Reklam vermek için [email protected]

Turzm Corafyasinin Turstk ÜrÜn Ve Talebe Etkler

turkmmo

Level 1
Üye
Katılım
17 Eyl 2008
Konular
31,096
Mesajlar
0
Reaksiyon Skoru
206
Altın Konu
0
Başarım Puanı
711
TM Yaşı
14 Yıl 15 Gün
Online Süresi
0
MmoLira
9
DevLira
0
Takipçiler
127
Ülkemiz ekonomisine sağladığı katkıların anlaşılmasıyla, turizm sektörüne olan destek son yıllarda büyük ölçüde artmıştır. Tanıtım, pazarlama ve teknik altyapı eksikliği turistik talebi olumsuz etkilesede; tabii turizme olan ilgi gün geçtikçe artmaktadır. Bu yüzden yeni yatırım ve teşviklerle, ülkemizin turizm potansiyeli harekete geçirilmelidir.
Turistik cazibesi fazla olan bir ülke olmamıza rağmen, bu potansiyeli birkaç bölgemiz dışında gerektiği gibi kullanamıyoruz.
Karadeniz Bölgesi’nde turizm potansiyelinin düşük olma nedenlerinin başında ulaşımın zorluğu ve konaklama tesislerinin az olması gelmektedir. Ayrıca güneşli gün sayısının yok denecek kadar az olması da deniz turizmini olumsuz yönde etkilemektedir.
En çok çevre sorununa sahip olan Marmara Bölgesi ise tabii plaj, kumsal ve gölleriyle turizm için önemli bir bölge olmasına rağmen; günden güne yokolan bu güzellikler yüzünden, turizm açısından gelecek vaadedememektedir. Gerek yerli, gerekse yabancı turizm potansiyeli yüksek olan bölgenin hakettiği noktaya gelebilmesi için insanlarımızın daha duyarlı olması gerekmektedir.
Bir takım çevre sorunları olmakla birlikte Ege Bölgesi de sayısız tarihi değere ve tabii güzelliklere sahip olan, bu sayede de turistleri büyük ölçüde cezbeden bölgelerimizden biridir. Bölgenin çok fazla olmamakla beraber, turizm talebini etkileyebilecek bazı çevre sorunlarına sahip olmasının nedenlerinden biri de maalesef kıyı yoğunlaşmasıdır.
Akdeniz kıyılarının olağanüstü tabii güzellikleri bölgeyi önemli turizm merkezlerinden biri yapmaktadır. Çevre sorunları az olan, bu sayede de turistik cazibesi fazla olan bölgede ne yazık ki kıyı yoğunlaşması yüksek boyutlardadır. Göl turizm potansiyeli fazla olmakla beraber, tanıtım ve altyapı eksiğinden dolayı Antalya ve yöresinde turistik yoğunlaşma yaşanmaktadır.
İç Anadolu Bölgesi’nde bulunan Peribacaları, bölgenin önemli tabii turizm değerlerindendir. Tanıtım ve altyapı eksikliklerinin giderilmesi ve bunun çevreye zarar vermeden yapılması gerekmektedir.
Doğu ve Güneydoğu Anadolu Bölgeleri’mizdeki turizm talebinin azlığı tanıtım ve altyapı eksikliklerinin yanısıra, son yıllarda meydana gelen terör olaylarından dolayı insan güvenliğinin tam olarak sağlanamamasıdır. Ayrıca ulaşım imkanları yetersiz, konaklama tesisleri az ve yüksek kaliteye sahip değildir.
Bölgelerimizin istenilen turizm potansiyeline ulaşabilmesi için devletin öncülük etmesi, insanlarımızın da daha duyarlı olarak, doğal güzelliklerimize zarar vermeden yaşamayı öğrenmesi gerekmektedir.
Yabancı turistlerin, ülkemize gelişlerinin en önemli nedenlerinden biri yurdumuzun sahip olduğu tarihi ve kültürel değerlerdir.
Karadeniz Bölgesi, tarihi ve kültürel değerler açısından fazla zengin olmamakla beraber; kongre turizmi bakımından önemlidir. Marmara bölgesi de kongre turizmi için elverişli ve başta İstanbul, Edirne ve Bursa olmak üzere tarihi eder bakımından zengindir. Ege ve Akdeniz, farklı kültürlerin dini inançları bakımından kutsal kabul edilen yerlere ve konaklama tesislerinde istenilen imkanlara sahip olduğu için; turistik cazibesi fazla olan bölgelerdir.
Turistik talebin oldukça yüksek olduğu bu bölgelerde, hem ulaştırma, hem de konaklama altyapısının iyi olması yabancı turistleri cezbetmektedir. Farklı kültürlerin kalıntılarına ev sahipliği yapan bu bölgelerimiz, denizden yararlanmak isteyen turistlere aynı zamanda bu eşsiz değerleri de görebilme imkanı sunmaktadır.
Kongre turizmi, ülkemize getireceği kazançlardan ötürü; önem verilmesi gereken bir turizm çeşididir. Maalesef, yüksek potansiyele sahip olunmasına rağmen; bu turizm çeşidinde de altyapı ve tesis eksiğimiz olduğu için gerekli kongre merkezlerine sahip değiliz.
Turizm potansiyelimizin oldukça yüksek olması gerekirken, mevcut potansiyelin bile değerlendirilemiyor olmasının en büyük nedeni turizme gereken önemin verilmemesidir.
Sayısız medeniyete ev sahipliği yapmış yurdumuzda, eşiz güzellikte birçok tarihi kalıntı bulunmakta; fakat biz daha bunları bile koruyamazken, turizmi geliştirmek adına tesis yapmak yada altyapı kurmak zaten nasıl mümkün olabilir ki?
KONAKLAMA VE TURİZM ARAŞTIRMALARINDA EĞİTİM SORUNU
Uğur SAYGILI
59548221736
Önbüro Teknikleri
Medet YOLAL
Anadolu Üniversitesi
Turizm ve Otel İşletmeciliği Yüksek Okulu
Ocak 2003
Her ülke eğitime son derece önem vermektedir. Özellikle İngiltere bu konu üzerinde değişiklikler yapmıştır ve İngiltere’de fikir ayrılıkları ortaya çıktığı için hükümet ve eğitimciler arasında büyük tartışmalar yaşanmıştır. İngiltere’nin eğitime bu kadar önem vermesinin nedeni hiçbir eğitim almamış insanların iş gücünü eğitmenin kolay olmamasından kaynaklanmaktadır.
İnsanların eğitim ihtiyaçları gün geçtikçe değişmektedir. Turizm endüstrisinde kalifiye olmayan genç insanlardan oluşan iş gücüne bağımlı bir ücret tarifesine dayalı hizmet anlayışının değiştirilmesi gerekir. Bu değişiklik iyi öğrenim görmüş nüfusun daha kaliteli çalışma uygulamaları esasında daha kolay eğitim verilebileceğinin kabul edilmesini gerektirir; çünkü genç insanlar teknolojiye kolaylıkla ayak uydurabilir.
Ulusal düzeydeki politikaların çoğu, var olan işgücünün kalitesini arttırmakla ilgilidir. Eğer hükümet işgücü kalitesini arttırmak istiyor ise gençlere destek çıkmak ve onlara kol kanat germek zorundadır. Buradaki çözüm sadece hükümete değil işverenlere de bağlıdır. Hükümet, eğitim programlarına maddi ve manevi yönden destek verebilir; fakat iyi bir çözüme ulaşılmak isteniyor ise işvereninde desteğine başvurulmalıdır. Özellikle konaklama ve turizm sektörünün eğitim konusunda derin yaraları vardır. Eğer hükümetler ileri eğitime katılım oranını bir yolla arttırabilirlerse, bu yüksek eğitim yolunda olanlara güç verebilir. Eğer verimliliği geliştirmek istiyor isek eğitimcilerin tutumlarını değiştirmeleri gerekmektedir.
Tüm eğitim yaklaşımları bilgiye dayanır, bunu teorik bilgiler takip eder. Teorik bilgi her eğitim sisteminin önemli bir parçası olarak kalacaktır. Eğitim alan insanların görüş açısını genişletmek için eğitim kurumları ve turizm-konaklama endüstrisinin işbirliği içinde olması gerekmektedir. Gençlere eğitim ve öğretimin yolu açılmalıdır. Eğitim bölümleri, öğrenim kurumları ve kişilerin daha çok çaba göstermesi gerekmektedir.
Konaklama ve turizm alanında oluşan eğitim sorununun üstesinden gelmek istiyor isek eğitime gereken önemi vermeliyiz ve gençlerimize gereken bilgileri en doğru şekilde aktarmalıyız. Bilgiyi bilmek değil bildiklerimizi diğer insanlara aktarmak önemlidir. Paylaşılmayan bilgi yok olmaya yüz tutmuş bilgidir. Özellikle konaklama ve turizm sektöründe iyi bir bilgi ve eğitime sahip olmanın ülkemiz açısından önemi çok büyüktür.
 
Moderatör tarafında düzenlendi:

Şu an konuyu görüntüleyenler (Toplam : 1, Üye: 0, Misafir: 1)

Üst