Sitemize reklam vermek için [email protected] adresine mail atabilirsiniz
For Advertising Contact [email protected]


Tbmm Pdt®

turkmmo

Level 1
Üye
Katılım
17 Eyl 2008
Konular
111
Mesajlar
0
Reaksiyon Skoru
203
Online Süresi
0
Başarım Puanı
530
Madalyalar
0
MmoLira
2
DevLira
0
En İyi Cevap Puanı
0
Takipçiler
125
12 Ocak 1920'de toplanan Meclis-i Mebusan, 28 Ocak 1920 tarihindeki gizli oturumunda "Ahd-i Milli" olarak Misak-i Milli kararlarini almis ve kararlar bütün mebuslar tarafindan imzalanmisti. 17 Subat 1920 tarihli oturumunda da basinda yayinlanmasi ve bütün yabanci parlamentolara bildirilmesi kararlastirildi. 15 Mart'ta, Istanbul'daki Itilaf kuvvetleri 150 Türk aydinini yakalatmis ve ertesi gün de sehir fiilen ve resmen askeri isgale maruz kalmisti.

18 Mart 1920'de Ingilizler, meclisin etrafini makineli tüfeklerle sararak, toplanti halinde bulunan milletvekillerinden bazilarini tutuklayarak ve sürükleyerek götürdüler. Bunun üzerine milletvekilleri meclisin çalisma süresini ertelediler. Böylece, son Osmanli Meclis-i Mebusani düsman süngüsü altinda zorla kapatildi.

Bu isgali, fedakar bir telgraf memuru Manastirli Hamdi Efendi vasitasiyla ögrenen Mustafa Kemal Pasa, derhal bu hareketi protesto ederek, bu isgalin haksiz ve hükümsüz oldugunu bütün dünyaya beyan etti. Bu arada, Eskisehir ve Afyonkarahisar'daki yabanci birlikler, silahlari ellerinden alinarak, bulunduklari yerlerden uzaklastirildi. Geyve-Ulukisla yakinlarindaki demiryollari isgal kuvvetlerinin ilerlemelerini zorlastirmak için bozuldu. Anadolu'da bulunan yabanci subaylar tutuklandi.

Ankara'da olaganüstü yetkilere sahip bir meclisin açilmasi belirlendi. Kurucu Meclis olarak çalismasi düsünülen bu meclisi, Mustafa Kemal, halkin yadirgamamasi için "olaganüstü yetkilere sahip bir meclis" olarak takdim etti. Kurucu Meclis ve seçimlerle ilgili 19 Mart 1920'de bir bildiri yayinladi. Seçimlerin yapilmasi için yayinlanan bu bildiri uyarinca, yurdun her yerinde seçimler yapildi. Bolu Düzce, Hendek bölgesinde baslayan ve Nallihan, Beypazari çevresine siçrayan bazi ayaklanma olaylari oldu. Bu olaylardan dolayi, seçilen milletvekillerinin tümünün gelmesi beklenilmeden, Millet Meclisi'nin açilma hazirliklari yapildi.

22 Nisan 1920'de yapilan çagri ile Millet Meclisi, 23 Nisan 1920 günü toplandi. O gün, Haci Bayram Camii'nde kilinan Cuma namazindan sonra topluca Meclis binasina gelindi. Türkiye tarihinde ilk kez padisah olmaksizin, 23 Nisan 1920, saat 14'de merasimle ve dualarla Meclis açildi. Baskanliga ilk olarak en yasli üye olan Sinop Milletvekili Serif Bey getirildi. Ilk Meclis, Istanbul'dan gelen 90'in üzerindeki mebusa ilave olarak, 125 devlet memuru, 53 asker, 53 din adami ve çesitli sayida tüccar, çiftçi ve hukukçudan olusan kadrosuyla çalismalarina basladi. Mustafa Kemal, 24 Nisan 1920'de Meclis Baskani seçildikten sonra, meclise tesekkürlerini ifade ederek ilk meclis konusmasini yapti.

23 Nisan 1920'de kurulan yeni Meclis, 1 numarali karari ile kendi kurulusunu düzenlemistir. Erzurum Kongresi ve Sivas Kongresi kararlarina uygun olarak milli iradeye dayanan bir meclisin seçimi yapilmistir. Kapatilan Istanbul Meclis-i Mebusan'in bir kisim üyeleri, yeni kurulan Meclis'e katilma yetkisini 1 numarali karar ile kazandilar.

Meclisin açilisini izleyen gün, Mustafa Kemal'in teklifi ile asagidaki esaslar kabul edildi.

1) Mecliste beliren milli iradenin vatanin gelecegine dogrudan dogruya el koymasini kabul etmek temel ilkedir. Türkiye Büyük Millet Meclisi'nin üstünde bir güç yoktur.

2) Türkiye Büyük Millet Meclisi, yasama ve yürütme yetkilerini kendinde toplamistir.

3) Hükümet kurmak gereklidir. Meclisten seçilecek ve vekil olarak görevlendirilecek bir kurul hükümet islerine bakar. Meclis baskani bu kurulun da baskanidir.

4) Geçici bir hükümet baskani veya padisah vekili tayin edilmesi uygun degildir. Padisah ve halife, baski ve zordan kurtuldugu zaman, Meclis'in düzenleyecegi kanuni esaslara uygun olan durumunu alir.

23 Nisan 1920'de kurulan Büyük Millet Meclisi yasama ve yürütme, zaman zaman da yargi yetkisini elinde topluyordu. Milletin tek temsilcisi sifatiyla da kuvvetler birligi sistemini benimsedi. Dönemin sartlari geregi bir Meclis Hükümeti sistemi kuruldu. Meclis Baskani ayni zamanda Hükümet Baskani idi. Devlet Baskanligi diye bir makam yoktu. Hükümeti teskil eden üyeler vekil diye adlandiriliyordu. Meclis olaganüstü yetkilerle donatilmis oldugundan, kuvvet ve yetki birligini de bu niteligi ile temsil ediyordu. .

 

Şu an konuyu görüntüleyenler (Toplam : 1, Üye: 0, Misafir: 1)

Üst