HERAKLES Otomatik Avlı kalıcı sunucu. 19 Haziran'da açılıyor. Atius & Wizard güvencesiyle hemen kayıt ol, ön kayıt ödülleri aktif. HEMEN TIKLA!
Merhaba , bence şu ana kadarkı en ilginç UFO olayı ile ilgili bi araştırma yaptım ve bunlar çıktı ortaya
Resimler :
Aklıma takıldı
1- Bunun hakkında bir astronot bunların %100 doğru olduğunu uzaylıların var olduğunu saldırgan olmadıklarını söylüyor.
2- Astronotun açıklamasını NASA halen inkaar ediyor.
Astornotun açıklaması :Mitchell, Bu olayların üstü hükümetlerimiz tarafından son 60 yıldır çok iyi bir şekilde örtüldü, ancak yavaş yavaş dışarı sızdı ve bazılarımız bunların bir kısmı hakkında bilgi edinme ayrıcalığına sahip olduk dedi.
1971de Aydaki en uzun yürüyüşü yapan Mitchell, bir radyoya verdiği mülakatta, NASAda uzaylılarla temas kuran kaynakların, uzaylıları bize acayip gelen küçük insanlar diye tarif ettiklerini anlattı.
Mitchell, muhtemelen bu hakiki ETlerin geleneksel koca kafalı, büyük gözlü uzaylı imajına uyduğunu söyledi.
Dünyalıların teknolojisinin uzaylılarınki kadar karmaşık olmadığını belirten Mitchell, Uzaylılar bize düşman olsalardı, şimdiye kadar mahvolmuş olurduk dedi.
NASA ise Mitchellin iddialarını yalanlamakta gecikmedi. Bir NASA sözcüsü, uzay kurumunun UFOları izlemediğini, gerek dünyada, gerekse kainatın başka bir yerindeki uzyalıların varlığını gizleme yoluna gitmediğini söyledi.
Mitchell, Apollo 14ün komutanı Alan Shepard ile birlikte Ay üzerinde 9 saat 17 dakika yürüyerek en uzun yürüyüşü yapmıştı.
UFO ve uzaylı yaratıklar konuları ile ilgilenenlerin yakından bildikleri bir öyküyü burada tekrarlamayacağım.
Özetle, 1947 yılı ABD üzerinde çok sayıda UFO görülme olaylarının rapor edildiği bir yıl olmuştu. 2 Temmuz 1947 günü, New Mexico eyaleti Roswell kenti yakınlarında çöllük arazide yere bir cisim çakıldı. Ertesi gün bölgeyi gezen Mac Brazel adlı bir çiftlik sahibi, ortalığa saçılmış döküntü ve kalıntılardan örnekler topladı ve bunları birkaç gün sonra Roswell şerifine götürdü. 7 Temmuz günü, askeriye olaya el koydu. Binbaşı Jesse Marcel ve ekibi, kalıntıları toplamak üzere bölgeye geldiler ve bölge ziyarete kapatıldı. Brazel sorgulanmak üzere gözaltına alındı. İkinci bir yere çakılma olayından daha söz ediliyordu.
Ordu yetkilileri tarafından yapılan ilk açıklama bir uzay aracının yere çakıldığı şeklindeydi. Birkaç saat sonra yalanlandı ve bölgeye düşenin bir meteoroloji balonu olduğu duyuruldu.
Olay uzun süre unutuldu. Fakat, Jesse Marcel 1970 yılında, o zamanki olayın bir yalanla örtbas edildiğini, düşen cismin bir meteoroloji balonu olmadığını iddia etti. Kendisi ve başka bir düzine kişi daha, bunun bir uzay aracı olduğunu ve üstelik birkaç uzaylı cesedi bulunmuş olduğunu öne sürüyorlardı.
Hava Kuvvetleri tarafından oluşturulan bir araştırma komisyonu konu üzerinde çalıştı ve uzay aracı iddialarının geçersiz olduğu görüşüne vardı.
1995 yılında İtalya'da yapılan bir UFO'cular kongresinde, Roswell'de çakılan uzay aracındaki yaratıklara uygulanan otopsi sahneleri olduğu iddia edilen bir filim gösterildi.
Buraya kadar yazdıklarımın, kendilerini komple teorilerine fazlaca kaptırmış kişilerin hayal gücünü dörtdörtlük kanatlandıracak cinsten olduğu inkar edilemez.
Alan 51 konusunda olduğu gibi, burada da -- özlem ve umutla -- eldeki bütün döküman ve iddiaları dikkatle okudum. Ancak kanaâtimin olumsuz yönde oluştuğunu söylemek zorundayım.
Olayı yanlızca bir yönüyle ve özetle ele alacağım, ve üslubum da korkarım biraz alaycı olacak. Ama önce, şu ünlü "otopsi" filminden birkaç kareye göz atalım:
Sorun nerede mi? (Antropolog damarım tuttu ya!)
Sorun şurada: Bu "uzaylı yaratıklar" birhayli fazlaca antropomorfik özellikler taşıyor; yani, bizlere aşırı benziyorlar...
Farklı bir evrim çizgisi geçirmiş bir uzay ırkının bizlere bu derece çok benzemesi nasıl açıklanabilir ki?
Coğrafi ve evrimsel tarihçeleri farklı türlerin kaderi aynı çevre koşulları içinde kesişirse, morfolojik benzeşme yönünde bir eğilimin bundan böyle önplana çıkacağını biliyoruz. Yeryüzü türleri arasında bu sürecin sayısız örneklerini görürüz: Memeli balina ve yunusların deniz yaşamına uyarlanarak balık formu kazanmaları gibi.
Besbellidir ki, bizimkine benzer çevre koşullarına sahip başka gezegenlerde oluşan zeki yaşam örneklerinin de "kolları", "bacakları" olacak, "kafaları" da mâbadlarında değil, omuzlarının üstünde yer alacak...
Ama, orada duralım.
Genlerimizi %98.4 oranında paylaştığımız şempanzeler bile bize ne ölçüde benziyor ki?!
"Otopsi" filminde "uzaylı yaratık" olarak takdim edilen görüntülerin bu derece antropomorfik (=insan benzeri) olmasını ciddiye almak benim görüşümle mümkün değil...
Akla birşey daha geliyor, tabii:
Sakın, bu uzaylılar, sık sık kaçırdıkları dünyalılardan elde ettikleri sperm ve yumurtalarla karma bir ırk geliştiriyor olmasınlar?!
Hani, görünce ürkmeyelim, korkmayalım diye...
Bir başka "açıklama" da şöyle olabilir:
Roswell'de yere çakılanlar, aslında bizim sülbümüzden, birkaç bin yıl sonraki torunlamız... Eh, fizik görünüm olarak biraz kötülemişler, ama "zamanda yolculuğu" başaracak kadar ilim ve teknolojide ileri gitmişler...
Sonra, atalarını görmek için, rotalarını zamanımıza çevirmişler...
Ama, tam biz kollarımızı açmış onları kucaklamayı bekliyor iken,
Tühhh,
Roswell'de yere çakılmışlar .
Özetle, 1947 yılı ABD üzerinde çok sayıda UFO görülme olaylarının rapor edildiği bir yıl olmuştu. 2 Temmuz 1947 günü, New Mexico eyaleti Roswell kenti yakınlarında çöllük arazide yere bir cisim çakıldı. Ertesi gün bölgeyi gezen Mac Brazel adlı bir çiftlik sahibi, ortalığa saçılmış döküntü ve kalıntılardan örnekler topladı ve bunları birkaç gün sonra Roswell şerifine götürdü. 7 Temmuz günü, askeriye olaya el koydu. Binbaşı Jesse Marcel ve ekibi, kalıntıları toplamak üzere bölgeye geldiler ve bölge ziyarete kapatıldı. Brazel sorgulanmak üzere gözaltına alındı. İkinci bir yere çakılma olayından daha söz ediliyordu.
Ordu yetkilileri tarafından yapılan ilk açıklama bir uzay aracının yere çakıldığı şeklindeydi. Birkaç saat sonra yalanlandı ve bölgeye düşenin bir meteoroloji balonu olduğu duyuruldu.
Olay uzun süre unutuldu. Fakat, Jesse Marcel 1970 yılında, o zamanki olayın bir yalanla örtbas edildiğini, düşen cismin bir meteoroloji balonu olmadığını iddia etti. Kendisi ve başka bir düzine kişi daha, bunun bir uzay aracı olduğunu ve üstelik birkaç uzaylı cesedi bulunmuş olduğunu öne sürüyorlardı.
Hava Kuvvetleri tarafından oluşturulan bir araştırma komisyonu konu üzerinde çalıştı ve uzay aracı iddialarının geçersiz olduğu görüşüne vardı.
1995 yılında İtalya'da yapılan bir UFO'cular kongresinde, Roswell'de çakılan uzay aracındaki yaratıklara uygulanan otopsi sahneleri olduğu iddia edilen bir filim gösterildi.
Buraya kadar yazdıklarımın, kendilerini komple teorilerine fazlaca kaptırmış kişilerin hayal gücünü dörtdörtlük kanatlandıracak cinsten olduğu inkar edilemez.
Alan 51 konusunda olduğu gibi, burada da -- özlem ve umutla -- eldeki bütün döküman ve iddiaları dikkatle okudum. Ancak kanaâtimin olumsuz yönde oluştuğunu söylemek zorundayım.
Olayı yanlızca bir yönüyle ve özetle ele alacağım, ve üslubum da korkarım biraz alaycı olacak. Ama önce, şu ünlü "otopsi" filminden birkaç kareye göz atalım:
Sorun nerede mi? (Antropolog damarım tuttu ya!)
Sorun şurada: Bu "uzaylı yaratıklar" birhayli fazlaca antropomorfik özellikler taşıyor; yani, bizlere aşırı benziyorlar...
Farklı bir evrim çizgisi geçirmiş bir uzay ırkının bizlere bu derece çok benzemesi nasıl açıklanabilir ki?
Coğrafi ve evrimsel tarihçeleri farklı türlerin kaderi aynı çevre koşulları içinde kesişirse, morfolojik benzeşme yönünde bir eğilimin bundan böyle önplana çıkacağını biliyoruz. Yeryüzü türleri arasında bu sürecin sayısız örneklerini görürüz: Memeli balina ve yunusların deniz yaşamına uyarlanarak balık formu kazanmaları gibi.
Besbellidir ki, bizimkine benzer çevre koşullarına sahip başka gezegenlerde oluşan zeki yaşam örneklerinin de "kolları", "bacakları" olacak, "kafaları" da mâbadlarında değil, omuzlarının üstünde yer alacak...
Ama, orada duralım.
Genlerimizi %98.4 oranında paylaştığımız şempanzeler bile bize ne ölçüde benziyor ki?!
"Otopsi" filminde "uzaylı yaratık" olarak takdim edilen görüntülerin bu derece antropomorfik (=insan benzeri) olmasını ciddiye almak benim görüşümle mümkün değil...
Akla birşey daha geliyor, tabii:
Sakın, bu uzaylılar, sık sık kaçırdıkları dünyalılardan elde ettikleri sperm ve yumurtalarla karma bir ırk geliştiriyor olmasınlar?!
Hani, görünce ürkmeyelim, korkmayalım diye...
Bir başka "açıklama" da şöyle olabilir:
Roswell'de yere çakılanlar, aslında bizim sülbümüzden, birkaç bin yıl sonraki torunlamız... Eh, fizik görünüm olarak biraz kötülemişler, ama "zamanda yolculuğu" başaracak kadar ilim ve teknolojide ileri gitmişler...
Sonra, atalarını görmek için, rotalarını zamanımıza çevirmişler...
Ama, tam biz kollarımızı açmış onları kucaklamayı bekliyor iken,
Tühhh,
Roswell'de yere çakılmışlar .
Resimler :
Aklıma takıldı
1- Bunun hakkında bir astronot bunların %100 doğru olduğunu uzaylıların var olduğunu saldırgan olmadıklarını söylüyor.
2- Astronotun açıklamasını NASA halen inkaar ediyor.
Astornotun açıklaması :Mitchell, Bu olayların üstü hükümetlerimiz tarafından son 60 yıldır çok iyi bir şekilde örtüldü, ancak yavaş yavaş dışarı sızdı ve bazılarımız bunların bir kısmı hakkında bilgi edinme ayrıcalığına sahip olduk dedi.
1971de Aydaki en uzun yürüyüşü yapan Mitchell, bir radyoya verdiği mülakatta, NASAda uzaylılarla temas kuran kaynakların, uzaylıları bize acayip gelen küçük insanlar diye tarif ettiklerini anlattı.
Mitchell, muhtemelen bu hakiki ETlerin geleneksel koca kafalı, büyük gözlü uzaylı imajına uyduğunu söyledi.
Dünyalıların teknolojisinin uzaylılarınki kadar karmaşık olmadığını belirten Mitchell, Uzaylılar bize düşman olsalardı, şimdiye kadar mahvolmuş olurduk dedi.
NASA ise Mitchellin iddialarını yalanlamakta gecikmedi. Bir NASA sözcüsü, uzay kurumunun UFOları izlemediğini, gerek dünyada, gerekse kainatın başka bir yerindeki uzyalıların varlığını gizleme yoluna gitmediğini söyledi.
Mitchell, Apollo 14ün komutanı Alan Shepard ile birlikte Ay üzerinde 9 saat 17 dakika yürüyerek en uzun yürüyüşü yapmıştı.
Son düzenleme:
