- Katılım
- 17 Eyl 2008
- Konular
- 31,034
- Mesajlar
- 0
- Online süresi
- 5m 10s
- Reaksiyon Skoru
- 208
- Altın Konu
- 0
- TM Yaşı
- 17 Yıl 8 Ay 23 Gün
- Başarım Puanı
- 719
- MmoLira
- 40
- DevLira
- 0
ROHAN2 WORLD 1-120 TR TİPİ OFFICIAL YOHARA, BALATHOR VE AMON! 80. GÜNÜNDE! +10.000 ONLİNE! HİLE VE BOT %100 ENGELLİ HEMEN TIKLA!
ÖZET
Bu çalışmanın amacı, ülkemizde avcılık ve av turizmi ile ilgili yasal düzenlemelerin günümüz koşullarına uygun olup olmadıklarının araştırılmasıdır. Dolayısıyla, çalışmada özellikle kara avcılığı konusundaki yasal düzenlemeler, değişik boyutlarıyla irdelenmektedir. Deniz, göl ve akarsularda yapılan avcılık ve av turizmi bu çalışmanın kapsamı dışında tutularak, çalışma kapsamı sadece kara avcılığı ve karada yapılan av turizmi ile sınırlandırılmıştır. Bu bağlamda, çalışma kapsamında öncelikle avcılık ve av turizmi kavramları açıklanarak amaçlarının ne olduğu üzerinde durulmaktadır. Daha sonra, avcılık ve av turizmi kavramlarının Türkiyeâdeki tarihsel gelişim süreci incelenmektedir. Çalışma kapsamında son olarak, Kara Avcılığı Kanunu, Av Turizmi Yönetmeliği ve kanuna dayanılarak kurulan Merkez Av Komisyonu kararları, av turizmi açısından eleştirel ve çağdaş bir bakış açısıyla ele alınarak, işlevsiz ya da yetersiz kaldığı düşünülen yasa maddeler incelenmektedir. Çalışmanın son bölümünde, ilgili yasal düzenlemelerdeki bir çok maddenin günümüz koşullarına uygun olmadığına ilişkin değerlendirmeler yer almaktadır.
GİRİŞ
Avcılık, insanlığın varoluşu ile başlayan ve birtakım değişiklere uğrayarak günümüzde de varlığını sürdüren bir olgudur. İlk çağlarda insanların yaşamını sürdürebilmeleri için bir zorunluluk olan avcılık, günümüzde zevk için yapılan rekreatif bir turizm faaliyeti haline gelmiştir. Öyle ki, çağımız insanı avlanabilmek için kilometrelerce uzaklara yurt içinde ve dışında yolculuk yapmaktadırlar (Bayer: 1992, 179).
Turistik ürün arzının çeşitlendirilmesi kapsamında sunulan ve rekreatif bir etkinlik olarak kabul edilen av turizmi, büyük miktarda parasal harcama gerektirmesi nedeniyle gelir düzeyi yüksek kişilerin katıldığı bir turizm türüdür. Av turizminin Türkiye açısından önemi de bu noktada ortaya çıkmaktadır (Usta: 94, 70).
Türkiye, farklı coğrafi ve iklim özelliklerine sahip bir ülke olması nedeniyle, çok sayıda av ve yaban hayvanının yaşaması ve barınması için uygun bir ortama sahiptir. Ancak, uzun yıllardan beri vahşi doğal hayata dönük teknik gelişmelerin bir sonucu olarak sürdürülen bilinçsiz uygulamalar, doğada serbestçe yaşayan hayvanların azalmalarına ve yok olmalarına neden olmuştur ve olmaya da devam etmektedir. Bu bağlamda, Anadolu Parsıânı soyu tükenenlere ve Kelaynak Kuşlarıânı da soyu tükenmekte olan hayvanlara örnek olarak verebiliriz. (Serez:1995,141). Çok uzun süre devam eden ve bilinçsizce yapılan vahşi hayvan katliamlarına ve hayvanların doğal yaşam ortamlarının yok edilmesine rağmen, Türkiye av turizmi açısından oldukça iyi bir potansiyele sahiptir (Olalı:1993, 85). Ne yazık ki, Türkiye bu potansiyelden bugüne kadar yeterince yararlanamadığı söylenebilir.
Türkiye için av turizmi, hem ülke ekonomisine katkı, hem de vahşi doğal hayatın korunmasını sağlayacak önemli bir araç gibi gözükmektedir. Çünkü, Türkiyeâde avcılık gelişi güzel ve zaman zaman vahşice yapılmaktadır. 1998 kışında Kayseriâde yaşanan tilki katliamları bu savı kanıtlayabilecek bilinen en son örnektir (Radikal Gazetesi, 7 ocak 1999). Oysa, av turizmi gelişi güzel yapılabilecek bir rekreatif faaliyet olmamalıdır. Av turizmi, av hayvanlarının sayısına ve türlerinin çeşitliliğine bağlı olarak, bir yandan hayvanların soylarını sonsuza kadar sürdürebilecekleri ve genetik çeşitliliğe olanak verecek kadar çok sayıda olmalarını gerektirir. Diğer yandan ise, yaşadıkları doğa parçasının kaldırabileceğinden de çok olamamalarını zorunlu kılar. Bu dengenin oluşması yönünde yapılan av turizmine âsürdürülebilir av turizmiâ denilmektedir.
Ülke yöneticileri, ülkelerinin sahip oldukları tüm doğal ve yapay değerlerin yok olmaması ve bu değerlerin gelecek kuşaklara aktarılması için av yasağı, milli park ve koruma alanı ilanı gibi çeşitli önlemler almaktadırlar. Alınan bu önlemlerden biri de, yasal düzenlemelerdir. Türkiye Cumhuriyeti, sahip olduğu doğal değerlerden biri olan doğal yaban hayatı korumak için 1937 yılında 3167 sayılı Kara Avcılığı Kanunuânu çıkartmış ve bu kanuna dayanarak Merkez Av Komisyonunu oluşturmuştur. 1973 yılında ise, Seyahat Acenteleri Kanunuâna dayanarak Av Turizmi Yönetmeliğiâni yürürlüğe koymuştur.
AVCILIK
Yukarıda da belirtildiği gibi avcılık, insanoğlunun varoluşu ile başlayan ve değişerek bugüne kadar gelen bir olgudur. Günümüzde avcılık, değişik ülkeler ve aynı ülke içerisindeki insanlar için bile çok değişik şekillerde algılanmaktadır. Olaya vahşi doğanın korunması anlamında evrensel bir yaklaşım getirmeye çalıştığımızda; avcılık, âbütün dünyada doğanın önemli bir unsurunu oluşturan, serbest yaşayan tüm hayvanların bilinçli korunması, çevre ile yaban hayvanlarının sayısal varlıkları arasında gerekli olan dengenin bilinçli şekilde sağlanabilmesi ve mümkün olduğu kadar çok sayıda yaban hayvanı çeşitlerinden sürekli yararlanabilme olanağıâ (Ege: 1996, 51) şeklinde tanımlanabilir. Bu tanım, aynı zamanda sürdürülebilir avcılık kavramını da gündeme getirmektedir.
Yukarıda belirtilen âsürdürülebilir avcılıkâ anlayışına göre, avcılığın amaçlarını aşağıdaki şekilde sıralamak olasıdır ( Alpat: 1989, 12) :
1. Çok değişik türdeki yaban hayvanlarının varlığını, yaşam ve beslenme alanları ile dengeli bir şekilde korumak,
2. Bitki çeşidi zenginliği de dahil, her cins av hayvanı için gerekli olan yaşama ortamlarının korunması suretiyle barınma ve beslenme alanlarının tahrip edilmesini önlemek,
3. Yaban hayvanlarının soylarının tükenmemesi için gerekli önlemleri almak,
4. Devamlı izlemek suretiyle av hayvanlarının aşırı üremesine engel olmak,
5. Yasak avlanmalara ve bulaşıcı hastalıklara karşı koruyucu önlemler almak,
6. Yaban hayvanlarının korunmalarını sağlamak amacı ile yapılan çalışmalara yardımcı olmak,
7. Tarımın, ormanların ve balıkçılığın korunmasına aykırı olan karar ve uygulamalara mümkün olduğu ölçüde engel olmak ve
8. Avcılığın yasa ve kurallara uygun olarak yapılmasını ve bunun için gerekli önlemlerin alınmasını sağlamak.
Avcılık olayına Türkiye açısından baktığımızda, değişik türde avcılık anlayışına sahip olan ve anlayışları doğrultusunda av yapan iki grup karşımıza çıkmaktadır.
⢠Birinci grup; evrensel anlamdaki avcılık tanımına uygun olarak, profesyonel seyahat acentaları tarafından yapılan av turizmine katılan yerli ve yabancı avcılar ile yine bu tanıma uygun hareket eden, ama av turizmi kapsamı dışında avcılık yapan (az sayıda da olsa belli bir kültürel ve ekonomik düzeye ulaşmış ) yerli avcılardan oluşmaktadır.
⢠İkinci grup; evrensel anlamdaki avcılık tanımının tam tersine çoğunlukla, öldürme ve kendini tatmin etme güdüsüyle, çok ender olarak da beslenme güdüsüyle ve bilinçsizce avlanan avcılardan oluşmaktadır. âTürkiyeâde bulunan 4.5 milyon civarındaki avcınınâ (Karakaya. 1995, 35) büyük çoğunluğunu oluşturan bu grup için avcılık, sorumluluktan uzak ve oldukça kolay olan bir uğraştır. Bu gruba giren avcıların yalnızca hayvan öldürmek amacıyla hareket eden, doğaya saygı göstermeyen insanlardan oluştuğu söylenebilir.
âSürdürülebilir avcılık anlayışınınâ amaçları olarak belirtilen ölçütler göstermektedir ki; avcılık, ikinci grupta yer alan ve eline tüfek alan her insanın yapabileceği sıradan bir iş değildir. Avcılığı sıradan ve eline tüfek alan her insanın katılacağı bir faaliyet olmaktan çıkarabilmek ve âsürdürülebilir avcılık anlayışıânı Türkiyeâde geçerli kılabilmek için çok ciddi yasal düzenlemelere ivedilikle gereksinim duyulmaktadır. Geçmişten günümüze yapılan yasal düzenlemelerin kaçak, düzensiz ve bilinçsiz avlanmayı tam olarak engellediğini söylemek olası değildir. Bunun bir göstergesi olarak, yıllarca sürdürülen bu tip avlanmalar, çevre kirliliği, av hayvanlarının yaşam alanlarının yok edilmesi vb. gibi olumsuz dış etkiler sonucunda, Türkiyeânin bir çok bölgesinde yaşayabilen hayvanların bir kısmının tamamen yok olması ve bir kısmının ise çok dar alanlarda yaşamaya mahkum olmalarıdır. Örneğin; geyik, karaca, yaban keçisi, yaban koyunu gibi nadide av hayvanları, neredeyse nesli tükenecek derecede azalmışlardır (Umar: 1995,39).
Doğadaki varlıkların kendi doğal süreçleri dışında yok edilmeleri veya işlevlerinin yerine getirilmesinin engellenmesi, zincirleme bir etkiyle doğanın içinde var olan dengeyi bozabilmektedir. Örneğin; Denizlide Milli Parklar Av Yaban Hayatı Mühendisliğinin doğaya saldığı 300 sülün kuşu uyum sağlayamayıp tilkilere yem olunca, köylüler, tilkilerin yuvalarına zehirli yiyecek koyarak ölmelerine, tilkilerin ölmesi ise bölgedeki fare sayısının artmasına neden olmuştur. Bunun sonucunda sayıları artan fareler, ekili tarım arazilerine zarar vermeye başlamışlardır (Hürriyet Gazetesi, 10 Ağustos 1999).
Doğada yaban hayatı ve av hayvanları aleyhine bozulan dengenin tesisi, çoğu zaman olanaksız, olanaklı olduğunda ise çok pahalıya mal olmaktadır. Örneğin; Amerika Birleşik Devletleriândeki Yellow Stone Ulusal Parkıândaki kurtların evcil hayvanları öldürdüğü gerekçesiyle bütünüyle insanlar tarafından yok edilmesi sonucunda, Yellow Stone Ulusal Parktaki doğal denge bozulmuş ve parkta yaşayan diğer hayvanlar, parkın kaldıramayacağı kadar aşırı çoğalmaya başlamıştır. Durumu fark eden yetkililer, parktaki eski doğal dengeyi yeniden kurabilmek için önemli miktarda para ve emek harcayarak Kanadaâdan kurt getirtip, parkta çoğalmalarını sağlamışlardır (
Av ve yaban hayvanlarının soylarının tükenmesini önlemek amacıyla, dünyanın pek çok ülkesinde koruma programları geliştirilmiş ve uygulamaya konulmuştur. Söz konusu bu koruma programları, bütün dünyada avcılığın ve av turizminin gelişmesinde önemli bir yer tutmaktadır (Ege: 1996, 54). Örneğin, Amerika Kıtası keşfedildiğinde sayıları birkaç yüz bin olarak öngörülen geyiklerin, sürdürülebilirlik ile uyumlu av turizmi uygulamaları sonucu, her yıl 12 milyona yakını avlanmasına karşın, şu andaki sayıları milyonlarla ifade edilmektedir. Bu göstermektedir ki; av turizmi, bu ülkedeki geyikleri tüketmemiş aksine çoğaltmıştır (Karakaya:1995, 138).
AV TURİZMİ
Turizm: İnsanların sürekli yaşadıkları ve her zamanki olağan gereksinimlerini karşıladıkları yerlerin dışına yaptıkları seyahatleri ve geçici konaklamalarından doğan olay ve ilişkilerin bütünüdür.
Bir başka tanıma göre de, turizm, genel anlamda insanların sürekli yaşadıkları yer dışında siyasi bir amaç gütmeksizin dinlenme, eğlenme, gezme, görme, iş, merak, kültür, spor yapma, deneyim kazanma vb. amaçlarla yaptıkları geçici seyahat ve konaklamalarından doğan iş ve ilişkiler bütünüdür.
Av turizmi ise, avcıların sürekli yaşadıkları yer dışındaki bir bölge veya ülkede avlanmak, dinlenmek ve spor yapmak amacı ile yaptıkları geçici seyahat ve konaklamalarından oluşan ve gidilen ülke ve bölge ekonomisine önemli katkılar sağlayan bir turizm türüdür. Turizmin 18 ana değişik uygulama şeklinden biri olup avcıların belirlenmiş ilkelerle yaptıkları av etkinlikleridir. (Ege: 1996, 54).
Devlet Planlama Teşkilatı Özel İhtisas Komisyonunun ormancılık ile ilgili hazırladığı raporda av turizmi, âav kaynaklarının yerli ve yabancı avcıların kullanımına sunulması, bu kaynakların estetik ve turistik yönlerden değerlendirilmesi suretiyle ülke ekonomisine katkıda bulunmasını amaçlayan turizm faaliyetidirâ şeklinde tanımlanmaktadır (DPT: 1985, 251). Dolayısıyla, av turizmi turizmin bir parçası olup, yerli ve yabancı avcıların avlanmak amacıyla gittikleri yerlerde, başka özellikteki yaşama biçimlerini görüp dinlenmelerine ve spor yapmalarına olanak sağlayan, bölge ve ülke ekonomisine katkıda bulunan bir kaynaktır. Bu nedenle, ülkenin av potansiyelinden sürdürülebilirlik çerçevesinde yararlanabilmek, doğadaki bütün yaban hayvanlarının türlerini kendi yaşam ortamlarında sürekli kılacak sayıda olmalarını sağlayan tüm tedbirlerin alınması gerektirir. Bugün dünyada bir çok ülke av turizmi sayesinde, hem av hayvanlarının yaşam alanlarını ve kendilerini koruyabilmekte, hem de ülke ekonomilerine katkı sağlayabilmektedir (Usta: 1994, 70). Bu bağlamda; av turizminin, özellikle gelişme uğruna doğanın bilinçsizce tahrip edildiği, gelişmekte olan ülkeler açısından doğal dengenin korunması için bir gereklilik olduğunu söylemek olasıdır. Aksi takdirde, bu ülkeler doğal kaynaklarının bir kısmını kullanmaktan vazgeçmenin ötesinde, yetersiz olan ekonomik güçlerinin bir kısmını bu kaynakların korunması için harcamak zorunda kalabileceklerdir. Türkiyeânin henüz av turizmini geliştirerek, av turizmi için kullanılabilecek alanları koruyup çoğaltma şansına sahip olan ülkelerden birisi olduğu söylenebilir.
Türkiye'nin coğrafi yapısı, bitki örtüsü ve yaban hayatı bakımından av turizminin gelişmesine elverişli konumdadır. Av turizmine açılacak avlaklar, ülkemizin av hayvanı potansiyeli dikkate alınarak, Orman Bakanlığı (Milli Parklar, Av ve Yaban HayatıGenel Müdürlüğü) tarafından tespit ve ilan edilmektedir. Yabancı turist avcılar, Orman Bakanlığınca A Grubu Seyahat Acentalarına verilen Av Turizmi İzin Belgesi ile avlanabilmektedirler. Ayrıca, yabancı turist avcılar Orman Bakanlığı Milli Parklar veAv-yaban Hayatı Genel Müdürlüğünce tescil edilen özel avlaklarda, sadece buralarda üretilip serbest bırakılan türleri avlayabilmektedir. Seyahat Acentaları aracılığıyla avlanabilen yabancı turist avcılar, 6136 Sayılı Kanunun uygulanmasınailişkin yönetmelik ve MAK (Merkez Av Komisyonu)nun ilgili kararına göre, av tüfeği ve aksamını beraberlerinde getirebilmektedirler. Av İzin Belgeleri'nde; av partisine katılacak avcının adı, soyadı, uyruğu, yurdumuza giriş ve çıkış yapacaklarıgümrük kapıları ve tarihleri, avlanacakları yer, avlanma tarihleri ve avlayabilecekleri av hayvanı türleri ve sayıları belirtilmektedir.
2-Av turizminin amacı nedir?
Popülasyonu yeterli av hayvanlarının avına izin verilerek ülke ekonomisine katkıda bulunmak amacıyla av turizmi uygulamalarını yürütülmektedir.
Türkiyeâde Avcılık ve Av Turizmi
Tarih boyunca doğa ile iç içe yaşamaları nedeniyle, Türkler açısından av ve avcılık, vazgeçilmez bir uğraş olagelmiştir. Türkler, avcılıktan yiyecek ve giyecek ihtiyacının karşılanması yanı sıra, ordunun eğitimi ve yetiştirilmesinde de yararlanmışlardır (Ege: 1996, 104). Ancak, bu uğraşın büyük ölçüde bilinçsizce yapıldığı, bu durumun ise, Orta Asyaânın çölleşmesine ve bozkırlaşmasına katkıda bulunduğu söylenebilir. âTRTânin belgesel olarak gösterdiği âİpek Yoluânun Orta Asya ile ilgili kısımlarında geçen Gobi ve Taklamakan çöllerinin bir zamanlar, sulak ve ağaçlarla kaplı bir yöre olduğu, fakat doğada büyük oranda insanların sebep olduğu değişikliklerle çöle dönüştüğünün tespit edilmişâ (Serez: 1985, 141) olması, yukarıdaki savı destekleyici bir örnek olarak verilebilir.
Doğadan üretilenden fazlasını almak her zaman zarar getirmiştir. Osmanlı Devletiânin güçlü olduğu dönemlerde, avlanmaya düşkün bazı padişahlar ( I., II., III. ve IV. Muratâlar, Yıldırım Beyazıt, Fatih, Yavuz ve Kanuni Süleyman gibi ) 500âün üzerinde görevlileriyle, Trakya, Bursa ve Manisa yörelerinde avlanmışlardır. Fakat, o zamanlar doğada av kaynakları oldukça zengin ve nüfus yoğunluğu oldukça düşüktü. Ateşli silahların icadı vb. gibi etkenlerin yanı sıra, kara yollarının yapılmasına paralel olarak artan motorlu araçlarla hemen her yere ulaşılması ve denetimsiz olarak uzun süre sürdürülen avcılık sonucu kaynaklar giderek azalmıştır. 25-30 yıl öncesine kadar bir yasak ve sınırlama olmaması nedeniyle, Doğu Anadoluâda NATO görevlileriyle birlikte yerli avcıların helikopter ve modern silahlarla yaban keçisi ve yaban koyunu avlamaları bir sorun olmuştur. Binlerce hayvan o dönemde yok edildi. Yine aynı dönemlerde sayısız keklik ve Bafra yöresinde yaşayan sülünler NATO görevlileri tarafından kendi memleketlerine götürmüşlerdir (Serez: 1985, 141).
Her ne kadar Cumhuriyet döneminden önce de Osmanlı Devleti tarafından avcılık hakkında çeşitli yasal düzenlemeler yapılmışsa da, Osmanlı devletinin hem sınırlarının geniş olması hem de halkın bilinçsiz olması nedeniyle av alanlarının denetimi gerektiği şekilde yapılamamıştır. Bu düzensiz avcılık cumhuriyetin ilk yıllarında da olanca hızıyla devam etmiştir.
İlk kez ciddi anlamda avcılığa bir düzen getirilmesi ihtiyacı 1937 yılında duyulmuş ve bu amaçla 3167 Sayılı âKara Avcılığı Kanunuâ çıkartılmıştır. Av turizmi ise Türkiyeâde 1950 yılında başlamıştır. 1970âli yıllara kadar ülkemize gelen yabancılar, kendi olanakları ile avlanmışlardır. Bu yıllarda bazı seyahat acentaları av turizmini programlarına dahil etmişlerdir. Ancak seyahat acentaları aracılığı ile gelen yabancılar, herhangi bir yasaklama ve sınırlama olmaması nedeniyle katliamlara varacak şekilde avlanmışlardır. Bu olumsuz gelişmeler üzerine 1969-1970 av mevsiminde Merkez Av Komisyonu tarafından bir takım düzenlemeler yapılmıştır. Bu kapsamda, avlanmak av teskeresine bağlanmış, av turizmi izin koşulları ve özel av izin belgelerinin ana esasları belirlenmiştir (Turan: 1985,18).
Türkiyeâde av turizminin geliştirilmesi, kontrolsüz avlanmaların önlenmesi ve av kaynaklarından daha etkin şekilde yararlanmak amacı ile 1973 yılında 1618 Sayılı Seyahat Acentaları Kanunuâna dayanarak Turizm Bakanlığı ile Tarım Orman ve Köyişleri Bakanlığı tarafındanâAv Turizmi Yönetmeliğiâ çıkarılmıştır. Yönetmeliğe göre av turlarını ve partilerini düzenleme görevi seyahat acentalarına verilmiştir. Ancak, bu yönetmelik de kontrolsüz avcılığı engelleyememiştir. Kontrolsüz ve düzensiz avcılığı önlemek amacı ile Merkez Av Komisyonu, 1976-77 av mevsiminde Kara Avcılığı Kanunuâna dayanarak yabancıların Türkiyeâde avlanmalarını geçici bir süre için (1 yıl) yasaklamış, ertesi yıl ise yabancıların avlanmaları için yeni düzenlemeler yürürlüğe konmuştur (Turan: 1985, 18). 1977 yılında uygulamaya konulan bu düzenlemelere göre, yabancı avcıların avlanabilmeleri için ancak bir seyahat acentası aracılığı ile Türkiyeâye gelebilecekleri ve bir bedel ödeyerek avlanabilecekleri belirtilmiştir.
Türkiyeâde bilinçli ve gerçek anlamda av turizmi,ilk kez 1981 yılında Antalya Düzlerçamı bölgesinde başlamıştır (Karakaya: 1995, 35). Söz konusu bölgedeki yaban keçisi nüfusunun giderek artması üzerine yaban keçisi av turizmine açılmıştır. 1984 yılında ise, Artvinâde yaban keçisi ve ayı av turizmine açılmıştır. Bu avlaklarda yabancı avcılar yanında yerli avcıların da avlanabilmelerine orman bakanlığı tarafından izin verilmiştir (Ege: 1996, 107).
Türkiyeâde mülkiyet ve işletme bakımından devlet, özel ve genel olmak üzere üç gurupta toplanan avlaklar yaklaşık 72 milyon hektar genişliğindedir. Söz konusu avlaklarda değişik türde av hayvanı bulunmasına karşın bu türlerin sayısı normal kapasitelerinin altındadır. Av hayvanlarının normal yoğunluğa ulaşmaları halinde avlakların barındırabileceği av hayvanı sayısı 30.560.000 iken; bugün bu avlakların barındırdığı hayvan sayısı sadece 9.442.700 adet olarak tahmin edilmektedir (Ege: 1996, 106-109).
Türkiyeâde avcılık ve av turizmi organizasyonu devlet ile özel sektörün görevleri birbirinden farklı, ancak birbirini tamamlar niteliktedir. Devlet nesli tükenme tehlikesiyle karşı karşıya kalan veya sayıları azalan av ve yaban hayvanları türlerinin yaşama ortamları ile birlikte korunarak geliştirilmeleri, üretme istasyonlarında üretilen hayvanların uygun yaşama ortamı özelliğindeki alanlara tekrar yerleştirilmeleri, yurt düzeyindeki tüm avlaklarda av ve yaban hayvanlarının korunması, avcılığın düzenlenmesi ve kontrolünün sağlanarak yaşama ortamlarını bozucu olumsuz etkilerin en aza indirilmesi, araştırma ve üretme istasyonlarında türlerin biyolojik, fiziki yapıları ve üretimleri konularında çalışmalar, araştırmalar ve envanterlerini yapmak, av turizmini düzenlemek, sürekli ve planlı bir şekilde yararlandırmak gibi görevleri üstlenmiştir (DPT: 1985, 306). Devlet bu görevleri Milli Parklar ve Av-Yaban Hayatı Genel Müdürlükleri gibi Orman Bakanlığı bünyesindeki kurumlar aracılığı ile yürütmektedir. Özel sektör ise seyahat acentaları aracılığı ile av turizmi kapsamında av turları ve av partileri düzenlemekle görevlendirilmiştir.
Türkiye' de Avlanabilen Av Hayvanları
Türkiye'de avlanılmasına izin verilen yaban hayvanları türlerine ve avlanma sürelerine göre yıldan yıla değişmektedir. Bu değişiklikler her yıl düzenlenen Merkez Av Komisyonu Kararları ile belirlenir.
Büyük av hayvanlarından ayı, çengel boynuzlu dağ keçisi (şamua), yaban keçisi (bezoar), yaban domuzu, vaşak, kurt, çakal, tilki, av turizmi başlığı altında yerli ve yabancı avcıların kullanımına bedeli karşılığı sunulmuştur. Bunların dışında kalan avların, yabancı avcılara avlatılması sadece özel avlaklarda mümkündür. Yabancı avcılar özel avlakların haricinde, yukarıda adı geçen av hayvanlarından başka av hayvanlarını avlayamazlar.
Hayvan Türlerinin Araştırılması
Hayvan türlerini araştırmak amacıyla Türkiye'ye gelecek yabancı uyruklu araştırmacıların faaliyetleri ve bu konuda yapılan başvuruların belirli bir prosedür çerçevesinde ilgili birimlere iletilmesi tedbirleri de Orman Bakanlığı Milli Parklar veAv-Yaban Hayatı Genel Müdürlüğünce yürütülmektedir.
Ülkemizde gerçekleştirilecek araştırma izinleri konusundaki başvurular, ülke dışında T.C. Büyükelçilikleri, ülke içinde Dışişleri Bakanlığı kanalıyla Orman Bakanlığına yapılmaktadır. Başvuru sahiplerine izin verilebilmesi için, alanlarında ciddiçalışmaları ve eserleri olup olmadığı göz önünde bulundurulmaktadır...
Başvuru talepleri gerekli resmi makamlar tarafından incelendikten sonra uygun bulunması halinde belli koşullarda araştırma izni verilmektedir. Araştırma çalışması kapsamında, yaban hayvanlarından örnek toplanmasına ve yumurta vb. üretim materyallerininyurt dışına çıkarılmasına izin verilmemektedir.
AV TURİZMİ MEVZUATI
Avcılığın ve av turizminin ülke ekonomisi açısından taşıdığı önemi dikkate alarak bir çok ülkede olduğu gibi ülkemizde de av alanlarının korunması, av hayvanı üretme yerlerinin ve milli parkların kurulması ile ilgili yasal düzenlemeler yapılmıştır (Olalı ve Timur: 1988, 86).
Ülkemizde av turizmi ile ilgili 3167 sayılı Kara Avcılığı Kanunu ile 1380 sayılı Su Ürünleri Kanunu olmak üzere iki kanun bulunmaktadır. Bu iki kanun dışında konu ile ilgili Av Turizmi Yönetmeliği ile Su Ürünleri Yönetmeliği ve ayrıca yönetmelikler gereği çıkarılan sirküler ve komisyon kararları da önemli düzenleyici belgeler niteliğindedir (Can ve Güner: 1992, 60).
Kara Avcılığı Kanunu
Türkiyeâde av ve yaban hayatının korunması, kara avcılığının düzenlenmesine ilişkin esaslar, 1937 yılında yürürlüğe giren ve hala yürürlükte olan 3167 sayılı âKara Avcılığı Kanunuâ hükümlerine göre düzenlenmektedir. Söz konusu kanun, av hayvanlarının avlanmasına ve avcılığın teşvik edilmesine yönelik olarak hazırlanmıştır. Türkiyeâde yabani olarak yaşayan bütün memeli, kuş ve sürüngenlerin avı, Kara Avcılığı Kanunu hükümlerine göre yapılmaktadır.
30 maddeden oluşan Kara Avcılığı Kanunu av hayvanları ve sınıfları; av zamanı, avlanma yerleri ve avlanma araçları; avcılık izni; av işlerinin bakımı ve ceza hükümlerini içermektedir.
Kanunun 1. Maddesi âTürkiyeâde yabani olarak yaşayan faydalı ve zararlı hayvanların (memeliler, kuşlar, yerde sürünenler) her türlü vasıta ile avlanması bu kanun hükümlerine bağlıdırâ. demektedir. Ancak, hayvanları faydalı ve zararlı olarak ikiye ayırmak bilimsel dayanağı olmayan çağ dışı bir kavramdır. Bilimsel olarak doğal denge açısından bütün hayvanların faydalı olduğu kabul edilmektedir.
Adı geçen kanununun 2. Maddesinde av hayvanları avlanma zamanlarına göre üç gruba ayrılmaktadır.
1. Her Zaman Avlanabilenler:
⢠Memelilerden vaşak, kurt, çakal, yaban domuzu, pars, sırtlan, kaplan.
⢠Kuşlardan kargalar.
⢠Sürüngenlerden yılanlar, kaplumbağalar.
1. Belirlenen Zamanlarda Avlanabilenler:
⢠Memelilerden yaban kedisi, kokarca, sincap, sansar, su samuru, ceylan, gelincik,
porsuk, kunduz, tavşan, tilki, karaca, dağ keçisi, ayı.
⢠Kuşlardan keklik, yabani horoz, erkek sülün, tavus familyası, çil familyası, bıldırcın familyası, yaban ördeği, sarı asma, yaban kazı, kuğu kuşu, çulluk, turna, toy, kuzgun, bataklık kuşları.
1. Avlanması Her Zaman Yasak Olanlar:
⢠Memelilerden geyik, dağ koyunu, dağ keçisi yavrusu, karaca yavrusu, yarasa, kirpi.
⢠Kuşlardan turaç, ehli kumrular, kerkenez, çalı kuşu, guguk kuşu, ağaç kakan, çoban aldatan, dişi sülün, yaban tavuğu, bülbül familyası, çekirge kuşu, kırlangıç, leylek, puhu kuşu, baykuş, sığırcık.
Kanunun 2. Maddesinde her zaman avlanılabilecek hayvanlar 1. sırada sayılmaktadır. Bir hayvanın yılın 365 günü ava açık olmasının mantığını bugün için anlayabilmek ve kabullenebilmek olanaksız gibi gözükmektedir. Çünkü, kanun bu hayvanların yavrulama döneminde avlanmasını serbest bırakmıştır. Bu dönemde öldürülen bir hayvanın hamile olup olmaması yada henüz annesinin bakımına gereksinim duyan bir yavrusunun olup olmaması kanun koyucu tarafından dikkate alınmamış gibi gözükmektedir. Kanunda her zaman avlanılabilecek bu hayvanlar açıkça zararlı hayvanlar olarak belirtilmemiş olmalarına rağmen, kanun koyucunun bu hayvanları zararlı gördüğü ve dolayısıyla yok edilmeleri gerektiğini düşündüğü söylenebilir. Ne yazık ki kanunda sayılan bu hayvanlardan pars, sırtlan ve kaplanın artık Anadolu da yaşamadığı bilinmektedir. Bütün yıl boyunca avlanmalarına rağmen hala soyunu sürdürebilen hayvanların da Anadolu topraklarında sonunun gelmesini beklemeden, ivedilikle kanunda gerekli değişikliklerin yapılmalıdır.
Kanunun 2. Maddesinin 3. sırasında avlanması yasak olan hayvanlar sayılmaktadır. 63 yıldır sayılan türlerin avlanmasının yasak olmasına rağmen, yasağın uygulanabilmesi için gerekli olan hem uygulayıcı ve denetleyici birimlerin görevlerini gerektiği düzeyde yapamamaları ve hem de sosyo-kültürel altyapının yetersiz oluşu nedeni ile bu hayvanların bilinçsizce avlanılmasına devam edildiği gözlemlenmektedir. Bir taraftan, bu bilinçsiz avlanma sonucunda avlanılması kanunla yasaklanmış olan geyik, karaca vb. gibi kimi türlerin Anadolu da ki yaşam alanı oldukça daralmıştır. Öte taraftan, koruma alanı ilan edilen alanlardaki kimi türler belli bir sayısal büyüklüğe ulaşmış olmasından dolayı, her yıl yaşlılıktan ve diğer doğal yollardan ölen hayvan sayısı da oldukça fazladır. Örneğin, Konya da ki dağ koyunu. Koruma alanlarında belli bir sayıya ulaşan türlerin av turizmine açılarak doğal yollardan ölecek olan hayvanlardan gelir elde edilmelidir. Kaldı ki av turizmi av turizmine açılan hayvanların sayılarını azaltmanın ötesinde artırmaktadır. Örneğin; âAntalya bölgesinde ki dağ keçisinin av turizmine açıldıktan sonra bölgedeki sayıları önemli oranda artmıştır. Çünkü, gerek yerli halk ve gerekse devlet (Orman Bakanlığı Av-Yaban Hayatı Genel Müdürlüğü) bu hayvanların avlanmasından ekonomik gelir elde etmeye başlamışlardır. Dolayısıyla hem yerel halk hem de devlet bu hayvanların değerini daha iyi kavramış ve daha ciddi korunmaya başlamıştırâ (Karakaya: 1995, 37).
7. madde ile her zaman avlanabilen hayvanlardan başka hayvanların yavru ve yumurtalarını ve bunların her tür bağ ve bahçeler dışındaki yuvalarını bozmak yasaklanmıştır.
Bu madde her zaman avlanılabilecek hayvanların adete soyunun tüketilmesini teşvik eder niteliktedir. İster zararlı! isterse faydalı olarak kabul edilsin, hiçbir hayvanın yavrusunun öldürülmesinin, yumurtasının çalınmasının ve yuvasının bozulmasının yasaklanmamış olması, yani serbest bırakılması günümüzde ne bilimin nede aklın kabul edebileceği bir olgudur.
Kara Avcılığı Kanunuânda av izni ile ilgili hükümler 10-15. maddeler arasında yer almaktadır.
Söz konusu kanunun konuyla ilgili maddelerinde avcılık izninin av tezkeresiyle alındığı ve bu tezkerenin yörenin en yetkili mülki amiri tarafından verileceği ve herhangi bir yerden alınmış av tezkeresinin Türkiyeânin her yerinde (Madde 10), ne zaman verilmiş olursa olsun verildiği tarihten sonra gelen altıncı yılın başlangıcına kadar geçen süre içinde 5 yıl süre ile kullanılabileceği (Madde 12- değişik: 3519- 12.1.1989) hükme bağlanmıştır.
Kanunun av tezkeresi ile ilgili hükümlerine göre âTürkiyeâde av tezkeresi almanın oldukça kolay olmasından dolayı Türkiyeâde Yaklaşık 4.5 milyon tezkereli avcı bulunmaktadır. Oysa bu sayı Almanyaâda sadece 350 bindirâ (Karakaya: 1995, 35).Türkiyeâdeki avcı sayısının bu kadar çok olmasının en önemli nedeni; av tezkeresi alabilmek için 18 yaşını doldurmuş olmak ve mahalli avcı derneklerinden avcı olunduğuna dair bir belge alınmasının yeterli olmasıdır(Ege: 1996, 114). Ayrıca, bu kişilerin eğitim düzeyine bakılmamakta ve bir sınavdan geçirilmemektedir. Avlanma ruhsatı alan kişiler, avlanma mevsiminde korunan Milli Park ve Av Üretme-Koruma Sahaları dışında Türkiyeânin hemen her yerinde avlanabilmektedirler. Oysa, gelişmiş ülkelerde av tezkeresi almak isteyen kişi oldukça geniş kapsamlı bir sınavdan geçirilmekte ve söz konusu sınavda av tezkeresi sahibi olacak kişinin; av türleri, yaban hayvanlarının biyolojisi, yaban hayvanlarını koruma, av hayvanlarının yapacağı zararları önleme, tarım, orman yetiştirme, silah taşıma yetkisi, silah tekniği, avcılıkta kullanılan silahlar, av köpeklerinin sevk ve idaresi, vurulan av hayvanlarının işlenmesi sırasında besin maddesi olarak kullanılması halinde sağlığa zararlı olup olmadığının belirlenmesi için bilinmesi gereken hususlar ile yaban hayvanları ve doğayı koruma mevzuatı hakkında yeterli bilgiye sahip olması beklenmektedir. Bunun yanında atışlarda belli bir isabet yüzdesine ulaşmakta gerekmektedir (Serez, 1985: 142).
Türkiyeâde de av tezkeresi almak isteyenlerin kapsamlı bir sınavdan geçirilmeleri gerekmektedir. Bu sınavda kişilerin avcılık ile ilgili teorik ve pratik temel bilgilere sahip olup olmadıkları araştırılmalıdır.
17. maddenin B bendi av komisyonlarını âzararlı hayvanların öldürülmesine çalışmak ve bunun için sürek avları yaptırmakâla görevlendirmiştir. Burada da Kanunun 1., 2.ve 7., maddelerindeki anlayışın geçerli olduğu görülmektedir.
Madde 20. Köy ve kır bekçilerini mıntıkalarındaki kaçak avcıları yakalamakla görevlendirmektedir. Ancak, kaçak avı yapan insanlar genellikle kır ve köy bekçilerinin kendi köyünden ya da komşu köylerden insanlar olmalarından ve bu bekçilerin olayın önemini bilmemelerinden dolayı kanunun bu emrinin pek uygulanmadığı söylenebilir.
Söz konusu kanunun geriye kalan maddeleri, tezkeresiz avlananlar ile avlanmanın yasak olduğu yerlerde avlananlara uygulanacak cezai hükümleri tespit etmiştir. Her ne kadar bu cezalar Merkez Av Komisyonu tarafından günün şartları da dikkate alınarak yenilenmekteyse de 1998 yılında Kayseriâde meydana gelen tilki katliamında günün şartlarına göre belirlenen bu cezaların da ne kadar yetersiz olduğu ortaya çıkmıştır.
Kısaca 1937 yılında yürürlüğe giren Kara Avcılığı Kanunu;
Hayvanları yararlı ve zararlı olarak ikiye ayırıp; zararlı olarak görülenlerin soyunun tükenmesini adeta teşvik etmekte oluşu,
⢠Av tezkeresi alımını fazlasıyla kolay kılması,
⢠âAv hayvanlarının üretimine ve ekonomik potansiyel olarak önemine ağırlık veren hükümleri kapsamaması,
⢠Cezai hükümlerin zamanla etkinliklerini bütünü ile kaybederek sembolik hale gelmesi,
⢠Uygulayıcı ve denetleyici birimleri yeterince belirleyememesi,
⢠Özel avlakları teşvik etmemesi gibi nedenlerle günümüz ihtiyaçlarını karşılamakta yetersiz kalmaktadır â (Ege: 1996, 114).
Kanunun bu yetersizlikleri Merkez Av Komisyonu kararları ile güncelleştirilmeye çalışılıyorsa da, yeterli olamamaktadır. Bu nedenle Kara Avcılığı Kanunuânda ciddi bir takım değişikliklerin yapılması gerekmektedir. Yapılacak bu değişiklikler, bilimin kabul ettiği kriterler doğrultusunda ivedilikle yapılmalıdır. Aksi takdirde bilinçsiz ve kaçak avlanmalar devam edeceğinden, şu anda Anadolu da yaşamakta olan bir çok hayvan türünü de gelecekte görmeyebiliriz.
Av Turizmi Yönetmeliği
Türkiyeâde avcılık faaliyetleri, 3167 sayılı âKara Avcılığı Kanunu hükümlerine göre düzenlenmekte, bu düzenlemenin turizm ile ilgili kısmı ise âAv Turizmi Yönetmeliğiâ kapsamında ele alınmaktadır.
Türkiyeâde av turizminin geliştirilmesi ve canlandırılması amacı ile 1972 yılında yürürlüğe giren 1618 sayılı Seyahat Acentaları ve Seyahat Acentaları Birliği Kanunuâna dayanarak Turizm Bakanlığı ile Tarım Orman ve Köy İşleri Bakanlığı bir araya gelerek 1973 yılında Av Turizmi Yönetmeliğini Çıkarmışlardır (Usta: 1994, 72). Bu yönetmeliğin amacı 1. Maddesinde âyurdumuza turist getiren, av turları ve av partileri düzenleyen, bunların dışında yaban hayatı ve ornitolojik özel turlar ve programlar tertip eden seyahat acentalarının faaliyetlerini düzenlemek, av organizatörleri ile kılavuzları yetiştirmek organizatörlük ve kılavuzluk kursları açmak suretiyle yurdumuz turizm ekonomisine katkıda bulunmaktırâ (Kozak: 1999, 651) şeklinde belirtilmektedir.
Yönetmeliğin 7. Maddesine göre (A) ve (C) grubu seyahat acentalarının Orman Bakanlığı tarafından tesis edilen sahalar (Yaban Hayatı Koruma Sahaları ve Milli Parklar) içinde düzenleyecekleri özel ornitolojik ve yaban hayatını tanıtıcı turlar ile foto-safari partileri için özel izin almaları gerekmektedir. Ancak, seyahat acentaları organizasyon zorluğu ve talep yetersizliği nedeniyle bu tür av turları ve partileri düzenleme eğiliminde değildirler (Can ve Güner: 1992, 62)
Türkiyeâde faaliyette bulunan seyahat acentalarından 155âi av turları ve av partileri düzenleyebilmek için Orman Bakanlığıândan âAv Turizmi İzin Belgesiâ almıştır. Ancak, bunlardan sadece 6âsı (Nature Tours, Safari Tours, Pamfilya Turizm, Luna Tur, Jungle Turizm ve Doğuş Tur) 1996 yılında aktif olarak av turizmi ile ilgilenmekteyken (Ege: 1996, 116); bugün bu sayı bire (1) inmiştir.
Yönetmeliğin 12. maddesine göre avcı turistlerin beraberinde getirecekleri ateşli silahlara ilişkin kanun kararnamelere uygun özellikteki av silahı ve av malzemelerinin cins ve miktarlarının Turizm Bakanlığıânca ilgili acentalara duyurulacağı belirtilmektedir. Ancak, silah ve malzemelerin cins ve miktarları 17 şubat 1982 tarih ve 17608 Sayılı Resmi Gazeteâde yayımlanan yönetmelik ile saptanıp duyurulduğundan Turizm Bakanlığıânın yönetmelikte belirtilen söz konusu işlevi ortadan kalkmıştır.
Yönetmeliğin 16. maddesine göre seyahat acentaları tarafından kullanılacak av organizatörü ve kılavuzları ve posta başlarının söz konusu yönetmeliğin 22. maddesi hükmüne göre açılacak kurslardan mezun olmaları ve bunu belgelendirmeleri zorunlu görülmüştür. Yönetmeliğin 22. maddesi ise, av organizatörü ve av kılavuzu yetiştirmek amacı ile Turizm Bakanlığı ile Orman Bakanlığıânın ortaklaşa organizatörlük ve kılavuzluk kursları açacaklarını belirtmekte; 23. Madde ile seyahat acentalarının halen av organizatörü veya rehber olarak çalıştırdıkları elamanların bu kurslara katılarak belge almadan av organizatörlüğü ve av kılavuzluğu yapamayacakları; 24. madde ile av organizatörleri ve av kılavuzlarının Turizm Bakanlığı ile Orman Bakanlığı tarafından her yıl birlikte saptayarak Temmuz ayı sonuna kadar ilgili seyahat acentalarına bildirecekleri ücret miktarından fazla günlük ücret talep edemeyecekleri hükme bağlanmıştır.
Ancak, 16, 22, 23 ve 24. Madde hükümleri şimdiye kadar hiç uygulanamamıştır. Seyahat acentalarının Orman Bakanlığı tarafından tespit edilen avlaklarda düzenledikleri büyük avlarda her iki avcı için bulundurmaları gereken bir kılavuz küçük avlarda her 10 kişi için bulundurmaları gereken bir kılavuz temini,devletin maaşlı memurları olan ve aslında ormanın doğal ve insan kaynaklı tehlikelere karşı korunmasından sorumlu, yetiştikleri Orman Muhafaza Memurları okullarında zooloji, ekoloji ve yabancı dil eğitimi almayan Orman Muhafaza Memurlarının ve işe yalnızca yöreyi tanıma ve avcılığa yatkınlık ölçütleriyle alınan Orman Bekçilerinin kılavuz olarak görevlendirilmeleriyle mümkün olmaktadır. Hayvan türleri ve yaşamlarına ilişkin bilgilerden genellikle yoksun olan bu memurların turistin hangi hayvanı vurduğunu anlamsı, yabancı dil bilmeden turistle iletişim kurması ve onu denetleyip yönlendirebilmesi oldukça zordur. Diğer yandan, anılan memurların kılavuz olarak görevlendirildikleri süre sırasında asli görevlerinin aksaması da kaçınılmaz olmaktadır. Ayrıca, kılavuzluk için ek bir ücret almayan bu memurların bahşişlerini yükseltebilmek için yabancı avcılara, uyulması gereken kuralların ihlali konusunda fazla hoşgörülü olabildikleri de gözden uzak tutulmamalıdır (Can ve Güner: 1992, 62).
Yönetmeliğin 18. maddesinde Kara Avcılığı Kanununda var olan ayrımcılığı ile tekrar karşılaşılmaktadır. Çünkü 18. madde avcı turistlerin, yurdumuzda; tespit edilen sayıda avladıkları avı serbest olan av hayvanlarının sadece trofe, post, deri ve tahnitlerinin; tespit edilen limitleri içinde avladıkları küçük av hayvanlarının etiyle birlikte; hiçbir izne tabi olmadan yurt dışına çıkarabilecekleri veya avcı turistlerin istekleri üzerine seyahat acentaları tarafından adreslerine gönderilebilecekleri; buna karşın avı yasak olan av hayvanlarının trofe, deri post ve tahnitlerinin yurt dışına çıkarılmasının yasak olduğu belirtilmektedir. Diğer yandan, yönetmelik kapsamında bulunmayan ve bireysel olarak avlanan yerli avcıların bu tarifelere tabi tutulmaması, sadece örgütlü turlara katılan yerli avcıların bu tarifelerle yükümlü oldukları şeklinde bir yoruma neden olmakta ve bu durum yerli avcılar için örgütlü av turları düzenlenmesini olumsuz etkiler gözükmektedir.
Merkez Av komisyonu Kararları
3167 sayılı Kara Avcılığı Kanunuânun 16.maddesi gereğince oluşturulan Merkez Av komisyonu, her yıl av mevsimi ile ilgili olarak bütün yurtta geçerli olacak avcılık ve av turizmi ile ilgili esasları belirlemektedir. Komisyon kararları ile Kara Avcılığı Kanunuândaki bazı eksikler, günün şartlarına uygun olarak giderilmeye çalışılmaktadır. Bu yönüyle Merkez Av Kararları av turizmi ile ilgili günün koşullarına uygun en önemli hukuki düzenleme niteliğindedir.
Merkez Av Komisyonu:
1. Tanımlar, avlanma süreleri, avlanma limitleri ve koruma altına alınan türler;
2. Yasaklanan avlanma usul ve şekilleri;
3. Avlanmanın yasaklandığı sahalar,
4. İl, ve ilçe av komisyonlarınca alınan yasak kararları,
5. Av turizmi ile ilgili genel esasları, avına izin verilen türler ve yerleri, avlanma tarihleri ve avlanma bedelleri, av süresi, yerli avcıların avlanma esasları ve avlanma ücretleri, avda kullanılacak silahlar, trofe ve etler ;
6. Yurdumuzda yabancı uyruklu kişilerin avlanmaları.
Avcılıkla ilgili genel hükümler (diğer yasaklar, kısıtlama ve izinler; silahların nakil vasıtalarıyla taşınması; av suçlarında el konulan av hayvanlarının değerlendirilmesi, özel avlaklar; tazminatlar ve fahri av müfettişliği) ile ilgili uygulama esaslarını belirlemekle görevli bir komisyondur. Komisyonun 1999-2000 Av Dönemi ile ilgili kararları 27.05.1999 tarih ve 64 sayılı karar numarası ile alınmış ve 3.6.1999 tarihli Resmi Gazeteâde yayınlanarak yürürlüğe girmiştir. Söz konusu kararlar genel hatları ile yukarıda sıralanan konuları içermektedir.
Merkez Av Komisyonuânun 1999-2000 Av Dönemine İlişkin aldığı kararlara göre, 3167 sayılı Kara Avcılığı Kanunuânun 2. maddesinin 2. fıkrasına giren av hayvanları avlanma sürelerine göre üç gurupta toplanarak her grubun avlanma zamanı tespit edilmiş ve o süreler dışında avlanmanın yasak olduğu belirtilmiştir.
Avına tespit edilen süreler içinde izin verilen av hayvanlarının avcı başına, bir av günü için avlanabilecekleri av hayvanı miktarı; tilki tavşan ve sansar için 1 er adet; ada tavşanı, kınalı keklik ve kum kekliği ve çulluk için 2âşer adet; bağırtlak, sakarmeke ve yaban kazı için 3âer adet; yaban ördeği için 4 adet; bıldırcın için 10 adet, üveyik güvercin ve avına izin verilen diğer türler için ise 8âer adet ile sınırlandırılmıştır. Ancak, uygulamada avlanabilecek av hayvanları miktarlarına uyulmadığı gibi; av takvimine de uyulmamaktadır. Bu yasakları devletin kolluk güçleri aracılığı ile tam olarak uygulayabilmesi bir taraftan cezaların caydırıcılığına, diğer taraftan halkın bu konuda eğitilip bilinçlendirilmesine bağlıdır. Bugün için yukarıda belirtilen koşullar var olmadığına göre bu yasakların uygulanması da pek olası gözükmemektedir.
Kara Avcılığı Kanunuânun 2. maddesinin üçüncü bendine göre avı yasaklanarak koruma altına alınmış olan hayvanlar ile aynı kanunun 3. ve 5. maddeleri ile Merkez Av Komisyonuâna verilen yetkiye dayanarak bu av mevsimi için korunmaya alınan memeli hayvanlar ve kuşlar familyası ve türleri de tespit edilerek bir liste halinde belirtilmiştir. Söz konusu listede belirtilen hayvanların avlanmaları yakalanmaları ve nakledilmeleri yasaklanmıştır. Ancak, söz konusu listede yer alan bazı hayvanların tarıma ve mala zarar vermeye başlamaları halinde avlanmalarının zarar mahallinde belirlenerek avlanmasına Milli Parklar ve Av-Yaban Hayatı Genel Müdürlüğü tarafından izin verilebileceği belirtilmiştir.
Vahşi hayvanların yaşadıkları bölgede barınabildikleri zaman insanlardan uzak durduğu gerçeği göz önüne alınacak olursa yaşadıkları bölgeye sığmayacak kadar aşırı çoğalmadıkları sürece tarıma yada mala zarar vermeyeceği söylenebilir. Dolayısıyla, söz konusu hayvanların tarıma ya da mala zarar vermesini beklemeden, doğanın kaldırabileceği üst sınır belirlenip hayvanların sayısı bu üst sınırı aşmayacak şekilde av turizmi yapılabilir
Türkiyeâde koruma çalışmaları, tür koruması ve alan koruması şeklinde uygulanmaktadır. Koruma çalışmaları sonucunda Antalya-Düzlerçamıânda bulunan ve sayıları 1966âda 7 adet olan ala geyik sayısı bugün 700âe, Konya-Bozdağâda bulunan Anadolu yaban koyunu sayısı 25âden 2000âe ulaşmıştır. Türkiyeâde av hayvanlarının korunması ve üretilmesi amacıyla kurulan çok sayıda yaban hayatı koruma sahası bulunmaktadır (Ege: 1996,124). Ancak, hayvanların korunması ve çoğaltılması çalışmalarında bilimsel yöntemlerden yeterince yararlanıldığı söylenemez. Konya Dağ Koyunuânda olduğu gibi ya koruma alanı ilan edip tel örgüyle çevriliyor, hiçbir genetik araştırma yapmadan kendiliğinden çoğalmaları bekleniyor yada koruma alanı ilan edilip avlanmak yasaktır tabelası dikildikten sonra o alanla hiç ilgilenilmiyor.
1999-2000 av mevsiminde de kurt, çakal, yaban domuzu, kuyruk süren, saksağan ve kargaların bütün bir yıl avlanmaları serbest bırakılmıştır.
3167 sayılı Kara Avcılığı Kanunuâna göre de zararlı hayvan olarak kabul edilen ve avlanmalarının her zaman serbest bırakıldığı bu hayvanların Merkez Av Komisyonu da zararlı olarak kabul etmektedir. Oysa, daha önce de belirtildiği gibi doğada zararlı hayvan diye bir olgu yoktur ve doğa bir denge üzerine kuruludur. Hayvanlar ancak yerleşim bölgelerine oranla aşırı sayıda çoğaldıkları zaman ya da yerleşim bölgeleri kentleşme, tarım alanı açma, çevre kirliliği vb. nedenlerle küçüldüğü zaman yaşamalarını sürdürebilmek için çevreye zarar vermeye başlarlar. Diğer bir değişle insanoğlu doğayı görünüşte kendi lehine kullandığı ve doğada yaşayan diğer canlıları dar alanlara hapsettiğinde, doğaldır ki hayvanlar bu alana sığmayacak ve bir zamanlar yaşam alanları olan bölgelerdeki insan unsuru için tehlike arz etmeye başlayacaktır. Gerçekte bu gelişme uzun vadede sadece diğer canlılar için değil insanoğlu için de tehlikeli bir gelişmedir. Dolayısıyla, insanoğlu kendi refahını artırırken, bu refahı sürekli kılabilmek için tüm canlıların yaşam hakkı olduğu bilinciyle doğal dengenin korunmasına azami özeni göstermelidir. Doğal dengenin korunmasında ki temel ölçüt nüfus artışı olmalıdır. Nasıl ki insanoğlu kendi nüfusunu kontrol etmek için nüfus planlaması uygulamaya çalışıyorsa hayvanlar için de nüfus planlaması uygulamalıdır. Hayvanların nüfus planlaması için kullanılabilecek araçlardan bir tanesi koruma programları ise, diğeri de avlanmalarına izin verilmesidir.
Merkez Av Komisyonuânun 1999-2000 yılına ilişkin aldığı kararlarda yasaklanan avlanma yöntem ve şekilleri de ayrıntılı biçimde tespit edilmiştir. Yine, söz konusu kararlarda avlanmanın yasaklandığı avlanma alanları da geniş bir biçimde ele alınmıştır. Ancak, yasaklanan bu avlanma usullerine de tam olarak uyulduğu söylenemez. Bunun nedenleri ise; cezaların yetersiz oluşu, yasaların uygulanamayışı yada uygulanmayışı ve yetersiz denetimdir. Örneğin, projektör, far, lüks gibi araçlarla ve zehirle avlanmanın yasaklanmasına karşın köylerde traktör farlarıyla yapılan tavşan avı ve en son Kayseriâdeki tilki katliamında olayda da görüldüğü gibi zehirle avlanma devam etmektedir.
Söz konusu yönetmeliğin 14. maddesine göre seyahat acentaları, yaptıracakları avlar için, avlakların bağlı bulunduğu Milli Parklar ve Av-Yaban Hayatı Başmühendisliğine veya Orman işletme Müdürlüğüâne Milli Parklar ve Av-Yaban Hayatı Genel Müdürlüğüânce verilen özel avlandırma izin belgesini göstermek, kontrol ve denetim amacıyla av partisine refakat etmek üzere Milli Parklar ve Av-Yaban Hayatı Başmühendisliğiânce veya Orman İşletme Müdürlüğüânce görevlendirilecek orman Muhafaza Memuru veya ilgili personeli almak zorundadırlar.
Bu maddedeki hüküm Av Turizmi Yönetmeliğinin ilgili maddelerinde belirtilen seyahat acentalarının düzenleyecekleri büyük ve küçük avlarda kılavuz bulundurmaları hükmü ile çelişmektedir. Ancak, Av Turizmi Yönetmeliğiânin kılavuzla ilgili hükümleri pratikte zaten uygulanmadığından, bu madde pratiğe kanuni bir dayanak teşkil etmektedir.
Merkez Av Komisyonunun 1999-2000 yılı av mevsimine ilişkin belirlediği av turizmi esasları ve alınan kararlar ise şöyledir:
Madde 18. Av turizmi organizasyonları kapsamına alınan türlerin avlanma süre ve yerleri ile bunların avlanmasına ilişkin ava katılma ve avlanma ücretleri ve gerekli görülen bazı uygulama esasları aşağıda belirtilmiştir.
Avına İzin Verilen Türler ve Yerleri:
a) Milli Parklar Av ve Yaban-Hayatı Genel Müdürlüğünce izin verilen Antalya il sınırları içindeki (Merkez Orman İşletme Müdürlüğü Avlakları hariç) avlak alanlarında yaban keçisi ve vaşak, Antalya Merkez İşletme Müdürlüğü avlakların da Yaban Domuzu, Sivridağâda Yaban Keçisi, Adana-Pozantı-Karanfil Dağı ve Mersin-Tarsus-Cehennem Deresinde yaban keçisi ve vaşak, Kaçkar Dağlarında Çengel boynuzlu dağ keçisi, Artvin ili dahilinde Çengel boynuzlu dağ keçisi, yaban keçisi ve vaşak avlattırılabilecektir. Bütün yurt düzeyinde orman işletmeleri itibariyle tespit edilmiş avlaklar ve yukarıda sayılan avlaklarda yaban domuzu, kurt ve çakal ile imkanlar elverdiği ölçüde yaban keçisi avlattırılabilecektir.
Avlanma Tarihleri:
b) Yaban keçisi, çengel boynuzlu dağ keçisi ve vaşak avı 1 Ağustos 1999 â31 Aralık 1999 ve 1 Mart 2000- 31 Mart 2000 tarihleri arasında, yaban domuzu, kurt ve çakal avı ise bütün yıl yaptırılacaktır. Yine aynı maddenin e fıkrasında: Av partilerine 10 güne kadar izin verilecektir. Avcılar yaban domuzu, kurt ve çakalın haricinde avına izin verilen türlerden sadece birer adet avlayacaklar demektedir.
Kara Avcılığı Kanunu ve Av Turizmi Yönetmeliğinde var olan hayvanların yararlı ve zararlı olarak ikiye ayrılmaları ve zararlı olarak kabul edilenlerin yok edilmeleri gerektiği anlayışı Merkez Av Komisyonu Kararlarında devam etmektedir.
Yurdumuzda Yabancı Uyruklu Kişilerin Avlanmaları:
Madde 20- yurdumuzda devamlı olarak ikamet eden, resmi misafir veya geçici olarak görevli bulunan yabancı uyruklular ile turist avcıların avlanmaları;
a) Diğer Devletlerin Türkiyeâdeki diplomatik temsilciliklerinde (Büyükelçilik, Başkonsolosluk ve Konsolosluklar) görevli olan, diplomatik kimlik (1.sınıf kimlik) sahibi kişiler, karşılıklılık ilkesine bağlı olarak Türkiyeâde avlanabilirler. Karşılıklılık ilkesinin uygulanmasında Dışişleri Bakanlığının görüşü esas alınır.
Av turizminde amacın para kazanarak hem ülke ekonomisine hem de doğal dengenin korunmasına katkıda bulunmak olmasına rağmen Türkiyeâdeki diplomatların avlanmasının karşılıklılık ilkesine dayandırılması pek gerçekçi bir yaklaşım gibi gözükmemektedir.
Merkez Av Komisyonu kararlarının 21. maddesinin (b) fıkrasında; başvuruda bulunan kişilere Milli Parklar ve Av-Yaban Hayatı Genel Müdürlüğü ile işbirliği içinde ilgili avcı derneğince bir hafta süre ile eğitim verilecek ve sonucunda sertifika düzenleneceği belirtilmektedir.
Söz konusu eğitimde;
⢠Av ve yaban hayvanlarının üreme ve göç dönemleri,
⢠Av ve yaban hayvanlarının doğal denge içindeki yeri ve önemi,
⢠Av ve yaban hayvanlarını tanıması,
⢠Avın açılış ve kapanışı, av limitleri, yasak avlanma usulleri, yasak sahalar vb. hususları,
⢠Tüfek taşınması ve emniyeti ile ilgili bilgiler,
⢠Sağlık ve ilkyardım bilgileri verilecektir.
c) Dernekler, başvuran kişilerden avcılık yapmaya uygun olmayanları avcının ikamet ettiği yerin Av Tezkeresi veren birimine ve Milli Parklar ve Av-Yaban Hayatı Genel Müdürlüğüne yazı ile bildireceklerdir.
d) Dernek üyesi olsa dahi, kurallara uymadan avcılık yaptığı bilinen kişiye söz konusu belge verilmeyecektir.
e) Bir İlde ve İlçelerinde Dernek bulunmaması halinde tezkere verilişinde Dernek Belgesi aranmayacaktır.
f) Belirlenen esaslara uymayan veya usulsüzlük yapan derneğin belge verme yetkisi Orman Bakanlığınca iptal edilecek ve İçişleri Bakanlığına bildirilecektir.
Bu belge ve verilişi ile ilgili diğer esaslar gerek görüldüğünde Milli Parklar ve Av-Yaban Hayatı Genel Müdürlüğünce tespit edilir.
Türkiyeâde var olan avcılık derneklerinin çoğunluğunda av tezkeresi almak isteyen insanların yukarıda belirtildiği gibi bir eğitime tabi tutulmadıkları gözlemlenmektedir. Aksi takdirde, Türkiyeâde bugün 4.5 milyon civarında tezkereli avcı bulunmazdı.
Görevliler;
22- a) Genel kolluk kuvvetleri ve Muhtarlar, Kara Avcılığı Kanunu ve Merkez Av Komisyonu Kararı hükümlerine uygun olarak avcılığın sürdürülmesi yönünde, kontrol ve denetimi sağlayacaklardır.
Bugün köy muhtarının, Kara Avcılığı Kanunu ve Merkez Av Komisyonu Kararı hükümlerine uygun olarak avcılığın sürdürülmesi yönünde, kontrol ve denetim sağlamaları bir yana maalesef böyle bir yükümlülükleri ve sorumlulukları olduklarından bile haberdar olmadıkları söylenebilir.
b) Orman Muhafaza Memurları, 3167 Sayılı Kara Avcılığı Kanunu, 6381 Sayılı Orman Kanunu ve 3800 sayılı Orman Bakanlığının Kuruluş ve Görevleri Hakkındaki kanunun ilgili maddeleri ile, Orman Muhafaza Memurları Görev Yönetmeliği gereğince bütün yurt sathında (Ormanlar, Kırsal alanlar, Sulak Sahalar ve meskûn mahallerde) av suçlarını takip etmek, tüfekle dolaşanların tezkere kontrolünü yapmak, usulsüz avlananlar ve tezkeresiz tüfek taşıyanlar hakkında zabıt tanzim etmek ve bu kişilerin tüfekleri, avları, av malzemeleri ve vasıtalarına el koymaya yetkilidirler.
Uygulamada Orman Muhafaza Memurları yukarıda sayılan yetkileri kullanmak bir tarafa ormanların yok edilmesini bile tam olarak önleyememektedirler. Orman alanlarına yapılan gecekondular ve lüks villalar bu gerçeğin somut kanıtları olarak gösterilebilir.
c) 3167 Sayılı Kara Avcılığı Kanunuânun 20. Maddesi gereğince; Orman, köy ve kır bekçileri kendi mıntıkalarında bu kanuna aykırı hareket edenleri tüfek, fişek, av malzemesi ve avları ile birlikte yakalamaya ve bunları en yakın karakola, muhtar ve köy ihtiyar heyetlerine teslim etmeye mecburdurlar. Daha öncede belirtildiği gibi bu mecburiyet uygulamada pek gerçekleşmemektedir.
25. Maddenin (c) fıkrasına göre; anız yakmak yasaklanmış ve merkez ve il Çevre Kurulları ile Tarım il ve ilçe Müdürlükleri anız yakılmasının önlenmesi ve yakanların takibi için gerekli tedbirleri almakla yükümlü kılınmıştır. Ancak, Anadoluânun hemen her yerinde anız yakımı devam etmektedir ve anız yakanlara karşı herhangi yaptırım uygulanmamaktadır.
Merkez Av Komisyon Kararlarının 39. Maddesi tazminatlarla ilgilidir.
39. madde de kanunsuz olarak avlananların avladıkları hayvan başına ödeyecekleri tazminat miktarları belirtilmiştir. Örneğin; tilki için belirlenen tazminat miktarı hem 1998-1999 hem de 1999-2000 dönemi için 50.000.000 TL.âdir Ancak, 5 Ocak 1999 tarihli Hürriyet gazetesinde âvahşete vahşetten beter ceza: 383 bin TLâ başlığı ile yayınlanan haberde; Yozgat ve Kayseri kırsalında siyanürle 151 adet tilkiyi katleden üç kişiye toplam 383 bin TL ceza verildiği belirtilmektedir. Dolayısıyla bu haber yukarıda belirtilen tazminat miktarının uygulanmadığını göstermektedir. Uygulanamayan tazminatın miktarının ne olduğu hiçte önemli olmadığı söylenebilir
Av Turizmi Kapsamında Avlanmayı Hangi Kuruluş Hangi İlkelerle Yürütmektedir?
1- Yaban hayvanlarının sayılarının sürekliliğini sağlayıcı koruma, bakım ve üremesine engel zararlılarla mücadele önlemlerini alarak popülasyonların devamını sağlamak,
2- Envanter çalışmaları ile taşıma kapasitesi de dikkate alınarak yeterli popülasyona ulaşmış av hayvanlarının avlanmasına izin vererek yaban hayatı kaynaklarının sürdürülebilir yönetimini sağlamak,
3- Avcılığın, doğal hayata zarar vermeden bilinçli olarak yürütülmesini sağlamak,
4- Doğal kaynakların turizm amaçlı sürdürülebilir kullanımını sağlamak,
5- Yöre insanlarının yaban hayatı kaynaklarının varlığından oluşan katma değerden yararlandırılmasını sağlayarak kırsal kalkınmaya destek vermek temel ilkelerini gözeterek, yenilenebilir doğal kaynakların bir parçası olan av hayvanlarının av turizmi kapsamında avına izin vererek Doğa Koruma ve Milli Parklar Genel Müdürlüğü av turizmi uygulamalarını yürütmektedir.
Av turizminde yıllara göre gösteren değişiklikler nelerdir?
1950'li yıllarda yabancı avcıların birçok av hayvanını herhangi bir kurala bağlı olmaksızın bedelsiz avlamalarıyla başlayan süreç 1970âli yıllara çeşitli kuralların getirilmesiyle yasal anlamda av turizmi uygulamalarını başlatmıştır.
1976-1977 av mevsiminde yabancıların avlanmaları yasaklanmış, 1977-1978 av mevsiminde yabancı avcıların avlanabilmeleri, seyahat acentesi aracılığıyla ülkemize girebilmeleri ve bir bedel ödeyerek avlanabilmeleri ile ilgili düzenlemeler yapılmıştır. Ve yurdumuzda ilk av turizmi uygulaması 1977-1978 av mevsiminde yaban domuzu ile başlamıştır.
1964 yılında korumaya alınan ve yeterli popülasyona ulaşan (2000) Antalya-Düzlerçamı Yabankeçisi Koruma ve Üretme Sahası'nda bulunan yaban keçileri 1981-1982 av mevsiminde (15 Ekim-31 Aralık 1981 tarihleri arasında) av turizmine açılarak yabandomuzu dışındaki av hayvanlarının avına başlanılmıştır.
1983-1984 av mevsiminde, yaban domuzu ve yaban keçisinin (Antalya, Artvin-50 (sayım sonucu 1000), Hakkari) dışında ayı, (Yusufeli-30;Artvin-15; Ardanuç-15) kurt ve çakalın av turizmi kapsamında avlanmasına izin verilmeye başlanmıştır.
1983-1984 av mevsiminden itibaren yerli turist avcılar da av turizmi kapsamında avlanmaya başlamıştır.
1994-1995 av döneminde elde edilen gelirlerden köy tüzel kişiliklerine katılım payı verilmesine başlanmıştır. 2004-2005 av yılından itibaren de belde belediyelerine de katılım payı verilmeye başlanmıştır.
İlk kez kızıl geyik avına, 2004-2005 av yılında Akdağ, Çatacık ve Karabükâte toplam 12 (3 yerli-9 yabancı) kota ile avına izin verilmiş 2 yerli ve 6 yabancı kızıl geyik avlamıştır.
Katılım paylarının nasıl dağıtılacağına ilişkin 2005-1 sayılı tamim Mart-2005'te yürürlüğe girmiştir.
2005-2006 av yılında ilk kez YTL. kullanılmıştır.
2005-2006 av yılında ilk kez avlak bazında ücretler belirlenmiştir.
1994-1995 yılından beri uygulanan sadece köy tüzel kişiliklerine verilen katılım payı 2004-2005 av yılı ve sonrasında belde belediyelerine de verilmeye başlanmıştır.
2003-2004 av dönemi av turizmi kararları Kanunun geçici 2. maddesi kapsamında 7 Haziran 2004 tarihine kadar geçerli kalmıştır. MAK ile belirlenmiştir.
Yerli ve Yabancı Avcıların Av Turizmi Kapsamında Avlanmalarına İlişkin Usul ve Esaslar Hakkında Yönetmelik 8 Ocak 2005 tarih ve 25694 sayılı Resmi Gazeteâde yayınlanarak yürürlüğe girmiştir.
2004-2005 ve sonrasında av dönemi değil av yılı temel alınmış ve av katılma ücreti uygulaması avlanma izin ücreti uygulamasına dönüşmüştür.
2004-2005 av yılı kararları, geçiş dönemi olması, yönetmeliğin yürürlüğe girmemesi nedeniyle Bakanlık Makamı Olur'u ile belirlenmiştir.
Komisyon ilk kararını, 2005-2006 av yılında almıştır.
2004-2005 av yılından itibaren günlük ava katılma bedeli uygulaması son bulmuş, avlanma izin ücreti uygulaması başlamıştır.
İlk kez 2005-2006 av yılında yabancı avcılık belgesi (Batı Trakyalı Türkler, Pembe Kart Sahipleri ile Türkiye'de ikamet eden yabancılar, Diplomatlar) verilmiştir.
2005-2006 ve 2006-2007 av yılında illerin kalkınmada öncelikli il olması, alt yapı tesisleri ve ilk defa av turizmine açılma ölçütleri dikkate alınarak 1 ve 2. grup il ayrımına yapılmış, ücretler buna göre belirlenmiş ve peşin ücretlendirme uygulamasına başlanmıştır.
İlk kez 2006-2007 av yılında Bozdağ YHGSânda Anadolu yaban koyunu avına izin verilmiştir.
İlk kez 2006-2007 av yılında yerli avcının yarı avlama ücreti ile yerel avcı uygulamasına başlanmıştır.
Yabancı turist avcıların getirebilecekleri av silah, mermi ve aksamları, bunların ülkemize getirilmesi ve av organizasyonlarında kullanılması nasıl olmaktadır?
Yabancı turist avcılar 6136 sayılı Ateşli Silahlar ve Bıçaklar ile Diğer Aletler Hakkında Kanun ve bu kanunun uygulanmasına ilişkin Ateşli Silahlar ve Bıçaklar ile Diğer Aletler Hakkında Yönetmelik hükümleri çerçevesinde kendilerine ait yivli ve yivsiz tüfekler, ok-yay ve bunlara ait aksamları gümrüklerdeki emniyet makamlarınca düzenlenen âSilah ve Mermi Geçici Giriş Belgesiâ almak yoluyla ülkemize getirebilirler ve bunlarla avlanabilirler.
Seyahat acenteleri aracılığıyla yurdumuza gelen ve âGeçici Avcılık Belgesiâ nde belirtilen yabancı turist avcılar 6136 sayılı Ateşli Silahlar ve Bıçaklar ile Diğer Aletler Hakkında Yönetmeliğin 42 inci maddesine göre beraberlerinde getirecekleri değişik çapta en çok 3 adet yivli, 3 adet yivsiz av tüfeği ve gerekli aksamını, her yivli av tüfeği için en çok 50, her yivsiz av tüfeği için de en çok 100 adet mermiyi kaydettirmek koşuluyla geçici olarak yurdumuza sokabilirler.
Seyahat acentelerinin görevlendirdiği yetkililer yabancı turist avcıların ülkemize silah ve teçhizatlarıyla girebilmeleri amacıyla âGeçici Avcılık Belgeleriâ ni gümrük giriş kapısındaki emniyet makamlarına ibraz edeceklerdir. Bu belgede adı ve soyadı yazılı olmayan yabancı turist avcılar av tüfek ve mermilerini yurdumuza sokamaz ve avlanamazlar.
Yabancıların yivli veya yivsiz av tüfeklerini ülkemizde taşıyabilmeleri hususunda 6136 sayılı Ateşli Silahlar ve Bıçaklar ile Diğer Aletler Hakkında Kanun, bu kanunun uygulanmasına ilişkin Ateşli Silahlar ve Bıçaklar ile Diğer Aletler Hakkında Yönetmelik hükümleri ve 2521 sayılı Avda ve Sporda Kullanılan Tüfekler, Nişan Tabancaları ve Av Bıçaklarının Yapımı, Alımı, Satımı ve Bulundurulmasına Dair Kanun hükümleri saklıdır.
Yabancı turist avcılar ülkemize geçici olarak soktukları yivli ve yivsiz av tüfekleri, aksamları ve sarf edilmeyen mermiler ile ok-yayı 6136 sayılı Ateşli Silahlar ve Bıçaklar ile Diğer Aletler Hakkında Kanun gereği yurdumuzu terk ederken beraberinde yurt dışına çıkarmak zorundadır.
Av sırasında sarfedilen mermilerin çapı ve miktarını içeren ve av organizasyonu yürüten av organizatörü ile birlikte Bakanlık görevlisi tarafından düzenlenecek bilgi formunun Ateşli Silahlar ve Bıçaklar ile Diğer Aletler Hakkında Yönetmeliğin 46 ncı maddesinin (a) fıkrası gereğince yabancı avcılar tarafından gümrük kapısındaki emniyet makamlarına ibraz edilmesi zorunludur.
Bilgi formunun bir nüshasının acente tarafından avcıya verilmesi zorunludur.
Avda ne tür silahlar kullanılmaktadır?
Yaban domuzu, tilki ve çakal avında yivli ya da yivsiz, diğer avlarda ise çapı asgari 6.5 mm olan yivli av tüfeği ile ok-yay kullanılmaktadır.
Yerli Avcılar Av Turizmi Kapsamında Nasıl Avlanır?
Yerli avcılar, avcılık belgesi veya geçerli av tezkeresinin onaylı örneği (Kanunun geçici 1. maddesi hükümleri saklı kalmak koşuluyla, 13. maddesi kapsamında alınmış avcılık belgesi), yivsiz tüfek ruhsatnamesi veya yivli silah taşıma ruhsatının onaylı örneği, yerli avcılar için özel avlanma başvuru formu (Yönetmelik Ek-6) ile başvuracaklardır.
İlkeler doğrultusunda, kişisel olarak veya seyahat acenteleri aracılığıyla her av organizasyonu için ayrı olmak üzere Genel Müdürlükten kimlik ve avcılık belgesi bilgileri, avlanılacak avlak, avlanma tarihleri, avlanacak av hayvanı türü ve sayısı ile ilgili bilgilerin yer aldığı yerli avcılar için özel avlanma izin belgesi (Yönetmelik Ek-5 TIKLAYINIZ) alarak avlanabilirler.
Yerli avcılar başvurularını, av yılı av turizmi kararları çerçevesinde belirlenen tarihler arasında yapacaklardır.
Başvurularda Gerekmediği Sürece İstenmeyen/Gereksiz Belgeler Şunlardır:
1. Nüfus kaydı/Ehliyet
2. İkamet Senedi
3. Diploma
4. Avcı Eğitimi Kursu Bitirme Belgesi
5. Avlanma İzin Kartı
Turist Avcılar Nasıl Avlanabilir?
Yabancı turist avcılar, Bakanlığımız tarafından düzenlenen Türkiyeâde yerleşik (A) grubu seyahat acentelerine av turizmi organizasyonu yapabilmeleri için bir defaya özgü verilen "Av Turizmi İzin Belgesi" alan acenteler aracılığıyla avlanabilmektedir.
Yabancı turist avcılar ile bağımsız olarak avlanmak üzere ülkemize gelen turist avcılar Genel Müdürlüğümüzden âGeçici Avcılık Belgesiâ aldıktan/alındıktan sonra avlanabilir.
Kanun gereği bağımsız olarak avlanmak üzere ülkemize gelen avcı turistler sadece özel avlaklar ile gerçek ve tüzel kişiler tarafından işletilen avlaklarda avlanabileceklerdir.
âGeçici Avcılık Belgesiâ nde belirtilen tür ve avlaklar dışında av yaptıran ve diğer av turizmi esaslarına aykırı olarak avlandıran seyahat acentelerinin âGeçici Avcılık Belgesiâ ve âAv Turizmi İzin Belgesiâ iptal edilerek haklarında kanuni işlem yapılmaktadır.
Ayrıca 1618 sayılı Seyahat Acenteleri ve Seyahat Acenteleri Birliği Kanununun 27/h maddesi gereğince Yönetmeliğe uymayan seyahat acentelerinin, bu hatalarının tekrarı halinde âSeyahat Acentesi Belgeleriâ ilgili Bakanlıkça iptal edilmektedir.
Turist avcı dışındaki yabancılar nasıl avlanabilir?
a. Türkiyeâde İkamet Eden Yabancılar
Kanunun 13. ve Yönetmeliğin 19. maddesi kapsamında, 403 sayılı Türk Vatandaşlığı Kanununun 29. maddesi kapsamında saklı tutulan haklarının kullanımına ilişkin belge (pembe kart) sahibi olanlar ve emniyet makamlarınca ikamet tezkeresi verilen Türklük belgesi sahibi Batı Trakyalı Türkler ile karşılıklılık ilkesi doğrultusunda Yönetmeliğin 22. maddesi kapsamında diplomatik kimlik sahibi görevliler ve 5683 sayılı Kanunun 3. maddesi kapsamında olan yabancı uyruklular ve uluslararası kuruluş temsilciliklerinde görevli kişiler, âYabancı Avcılık Belgesiâ alarak avlanabilirler.
Yabancı avcılık belgesi almış Türklük Belgesi sahibi Batı Trakyalı Türkler ve 403 sayılı Kanunun 29. maddesi kapsamında pembe kart sahibi olanlar, tek başına avlanma belgesi niteliğini taşımayan yabancı avcılık belgesi ile MAK kararı çerçevesinde avına izin verilen türlerin avlanabilmesi amacıyla avlanma hakkının elde edilmiş olması ya da av turizmi kapsamında avına izin verilen av hayvanı türlerinin avlanabilmesi amacıyla yabancılar için özel avlanma izin belgesi alarak avlanabileceklerdir.
5683 sayılı Kanunun 3. maddesi kapsamında olan yabancı uyruklular ve uluslararası kuruluş temsilciliklerinde görevli kişiler ile diplomatik kimlik sahibi görevliler yabancı avcılık belgesini aldıktan sonra, Genel Müdürlükçe işletilen avlaklar, gerçek ve tüzel kişiler tarafından işletilen örnek ve özel avlaklarda, av turizmi kapsamında avına izin verilen av hayvanı türlerini seyahat acenteleri aracılığıyla ya da seyahat acentelerine bağlı kalmaksızın yabancılar için özel avlanma izin belgesi alarak; devlet avlakları ve genel avlaklarda Merkez Av Komisyonu Kararı çerçevesinde avına izin verilen türleri avlanma hakkı alarak avlayabileceklerdir.
Bu kişiler, 492 sayılı Harçlar Kanunu çerçevesinde belirlenen avcılık belgesi harcını ödemek zorundadırlar.
b. Devlet Misafirleri İçin Yapılacak Av Organizasyonları
Yönetmeliğin 13. maddesi kapsamında, Devlet Başkanı, Başbakan ve Bakan düzeyinde bulunan yabancı devlet misafirleri, Dışişleri Bakanlığı aracılığıyla Bakanlığımızın olumlu görüşünün alınması koşuluyla yabancı devlet misafirleri için geçici avcılık belgesi verilerek Bakanlığımızca avlaklara göre belirlenen ve yabancı devlet misafirleri için ayrılan kota miktarları gözönünde bulundurularak av turizmi kapsamında avına izin verilen av hayvanları ile Merkez Av Komisyonu kararıyla avına izin verilen av hayvanlarını avlayabileceklerdir.
Yabancı devlet misafirlerinden, ikili veya çok taraflı sözleşmelere ve mütekabiliyet esasına bağlı olarak Genel Müdürlükçe işletilen avlaklarda avlanma izin ve avlama ücreti alınmayabilir.
c. Bilimsel Araştırma Amaçlı Av Organizasyonu:
Yerli ve yabancı bilimsel araştırma yapmak isteyenler ücret ödemeksizin, av turizmi kapsamında avına izin verilen türler üzerinde bilimsel araştırma amacıyla üreme yeteneğini kaybetmiş, hastalıklı, sakat ve hatalı trofeli av hayvanlarını avlayabilirler.
Türklük Belgesi sahibi Batı Trakyalı Türkler âYabancı avcılık belgesiâ almak için ne yapacaklardır?
1. İkamet Tezkeresi (Residence Permit)
2. Başkonsolusluktan alınan Türklük belgesi
3. Avcı Eğitimi Kurs Bitirme Belgesi
4. Yivsiz Tüfek Ruhsatnamesi
5. Avcılık belgesi harç makbuz aslı
6. 2 adet birbirinin aynı son zamanlarda çekilmiş fotoğraf
7. İstemlerini içerir dilekçe (Adres, imza, tarih ve iletişim numaraları dilekçede mutlaka yeralacaktır)
ile Genel Müdürlüğe başvuracaklardır.
Özel Avlaklarda Yabancılar nasıl Avlanabilir?
Yabancı avcılar, özel avlaklarda üretilen ve salınan türleri, özel avlak işleticisi tarafından belirlenen ücretlerle bu avlaklarda avlayabilirler.
İzin Belgesi Alındıktan Sonra Av organizasyonuna nasıl katılınır?
Av turizmi kapsamında avlanmalar, İl Çevre ve Orman Müdürlüğünce görevlendirilecek Bakanlık Personeli eşliğinde gerçekleşmektedir. Bu görevliler alınmadan av organizasyonları gerçekleştirilemez.
Yabancı turist avcılar mutlaka bir seyahat acentesi aracılığıyla, yerli turist avcılar ise kişisel başvuru ile avlanabilecekleri gibi acente aracılığıyla da avlanabilmektedir.
Avlanan Av Hayvanı Nasıl Kanıtlanır?
âAvlanan Av Hayvanları için Trofe Belirleme ve Bulundurma ile İhraç Sertifikasıâ ile yurt dışında yaşayan T.C. uyruklu avcılar ile yabancı uyruklu avcılar, avladıkları av hayvanlarına ait trofeleri ülkemizden çıkarabileceklerdir. Ayrıca yerli avcılar da avladıkları av hayvanlarına ait trofelerin kendilerine ait olduğunu bu belge ile kanıtlayabileceklerdir.
âAv ve Yaban Hayvanları ile Bunlardan Elde Edilen Ürünlerin Bulundurulması, Üretimi ve Ticareti Hakkında Yönetmelikâin 56. maddesi kapsamında; av turizmi kapsamında avlanan av ve yaban hayvanları için il müdürlüklerince düzenlenen Trofe Belirleme ve Bulundurma ile İhraç Sertifikası, ülkemizde ticari olarak faaliyet gösteren av ve yaban hayvanı satışı yapan işletmelerde düzenlenen satış belgesi, yasal olarak üretim yapan tesislerde üretilen hayvanlarının satışı için düzenlenen satış/hibe belgesi aynı zamanda bu hayvanlar ile bunlardan elde edilen ürünler için bulundurma belgesi yerine geçeceğinden ayrıca bir bulundurma belgesi düzenlenmez.
Avlanan av hayvanının trofesi ve eti kime aittir? Avlanan av hayvanları nasıl taşınır?
Av turizmi kapsamında avlanan av hayvanının trofesinin tamamı avcıya aittir.
Avlanan av hayvanının etinin yabancı avcı tarafından talep edilmesi halinde ücret alınır. Av hayvanı türüne göre alınacak ücret ve talep edilmemesi halinde etlerin değerlendirme şekli Genel Müdürlükçe oluşturulan komisyon tarafından belirlenir.
Avladıkları av hayvanlarına ait trofeleri beraberinde Türkiyeâden çıkarmak ya da adreslerine gönderilmesini isteyen yurt dışında yaşayan Türkiye Cumhuriyeti uyruklu avcılar ile yabancı uyruklu avcılar, avlanan av hayvanları için trofe belirleme ve bulundurma ile ihraç sertifikasını il müdürlüğünden almak zorundadırlar.
Yerli avcılar da avladıkları av hayvanlarına ait trofelerin kendilerine ait olduğunu belgelendirmek ve ev veya işyerlerinde bulundurmak amacıyla trofe belirleme ve bulundurma ile ihraç sertifikasını il müdürlüğünden almak zorundadırlar.
Avcıların avladıkları av hayvanlarına ait trofeleri beraberinde Türkiyeâden çıkarmak ya da adresine gönderilmesini istemeleri halinde; trofe belirleme ve bulundurma ile ihraç sertifikasını Tarım ve Köyişleri Bakanlığının ilgili birimine vererek deri yün ve insan gıdası olarak kullanılmayan hayvan maddeleri için uluslararası orijin ve veteriner sağlık sertifikasının alınması zorunludur.
Avcı turistler, geçici avcılık ve özel avlanma izin belgelerinde kayıtlı avladıkları av hayvanına ait trofeleri, Türkiyeânin taraf olduğu uluslararası sözleşmelerdeki taahhütleri dikkate almak ve Tarım ve Köyişleri Bakanlığının ilgili biriminden deri yün ve insan gıdası olarak kullanılmayan hayvan maddeleri için uluslararası orijin ve sağlık sertifikası almak koşuluyla, başka bir izne bağlı olmaksızın Türkiye dışına çıkarabilirler, adreslerine gönderebilirler veya göndertebilirler.
Yurt dışında yaşayan Türkiye Cumhuriyeti uyruklu avcılar ile yabancı uyruklu avcılar, avladıkları av hayvanlarının et ve yenilen kısımlarını beraberinde Türkiyeâden çıkarmak ya da adresine gönderilmesini istediklerinde Tarım ve Köyişleri Bakanlığının ilgili biriminden etler ve insan gıdası olarak kullanılan hayvan maddeleri için uluslararası orijin ve veteriner sağlık sertifikası almak zorundadırlar.
Avlanan av hayvanlarının etlerinin ülke dışına çıkarılmasında 3285 sayılı Hayvan Sağlığı ve Zabıtası Kanunu hükümleri saklıdır.
Trofenin avcının adresine avlağın bağlı olduğu il müdürlüğünce gönderilmesinin istenmesi durumunda yabancı turist avcılardan trofe gönderme ücreti alınır. Bu ücretler Genel Müdürlükçe oluşturulan komisyon tarafından belirlenir ve döner sermaye işletmesi hesabına yatırılır.
Trofenin av hayvanından çıkartılma işlemi avcı veya acenteye aittir.
Bakanlıkça av turizmi kapsamında avına izin verilen av hayvanı ve ürünlerinden ticaretine izin verilenler için Tarım ve Köyişleri Bakanlığından âSağlık Raporuâ alınması zorunludur.
Av organizasyonlarının yürütülmesi sırasında nelere dikkat edilmelidir?
Av organizasyonunun yapıldığı avlakta toprak, su, hava kirlenmesi ve benzeri çevre sorunları yaratacak iş ve işlemler yapılamaz. Av organizasyonları, doğal hayata zarar vermeden yürütülmek ve tamamlanmak zorundadır.
âGünlük Avlanma Raporu ve Ödeme Taahhütnamesi â nedir?
Yapılan her av organizasyonunda avın vurulduğu yerin sınırlarında kalan il, ilçe, belde, köy ve mevkii ile avlağa sınırları bulunan diğer köy ve beldeler, avlanan av hayvanlarının türü, sayısı, trofe nitelikleri ve yaralama bilgilerinin yer aldığı âGünlük Avlanma Raporu ve Ödeme Taahhütnamesiâ ava eşlik eden Bakanlık görevlisi tarafından av organizasyonunun gerçekleştirildiği her günü için olacak şekilde düzenlenir.
İl Müdürlüklerince düzenlenecek âAv Bildirim Formuâ na ve bedellerin tahakkukuna esas teşkil edecek âGünlük Avlanma Raporu ve Ödeme Taahhütnamesiâ, seyahat acenteleri aracılığı ile avlanan yerli ve yabancı avcılar adına seyahat acentesinin görevlendirdiği av rehberi, seyahat acentelerine bağlı olmaksızın avlanan yerli avcılar ile köy veya belde temsilcisi tarafından imzalanacaktır.
âGünlük Avlanma Raporu ve Ödeme Taahhütnamesiâ nun bir nüshası Bakanlık görevlisi tarafından avcı yada acenteye verilir. Diğer nüsha av organizasyonunun bitiminde Bakanlık görevlisince İl Müdürlüğüne teslim edilir.
Avlanma İzin Ücreti ve Avlama Ücretleri ile Avcılık Belgesi Harçları nereye yatırılır?
âAvlanma İzin Ücretleriâ ile âAvlama Ücretleriâ Çevre ve Orman İl Müdürlükleri Döner Sermaye İşletmeleri hesaplarına yatırılır. T.C. Ziraat Bankası Genel Müdürlüğü ile Bakanlığımız arasında 13.02.2004 tarihinde yapılan protokol kapsamında bu işlemden havale bedeli alınmaz.
Belirtilen süre içinde yatırılmayan ücretler için 6183 sayılı Amme Alacakları Tahsil Usulü Hakkında Kanun hükümleri uygulanır.
Avcılık Belgesi Harçları, Vergi Dairelerine yatırılır.
âAv Bildirim Formuâ nedir?
Her av organizasyonu sonunda av organizasyonuyla ilgili bilgilerin derlenmesi, bedellerin tahakkuk ettirilmesi ve Genel Müdürlükçe bilgi edinilmesi amacıyla avlanma izin belge numarası, izin verilen avlak, avlanan av hayvanının türü, sayısı, ağırlığı, trofe nitelikleri, yaralama ve ava katılma gün sayısı, Bakanlık ile Köy Tüzel Kişiliği ve Belde Belediyesi katılım payı tutarı, ücretlerin yatırılacağı hesap numarası bilgilerinin yer aldığı âAv Bildirim Formuâ, Bakanlık görevlisi ve avcılarca imzalanarak düzenlenen âGünlük Avlanma Raporu ve Ödeme Taahhütnamesiâ ne dayanılarak İl Müdürlüğünce düzenlenir.
âAv Bildirim Formuâ nun bir nüshası İl Müdürlüğünce yapılan av organizasyonunda tahakkuk ettirilen ücretlerin 15 gün içinde Döner Sermaye İşletme hesaplarına yatırılması için 5 iş günü içinde acente veya avcıya, bir nüshası bedellerin tahsili için İl Müdürlüğü Döner Sermaye İşletmesine ve bir nüshası da av organizasyonunun bitiminden sonra en geç 15 gün içinde Genel Müdürlüğe gönderilir.
âAv Bildirim Formuâ tahakkuk müzekkeresi yerine geçer. âAv Bildirim Formuâ ve tahakkuk ettirilen ücretlerle ilgili itirazlar İl Müdürlüğünce değerlendirilir.
Avına izin verilen türler, avlanma tarihleri, yerli ve yabancı avcılara ayrılan kotalar nedir?
2006-2007 av yılına ait avına izin verilen av hayvanlarının avlanma tarihleri ile yerli ve yabancı avcılara ayrılan kotalar
4915 sayılı Kara Avcılığı Kanunu gereği av turizmi kapsamında yapılacak organizasyonlardan iki türlü ücret alınmaktadır.
âAvlanma İzin Ücretiâ nedir?
Avlanma izin ücreti, izin belgesindeki her bir avcıdan, avın başlangıç ve bitim tarihleri arasındaki avlanma süresinde avına izin verilen miktardaki, her av hayvanı türü için alınan ücrettir.
Yerli avcının yabancı avcı kotası ihale edilen avlaklarda av organizasyonuna katılması durumunda, yabancı avcılar için belirlenen avlanma izin ücreti alınacaktır.
Avlanma izin ücretlerinin tamamı Bakanlığa aittir.
Avlanma izin ücreti, avlama ücretlerine mahsup edilmez.
âAvlama Ücretiâ nedir?
Avlama ücretleri; av hayvanının tür, cinsiyet ve ağırlıkları ile trofe niteliklerine göre Genel Müdürlükçe oluşturulan komisyon tarafından her av yılı için aralık ayı içinde belirlenen ücrettir.
Avlama ücretleri il müdürlüğünce, av organizasyonunun sonuçlandığı tarihi izleyen beş işgünü içinde, günlük avlanma raporu ve ödeme taahhütnamesine dayanarak hazırlanacak av bildirim formuyla tahakkuk ettirilir ve yerli ve yabancı avcılar ile acentelere iadeli taahhütlü postayla bildirilir.
Tahakkuk ettirilen avlama ücretlerinin tamamı, av bildirim formunun yerli ve yabancı avcılar ile acentelerce bildirim tarihinden itibaren 15 gün içinde ödenir. Tahakkuk ettirilen avlama ücretlerinin tamamı, av bildirim formunun yerli ve yabancı avcılar ile acentelere bildirim tarihinden itibaren 15 gün içinde banka masrafları dahil edilmeden avın yapıldığı avlağın bağlı olduğu il müdürlüğü döner sermaye işletmesinin hesaplarına ilgililer tarafından yatırılır. Avlama ücretlerinin bildirim tarihinden itibaren 15 gün içinde ödenmemesi durumunda, yürürlükte bulunan kanun ve mevzuat hükümleri uygulanacaktır.
Tahakkuk ettirilen avlama ücretleri ilgili itirazlar il müdürlüğünce değerlendirilir.
Avlakların gerçek ve tüzel kişilere işlettirilmesi halinde avlama ücretleri Genel Müdürlükçe belirlenir.
Türklük Belgesi sahibi Batı Trakyalı Türkler ile 403 sayılı Kanunun 29. maddesi kapsamında pembe kart sahibi olanlar, yerli avcılar için belirlenen ücretlerle; yabancı avcılık belgesi sahibi Türkiyeâde ikamet eden yabancı uyruklu avcılar ile diplomatik kimlik sahibi yabancılar, yabancı avcılar için belirlenen ücretlerle avlanabileceklerdir.
Av turizmi kapsamında alınacak ücretlere Katma Değer Vergisi dahildir.
Avlanma gün sayısı nedir?
Yerli avcılar birbirini izleyen beş gün, yabancı avcılar birbirini izleyen on gün süreyle avlanabileceklerdir.
Ayrıca yabancı turist avcılar Doğa Koruma ve Milli Parklar Genel Müdürlüğünce tescil edilen özel avlaklarda sadece özel avlaklarda üretilen veya salınan türleri avlayabilmektedir.
Yabancı turist avcıların belirlenen türler dışında kalan diğer memeli hayvanları ve kuşları avlamaları yasaktır.
Av turizmine açık sahalar nereleridir?
Av turizmi kapsamında avlanmaya izin verilen İl Müdürlükleri ve avlaklar ile bu avlaklarda avına izin verilen av hayvanı türleri
Avlanma usul ve şekilleri nedir?
4915 sayılı Kara Avcılığı Kanunu, Merkez Av Komisyonu Kararı hükümleri ve 4915 sayılı kanunun uygulanmasına ilişkin yönetmeliklerle belirlenen avlanma usul ve şekilleriyle av organizasyonları düzenlenir.
Av Organizasyonlarında Yardımcı elamanlar kimlerdir?
Seyahat acenteleri her av organizasyonu için acente adına yetkili bir av organizatörü, tırnaklı av hayvanlarının av organizasyonlarında her iki avcı için bir, sürek avlarında ise on avcıya kadar bir av kılavuzu bulundurmak zorundadır.
Av organizasyonlarında görevlendirecek av kılavuzları, avlaklara sınırı bulunan köy ve beldeler ile yerel avcı kuruluşlarından; sürekçi ve çantacılar ise öncelikle avlaklara sınırı bulunan köy ve beldelerden alınır.
Yönetmelikle gelen yenilikler/değişik uygulamalar nelerdir?
a. Örnek Avlak İşletmeciliğini Özendirme:
Tesis edilen örnek avlakların işletmeciliğini özendirmek amacıyla; örnek avlağın bulunduğu Orman İşletme Müdürlüğü sınırları içinde, örnek avlak işleticisinin yabancı turist avcılar için yaptıracağı yaban domuzu av organizasyonları için avlanma izin ücreti ve avlama ücretinden indirimli ücret uygulaması yürürlüğe girmiştir. Ayrıca işleticiler, izin verilen sayıdan daha fazla yaban domuzu avlatabilmektedir.
Örnek avlağın bulunduğu OİM. sınırları içindeki örnek avlak dışında kalan sahalarda, örnek avlak işleticisinin ya da örnek avlak işleticisinin belirleyeceği av turizmi izin belgeli acentelerin/acentenin yabancı turist avcılar için yapacağı yaban domuzu av organizasyonlarında indirimli avlanma izin ücreti ve avlama ücretleri uygulanacaktır.
b. Avlanma Planı Çerçevesinde Kotalar:
Yaban hayvanı popülasyonunun sürdürülebilir yönetimindeki temel yaklaşım; avlaklarda (av ve yaban hayvanlarının doğal olarak yaşadıkları veya sonradan salındıkları sahalar) bulunması gereken hayvan sayısını (stokunu) korumak yoluyla, sayılarını çoğaltmak, her alanın barındırabileceği popülasyonların nitelik ve niceliklerini belirlemek ve avlanmasına karar verilen hayvanların avlanma planı çerçevesinde avlanmalarını sağlamaya yönelik olarak kotalar belirlenmektedir.
c. Trofe Niteliklerine Göre Ücretlendirme, Kota Dağılımı ve Ücretler
Birçok avlakta ihale ile av hayvanlarının avına izin verilmektedir. İhalede uygulanan ücretler av hayvanının tahmini trofe nitelikleri dikkate alınarak belirlenmektedir. Adıyamanâda 3200 YTL. olan (KDV. hariç) yaban keçisi ihale ücreti, Silifke-Hisardağı-Gedikdağıânda 5100 YTL.âdir.
Karsâta 1220 YTL.âye yaban keçisi avlayacak yerli avcı, Silifke-Hisardağı-Gedikdağıânda 1550 YTL.âye (trofe değerleri hariç) avlanmaktadır.
Daha önceki av dönemlerinde kota verilen av hayvanlarının kotalarının 1/3âü yerli avcılara ayrılırken şimdiki uygulamada değişik av hayvanları için farklı kotalar belirlenmiştir: 2005-2006 ve 2006-2007 av yıllarında toplam kotanın, yaban keçisinde % 40-36âı, kızıl geyikte % 45-32âsi, karacada % 51-56âsı, çengelboynuzlu dağ keçisi % 44-38âi, yaban koyununda (Ovis orientalis gmelinii) % 50-26âsı yerli avcılara ayrılmıştır.
Yaban domuzu avlarında daha önceki yıllarda yerli avcılarımıza yabancı avcılara uygulanan ücretlerin % 25âi uygulanmaktaydı. 2005-2006 ve 2006-2007 av yıllarında avlanma izin ücretinde yabancı avcılara uygulanan ücretlerin % 50-25âi, avlama ücretlerinde bek avında 1. grup illerde %13-11 ve 2. grup illerde %17-10; sürek avında 1. grup illerde % 25-17 ve 2. grup illerde %15-12âsini ödeyerek avlanabilmektedirler.
d. Yerel Avcı Kotası:
Avlak civarında ikamet edipte, av organizasyon ücretleri nedeniyle av organizasyonlarına katılmakta güçlük çeken avcılara, yerli avcılara uygulanan ücretin %50âsi karşılığında avlatılmasına ilk kez 2006-2007 av yılında başlanmıştır.
e. Bir önceki av yılında av hayvanı avlayan avcının boş kota olması durumunda avlanması:
Birçok avcının av organizasyonuna katılmasını sağlamak amacıyla; bir önceki av yılında av hayvanı avlayan avcı, boş kota olması durumunda avlanabilecektir.
Av turizmi-kırsal kalkınma ilişkisi nasıldır?
Yenilenebilir doğal kaynakların bir parçası olan av hayvanlarının av turizmi kapsamında avlandırılmasıyla, avlakların korunması, usulsüz ve kaçak avlanmanın önüne geçilmesi ile sürdürülebilir avcılık bilincinin yaygınlaşması ve yerleşmesinde av turizmi uygulamaları önemli etkinliğe sahiptir.
Av turizmi kapsamında elde edilen gelirlerin önemli bir kısmı yaban hayatı ve hayvanlarının korunması karşılığı katılım payı olarak aktarılmaktadır. Bu katılımcı yaklaşım ile hem kırsal kalkınmaya yardımcı olunmakta hem de köylülerimizin yaban hayatının korunmasında doğrudan katkı ve etkisinin sağlanması amaçlanmaktadır.
a) Yerli ve yabancı turist avcıların av turizmi yapılan yörelerimizde; sürenci, rehber ve kılavuzluk ile çantacılık hizmetlerinden yararlanılmaktadır.
Bir yaban domuzu bek avı organizasyonunda en az 1 kişi, bir yaban domuzu sürek avı organizasyonunda en az 10 kişi, yaban keçisi ve diğer av hayvanlarının avında en az 3 kişi görev almaktadır. Bir yaban domuzu bek avı organizasyonu ortalama 3 gün, bir yaban domuzu sürek avı organizasyonu ortalama 4 gün, yaban keçisi ve diğer av hayvanlarının organizasyonu ortalama 3.5 gün sürmektedir. Ayrıca, yaban domuzu sürek avı organizasyonlarında 10-20 köpekten yararlanılmaktadır. Bu organizasyonlarında günlük 25-40 YTL. ve köpeklere de 15-35 YTL. ücret ödenmektedir.
b) Yaban domuzu yemleme çalışmalarında kullanılan mısır, nohut, elma vb. ürünlerin değerlenmesini sağlamaktadır.
c) Örnek avlak işletmecileri, tescil edilen örnek avlakların büyüklüğüne ve özelliğine göre koruma hizmeti için avlanma planı doğrultusunda belirlenen sayıda yöre insanlarından personel istihdam etmektedir. Ayrıca, avlak yöneticiliği eğitimi alan 20 kişiden 8âsi işlettirilen 8 örnekte istihdam olanağı bulmuştur. (Örnek avlak işletmeciliği tüm ülkemiz genelinde yaygınlaştığında, yaklaşık 350 avlak yöneticisi istihdam edilecektir.)
d) Alışverişlerde yüksek oranlarda harcamalar yapılmaktadır.
e) Uzun vadede, avlanan av hayvanının etinin değişik şekillerde değerlendirilmesiyle büyük miktarda gelir elde edilebilinecektir. Ayrıca ithalat önlenecektir.
f) Genel Müdürlüğümüzde av ve yaban hayatı konularında en az beş yıl süreyle çalışmış, bilgili ve nitelikli emekli personelimiz bu organizasyonlar için işlendirilmektedir.
g) Avcıların ülkemize geldiği yerden ve av organizasyonlarında ulaşımı sağlamak amacıyla günlüğü 120-180 YTL. olan ulaşım araçlarından yararlanılmaktadır. Bunların büyük çoğunluğu avlağın yapıldığı yörelerden temin edilmektedir.
h) Av organizasyonu yapan acentelerde çalışanlar genellikle kırsal yörelerimizde yaşayan vatandaşlarımızdandır.
ı) Bazı yerleşim birimlerimiz köy konaklarını, avcıların hizmetine sunmaktadır. Konaklama ücreti ile birlikte, yemek yapan köylü kadınlarımız da işlendirilmektedir.
i) Kanun kapsamında avlak planlamasının gereği olan envanter çalışmalarında, avlak civarındaki avcılık bilgisine sahip vatandaşlarımızdan yararlanılmaktadır.
j) Ortalama turizm gelirimiz kişi başına 750 $âdır.
Golf turizminde 35, kongre turizminde 4 kat daha fazla döviz bırakılmaktadır.
Bu oran yaban keçisi avında 8-30 kat, yabandomuzu avında 4-6, kızıl geyikte 20-30 kat ve yaban koyununda en az 70 kattır.
Bu verilerden anlaşılabileceği gibi; turizm faaliyetlerinin çeşitlendirilmesi, turizm hareketlerinin ülke geneline yayılması, turizm hareketlerinin tüm yıla yayılması ve sosyo-ekonomik kalkınmanın homojen dağılması açısından av turizmi önemli etkinliğe sahiptir.
Kasım ayında eşiyle birlikte avlanan yabancı avcının ülkemize bıraktığı döviz miktarı (140.000 $) yaklaşık 200 turistin bıraktığı döviz miktarından fazladır.
Bunların hepsi bir araya getirildiğinde ülkemize giren döviz miktarı yaklaşık 5 milyon ABD Dolarıâdır.
k) Bu gelir sadece avlanan yaklaşık 1100 av hayvanından elde edilmektedir.
l) Yönetmeliğin 50. maddesi uyarınca; avcılık, av hayvanları ve avlaklar hakkında bilgi sahibi olduğu, av organizasyonunun yürütülmesinde ve tamamlanmasında avcı ve acentelere yardımcı olabileceği düşünülerek, av turizmi kapsamında yapılacak av organizasyonlarında avcı ve acentelerin talepleri doğrultusunda görev almak üzere İl Müdürlüklerince av kılavuzluğu belgesi verilmektedir. Bu kişiler, avlaklara sınırı bulunan belediye ve köy halkı ile yerel avcı kuruluşu üyelerinden seçilmektedir.
Genel olarak av turizmi kapsamında elde edilen gelirler nasıl sınıflandırılmaktadır?
I- ÖRNEK AVLAK İŞLETMECİLİĞİ
II- ACENTE, GERÇEK VEYA TÜZEL KİŞİLİK
1- Av Organizatörü (Bakanlığımızca açılan kursları bitirmiş sertifikalı)
2- Acente Personeli
3- Dil Rehberi (Turizm Bakanlığı Kokartlı)
4- Avlak Yöneticisi
5- Veteriner
6- Koruma Hizmeti-Bekçi
7- Yardımcı Hizmetler
a- Sürenci
b- Çantacı
c- Kılavuz
8- Av hayvanı üretimi
a- Bina-ekipman
b- Satış
c- İstihdam
III- KİTAP-DERGİ-FUAR ORGANİZASYONLARI
IV- ET-DERİ
1- Av hayvanının eti
2- Av hayvanının derisi
3- Avlayan tarafından tüketim ve kullanım
V- GIDA VE YİYECEK
1- İnsan gıda ve yiyecekler
2- Yemleme amacıyla yiyecekler
VI- ULAŞIM
1- Havayolu
2- Karayolu/Denizyolu
3- Avlağa Ulaşım
VII- KAMU GELİRİ
1- Bakanlık
a - Yerli avcılar için avlanma izin ücreti ve avlama ücreti
b - Yabancı avcılar için avlanma izin ücreti ve avlama ücreti
2- İşbirliği-koruma için işgücü satın alınması
VIII- AVCI KURULUŞLARI
IX- AV SİLAH VE EKİPMANLARI
1- Av tüfekleri
a- Yivli av tüfeği
b- Yivsiz av tüfeği
c- Av tüfeklerine ait fişek ve mermiler
d- Optik aletler
e- Diğer
X- AV KIYAFETLERİ ve DONANIMI
XI- ALIŞVERİŞ
XII- AV KÖPEKLERİ
1- Ticareti
2- Besin
3- Ekipmanları
4- Eğitimi ve veterinerlik hizmetleri
5- Av köpeklerinin organizasyonlarda kullanım ücreti
XIII- KONAKLAMA-TÖREN
1- Konaklama/Barınma
2- Kutlama/Ekstra-Bahşiş
XIV- TAXİDERMY-TAHNİT/TROFEYE FORM-HAYVAN DOLDURMA SANATI
XV- İHRACAT
31-Av organizasyonları ile ilgili istatistiksel değerler nelerdir?
Ülkemize gelen yabancı turist avcıların uyruklarına ilişkin istatistik
AVCI TURİSTLERİN UYRUKLARI: CETVEL-1
AV TURİZMİ GELİRLERİ AVCI SAYILARI VE AVLANAN YABAN HAYVANI SAYILARI: CETVEL-2
Av turizmi organizasyonu yapan acenteler kimlerdir?
Yönetmelik kapsamında (Geçici Madde 1 â Acenteler, bu Yönetmeliğin Resmi Gazeteâde yayımından önce almış oldukları av turizmi izin belgelerini bir yıl içinde yenilemek zorundadır. Bu süre içinde yenilenmeyen av turizmi izin belgeleri geçersizdir.) 296 (A) Grubu Seyahat Acentesine verilen Av Turizmi İzin Belgesi iptal edilmiş Eylül 2006 itibariyle 34 adet (A) Grubu Seyahat Acentesine verilen Av Turizmi İzin Belgesi verilmiştir.
Seyahat acenteleri ile iletişim Çevre ve Orman Bakanlığı/Doğa Koruma ve Milli Parklar Genel Müdürlüğü/Av ve Yaban Hayatı Dairesi Başkanlığı/Av Yönetimi Şube Müdürlüğünden yapılacağı gibi acentelerin üst birliği olan Türkiye Seyahat Acenteleri Birliği Ankara Bölgesel Yürütme Kurulundan da (Tunus Caddesi No:14/5 Kavaklıdere/ANKARA-TÜRKİYE Telefon: +90 312 425 41 04-425 04 46 Faks:+ 90 312 425 29 62) yapılabilir.
Gözlem turları, fotoğraf ve film çekimleri nasıl yapılmaktadır?
Av ve yaban hayvanları gözlem turları ile fotoğraf ve film çekimleri Bakanlıktan âAv Turizmi İzin Belgesiâ alan acenteler aracılığıyla yapılabilecektir.
âAv Turizmi İzin Belgesiâ alan seyahat acenteleri bu faaliyetleri yürütmek için Genel Müdürlükten veya İl Müdürlüğünden izin almak, belirlenen programlara, esaslara uymak ve izin verilen avlağın bağlı bulunduğu İl Müdürlüğünce görevlendirilecek yeter sayıda mihmandar almak zorundadırlar.
Gözlem turları ile fotoğraf ve film çekimlerinde uygulanacak ücretler ve süreler Genel Müdürlükçe belirlenir.
Çalışma konu ve koşullarının dışına çıkılması, av ve yaban hayatı ile ülke güvenliği açısından sakınca doğuracak faaliyette ve davranışlarda bulunulması halinde izinler iptal edilir.
âAv Turizmi İzin Belgesiâ alınmadan av ve yaban hayvanları gözlem turları, fotoğraf ve film çekimleri yaptıran acentelere Kanunun 25. maddesi hükümleri uygulanır.
Yaban hayatı yaşama alanları ile av ve yaban hayvanlarına zararlı olacak, gözlem turları ile fotoğraf ve film çekimlerine izin verilmez.
Av Turizmi kapsamında avlandırılacak av hayvanlarının ihalesi nasıl yapılmaktadır?
İhaleler, Komisyon tarafından belirlenen âavlama ücretleriâ üzerinden İl Müdürlüklerince yapılmaktadır. İhale tarihleri ve şartnameleri
Av turizminin yaygınlaştırılması amacıyla seyahat acenteleri nasıl teşvik edilmektedir?
Örnek avlağın bulunduğu Orman İşletme Müdürlüğü (OİM.) sınırları içinde, örnek avlak işleticisinin yabancı turist avcılar için yaptıracağı yaban domuzu av organizasyonu avlanma izin ücreti ve avlama ücretinde %60 indirim; örnek avlağın bulunduğu OİM. sınırları içinde yapılan y. domuzu av organizasyonuna ilişkin avlama ücretlerinin bildirim tarihinden itibaren 15 gün içinde ödenmesi; diğer sahalarda belirlenen ücretlerle 2 y. domuzu için ücret alınırken, örnek avlak işleticisine örnek avlağın bulunduğu OİM. sınırları içinde 3 y. domuzu için ücret uygulanması; 2006-2007 av yılında seyahat acentelerinin yaban domuzu av organizasyonlarında Bakanlığımıza ödediği avlama ücretlerine indirimler (avlanma izin ücreti hariç) uygulanmaktadır.
SONUÇ VE ÖNERİLER
Türkiyeâde bugüne kadar kaçak ve bilinçsiz avcılığın önlenememesi, aşırı nüfus artışı, kentleşme, ormanların yok edilmesi, çevre kirliliği vb. gibi nedenlerle birçok hayvan türünün soyu tükenmiş durumdadır. Ne yazık ki günümüzde devletin yaban hayatı korumaya yönelik uygun bir politikasının olmaması nedeni ile yukarıda sayılan tüm olumsuz gelişmeler yaban hayatı aleyhine devam etmektedir. Bu da her geçen gün ülkenin doğal kaynaklarının yerine konulmaz bir biçimde yok olmasına neden olmaktadır. Bu olumsuz gidişi tersine çevirebilmenin yollarından bir tanesi av turizmidir.
Av turizmi genel kanının aksine yaban hayatını yok etmez aksine koruma-kullanma ilkesi doğrultusunda geliştirir. Günümüzde dünyada pek çok ülke av turizminden elde ettiği gelirle doğal hayatını korumayı ve geliştirmeyi başarabilmektedir. Türkiye coğrafi konumu, zengin bitki örtüsü ve zengin av ve yaban hayatı gibi olumlu özellikleriyle av turizmi potansiyeline sahiptir.
Türkiyeânin sahip olduğu av turizmi potansiyelinden yararlanabilmesi için aşağıdaki önlemleri alması gereklidir.
⢠Avcılık ve av turizmi ile ilgili yasal düzenlemelerin bugün için yetersiz olduğu ortadır. Yürürlükte bulunan ve avcılık ve yaban hayatı çalışmalarında esas teşkil eden 3167 Sayılı Kara Avcılığı Kanunu değiştirilerek günümüz şartlarına uygun hale getirilmelidir. Bu değişiklikte özellikle yasalarda öngörülen cezaların caydırıcı olması, yararlı ve zararlı hayvan ayrımının ortadan kaldırılması ve av tezkeresi alımının gelişmiş ülkelerde olduğu gibi belli ve ciddi kurallara bağlanmasına özen gösterilmelidir.
⢠Türkiyeâde her ne kadar yaban hayatın korunmasına yönelik çeşitli önlemler alınmışsa da bu önlemlerin uygulamada yetersiz olduğu gözlenmektedir.
⢠Tüm yasal düzenlemelerin uygulanmasının sağlanması gereklidir.
⢠Türkiyeâde av tezkeresi sahibi olan insan sayısı azaltılmalıdır.
⢠Hem yasaların uygulanması hem de etkili denetim ve kontrollerle yasak avcılık mutlaka önlenmelidir.
⢠Halkın doğa sevgisi ve doğa koruma bilinci geliştirilmelidir.
⢠Av ve yaban hayatına ait hükümlerin yeterince yerine getirilebilmesi için merkez ve taşra teşkilatında yeterli sayıda ve nitelikte personel bulundurulmalıdır.
⢠Avcılık ve yaban hayvanlarının korunması çalışmalarında görev alan ve alacak olan personel eğitimden geçirilmelidir.
⢠Soyu tükenme riski olan hayvanlar bilimsel yöntemlerle koruma altına alınmalı ve çoğaltılmadır. Koruma altında tutulan hayvanlar belli bir sayıya ulaştıktan sonra bu hayvanların bir kısmını alıp, benzer doğal özellikler gösteren yeni yaşama ortamlarına götürülerek yeni bölgelerde de çoğalmaları sağlanmalıdır.
⢠Bozulan doğal dengenin yeniden kurulması için mümkün olduğu ölçüde nesli tükenen hayvanların diğer ülkelerden getirmek yoluyla tekrar Anadoluâda yaşamaları sağlanmalıdır.
⢠Türkiyeâde henüz hangi av hayvanından kaç adet bulunduğu tespit edilmemiştir.(Usta: 1994, 73). Zaman kaybetmeden av hayvanlarının envanteri çıkarılmalı ve bu envanter doğrultusunda her tür için ayrı ayrı planlar yapılarak hangi türden yılda kaç adet ve hangi koşullarda avlanılacağının belirlenmesi gerekmektedir.
⢠Av ve Yaban Hayatı Koruma, Geliştirme ve Tanıtma Vakfı Başkanı Süha Umar âTilki katliamı Türkiyeânin fotoğrafıdırâ(Hürriyet Gazetesi, 9 Ocak 1999) demektedir. Türkiye bu fotoğrafı değiştirmek için eğitimden yasalara kadar bir çok konuyu çağdaş değerler ışığı altında gözden geçirmelidir.
KAYNAKÇA
Alpat, S. (1989) âModern Avcıâ Av Dergisi, Sayı: 2, s. 12.
Bayer, M. Z. (1992). Turizme Giriş, İstanbul, İşletme Fakültesi Yayını.
Can, H. ve S. Güner. (1992). Açıklamalı-İçtihatlı Turizm Hukuku ve Mevzuatı, Ankara: Adım Yayıncılık.
Devlet Planlama Teşkilatı, (1985) V. Beş Yıllık Kalkınma Planı Özel İhtisas Komisyonu Raporu; Ormancılık, Başbakanlık DPT, Yayın No: 2006, O.İ.K.: 310, Başbakanlık Basımevi, Ankara.
Ege, Z. (1996). Bir Rekreasyon Türü Olarak Av Turizmi ve Türkiyeâde Av Turizminin Geliştirilmesi ile İlgili Bir Model Önerisi, Yayınlanmamış Doktora Tezi, İzmir, D.E.Ü. Sosyal Bilimler Enstitüsü.
Kalkan, O. (1989). Turizm Mevzuatı, Ankara, DSİ. Basım ve Foto Film İşletme Müdürlüğü Matbaası.
Karakaya, K. (1995). âÜlkemiz İçin Büyük Bir Potansiyel: Av Turizmiâ, TÜRSAB, Sayı: 138, ss. 34-40.
Kozak, N. (1999). Turizm Mevzuatı El Kitabı, Ankara, Turhan Kitabevi.
Olalı, H., A. Timur, (1988). Turizm Ekonomisi, İzmir, Ofis Ticaret Matbaacılık Şt. .
Olalı, H. (1993). Turizm, İstanbul, Milli Eğitim Basımevi.
Parker, P. âWolves Take Back the Wildâ, GORP.
âTilki Katliamı Tam Gazâ, Radikal Gazetesi , 7 ocak 1999.
Serez, M. (1985). âTürkiye Av Turizmi ve Sorunlarıâ, Turizm Yıllığı 1985, Ankara, T.C. Turizm Bankası A.Ş., ss. 140-143.
Turan, N (1985). âAv Turizmine Kısa Bir Bakışâ, Av Dergisi, Sayı: 6. Ss. 18
TÜRSAB Dergisi, (1992). âAv Turizmiâ Sayı: 113, ss. 42-43.
Usta, Ö. (1994). Turizm 1-2, İstanbul, Altın Kitaplar Yayınevi.
Dictionnaire Larousse, (1993) Cilt: 1, Milliyet Gazetecilik A.Ş., İstanbul.
Umar, S. (1995). âAv Turizmi Koruma Bilinciâ, TURSAB Dergisi, Sayı: 138, ss. 39-40.
âTilkileri Zehirlediler Fareler Bastıâ, Hürriyet Gazetesi, 10 Ağustos 1999.
âVahşete Vahşetten Beter Ceza: 383 Bin TLâ, Hürriyet Gazetesi,5 Ocak 1999.
Bu çalışmanın amacı, ülkemizde avcılık ve av turizmi ile ilgili yasal düzenlemelerin günümüz koşullarına uygun olup olmadıklarının araştırılmasıdır. Dolayısıyla, çalışmada özellikle kara avcılığı konusundaki yasal düzenlemeler, değişik boyutlarıyla irdelenmektedir. Deniz, göl ve akarsularda yapılan avcılık ve av turizmi bu çalışmanın kapsamı dışında tutularak, çalışma kapsamı sadece kara avcılığı ve karada yapılan av turizmi ile sınırlandırılmıştır. Bu bağlamda, çalışma kapsamında öncelikle avcılık ve av turizmi kavramları açıklanarak amaçlarının ne olduğu üzerinde durulmaktadır. Daha sonra, avcılık ve av turizmi kavramlarının Türkiyeâdeki tarihsel gelişim süreci incelenmektedir. Çalışma kapsamında son olarak, Kara Avcılığı Kanunu, Av Turizmi Yönetmeliği ve kanuna dayanılarak kurulan Merkez Av Komisyonu kararları, av turizmi açısından eleştirel ve çağdaş bir bakış açısıyla ele alınarak, işlevsiz ya da yetersiz kaldığı düşünülen yasa maddeler incelenmektedir. Çalışmanın son bölümünde, ilgili yasal düzenlemelerdeki bir çok maddenin günümüz koşullarına uygun olmadığına ilişkin değerlendirmeler yer almaktadır.
GİRİŞ
Avcılık, insanlığın varoluşu ile başlayan ve birtakım değişiklere uğrayarak günümüzde de varlığını sürdüren bir olgudur. İlk çağlarda insanların yaşamını sürdürebilmeleri için bir zorunluluk olan avcılık, günümüzde zevk için yapılan rekreatif bir turizm faaliyeti haline gelmiştir. Öyle ki, çağımız insanı avlanabilmek için kilometrelerce uzaklara yurt içinde ve dışında yolculuk yapmaktadırlar (Bayer: 1992, 179).
Turistik ürün arzının çeşitlendirilmesi kapsamında sunulan ve rekreatif bir etkinlik olarak kabul edilen av turizmi, büyük miktarda parasal harcama gerektirmesi nedeniyle gelir düzeyi yüksek kişilerin katıldığı bir turizm türüdür. Av turizminin Türkiye açısından önemi de bu noktada ortaya çıkmaktadır (Usta: 94, 70).
Türkiye, farklı coğrafi ve iklim özelliklerine sahip bir ülke olması nedeniyle, çok sayıda av ve yaban hayvanının yaşaması ve barınması için uygun bir ortama sahiptir. Ancak, uzun yıllardan beri vahşi doğal hayata dönük teknik gelişmelerin bir sonucu olarak sürdürülen bilinçsiz uygulamalar, doğada serbestçe yaşayan hayvanların azalmalarına ve yok olmalarına neden olmuştur ve olmaya da devam etmektedir. Bu bağlamda, Anadolu Parsıânı soyu tükenenlere ve Kelaynak Kuşlarıânı da soyu tükenmekte olan hayvanlara örnek olarak verebiliriz. (Serez:1995,141). Çok uzun süre devam eden ve bilinçsizce yapılan vahşi hayvan katliamlarına ve hayvanların doğal yaşam ortamlarının yok edilmesine rağmen, Türkiye av turizmi açısından oldukça iyi bir potansiyele sahiptir (Olalı:1993, 85). Ne yazık ki, Türkiye bu potansiyelden bugüne kadar yeterince yararlanamadığı söylenebilir.
Türkiye için av turizmi, hem ülke ekonomisine katkı, hem de vahşi doğal hayatın korunmasını sağlayacak önemli bir araç gibi gözükmektedir. Çünkü, Türkiyeâde avcılık gelişi güzel ve zaman zaman vahşice yapılmaktadır. 1998 kışında Kayseriâde yaşanan tilki katliamları bu savı kanıtlayabilecek bilinen en son örnektir (Radikal Gazetesi, 7 ocak 1999). Oysa, av turizmi gelişi güzel yapılabilecek bir rekreatif faaliyet olmamalıdır. Av turizmi, av hayvanlarının sayısına ve türlerinin çeşitliliğine bağlı olarak, bir yandan hayvanların soylarını sonsuza kadar sürdürebilecekleri ve genetik çeşitliliğe olanak verecek kadar çok sayıda olmalarını gerektirir. Diğer yandan ise, yaşadıkları doğa parçasının kaldırabileceğinden de çok olamamalarını zorunlu kılar. Bu dengenin oluşması yönünde yapılan av turizmine âsürdürülebilir av turizmiâ denilmektedir.
Ülke yöneticileri, ülkelerinin sahip oldukları tüm doğal ve yapay değerlerin yok olmaması ve bu değerlerin gelecek kuşaklara aktarılması için av yasağı, milli park ve koruma alanı ilanı gibi çeşitli önlemler almaktadırlar. Alınan bu önlemlerden biri de, yasal düzenlemelerdir. Türkiye Cumhuriyeti, sahip olduğu doğal değerlerden biri olan doğal yaban hayatı korumak için 1937 yılında 3167 sayılı Kara Avcılığı Kanunuânu çıkartmış ve bu kanuna dayanarak Merkez Av Komisyonunu oluşturmuştur. 1973 yılında ise, Seyahat Acenteleri Kanunuâna dayanarak Av Turizmi Yönetmeliğiâni yürürlüğe koymuştur.
AVCILIK
Yukarıda da belirtildiği gibi avcılık, insanoğlunun varoluşu ile başlayan ve değişerek bugüne kadar gelen bir olgudur. Günümüzde avcılık, değişik ülkeler ve aynı ülke içerisindeki insanlar için bile çok değişik şekillerde algılanmaktadır. Olaya vahşi doğanın korunması anlamında evrensel bir yaklaşım getirmeye çalıştığımızda; avcılık, âbütün dünyada doğanın önemli bir unsurunu oluşturan, serbest yaşayan tüm hayvanların bilinçli korunması, çevre ile yaban hayvanlarının sayısal varlıkları arasında gerekli olan dengenin bilinçli şekilde sağlanabilmesi ve mümkün olduğu kadar çok sayıda yaban hayvanı çeşitlerinden sürekli yararlanabilme olanağıâ (Ege: 1996, 51) şeklinde tanımlanabilir. Bu tanım, aynı zamanda sürdürülebilir avcılık kavramını da gündeme getirmektedir.
Yukarıda belirtilen âsürdürülebilir avcılıkâ anlayışına göre, avcılığın amaçlarını aşağıdaki şekilde sıralamak olasıdır ( Alpat: 1989, 12) :
1. Çok değişik türdeki yaban hayvanlarının varlığını, yaşam ve beslenme alanları ile dengeli bir şekilde korumak,
2. Bitki çeşidi zenginliği de dahil, her cins av hayvanı için gerekli olan yaşama ortamlarının korunması suretiyle barınma ve beslenme alanlarının tahrip edilmesini önlemek,
3. Yaban hayvanlarının soylarının tükenmemesi için gerekli önlemleri almak,
4. Devamlı izlemek suretiyle av hayvanlarının aşırı üremesine engel olmak,
5. Yasak avlanmalara ve bulaşıcı hastalıklara karşı koruyucu önlemler almak,
6. Yaban hayvanlarının korunmalarını sağlamak amacı ile yapılan çalışmalara yardımcı olmak,
7. Tarımın, ormanların ve balıkçılığın korunmasına aykırı olan karar ve uygulamalara mümkün olduğu ölçüde engel olmak ve
8. Avcılığın yasa ve kurallara uygun olarak yapılmasını ve bunun için gerekli önlemlerin alınmasını sağlamak.
Avcılık olayına Türkiye açısından baktığımızda, değişik türde avcılık anlayışına sahip olan ve anlayışları doğrultusunda av yapan iki grup karşımıza çıkmaktadır.
⢠Birinci grup; evrensel anlamdaki avcılık tanımına uygun olarak, profesyonel seyahat acentaları tarafından yapılan av turizmine katılan yerli ve yabancı avcılar ile yine bu tanıma uygun hareket eden, ama av turizmi kapsamı dışında avcılık yapan (az sayıda da olsa belli bir kültürel ve ekonomik düzeye ulaşmış ) yerli avcılardan oluşmaktadır.
⢠İkinci grup; evrensel anlamdaki avcılık tanımının tam tersine çoğunlukla, öldürme ve kendini tatmin etme güdüsüyle, çok ender olarak da beslenme güdüsüyle ve bilinçsizce avlanan avcılardan oluşmaktadır. âTürkiyeâde bulunan 4.5 milyon civarındaki avcınınâ (Karakaya. 1995, 35) büyük çoğunluğunu oluşturan bu grup için avcılık, sorumluluktan uzak ve oldukça kolay olan bir uğraştır. Bu gruba giren avcıların yalnızca hayvan öldürmek amacıyla hareket eden, doğaya saygı göstermeyen insanlardan oluştuğu söylenebilir.
âSürdürülebilir avcılık anlayışınınâ amaçları olarak belirtilen ölçütler göstermektedir ki; avcılık, ikinci grupta yer alan ve eline tüfek alan her insanın yapabileceği sıradan bir iş değildir. Avcılığı sıradan ve eline tüfek alan her insanın katılacağı bir faaliyet olmaktan çıkarabilmek ve âsürdürülebilir avcılık anlayışıânı Türkiyeâde geçerli kılabilmek için çok ciddi yasal düzenlemelere ivedilikle gereksinim duyulmaktadır. Geçmişten günümüze yapılan yasal düzenlemelerin kaçak, düzensiz ve bilinçsiz avlanmayı tam olarak engellediğini söylemek olası değildir. Bunun bir göstergesi olarak, yıllarca sürdürülen bu tip avlanmalar, çevre kirliliği, av hayvanlarının yaşam alanlarının yok edilmesi vb. gibi olumsuz dış etkiler sonucunda, Türkiyeânin bir çok bölgesinde yaşayabilen hayvanların bir kısmının tamamen yok olması ve bir kısmının ise çok dar alanlarda yaşamaya mahkum olmalarıdır. Örneğin; geyik, karaca, yaban keçisi, yaban koyunu gibi nadide av hayvanları, neredeyse nesli tükenecek derecede azalmışlardır (Umar: 1995,39).
Doğadaki varlıkların kendi doğal süreçleri dışında yok edilmeleri veya işlevlerinin yerine getirilmesinin engellenmesi, zincirleme bir etkiyle doğanın içinde var olan dengeyi bozabilmektedir. Örneğin; Denizlide Milli Parklar Av Yaban Hayatı Mühendisliğinin doğaya saldığı 300 sülün kuşu uyum sağlayamayıp tilkilere yem olunca, köylüler, tilkilerin yuvalarına zehirli yiyecek koyarak ölmelerine, tilkilerin ölmesi ise bölgedeki fare sayısının artmasına neden olmuştur. Bunun sonucunda sayıları artan fareler, ekili tarım arazilerine zarar vermeye başlamışlardır (Hürriyet Gazetesi, 10 Ağustos 1999).
Doğada yaban hayatı ve av hayvanları aleyhine bozulan dengenin tesisi, çoğu zaman olanaksız, olanaklı olduğunda ise çok pahalıya mal olmaktadır. Örneğin; Amerika Birleşik Devletleriândeki Yellow Stone Ulusal Parkıândaki kurtların evcil hayvanları öldürdüğü gerekçesiyle bütünüyle insanlar tarafından yok edilmesi sonucunda, Yellow Stone Ulusal Parktaki doğal denge bozulmuş ve parkta yaşayan diğer hayvanlar, parkın kaldıramayacağı kadar aşırı çoğalmaya başlamıştır. Durumu fark eden yetkililer, parktaki eski doğal dengeyi yeniden kurabilmek için önemli miktarda para ve emek harcayarak Kanadaâdan kurt getirtip, parkta çoğalmalarını sağlamışlardır (
Linkleri görebilmek için Turkmmo Forumuna ÜYE olmanız gerekmektedir.
htm). Bu nedenle, Türkiyeâde doğal dengenin korunabilmesi ve sürdürülebilmesi için gerekli yasal önlemlerin zamanında alınması ve etkin şekilde uygulanması, sürdürülebilir avcılık açısından önemli hale gelmektedir.Av ve yaban hayvanlarının soylarının tükenmesini önlemek amacıyla, dünyanın pek çok ülkesinde koruma programları geliştirilmiş ve uygulamaya konulmuştur. Söz konusu bu koruma programları, bütün dünyada avcılığın ve av turizminin gelişmesinde önemli bir yer tutmaktadır (Ege: 1996, 54). Örneğin, Amerika Kıtası keşfedildiğinde sayıları birkaç yüz bin olarak öngörülen geyiklerin, sürdürülebilirlik ile uyumlu av turizmi uygulamaları sonucu, her yıl 12 milyona yakını avlanmasına karşın, şu andaki sayıları milyonlarla ifade edilmektedir. Bu göstermektedir ki; av turizmi, bu ülkedeki geyikleri tüketmemiş aksine çoğaltmıştır (Karakaya:1995, 138).
AV TURİZMİ
Turizm: İnsanların sürekli yaşadıkları ve her zamanki olağan gereksinimlerini karşıladıkları yerlerin dışına yaptıkları seyahatleri ve geçici konaklamalarından doğan olay ve ilişkilerin bütünüdür.
Bir başka tanıma göre de, turizm, genel anlamda insanların sürekli yaşadıkları yer dışında siyasi bir amaç gütmeksizin dinlenme, eğlenme, gezme, görme, iş, merak, kültür, spor yapma, deneyim kazanma vb. amaçlarla yaptıkları geçici seyahat ve konaklamalarından doğan iş ve ilişkiler bütünüdür.
Av turizmi ise, avcıların sürekli yaşadıkları yer dışındaki bir bölge veya ülkede avlanmak, dinlenmek ve spor yapmak amacı ile yaptıkları geçici seyahat ve konaklamalarından oluşan ve gidilen ülke ve bölge ekonomisine önemli katkılar sağlayan bir turizm türüdür. Turizmin 18 ana değişik uygulama şeklinden biri olup avcıların belirlenmiş ilkelerle yaptıkları av etkinlikleridir. (Ege: 1996, 54).
Devlet Planlama Teşkilatı Özel İhtisas Komisyonunun ormancılık ile ilgili hazırladığı raporda av turizmi, âav kaynaklarının yerli ve yabancı avcıların kullanımına sunulması, bu kaynakların estetik ve turistik yönlerden değerlendirilmesi suretiyle ülke ekonomisine katkıda bulunmasını amaçlayan turizm faaliyetidirâ şeklinde tanımlanmaktadır (DPT: 1985, 251). Dolayısıyla, av turizmi turizmin bir parçası olup, yerli ve yabancı avcıların avlanmak amacıyla gittikleri yerlerde, başka özellikteki yaşama biçimlerini görüp dinlenmelerine ve spor yapmalarına olanak sağlayan, bölge ve ülke ekonomisine katkıda bulunan bir kaynaktır. Bu nedenle, ülkenin av potansiyelinden sürdürülebilirlik çerçevesinde yararlanabilmek, doğadaki bütün yaban hayvanlarının türlerini kendi yaşam ortamlarında sürekli kılacak sayıda olmalarını sağlayan tüm tedbirlerin alınması gerektirir. Bugün dünyada bir çok ülke av turizmi sayesinde, hem av hayvanlarının yaşam alanlarını ve kendilerini koruyabilmekte, hem de ülke ekonomilerine katkı sağlayabilmektedir (Usta: 1994, 70). Bu bağlamda; av turizminin, özellikle gelişme uğruna doğanın bilinçsizce tahrip edildiği, gelişmekte olan ülkeler açısından doğal dengenin korunması için bir gereklilik olduğunu söylemek olasıdır. Aksi takdirde, bu ülkeler doğal kaynaklarının bir kısmını kullanmaktan vazgeçmenin ötesinde, yetersiz olan ekonomik güçlerinin bir kısmını bu kaynakların korunması için harcamak zorunda kalabileceklerdir. Türkiyeânin henüz av turizmini geliştirerek, av turizmi için kullanılabilecek alanları koruyup çoğaltma şansına sahip olan ülkelerden birisi olduğu söylenebilir.
Türkiye'nin coğrafi yapısı, bitki örtüsü ve yaban hayatı bakımından av turizminin gelişmesine elverişli konumdadır. Av turizmine açılacak avlaklar, ülkemizin av hayvanı potansiyeli dikkate alınarak, Orman Bakanlığı (Milli Parklar, Av ve Yaban HayatıGenel Müdürlüğü) tarafından tespit ve ilan edilmektedir. Yabancı turist avcılar, Orman Bakanlığınca A Grubu Seyahat Acentalarına verilen Av Turizmi İzin Belgesi ile avlanabilmektedirler. Ayrıca, yabancı turist avcılar Orman Bakanlığı Milli Parklar veAv-yaban Hayatı Genel Müdürlüğünce tescil edilen özel avlaklarda, sadece buralarda üretilip serbest bırakılan türleri avlayabilmektedir. Seyahat Acentaları aracılığıyla avlanabilen yabancı turist avcılar, 6136 Sayılı Kanunun uygulanmasınailişkin yönetmelik ve MAK (Merkez Av Komisyonu)nun ilgili kararına göre, av tüfeği ve aksamını beraberlerinde getirebilmektedirler. Av İzin Belgeleri'nde; av partisine katılacak avcının adı, soyadı, uyruğu, yurdumuza giriş ve çıkış yapacaklarıgümrük kapıları ve tarihleri, avlanacakları yer, avlanma tarihleri ve avlayabilecekleri av hayvanı türleri ve sayıları belirtilmektedir.
2-Av turizminin amacı nedir?
Popülasyonu yeterli av hayvanlarının avına izin verilerek ülke ekonomisine katkıda bulunmak amacıyla av turizmi uygulamalarını yürütülmektedir.
Türkiyeâde Avcılık ve Av Turizmi
Tarih boyunca doğa ile iç içe yaşamaları nedeniyle, Türkler açısından av ve avcılık, vazgeçilmez bir uğraş olagelmiştir. Türkler, avcılıktan yiyecek ve giyecek ihtiyacının karşılanması yanı sıra, ordunun eğitimi ve yetiştirilmesinde de yararlanmışlardır (Ege: 1996, 104). Ancak, bu uğraşın büyük ölçüde bilinçsizce yapıldığı, bu durumun ise, Orta Asyaânın çölleşmesine ve bozkırlaşmasına katkıda bulunduğu söylenebilir. âTRTânin belgesel olarak gösterdiği âİpek Yoluânun Orta Asya ile ilgili kısımlarında geçen Gobi ve Taklamakan çöllerinin bir zamanlar, sulak ve ağaçlarla kaplı bir yöre olduğu, fakat doğada büyük oranda insanların sebep olduğu değişikliklerle çöle dönüştüğünün tespit edilmişâ (Serez: 1985, 141) olması, yukarıdaki savı destekleyici bir örnek olarak verilebilir.
Doğadan üretilenden fazlasını almak her zaman zarar getirmiştir. Osmanlı Devletiânin güçlü olduğu dönemlerde, avlanmaya düşkün bazı padişahlar ( I., II., III. ve IV. Muratâlar, Yıldırım Beyazıt, Fatih, Yavuz ve Kanuni Süleyman gibi ) 500âün üzerinde görevlileriyle, Trakya, Bursa ve Manisa yörelerinde avlanmışlardır. Fakat, o zamanlar doğada av kaynakları oldukça zengin ve nüfus yoğunluğu oldukça düşüktü. Ateşli silahların icadı vb. gibi etkenlerin yanı sıra, kara yollarının yapılmasına paralel olarak artan motorlu araçlarla hemen her yere ulaşılması ve denetimsiz olarak uzun süre sürdürülen avcılık sonucu kaynaklar giderek azalmıştır. 25-30 yıl öncesine kadar bir yasak ve sınırlama olmaması nedeniyle, Doğu Anadoluâda NATO görevlileriyle birlikte yerli avcıların helikopter ve modern silahlarla yaban keçisi ve yaban koyunu avlamaları bir sorun olmuştur. Binlerce hayvan o dönemde yok edildi. Yine aynı dönemlerde sayısız keklik ve Bafra yöresinde yaşayan sülünler NATO görevlileri tarafından kendi memleketlerine götürmüşlerdir (Serez: 1985, 141).
Her ne kadar Cumhuriyet döneminden önce de Osmanlı Devleti tarafından avcılık hakkında çeşitli yasal düzenlemeler yapılmışsa da, Osmanlı devletinin hem sınırlarının geniş olması hem de halkın bilinçsiz olması nedeniyle av alanlarının denetimi gerektiği şekilde yapılamamıştır. Bu düzensiz avcılık cumhuriyetin ilk yıllarında da olanca hızıyla devam etmiştir.
İlk kez ciddi anlamda avcılığa bir düzen getirilmesi ihtiyacı 1937 yılında duyulmuş ve bu amaçla 3167 Sayılı âKara Avcılığı Kanunuâ çıkartılmıştır. Av turizmi ise Türkiyeâde 1950 yılında başlamıştır. 1970âli yıllara kadar ülkemize gelen yabancılar, kendi olanakları ile avlanmışlardır. Bu yıllarda bazı seyahat acentaları av turizmini programlarına dahil etmişlerdir. Ancak seyahat acentaları aracılığı ile gelen yabancılar, herhangi bir yasaklama ve sınırlama olmaması nedeniyle katliamlara varacak şekilde avlanmışlardır. Bu olumsuz gelişmeler üzerine 1969-1970 av mevsiminde Merkez Av Komisyonu tarafından bir takım düzenlemeler yapılmıştır. Bu kapsamda, avlanmak av teskeresine bağlanmış, av turizmi izin koşulları ve özel av izin belgelerinin ana esasları belirlenmiştir (Turan: 1985,18).
Türkiyeâde av turizminin geliştirilmesi, kontrolsüz avlanmaların önlenmesi ve av kaynaklarından daha etkin şekilde yararlanmak amacı ile 1973 yılında 1618 Sayılı Seyahat Acentaları Kanunuâna dayanarak Turizm Bakanlığı ile Tarım Orman ve Köyişleri Bakanlığı tarafındanâAv Turizmi Yönetmeliğiâ çıkarılmıştır. Yönetmeliğe göre av turlarını ve partilerini düzenleme görevi seyahat acentalarına verilmiştir. Ancak, bu yönetmelik de kontrolsüz avcılığı engelleyememiştir. Kontrolsüz ve düzensiz avcılığı önlemek amacı ile Merkez Av Komisyonu, 1976-77 av mevsiminde Kara Avcılığı Kanunuâna dayanarak yabancıların Türkiyeâde avlanmalarını geçici bir süre için (1 yıl) yasaklamış, ertesi yıl ise yabancıların avlanmaları için yeni düzenlemeler yürürlüğe konmuştur (Turan: 1985, 18). 1977 yılında uygulamaya konulan bu düzenlemelere göre, yabancı avcıların avlanabilmeleri için ancak bir seyahat acentası aracılığı ile Türkiyeâye gelebilecekleri ve bir bedel ödeyerek avlanabilecekleri belirtilmiştir.
Türkiyeâde bilinçli ve gerçek anlamda av turizmi,ilk kez 1981 yılında Antalya Düzlerçamı bölgesinde başlamıştır (Karakaya: 1995, 35). Söz konusu bölgedeki yaban keçisi nüfusunun giderek artması üzerine yaban keçisi av turizmine açılmıştır. 1984 yılında ise, Artvinâde yaban keçisi ve ayı av turizmine açılmıştır. Bu avlaklarda yabancı avcılar yanında yerli avcıların da avlanabilmelerine orman bakanlığı tarafından izin verilmiştir (Ege: 1996, 107).
Türkiyeâde mülkiyet ve işletme bakımından devlet, özel ve genel olmak üzere üç gurupta toplanan avlaklar yaklaşık 72 milyon hektar genişliğindedir. Söz konusu avlaklarda değişik türde av hayvanı bulunmasına karşın bu türlerin sayısı normal kapasitelerinin altındadır. Av hayvanlarının normal yoğunluğa ulaşmaları halinde avlakların barındırabileceği av hayvanı sayısı 30.560.000 iken; bugün bu avlakların barındırdığı hayvan sayısı sadece 9.442.700 adet olarak tahmin edilmektedir (Ege: 1996, 106-109).
Türkiyeâde avcılık ve av turizmi organizasyonu devlet ile özel sektörün görevleri birbirinden farklı, ancak birbirini tamamlar niteliktedir. Devlet nesli tükenme tehlikesiyle karşı karşıya kalan veya sayıları azalan av ve yaban hayvanları türlerinin yaşama ortamları ile birlikte korunarak geliştirilmeleri, üretme istasyonlarında üretilen hayvanların uygun yaşama ortamı özelliğindeki alanlara tekrar yerleştirilmeleri, yurt düzeyindeki tüm avlaklarda av ve yaban hayvanlarının korunması, avcılığın düzenlenmesi ve kontrolünün sağlanarak yaşama ortamlarını bozucu olumsuz etkilerin en aza indirilmesi, araştırma ve üretme istasyonlarında türlerin biyolojik, fiziki yapıları ve üretimleri konularında çalışmalar, araştırmalar ve envanterlerini yapmak, av turizmini düzenlemek, sürekli ve planlı bir şekilde yararlandırmak gibi görevleri üstlenmiştir (DPT: 1985, 306). Devlet bu görevleri Milli Parklar ve Av-Yaban Hayatı Genel Müdürlükleri gibi Orman Bakanlığı bünyesindeki kurumlar aracılığı ile yürütmektedir. Özel sektör ise seyahat acentaları aracılığı ile av turizmi kapsamında av turları ve av partileri düzenlemekle görevlendirilmiştir.
Türkiye' de Avlanabilen Av Hayvanları
Türkiye'de avlanılmasına izin verilen yaban hayvanları türlerine ve avlanma sürelerine göre yıldan yıla değişmektedir. Bu değişiklikler her yıl düzenlenen Merkez Av Komisyonu Kararları ile belirlenir.
Büyük av hayvanlarından ayı, çengel boynuzlu dağ keçisi (şamua), yaban keçisi (bezoar), yaban domuzu, vaşak, kurt, çakal, tilki, av turizmi başlığı altında yerli ve yabancı avcıların kullanımına bedeli karşılığı sunulmuştur. Bunların dışında kalan avların, yabancı avcılara avlatılması sadece özel avlaklarda mümkündür. Yabancı avcılar özel avlakların haricinde, yukarıda adı geçen av hayvanlarından başka av hayvanlarını avlayamazlar.
Hayvan Türlerinin Araştırılması
Hayvan türlerini araştırmak amacıyla Türkiye'ye gelecek yabancı uyruklu araştırmacıların faaliyetleri ve bu konuda yapılan başvuruların belirli bir prosedür çerçevesinde ilgili birimlere iletilmesi tedbirleri de Orman Bakanlığı Milli Parklar veAv-Yaban Hayatı Genel Müdürlüğünce yürütülmektedir.
Ülkemizde gerçekleştirilecek araştırma izinleri konusundaki başvurular, ülke dışında T.C. Büyükelçilikleri, ülke içinde Dışişleri Bakanlığı kanalıyla Orman Bakanlığına yapılmaktadır. Başvuru sahiplerine izin verilebilmesi için, alanlarında ciddiçalışmaları ve eserleri olup olmadığı göz önünde bulundurulmaktadır...
Başvuru talepleri gerekli resmi makamlar tarafından incelendikten sonra uygun bulunması halinde belli koşullarda araştırma izni verilmektedir. Araştırma çalışması kapsamında, yaban hayvanlarından örnek toplanmasına ve yumurta vb. üretim materyallerininyurt dışına çıkarılmasına izin verilmemektedir.
AV TURİZMİ MEVZUATI
Avcılığın ve av turizminin ülke ekonomisi açısından taşıdığı önemi dikkate alarak bir çok ülkede olduğu gibi ülkemizde de av alanlarının korunması, av hayvanı üretme yerlerinin ve milli parkların kurulması ile ilgili yasal düzenlemeler yapılmıştır (Olalı ve Timur: 1988, 86).
Ülkemizde av turizmi ile ilgili 3167 sayılı Kara Avcılığı Kanunu ile 1380 sayılı Su Ürünleri Kanunu olmak üzere iki kanun bulunmaktadır. Bu iki kanun dışında konu ile ilgili Av Turizmi Yönetmeliği ile Su Ürünleri Yönetmeliği ve ayrıca yönetmelikler gereği çıkarılan sirküler ve komisyon kararları da önemli düzenleyici belgeler niteliğindedir (Can ve Güner: 1992, 60).
Kara Avcılığı Kanunu
Türkiyeâde av ve yaban hayatının korunması, kara avcılığının düzenlenmesine ilişkin esaslar, 1937 yılında yürürlüğe giren ve hala yürürlükte olan 3167 sayılı âKara Avcılığı Kanunuâ hükümlerine göre düzenlenmektedir. Söz konusu kanun, av hayvanlarının avlanmasına ve avcılığın teşvik edilmesine yönelik olarak hazırlanmıştır. Türkiyeâde yabani olarak yaşayan bütün memeli, kuş ve sürüngenlerin avı, Kara Avcılığı Kanunu hükümlerine göre yapılmaktadır.
30 maddeden oluşan Kara Avcılığı Kanunu av hayvanları ve sınıfları; av zamanı, avlanma yerleri ve avlanma araçları; avcılık izni; av işlerinin bakımı ve ceza hükümlerini içermektedir.
Kanunun 1. Maddesi âTürkiyeâde yabani olarak yaşayan faydalı ve zararlı hayvanların (memeliler, kuşlar, yerde sürünenler) her türlü vasıta ile avlanması bu kanun hükümlerine bağlıdırâ. demektedir. Ancak, hayvanları faydalı ve zararlı olarak ikiye ayırmak bilimsel dayanağı olmayan çağ dışı bir kavramdır. Bilimsel olarak doğal denge açısından bütün hayvanların faydalı olduğu kabul edilmektedir.
Adı geçen kanununun 2. Maddesinde av hayvanları avlanma zamanlarına göre üç gruba ayrılmaktadır.
1. Her Zaman Avlanabilenler:
⢠Memelilerden vaşak, kurt, çakal, yaban domuzu, pars, sırtlan, kaplan.
⢠Kuşlardan kargalar.
⢠Sürüngenlerden yılanlar, kaplumbağalar.
1. Belirlenen Zamanlarda Avlanabilenler:
⢠Memelilerden yaban kedisi, kokarca, sincap, sansar, su samuru, ceylan, gelincik,
porsuk, kunduz, tavşan, tilki, karaca, dağ keçisi, ayı.
⢠Kuşlardan keklik, yabani horoz, erkek sülün, tavus familyası, çil familyası, bıldırcın familyası, yaban ördeği, sarı asma, yaban kazı, kuğu kuşu, çulluk, turna, toy, kuzgun, bataklık kuşları.
1. Avlanması Her Zaman Yasak Olanlar:
⢠Memelilerden geyik, dağ koyunu, dağ keçisi yavrusu, karaca yavrusu, yarasa, kirpi.
⢠Kuşlardan turaç, ehli kumrular, kerkenez, çalı kuşu, guguk kuşu, ağaç kakan, çoban aldatan, dişi sülün, yaban tavuğu, bülbül familyası, çekirge kuşu, kırlangıç, leylek, puhu kuşu, baykuş, sığırcık.
Kanunun 2. Maddesinde her zaman avlanılabilecek hayvanlar 1. sırada sayılmaktadır. Bir hayvanın yılın 365 günü ava açık olmasının mantığını bugün için anlayabilmek ve kabullenebilmek olanaksız gibi gözükmektedir. Çünkü, kanun bu hayvanların yavrulama döneminde avlanmasını serbest bırakmıştır. Bu dönemde öldürülen bir hayvanın hamile olup olmaması yada henüz annesinin bakımına gereksinim duyan bir yavrusunun olup olmaması kanun koyucu tarafından dikkate alınmamış gibi gözükmektedir. Kanunda her zaman avlanılabilecek bu hayvanlar açıkça zararlı hayvanlar olarak belirtilmemiş olmalarına rağmen, kanun koyucunun bu hayvanları zararlı gördüğü ve dolayısıyla yok edilmeleri gerektiğini düşündüğü söylenebilir. Ne yazık ki kanunda sayılan bu hayvanlardan pars, sırtlan ve kaplanın artık Anadolu da yaşamadığı bilinmektedir. Bütün yıl boyunca avlanmalarına rağmen hala soyunu sürdürebilen hayvanların da Anadolu topraklarında sonunun gelmesini beklemeden, ivedilikle kanunda gerekli değişikliklerin yapılmalıdır.
Kanunun 2. Maddesinin 3. sırasında avlanması yasak olan hayvanlar sayılmaktadır. 63 yıldır sayılan türlerin avlanmasının yasak olmasına rağmen, yasağın uygulanabilmesi için gerekli olan hem uygulayıcı ve denetleyici birimlerin görevlerini gerektiği düzeyde yapamamaları ve hem de sosyo-kültürel altyapının yetersiz oluşu nedeni ile bu hayvanların bilinçsizce avlanılmasına devam edildiği gözlemlenmektedir. Bir taraftan, bu bilinçsiz avlanma sonucunda avlanılması kanunla yasaklanmış olan geyik, karaca vb. gibi kimi türlerin Anadolu da ki yaşam alanı oldukça daralmıştır. Öte taraftan, koruma alanı ilan edilen alanlardaki kimi türler belli bir sayısal büyüklüğe ulaşmış olmasından dolayı, her yıl yaşlılıktan ve diğer doğal yollardan ölen hayvan sayısı da oldukça fazladır. Örneğin, Konya da ki dağ koyunu. Koruma alanlarında belli bir sayıya ulaşan türlerin av turizmine açılarak doğal yollardan ölecek olan hayvanlardan gelir elde edilmelidir. Kaldı ki av turizmi av turizmine açılan hayvanların sayılarını azaltmanın ötesinde artırmaktadır. Örneğin; âAntalya bölgesinde ki dağ keçisinin av turizmine açıldıktan sonra bölgedeki sayıları önemli oranda artmıştır. Çünkü, gerek yerli halk ve gerekse devlet (Orman Bakanlığı Av-Yaban Hayatı Genel Müdürlüğü) bu hayvanların avlanmasından ekonomik gelir elde etmeye başlamışlardır. Dolayısıyla hem yerel halk hem de devlet bu hayvanların değerini daha iyi kavramış ve daha ciddi korunmaya başlamıştırâ (Karakaya: 1995, 37).
7. madde ile her zaman avlanabilen hayvanlardan başka hayvanların yavru ve yumurtalarını ve bunların her tür bağ ve bahçeler dışındaki yuvalarını bozmak yasaklanmıştır.
Bu madde her zaman avlanılabilecek hayvanların adete soyunun tüketilmesini teşvik eder niteliktedir. İster zararlı! isterse faydalı olarak kabul edilsin, hiçbir hayvanın yavrusunun öldürülmesinin, yumurtasının çalınmasının ve yuvasının bozulmasının yasaklanmamış olması, yani serbest bırakılması günümüzde ne bilimin nede aklın kabul edebileceği bir olgudur.
Kara Avcılığı Kanunuânda av izni ile ilgili hükümler 10-15. maddeler arasında yer almaktadır.
Söz konusu kanunun konuyla ilgili maddelerinde avcılık izninin av tezkeresiyle alındığı ve bu tezkerenin yörenin en yetkili mülki amiri tarafından verileceği ve herhangi bir yerden alınmış av tezkeresinin Türkiyeânin her yerinde (Madde 10), ne zaman verilmiş olursa olsun verildiği tarihten sonra gelen altıncı yılın başlangıcına kadar geçen süre içinde 5 yıl süre ile kullanılabileceği (Madde 12- değişik: 3519- 12.1.1989) hükme bağlanmıştır.
Kanunun av tezkeresi ile ilgili hükümlerine göre âTürkiyeâde av tezkeresi almanın oldukça kolay olmasından dolayı Türkiyeâde Yaklaşık 4.5 milyon tezkereli avcı bulunmaktadır. Oysa bu sayı Almanyaâda sadece 350 bindirâ (Karakaya: 1995, 35).Türkiyeâdeki avcı sayısının bu kadar çok olmasının en önemli nedeni; av tezkeresi alabilmek için 18 yaşını doldurmuş olmak ve mahalli avcı derneklerinden avcı olunduğuna dair bir belge alınmasının yeterli olmasıdır(Ege: 1996, 114). Ayrıca, bu kişilerin eğitim düzeyine bakılmamakta ve bir sınavdan geçirilmemektedir. Avlanma ruhsatı alan kişiler, avlanma mevsiminde korunan Milli Park ve Av Üretme-Koruma Sahaları dışında Türkiyeânin hemen her yerinde avlanabilmektedirler. Oysa, gelişmiş ülkelerde av tezkeresi almak isteyen kişi oldukça geniş kapsamlı bir sınavdan geçirilmekte ve söz konusu sınavda av tezkeresi sahibi olacak kişinin; av türleri, yaban hayvanlarının biyolojisi, yaban hayvanlarını koruma, av hayvanlarının yapacağı zararları önleme, tarım, orman yetiştirme, silah taşıma yetkisi, silah tekniği, avcılıkta kullanılan silahlar, av köpeklerinin sevk ve idaresi, vurulan av hayvanlarının işlenmesi sırasında besin maddesi olarak kullanılması halinde sağlığa zararlı olup olmadığının belirlenmesi için bilinmesi gereken hususlar ile yaban hayvanları ve doğayı koruma mevzuatı hakkında yeterli bilgiye sahip olması beklenmektedir. Bunun yanında atışlarda belli bir isabet yüzdesine ulaşmakta gerekmektedir (Serez, 1985: 142).
Türkiyeâde de av tezkeresi almak isteyenlerin kapsamlı bir sınavdan geçirilmeleri gerekmektedir. Bu sınavda kişilerin avcılık ile ilgili teorik ve pratik temel bilgilere sahip olup olmadıkları araştırılmalıdır.
17. maddenin B bendi av komisyonlarını âzararlı hayvanların öldürülmesine çalışmak ve bunun için sürek avları yaptırmakâla görevlendirmiştir. Burada da Kanunun 1., 2.ve 7., maddelerindeki anlayışın geçerli olduğu görülmektedir.
Madde 20. Köy ve kır bekçilerini mıntıkalarındaki kaçak avcıları yakalamakla görevlendirmektedir. Ancak, kaçak avı yapan insanlar genellikle kır ve köy bekçilerinin kendi köyünden ya da komşu köylerden insanlar olmalarından ve bu bekçilerin olayın önemini bilmemelerinden dolayı kanunun bu emrinin pek uygulanmadığı söylenebilir.
Söz konusu kanunun geriye kalan maddeleri, tezkeresiz avlananlar ile avlanmanın yasak olduğu yerlerde avlananlara uygulanacak cezai hükümleri tespit etmiştir. Her ne kadar bu cezalar Merkez Av Komisyonu tarafından günün şartları da dikkate alınarak yenilenmekteyse de 1998 yılında Kayseriâde meydana gelen tilki katliamında günün şartlarına göre belirlenen bu cezaların da ne kadar yetersiz olduğu ortaya çıkmıştır.
Kısaca 1937 yılında yürürlüğe giren Kara Avcılığı Kanunu;
Hayvanları yararlı ve zararlı olarak ikiye ayırıp; zararlı olarak görülenlerin soyunun tükenmesini adeta teşvik etmekte oluşu,
⢠Av tezkeresi alımını fazlasıyla kolay kılması,
⢠âAv hayvanlarının üretimine ve ekonomik potansiyel olarak önemine ağırlık veren hükümleri kapsamaması,
⢠Cezai hükümlerin zamanla etkinliklerini bütünü ile kaybederek sembolik hale gelmesi,
⢠Uygulayıcı ve denetleyici birimleri yeterince belirleyememesi,
⢠Özel avlakları teşvik etmemesi gibi nedenlerle günümüz ihtiyaçlarını karşılamakta yetersiz kalmaktadır â (Ege: 1996, 114).
Kanunun bu yetersizlikleri Merkez Av Komisyonu kararları ile güncelleştirilmeye çalışılıyorsa da, yeterli olamamaktadır. Bu nedenle Kara Avcılığı Kanunuânda ciddi bir takım değişikliklerin yapılması gerekmektedir. Yapılacak bu değişiklikler, bilimin kabul ettiği kriterler doğrultusunda ivedilikle yapılmalıdır. Aksi takdirde bilinçsiz ve kaçak avlanmalar devam edeceğinden, şu anda Anadolu da yaşamakta olan bir çok hayvan türünü de gelecekte görmeyebiliriz.
Av Turizmi Yönetmeliği
Türkiyeâde avcılık faaliyetleri, 3167 sayılı âKara Avcılığı Kanunu hükümlerine göre düzenlenmekte, bu düzenlemenin turizm ile ilgili kısmı ise âAv Turizmi Yönetmeliğiâ kapsamında ele alınmaktadır.
Türkiyeâde av turizminin geliştirilmesi ve canlandırılması amacı ile 1972 yılında yürürlüğe giren 1618 sayılı Seyahat Acentaları ve Seyahat Acentaları Birliği Kanunuâna dayanarak Turizm Bakanlığı ile Tarım Orman ve Köy İşleri Bakanlığı bir araya gelerek 1973 yılında Av Turizmi Yönetmeliğini Çıkarmışlardır (Usta: 1994, 72). Bu yönetmeliğin amacı 1. Maddesinde âyurdumuza turist getiren, av turları ve av partileri düzenleyen, bunların dışında yaban hayatı ve ornitolojik özel turlar ve programlar tertip eden seyahat acentalarının faaliyetlerini düzenlemek, av organizatörleri ile kılavuzları yetiştirmek organizatörlük ve kılavuzluk kursları açmak suretiyle yurdumuz turizm ekonomisine katkıda bulunmaktırâ (Kozak: 1999, 651) şeklinde belirtilmektedir.
Yönetmeliğin 7. Maddesine göre (A) ve (C) grubu seyahat acentalarının Orman Bakanlığı tarafından tesis edilen sahalar (Yaban Hayatı Koruma Sahaları ve Milli Parklar) içinde düzenleyecekleri özel ornitolojik ve yaban hayatını tanıtıcı turlar ile foto-safari partileri için özel izin almaları gerekmektedir. Ancak, seyahat acentaları organizasyon zorluğu ve talep yetersizliği nedeniyle bu tür av turları ve partileri düzenleme eğiliminde değildirler (Can ve Güner: 1992, 62)
Türkiyeâde faaliyette bulunan seyahat acentalarından 155âi av turları ve av partileri düzenleyebilmek için Orman Bakanlığıândan âAv Turizmi İzin Belgesiâ almıştır. Ancak, bunlardan sadece 6âsı (Nature Tours, Safari Tours, Pamfilya Turizm, Luna Tur, Jungle Turizm ve Doğuş Tur) 1996 yılında aktif olarak av turizmi ile ilgilenmekteyken (Ege: 1996, 116); bugün bu sayı bire (1) inmiştir.
Yönetmeliğin 12. maddesine göre avcı turistlerin beraberinde getirecekleri ateşli silahlara ilişkin kanun kararnamelere uygun özellikteki av silahı ve av malzemelerinin cins ve miktarlarının Turizm Bakanlığıânca ilgili acentalara duyurulacağı belirtilmektedir. Ancak, silah ve malzemelerin cins ve miktarları 17 şubat 1982 tarih ve 17608 Sayılı Resmi Gazeteâde yayımlanan yönetmelik ile saptanıp duyurulduğundan Turizm Bakanlığıânın yönetmelikte belirtilen söz konusu işlevi ortadan kalkmıştır.
Yönetmeliğin 16. maddesine göre seyahat acentaları tarafından kullanılacak av organizatörü ve kılavuzları ve posta başlarının söz konusu yönetmeliğin 22. maddesi hükmüne göre açılacak kurslardan mezun olmaları ve bunu belgelendirmeleri zorunlu görülmüştür. Yönetmeliğin 22. maddesi ise, av organizatörü ve av kılavuzu yetiştirmek amacı ile Turizm Bakanlığı ile Orman Bakanlığıânın ortaklaşa organizatörlük ve kılavuzluk kursları açacaklarını belirtmekte; 23. Madde ile seyahat acentalarının halen av organizatörü veya rehber olarak çalıştırdıkları elamanların bu kurslara katılarak belge almadan av organizatörlüğü ve av kılavuzluğu yapamayacakları; 24. madde ile av organizatörleri ve av kılavuzlarının Turizm Bakanlığı ile Orman Bakanlığı tarafından her yıl birlikte saptayarak Temmuz ayı sonuna kadar ilgili seyahat acentalarına bildirecekleri ücret miktarından fazla günlük ücret talep edemeyecekleri hükme bağlanmıştır.
Ancak, 16, 22, 23 ve 24. Madde hükümleri şimdiye kadar hiç uygulanamamıştır. Seyahat acentalarının Orman Bakanlığı tarafından tespit edilen avlaklarda düzenledikleri büyük avlarda her iki avcı için bulundurmaları gereken bir kılavuz küçük avlarda her 10 kişi için bulundurmaları gereken bir kılavuz temini,devletin maaşlı memurları olan ve aslında ormanın doğal ve insan kaynaklı tehlikelere karşı korunmasından sorumlu, yetiştikleri Orman Muhafaza Memurları okullarında zooloji, ekoloji ve yabancı dil eğitimi almayan Orman Muhafaza Memurlarının ve işe yalnızca yöreyi tanıma ve avcılığa yatkınlık ölçütleriyle alınan Orman Bekçilerinin kılavuz olarak görevlendirilmeleriyle mümkün olmaktadır. Hayvan türleri ve yaşamlarına ilişkin bilgilerden genellikle yoksun olan bu memurların turistin hangi hayvanı vurduğunu anlamsı, yabancı dil bilmeden turistle iletişim kurması ve onu denetleyip yönlendirebilmesi oldukça zordur. Diğer yandan, anılan memurların kılavuz olarak görevlendirildikleri süre sırasında asli görevlerinin aksaması da kaçınılmaz olmaktadır. Ayrıca, kılavuzluk için ek bir ücret almayan bu memurların bahşişlerini yükseltebilmek için yabancı avcılara, uyulması gereken kuralların ihlali konusunda fazla hoşgörülü olabildikleri de gözden uzak tutulmamalıdır (Can ve Güner: 1992, 62).
Yönetmeliğin 18. maddesinde Kara Avcılığı Kanununda var olan ayrımcılığı ile tekrar karşılaşılmaktadır. Çünkü 18. madde avcı turistlerin, yurdumuzda; tespit edilen sayıda avladıkları avı serbest olan av hayvanlarının sadece trofe, post, deri ve tahnitlerinin; tespit edilen limitleri içinde avladıkları küçük av hayvanlarının etiyle birlikte; hiçbir izne tabi olmadan yurt dışına çıkarabilecekleri veya avcı turistlerin istekleri üzerine seyahat acentaları tarafından adreslerine gönderilebilecekleri; buna karşın avı yasak olan av hayvanlarının trofe, deri post ve tahnitlerinin yurt dışına çıkarılmasının yasak olduğu belirtilmektedir. Diğer yandan, yönetmelik kapsamında bulunmayan ve bireysel olarak avlanan yerli avcıların bu tarifelere tabi tutulmaması, sadece örgütlü turlara katılan yerli avcıların bu tarifelerle yükümlü oldukları şeklinde bir yoruma neden olmakta ve bu durum yerli avcılar için örgütlü av turları düzenlenmesini olumsuz etkiler gözükmektedir.
Merkez Av komisyonu Kararları
3167 sayılı Kara Avcılığı Kanunuânun 16.maddesi gereğince oluşturulan Merkez Av komisyonu, her yıl av mevsimi ile ilgili olarak bütün yurtta geçerli olacak avcılık ve av turizmi ile ilgili esasları belirlemektedir. Komisyon kararları ile Kara Avcılığı Kanunuândaki bazı eksikler, günün şartlarına uygun olarak giderilmeye çalışılmaktadır. Bu yönüyle Merkez Av Kararları av turizmi ile ilgili günün koşullarına uygun en önemli hukuki düzenleme niteliğindedir.
Merkez Av Komisyonu:
1. Tanımlar, avlanma süreleri, avlanma limitleri ve koruma altına alınan türler;
2. Yasaklanan avlanma usul ve şekilleri;
3. Avlanmanın yasaklandığı sahalar,
4. İl, ve ilçe av komisyonlarınca alınan yasak kararları,
5. Av turizmi ile ilgili genel esasları, avına izin verilen türler ve yerleri, avlanma tarihleri ve avlanma bedelleri, av süresi, yerli avcıların avlanma esasları ve avlanma ücretleri, avda kullanılacak silahlar, trofe ve etler ;
6. Yurdumuzda yabancı uyruklu kişilerin avlanmaları.
Avcılıkla ilgili genel hükümler (diğer yasaklar, kısıtlama ve izinler; silahların nakil vasıtalarıyla taşınması; av suçlarında el konulan av hayvanlarının değerlendirilmesi, özel avlaklar; tazminatlar ve fahri av müfettişliği) ile ilgili uygulama esaslarını belirlemekle görevli bir komisyondur. Komisyonun 1999-2000 Av Dönemi ile ilgili kararları 27.05.1999 tarih ve 64 sayılı karar numarası ile alınmış ve 3.6.1999 tarihli Resmi Gazeteâde yayınlanarak yürürlüğe girmiştir. Söz konusu kararlar genel hatları ile yukarıda sıralanan konuları içermektedir.
Merkez Av Komisyonuânun 1999-2000 Av Dönemine İlişkin aldığı kararlara göre, 3167 sayılı Kara Avcılığı Kanunuânun 2. maddesinin 2. fıkrasına giren av hayvanları avlanma sürelerine göre üç gurupta toplanarak her grubun avlanma zamanı tespit edilmiş ve o süreler dışında avlanmanın yasak olduğu belirtilmiştir.
Avına tespit edilen süreler içinde izin verilen av hayvanlarının avcı başına, bir av günü için avlanabilecekleri av hayvanı miktarı; tilki tavşan ve sansar için 1 er adet; ada tavşanı, kınalı keklik ve kum kekliği ve çulluk için 2âşer adet; bağırtlak, sakarmeke ve yaban kazı için 3âer adet; yaban ördeği için 4 adet; bıldırcın için 10 adet, üveyik güvercin ve avına izin verilen diğer türler için ise 8âer adet ile sınırlandırılmıştır. Ancak, uygulamada avlanabilecek av hayvanları miktarlarına uyulmadığı gibi; av takvimine de uyulmamaktadır. Bu yasakları devletin kolluk güçleri aracılığı ile tam olarak uygulayabilmesi bir taraftan cezaların caydırıcılığına, diğer taraftan halkın bu konuda eğitilip bilinçlendirilmesine bağlıdır. Bugün için yukarıda belirtilen koşullar var olmadığına göre bu yasakların uygulanması da pek olası gözükmemektedir.
Kara Avcılığı Kanunuânun 2. maddesinin üçüncü bendine göre avı yasaklanarak koruma altına alınmış olan hayvanlar ile aynı kanunun 3. ve 5. maddeleri ile Merkez Av Komisyonuâna verilen yetkiye dayanarak bu av mevsimi için korunmaya alınan memeli hayvanlar ve kuşlar familyası ve türleri de tespit edilerek bir liste halinde belirtilmiştir. Söz konusu listede belirtilen hayvanların avlanmaları yakalanmaları ve nakledilmeleri yasaklanmıştır. Ancak, söz konusu listede yer alan bazı hayvanların tarıma ve mala zarar vermeye başlamaları halinde avlanmalarının zarar mahallinde belirlenerek avlanmasına Milli Parklar ve Av-Yaban Hayatı Genel Müdürlüğü tarafından izin verilebileceği belirtilmiştir.
Vahşi hayvanların yaşadıkları bölgede barınabildikleri zaman insanlardan uzak durduğu gerçeği göz önüne alınacak olursa yaşadıkları bölgeye sığmayacak kadar aşırı çoğalmadıkları sürece tarıma yada mala zarar vermeyeceği söylenebilir. Dolayısıyla, söz konusu hayvanların tarıma ya da mala zarar vermesini beklemeden, doğanın kaldırabileceği üst sınır belirlenip hayvanların sayısı bu üst sınırı aşmayacak şekilde av turizmi yapılabilir
Türkiyeâde koruma çalışmaları, tür koruması ve alan koruması şeklinde uygulanmaktadır. Koruma çalışmaları sonucunda Antalya-Düzlerçamıânda bulunan ve sayıları 1966âda 7 adet olan ala geyik sayısı bugün 700âe, Konya-Bozdağâda bulunan Anadolu yaban koyunu sayısı 25âden 2000âe ulaşmıştır. Türkiyeâde av hayvanlarının korunması ve üretilmesi amacıyla kurulan çok sayıda yaban hayatı koruma sahası bulunmaktadır (Ege: 1996,124). Ancak, hayvanların korunması ve çoğaltılması çalışmalarında bilimsel yöntemlerden yeterince yararlanıldığı söylenemez. Konya Dağ Koyunuânda olduğu gibi ya koruma alanı ilan edip tel örgüyle çevriliyor, hiçbir genetik araştırma yapmadan kendiliğinden çoğalmaları bekleniyor yada koruma alanı ilan edilip avlanmak yasaktır tabelası dikildikten sonra o alanla hiç ilgilenilmiyor.
1999-2000 av mevsiminde de kurt, çakal, yaban domuzu, kuyruk süren, saksağan ve kargaların bütün bir yıl avlanmaları serbest bırakılmıştır.
3167 sayılı Kara Avcılığı Kanunuâna göre de zararlı hayvan olarak kabul edilen ve avlanmalarının her zaman serbest bırakıldığı bu hayvanların Merkez Av Komisyonu da zararlı olarak kabul etmektedir. Oysa, daha önce de belirtildiği gibi doğada zararlı hayvan diye bir olgu yoktur ve doğa bir denge üzerine kuruludur. Hayvanlar ancak yerleşim bölgelerine oranla aşırı sayıda çoğaldıkları zaman ya da yerleşim bölgeleri kentleşme, tarım alanı açma, çevre kirliliği vb. nedenlerle küçüldüğü zaman yaşamalarını sürdürebilmek için çevreye zarar vermeye başlarlar. Diğer bir değişle insanoğlu doğayı görünüşte kendi lehine kullandığı ve doğada yaşayan diğer canlıları dar alanlara hapsettiğinde, doğaldır ki hayvanlar bu alana sığmayacak ve bir zamanlar yaşam alanları olan bölgelerdeki insan unsuru için tehlike arz etmeye başlayacaktır. Gerçekte bu gelişme uzun vadede sadece diğer canlılar için değil insanoğlu için de tehlikeli bir gelişmedir. Dolayısıyla, insanoğlu kendi refahını artırırken, bu refahı sürekli kılabilmek için tüm canlıların yaşam hakkı olduğu bilinciyle doğal dengenin korunmasına azami özeni göstermelidir. Doğal dengenin korunmasında ki temel ölçüt nüfus artışı olmalıdır. Nasıl ki insanoğlu kendi nüfusunu kontrol etmek için nüfus planlaması uygulamaya çalışıyorsa hayvanlar için de nüfus planlaması uygulamalıdır. Hayvanların nüfus planlaması için kullanılabilecek araçlardan bir tanesi koruma programları ise, diğeri de avlanmalarına izin verilmesidir.
Merkez Av Komisyonuânun 1999-2000 yılına ilişkin aldığı kararlarda yasaklanan avlanma yöntem ve şekilleri de ayrıntılı biçimde tespit edilmiştir. Yine, söz konusu kararlarda avlanmanın yasaklandığı avlanma alanları da geniş bir biçimde ele alınmıştır. Ancak, yasaklanan bu avlanma usullerine de tam olarak uyulduğu söylenemez. Bunun nedenleri ise; cezaların yetersiz oluşu, yasaların uygulanamayışı yada uygulanmayışı ve yetersiz denetimdir. Örneğin, projektör, far, lüks gibi araçlarla ve zehirle avlanmanın yasaklanmasına karşın köylerde traktör farlarıyla yapılan tavşan avı ve en son Kayseriâdeki tilki katliamında olayda da görüldüğü gibi zehirle avlanma devam etmektedir.
Söz konusu yönetmeliğin 14. maddesine göre seyahat acentaları, yaptıracakları avlar için, avlakların bağlı bulunduğu Milli Parklar ve Av-Yaban Hayatı Başmühendisliğine veya Orman işletme Müdürlüğüâne Milli Parklar ve Av-Yaban Hayatı Genel Müdürlüğüânce verilen özel avlandırma izin belgesini göstermek, kontrol ve denetim amacıyla av partisine refakat etmek üzere Milli Parklar ve Av-Yaban Hayatı Başmühendisliğiânce veya Orman İşletme Müdürlüğüânce görevlendirilecek orman Muhafaza Memuru veya ilgili personeli almak zorundadırlar.
Bu maddedeki hüküm Av Turizmi Yönetmeliğinin ilgili maddelerinde belirtilen seyahat acentalarının düzenleyecekleri büyük ve küçük avlarda kılavuz bulundurmaları hükmü ile çelişmektedir. Ancak, Av Turizmi Yönetmeliğiânin kılavuzla ilgili hükümleri pratikte zaten uygulanmadığından, bu madde pratiğe kanuni bir dayanak teşkil etmektedir.
Merkez Av Komisyonunun 1999-2000 yılı av mevsimine ilişkin belirlediği av turizmi esasları ve alınan kararlar ise şöyledir:
Madde 18. Av turizmi organizasyonları kapsamına alınan türlerin avlanma süre ve yerleri ile bunların avlanmasına ilişkin ava katılma ve avlanma ücretleri ve gerekli görülen bazı uygulama esasları aşağıda belirtilmiştir.
Avına İzin Verilen Türler ve Yerleri:
a) Milli Parklar Av ve Yaban-Hayatı Genel Müdürlüğünce izin verilen Antalya il sınırları içindeki (Merkez Orman İşletme Müdürlüğü Avlakları hariç) avlak alanlarında yaban keçisi ve vaşak, Antalya Merkez İşletme Müdürlüğü avlakların da Yaban Domuzu, Sivridağâda Yaban Keçisi, Adana-Pozantı-Karanfil Dağı ve Mersin-Tarsus-Cehennem Deresinde yaban keçisi ve vaşak, Kaçkar Dağlarında Çengel boynuzlu dağ keçisi, Artvin ili dahilinde Çengel boynuzlu dağ keçisi, yaban keçisi ve vaşak avlattırılabilecektir. Bütün yurt düzeyinde orman işletmeleri itibariyle tespit edilmiş avlaklar ve yukarıda sayılan avlaklarda yaban domuzu, kurt ve çakal ile imkanlar elverdiği ölçüde yaban keçisi avlattırılabilecektir.
Avlanma Tarihleri:
b) Yaban keçisi, çengel boynuzlu dağ keçisi ve vaşak avı 1 Ağustos 1999 â31 Aralık 1999 ve 1 Mart 2000- 31 Mart 2000 tarihleri arasında, yaban domuzu, kurt ve çakal avı ise bütün yıl yaptırılacaktır. Yine aynı maddenin e fıkrasında: Av partilerine 10 güne kadar izin verilecektir. Avcılar yaban domuzu, kurt ve çakalın haricinde avına izin verilen türlerden sadece birer adet avlayacaklar demektedir.
Kara Avcılığı Kanunu ve Av Turizmi Yönetmeliğinde var olan hayvanların yararlı ve zararlı olarak ikiye ayrılmaları ve zararlı olarak kabul edilenlerin yok edilmeleri gerektiği anlayışı Merkez Av Komisyonu Kararlarında devam etmektedir.
Yurdumuzda Yabancı Uyruklu Kişilerin Avlanmaları:
Madde 20- yurdumuzda devamlı olarak ikamet eden, resmi misafir veya geçici olarak görevli bulunan yabancı uyruklular ile turist avcıların avlanmaları;
a) Diğer Devletlerin Türkiyeâdeki diplomatik temsilciliklerinde (Büyükelçilik, Başkonsolosluk ve Konsolosluklar) görevli olan, diplomatik kimlik (1.sınıf kimlik) sahibi kişiler, karşılıklılık ilkesine bağlı olarak Türkiyeâde avlanabilirler. Karşılıklılık ilkesinin uygulanmasında Dışişleri Bakanlığının görüşü esas alınır.
Av turizminde amacın para kazanarak hem ülke ekonomisine hem de doğal dengenin korunmasına katkıda bulunmak olmasına rağmen Türkiyeâdeki diplomatların avlanmasının karşılıklılık ilkesine dayandırılması pek gerçekçi bir yaklaşım gibi gözükmemektedir.
Merkez Av Komisyonu kararlarının 21. maddesinin (b) fıkrasında; başvuruda bulunan kişilere Milli Parklar ve Av-Yaban Hayatı Genel Müdürlüğü ile işbirliği içinde ilgili avcı derneğince bir hafta süre ile eğitim verilecek ve sonucunda sertifika düzenleneceği belirtilmektedir.
Söz konusu eğitimde;
⢠Av ve yaban hayvanlarının üreme ve göç dönemleri,
⢠Av ve yaban hayvanlarının doğal denge içindeki yeri ve önemi,
⢠Av ve yaban hayvanlarını tanıması,
⢠Avın açılış ve kapanışı, av limitleri, yasak avlanma usulleri, yasak sahalar vb. hususları,
⢠Tüfek taşınması ve emniyeti ile ilgili bilgiler,
⢠Sağlık ve ilkyardım bilgileri verilecektir.
c) Dernekler, başvuran kişilerden avcılık yapmaya uygun olmayanları avcının ikamet ettiği yerin Av Tezkeresi veren birimine ve Milli Parklar ve Av-Yaban Hayatı Genel Müdürlüğüne yazı ile bildireceklerdir.
d) Dernek üyesi olsa dahi, kurallara uymadan avcılık yaptığı bilinen kişiye söz konusu belge verilmeyecektir.
e) Bir İlde ve İlçelerinde Dernek bulunmaması halinde tezkere verilişinde Dernek Belgesi aranmayacaktır.
f) Belirlenen esaslara uymayan veya usulsüzlük yapan derneğin belge verme yetkisi Orman Bakanlığınca iptal edilecek ve İçişleri Bakanlığına bildirilecektir.
Bu belge ve verilişi ile ilgili diğer esaslar gerek görüldüğünde Milli Parklar ve Av-Yaban Hayatı Genel Müdürlüğünce tespit edilir.
Türkiyeâde var olan avcılık derneklerinin çoğunluğunda av tezkeresi almak isteyen insanların yukarıda belirtildiği gibi bir eğitime tabi tutulmadıkları gözlemlenmektedir. Aksi takdirde, Türkiyeâde bugün 4.5 milyon civarında tezkereli avcı bulunmazdı.
Görevliler;
22- a) Genel kolluk kuvvetleri ve Muhtarlar, Kara Avcılığı Kanunu ve Merkez Av Komisyonu Kararı hükümlerine uygun olarak avcılığın sürdürülmesi yönünde, kontrol ve denetimi sağlayacaklardır.
Bugün köy muhtarının, Kara Avcılığı Kanunu ve Merkez Av Komisyonu Kararı hükümlerine uygun olarak avcılığın sürdürülmesi yönünde, kontrol ve denetim sağlamaları bir yana maalesef böyle bir yükümlülükleri ve sorumlulukları olduklarından bile haberdar olmadıkları söylenebilir.
b) Orman Muhafaza Memurları, 3167 Sayılı Kara Avcılığı Kanunu, 6381 Sayılı Orman Kanunu ve 3800 sayılı Orman Bakanlığının Kuruluş ve Görevleri Hakkındaki kanunun ilgili maddeleri ile, Orman Muhafaza Memurları Görev Yönetmeliği gereğince bütün yurt sathında (Ormanlar, Kırsal alanlar, Sulak Sahalar ve meskûn mahallerde) av suçlarını takip etmek, tüfekle dolaşanların tezkere kontrolünü yapmak, usulsüz avlananlar ve tezkeresiz tüfek taşıyanlar hakkında zabıt tanzim etmek ve bu kişilerin tüfekleri, avları, av malzemeleri ve vasıtalarına el koymaya yetkilidirler.
Uygulamada Orman Muhafaza Memurları yukarıda sayılan yetkileri kullanmak bir tarafa ormanların yok edilmesini bile tam olarak önleyememektedirler. Orman alanlarına yapılan gecekondular ve lüks villalar bu gerçeğin somut kanıtları olarak gösterilebilir.
c) 3167 Sayılı Kara Avcılığı Kanunuânun 20. Maddesi gereğince; Orman, köy ve kır bekçileri kendi mıntıkalarında bu kanuna aykırı hareket edenleri tüfek, fişek, av malzemesi ve avları ile birlikte yakalamaya ve bunları en yakın karakola, muhtar ve köy ihtiyar heyetlerine teslim etmeye mecburdurlar. Daha öncede belirtildiği gibi bu mecburiyet uygulamada pek gerçekleşmemektedir.
25. Maddenin (c) fıkrasına göre; anız yakmak yasaklanmış ve merkez ve il Çevre Kurulları ile Tarım il ve ilçe Müdürlükleri anız yakılmasının önlenmesi ve yakanların takibi için gerekli tedbirleri almakla yükümlü kılınmıştır. Ancak, Anadoluânun hemen her yerinde anız yakımı devam etmektedir ve anız yakanlara karşı herhangi yaptırım uygulanmamaktadır.
Merkez Av Komisyon Kararlarının 39. Maddesi tazminatlarla ilgilidir.
39. madde de kanunsuz olarak avlananların avladıkları hayvan başına ödeyecekleri tazminat miktarları belirtilmiştir. Örneğin; tilki için belirlenen tazminat miktarı hem 1998-1999 hem de 1999-2000 dönemi için 50.000.000 TL.âdir Ancak, 5 Ocak 1999 tarihli Hürriyet gazetesinde âvahşete vahşetten beter ceza: 383 bin TLâ başlığı ile yayınlanan haberde; Yozgat ve Kayseri kırsalında siyanürle 151 adet tilkiyi katleden üç kişiye toplam 383 bin TL ceza verildiği belirtilmektedir. Dolayısıyla bu haber yukarıda belirtilen tazminat miktarının uygulanmadığını göstermektedir. Uygulanamayan tazminatın miktarının ne olduğu hiçte önemli olmadığı söylenebilir
Av Turizmi Kapsamında Avlanmayı Hangi Kuruluş Hangi İlkelerle Yürütmektedir?
1- Yaban hayvanlarının sayılarının sürekliliğini sağlayıcı koruma, bakım ve üremesine engel zararlılarla mücadele önlemlerini alarak popülasyonların devamını sağlamak,
2- Envanter çalışmaları ile taşıma kapasitesi de dikkate alınarak yeterli popülasyona ulaşmış av hayvanlarının avlanmasına izin vererek yaban hayatı kaynaklarının sürdürülebilir yönetimini sağlamak,
3- Avcılığın, doğal hayata zarar vermeden bilinçli olarak yürütülmesini sağlamak,
4- Doğal kaynakların turizm amaçlı sürdürülebilir kullanımını sağlamak,
5- Yöre insanlarının yaban hayatı kaynaklarının varlığından oluşan katma değerden yararlandırılmasını sağlayarak kırsal kalkınmaya destek vermek temel ilkelerini gözeterek, yenilenebilir doğal kaynakların bir parçası olan av hayvanlarının av turizmi kapsamında avına izin vererek Doğa Koruma ve Milli Parklar Genel Müdürlüğü av turizmi uygulamalarını yürütmektedir.
Av turizminde yıllara göre gösteren değişiklikler nelerdir?
1950'li yıllarda yabancı avcıların birçok av hayvanını herhangi bir kurala bağlı olmaksızın bedelsiz avlamalarıyla başlayan süreç 1970âli yıllara çeşitli kuralların getirilmesiyle yasal anlamda av turizmi uygulamalarını başlatmıştır.
1976-1977 av mevsiminde yabancıların avlanmaları yasaklanmış, 1977-1978 av mevsiminde yabancı avcıların avlanabilmeleri, seyahat acentesi aracılığıyla ülkemize girebilmeleri ve bir bedel ödeyerek avlanabilmeleri ile ilgili düzenlemeler yapılmıştır. Ve yurdumuzda ilk av turizmi uygulaması 1977-1978 av mevsiminde yaban domuzu ile başlamıştır.
1964 yılında korumaya alınan ve yeterli popülasyona ulaşan (2000) Antalya-Düzlerçamı Yabankeçisi Koruma ve Üretme Sahası'nda bulunan yaban keçileri 1981-1982 av mevsiminde (15 Ekim-31 Aralık 1981 tarihleri arasında) av turizmine açılarak yabandomuzu dışındaki av hayvanlarının avına başlanılmıştır.
1983-1984 av mevsiminde, yaban domuzu ve yaban keçisinin (Antalya, Artvin-50 (sayım sonucu 1000), Hakkari) dışında ayı, (Yusufeli-30;Artvin-15; Ardanuç-15) kurt ve çakalın av turizmi kapsamında avlanmasına izin verilmeye başlanmıştır.
1983-1984 av mevsiminden itibaren yerli turist avcılar da av turizmi kapsamında avlanmaya başlamıştır.
1994-1995 av döneminde elde edilen gelirlerden köy tüzel kişiliklerine katılım payı verilmesine başlanmıştır. 2004-2005 av yılından itibaren de belde belediyelerine de katılım payı verilmeye başlanmıştır.
İlk kez kızıl geyik avına, 2004-2005 av yılında Akdağ, Çatacık ve Karabükâte toplam 12 (3 yerli-9 yabancı) kota ile avına izin verilmiş 2 yerli ve 6 yabancı kızıl geyik avlamıştır.
Katılım paylarının nasıl dağıtılacağına ilişkin 2005-1 sayılı tamim Mart-2005'te yürürlüğe girmiştir.
2005-2006 av yılında ilk kez YTL. kullanılmıştır.
2005-2006 av yılında ilk kez avlak bazında ücretler belirlenmiştir.
1994-1995 yılından beri uygulanan sadece köy tüzel kişiliklerine verilen katılım payı 2004-2005 av yılı ve sonrasında belde belediyelerine de verilmeye başlanmıştır.
2003-2004 av dönemi av turizmi kararları Kanunun geçici 2. maddesi kapsamında 7 Haziran 2004 tarihine kadar geçerli kalmıştır. MAK ile belirlenmiştir.
Yerli ve Yabancı Avcıların Av Turizmi Kapsamında Avlanmalarına İlişkin Usul ve Esaslar Hakkında Yönetmelik 8 Ocak 2005 tarih ve 25694 sayılı Resmi Gazeteâde yayınlanarak yürürlüğe girmiştir.
2004-2005 ve sonrasında av dönemi değil av yılı temel alınmış ve av katılma ücreti uygulaması avlanma izin ücreti uygulamasına dönüşmüştür.
2004-2005 av yılı kararları, geçiş dönemi olması, yönetmeliğin yürürlüğe girmemesi nedeniyle Bakanlık Makamı Olur'u ile belirlenmiştir.
Komisyon ilk kararını, 2005-2006 av yılında almıştır.
2004-2005 av yılından itibaren günlük ava katılma bedeli uygulaması son bulmuş, avlanma izin ücreti uygulaması başlamıştır.
İlk kez 2005-2006 av yılında yabancı avcılık belgesi (Batı Trakyalı Türkler, Pembe Kart Sahipleri ile Türkiye'de ikamet eden yabancılar, Diplomatlar) verilmiştir.
2005-2006 ve 2006-2007 av yılında illerin kalkınmada öncelikli il olması, alt yapı tesisleri ve ilk defa av turizmine açılma ölçütleri dikkate alınarak 1 ve 2. grup il ayrımına yapılmış, ücretler buna göre belirlenmiş ve peşin ücretlendirme uygulamasına başlanmıştır.
İlk kez 2006-2007 av yılında Bozdağ YHGSânda Anadolu yaban koyunu avına izin verilmiştir.
İlk kez 2006-2007 av yılında yerli avcının yarı avlama ücreti ile yerel avcı uygulamasına başlanmıştır.
Yabancı turist avcıların getirebilecekleri av silah, mermi ve aksamları, bunların ülkemize getirilmesi ve av organizasyonlarında kullanılması nasıl olmaktadır?
Yabancı turist avcılar 6136 sayılı Ateşli Silahlar ve Bıçaklar ile Diğer Aletler Hakkında Kanun ve bu kanunun uygulanmasına ilişkin Ateşli Silahlar ve Bıçaklar ile Diğer Aletler Hakkında Yönetmelik hükümleri çerçevesinde kendilerine ait yivli ve yivsiz tüfekler, ok-yay ve bunlara ait aksamları gümrüklerdeki emniyet makamlarınca düzenlenen âSilah ve Mermi Geçici Giriş Belgesiâ almak yoluyla ülkemize getirebilirler ve bunlarla avlanabilirler.
Seyahat acenteleri aracılığıyla yurdumuza gelen ve âGeçici Avcılık Belgesiâ nde belirtilen yabancı turist avcılar 6136 sayılı Ateşli Silahlar ve Bıçaklar ile Diğer Aletler Hakkında Yönetmeliğin 42 inci maddesine göre beraberlerinde getirecekleri değişik çapta en çok 3 adet yivli, 3 adet yivsiz av tüfeği ve gerekli aksamını, her yivli av tüfeği için en çok 50, her yivsiz av tüfeği için de en çok 100 adet mermiyi kaydettirmek koşuluyla geçici olarak yurdumuza sokabilirler.
Seyahat acentelerinin görevlendirdiği yetkililer yabancı turist avcıların ülkemize silah ve teçhizatlarıyla girebilmeleri amacıyla âGeçici Avcılık Belgeleriâ ni gümrük giriş kapısındaki emniyet makamlarına ibraz edeceklerdir. Bu belgede adı ve soyadı yazılı olmayan yabancı turist avcılar av tüfek ve mermilerini yurdumuza sokamaz ve avlanamazlar.
Yabancıların yivli veya yivsiz av tüfeklerini ülkemizde taşıyabilmeleri hususunda 6136 sayılı Ateşli Silahlar ve Bıçaklar ile Diğer Aletler Hakkında Kanun, bu kanunun uygulanmasına ilişkin Ateşli Silahlar ve Bıçaklar ile Diğer Aletler Hakkında Yönetmelik hükümleri ve 2521 sayılı Avda ve Sporda Kullanılan Tüfekler, Nişan Tabancaları ve Av Bıçaklarının Yapımı, Alımı, Satımı ve Bulundurulmasına Dair Kanun hükümleri saklıdır.
Yabancı turist avcılar ülkemize geçici olarak soktukları yivli ve yivsiz av tüfekleri, aksamları ve sarf edilmeyen mermiler ile ok-yayı 6136 sayılı Ateşli Silahlar ve Bıçaklar ile Diğer Aletler Hakkında Kanun gereği yurdumuzu terk ederken beraberinde yurt dışına çıkarmak zorundadır.
Av sırasında sarfedilen mermilerin çapı ve miktarını içeren ve av organizasyonu yürüten av organizatörü ile birlikte Bakanlık görevlisi tarafından düzenlenecek bilgi formunun Ateşli Silahlar ve Bıçaklar ile Diğer Aletler Hakkında Yönetmeliğin 46 ncı maddesinin (a) fıkrası gereğince yabancı avcılar tarafından gümrük kapısındaki emniyet makamlarına ibraz edilmesi zorunludur.
Bilgi formunun bir nüshasının acente tarafından avcıya verilmesi zorunludur.
Avda ne tür silahlar kullanılmaktadır?
Yaban domuzu, tilki ve çakal avında yivli ya da yivsiz, diğer avlarda ise çapı asgari 6.5 mm olan yivli av tüfeği ile ok-yay kullanılmaktadır.
Yerli Avcılar Av Turizmi Kapsamında Nasıl Avlanır?
Yerli avcılar, avcılık belgesi veya geçerli av tezkeresinin onaylı örneği (Kanunun geçici 1. maddesi hükümleri saklı kalmak koşuluyla, 13. maddesi kapsamında alınmış avcılık belgesi), yivsiz tüfek ruhsatnamesi veya yivli silah taşıma ruhsatının onaylı örneği, yerli avcılar için özel avlanma başvuru formu (Yönetmelik Ek-6) ile başvuracaklardır.
İlkeler doğrultusunda, kişisel olarak veya seyahat acenteleri aracılığıyla her av organizasyonu için ayrı olmak üzere Genel Müdürlükten kimlik ve avcılık belgesi bilgileri, avlanılacak avlak, avlanma tarihleri, avlanacak av hayvanı türü ve sayısı ile ilgili bilgilerin yer aldığı yerli avcılar için özel avlanma izin belgesi (Yönetmelik Ek-5 TIKLAYINIZ) alarak avlanabilirler.
Yerli avcılar başvurularını, av yılı av turizmi kararları çerçevesinde belirlenen tarihler arasında yapacaklardır.
Başvurularda Gerekmediği Sürece İstenmeyen/Gereksiz Belgeler Şunlardır:
1. Nüfus kaydı/Ehliyet
2. İkamet Senedi
3. Diploma
4. Avcı Eğitimi Kursu Bitirme Belgesi
5. Avlanma İzin Kartı
Turist Avcılar Nasıl Avlanabilir?
Yabancı turist avcılar, Bakanlığımız tarafından düzenlenen Türkiyeâde yerleşik (A) grubu seyahat acentelerine av turizmi organizasyonu yapabilmeleri için bir defaya özgü verilen "Av Turizmi İzin Belgesi" alan acenteler aracılığıyla avlanabilmektedir.
Yabancı turist avcılar ile bağımsız olarak avlanmak üzere ülkemize gelen turist avcılar Genel Müdürlüğümüzden âGeçici Avcılık Belgesiâ aldıktan/alındıktan sonra avlanabilir.
Kanun gereği bağımsız olarak avlanmak üzere ülkemize gelen avcı turistler sadece özel avlaklar ile gerçek ve tüzel kişiler tarafından işletilen avlaklarda avlanabileceklerdir.
âGeçici Avcılık Belgesiâ nde belirtilen tür ve avlaklar dışında av yaptıran ve diğer av turizmi esaslarına aykırı olarak avlandıran seyahat acentelerinin âGeçici Avcılık Belgesiâ ve âAv Turizmi İzin Belgesiâ iptal edilerek haklarında kanuni işlem yapılmaktadır.
Ayrıca 1618 sayılı Seyahat Acenteleri ve Seyahat Acenteleri Birliği Kanununun 27/h maddesi gereğince Yönetmeliğe uymayan seyahat acentelerinin, bu hatalarının tekrarı halinde âSeyahat Acentesi Belgeleriâ ilgili Bakanlıkça iptal edilmektedir.
Turist avcı dışındaki yabancılar nasıl avlanabilir?
a. Türkiyeâde İkamet Eden Yabancılar
Kanunun 13. ve Yönetmeliğin 19. maddesi kapsamında, 403 sayılı Türk Vatandaşlığı Kanununun 29. maddesi kapsamında saklı tutulan haklarının kullanımına ilişkin belge (pembe kart) sahibi olanlar ve emniyet makamlarınca ikamet tezkeresi verilen Türklük belgesi sahibi Batı Trakyalı Türkler ile karşılıklılık ilkesi doğrultusunda Yönetmeliğin 22. maddesi kapsamında diplomatik kimlik sahibi görevliler ve 5683 sayılı Kanunun 3. maddesi kapsamında olan yabancı uyruklular ve uluslararası kuruluş temsilciliklerinde görevli kişiler, âYabancı Avcılık Belgesiâ alarak avlanabilirler.
Yabancı avcılık belgesi almış Türklük Belgesi sahibi Batı Trakyalı Türkler ve 403 sayılı Kanunun 29. maddesi kapsamında pembe kart sahibi olanlar, tek başına avlanma belgesi niteliğini taşımayan yabancı avcılık belgesi ile MAK kararı çerçevesinde avına izin verilen türlerin avlanabilmesi amacıyla avlanma hakkının elde edilmiş olması ya da av turizmi kapsamında avına izin verilen av hayvanı türlerinin avlanabilmesi amacıyla yabancılar için özel avlanma izin belgesi alarak avlanabileceklerdir.
5683 sayılı Kanunun 3. maddesi kapsamında olan yabancı uyruklular ve uluslararası kuruluş temsilciliklerinde görevli kişiler ile diplomatik kimlik sahibi görevliler yabancı avcılık belgesini aldıktan sonra, Genel Müdürlükçe işletilen avlaklar, gerçek ve tüzel kişiler tarafından işletilen örnek ve özel avlaklarda, av turizmi kapsamında avına izin verilen av hayvanı türlerini seyahat acenteleri aracılığıyla ya da seyahat acentelerine bağlı kalmaksızın yabancılar için özel avlanma izin belgesi alarak; devlet avlakları ve genel avlaklarda Merkez Av Komisyonu Kararı çerçevesinde avına izin verilen türleri avlanma hakkı alarak avlayabileceklerdir.
Bu kişiler, 492 sayılı Harçlar Kanunu çerçevesinde belirlenen avcılık belgesi harcını ödemek zorundadırlar.
b. Devlet Misafirleri İçin Yapılacak Av Organizasyonları
Yönetmeliğin 13. maddesi kapsamında, Devlet Başkanı, Başbakan ve Bakan düzeyinde bulunan yabancı devlet misafirleri, Dışişleri Bakanlığı aracılığıyla Bakanlığımızın olumlu görüşünün alınması koşuluyla yabancı devlet misafirleri için geçici avcılık belgesi verilerek Bakanlığımızca avlaklara göre belirlenen ve yabancı devlet misafirleri için ayrılan kota miktarları gözönünde bulundurularak av turizmi kapsamında avına izin verilen av hayvanları ile Merkez Av Komisyonu kararıyla avına izin verilen av hayvanlarını avlayabileceklerdir.
Yabancı devlet misafirlerinden, ikili veya çok taraflı sözleşmelere ve mütekabiliyet esasına bağlı olarak Genel Müdürlükçe işletilen avlaklarda avlanma izin ve avlama ücreti alınmayabilir.
c. Bilimsel Araştırma Amaçlı Av Organizasyonu:
Yerli ve yabancı bilimsel araştırma yapmak isteyenler ücret ödemeksizin, av turizmi kapsamında avına izin verilen türler üzerinde bilimsel araştırma amacıyla üreme yeteneğini kaybetmiş, hastalıklı, sakat ve hatalı trofeli av hayvanlarını avlayabilirler.
Türklük Belgesi sahibi Batı Trakyalı Türkler âYabancı avcılık belgesiâ almak için ne yapacaklardır?
1. İkamet Tezkeresi (Residence Permit)
2. Başkonsolusluktan alınan Türklük belgesi
3. Avcı Eğitimi Kurs Bitirme Belgesi
4. Yivsiz Tüfek Ruhsatnamesi
5. Avcılık belgesi harç makbuz aslı
6. 2 adet birbirinin aynı son zamanlarda çekilmiş fotoğraf
7. İstemlerini içerir dilekçe (Adres, imza, tarih ve iletişim numaraları dilekçede mutlaka yeralacaktır)
ile Genel Müdürlüğe başvuracaklardır.
Özel Avlaklarda Yabancılar nasıl Avlanabilir?
Yabancı avcılar, özel avlaklarda üretilen ve salınan türleri, özel avlak işleticisi tarafından belirlenen ücretlerle bu avlaklarda avlayabilirler.
İzin Belgesi Alındıktan Sonra Av organizasyonuna nasıl katılınır?
Av turizmi kapsamında avlanmalar, İl Çevre ve Orman Müdürlüğünce görevlendirilecek Bakanlık Personeli eşliğinde gerçekleşmektedir. Bu görevliler alınmadan av organizasyonları gerçekleştirilemez.
Yabancı turist avcılar mutlaka bir seyahat acentesi aracılığıyla, yerli turist avcılar ise kişisel başvuru ile avlanabilecekleri gibi acente aracılığıyla da avlanabilmektedir.
Avlanan Av Hayvanı Nasıl Kanıtlanır?
âAvlanan Av Hayvanları için Trofe Belirleme ve Bulundurma ile İhraç Sertifikasıâ ile yurt dışında yaşayan T.C. uyruklu avcılar ile yabancı uyruklu avcılar, avladıkları av hayvanlarına ait trofeleri ülkemizden çıkarabileceklerdir. Ayrıca yerli avcılar da avladıkları av hayvanlarına ait trofelerin kendilerine ait olduğunu bu belge ile kanıtlayabileceklerdir.
âAv ve Yaban Hayvanları ile Bunlardan Elde Edilen Ürünlerin Bulundurulması, Üretimi ve Ticareti Hakkında Yönetmelikâin 56. maddesi kapsamında; av turizmi kapsamında avlanan av ve yaban hayvanları için il müdürlüklerince düzenlenen Trofe Belirleme ve Bulundurma ile İhraç Sertifikası, ülkemizde ticari olarak faaliyet gösteren av ve yaban hayvanı satışı yapan işletmelerde düzenlenen satış belgesi, yasal olarak üretim yapan tesislerde üretilen hayvanlarının satışı için düzenlenen satış/hibe belgesi aynı zamanda bu hayvanlar ile bunlardan elde edilen ürünler için bulundurma belgesi yerine geçeceğinden ayrıca bir bulundurma belgesi düzenlenmez.
Avlanan av hayvanının trofesi ve eti kime aittir? Avlanan av hayvanları nasıl taşınır?
Av turizmi kapsamında avlanan av hayvanının trofesinin tamamı avcıya aittir.
Avlanan av hayvanının etinin yabancı avcı tarafından talep edilmesi halinde ücret alınır. Av hayvanı türüne göre alınacak ücret ve talep edilmemesi halinde etlerin değerlendirme şekli Genel Müdürlükçe oluşturulan komisyon tarafından belirlenir.
Avladıkları av hayvanlarına ait trofeleri beraberinde Türkiyeâden çıkarmak ya da adreslerine gönderilmesini isteyen yurt dışında yaşayan Türkiye Cumhuriyeti uyruklu avcılar ile yabancı uyruklu avcılar, avlanan av hayvanları için trofe belirleme ve bulundurma ile ihraç sertifikasını il müdürlüğünden almak zorundadırlar.
Yerli avcılar da avladıkları av hayvanlarına ait trofelerin kendilerine ait olduğunu belgelendirmek ve ev veya işyerlerinde bulundurmak amacıyla trofe belirleme ve bulundurma ile ihraç sertifikasını il müdürlüğünden almak zorundadırlar.
Avcıların avladıkları av hayvanlarına ait trofeleri beraberinde Türkiyeâden çıkarmak ya da adresine gönderilmesini istemeleri halinde; trofe belirleme ve bulundurma ile ihraç sertifikasını Tarım ve Köyişleri Bakanlığının ilgili birimine vererek deri yün ve insan gıdası olarak kullanılmayan hayvan maddeleri için uluslararası orijin ve veteriner sağlık sertifikasının alınması zorunludur.
Avcı turistler, geçici avcılık ve özel avlanma izin belgelerinde kayıtlı avladıkları av hayvanına ait trofeleri, Türkiyeânin taraf olduğu uluslararası sözleşmelerdeki taahhütleri dikkate almak ve Tarım ve Köyişleri Bakanlığının ilgili biriminden deri yün ve insan gıdası olarak kullanılmayan hayvan maddeleri için uluslararası orijin ve sağlık sertifikası almak koşuluyla, başka bir izne bağlı olmaksızın Türkiye dışına çıkarabilirler, adreslerine gönderebilirler veya göndertebilirler.
Yurt dışında yaşayan Türkiye Cumhuriyeti uyruklu avcılar ile yabancı uyruklu avcılar, avladıkları av hayvanlarının et ve yenilen kısımlarını beraberinde Türkiyeâden çıkarmak ya da adresine gönderilmesini istediklerinde Tarım ve Köyişleri Bakanlığının ilgili biriminden etler ve insan gıdası olarak kullanılan hayvan maddeleri için uluslararası orijin ve veteriner sağlık sertifikası almak zorundadırlar.
Avlanan av hayvanlarının etlerinin ülke dışına çıkarılmasında 3285 sayılı Hayvan Sağlığı ve Zabıtası Kanunu hükümleri saklıdır.
Trofenin avcının adresine avlağın bağlı olduğu il müdürlüğünce gönderilmesinin istenmesi durumunda yabancı turist avcılardan trofe gönderme ücreti alınır. Bu ücretler Genel Müdürlükçe oluşturulan komisyon tarafından belirlenir ve döner sermaye işletmesi hesabına yatırılır.
Trofenin av hayvanından çıkartılma işlemi avcı veya acenteye aittir.
Bakanlıkça av turizmi kapsamında avına izin verilen av hayvanı ve ürünlerinden ticaretine izin verilenler için Tarım ve Köyişleri Bakanlığından âSağlık Raporuâ alınması zorunludur.
Av organizasyonlarının yürütülmesi sırasında nelere dikkat edilmelidir?
Av organizasyonunun yapıldığı avlakta toprak, su, hava kirlenmesi ve benzeri çevre sorunları yaratacak iş ve işlemler yapılamaz. Av organizasyonları, doğal hayata zarar vermeden yürütülmek ve tamamlanmak zorundadır.
âGünlük Avlanma Raporu ve Ödeme Taahhütnamesi â nedir?
Yapılan her av organizasyonunda avın vurulduğu yerin sınırlarında kalan il, ilçe, belde, köy ve mevkii ile avlağa sınırları bulunan diğer köy ve beldeler, avlanan av hayvanlarının türü, sayısı, trofe nitelikleri ve yaralama bilgilerinin yer aldığı âGünlük Avlanma Raporu ve Ödeme Taahhütnamesiâ ava eşlik eden Bakanlık görevlisi tarafından av organizasyonunun gerçekleştirildiği her günü için olacak şekilde düzenlenir.
İl Müdürlüklerince düzenlenecek âAv Bildirim Formuâ na ve bedellerin tahakkukuna esas teşkil edecek âGünlük Avlanma Raporu ve Ödeme Taahhütnamesiâ, seyahat acenteleri aracılığı ile avlanan yerli ve yabancı avcılar adına seyahat acentesinin görevlendirdiği av rehberi, seyahat acentelerine bağlı olmaksızın avlanan yerli avcılar ile köy veya belde temsilcisi tarafından imzalanacaktır.
âGünlük Avlanma Raporu ve Ödeme Taahhütnamesiâ nun bir nüshası Bakanlık görevlisi tarafından avcı yada acenteye verilir. Diğer nüsha av organizasyonunun bitiminde Bakanlık görevlisince İl Müdürlüğüne teslim edilir.
Avlanma İzin Ücreti ve Avlama Ücretleri ile Avcılık Belgesi Harçları nereye yatırılır?
âAvlanma İzin Ücretleriâ ile âAvlama Ücretleriâ Çevre ve Orman İl Müdürlükleri Döner Sermaye İşletmeleri hesaplarına yatırılır. T.C. Ziraat Bankası Genel Müdürlüğü ile Bakanlığımız arasında 13.02.2004 tarihinde yapılan protokol kapsamında bu işlemden havale bedeli alınmaz.
Belirtilen süre içinde yatırılmayan ücretler için 6183 sayılı Amme Alacakları Tahsil Usulü Hakkında Kanun hükümleri uygulanır.
Avcılık Belgesi Harçları, Vergi Dairelerine yatırılır.
âAv Bildirim Formuâ nedir?
Her av organizasyonu sonunda av organizasyonuyla ilgili bilgilerin derlenmesi, bedellerin tahakkuk ettirilmesi ve Genel Müdürlükçe bilgi edinilmesi amacıyla avlanma izin belge numarası, izin verilen avlak, avlanan av hayvanının türü, sayısı, ağırlığı, trofe nitelikleri, yaralama ve ava katılma gün sayısı, Bakanlık ile Köy Tüzel Kişiliği ve Belde Belediyesi katılım payı tutarı, ücretlerin yatırılacağı hesap numarası bilgilerinin yer aldığı âAv Bildirim Formuâ, Bakanlık görevlisi ve avcılarca imzalanarak düzenlenen âGünlük Avlanma Raporu ve Ödeme Taahhütnamesiâ ne dayanılarak İl Müdürlüğünce düzenlenir.
âAv Bildirim Formuâ nun bir nüshası İl Müdürlüğünce yapılan av organizasyonunda tahakkuk ettirilen ücretlerin 15 gün içinde Döner Sermaye İşletme hesaplarına yatırılması için 5 iş günü içinde acente veya avcıya, bir nüshası bedellerin tahsili için İl Müdürlüğü Döner Sermaye İşletmesine ve bir nüshası da av organizasyonunun bitiminden sonra en geç 15 gün içinde Genel Müdürlüğe gönderilir.
âAv Bildirim Formuâ tahakkuk müzekkeresi yerine geçer. âAv Bildirim Formuâ ve tahakkuk ettirilen ücretlerle ilgili itirazlar İl Müdürlüğünce değerlendirilir.
Avına izin verilen türler, avlanma tarihleri, yerli ve yabancı avcılara ayrılan kotalar nedir?
2006-2007 av yılına ait avına izin verilen av hayvanlarının avlanma tarihleri ile yerli ve yabancı avcılara ayrılan kotalar
Linkleri görebilmek için Turkmmo Forumuna ÜYE olmanız gerekmektedir.
internet adresinde Av Turizmi İlkelerinde gösterilmiştir.4915 sayılı Kara Avcılığı Kanunu gereği av turizmi kapsamında yapılacak organizasyonlardan iki türlü ücret alınmaktadır.
âAvlanma İzin Ücretiâ nedir?
Avlanma izin ücreti, izin belgesindeki her bir avcıdan, avın başlangıç ve bitim tarihleri arasındaki avlanma süresinde avına izin verilen miktardaki, her av hayvanı türü için alınan ücrettir.
Yerli avcının yabancı avcı kotası ihale edilen avlaklarda av organizasyonuna katılması durumunda, yabancı avcılar için belirlenen avlanma izin ücreti alınacaktır.
Avlanma izin ücretlerinin tamamı Bakanlığa aittir.
Avlanma izin ücreti, avlama ücretlerine mahsup edilmez.
âAvlama Ücretiâ nedir?
Avlama ücretleri; av hayvanının tür, cinsiyet ve ağırlıkları ile trofe niteliklerine göre Genel Müdürlükçe oluşturulan komisyon tarafından her av yılı için aralık ayı içinde belirlenen ücrettir.
Avlama ücretleri il müdürlüğünce, av organizasyonunun sonuçlandığı tarihi izleyen beş işgünü içinde, günlük avlanma raporu ve ödeme taahhütnamesine dayanarak hazırlanacak av bildirim formuyla tahakkuk ettirilir ve yerli ve yabancı avcılar ile acentelere iadeli taahhütlü postayla bildirilir.
Tahakkuk ettirilen avlama ücretlerinin tamamı, av bildirim formunun yerli ve yabancı avcılar ile acentelerce bildirim tarihinden itibaren 15 gün içinde ödenir. Tahakkuk ettirilen avlama ücretlerinin tamamı, av bildirim formunun yerli ve yabancı avcılar ile acentelere bildirim tarihinden itibaren 15 gün içinde banka masrafları dahil edilmeden avın yapıldığı avlağın bağlı olduğu il müdürlüğü döner sermaye işletmesinin hesaplarına ilgililer tarafından yatırılır. Avlama ücretlerinin bildirim tarihinden itibaren 15 gün içinde ödenmemesi durumunda, yürürlükte bulunan kanun ve mevzuat hükümleri uygulanacaktır.
Tahakkuk ettirilen avlama ücretleri ilgili itirazlar il müdürlüğünce değerlendirilir.
Avlakların gerçek ve tüzel kişilere işlettirilmesi halinde avlama ücretleri Genel Müdürlükçe belirlenir.
Türklük Belgesi sahibi Batı Trakyalı Türkler ile 403 sayılı Kanunun 29. maddesi kapsamında pembe kart sahibi olanlar, yerli avcılar için belirlenen ücretlerle; yabancı avcılık belgesi sahibi Türkiyeâde ikamet eden yabancı uyruklu avcılar ile diplomatik kimlik sahibi yabancılar, yabancı avcılar için belirlenen ücretlerle avlanabileceklerdir.
Av turizmi kapsamında alınacak ücretlere Katma Değer Vergisi dahildir.
Avlanma gün sayısı nedir?
Yerli avcılar birbirini izleyen beş gün, yabancı avcılar birbirini izleyen on gün süreyle avlanabileceklerdir.
Ayrıca yabancı turist avcılar Doğa Koruma ve Milli Parklar Genel Müdürlüğünce tescil edilen özel avlaklarda sadece özel avlaklarda üretilen veya salınan türleri avlayabilmektedir.
Yabancı turist avcıların belirlenen türler dışında kalan diğer memeli hayvanları ve kuşları avlamaları yasaktır.
Av turizmine açık sahalar nereleridir?
Av turizmi kapsamında avlanmaya izin verilen İl Müdürlükleri ve avlaklar ile bu avlaklarda avına izin verilen av hayvanı türleri
Linkleri görebilmek için Turkmmo Forumuna ÜYE olmanız gerekmektedir.
internet adresinde Av Turizmi İlkelerinde gösterilmiştir.Avlanma usul ve şekilleri nedir?
4915 sayılı Kara Avcılığı Kanunu, Merkez Av Komisyonu Kararı hükümleri ve 4915 sayılı kanunun uygulanmasına ilişkin yönetmeliklerle belirlenen avlanma usul ve şekilleriyle av organizasyonları düzenlenir.
Av Organizasyonlarında Yardımcı elamanlar kimlerdir?
Seyahat acenteleri her av organizasyonu için acente adına yetkili bir av organizatörü, tırnaklı av hayvanlarının av organizasyonlarında her iki avcı için bir, sürek avlarında ise on avcıya kadar bir av kılavuzu bulundurmak zorundadır.
Av organizasyonlarında görevlendirecek av kılavuzları, avlaklara sınırı bulunan köy ve beldeler ile yerel avcı kuruluşlarından; sürekçi ve çantacılar ise öncelikle avlaklara sınırı bulunan köy ve beldelerden alınır.
Yönetmelikle gelen yenilikler/değişik uygulamalar nelerdir?
a. Örnek Avlak İşletmeciliğini Özendirme:
Tesis edilen örnek avlakların işletmeciliğini özendirmek amacıyla; örnek avlağın bulunduğu Orman İşletme Müdürlüğü sınırları içinde, örnek avlak işleticisinin yabancı turist avcılar için yaptıracağı yaban domuzu av organizasyonları için avlanma izin ücreti ve avlama ücretinden indirimli ücret uygulaması yürürlüğe girmiştir. Ayrıca işleticiler, izin verilen sayıdan daha fazla yaban domuzu avlatabilmektedir.
Örnek avlağın bulunduğu OİM. sınırları içindeki örnek avlak dışında kalan sahalarda, örnek avlak işleticisinin ya da örnek avlak işleticisinin belirleyeceği av turizmi izin belgeli acentelerin/acentenin yabancı turist avcılar için yapacağı yaban domuzu av organizasyonlarında indirimli avlanma izin ücreti ve avlama ücretleri uygulanacaktır.
b. Avlanma Planı Çerçevesinde Kotalar:
Yaban hayvanı popülasyonunun sürdürülebilir yönetimindeki temel yaklaşım; avlaklarda (av ve yaban hayvanlarının doğal olarak yaşadıkları veya sonradan salındıkları sahalar) bulunması gereken hayvan sayısını (stokunu) korumak yoluyla, sayılarını çoğaltmak, her alanın barındırabileceği popülasyonların nitelik ve niceliklerini belirlemek ve avlanmasına karar verilen hayvanların avlanma planı çerçevesinde avlanmalarını sağlamaya yönelik olarak kotalar belirlenmektedir.
c. Trofe Niteliklerine Göre Ücretlendirme, Kota Dağılımı ve Ücretler
Birçok avlakta ihale ile av hayvanlarının avına izin verilmektedir. İhalede uygulanan ücretler av hayvanının tahmini trofe nitelikleri dikkate alınarak belirlenmektedir. Adıyamanâda 3200 YTL. olan (KDV. hariç) yaban keçisi ihale ücreti, Silifke-Hisardağı-Gedikdağıânda 5100 YTL.âdir.
Karsâta 1220 YTL.âye yaban keçisi avlayacak yerli avcı, Silifke-Hisardağı-Gedikdağıânda 1550 YTL.âye (trofe değerleri hariç) avlanmaktadır.
Daha önceki av dönemlerinde kota verilen av hayvanlarının kotalarının 1/3âü yerli avcılara ayrılırken şimdiki uygulamada değişik av hayvanları için farklı kotalar belirlenmiştir: 2005-2006 ve 2006-2007 av yıllarında toplam kotanın, yaban keçisinde % 40-36âı, kızıl geyikte % 45-32âsi, karacada % 51-56âsı, çengelboynuzlu dağ keçisi % 44-38âi, yaban koyununda (Ovis orientalis gmelinii) % 50-26âsı yerli avcılara ayrılmıştır.
Yaban domuzu avlarında daha önceki yıllarda yerli avcılarımıza yabancı avcılara uygulanan ücretlerin % 25âi uygulanmaktaydı. 2005-2006 ve 2006-2007 av yıllarında avlanma izin ücretinde yabancı avcılara uygulanan ücretlerin % 50-25âi, avlama ücretlerinde bek avında 1. grup illerde %13-11 ve 2. grup illerde %17-10; sürek avında 1. grup illerde % 25-17 ve 2. grup illerde %15-12âsini ödeyerek avlanabilmektedirler.
d. Yerel Avcı Kotası:
Avlak civarında ikamet edipte, av organizasyon ücretleri nedeniyle av organizasyonlarına katılmakta güçlük çeken avcılara, yerli avcılara uygulanan ücretin %50âsi karşılığında avlatılmasına ilk kez 2006-2007 av yılında başlanmıştır.
e. Bir önceki av yılında av hayvanı avlayan avcının boş kota olması durumunda avlanması:
Birçok avcının av organizasyonuna katılmasını sağlamak amacıyla; bir önceki av yılında av hayvanı avlayan avcı, boş kota olması durumunda avlanabilecektir.
Av turizmi-kırsal kalkınma ilişkisi nasıldır?
Yenilenebilir doğal kaynakların bir parçası olan av hayvanlarının av turizmi kapsamında avlandırılmasıyla, avlakların korunması, usulsüz ve kaçak avlanmanın önüne geçilmesi ile sürdürülebilir avcılık bilincinin yaygınlaşması ve yerleşmesinde av turizmi uygulamaları önemli etkinliğe sahiptir.
Av turizmi kapsamında elde edilen gelirlerin önemli bir kısmı yaban hayatı ve hayvanlarının korunması karşılığı katılım payı olarak aktarılmaktadır. Bu katılımcı yaklaşım ile hem kırsal kalkınmaya yardımcı olunmakta hem de köylülerimizin yaban hayatının korunmasında doğrudan katkı ve etkisinin sağlanması amaçlanmaktadır.
a) Yerli ve yabancı turist avcıların av turizmi yapılan yörelerimizde; sürenci, rehber ve kılavuzluk ile çantacılık hizmetlerinden yararlanılmaktadır.
Bir yaban domuzu bek avı organizasyonunda en az 1 kişi, bir yaban domuzu sürek avı organizasyonunda en az 10 kişi, yaban keçisi ve diğer av hayvanlarının avında en az 3 kişi görev almaktadır. Bir yaban domuzu bek avı organizasyonu ortalama 3 gün, bir yaban domuzu sürek avı organizasyonu ortalama 4 gün, yaban keçisi ve diğer av hayvanlarının organizasyonu ortalama 3.5 gün sürmektedir. Ayrıca, yaban domuzu sürek avı organizasyonlarında 10-20 köpekten yararlanılmaktadır. Bu organizasyonlarında günlük 25-40 YTL. ve köpeklere de 15-35 YTL. ücret ödenmektedir.
b) Yaban domuzu yemleme çalışmalarında kullanılan mısır, nohut, elma vb. ürünlerin değerlenmesini sağlamaktadır.
c) Örnek avlak işletmecileri, tescil edilen örnek avlakların büyüklüğüne ve özelliğine göre koruma hizmeti için avlanma planı doğrultusunda belirlenen sayıda yöre insanlarından personel istihdam etmektedir. Ayrıca, avlak yöneticiliği eğitimi alan 20 kişiden 8âsi işlettirilen 8 örnekte istihdam olanağı bulmuştur. (Örnek avlak işletmeciliği tüm ülkemiz genelinde yaygınlaştığında, yaklaşık 350 avlak yöneticisi istihdam edilecektir.)
d) Alışverişlerde yüksek oranlarda harcamalar yapılmaktadır.
e) Uzun vadede, avlanan av hayvanının etinin değişik şekillerde değerlendirilmesiyle büyük miktarda gelir elde edilebilinecektir. Ayrıca ithalat önlenecektir.
f) Genel Müdürlüğümüzde av ve yaban hayatı konularında en az beş yıl süreyle çalışmış, bilgili ve nitelikli emekli personelimiz bu organizasyonlar için işlendirilmektedir.
g) Avcıların ülkemize geldiği yerden ve av organizasyonlarında ulaşımı sağlamak amacıyla günlüğü 120-180 YTL. olan ulaşım araçlarından yararlanılmaktadır. Bunların büyük çoğunluğu avlağın yapıldığı yörelerden temin edilmektedir.
h) Av organizasyonu yapan acentelerde çalışanlar genellikle kırsal yörelerimizde yaşayan vatandaşlarımızdandır.
ı) Bazı yerleşim birimlerimiz köy konaklarını, avcıların hizmetine sunmaktadır. Konaklama ücreti ile birlikte, yemek yapan köylü kadınlarımız da işlendirilmektedir.
i) Kanun kapsamında avlak planlamasının gereği olan envanter çalışmalarında, avlak civarındaki avcılık bilgisine sahip vatandaşlarımızdan yararlanılmaktadır.
j) Ortalama turizm gelirimiz kişi başına 750 $âdır.
Golf turizminde 35, kongre turizminde 4 kat daha fazla döviz bırakılmaktadır.
Bu oran yaban keçisi avında 8-30 kat, yabandomuzu avında 4-6, kızıl geyikte 20-30 kat ve yaban koyununda en az 70 kattır.
Bu verilerden anlaşılabileceği gibi; turizm faaliyetlerinin çeşitlendirilmesi, turizm hareketlerinin ülke geneline yayılması, turizm hareketlerinin tüm yıla yayılması ve sosyo-ekonomik kalkınmanın homojen dağılması açısından av turizmi önemli etkinliğe sahiptir.
Kasım ayında eşiyle birlikte avlanan yabancı avcının ülkemize bıraktığı döviz miktarı (140.000 $) yaklaşık 200 turistin bıraktığı döviz miktarından fazladır.
Bunların hepsi bir araya getirildiğinde ülkemize giren döviz miktarı yaklaşık 5 milyon ABD Dolarıâdır.
k) Bu gelir sadece avlanan yaklaşık 1100 av hayvanından elde edilmektedir.
l) Yönetmeliğin 50. maddesi uyarınca; avcılık, av hayvanları ve avlaklar hakkında bilgi sahibi olduğu, av organizasyonunun yürütülmesinde ve tamamlanmasında avcı ve acentelere yardımcı olabileceği düşünülerek, av turizmi kapsamında yapılacak av organizasyonlarında avcı ve acentelerin talepleri doğrultusunda görev almak üzere İl Müdürlüklerince av kılavuzluğu belgesi verilmektedir. Bu kişiler, avlaklara sınırı bulunan belediye ve köy halkı ile yerel avcı kuruluşu üyelerinden seçilmektedir.
Genel olarak av turizmi kapsamında elde edilen gelirler nasıl sınıflandırılmaktadır?
I- ÖRNEK AVLAK İŞLETMECİLİĞİ
II- ACENTE, GERÇEK VEYA TÜZEL KİŞİLİK
1- Av Organizatörü (Bakanlığımızca açılan kursları bitirmiş sertifikalı)
2- Acente Personeli
3- Dil Rehberi (Turizm Bakanlığı Kokartlı)
4- Avlak Yöneticisi
5- Veteriner
6- Koruma Hizmeti-Bekçi
7- Yardımcı Hizmetler
a- Sürenci
b- Çantacı
c- Kılavuz
8- Av hayvanı üretimi
a- Bina-ekipman
b- Satış
c- İstihdam
III- KİTAP-DERGİ-FUAR ORGANİZASYONLARI
IV- ET-DERİ
1- Av hayvanının eti
2- Av hayvanının derisi
3- Avlayan tarafından tüketim ve kullanım
V- GIDA VE YİYECEK
1- İnsan gıda ve yiyecekler
2- Yemleme amacıyla yiyecekler
VI- ULAŞIM
1- Havayolu
2- Karayolu/Denizyolu
3- Avlağa Ulaşım
VII- KAMU GELİRİ
1- Bakanlık
a - Yerli avcılar için avlanma izin ücreti ve avlama ücreti
b - Yabancı avcılar için avlanma izin ücreti ve avlama ücreti
2- İşbirliği-koruma için işgücü satın alınması
VIII- AVCI KURULUŞLARI
IX- AV SİLAH VE EKİPMANLARI
1- Av tüfekleri
a- Yivli av tüfeği
b- Yivsiz av tüfeği
c- Av tüfeklerine ait fişek ve mermiler
d- Optik aletler
e- Diğer
X- AV KIYAFETLERİ ve DONANIMI
XI- ALIŞVERİŞ
XII- AV KÖPEKLERİ
1- Ticareti
2- Besin
3- Ekipmanları
4- Eğitimi ve veterinerlik hizmetleri
5- Av köpeklerinin organizasyonlarda kullanım ücreti
XIII- KONAKLAMA-TÖREN
1- Konaklama/Barınma
2- Kutlama/Ekstra-Bahşiş
XIV- TAXİDERMY-TAHNİT/TROFEYE FORM-HAYVAN DOLDURMA SANATI
XV- İHRACAT
31-Av organizasyonları ile ilgili istatistiksel değerler nelerdir?
Ülkemize gelen yabancı turist avcıların uyruklarına ilişkin istatistik
AVCI TURİSTLERİN UYRUKLARI: CETVEL-1
AV TURİZMİ GELİRLERİ AVCI SAYILARI VE AVLANAN YABAN HAYVANI SAYILARI: CETVEL-2
Av turizmi organizasyonu yapan acenteler kimlerdir?
Yönetmelik kapsamında (Geçici Madde 1 â Acenteler, bu Yönetmeliğin Resmi Gazeteâde yayımından önce almış oldukları av turizmi izin belgelerini bir yıl içinde yenilemek zorundadır. Bu süre içinde yenilenmeyen av turizmi izin belgeleri geçersizdir.) 296 (A) Grubu Seyahat Acentesine verilen Av Turizmi İzin Belgesi iptal edilmiş Eylül 2006 itibariyle 34 adet (A) Grubu Seyahat Acentesine verilen Av Turizmi İzin Belgesi verilmiştir.
Seyahat acenteleri ile iletişim Çevre ve Orman Bakanlığı/Doğa Koruma ve Milli Parklar Genel Müdürlüğü/Av ve Yaban Hayatı Dairesi Başkanlığı/Av Yönetimi Şube Müdürlüğünden yapılacağı gibi acentelerin üst birliği olan Türkiye Seyahat Acenteleri Birliği Ankara Bölgesel Yürütme Kurulundan da (Tunus Caddesi No:14/5 Kavaklıdere/ANKARA-TÜRKİYE Telefon: +90 312 425 41 04-425 04 46 Faks:+ 90 312 425 29 62) yapılabilir.
Gözlem turları, fotoğraf ve film çekimleri nasıl yapılmaktadır?
Av ve yaban hayvanları gözlem turları ile fotoğraf ve film çekimleri Bakanlıktan âAv Turizmi İzin Belgesiâ alan acenteler aracılığıyla yapılabilecektir.
âAv Turizmi İzin Belgesiâ alan seyahat acenteleri bu faaliyetleri yürütmek için Genel Müdürlükten veya İl Müdürlüğünden izin almak, belirlenen programlara, esaslara uymak ve izin verilen avlağın bağlı bulunduğu İl Müdürlüğünce görevlendirilecek yeter sayıda mihmandar almak zorundadırlar.
Gözlem turları ile fotoğraf ve film çekimlerinde uygulanacak ücretler ve süreler Genel Müdürlükçe belirlenir.
Çalışma konu ve koşullarının dışına çıkılması, av ve yaban hayatı ile ülke güvenliği açısından sakınca doğuracak faaliyette ve davranışlarda bulunulması halinde izinler iptal edilir.
âAv Turizmi İzin Belgesiâ alınmadan av ve yaban hayvanları gözlem turları, fotoğraf ve film çekimleri yaptıran acentelere Kanunun 25. maddesi hükümleri uygulanır.
Yaban hayatı yaşama alanları ile av ve yaban hayvanlarına zararlı olacak, gözlem turları ile fotoğraf ve film çekimlerine izin verilmez.
Av Turizmi kapsamında avlandırılacak av hayvanlarının ihalesi nasıl yapılmaktadır?
İhaleler, Komisyon tarafından belirlenen âavlama ücretleriâ üzerinden İl Müdürlüklerince yapılmaktadır. İhale tarihleri ve şartnameleri
Linkleri görebilmek için Turkmmo Forumuna ÜYE olmanız gerekmektedir.
sitesinden duyurulmaktadır.Av turizminin yaygınlaştırılması amacıyla seyahat acenteleri nasıl teşvik edilmektedir?
Örnek avlağın bulunduğu Orman İşletme Müdürlüğü (OİM.) sınırları içinde, örnek avlak işleticisinin yabancı turist avcılar için yaptıracağı yaban domuzu av organizasyonu avlanma izin ücreti ve avlama ücretinde %60 indirim; örnek avlağın bulunduğu OİM. sınırları içinde yapılan y. domuzu av organizasyonuna ilişkin avlama ücretlerinin bildirim tarihinden itibaren 15 gün içinde ödenmesi; diğer sahalarda belirlenen ücretlerle 2 y. domuzu için ücret alınırken, örnek avlak işleticisine örnek avlağın bulunduğu OİM. sınırları içinde 3 y. domuzu için ücret uygulanması; 2006-2007 av yılında seyahat acentelerinin yaban domuzu av organizasyonlarında Bakanlığımıza ödediği avlama ücretlerine indirimler (avlanma izin ücreti hariç) uygulanmaktadır.
SONUÇ VE ÖNERİLER
Türkiyeâde bugüne kadar kaçak ve bilinçsiz avcılığın önlenememesi, aşırı nüfus artışı, kentleşme, ormanların yok edilmesi, çevre kirliliği vb. gibi nedenlerle birçok hayvan türünün soyu tükenmiş durumdadır. Ne yazık ki günümüzde devletin yaban hayatı korumaya yönelik uygun bir politikasının olmaması nedeni ile yukarıda sayılan tüm olumsuz gelişmeler yaban hayatı aleyhine devam etmektedir. Bu da her geçen gün ülkenin doğal kaynaklarının yerine konulmaz bir biçimde yok olmasına neden olmaktadır. Bu olumsuz gidişi tersine çevirebilmenin yollarından bir tanesi av turizmidir.
Av turizmi genel kanının aksine yaban hayatını yok etmez aksine koruma-kullanma ilkesi doğrultusunda geliştirir. Günümüzde dünyada pek çok ülke av turizminden elde ettiği gelirle doğal hayatını korumayı ve geliştirmeyi başarabilmektedir. Türkiye coğrafi konumu, zengin bitki örtüsü ve zengin av ve yaban hayatı gibi olumlu özellikleriyle av turizmi potansiyeline sahiptir.
Türkiyeânin sahip olduğu av turizmi potansiyelinden yararlanabilmesi için aşağıdaki önlemleri alması gereklidir.
⢠Avcılık ve av turizmi ile ilgili yasal düzenlemelerin bugün için yetersiz olduğu ortadır. Yürürlükte bulunan ve avcılık ve yaban hayatı çalışmalarında esas teşkil eden 3167 Sayılı Kara Avcılığı Kanunu değiştirilerek günümüz şartlarına uygun hale getirilmelidir. Bu değişiklikte özellikle yasalarda öngörülen cezaların caydırıcı olması, yararlı ve zararlı hayvan ayrımının ortadan kaldırılması ve av tezkeresi alımının gelişmiş ülkelerde olduğu gibi belli ve ciddi kurallara bağlanmasına özen gösterilmelidir.
⢠Türkiyeâde her ne kadar yaban hayatın korunmasına yönelik çeşitli önlemler alınmışsa da bu önlemlerin uygulamada yetersiz olduğu gözlenmektedir.
⢠Tüm yasal düzenlemelerin uygulanmasının sağlanması gereklidir.
⢠Türkiyeâde av tezkeresi sahibi olan insan sayısı azaltılmalıdır.
⢠Hem yasaların uygulanması hem de etkili denetim ve kontrollerle yasak avcılık mutlaka önlenmelidir.
⢠Halkın doğa sevgisi ve doğa koruma bilinci geliştirilmelidir.
⢠Av ve yaban hayatına ait hükümlerin yeterince yerine getirilebilmesi için merkez ve taşra teşkilatında yeterli sayıda ve nitelikte personel bulundurulmalıdır.
⢠Avcılık ve yaban hayvanlarının korunması çalışmalarında görev alan ve alacak olan personel eğitimden geçirilmelidir.
⢠Soyu tükenme riski olan hayvanlar bilimsel yöntemlerle koruma altına alınmalı ve çoğaltılmadır. Koruma altında tutulan hayvanlar belli bir sayıya ulaştıktan sonra bu hayvanların bir kısmını alıp, benzer doğal özellikler gösteren yeni yaşama ortamlarına götürülerek yeni bölgelerde de çoğalmaları sağlanmalıdır.
⢠Bozulan doğal dengenin yeniden kurulması için mümkün olduğu ölçüde nesli tükenen hayvanların diğer ülkelerden getirmek yoluyla tekrar Anadoluâda yaşamaları sağlanmalıdır.
⢠Türkiyeâde henüz hangi av hayvanından kaç adet bulunduğu tespit edilmemiştir.(Usta: 1994, 73). Zaman kaybetmeden av hayvanlarının envanteri çıkarılmalı ve bu envanter doğrultusunda her tür için ayrı ayrı planlar yapılarak hangi türden yılda kaç adet ve hangi koşullarda avlanılacağının belirlenmesi gerekmektedir.
⢠Av ve Yaban Hayatı Koruma, Geliştirme ve Tanıtma Vakfı Başkanı Süha Umar âTilki katliamı Türkiyeânin fotoğrafıdırâ(Hürriyet Gazetesi, 9 Ocak 1999) demektedir. Türkiye bu fotoğrafı değiştirmek için eğitimden yasalara kadar bir çok konuyu çağdaş değerler ışığı altında gözden geçirmelidir.
KAYNAKÇA
Alpat, S. (1989) âModern Avcıâ Av Dergisi, Sayı: 2, s. 12.
Bayer, M. Z. (1992). Turizme Giriş, İstanbul, İşletme Fakültesi Yayını.
Can, H. ve S. Güner. (1992). Açıklamalı-İçtihatlı Turizm Hukuku ve Mevzuatı, Ankara: Adım Yayıncılık.
Devlet Planlama Teşkilatı, (1985) V. Beş Yıllık Kalkınma Planı Özel İhtisas Komisyonu Raporu; Ormancılık, Başbakanlık DPT, Yayın No: 2006, O.İ.K.: 310, Başbakanlık Basımevi, Ankara.
Ege, Z. (1996). Bir Rekreasyon Türü Olarak Av Turizmi ve Türkiyeâde Av Turizminin Geliştirilmesi ile İlgili Bir Model Önerisi, Yayınlanmamış Doktora Tezi, İzmir, D.E.Ü. Sosyal Bilimler Enstitüsü.
Kalkan, O. (1989). Turizm Mevzuatı, Ankara, DSİ. Basım ve Foto Film İşletme Müdürlüğü Matbaası.
Karakaya, K. (1995). âÜlkemiz İçin Büyük Bir Potansiyel: Av Turizmiâ, TÜRSAB, Sayı: 138, ss. 34-40.
Kozak, N. (1999). Turizm Mevzuatı El Kitabı, Ankara, Turhan Kitabevi.
Olalı, H., A. Timur, (1988). Turizm Ekonomisi, İzmir, Ofis Ticaret Matbaacılık Şt. .
Olalı, H. (1993). Turizm, İstanbul, Milli Eğitim Basımevi.
Parker, P. âWolves Take Back the Wildâ, GORP.
Linkleri görebilmek için Turkmmo Forumuna ÜYE olmanız gerekmektedir.
wildlife/wol_rndp.htmâTilki Katliamı Tam Gazâ, Radikal Gazetesi , 7 ocak 1999.
Serez, M. (1985). âTürkiye Av Turizmi ve Sorunlarıâ, Turizm Yıllığı 1985, Ankara, T.C. Turizm Bankası A.Ş., ss. 140-143.
Turan, N (1985). âAv Turizmine Kısa Bir Bakışâ, Av Dergisi, Sayı: 6. Ss. 18
TÜRSAB Dergisi, (1992). âAv Turizmiâ Sayı: 113, ss. 42-43.
Usta, Ö. (1994). Turizm 1-2, İstanbul, Altın Kitaplar Yayınevi.
Dictionnaire Larousse, (1993) Cilt: 1, Milliyet Gazetecilik A.Ş., İstanbul.
Umar, S. (1995). âAv Turizmi Koruma Bilinciâ, TURSAB Dergisi, Sayı: 138, ss. 39-40.
âTilkileri Zehirlediler Fareler Bastıâ, Hürriyet Gazetesi, 10 Ağustos 1999.
âVahşete Vahşetten Beter Ceza: 383 Bin TLâ, Hürriyet Gazetesi,5 Ocak 1999.
Moderatör tarafında düzenlendi:
