- Katılım
- 17 Eyl 2008
- Konular
- 31,097
- Mesajlar
- 0
- Online süresi
- 310s
- Reaksiyon Skoru
- 208
- Altın Konu
- 0
- Başarım Puanı
- 719
- TM Yaşı
- 17 Yıl 7 Ay 8 Gün
- MmoLira
- 40
- DevLira
- 0
Metin2 EP, Valorant VP dahil tüm oyun ürünlerini en uygun fiyatlarla bulabilir, Item ve Karakterlerinizi hızlıca satabilirsiniz. HEMEN TIKLA!
DİYARBAKIR MEDRESE VE HANLARDİYARBAKIR MEDRESE VE HANLARI
ZİNCİRİYE MEDRESESİ (Sincariye Medresesi)
Ulu Camii, Mesudiye Medresesi ve Zinciriye Medresesi önemli bir kültür üçlüsüdür. Zinciriye Medresesi ulu Camiinin batısında olup medrese ile cami arasında bir sokak vardır. Burası l.Dünya Savaşına kadar medrese olarak kullanılmıştır. Savaşın getirdiği bozgun ve yoksulluk, Medresenin kapanmasına neden olmuştur. Uzun yıllar fakirlerin barındığı bir mekan olan bu medrese, 1934 yılında tamir edilerek arkeoloji müzesi yapılmıştır. 1992 yılına kadar müze olarak kullanılan bina, arkeoloji müzesinin yeni binasına taşınmasıyla birlikte yine bakımsız kalarak harabe haline gelmiştir. Daha sonraları tekrar restore edilen bina, tamamen elden geçirilerek, Diyanet İşleri Başkanlığı Diyarbakır İl Müftülüğüâne bağlı Hafız yetiştiren yatılı Kız Kur'an Kursu haline getirilmiştir.
Medrese (M. 1198, H. 595) tarihinde yapılmış tır. Mimarın ismi İsa Ebu Dirhem' dir. Eyyubiler tarafından yaptırılmıştır.
MESUDİYE MEDRESESİ
Ulu Camii Zinciriye medresesi üçgeninin üçüncü ayağı Mesudiye medresesidir. Burası Artuklu hükumdarlarından Artuklu Muzaffer Sökmen 11. (M. 1198) ikincisi, Melik Üs-Salih Nasruddin Mahmut (M.
1200), üçüncüsü ise Melik El-Mesut lakabını taşıyan hükümdar (M. 1223) zamanında yapılmıştır. Mimarı, Mahmut oğlu Caferâdir. Mesudiye Medresesi, Anadolunun dini ilimlerinin tahsil edildiği en meşhur medreselerindendir. Burada dört mezhebe dair ilimler tahsil edildiği gibi özellikle tıp ilimleri de öğretilmiştir. Binada bunun izleri görülmektedir. En önemli özelliği avlu kısmında bulunan mihrabın sağ ve sol taraflarında bulunan sütunların sekizyüz yıl geçmesine rağ men hala dönüyor olmasıdır. Medrese uzun yıllar kışla olarak kullanılmış, bir müddet müftülük, bir müddet de Vakıflar Bölge Müdürlüğü burada iskan edilmiştir. Uzun süre Dicle Üniversitesi Tıp Fakültesi, Tıp Tarihi Enstitüsüânün bulunduğu bina, en son olarak Hayat Sağlık ve Sosyal Hizmetler Vakfıânın hizmetinde kullanılmaktadır.
Diyarbakır ilimizde adı geçen bir çok medreseler mevcut olup insanlarımıza ilim ve tefekkürü öğretmiştir. Diğer bazı medreseler ise Mesudiye Medresesi, Müslihiddin Lari Medresesi, Ragıbiye Medresesi, Ali Paşa Medresesi, Hüsrev Paşa Medresesi, Nebi Camii Medresesi mevcuttur.
DELİLLER HANI
Mardin kapısından girilince sağdaki ilk büyük binadır. Hüsrev Paşa tarafından 1527 tarihinde yaptırılmıştır. Esas adı Hüsrev Paşa Hanı'dır. Halk arasında Deliller Hanı denilmesinin sebebi, her yıl İslam ülkelerinden Hicaz' a gitmek üzere bu handa toplanan hacı adaylarını götürecek delillerin burada kalmalarındandır. Geniş bir alanı kaplayan han iki katlıdır. Siyah ve beyaz kesme taş, moloztaş ve tuğladan yapılmıştır. iki katta da kalın ayaklara dayanan revakların ardında birer han odası yeralmaktadır. Duvarlarından küçük nişler bulunan bu odaların revaklara açılan kapılarının dışında bir de pencere açıklıkları vardır. Odaların köşelere rastla yanları aynalı tonozlarla örtülü bulunmakta, derin kapılarla revaklara açılmaktadır. Hanın ahır ve depo olarak kullanılan ikinci kısmı da, güneydeki bir han odasının geçit olarak kullanılacak şekilde düzenlenmesiyle geçilmektedir. Bu çeşit özellikle belirtilmemiş, bir anlamda arkasındaki büyük mekanı gizlemiştir. Girişe paralel kemerlerin bağlandığı, beş ayak sırasının altı nefe böldüğü ahır kısmına ışık, duvarlara açılan tek sıra pencerelerden gelmektedir. Bu pencereler tek sıra olarak açıldığından içerisi biraz loştur. Doğu-Batı yönünde uzanan kemerlerin aralarındaki nefler boydan boya beşik tonozlarla örtülüdür. Dışta, dükkanların köşkü andıran giriş bölümü ve şadırvanlı orta avlu etrafında revakların ve arkalarında han odalarının yer almasıyla biçimlenen Deliller Hanı, taşıdığı plan şekliyle Osmanlı Hanları'nın genel şemasını yansıtmaktadır.
ZİNCİRİYE MEDRESESİ (Sincariye Medresesi)
Ulu Camii, Mesudiye Medresesi ve Zinciriye Medresesi önemli bir kültür üçlüsüdür. Zinciriye Medresesi ulu Camiinin batısında olup medrese ile cami arasında bir sokak vardır. Burası l.Dünya Savaşına kadar medrese olarak kullanılmıştır. Savaşın getirdiği bozgun ve yoksulluk, Medresenin kapanmasına neden olmuştur. Uzun yıllar fakirlerin barındığı bir mekan olan bu medrese, 1934 yılında tamir edilerek arkeoloji müzesi yapılmıştır. 1992 yılına kadar müze olarak kullanılan bina, arkeoloji müzesinin yeni binasına taşınmasıyla birlikte yine bakımsız kalarak harabe haline gelmiştir. Daha sonraları tekrar restore edilen bina, tamamen elden geçirilerek, Diyanet İşleri Başkanlığı Diyarbakır İl Müftülüğüâne bağlı Hafız yetiştiren yatılı Kız Kur'an Kursu haline getirilmiştir.
Medrese (M. 1198, H. 595) tarihinde yapılmış tır. Mimarın ismi İsa Ebu Dirhem' dir. Eyyubiler tarafından yaptırılmıştır.
MESUDİYE MEDRESESİ
Ulu Camii Zinciriye medresesi üçgeninin üçüncü ayağı Mesudiye medresesidir. Burası Artuklu hükumdarlarından Artuklu Muzaffer Sökmen 11. (M. 1198) ikincisi, Melik Üs-Salih Nasruddin Mahmut (M.
1200), üçüncüsü ise Melik El-Mesut lakabını taşıyan hükümdar (M. 1223) zamanında yapılmıştır. Mimarı, Mahmut oğlu Caferâdir. Mesudiye Medresesi, Anadolunun dini ilimlerinin tahsil edildiği en meşhur medreselerindendir. Burada dört mezhebe dair ilimler tahsil edildiği gibi özellikle tıp ilimleri de öğretilmiştir. Binada bunun izleri görülmektedir. En önemli özelliği avlu kısmında bulunan mihrabın sağ ve sol taraflarında bulunan sütunların sekizyüz yıl geçmesine rağ men hala dönüyor olmasıdır. Medrese uzun yıllar kışla olarak kullanılmış, bir müddet müftülük, bir müddet de Vakıflar Bölge Müdürlüğü burada iskan edilmiştir. Uzun süre Dicle Üniversitesi Tıp Fakültesi, Tıp Tarihi Enstitüsüânün bulunduğu bina, en son olarak Hayat Sağlık ve Sosyal Hizmetler Vakfıânın hizmetinde kullanılmaktadır.
Diyarbakır ilimizde adı geçen bir çok medreseler mevcut olup insanlarımıza ilim ve tefekkürü öğretmiştir. Diğer bazı medreseler ise Mesudiye Medresesi, Müslihiddin Lari Medresesi, Ragıbiye Medresesi, Ali Paşa Medresesi, Hüsrev Paşa Medresesi, Nebi Camii Medresesi mevcuttur.
DELİLLER HANI
Mardin kapısından girilince sağdaki ilk büyük binadır. Hüsrev Paşa tarafından 1527 tarihinde yaptırılmıştır. Esas adı Hüsrev Paşa Hanı'dır. Halk arasında Deliller Hanı denilmesinin sebebi, her yıl İslam ülkelerinden Hicaz' a gitmek üzere bu handa toplanan hacı adaylarını götürecek delillerin burada kalmalarındandır. Geniş bir alanı kaplayan han iki katlıdır. Siyah ve beyaz kesme taş, moloztaş ve tuğladan yapılmıştır. iki katta da kalın ayaklara dayanan revakların ardında birer han odası yeralmaktadır. Duvarlarından küçük nişler bulunan bu odaların revaklara açılan kapılarının dışında bir de pencere açıklıkları vardır. Odaların köşelere rastla yanları aynalı tonozlarla örtülü bulunmakta, derin kapılarla revaklara açılmaktadır. Hanın ahır ve depo olarak kullanılan ikinci kısmı da, güneydeki bir han odasının geçit olarak kullanılacak şekilde düzenlenmesiyle geçilmektedir. Bu çeşit özellikle belirtilmemiş, bir anlamda arkasındaki büyük mekanı gizlemiştir. Girişe paralel kemerlerin bağlandığı, beş ayak sırasının altı nefe böldüğü ahır kısmına ışık, duvarlara açılan tek sıra pencerelerden gelmektedir. Bu pencereler tek sıra olarak açıldığından içerisi biraz loştur. Doğu-Batı yönünde uzanan kemerlerin aralarındaki nefler boydan boya beşik tonozlarla örtülüdür. Dışta, dükkanların köşkü andıran giriş bölümü ve şadırvanlı orta avlu etrafında revakların ve arkalarında han odalarının yer almasıyla biçimlenen Deliller Hanı, taşıdığı plan şekliyle Osmanlı Hanları'nın genel şemasını yansıtmaktadır.

