha sonra kavgalar çıkıp asılan tabela indirildi. Kulüp içindeki bu huzursuzluk futbol takımına da yansıdı ve son iki maçtaki puan kayıplarıyla şampiyonluk gitti.
Bir kaç sezonluk huzursuzluk döneminden sonra Beşiktaş 1937-38 sezonunda Fenerbahçe ve Güneş SK ile aynı puan aldı. Takımlar aralarında maç yapmayı beklerken Güneş kulübünün baskılarıyla daha önce kullanılmayan "averaj" kuralı ile şampiyonluk Güneş Kulübüne verildi. Bu sezondan sonra Beşiktaş İstanbul Ligi'ndeki en iyi dönemini yaşadı. Namağlup 3. olan kadrosunu değiştirmeyen Beşiktaş 5 sezon üstüste şampiyon oldu. Bu sezonlardan üçünü namağlup, ikisini 18 maçta 18 galibiyet ile bitirdi. 1943-44 sezonunda ikinci oldu ancak sonraki iki sezonu yine namağlup olarak şampiyon bitirip "Yenilmez Armada" adını aldılar. [SUP] [/SUP] Bu dönemde Beşiktaş'ta, , , , , , , , , gibi Türk futbolunun önemli isimleri yer alıyordu.
1946 şampiyonluğu ardında bir üçüncülük, iki ikincilik alan Beşiktaş kadroyu yeniledi. Efsane isimlerinin yanına , , , , gibi gençleri ekledi ve 1950 ve 1951 yıllarını da şampiyon olarak bititip İstanbul Ligi'nin son iki şampiyonluğunu aldılar.
Futbola ilgi arttıkça profesyonelleşmenin gerekliliği dikkat çekiyordu bu yüzden 1951'de İstanbul Profesyonel Ligi'nin kurulmasına karar verildi. Beşiktaş bu ligin ilk sezonunu da namağlup olarak şampiyon bitirdi. 1953-54 sezonunda da şampiyon olan Beşiktaş sonraki sezon şampiyonluğu averajla kaybetti. 1955 sonrası ligin son sezonu olan 1959'a kadar Beşiktaş tarihinde ilk kez beşinciliğe düştü, şampiyonluk adaylarından biri olamadı. Beşiktaş'ın profesyonel lig şampiyon kadroları şöyleydi:

  • 1952 İstanbul Profesyonel Ligi Şampiyon Kadrosu: , , , , , , , , , , , , , , , , , , İbrahim
  • 1954 İstanbul Profesyonel Ligi Şampiyon Kadrosu: , , , , , , , , , , , , , , , , , Selahattin
[h=3]Millî Lig başarıları [ ][/h]Futbol sevgisi yalnızca İstanbul'da sınırlı kalmamıştı. Yerel ligler oluşturulmuş ve takımlar kurulmuştu. Yurt çapında takımların karşılaştığı ilk organizasyon olan , 1924'te Eskişehir'de düzenlendi. Beşiktaş, bu ilk yurt çapında düzenlenen turnuvada yarı finale yükselip, o senenin şampiyonu 'a 2-0 yenilerek elendi. Üçüncülük maçında ise 'nü yenerek Türkiye üçüncüsü oldu. Bu turnuvadaki ilk şampiyonluğunu 1934'te 'nü 3-1 yenerek aldı.
1951'deki turnuvaya İstanbul birincisi olarak katılan Beşiktaş, Adana Demirspor ve Altay'ı yendi. Son maçında Gençlerbirliği ile karşılaşan Beşiktaş, 0-0 biten ilk yarının ardından rakibinin sahadan çekilmesi ile 3-0 hükmen gelerek bu turnuvadaki ikinci ve son şampiyonluğunu kazandı. 1951'den sonra profesyonel liglere geçildiği için bu turnuva amatör takımların katıldığı bir turnuvaya dönüştürüldü.
Daha organize olan , 1936-37 sezonu ile organize edilmeye başlandı. Beşiktaş, ilk şampiyonluğu 1940-41 sezonunda namağlup şekilde kazanmıştı. 43-44'te ikinci şampiyonluk, 46-47'de "Milli Eğitim Kupası" adını alan ligde üçüncü şampiyonluğunu almıştı. Milli kümede şampiyon kadroları şöyle olmuştu:

  • 1941 Milli Küme Şampiyon Kadrosu: , , , , , , , Ahmet, , , , , , , , , , Hayri
  • 1944 Milli Küme Şampiyon Kadrosu: Faruk, , , , , Baki, Cahit, , , Ali, , , , , , , , Dursun
  • 1947 Milli Küme Şampiyon Kadrosu: Etem, Yavuz, Vedii, , , Necdet, Çaçi, , , , Hikmet, , Hayati, Süleyman, , , , , İsmet
1956-57 sezonunda , 'nda Türkiye'yi temsil etmesi için bir takım belirlemek adına "Federasyon Kupası" adı altında tüm Türkiye'den takımların yer aldığı Milli Küme mantığında bir ligi başlattı. Beşiktaş üç ön eleme maçını kazanarak İstanbul'u Galatasaray ile beraber temsil etti. Beşiktaş, ligin ilk sezonunda 10 maçın 8'ini kazanıp, 1 beraberlik ve 1 mağlubiyet ile şampiyon oldu. Böylece 'nda Türkiye'yi temsil etme hakkı kazandı ancak federasyonun Beşiktaş'ın adını göndermeyi unutması yüzünden temsil hakkını kaybetti.
1957-58 sezonunda ise kendi grubunda birinci olan Beşiktaş diğer grup şampiyonu Galatasaray ile karşılaştı ve iki maçı da 1-0 kazanarak bir kez daha şampiyon oldu. Bu sefer TFF'nin hata yapmamasıyla 'a katıldı. İlk turda rakip sahaya çıkmayınca iki maçı da hükmen kazandı. Bir sonraki turda geçen yılın şampiyonu ile eşleşti. yönetimindeki ilk maçta deplasmanda rakibine 2-0 yenildi. İkinci maçta ise 1-1 berabere kaldı. O sezon kupayı yine kazandı. 1959'da Milli Lig sistemine geçiş yapılınca, Federasyon Kupası iki kez lige çıkan ve ligden düşen takımları belirleme amaçlı oynandı.
[h=4]Şampiyonluk sayısı tartışması [ ][/h]Beşiktaş'ın kazandığı iki Federasyon Kupası'nın şampiyonluk olarak sayılıp sayılmadığı tartışma konusu olmuştur. Eski yöneticilerden 'ın bunu kabul ettirme çabaları sonuçsuz kalmış ve konu unutulmuştur. 2001'de Türkiye Futbol Federasyonu'nun 5 şampiyonluğa 1 yıldız takma hakkı uygulaması ortaya çıkınca Beşiktaş bu şampiyonlukların sayılıp sayılmaması için UEFA'ya da başvurarak o yıllarda federasyonun takımı "şampiyon" ünvanıyla UEFA'ya bildirdiklerini belgeledi. 2002'de TFF "Türkiye 1.Liginin başladığı tarih TFF tarafından 1959 yılı olarak kabul edilmesine karşın, TFF Tahkim Kurulunun 09.05.2002 tarih, 2002/52E ve 2002/68K sayılı kararı tahtında BEŞİKTAŞ KULÜBÜNÜN 1956-1957 ve 1957-1958 sezonlarında Türkiye Ligi şampiyonu olduğuna ve bu şampiyonlukların TFF Yıldız Kriterine dahil edileceğine karar verilmesi sebebi ile toplam şampiyonluk sayısı, toplam lig sezonu sayısından 2 fazladır. "[SUP] [/SUP] açıklamasıyla Federasyon Kupası'nı lig olarak kabul etmeyip, şampiyonlukları kabul etmiştir.
[h=3]Profesyonel Ligler [ ][/h]Federasyon Kupası'nda sonra 1959'da "Milli Lig" adında son bir lig daha yapıldı. Bu lig ile beraber profesyonel kuruldu. Ligin ikinci sezonu olan 1959-60 sezonunda yönetimindeki Beşiktaş şampiyon oldu. İkinci ve üçüncülüklerle geçen birkaç sezon sonrası Yugoslav çalıştırıcı ile 65-66 ve 66-67 sezonlarında şampiyonluğu yakaladı.
1960ların sonu ve 1970'ler lig performansı bakımından Beşiktaş'ın en kötü dönemleri oldu. Beşincilik, altıncılık, dokuzunculuk (2 kere) ve hatta en kötü derece olan onbirincilik (2 kere) alındı. Bu dönemde alınan bir Türkiye Kupası, iki Başbakanlık Kupası, bir Cumhurbaşkanlığı kupası teselli oldu.
15 yıl sonraki şampiyonluk Yugoslav yönetiminde geldi. Anadolu'nun ilk şampiyonu Trabzon ile kıyasıya rekabet içinde geçen sezonun son maçına Beşiktaş rakibinin 1 puan önünde ve 4 averaj daha iyi girdi. Rakip Eskişhirspor'un da kümede kalması için kazanması gereken bir maçtı. Eskişehir'de oynanan maç 1-1 devam ederken dakika 76'da Beşiktaş gol atıp 2-1 öne geçti. Ancak sahaya atılan cisimler yüzünden hakem maçı tatil etti ve Beşiktaş olaylı maçı hükmen 3-0 kazanarak şampiyon oldu.
Beşinci ve dördüncü olunan iki sezondan sonra 1984-85'te şampiyonluk, averajla Fenerbahçe'ye kaybedildi. 1985-86'da ise Beşiktaş sonra haftaya Galatasaray'la aynı puanda ama daha iyi averajla girdi. Son hafta Beşiktaş da Galatasaray da maçlarını 1-0 kazandı ve Beşiktaş önceki sezon averajla kaptırdığı şampiyonluğu bu sezon averajla kazandı.
Şampiyonluğun ertesinde 'ye katıldı. İlk turda Arnavut takımı Dinamo Tiran'ı eledi, ikinci turda Kıbrıs takımı APOEL maçlara çıkmayı reddedince çeyrek finale kaldı. Çeyrek finalde 'e 0-5 ve 0-2 yenilerek elendi ancak Şampiyon Kulüpler Kupası (ve Şampiyonlar Ligi) tarihindeki en iyi derecesine imza attı.
1980'lerde Beşiktaş'ın yarıştığı bir diğer turnuva ise oldu. İlk kez 1982 Şubat'ında düzenlenen kupada Beşiktaş üçüncü oldu. İkinci kez ve bu sefer lig formatında düzenlenen kupada ise averaj ile kupayı kaybetti. Ocak 1986'da son kez düzenlenen kupayı Beşiktaş -ilk kez- kazandı.
[h=4]Gordon Milne dönemi [ ][/h]1987 yılında başkan kariyeri oyunca İngiltere'de çalışmış, gençliğinde 'da top koşturmuş 'i göreve getirdi. İlk geldiği dönem Fulya Tesisleri'nde eksiklikler, takım şablonunda belirsizlikler vardı. Gordon Milne iki sezon üstüste ikinci oldu. Seba'nın istikrar adına onu görevde tutması ve kaçan şmapiyonlukların yarattığı hırs 1989-90 sezonunda şampiyonluğu getirdi. O sezon ayrıca Türkiye Kupası da kazanıldı. Aynı sezon Türkiye Süper Ligi'nin gelmiş geçmiş en farklı skoru olan 10-0'lık Adanademirspor galibiyeti ve efsanevî 5-1'lik Fenerbahçe galibiyeti alındı.
, , , , , , , , ve kaptan 'ı bulunduran altın kadro; 1990-91 sezonunu da Fenerbahçe Stadı'ndaki Fenerbahçe galibiyetiyle şampiyon kapadı. 1991-92 sezonunda Beşiktaş; üstüste üçüncü kez şampiyon olan üçüncü takım ünvanını alırken Türkiye Süper Ligi'nde namağlup şampiyon olan ilk ve tek takım oldu.
Son dakikalara kadar mücadele eden, kondisyonu iyi bir takım haline gelen Beşiktaş'ın Gordon Milne dönemindeki diğer başarılarıysa 2 Cumhurbaşkanlığı Kupası, 1 Başbakanlık Kupası ve 4 TSYD Kupası oldu. 1989-90 sezonunda Beşiktaş tarihinin ikinci gol kralı, Feyyaz Uçar oldu.
Ancak bu başarılara rağmen Milne'nin yurtdışında aldığı başarısız sonuçlar, camiayı rahatsız ediyordu. Bir diğer eleştirilen konu ise yabancı transferlerindeki problemlerdi. 1992-93 sezonunda takım, ikinci oldu. 1993-94 başında yaptığı başarısız ve transferleri ve bunlardan komisyon aldığı iddiaları [SUP] [/SUP] yönetimle arasında sorun çıkmasına sebep olmuş ve 1993-1994 sezonu ortasında görevinden ayrılmıştır.
[h=3]1990'lar [ ][/h]Beşiktaş 9. şampiyonluğuna Alman yönetiminde 1994-95 sezonunda ulaşmıştır. Galatasaray'ın üstüste 4 şampiyonluk yaşadığı yılların üçünde Galatasaray'ın en büyük rakibi olmuş ve ikinciliği elde etmiştir. Bu dönemde 'e katılarak tarihinde ilk kez Şampiyonlar Ligi'ne katıldı.
[h=3]2000'ler [ ][/h]Avrupa arenasına alışan Beşiktaş 'e katılmak için iki ön elemeyi geçti. AC Milan, Barcelona ve Leeds United'lı grupta sonuncu olsa da 3-0'lık Barcelona galibiyeti dikkat çekti. Ancak teknik direktör değişimlerinden dolayı istikrarı saklayamadı ve ligde başarılı olamadı.
[h=4]100. Yıl [ ][/h]2002-03 sezonu Beşiktaş JK'nin 100. yılını kutladığı ve dolayısıyla çok önemli bir sezondu. Teknik direktörlüğe Galatasaray'a Süper Kupa kazandırmış ve bir önceki sezon şampiyon yapmış getirildi. 2003 Mart'ında yaşayan en yaşlı futbolcu ve eski golcülerden stattaki meşaleyi yakarak 100. yıl kutlamalarını başlattı.[SUP] [/SUP] 'ın başını çektiği, , , , , , gibi futbolcuların bulunduğu kadro 'ü kazandı. Aynı zamanda 'te çeyrek finale kadar çıkarak takımın Avrupa macerasında en önemli başarılarından birine imza attılar.
[h=3]Son yıllar [ ][/h]2003-04 sezonunda da ikinci yarıya lider giren Beşiktaş, maçında gördüğü kırmızı kartlar yüzünden hükmen mağlup olup düşme trendine girdi. İlk yarı sonunda farklı önde götürdüğü ligi Fenerbahçe'ye kaptıran Beşiktaş'ta önce başkan , sonra da teknik direktör ; hakem hatalarıyla şampiyonluğun kaybettirildiğini öne sürerek istifa etti.2008 ve 2009'da arka arkaya gelen ve faciaları, teknik direktör 'ın sonunu getirdi. zamanında da teknik adam ve istikrar problemleri yaşansa da 2006 ve 2007 yıllarında , yönetiminde de 2008-09 sezonunda hem şampiyonluğu hem de kazanıldı. 'nde ünlü futbolcular , , , ile 'in transfer edilmesi ve ayrıca teknik direktörlüğe 'nin yerine ünlü teknik direktör getirilmesiyle son yıllarda Beşiktaş, dünyaya sesini bu ünlü oyuncuları ve teknik direktörü kadrosuna katarak duyurdu.Fakat işler pekte yolunda gitmedi ligde alınan kötü sonuçlar ve avrupada alınan 4-1 ve 4-0'lık Dinamo kiev maçları sonucunda istifa etti yerine getirildi.Türkiye şike iddalarıyla çalkalanırken yeni teknik direktör , , tutuklanarak metris cezaevine gönderilmesi sebebiyle göreve vekaleten geçirildi.
[h=2]Beşiktaş ve Milli Takım [ ][/h]Beşiktaş, 'na ilk kez 16 Kasım 1924'te Moskova'da FIFA'nın özel izniyle oynanan SSCB hazırlık maçında futbolcu verdi. Beşiktaş'ı temsilen kadroda yer aldı. Milli Takım'da gol atan ilk Beşiktaşlı futbolcu oldu. Balkan Şampiyonası'nda Bulgaristan'a 5-1 yenilen takımın tek golünü Yeten kaydetti. 12 Temmuz 1936'da oynanan hazırlık maçında Türkiye ve Yugoslavya 3-3 berabere kalırken, Beşiktaşlı Türkiye'ye kaptanlık yapan ilk Beşiktaşlı oldu.
Türkiye 'na katılırken, teknik direktör , kadroya Beşiktaş'tan ve 'ı aldı. Coşkun Taş, bir maçta 90 dakika forma giyerek Dünya Kupası'nda forma giyen ilk Beşiktaşlı futbolcu oldu. kadrosunda ise Beşiktaş'tan ve yer aldı. İki futbolcu da turnuvada forma giydi. İlhan Mansız, çeyrek final maçında attığı altın gol ile Türkiye'nin yarı finale çıkmasını sağladı ve uluslararası turnuvalarda ilk gol atan Beşiktaşlı futbolcu oldu. Mansız, üçüncülük maçında 2 gol daha kaydetti. 'nda ise kadrodaki Beşiktaşlılar, ve oldu.
Beşiktaş, Türkiye'nin katıldığı üç Avrupa Şampiyonası'nda da Türkiye'ye futbolcu verdi. 'da Beşiktaş'ı , , ve temsil etti. Sağlam dışındakiler turnuvada forma giydi. Recep Çetin, Danimarka maçında takım kaptanlığı da yaptı. 'de ise kadroda , ve vardı. Sadece Havutçu, turnuvada forma şansı bulabildi. 'de kadroda Beşiktaş'tan ve yer aldı. İkisi de çeyrek final ve yarı final maçlarında ilk 11'de sahaya çıktı. Rüştü Reçber, Almanya'yla oynanan yarı final maçında sahaya takım kaptanı oalrak çıkmıştır.
Beşiktaş, sadece Türk millî takımına oyuncu kazandırmadı. Büyük uluslararası turnuvalarda Beşiktaş forması giyen yabancı oyuncular da bu turnuvalarda ülkelerini temsil ettiler. 'da ve , 1998 FIFA Dünya Kupası'nda , ve Mrmiç, 'nda ve 'nda ve ülkelerini temsil etti.
16 Mayıs 1952'de oynanan Akdeniz Kupası maçında 'nın Yunanistan ile oynayacağı Akdeniz Kupası maçında millî takımı temsil etme hakkı, Beşiktaş'a verilmiştir. Beşiktaş, bu hakka rağmen kadrosuna rakipleri Galatasaray ve Fenerbahçe'den de futbolcular katmış ve sahaya öyle çıkmıştır. Beşiktaş, Türkiye'yi temsil etme hakkını kazandıktan sonra Türkiye Futbol Federasyonu tarafından logosunda bulunan ay-yıldız amblemini taşıma hakkına sahip olmuştur.
 

Şu an konuyu görüntüleyenler (Toplam : 1, Üye: 0, Misafir: 1)

Geri
Üst